Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

YAŞAM BULGULAR-I Solunum Sayma-Vücut Sıcaklı ğ ı Ölçme Hazırlayan Doç. Dr. Yurdanur Dikmen.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "YAŞAM BULGULAR-I Solunum Sayma-Vücut Sıcaklı ğ ı Ölçme Hazırlayan Doç. Dr. Yurdanur Dikmen."— Sunum transkripti:

1 YAŞAM BULGULAR-I Solunum Sayma-Vücut Sıcaklı ğ ı Ölçme Hazırlayan Doç. Dr. Yurdanur Dikmen

2 Yaşam bulguları olarak, ifade edilen nabız, vücut sıcaklı ğ ı, solunum ve kan basıncı bireyin sa ğ lık durumunun önemli bir göstergesidir. Yaşam bulguları olarak, ifade edilen nabız, vücut sıcaklı ğ ı, solunum ve kan basıncı bireyin sa ğ lık durumunun önemli bir göstergesidir. 2

3 Yaşam bulgularının normal de ğ erlerinde ortaya çıkan sapmalar, homeostazisin (iç denge) bozuldu ğ unu ya da devam etmedi ğ ini gösterir. 3

4 Yaşamsal belirtilerin ölçülmesi, hastanın sa ğ lık durumunun izlenmesinde ve ortaya çıkan sorunların tanımlanmasında hızlı ve etkili bir yöntemdir. emşirelik bakımının en önemli bölümü Bu nedenle hemşirelik bakımının en önemli bölümü yaşamsal belirtileri tam ve do ğ ru olarak ölçmek ve de ğ erlendirmektir. Yaşam bulgularını, belirli zamanlarda alma hastaya bakım veren hemşirenin önemli bir sorumlulu ğ udur 4

5 Hemşirenin; - - yaşamsal bulgularını nasıl ölçülece ğ ini, - nasıl yorumlayıp, de ğ erlendirece ğ ini, - de ğ işiklikler oldu ğ unu ne yapması gerekti ğ ini, - ve di ğ er ekip üyesine ne şekilde iletece ğ ini bilmesi gerekir. 5

6 Yaşamsal Bulgular Alınırken Genel Olarak Dikkat Edilecek Noktalar: Yaşamsal Bulgular Alınırken Genel Olarak Dikkat Edilecek Noktalar: Yaşamsal belirtiler belirli bir vardiyada o hastaya bakım veren hemşire tarafından alınmalıdır. Her bir yaşamsal belirtinin normal sınırı bilinmelidir. Her hasta için temel veriler (o hasta için normal olan veriler) bilinmelidir. Çünkü bir hasta için normal olan veri, o yaş ve fiziksel durum için standart ölçütten farklı olabilir. 6

7 Elde edilen yaşamsal bulgular, bir önceki vardiyada alınan yaşamsal belirti bulguları ile karşılaştırılmalıdır. Böylece elde edilen verilere göre hastanın sa ğ lık durumu de ğ erlendirilmiş olacaktır. Hastanın tıbbi tanısı, tedavisi ve aldı ğ ı ilaçları bilmek gerekir. Bu faktörler yaşamsal belirtileri etkileyecektir. Örne ğ in: Novalgine (a ğ rı kesici ilaç) kan basıncını düşürür. 7

8 Yaşamsal belirtiler sistematik bir şekilde düzgün aralıklarla alınmalıdır. Yaşamsal belirtiler vardiya sırasında gerekli oldu ğ u düşünüldü ğ ü zaman alınmalıdır. Hastanın solunumunda, nabız hızında ya da kan basıncında bir de ğ işiklik gözlenirse, doktor isteminde belirtilen süre beklenmeden yaşamsal belirtiler kontrol edilmelidir. 8

9 Hastaneye yeni yatan bir hastanın yaşamsal belirtileri ise sekiz saatte en az iki defa alınarak kontrol edilmelidir. Çünkü hastanın hastaneye yatışı sırasındaki anksiyetesi yaşamsal belirtilerini etkileyecektir. Hemşirenin hastanın yanında sözel olmayan iletişimin farkında olması gerekmektedir. E ğ er hemşirenin yüz ifadesi ile söyledikleri arasında tutarsızlık olursa hasta söylenenlerden çok hemşirenin sözel olmayan mesajlarına güvenecektir. 9

10 Yaşamsal belirtiler kontrol edildikten sonra bu bilgiler hastanın di ğ er verileri ile birlikte ele alınmalı, hastanın sa ğ lık durumu açısından de ğ erlendirilmelidir. (Örne ğ in: taşikardi (nabız sayısının fazla olması) ameliyat sonrası bir kanamaya ba ğ lı olabilir). Ayrıca oda ısısı, nem ve gürültü gibi çevresel etkenler de mutlaka göz önüne alınmalıdır. 10

11 Yaşamsal Bulguların De ğ erlendirme Sıklı ğ ı Hasta muayene için hazırlanırken Hasta hastaneye yattı ğ ı zaman Doktor istemine veya klinikteki standart uygulamalara uygun zamanlarda Cerrahi işlemlerden önce ve sonra 11

12 İ nvaziv tanı işlemlerinden önce ve sonra (örn.kemik ili ğ i örne ğ i alınması vb.) Kalp, solunum sistemlerine ve vücut sıcaklı ğ ına etki eden ilaçların uygulanmasından önce ve sonra Hastanın durumunda ani bir bozulma oldu ğ unda (bilinç kaybı, a ğ rı artması durumu vb.) Yaşam bulgularını etkileyebilecek hemşirelik girişimlerinden önce ve sonra (uzun süre yatan hastaların mobilize edilmesi veya ROM egzersizlere başlamadan önce) Hasta kendisinde herhangi bir farklılık oldu ğ unu ifade etti ğ inde 12

13 Yaşam Bulguları Konusunda Hemşirenin Sorumlulukları 13

14 1-Hemşire hastanın yaşam bulgularının normal de ğ erlerini bilmelidir. 2-Bireyin tıbbi öyküsünü ve kullandı ğ ı ilaçları bilmelidir. 2-Bireyin tıbbi öyküsünü ve kullandı ğ ı ilaçları bilmelidir. 3-Bireyin yaşam bulgularında de ğ işiklik yapabilecek çevresel koşulların farkında olmalı ve bunları kontrol altına almalıdır. (oda ısısı, gürültü vb.) 3-Bireyin yaşam bulgularında de ğ işiklik yapabilecek çevresel koşulların farkında olmalı ve bunları kontrol altına almalıdır. (oda ısısı, gürültü vb.) 14

15 4-Kullanılan araç- gerecin (tansiyon aleti, termometre..) do ğ ru çalışıp çalışmadı ğ ını MUTLAKA!!!! kontrol etmelidir. 5-Do ğ ru ölçüm yaptı ğ ından emin olmalıdır (örn. hemşire nabzı iyi hissedemiyorsa, bir başka hemşireye kontrol ettirmelidir). 15

16 16 Yaşam Bulguları Vücut sıcaklı ğ ı Vücut sıcaklı ğ ı Nabız Nabız Solunum Solunum Kan basıncı Kan basıncı

17 SOLUNUM SAYMA 17

18 İ nsan yaşamının devam edebilmesi, oksijenin vücut hücrelerine ulaşmasına ve karbondioksitin de hücrelerden dışarı uzaklaştırılmasına ba ğ lıdır. Solunum, soluk almakla başlayan, organizmanın oksijeni kullanıp, karbondioksiti vermesini kapsayan bir süreçtir. 18

