TÜRKİYE-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ VE AZERBAYCAN

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Avrupa Birliği.
Advertisements

1 Ocak 1989 – 31 Aralık 2004 Güneş Tutulmaları (3)
◦ Siyasi ◦ Ekonomik ◦ Askeri ◦ Sosyokültürel ◦ Çevre.
IRAK TÜRKLERİ VE İNSAN HAKLARI
Türkiye’nin AB’ye Giriş Süreci ve Ermeni Meselesi
Western Balkans on EU Enlargement The former Yugoslav Republic of Macedonia Montenegro Albania Serbia Kosovo Bosnia and Herzegovina İlker GİRİT Bora ERGİN.
Bazı Ekonomilere İlişkin Büyüme Tahminleri
AB MÜZAKERE SÜRECİNDE SON GELİŞMELER
AVRUPA BİRLİĞİ, AB DEĞERLERİ VE AB’DE DEMOKRASİ
eAvrupa, eAvrupa+ ve Türkiye
E Y L E M 5. 1 Gençlerin ve Gençlik Politikalarından Sorumlu Olanların Toplantıları PROGRAMI.
TARİHİ GELİŞİMİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİN ÇIKMAZI
UNCCD COP HAZIRLIK TOPLANTISI 8 Eylül New York Toplantısı 20 Eylül 2011 Salı günü New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Sürdürülebilir.
Prof.Dr.Erol Güngör.İO T.C İNKİLAP VE ATATÜRKÇÜLÜK DÖNEM ÖDEVİ
Avrasya’da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 TOBB – Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi.
KARADENİZ’dekİ gelİşmeler VE TÜRKİYE
GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN PARLAMENTER GÖZETİMİ: BELÇİKA SİSTEMİ Yapısal ve Yasal Çerçeve.
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük TÜRK DIŞ POLİTİKASI
AB ÇEVRE FASLININ AÇILMASI VE Prof. Dr. Hasan Z. SARIKAYA
1 YASED BAROMETRE 18 MART 2008 İSTANBUL.
SUNUŞUN İÇERİĞİ TÜRKİYE – AB ÜYELİK SÜRECİ AVRUPA BİRLİĞİ TARİHİ
TÜRKİYE-AB KATILIM SÜRECİ VE KADIN İSTİHDAMI I
Türkiye ile Avrupa Birliği Arasında Hizmet Sunumu Serbestisi
KÖRFEZ’DE SAVAŞ.
AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BALKANLAR POLİTİKASI
Devletin adı: Litvanya Cumhuriyeti Başkenti : Vilnius 
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA TEŞKİLATI (OECD)
Milletler Arası Kuruluşlar ve Türkiye
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI & Bilgehan EMEKLİER
LOZAN BARIŞ KONFERANSI VE ANTLAŞMASI
TOBB AB ÇALIŞMALARI : NASIL HAZIRLANIYORUZ? FAALİYETLERİMİZ 23 Şubat 2007.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ SONRASINDA TÜRK DIŞ POLİTİKASI
KAFKASYA’DAKİ GELİŞMELER VE TÜRKİYE
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük SSCB’NİN DAĞILMASI
TÜRKİYE’DEKİ PETROL VE DOĞALGAZ BORU HATLARI
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük II. DÜNYA SAVAŞI SONRASI DÜNYA
KAZANIMLAR 3. Türkiye’nin dünya üzerindeki konumunun öneminden yola çıkarak İkinci Dünya Savaşı sonrası değişen ülkeler arası ilişkileri değerlendirir.
KAMU İSTİHDAM POLİTİKALARI-2
…Tarih Kainatın Vicdanıdır...
NATO Kuruluşundan Bugüne Stratejik Konsept Evreleri.
AMBARGO Gerekçeleri ve Neticeleri.
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük KÖRFEZ SAVAŞLARI ve DOĞAL KAYNAKLARIMIZ
1)-Enerji Arz Güvenliği ve Talep Güvenliği - Anıl Köroğlu
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük LOZAN BARIŞ ANLAŞMASI
Kopenhag Kriterleri Ümit Boynukalın.
6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ülkemiz ve Dünya
ETKİNLİKLER Orta Doğu ve Türkiye Paneli: BİLGESAM ve Haliç Üniversitesi işbirliği ile hazırlanan panel, 25 Aralık 2014 tarihinde Haliç Üniversitesi Kâğıthane.
ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI ( SHANGHAI COOPERATION ORGANISATION )
Erhan ÖRÜN.  Ermeni Meselesi Nedir?  Dünya Kamuoyunca Kabulü  Avrupa Birli ğ ine Etkileri.
TİKA: Türkiye’nin Küresel Dış Politika Enstrümanı
Uluslararası Ukrayna ÇalıştayıSuriye’nin Yeniden Yapılandırılması: Devlet İnşası Çalıştayı II ETKİNLİKLER.
KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELERİ
Özlem Keçim.
En Yeni 10 Ülke.
KÜRESELLEŞME NEDİR?.
20 Maddede 1.Dünya Savaşı Berat Köse.
20 Maddede 1.Dünya Savaşı Berat Köse.
En Yeni 10 Ülke
AB Avrupa’nın siyasi ve ekonomik bütünleşmesini insan hakları ile hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde sağlamak amacındaki demokratik Avrupa ülkelerinden.
Tükiyenin Dış Ticareti. Ülkelere, bölgelere ve mal grupuna göre dağılımı.
Coğrafya Performans Ödevi
Çocuk Hakları Konusunda Türkiye'de Yapılan Çalışmalar.
Engin DEMİRCİ MALATYA 2016.
Türkiye petrol ve doğalgaz rezervlerinin dörtte üçüne sahip bölge ülkeleriyle, Avrupa'daki tüketici pazarları arasında jeo-stratejik bir konuma sahiptir.
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM / DOĞU VE GÜNEY DÜŞMANA DİRENİYOR
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
1 ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI ( SHANGHAI COOPERATION ORGANISATION )
Sunum transkripti:

