OKURYAZARLIK VE OKUMA.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Mutluköy İlköğretim Okulu
Advertisements

hazırlayan: Jocelyne GIASSON
Eleştirel Düşünme Tahir BENEK S
MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ BAĞLAMINDA EĞİTİM İHTİYACI VE KONYA’DA MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ SEÇİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER: 1.
Okumada Anlama Jocelyne GIASSON Böl. 1 : Okumada bir anlama modeli De Boeck, 1996 et 2008.
ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME.
3.Hafta: Erken Çocukluk ve Okul Öncesi Dönemlerinde Özel Eğitim
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ
VELİ ORYANTASYON ÇALIŞMASI ( EKİM 2012) DİYARBAKIR
Zihinsel Engellilerde Disiplin Alanlarının Öğretimi
HAZIRLAYAN EMEL DOKUR MERMERDAŞ
Hazırlayan: HÜLYA KÜÇÜK
OKUMA ÖĞRENME ALANI Yrd. Doç. Dr. Dilek BELET.
Ünite Ürün Dosyası Sunumu
ÖĞRENME YÖNTEMLERİ.
PARMAK OYUNLARI.
Yapılandırmacı yaklaşımın dayandığı ilkeler
Hazırlayan: Çağlar KÜPELİ
Konuşma Becerisini Geliştirici Yöntem ve Teknikler
Öğrenme Öğretim sürecinde kullanılan stratejiler genel olarak üç grupta toplanabilir: Pasif öğretim (öğretmen merkezli) Etkileşimli öğretim Aktif öğrenme.
YANSITICI DÜŞÜNME.
ETKİLİ OKUMA.
SLAYTI MUTLAKA SESLİ İZLEYİNİZ… İYİ SEYİRLER…
0-6 YAŞ GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ
Okulöncesi dönemde okuma yazmaya hazırlık çalışmaları
Yrd. Doç Dr. Özcan PALAVAN
Yrd. Doç. Dr. Özcan PALAVAN
KONU: OKUMA ALIŞKANLIĞI
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ
ETKİLİ TEST ÇÖZME TEKNİKLERİ VE SINAV ANI STRATEJİLERİ
ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİLERİ VE DAVRANIŞLARI
KOMPOZİSYON YAZMA GİRİŞ BÖLÜMÜ.
Yrd. Doç. Dr. Özcan PALAVAN
İlkokuma Yazma Öğretiminin İlkeleri
YAZMA ÖĞRENME ALANI Yrd. Doç Dr. Özcan PALAVAN. YAZMA NEDİR? Yazma, bireylerin konuşma ve düşüncelerini yazılı olarak anlatmalarıdır.
Öğrenme Düzeyi Araştırması 3:
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ
OKUMANIN İLKELERİ.
ÇOCUK EDEBİYATI ÖĞRETİMİ
KISIM 4 Sınıfta Biliş. KISIM 4 Sınıfta Biliş BÖLÜM 12 Öğrenmek İçin Okuma.
HAYAT BİLGİSİ VE SOSYAL BİLGİLERDE BECERİ EĞİTİMİ
OKURYAZARLIK VE OKUMA.
KISIM 4 Sınıfta Biliş. KISIM 4 Sınıfta Biliş BÖLÜM 11 Okumayı Öğrenme.
NOT TUTMA.
ANLAMA TEKNİKLERİ: OKUMA EĞİTİMİ
MÜZE BİLİNCİ VE MÜZELERLE EĞİTİM
Okumayı Sevmeyen Çocuklar OCAK 2016 İZMİT REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
, Eğitici Drama Nedir? Önceden belirlenmiş açık ve net eğitim amaçları olan, tüm çocukların kendi öğretmenleri ile birlikte, daha çok büyük motor hareketlerle.
Bir kavramın uygulama düzeyinde kazandırılması ile ilgili kuralın “eğitim” kavramına uygulanması İçerik Türü: Kavram İçerik Türü: Kavram Davranış Düzeyi:
Özel Gereksinimli Öğrenciler ve Fen Öğretimi
BİLİŞSEL GELİŞİM: İYİ SEYİRLER .
EĞİTİMDE YARATICI DRAMA
YANSITICI DÜŞÜNME Dewey yansıtıcı düşünmeyi herhangi bir düşünce ya da bilgiyi ve onun amaçladığı sonuçlara ulaşmayı destekleyen bir bilgi yapısını etkin,
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE GELİŞİM
SOSYAL BİLGİLERDE BECERİ EĞİTİMİ
Erken Çocukluk Dönemi Fen ve Matematik Eğitimine Kuramsal Bakış
Mutluköy İlköğretim Okulu
Yapılandırmacılık (Oluşturmacılık / Constructivism)
Deney Bilimsel bir gerçeği kanıtlamak için yapılan deneyler, bilimsel olayların çocuklar tarafından somut bir şekilde yapılmasını sağlamakta ve çocukların.
Eğitimde Teknoloji Kullanımı
Ünite Portfolyo Sunumu Penny Archer
Fen Öğretiminin Genel Amaçları Prof. Dr. Fitnat KAPTAN Arş. Gör. Dr
JEROME BRUNER’in Bilişsel Gelişim Teorisi
Erken Çocukluk Döneminde Sağlık Bilimleri Fakültesi
KAVRAM HARİTALARI.
Çağdaş Gelişmeler Işığında Ana Dili Öğretimi
YAPLANDIRMACILIK VE TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
DİL ÖĞRETİM YAKLAŞIMLARI
1 EĞİTİMDE YARATICI DRAMA EĞİTİMDE YARATICI DRAMA.
Sunum transkripti:

OKURYAZARLIK VE OKUMA

İŞLEVSEL OKURYAZARLIK UNESCO kaynaklarında De Castel (1971) tarafından yapılmış bir tanım işlevsel okur yazarlığı şöyle açıklamaktadır: Bir birey sahip olduğu okur-yazarlık becerileri yardımıyla mesleki, sosyal, politik ve kültürel alanlarda, içinde yaşadığı toplumda önemli sayılabilecek etkinliklerde bulunabiliyorsa, bu kişiyi işlevsel okur-yazar olarak nitelendirmek olasıdır (bkz. Gökşen, Gülgöz ve Kağıtçıbaşı, 2000:4).

OKURYAZARLIK Birleşmiş Milletler Örgütü, 9 yıldan daha az eğitimi almış bireyleri işlevsiz okur-yazar olarak kabul etmektedir. UNESCO, ancak grup kültürüne tam olarak katılabilme yeteneği olan ve bu becerisi ile bireysel ve toplumsal gelişimini ilerletebilen kişileri tam anlamıyla okur-yazar olarak kabul etmektedir.

OKURYAZARLIK Amerika'da bu konuda araştırmalar yapan Kozol (1985), yetişkin Amerikalıların üçte birinin işlevsel olarak okur-yazar olmadığını, çünkü bu kişilerin trafik işaretleri ile ürün uyarı etiketlerini okuma, telefon rehberinden numara bulma gibi sıradan işleri bile yapacak kadar okuma bilmedikleri sonucuna varmıştır. Kânada'da da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Nüfusun % 8'i okur-yazar değildir, % 25'i ise işlevsel olarak okuyup yazamamaktadır.

OKUMA NEDİR? Okuma, yazılı bir metin yoluyla anlatılanları okuyup anlamayı gerektiren karmaşık bir işlemdir. Yapılandırıcı yaklaşıma göre okuma, ön bilgilerle metindeki bilgilerin bütünleştirildiği ve yeniden anlamlandırıldığı bir süreçtir (Güneş, 2013).

OKUMA NEYİ GEREKTİRİR? Harflerin görsel özelliklerinin seçilmesi, Harf-sesbirim uyum kurallarının harekete geçirilmesi, Sözcükleri tanıma, Anlamsal bilgiyi devreye sokma ve Anlama-yorumlama'dır.

