İsimler (Nouns) Fes : Fez Deniz : Sea Göz : Eye Su : Water

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Aşk, Dostluk ve Güven... Lütfen sesli izleyiniz.
Advertisements

Basic objects ● Basic adjectives
ÇOCUKLARIMIZ HAZIRLAYAN: İBRAHİM TUNÇ.
FORM 3 USE OF THE PRESENT CONTINUOUS TENSE • a)Bu tense ile temel olarak içinde bulunduğumuz anda yapmakta olduğumuz eylemleri anlatırız. Zamanı.
KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ.
“Sen ne iş yapıyorsun?” Professions talebe U4  .
Aşırı, çok fazla & Yeterli, kâfi, yeterince
“Hızlı koşma, yavaş koş.”
ZIT ANLAMLI SÖZCÜKLER.
SIFATLAR ÖN AD.
ÖYKÜ Lütfen SESLİ izleyiniz....
SLAYTI MUTLAKA SESLİ İZLEYİNİZ… İYİ SEYİRLER…
“Ben çay içmek istiyorum.” Asking for things ● Offering things ● Plans
“Çarşıda & Restoranda” Shopping for clothes ● At the restaurant talebe U28 
THE PRESENT PERFECT TENSE
If you delete this after reading... you'll spend a year of ill luck! But... if you send it to (at least) 2 friends... you'll have 3 years of good luck!!!
IMPERATIVES (EMİR CÜMLELERİ)
MONTHS &SEASONS (AYLAR&MEVSİMLER) Winter(kış) Spring(ilkbahar) 12)December(Aralık)3)March(Mart) 1)January(Ocak) 4)April 2)February 5)May Summer(yaz)Autumn(Fall)(kış)
Present Continuous Tense
Sıfat Cümleleri Which, whose, where
(OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI)
Past tense ● Time expressions
TOO – ENOUGH “Aşırı, çok fazla – yeterli, yeterince, yeteri kadar”
COMPARATIVES and SUPERLATIVES
UNIT FIFTEEN Health and Sports
DEFINING RELATIVE CLAUSES
BİR ÖYKÜ.
The Europe of Myth and Legend –
Sıfatlar Ayşe Kızılbağlı Erciyes Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği
Study Turkish © 2010 Study Turkish Derivative Suffixes -l ı, -s ı z.
Yabancı Dil- II Bölüm - 4.
PHYSICAL APPEARANCE (DIŞ GÖRÜNÜŞ)
Yaptıklarımız / yapmadıklarımız Pg
UNIT 1 IN THE CLASSROOM.
USED TO. USED TO: Sadece geçmiş zamanla kullanılır. Şu anda sahip olmayıp geçmişte sahip olduğumuz alışkanlıklardan bahsederken kullanırız. USED TO +
PREPARED BY: M.SAĞLAM “RELATIVE CLAUSES” BİRAZDAN GELECEK OLAN SLAYTLARDA DOĞRU CEVABI TAHMİN ETTİKTEN SONRA SADECE 1 DEFA İLERİ OK.
YAYLACIK İLKOKULU REHBERLİK SERVİSİ.
BUBİ ARKADAŞ ARIYOR.
FİİLER GEÇMİŞ ZAMAN EKİ TÜRKÇESİ Answer Answered Cevap vermek ask Asked Sormak carry.
 The water is cold.  Everything became clear.
Superstatious. Two people should never wash their hands together in the same water - this will lead to a quarrel between them. (İki insan aynı suda ellerini.
©2016 be ©2016 ingilizcebankasi.com.
ADJECTIVES (SIFATLAR) ©2016 ingilizcebankasi.com.
MUSIC FOR COMENIUS BROTHER HOOD NEVER ENDS BROTHERHOOD NEVER ENDS…. *We are not going to give up yet *It's time for us to make our move *We fed up with.
Keloğlan ve Kuyu Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir Keloğlan’la ninesi varmış. Bunlar çok yoksul insanlarmış. Keloğlan’ın.
“ Siz gül fidanı yetiştiren, her türlü hürmete layık bahçıvansınız. Olumlu çocuk yetiştirmenin ilk şartı, olumlu anne-babadır. Hiç birimiz mükemmel değiliz.
Near future (be going to)
“ PENCEREDEN BAKTIKLARINDA LEKEYİ DEĞİL, PENCERENİN ÖTESİNİ GÖREBİLEN ANNE-BABALAR HARİKA İNSANLAR YETİŞTİRİRLER” HAZIRLAYAN: Psikolojik Danışman ve Rehber.
:Hazırlayan: BARIŞ AKYÜZ
(YAPABİLİRİM/YAPAMAM)
SHOULD EXPLANATION   *Should öğüt ya da tavsiye bildirmektedir. Bir kişiye öğütte bulunurken kullanılmaktadır. Yapılmasının iyi olmayacağını söyleyebilmek.
2014 Yeni Slayt Masa Takvimi
Days What day is today? Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday
SIFATLAR.
Centre for Modern Languages and Human Sciences Dr. Fatkhiddin Mansurov
Articles The / A - An.
Would you like a different color?
ANNE-BABA TUTUMLARI REHBER ÖĞRETMEN VE PSİKOLOJİK DANIŞMAN
Excuse me. Afedersiniz. 1.
SHOULD EXPLANATION   *Should öğüt ya da tavsiye bildirmektedir. Bir kişiye öğütte bulunurken kullanılmaktadır. Yapılmasının iyi olmayacağını söyleyebilmek.
PARTY TIME PART İ ZAMANI. PARTY T İ ME PARTY TYPES  Birtday party= Do ğ um günü partisi  Pyjamas party= Pijama partisi  Graduation party= Mezuniyet.
Future: I will/shall & I am going to. Structure: Subject+will/shall+verb(base form)+object.
HAZIRLAYAN İSMAİL BAYHAN
Ocak 2010 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA CUMARTESİ PAZAR 1 2 3
Sıfat(Ön Ad) Varlık adlarından önce gelerek onları niteleyen, biçimlerini, sayılarını, yerlerini belirten sözcüklere SIFAT(ÖN AD)denir.
İNGİLİZCE THE FUTURE TENSE ( BE GOING TO ). Be going to gelecek zamanda olan bazı olayları ifade etmek için kullandığımız bir yapıdır. İNGİLİZCE THE FUTURE.
WELCOME TO ENGLISH COURSE
SHOULD EXPLANATION   *Should öğüt ya da tavsiye bildirmektedir. Bir kişiye öğütte bulunurken kullanılmaktadır. Yapılmasının iyi olmayacağını söyleyebilmek.
Sunum transkripti:

İsimler (Nouns) Fes : Fez Deniz : Sea Göz : Eye Su : Water Telefon : Telephone Kuş : Bird Deli : Crazy Ex: Deli misin? Are you crazy? Çay: Tea İnek : Cow Elma : Apple

Sıfatlar (Adjectives) Kara, Siyah : Black Uzun : Tall Sesli : Loud Kısa : Short Sessiz: Quiet Zengin : Rich Kolay : Easy Fakir : Poor Zor : Difficult Kötü : Bad Yaşlı : Old Ağır : Heavy Genç: Young Hafif : Light Temiz : Clean Kirli : Dirty Zor: Difficult Kolay : Easy

Ay : Month Yıl : Year

Dude! It is just a cup of water Bildiğin bardak lan bu

Günler : Days Pazartesi : Monday Salı : Tuesday Çarşamba : Wednesday Perşembe : Thursday Cuma : Friday Cumartesi : Saturday Pazar : Sunday

Turkish Tea http://pittkahvehane.wordpress.com/

Niteleme Sıfatı (Qualificative Adjective) Kendinden sonra gelen ismin rengini, kokusunu,biçimini gösteren sıfatlara denir. Nasıl sorusunu sorarak buluruz. Büyük adam Kötü iş İyi insan Derin düşünce Akıllı çocuk

Kötü : Bad

Kırmızı Elma

Temiz : Clean Kirli : Dirty

Zor : Difficult Kolay : Easy

Hafif : Light Ağır : Heavy

Sesli : Loud Sessiz : Quiet

Eski : Old Yeni : New

Yaşlı : Old Genç : Young

Fakir : Poor Zengin : Rich

Uzun : Tall Kısa : Short

İngilizce

Türkçe

Cool : Klas İnek : Nerd

Cheers!

Tavşan Kanı : Rabbit’s Blood

It is a piece of cake! Çok kolay!

Alman usulü : Going dutch Alman usulü ödeyelim. - Let´s go Dutch. Ateş pahası : Fire price : Very expensive Avrupa malı bir gömlek almak istedim, baktım ki ateş pahasına, vazgeçtim. I wanted to buy a European-made shirt, but I had a look, saw that they were very expensive, and gave up

Bon Appétit ! : Afiyet olsun! Ağaç olmak : To become a tree : To stand and wait a long time Burada seni bekleye bekleye ağaç olduk! We waited and waited and waited for you here! We became trees waiting and waiting here for you!

Personal Pronouns

BABAMI İSTİYORUM Adam yorgun argın eve döndüğünde yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken buldu. Çocuk babasına, "Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun" diye sordu... Zaten yorgun gelen adam, "Bu senin işin değil" diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk "Babacım lütfen, bilmek istiyorum" diye üsteledi. Adam "İllâ da bilmek istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk "Peki bana 10 milyon borç verir misin" diye sordu. Adam iyice sinirlenip, "Benim senin saçma oyuncaklarına veya benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi, derhal odana git ve kapını kapat" dedi. Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.

Adam sinirli sinirli "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder Adam sinirli sinirli "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder." diye düşündü. Aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düşündü, "Belki de gerçekten lazımdı"... Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı... Yatağında olan çocuğa, "Uyuyor musun" diye sordu. Çocuk "Hayır" diye cevap verdi... "Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm.

Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi... Çocuk sevinçle haykırdı, "Teşekkürler babacığım"... Hemen yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın suratına baktı ve yavaşça paraları saydı. Bunu gören adam iyice sinirlenerek, "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?... Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak vaktim yok" diye kızdı... Çocuk "Param vardı ama yeterince yoktu " dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paraları babasına uzattı; "İşte 20 milyon... Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?..."