TÜRKİYE-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ VE AZERBAYCAN

Plan Ermenistan’a genel bakış Ermenistan dış politikasını etkileyen faktörler Türkiye’nin Kafkasya politikası Türkiye-Ermenistan ilişkileri Türkiye’nin girişimleri Uluslararası aktörlerin rolü Çözüm arayışları Mevcut durum Muhtemel gelişmeler

Ermenistan Bölgenin en küçük ülkesi olan Ermenistan’ın yüzölçümü 29.743 km2 kadardır . Nüfusu 3.238.000 civarındadır. Bu nüfusta; Ermeni %97.8, Yezidi Kürt %1.26, Rus %0.45, Süryani %0.10, Ukraynalı %0.05,  Kürt %0.04, Rum %0.03, Diğer %0.14 oranındadır.

Ermenistan Dış Politikasını Etkileyen Faktörler Devlet politikaları bulundukları coğrafyanın jeopolitik konumu, ekonomisi, tarihi, demografik ve kültürel yapısından bağımsız değerlendirilemez. Bu özelliklerin her biri, devletlerin iç politikaları üzerinde etkili olduğu gibi komşuları ve sistemin başat aktörleriyle ilişkileri üzerinde de belirleyicidir.

Ermenistan Dış Politikasını Etkileyen Faktörler Zengin enerji kaynaklarına sahip olmayan Ermenistan’ın coğrafi olarak da dezavantajlı bir konumdadır. Denize çıkışı olmayan ülkenin, coğrafi özelliklerine paralel olarak ticari bağlantıları zayıftır. Buna ek olarak İran haricinde tüm komşuları ile sorun yaşamakta bu da sınır ticaretini doğal olarak olumsuz etkilemektedir

Ermenistan Dış Politikasını Etkileyen Faktörler Sonuç: Zayıf ekonomi Dış göç Mevcut sorunlardan dış güçleri sorumlu tutan saldırgan bir dış politika Devlet politikasında etkili dış güçler

Ermenistan Dış Politikasını Etkileyen Faktörler Emeni dış politikasında etkisi belirgin iki aktör: Diaspora Rusya

Türkiye’nin Kafkasya Politikası Türkiye’nin Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından yeni dış politika arayışları Türki cumhuriyetlerle işbirliği, yeni bağımsız devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı Bölgede istikrar isteyişi

Türkiye’nin Kafkasya Politikası Bugün Türkiye, Kafkasya’da önemli rol oynayan bölgesel güçlerden birisidir. Bir yandan etnik, dil, kültür ve tarihi bağlarının olduğu Azerbaycan ile ilişkilerine özel bir önem verirken diğer yandan Gürcistan ile de çok yakın ilişkiler kurmuş ve böylece Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı projesinde yer alan bu ülkelerle kurulan bağlar projeye hız kazandırmıştır.

Türkiye’nin Kafkasya Politikası Sovyetlerin dağılmasıyla bağımsızlığını ilân eden Azerbaycan’ı tanıyan ilk ülke Türkiye olmuştur. Ortak tarihî geçmişi bulunan bu iki ülkenin yeni dönemdeki ilişkileri siyaset, ekonomi, eğitim ve kültür alanlarında devam etmiştir. Türkiye’nin özellikle askeri alanda Azerbaycan’la yaptığı ilk anlaşmalar da Elçibey dönemine rastlar. Haydar Aliyev’in “Bir Millet İki Devlet” söylemi

Türkiye’nin Kafkasya Politikası İlk olarak 1992’de iki hükümet arasında karşılıklı askeri eğitim konusunda anlaşma imzalanır. Askeri ilişkiler, ileriki yıllarda devam eder. 1997’de strateji işbirliğinin genişletilmesi hakkında beyanname imzalanmıştır. İşbirliği Azerbaycan ordusunun yapısal olarak hazırlanması, NATO standartları seviyesine yükseltilmesi, Türk ordusuna uluslararası görevlerinde yardım, bölgesel problemlere ortak tavır, uluslararası kurumlarda ortak çalışmalar, ekonomi ve ticaret alanlarındaki uluslararası projelerde fikir birliği seviyesine ulaşmış ve birçok başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