Nasıl İyi Bir Okuyucu Olunur? İyi okuyucu aktif okuyucudur, okuma amacını okumaya başlamadan önce belirler, okuma sırasında sık sık okuduğu şeyin amacına uygun olup olmadığını yoklar, Bir metni okumadan önce üzerinde göz gezdirerek metnin yapısını inceler, okuma amacını en çok karşılayan bölümleri belirler, Bir filmi izlerken birazdan ne olacağını tahmin ettiğimiz gibi, iyi okuyucu da okurken bir sonraki paragrafta, sayfada ne olabileceği konusunda fikir yürütür,

Nasıl İyi Bir Okuyucu Olunur? Okumasıyla ilgili olarak okuma sırasında neyi dikkatli, neyi çabucak, neyi tekrar okuyacağı veya neyi okumayacağı gibi ara karalar verir, Okurken anladıklarını gözden geçirir, doğru anlayıp anlamadıklarını arada bir kontrol eder, Okuma sırasında yeni sözcük ve kavramları anlamlandırmaya çalışır, Yazıdaki teknik tutarsızlıkları veya eksiklikleri akıldan giderir, Eski okuduklarından edindiği ön bilgisiyle yeni metinde bulunan bilgileri karşılaştırma ve birbirine katma yoluyla anlama düzeyini yükseltir, Eserini okuduğu yazarın stilini, düşüncelerini, yaşadığı yer ve zamanı göz önüne alarak okuma yapar,

Nasıl İyi Bir Okuyucu Olunur? Metnin kalitesi ve değeri konusunda değerlendirmeler yaparak, entelektüel veya duygusal tepkiler verir. Öykümsü türde kitapları okurken olayın geçtiği yer ve karakterlere yakın ilgi duyar, Bilgilendirici metin okuduğunda, belli bir noktaya kadar okumuş olduğu bilgilerin sık sık özetini çıkarır ve bunları değerlendirir, İyi bir okuyucu için metnin içeriğinin özümsenmesi ve verilen bilgilerin, ön bilgiler ve önceki okuma deneyimleri yardımıyla harmanlanıp işlenmesi, yalnızca okuma sırasında gerçekleşmez. Bu bilgi işleme süreci, okuma başlamadan önce, okuma sırasında verilen araları ve okuma bittikten sonrasını da içine alır.

Nasıl İyi Bir Okuyucu Olunur? Okuma, anlama, yapılan bilişsel işlemlerin çokluğu, karışıklık ve yoğunluğu yüzünden yorucu bir etkinliktir. Ama iyi bir okuyucu yaptığı okumadan aldığı tatmin ve verimi bu yorgunluğa değer bulur, Okuduğu metinde anlamını doğrudan bağlamdan çıkaramadığı sözcük veya içeriğini bilmediği kavramlar varsa bunlar için sözlüğe veya kaynak kitaplara bakarak verilen bilgiyi ayrıntılarıyla öğrenir (Duke &Pearson, 2002).

İlkokulda Okuma Öğretimi Okul öncesi dönemde evde veya anaokulunda etkin katılımlı öykü okuma çalışmalarına katılmış çocuklar okula başladıklarında bu düzeyde bir bilgiye sahip olduğundan okuma-yazmayı kolay öğrenmektedir. Bu çocuklar: Bir kitaptaki yazıların kitabın 1. sayfasından başlayarak, satırların soldan sağa doğru ve yukarıdan aşağıya doğru olmak üzere okunduğunu,

İlkokulda Okuma Öğretimi Sözcüklerin belli kalıplar içinde anlamlı bir şekilde bir araya getirildiğini, Yazılı sözcüklerle konuşulan sözcükler arasında bir bağ olduğunu, Yazılı dilin, konuşma dilinden farklı olarak anlamı eksiksiz bir şekilde aktarması gerektiği ve daha ayrıntılı bir dil olduğunu,