19 Solunum yolları: Farenks (yutak) Farenks (yutak) Larenks (larenks) Larenks (larenks) Trakea (nefes borusu) Trakea (nefes borusu) Bronşlar, Bronşlar, Bronşiyoller ve alveolleri içerir. Bronşiyoller ve alveolleri içerir. 19

20 Solunum; iç solunum ve dış solunum evrelerinden meydana gelir. Solunum; iç solunum ve dış solunum evrelerinden meydana gelir. 20

21 1- Dış Solunum: Dış solunum atmosfer ile akci ğ erler arasında meydana gelir. 1- Dış Solunum: Dış solunum atmosfer ile akci ğ erler arasında meydana gelir. Solunum ve dolaşım sistemi aracılı ğ ı ile atmosferden alınan oksijen kana verilir, karbondioksit ise organizmadan dışarı atılır. Solunum ve dolaşım sistemi aracılı ğ ı ile atmosferden alınan oksijen kana verilir, karbondioksit ise organizmadan dışarı atılır. 2- İ ç Solunum (Doku solunumu): Hücreler ile kan dolaşımı arasındaki oksijen ve karbondioksit alışverişi söz konusudur. 2- İ ç Solunum (Doku solunumu): Hücreler ile kan dolaşımı arasındaki oksijen ve karbondioksit alışverişi söz konusudur. 21

22 Solunum 4 evrede oluşur: 1- Ventilasyon 1- Ventilasyon 2- Diffüzyon 2- Diffüzyon 3- Perfüzyon 3- Perfüzyon 4- Solunum düzenlenmesi 4- Solunum düzenlenmesi 22

23 1- Ventilasyon: Havanın atmosferden akci ğ erlere, akci ğ erlerden ise atmosfere hareketini ifade eder. Ventilasyon bir inspirasyon (soluk alma) ve bir ekspirasyondan (soluk verme) oluşur. Normal solunumda inspire ve ekspire edilen hava miktarı 500 mlt’dir. Buna solunum volümü denir. 23

24 İ nspirasyon (Soluk alma): Havanın akci ğ erlere alınmasıdır. İ nspirasyon (Soluk alma): Havanın akci ğ erlere alınmasıdır. Ekspirasyon (Soluk verme): Akci ğ erdeki havanın dışarı atılmasıdır. Ekspirasyon (Soluk verme): Akci ğ erdeki havanın dışarı atılmasıdır. 24

25 25

26 2- Diffüzyon: Oksijenin alveollerden akci ğ er dolaşımına (kana), karbondioksitin de akci ğ er dolaşımından (kandan) alveollere geçmesidir. 3- Perfüzyon: Akci ğ er kanına diffüze (nüfuz eden, yayılan) olan oksijenin kanda taşınarak dokulara geçmesi, dokularda biriken karbondioksitin ise kana geçmesi olayıdır. 26

27 4- Solunum düzenlenmesi: Solunumun düzenlenmesi beyin sapındaki Medulla Oblangata’da bulunan solunum merkezi tarafından yapılır. Solunum, arteriyel kandaki oksijen ve karbondioksit ve H+ iyonu yo ğ unlu ğ una göre düzenlenir. Solunum, arteriyel kandaki oksijen ve karbondioksit ve H+ iyonu yo ğ unlu ğ una göre düzenlenir. 27

28 Medulla oblangata, karotis ve aortta bulunan ve kan kimyasındaki de ğ işikliklere karşı duyarlı olan solunum kemoreseptörleri (kimyasal maddelerle uyarılabilen özel hücreler) solunum merkezini uyararak solunum hızı ve derinli ğ ini düzenlerler. Arteriyel kandaki PO2’nin  solunum merkezini uyarır solunum hızı ve derinli ğ ini artırarar, ventilasyonu  veeee…. oksijen gereksinimi karşılanır. 28

29 SOLUNUMUN DE Ğ ERLEND İ R İ LMES İ Hemşire, solunum sayısı, ritmi, derinli ğ ine ve solunum seslerine bakarak solunumu de ğ erlendirir. 29

30 Solunum Sayısı (Hızı): 1-Solunum Sayısı (Hızı): Normal, kolay, sessiz soluk alıp vermeye Eupne denir. Normal, kolay, sessiz soluk alıp vermeye Eupne denir. Normal koşullar altında, sa ğ lıklı bir bireyin solunum hızı dakikada 12-20’ dir. Normal koşullar altında, sa ğ lıklı bir bireyin solunum hızı dakikada 12-20’ dir. Yetişkinlerde dakikadaki solunum sayısının 24’ün üzerinde olması TAK İ PNE, 10’un altında olması ise BRAD İ PNE olarak isimlendirilir. Yetişkinlerde dakikadaki solunum sayısının 24’ün üzerinde olması TAK İ PNE, 10’un altında olması ise BRAD İ PNE olarak isimlendirilir. 30

31 Solunum Sayısını Etkileyen Etmenler 31

32 a)Yaş Yenido ğ an 35-50/dk Bebek (6 aya kadar) 30-40/dk Oyun çocu ğ u (2 yaşına kadar) 25-32/dk Çocuk 20-30/dk Yetişkin 16-20/dk İ leri Yaş 12-24/dk 32

33 b) Vücut ısısı: Vücut sıcaklı ğ ındaki her 0,6 0C’lik artış dakikada solunum sayısında 4 artışa neden olur. c) Cinsiyet: Solunum kapasitesi erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. d) Egzersiz (fiziksel aktivite): Oksijen gereksinimi arttı ğ ı için solunum sayısı da artar. e) A ğ rı ve anksiyete (duygusal durum): Sempatik sinir sisteminin uyarılması solunum hızı ve derinli ğ ini arttırır. f) İ laçlar: Bazı a ğ rı kesici ve sakinleştirici ilaçlar bireyin solunum hızı ve derinli ğ ini baskılarlar bazıları ise solunum hızı ve derinli ğ ini arttırırlar. g) Hastalıklar: Anemi (hemoglobin düzeyinin azalması) taşınan oksijen miktarını azaltır. Bazı solunum hastalıkları da solunumu etkiler. Kafa içi basıncının artması solunum merkezini baskılar. 33

34 2- Solunum Derinli ğ i:  Hastanın gö ğ üs duvarının hareketlerinin gözlenmesi ile solunumun derinli ğ i de ğ erlendirilir.  Normal bir solunumda diyafragma yaklaşık 1 cm. yükselir, kaburgalar 1,5-2,5 cm. öne do ğ ru çıkar.  Solunumun derinli ğ i alınan hava miktarının normalin altında veya üstünde olması ile ilişkilidir.  Solunumun derinli ğ i yüzeyel, normal ve derin olarak ifade edilir.  Narkotik ilaçlar solunumun derinli ğ ini azaltır, egzersiz, korku- heyecan, anksiyete solunum derinli ğ ini arttırır.  Erkeklerde solunum kadınlara göre daha derindir. Yenido ğ an ve çocukta solunum adölesan ve erişkinden daha yüzeyeldir. 34