Türkiye’nin Kafkasya Politikası Türkiye, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından 16 Aralık 1991’de Gürcistan’ın bağımsızlığını tanımış, 21 Mayıs 1992’de de iki ülke Arasında Diplomatik İlişki Kurulmasına Dair Protokol imzalanmıştır. Türkiye ile Gürcistan arasındaki ekonomik ilişkiler, Gürcistan’da son yıllarda yaşanan ekonomik iyileşme ve yatırım ortamının iyileştirilmesi sonucu hızla gelişmektedir. Türkiye-Gürcistan işbirliği yalnız ikili düzeyde değil, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ve 2011 yılında tamamlanması öngörülen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu gibi bölgesel işbirliği projeleriyle de başarıyla sürdürülmektedir

Türkiye’nin Kafkasya Politikası 2007 yılında Türkiye, Gürcistan’ın birinci ticaret ortağı olmuş ve Türkiye ile yapılan ticaret, Gürcistan’ın toplam dış ticaretinin %13’ünü teşkil etmiştir. Gürcistan’ın en yakın ticaret ortağı olan Türkiye, son beş yıl boyunca Gürcistan’daki en büyük yabancı yatırımcılar arasında ilk sıralarda yer almıştır. Ticaret hacmi 2008 yılında 1.520.430.000 dolardır.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri 20. yüzyılda dünya, başta dünya savaşları olmak üzere birçok şiddet olaylarına, çatışmalara sahne olur. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından meydana gelen Soğuk Savaş döneminde bir anlamda “dondurulan” çatışmalar, yüzyılın son çeyreğinde SSCB’nin ve Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin dağılmasıyla, üstelik şiddetinden hiçbir hız kaybetmeden tekrar ortaya çıkar.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Onlarca yıl aynı devlet çatısı altında yaşayan etnik gruplar, söz konusu devletlerin parçalanmasına paralel olarak kendi ulus devletlerini kurmak için harekete geçerler ve ortaya çıkan çatışma durumu beraberinde istikrarsızlığı getirir. İşte Kafkasya bölgesi de etnik çalışmaların yaşanmasına paralel olarak istikrarsızlığın hüküm sürdüğü bölgelerden birisidir. Üstelik söz konusu istikrarsızlık, bölge ülkelerinin bağımsızlığının kazanmasının ardından 20 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen halen devam etmektedir. Ateşkesin ilan edilmesinden üzerinden 16 yılın geçmesine rağmen çözüm bekleyen Dağlık-Karabağ ihtilafı, 2008 Rusya-Gürcistan savaşı bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Ermenistan’ı 16 Aralık 1991 tarihinde tanıma Karşılıklı ziyaretler Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı etkeni İkili ilişkileri belirleyici üç temel sorun: Soykırım iddiaları Toprak meselesi Dağlık-Karabağ ihtilafı

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Soykırım iddiaları: 20 yüzyıla dek Osmanlı toplumunda sorunsuz bir arada yaşayan Ermenilerin I. Dünya Savaşı sırasında yabancı devletlerin kışkırtmasıyla bağımsızlıklarını kazanmaya çalışması ve silahlı örgütler kurarak ayaklanması üzerine Osmanlı hükümeti 1915 yılında Ermenileri zorunlu göçe tabi tutmuştur. Söz konusu göç esnasında birçok Ermeni’nin hayatını kaybetmesini, Ermeni diasporası soykırım olarak nitelendirmiştir.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri 23 Ağustos 1990 tarihinde Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti tarafından yayınlanan ‘Bağımsızlık Bildirgesi’nin 11. Maddesi 1915 soykırımının uluslararası düzeyde tanınması çabalarını süreceğini belirtmektedir. Soykırım iddiaları 1990’ların başında de jure, 1998’de Robert Koçaryan’ın cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle de facto olarak temel dış politika hedefi haline getirmiştir.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri 1930’lardan beri süregelen siyasal mücadeleyle bir sonuç elde edemeyen dünya Ermenileri mücadelelerini terör yoluyla da yapmaya çalışmışlar: ASALA 27 Ocak 1973’te Los Angeles’te iki Türk diplomatını öldürerek başlattıkları suikast ve terör sürecinde 21 ülkenin 38 kentinde düzenledikleri eylemlerde 40’ın üzerinde Türk diplomatını ve vatandaşını öldürmüşler, bu arada 4 yabancıyı öldürerek, 15 Türk ve 66 yabancı yaralanmıştır.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Oysa ki 9 Aralık 1948 tarihli BM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi”nin ikinci maddesine göre soykırım “Ulusal, etnik, dini veya ırksal bir grubun, sırf bu grubun mensubu olmaları nedeniyle, kısmen veya tamamen yok edilmeleri kastıyla öldürülmeleri, ciddi bedensel ve ruhsal zarara uğratılmaları veya böyle bir grubun fiziki varlığının kısmen veya tamamen yok edeceği açıkça belli olan yaşam koşullarına tabi tutulmaları, grup içinde doğumları önleyecek tedbirlerin zorla uygulanması yahut bir grubun çocuklarının başka bir gruba zorla nakledilmesi” demektir.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Diasporanın faaliyetleri sonucu Türkiye çok taraflı kıskaç altına alınmış ve AB üyelik aşamasında pek çok kez sorun olarak karşısına çıkmıştır. Avrupa Parlamentosu(AP) “Ermeni soykırımının” 18 Haziran 1987’de tanımış ve Türkiye’nin de bu soykırımı tanımasının AB’ye üyeliğinin bir koşulu olarak AB Komisyonu tarafından kabul edilmesini istemiştir. Avrupa Komisyonu soykırım meselesinin üyelik koşulları içerisine almamış Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, Belçika, Fransa, İsviçre, Hollanda gibi ülkeler parlamentolarından Ermeni soykırımını tanıyan kararları geçirmişlerdir.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Türk tarafının soykırım iddialarını Nisan 2005’te ortak komisyon kurularak karşılıklı olarak arşivlerin ortaya dökülerek araştırılmasını talep etse de Ermenistan tarafı reddetmiştir. Toprak Meselesi Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’nde Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesini Batı Ermenistan olarak tanımlamış ve ayrıca anayasasında Ağrı Dağı’nı devlet sembolü olarak gösterilmiştir. Kars ve Gümrü Anlaşmalarının tanınması