İlkokulda Okuma Öğretimi Dil öğretim çalışmaları çocukların algılayıcı ve üretici becerilerini bir arada geliştirmeye yöneliktir. Bu yaklaşım, çocuğun dil öğrenmeye başladığı ilk zamanlarda onunla konuşmaya çalışan kişilere karşılık verdiği andan itibaren işlemeye başlayan bir sürecin, okulda da aynı şekilde sürdürülmesini hedefler. Bunun için ilk yıllarda okunan öykülerdeki olaylar tartışılarak özetleri çıkarılır. Üst sınıflarda ise, okunan kitaplarda karşılaşılan farklı tema ve bakış açılarının tartışıldığı, farklı görüş ve tutumların karşılaştırıldığı ve farklı düşüncelerin eleştirel gözle değerlendirmelerinin yapıldığı sözlü ve yazılı dil etkinliklerinde bulunulur.

İlkokulda Okuma Öğretimi Okumayı, Okuduğunu Anlamayı Kolaylaştıran Etmenler Çocuklara okul öncesi dönemde özellikle ritim ve ses yinelemesi içeren favori kitaplarının tekrar tekrar okunması, Okulda ise okumalarını desteklemek, kolaylaştırmak amacıyla, okunması kolay metinlerin verilmesi, Çocukların çevrelerinde gördükleri birtakım işaretleri sık sık okuması, Yetişkinleri yazı yazarken, bir şeyler okurken izlemeleri, Kendilerine özgü simgelerle veya harflerle isimlerini yazmaları, not tutmaları veya öykü yazmaya çalışmaları, sayılabilir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Okuduğunu Anlama Stratejileri Bağlantı Kurma Bağlantı kurma, okunan şey ile yaşam arasında bağlantı kurma işlemidir. Öğretmenler bu stratejiyi öğrencilerine kazandırmak için sınıfta yaptıkları yüksek sesli okumalar sırasında, okunan metinden adı geçen bir olayın güncel örneklerini kullanabilir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Okuduğunu Anlama Stratejileri Sorgulama Okumalardan önce öğrencilerden okuma sırasında akıllarına takılan şeyler hakkında sorular yazmaları istenir. Daha sonra okuması yapılan metinler hakkında konuşulurken bu sorulara yanıtlar aranarak, herkesin metinde anlatılanları tüm ayrıntılarıyla öğrenmesi sağlanır.

İlkokulda Okuma Öğretimi Okuduğunu Anlama Stratejileri Sorgulama Her öğrencinin geçmiş yaşam deneyimleri farklı olduğundan, bazı öğrenciler metni oluşturan olaylardan bazıları ile gerçek yaşam arasında bağ kuramayabilir. Bu nedenle okuma sırasında öğrencilerin aklına takılan sorular birbirlerininkinden farklı olur. Okuma sırasında bu soruları bir kenara yazıp okuma sonunda da yanıtlarını öğrenebilirlerse, öyküyü bütünüyle anlamış olurlar.