35 3- Solunum Ritmi: Solunum ritmi inspirasyon ve ve ekspirasyon düzenini gösterir. Solunum ritmi inspirasyon ve ve ekspirasyon düzenini gösterir. Normal solunum düzenli, kesintisiz ve sessizdir. Solunum ritminin düzenli olmasına regüler solunum, solunum ritminin düzensiz olmasına irregüler solunum denir. 35

36 SOLUNUM T İ PLER İ Hemşire hastanın solunumunu solunum sayısı derinli ğ i ve ritmine bakarak de ğ erlendirir. Ancak di ğ er etmenleri de gözlemelidir. Bir bireyde; ◦ Tırnaklar, dudaklar, ciltte mor (syanoz) ve siyanotik görünüm. ◦ Huzursuzluk, anksiyete, nefes almak için çaba gösterme. ◦ Hırıltılı solunum görülmesi solunum problemlerinin varlı ğ ını gösterir. 36

37 Apne: solunumun geçici olarak durması. Apne: solunumun geçici olarak durması. Taşipne (Takipne): solunum hızının dakikada 20’nin üzerinde olması. Fakat solunum düzenlidir. Taşipne (Takipne): solunum hızının dakikada 20’nin üzerinde olması. Fakat solunum düzenlidir. Bradipne: solunum hızının dakikada 12’nin altına düşmesi. Fakat solunum düzenlidir. Bradipne: solunum hızının dakikada 12’nin altına düşmesi. Fakat solunum düzenlidir. Hiperpne: solunum derinli ğ inin artması. Normal olarak egzersiz sonrası görülür. Hiperpne: solunum derinli ğ inin artması. Normal olarak egzersiz sonrası görülür. Hipopne: Solunumun derinli ğ inin azalması. Normal olarak uykuda görülür. Hipopne: Solunumun derinli ğ inin azalması. Normal olarak uykuda görülür. Hiperventilasyon: solunumun hız ve derinli ğ inin birlikte artmasıdır. Hiperventilasyon: solunumun hız ve derinli ğ inin birlikte artmasıdır. Hipoventilasyon: solunumun hız ve derinli ğ inin birlikte azalmasıdır. Hipoventilasyon: solunumun hız ve derinli ğ inin birlikte azalmasıdır. 37

38 Cheyne-Stokes Solunumu: solunumum hızı ve derinli ğ i düzensizdir. Apne ve hiperventilasyon periyotları vardır. Solunum yavaş başlar, hız ve derinli ğ i yavaş yavaş artar sonra tekrar yavaşlar ve yüzeyelleşir, arada apne nöbetleri görülür. Beyin kanaması ve ölüme yakın (terminal dönemde) durumlarda görülür. Kussmaul Solunumu: solunum anormal biçimde derinleşmiştir (iç çekmeli). Ancak düzenlidir. Diyabetik ketoasidozda (şekerin çok yükselmesinde ortaya çıkan koma durumu) görülür. 38

39 Biot solunum: solunum 2-3 solunumda bir normalin dışında yavaşlar. Takipne, apne düzenli ve periyodik olarak birbirini izler. Kandaki oksijen saturasyonu ile ilgilidir. Dispne: güç soluk alıp vermedir. Zor solunumdur ve soluk alıp verme için bir çaba vardır. Genellikle hızlı ve yüzeyel bir solunum vardır. Ortopne pozisyonunda rahat ederler. Hipoksi: hücre ve dokularda yeterince oksijen olmaması, oksijen yetersizli ğ i. Hipoksi: hücre ve dokularda yeterince oksijen olmaması, oksijen yetersizli ğ i. 39

40 SOLUNUM T İ PLER İ 40

41 SOLUNUM T İ PLER İ

42 Bu işaretlerin anlamı ne….

43 A: normal solunum periyodu B: Cheyne-Stokes solunum tipi C: Biot solunum tipi. D: Kussmaul solunum tipi

44 SOLUNUMUN SAYILMASI Hemşire, hastanın solunumunu de ğ erlendirirken: hastanın normal solunum örüntüsünü, hastanın normal solunum örüntüsünü, solunum işlevini etkileyen herhangi bir hastalı ğ ı olup olmadı ğ ını, solunum işlevini etkileyen herhangi bir hastalı ğ ı olup olmadı ğ ını, solunum sistemi ve kalp-damar sistemi arasındaki ilişkiyi solunum sistemi ve kalp-damar sistemi arasındaki ilişkiyi solunumun hız ve derinli ğ ini etkileyen herhangi bir neden (örne ğ in ilaçlar, egzersiz) olup olmadı ğ ını göz önüne almalıdır. solunumun hız ve derinli ğ ini etkileyen herhangi bir neden (örne ğ in ilaçlar, egzersiz) olup olmadı ğ ını göz önüne almalıdır. 44

45 Solunumun sayıldı ğ ı sırada hasta dinlenmiş ve rahat bir pozisyonda olmalıdır. Bireyin anksiyetesi veya korkusu varsa ya da yorgun ise solunum sayısı ve derinli ğ i artmış olaca ğ ından, bulunan de ğ er güvenilir olmaz. Ayrıca işleme başlamadan önce gö ğ üs kafesinin hareketlerinin rahat görülebilir olmasına dikkat ediniz. Gerekirse üst yatak takımlarını açınız. 45

46 Solunumun sayılması için en uygun zaman, nabzın sayılmasından hemen sonradır. Solunumun sayılması için en uygun zaman, nabzın sayılmasından hemen sonradır. Hemşire ellerini yıkar. Hemşire ellerini yıkar. Hemşire elini radial arterden çekmeden, hastanın gö ğ üs hareketlerini izleyerek solunumu sayar. Hemşire elini radial arterden çekmeden, hastanın gö ğ üs hareketlerini izleyerek solunumu sayar. Hasta solunumunun sayıldı ğ ını farkederse, istemli olarak solunumunu kontrol edebilir ve yanlış de ğ er bulunabilir. Hasta solunumunun sayıldı ğ ını farkederse, istemli olarak solunumunu kontrol edebilir ve yanlış de ğ er bulunabilir. 46

47 Gö ğ üs kafesinin her yükselişi (inspirasyon) ve alçalması (ekspirasyon) bir solunum olarak 30 saniye boyunca sayılır ve bu sayı 2 ile çarpılarak bir dakikadaki solunum sayısı bulunur. Hemşirede mutlaka dijital saat olmalıdır. Gö ğ üs kafesinin her yükselişi (inspirasyon) ve alçalması (ekspirasyon) bir solunum olarak 30 saniye boyunca sayılır ve bu sayı 2 ile çarpılarak bir dakikadaki solunum sayısı bulunur. Hemşirede mutlaka dijital saat olmalıdır. Ancak solunum sayısı ve derinli ğ inde bir anormallik varsa, yenido ğ an ve çocuk hastalarda solunum tam bir dakika sayılmalıdır. Ancak solunum sayısı ve derinli ğ inde bir anormallik varsa, yenido ğ an ve çocuk hastalarda solunum tam bir dakika sayılmalıdır. Solunum sayıldıktan sonra hemşire gözlem formuna solunum ile ilgili normal ve anormal bulguları kaydetmelidir. Solunum sayıldıktan sonra hemşire gözlem formuna solunum ile ilgili normal ve anormal bulguları kaydetmelidir. 47