Türkiye-Ermenistan İlişkileri

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Dağlık-Karabağ Meselesi: Elverişli iklim koşulları, zengin doğal kaynakları ve sahip olduğu jeostratejik konumu ile bölge ülkeleri için tarihten beri mücadele alanıdır. Ermeni nüfusu yoğun Azeri toprağı Gorbaçov döneminin Glasnost ve Perestroyka politikasının yarattığı ortamla 1987’den itibaren Ermeniler Dağlık-Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanmasına yönelik faaliyetlerine ivme kazandırmışlardır. Karabağ Komitesi Artan saldırılar

Türkiye-Ermenistan İlişkileri 1989 yılı başında Azerbaycan Hükümeti’nin Karabağ'ın özerk statüsünü kaldırması Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti ile Dağlık Karabağ Ulusal Konseyi’nin 1 Aralık 1989’da, birleşme kararı 1991 yılında Ermenistan ve Azerbaycan’ın bağımsızlık kazanması ve Dağlık Karabağ’daki yapının kendisini “ Dağlık Karabağ Cumhuriyeti” olarak tanımlaması 26 Şubat 1992 Hocalı katliamı, 12 Mayıs 1994’e dek artarak devam eden çatışmalar Sonuç: Ermenistan’ın Dağlık-Karabağ’ın tamamı ve etrafındaki 7 vilayet de dahil olmak Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgali, 20bin ölü, 5 bin kişi kaybolur ve 1 milyon kişi mülteci

Türkiye-Ermenistan İlişkileri İşgal edilen Laçin, Şuşa, Kelbecer, Ağdam, Fuzuli, Cebravilk, Gubatlı, Zengilan gibi bölgelerden kavulan Azeriler Azerbaycan’ın içinde çadırlarda mahküm edilmiştir. Bugün Azerbaycan, ülkesine göç eden Ahıska Türkleri ile Dağlık Karabağ mültecilerini Bakü, Hacmaz , Oğuz, Saatlı gibi bölgelerine yerleştirmektedir.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Ermenistan’ın Şuşa ve Laçin’in de işgaliyle Dağlık-Karabağ ile ülkesiyle bu topraklar arasında kara bağlantısının oluşması, bağımsızlıktan sonraki en büyük başarı olarak adlandırılmış, ülkede milliyetçiliği arttırır. Türkiye- Ermenistan ilişkilerini de etkilemiş, SSCB dağılmadan önceki dönemde sorunu bir iç mesele olarak gören Türkiye Nisan 1993’te Ermenistan sınır kapısını kapatır. Türk ve Ermenilerin karşılıklı olarak Nahçıvan sınırına birlik yerleştirmelerinin ardından Rusya Türkiye’ye, Türk tanklarının Ermenistan topraklarını geçmesi halinde 3. Dünya Savaşı çıkabilir tehdidinde bulunmuştur.

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Ermenistan her ne kadar Türkiye’nin kendisine ambargo uyguladığını iddia etse de iki ülke arası ekonomik ilişkiler Rusya, Gürcistan ve İran üzerinden devam etmektedir. Kapalı sınırlara rağmen 1993’te 4,5 milyon olan ticaret hacmi 2008’de 200 milyon dolara kadar yükselmiştir. Ayrıca işadamları kolay vize alabilmektedirler. 1997’de kurulan Türk-Ermeni İş Geliştirme Komitesi çalışmalarına devam etmektedir. İstanbul-Erivan, Antalya-Erivan, Trabzon-Erivan uçak seferleri mevcuttur.