İlkokulda Okuma Öğretimi Okuduğunu Anlama Stratejileri Görselleştirme Görselleştirme ve sonuca varma da önemli okuduğunu anlama stratejilerinden biridir. Görselleştirme, bir olayın beynimizde resimler halinde canlandırılması işlemidir. Bir öyküyü dinlemekte olan çocuğun olayları anlayabilmesini sağlayan şey, geçmiş deneyimleri yardımıyla olayları zihninde canlandırabilme becerisidir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sınıfta Yapılan Okuma Çalışmalarında Uygulanan Teknikler Tekrarlı Okuma Gerek okul öncesi gerekse okul döneminde yapılan kitap okuma etkinliklerinde aynı kitabın tekrar tekrar okunması, teknik olarak olumlu sonuçları olan bir etkinliktir. Sanıldığı gibi bu uygulama okuma etkinliğinin çocuğa vereceği zevki azaltmaz. Aksine daha önceki okumada tam olarak anlayamadığı noktaları tekrar okuma sırasında açıklığa kavuşturur.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sınıfta Yapılan Okuma Çalışmalarında Uygulanan Teknikler Yüksek Sesle Öykü Okuma Okulda çok fazla yapılmayan bir diğer etkinlik, öğretmenin çocuklara yüksek sesle öykü okumasıdır. Çocuklar bu etkinlik sırasında, kendi başlarına kitap okurken gerçekleştirdikleri anlama düzeyinden çok daha yüksek düzeyde anlama yapabilirler. Kendi düzeylerinden daha karmaşık metinleri bir yetişkinin ağzından dinlemeleri okuma etkinliğine katılımlarını cesaretlendirir, dinleme-anlama becerilerini geliştirir. Bu konuda araştırma yapan bilim adamları üst sınıf öğretmenlerine dahi öğrencilerine düzenli olarak sesli kitap okuma yapmalarını önermektedir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sınıfta Yapılan Okuma Çalışmalarında Uygulanan Teknikler Yüksek Sesle Öykü Okuma Öykü dinlemenin öğrencilerin; sözcük dağarcığı ve kavram bilgisini genişlettiği, gelişmiş yeni dil yapıları öğrenmelerine yardımcı olduğu, belleğini, hayal kurma gücünü, dikkatli dinleme süresi ve dinleme becerilerini geliştirdiği, daha karmaşık, soyut ve yaratıcı şekilde düşünebilmelerine yardımcı olduğu, deneyim alanlarını genişlettiği, öykümsü metinlerle öykülerdeki dil özelliklerini ve bu metinlerin genel yapısını öğrenmelerine yardımcı olduğu, kafiye ve uyaklar sayesinde söz birimler ve yazı birimler hakkında bilgilerini genişlettiği, sonucuna varmışlardır.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sınıfta Yapılan Okuma Çalışmalarında Uygulanan Teknikler Destekli Okuma Bu yöntem öğretmenin, okuma becerileri, okuma-anlama stratejileri ve teknikleri çok benzer olan küçük öğrenci gruplarıyla yaptığı bir çalışmadır. Bunun için önce gruba bir metin dağıtılır. Çocuklar metni kendi başlarına okurken, öğretmen her biriyle metnin içeriğiyle ilgili olarak kısa bir değerlendirme yapar. Bunun sonucunda metinde öğrencilerin üzerinde yoğunlaşmasını istediği birkaç nokta belirler. Bu yöntemin ulaşmayı amaçladığı hedef, öğrencilerin kendi başlarına yaptıkları okuma sırasında okuma-anlama stratejilerini nasıl kullanmaları gerektiğini onlara öğretmektir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sınıfta Yapılan Okuma Çalışmalarında Uygulanan Teknikler Okunan Öykülerin Yazıya Dökülmesi veya Oyunlaştırılması Okuma eyleminin, sınıfın sağladığı elverişli ortamdan yararlanarak, öğrencilerin üretimsel becerilerini geliştirecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu da iki aşamalı bir uygulamayla sağlanabilir; Okunan öykünün öğrenciler tarafından oyunlaştırılarak sınıfta canlandırılması, Daha sonra da öğrencilerin kendi kurgulama becerilerini de kullanarak öyküyü kendi yorumlarıyla yazıya dökmeleridir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sesli Okuma Sesli okuma, yazıyı görme, kelimeleri fark etme, kelimelerin görüntülerini ve anlamını zihinsel sözlükten bulma, seslendirme ve anlama işlemidir. Göz, yazının görüntülerini almakta, bunlar ses organlarıyla seslendirilmekte, seslendirilen kelimeler işitilmekte ve zihne gönderilmektedir. Sesli okuma, öğrencilerin okumayı öğrenmesine, okuma düzeylerinin tanınmasına ve dinleme alışkanlığının kazanılmasına hizmet etmektedir. Bu nedenle sesli okuma, ilk okuma-yazma öğretiminin başında önemli bir çalışma olmaktadır (Güneş, 2000).