48 SOLUNUMUN SAYILMASI İ nspirasyon + ekspirasyon = bir solunum İ nspirasyon + ekspirasyon = bir solunum Solunum 30 saniye boyunca sayılır ve bu sayı 2 ile çarpılarak bir dakikadaki solunum sayısı bulunur. 48

49 VÜCUT SICAKLI Ğ I ÖLÇME VÜCUT SICAKLI Ğ I ÖLÇME 49

50 Isı, bir maddenin kinetik ve kimyasal enerjilerinin toplamıdır. Isı, bir maddenin sıcak ya da so ğ uk oluşunu ifade eder. Vücut sıcaklı ğ ı, vücutta oluşan ısı ile kaybedilen ısı arasındaki dengeyi gösterir. 50

51 Organizmada metabolizma için temel kaynak besin maddeleridir. Organizmada metabolizma için temel kaynak besin maddeleridir. Besinler  karbonhidratlar  monosakkaritlere (başlıca glikoz), proteinler amino asitlere ve ya ğ lar  ya ğ asitleri ve gliserole parçalanırlar. Besinler  karbonhidratlar  monosakkaritlere (başlıca glikoz), proteinler amino asitlere ve ya ğ lar  ya ğ asitleri ve gliserole parçalanırlar. Bu besin ö ğ eleri kan dolaşımı yolu ile hücreye ulaştı ğ ında, hücrede özel enzimlerin etkisi ile oksidasyon meydana gelir. Bu besin ö ğ eleri kan dolaşımı yolu ile hücreye ulaştı ğ ında, hücrede özel enzimlerin etkisi ile oksidasyon meydana gelir. Hücrede oksidasyon sonucunda  karbondioksit + enerji açı ğ ı çıkar. Hücrede oksidasyon sonucunda  karbondioksit + enerji açı ğ ı çıkar. Bu enerjinin yaklaşık %50’si ısı enerjisidir. Bu enerjinin yaklaşık %50’si ısı enerjisidir. Kalan enerji birçok hücresel işlev için enerji kayna ğ ı oluşturan ATP (Adenozin Trifosfat) sentezine harcanır. Kalan enerji birçok hücresel işlev için enerji kayna ğ ı oluşturan ATP (Adenozin Trifosfat) sentezine harcanır. 51

52 52

53 İ nsan vücudunun fonksiyonların sürdürebilmesi için belli bir ısıya gereksinim vardır. İ nsan vücudunun fonksiyonların sürdürebilmesi için belli bir ısıya gereksinim vardır. Organizmadaki hücrelerin ve dokuların işlevlerini gerçekleştirebildi ğ i en uygun sıcaklık de ğ eri, 35-43°C arasındadır. Organizmadaki hücrelerin ve dokuların işlevlerini gerçekleştirebildi ğ i en uygun sıcaklık de ğ eri, 35-43°C arasındadır. Hücreler ancak bu sıcaklık de ğ erleri arasında canlılıklarını sürdürebilirler. Hücreler ancak bu sıcaklık de ğ erleri arasında canlılıklarını sürdürebilirler. 53

54 Vücut sıcaklı ğ ı denildi ğ inde iki tür sıcaklık akla gelir. *Vücut iç sıcaklı ğ ı, derin dokuların sıcaklı ğ ıdır. İ ç sıcaklık, 37°C dır. Vücudun iç sıcaklı ğ ı normalde ortalamadan ±0.6 ile 1°C den fazla sapma göstermez. *Vücut yüzey sıcaklı ğ ı, çevre ısısı ile ilişkili olarak düşer ya da yükselir. *Vücut yüzey sıcaklı ğ ı, çevre ısısı ile ilişkili olarak düşer ya da yükselir. 54

55 55

56 Isı üretimi- Kaybedilen ısı= Vücut sıcaklı ğ ı Organizmada ısı metabolizma sonucu üretilir. 56

57 ISI ÜRET İ M İ N İ ETK İ LEYEN ETMENLER 57

58 - bireyin mutlak dinlenme halinde fakat uyanıkken harcadı ğ ı enerji, gün içindeki de ğ işiklikler… erkeklerde fazla… - Bazal Metabolizma Hızı: bireyin mutlak dinlenme halinde fakat uyanıkken harcadı ğ ı enerji, gün içindeki de ğ işiklikler… erkeklerde fazla… metabolik hızı arttırır. -Kas Çalışması: metabolik hızı arttırır. -Troid Hormonları (metabolizma artar) - -Sempatik Sinir Sisteminin Uyarılması (epinefrin, norepinefrin) (glikojenin yakılmasını sa ğ larlar). 58

59 ISI KAYBI Vücut sıcaklı ğ ının düzenli olması, üretilen ısı ile kaybedilen ısının dengede olmasına ba ğ lıdır. Organizmada ısı kaybı süreçleri: radyasyon, radyasyon, kondüksiyon, kondüksiyon, konveksiyon, konveksiyon, buharlaşma. buharlaşma. 59

60 Radyasyon (Işınım): Radyasyon iki cisim arasında herhangi bir temas olmaksızın ısının bir cismin yüzeyinden di ğ er bir cismin yüzeyine aktarımıdır. !!!!!!!!! ampül, lamba…… !!!!!!!!! ampül, lamba…… 60

61 Kondüksiyon ( İ letim): Kondüksiyon ısının bir cisimden di ğ erine do ğ rudan temas yolu ile aktarımıdır. Isı aktarımı, ısısı yüksek olan cisimden ısısı düşük olan cisme do ğ rudur. !!!! Ateşi olan hastalarda so ğ uk uygulama…… !!!! Ateşi olan hastalarda so ğ uk uygulama…… 61

62 Konveksiyon (Hava Akımı): Isının vücuttan hava akımıyla kaybına konveksiyonla ısı kaybı denir. !!!!! Pencereyi açmak, koşmak…. !!!!! Pencereyi açmak, koşmak…. 62

63 Evaporasyon (Buharlaşma): Buharlaşma yoluyla ısı kaybıdır. Vücut yüzeyinden su buharlaşırken, buharlaşan suyun gramı başına 0.58 kalori ısı kaybedilir. !!!!! Ter… !!!!! Ter… 63

64 64

65 VÜCUT SICAKLI Ğ ININ DÜZENLENMES İ Organizmada üretilen ve kaybedilen ısı arasındaki denge çeşitli kontrol mekanizmaları ile sa ğ lanır. Isı kontrol mekanizmaları: Isı kontrol mekanizmaları: 1-Sinirsel Kontrol 1-Sinirsel Kontrol 2- Deri 2- Deri 3-Terleme 3-Terleme 65

66 1-Sinirsel Kontrol 1-Sinirsel Kontrol Hipotalamus, ısı üretimi ve kaybının fiziksel ve kimyasal süreçlerini bir arada düzenleyen merkezdir. Hipotalamusun ısıyı kontrol eden mekanizmasına hipotolamik termostat adı verilir. 66

67 Hipotolomik termostat, vücut sıcaklı ğ ı yükseldi ğ i zaman ısıyı düşürmek için üç önemli mekanizmadan yararlanır. 1-Vazodilatasyon (ısı kan dolaşımı ile deriye taşınarak buradan kaybedilir). 1-Vazodilatasyon (ısı kan dolaşımı ile deriye taşınarak buradan kaybedilir). 2-Terleme (buharlaşma yolu ile) 2-Terleme (buharlaşma yolu ile) 3-Isı üretiminin azalması (metabolizma ve titreme hızı yavaşlatılarak ısı üretimi azaltılır). 3-Isı üretiminin azalması (metabolizma ve titreme hızı yavaşlatılarak ısı üretimi azaltılır). 67