Türkiye’nin Girişimleri Türkiye, “Komşularla Sıfır Sorun” perspektifi çerçevesinde son dönemlerde Ermenistan ile ilişkilerini düzeltmeyi hedefleyen girişimlerde bulunmuştur.

Türkiye’nin Girişimleri Futbol Diplomasisi ile başlayan süreç, İsviçre’nin arabuluculuğuyla sürdürülen görüşmeler sonucu Ekim 2009‘da “Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında Diplomatik İlişkilerin Kurulmasına Dair Protokol” ile “Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti Arasında İlişkilerin Geliştirilmesine Dair Protokol” ile ilişkilerin düzeltilmesi ve uzun vadede sınırların açılmasını öngören protokollerin imzalanmasıyla resmiyet kazanmıştır.

Türkiye’nin Girişimleri Yol haritası öncesi: 18 Kasım 1999'da dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından İstanbul'daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) zirvesinde Kafkas İstikrar Paktı fikrini ortaya atmıştır. Çatışmalara açık Kafkasya’da sürekli bir diyalog mekanizması ile krizlerin önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Ancak çok destek bulamamıştır.

Türkiye’nin Girişimleri Türkiye, 13-14 Ağustos 2009’da Gürcistan krizi dolayısıyla Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu oluşturulmasını teklif etmiştir. Projenin ana hedefleri arasında bölge ülkelerinin ekonomilerinin yeniden yapılandırılması, kalkınma sorunlarının ele alınması, taraflar arasında serbest ticaretin gerçekleştirilmesi, enerji ve ulaşım hatlarının güvenliğinin sağlanması ve özel sektörün teşvik edilmesi bulunmaktadır.

Türkiye’nin Girişimleri 9 Temmuz 2001 tarihinde altı Türk ve dört Ermeni temsilcinin katılımıyla Türk-Ermeni Barışma Komisyonu (TEBK) kurulur. Komisyon Ermeni üyeleri üzerinde baskı kurmaları ve Ermeni soykırım iddiaları ve bunun Komisyon’un gündemine taşınması ile Komisyon’da gerginlik baş gösterir ve Aralık 2001’de Ermeni üyelerin çekilmeleriyle sona erer. 2002 yılına gelindiğinde ikili ilişkilerde bazı olumlu adımlar atılmaya başlanmıştır. Türkiye ve Ermenistan dışişleri bakanları çeşitli vesilelerle 3 defa görüşmüşlerdir. Cem ve Oskanyan, iki ülke açısından da ilişkilerin düzeltilmesinin önemini vurgulamışlardır.

Türkiye’nin Girişimleri Yol haritası sonrası: Protokollerin imzalanması ile başlayan yeni süreç, ABD ve AB tarafından memnuniyetle karşılanmış ancak Türk kamuoyu ve Azerbaycan tepkisinin üzerine Türkiye, protokollerin onaylanması için Karabağ sorunun çözülmesi önkoşulunu koymuştur.

Türkiye’nin Girişimleri Ermenistan Anayasa Mahkemesi de 12 Ocak 2010 tarihinde yayınladığı kararla protokolleri Ermenistan Anayasası’na uygun bulmuş ancak yürürlüğe girmesini sözde soykırımın tanınması şartına bağlamıştır. Bu kararla birlikte Ermenistan Meclisi’nde protokolleri onaylama sürecinin yolunun açılmıştır. Ancak Ermenistan, Türk tarafı önkoşul ileri sürmeden ilişkilerin normalleşmesi sürecine devam etmeye hazır oluncaya kadar protokollerin onaylanmasının askıya alındığını hatta Parlamento gündeminden çıkartıldığını bildirmiş ve müzakere süreci donmuştur.

Türkiye’nin Girişimleri Neden protokoller imzalandı? Türkiye, Ermenistan’ın sınır açma girişimine özellikle ekonomik kazanım sağlayacağı için hemen kabul edeceğini hesap ederek, sınırın açılmasıyla artan ticari ilişkilerin siyasi ilişkilere de yansıyacağı ve mevcut sorunların çözümünde katkıda bulunacağı tahmininde bulunulmuştur.

Türkiye’nin Girişimleri Ancak; Bir yandan iç siyasette de gündeme oturup bir yandan da Azerbaycan tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Sınırın açılması halinde Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattını Türkiye’ye karşı koz olarak oynamakta olan Azerbaycan ile ilişkiler gerginleşmiştir. Her ne kadar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ilişkileri tamir için Azerbaycan’a gitmişse de İstanbul’da düzenlenen Medeniyetler İttifakı’na gelmeyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in son günlerde, Türkiye’ye satılan doğalgazın fiyatının artırılacağından söz etmesinin protokollerin Türkiye- Azerbaycan ilişkileri üzerindeki etkisini belirtmesi bakımından önemlidir.