İlkokulda Okuma Öğretimi Sesli Okuma Hızı Alain Lieury'nin deneysel çalışmalarına göre, okuma becerileri gelişmiş bireyin gözü, ekrana yansıtılan bir kelimeyi 10 salise içinde tanımaktadır. Ancak kelimenin seslendirilmesi 40 salise içinde olmaktadır (Lieury, 1996). Buradan hareketle, bir saniyede sesli olarak en fazla dört kelime okunabileceği ortaya çıkmaktadır. Bir dakikada ise 4 x 60 = 240 kelime okunabilmektedir. Bu konuda yazar çok sayıda uygulama yapmış ve hızlı okuyucuların Türkçe olarak sesli dakikada 240 kelime okuduklarını ortaya çıkarmıştır. Bu ölçü, sesli okuma becerisinin geliştiği en üst sınır olan lise öğrencileri için öngörülmektedir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sesli Okuma Hızı Bu ölçülere göre ilkokul, 1. sınıf öğrencilerinin yıl sonunda dakikada 60 kelime, 2. sınıf öğrencilerinin dakikada 80 kelime, 3. sınıf öğrencilerinin dakikada 100 kelime, 4. sınıf öğrencilerinin dakikada 120 kelime, okuması, öngörülmektedir (Güneş, 2000).

İlkokulda Okuma Öğretimi Sessiz Okuma Sessiz okuma, kelimeleri ve cümleleri seslendirmeden, gözle takip ederek yapılan okumadır. Sessiz okumada göz, yazıyı görür görmez tanımakta ve belleğe göndermektedir. Bu okuma türünde ses telleri, ses dalgaları, dil ve kulak okuma sürecinden çıkarılmaktadır. Sessiz okuma ile okuma hızı artmakta ve anlama düzeyi yükselmektedir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Sorgulayıcı Okuma Okuyucunun, okuma sırasında, metinde işlenen düşüncelerdeki tutarlılık ya da tutarsızlıklar, çelişkiler, yazılma nedenleri, verilen örneklerin uygunluğu ya da yeterliği hakkında, kendine sorular sorarak okumasıdır. Sorgulayıcı okuma, bir dizi soruyla olguların neden-sonuç ilişkilerini araştırma, analiz etme, düşünce üretme, düşünceleri düzenleme, görüşleri karşılaştırma, çıkarımlarda bulunma, tartışmaları değerlendirme ve problem çözme gibi işlemleri gerektirmektedir. Sorgulayıcı okuma aynı zamanda bilgiyi edinme, açıklama ve kavramlar arasındaki ilişkileri yapılandırma biçimidir (MEB, 2005)

İlkokulda Okuma Öğretimi Paylaşarak Okuma Paylaşarak okuma, bir metnin çeşitli bölümlerinin öğrenciler ve öğretmen arasında paylaşılarak sesli olarak okunması işlemidir. Öğrencilerin okuma bece­rilerini geliştirmelerine önemli katkılar sağlamaktadır. Öğrencileri okuma konusunda cesaretlendirmekte, okumaya güdülemekte ve okuma zevki vermektedir. Paylaşarak okuma sırasında öğretmen ve öğrenciler arasında yoğun bir etkileşim olmaktadır. Bu durum, öğrencilerin kendilerine güvenmelerini ve okuma sürecine aktif olarak katılmalarını sağlamaktadır.

İlkokulda Okuma Öğretimi Bağımsız Okuma Bu çalışmaya serbest okuma ya da tek başına okuma da denilmektedir. Bu çalışmayla birlikte anlama çalışmaları da yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı okumanın alışkanlık haline getirilmesidir. İyi planlanan bağımsız okuma çalışmaları, öğrencinin kendisine güvenmesini, okuma becerilerini geliştirmesini, okumada akıcılığı sağlamasını, kelimeleri ve anlamlarını hatırlamasını ve daha iyi anlamasını getirir.

İlkokulda Okuma Öğretimi Metin içi anlam kurma Bir metin içindeki cümle, paragraf veya paragrafları kullanarak anlam kurmaktır.

İlkokulda Okuma Öğretimi Metin dışı anlam kurma Okuduğu metindeki bilgileri, metin dışında başka bir olayla, konuyla ilişkilendirerek anlam kurmaktır.

İlkokulda Okuma Öğretimi Metinler arası anlam kurma En az iki kaynaktan edindiği bilgileri kullanarak yeniden anlam kurmaktır.