68 Vücut sıcaklı ğ ı, düştü ğ ü zaman ise bu sayılan mekanizmalar tam tersine işletilerek sıcaklık yükseltilmeye çalışılır. Bu mekanizmalar; -Vazokonstrüksiyon: deriye olan kan akımı dolayısıyla ısı kaybı azaltılır. -Vazokonstrüksiyon: deriye olan kan akımı dolayısıyla ısı kaybı azaltılır. -Piloereksiyon: tüylerin dikleşmesi, yalıtkan hava tabakası. -Piloereksiyon: tüylerin dikleşmesi, yalıtkan hava tabakası. - Isı üretiminin artması: titreme ve tiroksin hormonu salınır ve ısı üretimi artmaya başlar. - Isı üretiminin artması: titreme ve tiroksin hormonu salınır ve ısı üretimi artmaya başlar. 68

69 2-Vücut Isısının Düzenlenmesinde Derinin Görevi 2-Vücut Isısının Düzenlenmesinde Derinin Görevi a) Deri vücudun yalıtım sistemidir. b) Derinin ikinci görevi ısıyı toplamak ve da ğ ıtmaktır. c) Isı duygusunu almaktır 69

70 3-Terleme Vücut sıcaklı ğ ı yükseldi ğ inde hipotalamustan çıkan uyarılar ter bezlerini uyararak, terlemeyi başlatırlar. Vücut sıcaklı ğ ı yükseldi ğ inde hipotalamustan çıkan uyarılar ter bezlerini uyararak, terlemeyi başlatırlar. 70

71 VÜCUT SICAKLI Ğ INI ETK İ LEYEN ETMENLER Yaş: yaşlıların daha düşüktür. -Yaş: yaşlıların daha düşüktür. - Fiziksel Aktivite - Fiziksel Aktivite - Hormonal Etmenler - Hormonal Etmenler (Kadınlar, erkeklere göre vücut sıcaklıklarında daha çok dalgalanma yaşarlar. Vücuttaki bu dalgalanmadan de ğ işen hormon de ğ erleri sorumludur. Örne ğ in, progesteron hormonu vücut sıcaklı ğ ını arttırır. Tiroid hormonu, epinefrin ve norepinefrin de vücut sıcaklı ğ ını yükseltir. ) 71

72 Günlük Isı Döngüsü (Örne ğ in gece 01:00 ve 04:00 saatleri arasında vücut sıcaklı ğ ı en düşük seviyededir ve 16:00-18:00 saatleri arasında en yüksek seviyeye ulaşır.) Stres (Sempatik sinir sisteminin uyarılması ile epinefrin ve noropinefrin yapımı ve dolayısıyla metabolizma hızlanarak ısı üretimi artar) Çevre Çevre 72

73 VÜCUT SICAKLI Ğ ININ ÖLÇÜMÜ 73

74 Vücut ısısı klinik termometrelerle ölçülür. Termometre Çeşitleri 1 -Civalı cam termometreler 1 -Civalı cam termometreler 2-Tek kullanımlık (disposoble) termometreler 2-Tek kullanımlık (disposoble) termometreler 3-Elektronik termometreler 3-Elektronik termometreler 4-Timpanik membran termometreleri 4-Timpanik membran termometreleri 74

75 Civalı cam termometre üç bölümden oluşur. a) Hazne (balon); denilen bölümde civa vardır. b) Sütun; sıvı civanın vücut ısısına göre yükseldi ğ i bölümdür c) Gövde (silindir); termometrenin üzerinde 35 ile 43°C arasındaki de ğ erleri kapsayan ölçekli bölüm Civalı cam termometre

76 Civalı Cam Termometre Civalı Cam Termometre 76

77 77

78 Civalı termometre ile ölçüm 78

79 79

80 80

81 Civalı Cam Termometrelerin Dezavantajları Ölçüm için gereken zaman uzundur. - Ölçüm için gereken zaman uzundur. - Nazokomiyal enfeksiyonlar için taşıyıcıdırlar. - Nazokomiyal enfeksiyonlar için taşıyıcıdırlar. - Dezenfeksiyon gerektirirler. - Dezenfeksiyon gerektirirler. - Çevre sa ğ lı ğ ı için zararlıdırlar (kırıldı ğ ında) - Çevre sa ğ lı ğ ı için zararlıdırlar (kırıldı ğ ında) 81

82 Kullanılan termometreler ölçme işleminden önce ve işlemden sonra yerine kaldırılmadan önce sabunlu su ile yıkanır. Daha sonra MUTLAKA dezenfekte edilmelidir. Daha sonra MUTLAKA dezenfekte edilmelidir. 82

83 Dezenfektan Solüsyonun Hazırlanması Termometrelerin dezenfeksiyonunda en yaygın olarak 1/30’luk Savlon solüsyonu kullanılır. Termometrelerin dezenfeksiyonunda en yaygın olarak 1/30’luk Savlon solüsyonu kullanılır. 83

84 Cam Termometrenin Kırılması Durumunda Alınacak Önlemler Civa partiküllerine elinizle dokunmayınız. E ğ er civa derinizle temas etmişse temas eden bölgeyi 15 dakika yıkayınız. - Civa partiküllerine elinizle dokunmayınız. E ğ er civa derinizle temas etmişse temas eden bölgeyi 15 dakika yıkayınız. - Alanı boşaltınız. - Civa partiküllerini temizlerken eldiven giyiniz, maske takınız. - Civa partiküllerini i ğ nesi çıkarılmış enjektöre çekerek toplayınız. - Civayı kapa ğ ı metal olmayan bir kapta toplayınız. - Elektrik süpürgesi kullanmayınız. - Ortamı havalandırınız ancak klimayı kapatınız - Ortamı havalandırınız ancak klimayı kapatınız. 84

85 2. Tek Kullanımlık Termometreler Tek kullanımlık termometreler, elastik plastikten yapılmış bir şerit üzerine yerleştirilmiş alıcı matriksi bulunan termometrelerdir. Tek kullanımlık termometreler, elastik plastikten yapılmış bir şerit üzerine yerleştirilmiş alıcı matriksi bulunan termometrelerdir. Alıcı matriks üzerinde benek biçiminde 50 nokta vardır. Alıcı matriks üzerinde benek biçiminde 50 nokta vardır. 85

86 Tek kullanımlık termometre Tek kullanımlık termometre 86

87 87

88 Tek Kullanımlık Termometrelerin Kullanımında Uyulması Gereken İ lkeler Ölçüm yapan kişi alıcı matrikse kesinlikle dokunmamalıdır. - Ölçüm yapan kişi alıcı matrikse kesinlikle dokunmamalıdır. - Do ğ rudan güneş almayan serin bir yerde (en fazla 30°C), herhangi bir ısı kayna ğ ına (örn. Radyatöre) uzak, açık bir rafta ve ortam ısısının daha düşük oldu ğ u en alt gözde saklanmalıdır 88