Uluslararası Aktörlerin Rolü Rusya Ermenistan’a destek Elçibey karşıtlığı Ermenistan ile 1997 yılında Karşılıklı Dostluk, İşbirliği ve Yardımlaşma Anlaşması Ermenistan ekonomisinde Rus etkeni Rusya Karabağ sorununu kullanarak hem Azerbaycan hem Ermenistan üzerindeki etkisini devam ettirmektedir. Batıya yaklaşması engellenmek istenen Azerbaycan’ın BDT’ye üye olmasını sağlamış, Ermenistan’daki askeri varlığını devam ettirebilmiştir. Ağustos 2008 Güney Osetya’dan sonra Rusya’nın imaj sorunu

Uluslararası Aktörlerin Rolü İran Başlarda tarafsız: Mayıs 1992’de İran’ın girişimiyle Tahran’da iki ülke arasında ateşkes sağlanacak ama uzun ömürlü olmayacaktır. Beklenenin aksine dini yakınlığına rağmen çatışmalarda Azerbaycan tarafını tutmaz: Sebep: Güney Azerbaycan, Rusya İran 11 Eylül sonrası Afganistan ve Irak müdahalesi ile ABD tarafından çevrelendiğini düşünen İran, Rusya’nın desteğine önem vermektedir.

Uluslararası Aktörlerin Rolü İran’a göre; Türkiye’nin Kafkasya’daki etkinliği ancak Ermenistan’la yaşanan sorunlar yoluyla azaltılabilir, Batı’daki Ermeni diasporası Ermenistan için avantaj olabilir. Dağlık-Karabağ ile birlikte Fuzuli’i işgal etmesi ve Gorazi’ye gelmeleriyle tepki: Azerbaycan’dan ülkesine mülteci akınını riski

Uluslararası Aktörlerin Rolü ABD Bölgeye artan ilgisi: enerji kaynakları ABD, Rusya’nın bölgede yeniden hakimiyet kurması korkusu İran’ın Kafkaslar ve Orta Asya’daki yeni devletler üzerinde etki kurması korkusu Bununla birlikte bölge hakkında bilgi ve deneyim eksikliği Dağlık-Karabağ meselesinin, ABD’nin enerji politikası önünde bir engel oluşturması ABD’deki Ermeni lobisi etkisi: gerekli adımı atması engellenir, Ermenistan’a Azerbaycan’a oranla çok daha fazla yardım yapılır, 1992 tarihli Özgürlükleri Destekleme Yasası

Çözüm Arayışları Minsk Grubu Uluslararası platformda soruna çözüm bulmaya yönelik en önemli girişim 1992 yılında AGİT bünyesinde Minsk Grubu’nun kurulmasıdır. Ermenistan, Azerbaycan, Türkiye, Beyaz Rusya, İtalya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve İsveç temsilcilerinin yer aldığı gruba ve 1997’den itibaren Rusya, ABD ve Fransa tarafından eş başkanlık yapmaktadır.

Çözüm Arayışları Grup 23-24 Mart 1992’de Helsinki toplantısından beri sorunun çözümüne yönelik faaliyet yapmaktadır. Ancak arkasına Fransa ve Rusya gibi güçlerin desteğini alan Ermenistan, görüşmeleri çıkmaza sokmaktadır. Üstelik AGİT ilkeleri, BM Güvenlik Konseyi’nin 822, 853,874 ve 884 sayılı kararları veya 1992 Prag görüşmelerinde, 1996 Lizbon Zirvesi’nde ve 2005 Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu’nda alınan, “Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğu ve Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiği” ne dair alınan kararlar Ermenistan’a geri adım attırmamaktadır.

Çözüm Arayışları Madrid Kriterleri -Dağlık-Karabağ'ın çevresinde işgal edilen bölgeler boşaltılacak, -Ermenistan ile Dağlık-Karabağ'ın irtibatını sağlayan koridor açılacak, -Bütün göçmenler topraklarına dönecek, -Barış gücünün işlevini yerine getirecek uluslararası güvence sağlanacak, -Dağlık-Karabağ Ermenilerine gerekli güvence verilerek kendilerini idare etme hakları tanınacak, -Dağlık-Karabağ'ın hukuki statüsünün belirlenmesi için inisiyatif kullanılacaktır.

Çözüm Arayışları Rusya ile Gürcistan arasında Ağustos 2008’deki çatışmaların ardından Rusya’nın girişimiyle Dağlık-Karabağ sorununu çözmek üzere Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları Kasım 2008 Moskova’da bir araya geldi ve Moskova Deklarasyonu’nu imzalanarak Madrid ilkelerine vurgu yapıldı.

Mevcut Durum Türkiye’nin girişimlerinin yanı sıra sistemin başat aktörleri de son zamanlarda konuya daha fazla önem vermeye başlamışlardır. Artan ilginin sebebinin bölgedeki enerji boru hatlarının artan öneminin yanı sıra Azerbaycan’ın silahlanmasını hızlandırılması ve Rusya ile Ermenistan arasındaki yukarıda bahsi geçen 102. askeri üssünü devri meselesi olarak göstermek yanlış olmayacaktır. Azerbaycan Parlamentosu ülkenin savunma bütçesini 400 milyon Manat daha artırarak 2,2 milyon Manat’a çıkarmıştır. Diğer taraftan Rusya ile işbirliği sonucu Ermenistan’ın askeri kapasitesi arttırması bölgede savaş sinyallerini vermektedir.

Mevcut Durum 17 Haziran 2010 tarihinde Petersburg’da 14.Uluslararası St. Petersburg Ekonomik Forumu çerçevesinde Sarkisyan-Aliyev-Medvedev üçlü buluşması gerçekleşmiş, ancak sonuç alınamamıştır. 26 Haziran’da Azerbaycan ve Ermenistan arasında sürecin tam da tıkanma noktasına girdiği bir dönemde ABD, Rusya ve Fransa devlet başkanları Kanada’da G8 zirvesi esnasında; taraflara Dağlık-Karabağ sorununun çözümü yönünde esas ilkelere ilişkin çalışmaları hızlandırma çağrısında bulundukları ortak bir deklarasyon kabul etmişlerdir.

Mevcut Durum Bu deklarasyonda özetle Azerbaycan ve Ermenistan’ın Dağlık-Karabağ konusunda yürüttüğü müzakere sürecinde kaydedilen aşamaya dikkat çekilmiş ve artık “Barış Anlaşmasının yazılımı başlamalıdır” denilmiştir. Ayrıca metinde Ermenistan için işgalci sıfatı kullanılmıştır. Ayrıca ABD daha aktif rol oynamaya başlamış, 4-5 Temmuz 2010 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Bakü,Erivan veTiflis ziyaretlerini gerçekleştirmiştir. Son olarak Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun da katıldığı “AGİT Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı” 16-17 Temmuz tarihlerinde Astana’da yapılmış ve görüşmeden somut hiç bir sonuç çıkmamıştır. Görüşme sonrası yayınlanan bildiride sorunun barışçıl yollardan çözülmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Muhtemel Gelişmeler Ermenistan, Dağlık-Karabağ haricindeki 7 bölgeyi ileride pazarlıkta kullanmak amacıyla işgal ettiği yaygın kanılar arasındadır. Ancak pazarlık amacıyla işgal edilmiş olsa bile mevcut durum bölgede ilişkileri gergin bir atmosfere sokmaktadır. Bugün Azerbaycan, Ermenistan’ın bu bölgelerin 5’inden hemen çıkmasını, Laçin ve Kelbecer’in ise (Ermenistan ile Yukarı Karabağ arasında) bir koridor şeklinde bırakılmasını, daha sonra referandum yapılmasını istemektedir. Tartışma konusu bu koridorun güvenliği ve hangi ülkenin toprağı olacağıdır. Ancak tüm bunların arasında en önemli sorun Dağlık-Karabağ’ın ne olacağıdır.

Muhtemel Gelişmeler Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı basın sözcüsü Elhan Poluhov’un: “Her konuda anlaşana kadar hiç bir konuda anlaşılmayacaktır. Problemin çözülmesi için öncelikle Dağlık-Karabağ etrafındaki işgal edilmiş topraklar geri verilmeli, bu bölgelerdeki alt yapı yenilenmeli, mülteciler topraklarına geri dönmeli, önce Dağlık-Karabağ’a geçici statü verilmeli sonrasında da nihai statüsü belirlenmelidir” demiştir. Bugün gelinen aşamada bölgede bir referandumun yapılması kaçınılmaz görünmektedir. Ancak Azerbaycan bölgeyi kendi egemenliğinde bir bölge olarak, Ermenistan ise bağımsız bir devlet olarak tanınması gereken bir yer olarak gördüğü dikkate alınırsa referandumun neyin referandumu olacağı da başka bir sorunu oluşturmaktadır.

Muhtemel Gelişmeler Bölgede ilişkilerin düzeltilmesi enerji güvenliği için de önemlidir. Ayrıca yıllardır kötü ilişkiler içinde olan Ermenistan ile ilişkilerin düzeltilmesi, Türkiye’nin imajı için iyi olacak ve bölgesel aktör olma hedefine katkıda bulunacaktır. Türkiye’nin sınır kapısını açmasının Ermenistan ekonomisine büyük katkıda bulunacağı aşikardır. Çünkü komşuları Azerbaycan ve Türkiye ile kötü ilişkiler içinde olması Ermenistan’ı ekonomik açıdan Rusya ve Gürcistan’a bağımlı hale getirmiştir.

Muhtemel Gelişmeler Üstelik 2008 savaşı Ermenistan’ı ekonomik açıdan oldukça olumsuz etkilemiştir. Savaşın üstüne gelen küresel ekonomik kriz Ermenistan’ı daha da zor duruma sokmuştur. Türkiye-Ermenistan ticari ilişkileri Rusya, Gürcistan ve İran üzerinden yapılmaktadır. Ancak sınırların açılması ticarette maliyeti azaltacaktır. Tahminen sınırların açılması, taşımacılık maliyetini %20 oranında azaltacaktır. Ticaretin kolaylaşması Ermenistan ekonomisini etkileyecektir. Dünya Bankası verilerine göre sınırlar açılırsa Ermenistan’ın GSMH’si % 30 artacaktır.