89 - Tek kullanımlık termometreler a ğ ızdan yapılan ölçümlerde 1 dakika (en az), koltuk altından yapılan ölçümlerde 3 dakika (en az) bekletilmelidir - Rektal ve oral ölçümlerde, özel kılıfı geçirilerek kullanılır. - Tek kullanımlık termometreler ölçüm yapılan yerden çıkarılır çıkarılmaz hemen okunmalıdır. Aksi halde noktalar eski rengine dönebilir. 89

90 Tek Kullanımlık Termometrelerin Üstünlükleri - Bir kez kullanılıp atıldıkları için nazokomiyal enfeksiyon olasılı ğ ı yoktur. - Ölçüm işlemi kısa sürdü ğ ü için zaman ve iş gücü açısından ekonomi sa ğ larlar. - Kolay okunur. 90

91 3. Elektronik (Digital) Termometreler - Elektronik termometreler pille çalışan araçlardır. gösterge ünitesi ve ısıya duyarlı alıcı uç (probe)’tan oluşurlar. - Vücut sıcaklı ğ ının ölçümü sırasında termometre vücut sıcaklı ğ ı de ğ erine ulaştı ğ ında sinyal verir ve gösterge ünitesinde ısı de ğ eri okunur. 1-2 dakikada - Ölçüm işlemi 1-2 dakikada tamamlanır 91

92 92

93 Elektronik Termometrenin Üstünlükleri De ğ er kolayca okundu ğ u için okuma hatası önlenir. - De ğ er kolayca okundu ğ u için okuma hatası önlenir. - Ölçüm işlemi kısa sürdü ğ ünden (1-2 dk) zaman ve iş gücünden ekonomi sa ğ lar. Elektronik Termometrelerin Dezavantajı - Pille çalıştı ğ ı için (civa oksit içerir) çevre kirlili ğ ine yol açar. 93

94 4. Timpanik Membran Termometreler Timpanik membran termometreleri, dış kulak kanalının 1/3 dış bölümüne yerleştirilir. Timpanik membrandan dışarı yayılan kızıl ötesi ışınları ölçerek vücut ısısı de ğ erini belirler. Ölçüm 1-2 saniyede tamamlanır. 94

95 Tempanik Membran Termometresi 95

96 96

97 Timpanik Membran Termometrelerin Üstünlükleri - Ölçüm işlemi kısa sürede (1-2 sn) tamamlanır. - Ölçüm işlemi kısa sürede (1-2 sn) tamamlanır. - Dezenfeksiyon gerektirmez. - Kolay okunur. Timpanik Membran Termometrelerin Dezavantajları - Ölçümlerin güvenirli ğ i tartışmalıdır. Kulak kiri ve enfeksiyon ısı ölçümünü bozabilir. 97

98 Alından Ölçen Termometre

99 Vücut Sıcaklı ğ ını Alından Ölçmek

100 VÜCUT ISISININ ÖLÇÜLMES İ Vücut ısısı 4 bölgeden ölçülebilir. - Oral yol (a ğ ız yolu) - Aksiller yol (Koltuk altı yolu) - Rektal yol - Timpanik membran 100

101 1- Oral Yol (A ğ ız Yolu) Bireyden bireye enfeksiyon taşınma olasılı ğ ını arttırır. Bu nedenle her bireyin kendine ait termometresinin bulunması gerekir. Bireyden bireye enfeksiyon taşınma olasılı ğ ını arttırır. Bu nedenle her bireyin kendine ait termometresinin bulunması gerekir. Termometre dilaltının sa ğ ya da sol boşlu ğ a yerleştirilir ve 5 dakika bekletilir. Termometre dilaltının sa ğ ya da sol boşlu ğ a yerleştirilir ve 5 dakika bekletilir. Beklenen normal de ğ er 37°C’dır. Beklenen normal de ğ er 37°C’dır. 101

102 Vücut Isısının Oral Yolla Ölçülemeyece ğ i Durumlar!!!!!!! - Bilinçsiz bireyler, bebeklerde, çocuklar ve istemsiz kasılmaları olan bireylerde - A ğ ızdan solunum yapan, a ğ ız enfeksiyonu olan, sık sık öksüren bireylerde - Birey sigara içmişse, sıcak ya da so ğ uk yiyecek veya içecekler almışsa, sakız çi ğ nemişse ölçüm dakika sonra yapılmalıdır. 102

103 Araç – Gereçler Civalı Cam Termometre Civalı Cam Termometre Pamuk tamponlar (kavonoz vb. kap içinde) Pamuk tamponlar (kavonoz vb. kap içinde) Kirli kabı (kavanoz, ka ğ ıt torba vb) Kirli kabı (kavanoz, ka ğ ıt torba vb) Tepsi Tepsi Dezenfektan solüsyon Dezenfektan solüsyon 103

104 Termometrenin haznesini (balon) hastanın dilinin altına sa ğ ya da boşlu ğ a yerleştiriniz ve hastaya dudaklarını sıkıca kapatmasını söyleyiniz Termometrenin haznesini (balon) hastanın dilinin altına sa ğ ya da boşlu ğ a yerleştiriniz ve hastaya dudaklarını sıkıca kapatmasını söyleyiniz Termometreyi dil altında 5 dakika bekletiniz Termometreyi dil altında 5 dakika bekletiniz normal de ğ er 37°C dır. normal de ğ er 37°C dır. 104

105 105

106 106

107 107

108 2- Aksiller Yol (Koltuk Altı Yolu) Vücut sıcaklı ğ ının ölçülmesinde en yaygın olarak kullanılan bölgedir 108

109 Enfeksiyon taşıma olasılı ğ ı oral ve rektal yoldan daha azdır. Enfeksiyon taşıma olasılı ğ ı oral ve rektal yoldan daha azdır. *Koltuk altında enfeksiyonu olan ve çok zayıf bireylerin vücut sıcaklı ğ ı aksiller yoldan ölçülmemelidir. !!!!!!!!!!!!!!!!!!!! 109

110 110

111 111

112 Birey terli ise koltuk altı pamuk tamponla ovmadan, tamponlayarak silinir. Silme işlemi bölgeye olan kan akımını de ğ iştirebilece ğ inden termometre bir süre bekledikten sonra yerleştirilir. Silme işlemi bölgeye olan kan akımını de ğ iştirebilece ğ inden termometre bir süre bekledikten sonra yerleştirilir. 112

113 Aksiller Yol Giysilerin termometrenin cilde temasını engelleyip engellemedi ğ i kontrol edilmelidir. Giysilerin termometrenin cilde temasını engelleyip engellemedi ğ i kontrol edilmelidir. Termometre koltuk altında 8-10 dakika bekletilir. Termometre koltuk altında 8-10 dakika bekletilir. normal de ğ eri °C’dır. normal de ğ eri °C’dır. 113

114 3.Rektal Yol Oral ya da aksiller yolla vücut sıcaklı ğ ı ölçülemeyen bireylerde ve bebeklerde kullanılan bir yoldur. Ancak normal yenido ğ an bebekte termometrenin rektum duvarını perfore etme olasılı ğ ı nedeniyle vücut sıcaklı ğ ının koltuk altı bölgesinden ölçülmesi önerilmektedir. Çocukların ruhsal durumunu olumsuz etkiledi ğ i için aksiller yol tercih edilmelidir. 114