Muhtemel Gelişmeler Türkiye ile Ermenistan’ın ilişkilerinin normalleşmesi, Ermenistan’ın Hazar Denizi’ndeki hidrokarbon kaynaklarına ulaştıran bir transit ülke haline gelmesini kolaylaştıracaktır. Ermeni işçiler Türkiye’ye rahat gelebilecektir. Sınırların açılması şüphesiz Türkiye ekonomisi için de olumlu olabilecektir. Her ne kadar Ermenistan’ın Türk ticaret hacmindeki oranı düşük de olsa (4,9 milyar dolar) sınırların açılması doğu illeri için olumlu olabilecektir. 1995’te Kars Belediye Başkanı, ekonomik açıdan zor durumda olduklarını, “Doğukapı” ve “Alican” sınır kapılarının açılarak Ermenistan ile ticaretin başlatılmasının illeri için büyük bir kurtuluş olacağını açıklamıştır.

Muhtemel Gelişmeler Genel kanıya göre Dağlık-Karabağ sorunu çözülmeden sınır kapısının açılması, bir yandan Ermenistan’daki radikal söylemli kesimin kendine olan güvenini arttırarak uluslararası platformda Türkiye karşıtı faaliyetlerine hız kazandırırken diğer taraftan Azerbaycan’ı Türkiye’den uzaklaştıracak ve Rusya’ya yakınlaştıracaktır. Nitekim Ermenistan ile Türkiye arasındaki görüşmelere Rusya destek vermiştir. Çünkü Rusya, Türk-Ermeni sınırının açılmasıyla bir taraftan müttefiki Ermenistan’ın ekonomik olarak rahatlayacak diğer yandan Türkiye’den uzaklaşan Azerbaycan Rusya’ya yakınlaşacaktır.

Muhtemel Gelişmeler Öte taraftan Türkiye’nin sınır kapısının kapalı kalmasının Ermenistan üzerinde baskı unsuru oluşturarak, çözüme itmeyeceği de aşikardır. Ancak Türkiye, atacağı her yeni adımın bölge ülkeleriyle ilişkilerine etkisini iyi tartmak zorundadır. Yukarıda bahsedildiği üzere Ermenistan ile iyi ilişkiler oluşturmak için atılan adım, Azerbaycan ile ilişkileri gerebilecek ve Türkiye’nin bölgesel güç olma gayesini sekteye uğratabileceği gibi, enerji güvenliğini de tehlikeye sokabilecektir. Şurası kesindir ki, Kafkasya’daki karmaşık yapı ve statüko artık sürdürülemez hale gelmiştir. Önemli olan sorunun tekrar bölgesel bir çatışmayı doğurmadan halledilmesidir.

KAYNAKÇA De Waal, Thomas, Armenia and Turkey, Bridging the Gap, Carnegie Policy Brief 87, Nisan 2010 DEMİR, Ali Faik, Türk Dış Politikası Perspektifinden Güney Kafkasya, İstanbul, 2003 GÖRGÜLÜ , Aybars, “Türkiye-Ermenistan İlişkileri: Bir kısır döngü”, TESEV, İstanbul 2008, IMANOV, Vügar, “ Türkiye- Ermenistan İlişkilerinde Sorun Ne?” Stratejik Öngörü, Sayı 6, 2005. KASIM Kamer, “Türk-Ermeni Barışma Komisyonu: Kaçırılan Fırsat”, Ermeni Araştırmaları, Sayı 4, Aralık 2001- Ocak Şubat 2002  KASIM Kamer, Soğuk Savaş Sonrası Kafkasya, Usak Yayınları, Ankara,2009

Doç. Dr. Sedat Laçiner, Ermenistan Anayasa Mahkemesi ve Protokoller http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=1317 Mehmet Fatih Öztarsu, Dağlık Karabağ Sorunu’na Çözüm Arayışlarında Minsk Grubu’nun ve Komşu Devletlerin Rolü http://www.caspianweekly.org/turkce-makale/kafkaslar/1017-dalk-karaba-sorununa-coezuem-araylarnda-minsk-grubunun-ve-komu-devletlerin-rolue.html Oya Eren, Güney Kafkasya’da İstikrar: Türkiye ve Rusya’nın Rolü http://www.eraren.org/index.php?Lisan=tr&Page=Makaleler&MakaleNo=3230 Ömer Engin LÜTEM, Ermenistan’ın Protokolleri Onaylamayı Durdurması , AVİM, 23 Nisan 2010 http://www.avim.org.tr/degerlendirmetekli.php?makaleid=4231 Sinan Oğan, Ermenistan ile Sınırların Açılması İçin Karabağ Şartı Sulandırılıyor mu? http://www.turksam.org/tr/a1993.html Yard. Doç. Dr. Reha Yılmaz, Karabağ Probleminde Astana Fiyaskosu: Azerbaycan Kendi Yolunu Çizmelidir! http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=1600