115 İ şlem bireyin utanmasına, anksiyetesinin yükselmesine yol açabilir. Bazen rektuma uygulanan girişimlerle vagal sinirin uyarılması kalp atım hızının yavaşlamasına ve aritmiye (kalp ritm bozuklu ğ u) neden olabilir. Bazen rektuma uygulanan girişimlerle vagal sinirin uyarılması kalp atım hızının yavaşlamasına ve aritmiye (kalp ritm bozuklu ğ u) neden olabilir. 115

116 Rektal Yolla Ölçümün Yapılmayaca ğ ı Durumlar!!!!!!!!!!! Rektal Yolla Ölçümün Yapılmayaca ğ ı Durumlar!!!!!!!!!!! *Rektum ameliyatı geçirmiş olanlar, *Diyare (ishal) ve hemoroidi (basur) olanlar, *Perianal bölgede enfeksiyonu olanlar *Perianal bölgede enfeksiyonu olanlar *Bireylerin vücut sıcaklı ğ ı rektal yolla ölçülmemelidir. 116

117 Rektal yolla yapılan ölçümlerde enfeksiyon yayma riski yüksek oldu ğ u için kullanılan civalı cam termometreler bir başka birey için kullanılmamalıdır. - Rektal yolla yapılan ölçümlerde enfeksiyon yayma riski yüksek oldu ğ u için kullanılan civalı cam termometreler bir başka birey için kullanılmamalıdır. - İ şlemden sonra termometre sabunlu su ile yıkanıp durulandıktan sonra dikkatlice dezenfekte edilmelidir. - Rektal yolla yapılan ölçümlerde elektronik veya tek kullanımlık termometre kullanılıyorsa kendi tek kullanımlık kılıfları takılarak uygulanır. 117

118 Termometreye vazelin veya suda eriyebilir kayganlaştırıcı sürülür. Haznesi yuvarlak olan termometreler kullanılır Bireye Sim’s pozisyonu verilir. Bebeklerde uygulama sırtüstü yatış pozisyonunda yapılır. Bebe ğ in bacakları yukarı do ğ ru kaldırılır. 118

119 Soluk alıp verme anal sfinkterin gevşemesini sa ğ lar. Ya ğ layıcı sürülmesi termometrenin sürtünmesini azaltır. Ya ğ layıcı sürülmesi termometrenin sürtünmesini azaltır. Birey soluk alıp verirken termometre ya ğ landıktan sonra erişkin bireylerde anüsten 3.8 cm içeri do ğ ru, yavaşça itilir.. Termometre bebeklerde 1,25 cm, çocuklarda 2.5 cm itilir. Birey soluk alıp verirken termometre ya ğ landıktan sonra erişkin bireylerde anüsten 3.8 cm içeri do ğ ru, yavaşça itilir.. Termometre bebeklerde 1,25 cm, çocuklarda 2.5 cm itilir. Termometre anüsten içeri do ğ ru itilirken dirençle karşılaşılırsa, uygulama durdurulur. Termometre anüsten içeri do ğ ru itilirken dirençle karşılaşılırsa, uygulama durdurulur. 119

120 120

121 - Civalı termometre rektumda 3 dakika bekletilir. Rektal yolla ölçüm yapıldı ğ ında normal vücut sıcaklı ğ ı 37.5°C dir. - Bilinçsiz bireyler ve çocuklarda termometrenin yerinden çıkmaması ya da mukozaya zarar vermemesi için bekletilme süresince elle tutulması gerekir - Bilinçsiz bireyler ve çocuklarda termometrenin yerinden çıkmaması ya da mukozaya zarar vermemesi için bekletilme süresince elle tutulması gerekir 121 Vücut sıcaklı ğ ı ölçümü video

122 VÜCUT ISISININ DO Ğ RU ÖLÇÜLMES İ N İ ETK İ LEYEN ETMENLER 122

123 1. Termometrenin duyarlılı ğ ı 2. Yer seçimi Yerin; Yerin; Büyük arterlere yakınlı ğ ı Büyük arterlere yakınlı ğ ı Dış etkenlere uzaklı ğ ı Dış etkenlere uzaklı ğ ı İ nflamasyonun (apse) bulunmaması İ nflamasyonun (apse) bulunmaması Alınacak sonucun önemi Alınacak sonucun önemi Hastanın genel durumu Hastanın genel durumu Hastanın yaşı Hastanın yaşı 3. Zaman 4. Termometrenin do ğ ru okunması 123

124 VÜCUT SICAKLI Ğ ININ YÜKSELMES İ (ATEŞ) Ateş, vücut sıcaklı ğ ının normal sınırların üstüne çıkmasıdır. Ateş, vücut sıcaklı ğ ının normal sınırların üstüne çıkmasıdır. Vücudun iç sıcaklı ğ ı 37±1°C’dir. Vücudun iç sıcaklı ğ ı 37±1°C’dir. Isı üretimi ve ısı kaybını sa ğ layan tüm ısı kontrol mekanizmaları bu de ğ eri sürdürmeye çalışırlar. Isı üretimi ve ısı kaybını sa ğ layan tüm ısı kontrol mekanizmaları bu de ğ eri sürdürmeye çalışırlar. Bu ısı de ğ eri (37±1°C) ısı kontrol mekanizmalarının (hipotalamik termostat) “ayar noktası” olarak adlandırılır. Bu ısı de ğ eri (37±1°C) ısı kontrol mekanizmalarının (hipotalamik termostat) “ayar noktası” olarak adlandırılır. 124

125 Bütün ısı mekanizmaları sürekli olarak vücut sıcaklı ğ ını bu “ayar noktasına” getirmeye çalışırlar. Bütün ısı mekanizmaları sürekli olarak vücut sıcaklı ğ ını bu “ayar noktasına” getirmeye çalışırlar. Ancak beyin ile ilgili çeşitli anormallikler (örne ğ in, beyin tümörleri) ısı merkezini etkileyen toksik maddeler (örne ğ in, bakteri toksinleri) ayar noktasını bozarlar. Ancak beyin ile ilgili çeşitli anormallikler (örne ğ in, beyin tümörleri) ısı merkezini etkileyen toksik maddeler (örne ğ in, bakteri toksinleri) ayar noktasını bozarlar. Örne ğ in bakterilerin salgıladıkları toksinler ayar noktasının yükselmesine yol açar. Örne ğ in bakterilerin salgıladıkları toksinler ayar noktasının yükselmesine yol açar. Bu etkiyi yaratan maddelere “Pirojenler” denir. Bu etkiyi yaratan maddelere “Pirojenler” denir. 125

126 Hipotalamik termostat normalden daha yüksek bir noktaya ayarlandı ğ ı zaman, iç ısı bu yeni de ğ erden daha düşük oldu ğ undan vücut ısısını arttıracak tüm mekanizmalar harekete geçer ve vücut iç ısısı, birkaç saat içinde yeni ayar noktasına uygun biçimde yükselir. Hipotalamik termostat normalden daha yüksek bir noktaya ayarlandı ğ ı zaman, iç ısı bu yeni de ğ erden daha düşük oldu ğ undan vücut ısısını arttıracak tüm mekanizmalar harekete geçer ve vücut iç ısısı, birkaç saat içinde yeni ayar noktasına uygun biçimde yükselir. Bu sırada organizmadan ısı kaybı önlenmeye çalışılır ve yüzeyel damarlarda gelişen vazokonstrüksiyon nedeniyle, birey üşüme hisseder ve titreme başlar. Bu sırada organizmadan ısı kaybı önlenmeye çalışılır ve yüzeyel damarlarda gelişen vazokonstrüksiyon nedeniyle, birey üşüme hisseder ve titreme başlar. Titreme vücut iç ısısı yeni ayar noktasına ulaşıncaya kadar devam eder. Titreme vücut iç ısısı yeni ayar noktasına ulaşıncaya kadar devam eder. 126

127 Hipotalamik termostatın ayar noktasını de ğ iştiren etken (bakteri toksinleri, beyin tümörü vb.) ortadan kalktı ğ ında ayar noktası tekrar eski de ğ erine düşer. Hipotalamik termostatın ayar noktasını de ğ iştiren etken (bakteri toksinleri, beyin tümörü vb.) ortadan kalktı ğ ında ayar noktası tekrar eski de ğ erine düşer. Ancak vücut sıcaklı ğ ı hala yüksektir. Ancak vücut sıcaklı ğ ı hala yüksektir. Bu durumda hipotolamus ısı kayıp mekanizmalarını harekete geçirerek (örne ğ in, vazodilatasyon, terleme) vücut sıcaklı ğ ını düşürmeye çalışır. Bu durumda hipotolamus ısı kayıp mekanizmalarını harekete geçirerek (örne ğ in, vazodilatasyon, terleme) vücut sıcaklı ğ ını düşürmeye çalışır. 127

128 Ateş, pek çok hastalı ğ ın tipik belirtisidir. Ateş, pek çok hastalı ğ ın tipik belirtisidir. Ateş başlarken hastada üşüme, titreme, piloereksiyon, vazokonstriksiyona ba ğ lı olarak deride so ğ ukluk, solukluk, kalp atım hızında, solunum sayısı ve derinli ğ inde artma görülür. Ateş başlarken hastada üşüme, titreme, piloereksiyon, vazokonstriksiyona ba ğ lı olarak deride so ğ ukluk, solukluk, kalp atım hızında, solunum sayısı ve derinli ğ inde artma görülür. Ateş yükseldikten sonra deri ısınır ve vazodilatasyona ba ğ lı olarak deride kırmızılık gelişir; hasta susama hisseder; hastada huzursuzluk, iştahsızlık, halsizlik ve kas a ğ rısı görülür. Ateş yükseldikten sonra deri ısınır ve vazodilatasyona ba ğ lı olarak deride kırmızılık gelişir; hasta susama hisseder; hastada huzursuzluk, iştahsızlık, halsizlik ve kas a ğ rısı görülür. 128

129 Vücut sıcaklı ğ ının 41°C ye ulaştı ğ ı durum Hiperpireksi olarak tanımlanır. Vücut sıcaklı ğ ı 42°C’ye ulaştı ğ ında beyindeki sinir hücrelerinin bir ço ğ u ölür. Vücut sıcaklı ğ ının 41°C ye ulaştı ğ ı durum Hiperpireksi olarak tanımlanır. Vücut sıcaklı ğ ı 42°C’ye ulaştı ğ ında beyindeki sinir hücrelerinin bir ço ğ u ölür. Vücut sıcaklı ğ ı 44°C ye ulaştı ğ ında beyindeki solunum merkezi hasar görerek solunum durur. Vücut sıcaklı ğ ı 44°C ye ulaştı ğ ında beyindeki solunum merkezi hasar görerek solunum durur. 129

130 ATEŞ T İ PLER İ Aralıklı Ateş (Febris Intermittent): Ateş ve normal vücut sıcaklı ğ ı de ğ erleri dönemler halinde düzenli aralıklarla birbirini izler. Vücut,sıcaklı ğ ı genellikle sabah erken saatlerde düşük, akşam üstü ve gece ise en yüksek de ğ erine ulaşır. Enfeksiyon hastalıklarında (sıtma) görülür. Örne ğ in, 39°C, 37°C, 39.5°C,36°C Aralıklı Ateş (Febris Intermittent): Ateş ve normal vücut sıcaklı ğ ı de ğ erleri dönemler halinde düzenli aralıklarla birbirini izler. Vücut,sıcaklı ğ ı genellikle sabah erken saatlerde düşük, akşam üstü ve gece ise en yüksek de ğ erine ulaşır. Enfeksiyon hastalıklarında (sıtma) görülür. Örne ğ in, 39°C, 37°C, 39.5°C,36°C 130

131 Dalgalı Ateş (Febris Remittent): Vücut ısısında 24 saat boyunca 2°C’den daha fazla dalgalanmalar görülür. Ancak dalgalanmalar sırasında vücut sıcaklı ğ ı normal de ğ ere düşmez. Sürekli yüksektir tüberkülozda görülür. Örne ğ in 39.5°C, 40°C, 38.1°C, 38°C, 40.5°C Dalgalı Ateş (Febris Remittent): Vücut ısısında 24 saat boyunca 2°C’den daha fazla dalgalanmalar görülür. Ancak dalgalanmalar sırasında vücut sıcaklı ğ ı normal de ğ ere düşmez. Sürekli yüksektir tüberkülozda görülür. Örne ğ in 39.5°C, 40°C, 38.1°C, 38°C, 40.5°C 131

132 Sürekli (Constant) Ateş: Vücut sıcaklı ğ ı sürekli yüksektir ve vücut ısısındaki dalgalanmalar 2°C den azdır. Dalgalı ateş, tifo ve tifüste görülür. Örne ğ in, 38°C, 38.5°C, 38.6°C, 38.8°C Sürekli (Constant) Ateş: Vücut sıcaklı ğ ı sürekli yüksektir ve vücut ısısındaki dalgalanmalar 2°C den azdır. Dalgalı ateş, tifo ve tifüste görülür. Örne ğ in, 38°C, 38.5°C, 38.6°C, 38.8°C 132

133 Tekrarlayan Ateş (Febris Relapsing/Febris Rekürrent): Vücut sıcaklı ğ ı en az 24 saat normal sınırlarda seyreder, ancak daha sonra tekrar yükselir. Tekrarlayan Ateş (Febris Relapsing/Febris Rekürrent): Vücut sıcaklı ğ ı en az 24 saat normal sınırlarda seyreder, ancak daha sonra tekrar yükselir. 133

134 Ateşin aniden normal vücut yüksekli ğ i de ğ erine düşmesine kriz, ateşin derece derece normal de ğ ere düşmesine lizis denir. Ateşin aniden normal vücut yüksekli ğ i de ğ erine düşmesine kriz, ateşin derece derece normal de ğ ere düşmesine lizis denir. 134

135 ATEŞ İ OLAN HASTANIN BAKIMI 1-Hastanın vücut sıcaklı ğ ı yükselmeye başladı ğ ında 30 dakikada bir kontrol ateşi alınır ve durum hekime rapor edilir. Di ğ er yaşamsal belirtiler de izlenir ve kayıt edilir. 2. Radyason ve konveksiyon yoluyla ısı kaybını arttırmak için titreme evresi geçtikten sonra hastanın üzerindeki örtüleri açılır, giysileri azaltılır veya çıkarılır. 135

136 Buharlaşma ve kondüksiyon yoluyla vücut sıcaklı ğ ın azaltmak için hastaya ılık su ile banyo yaptırılır. Genel yaş so ğ uk uygulama yapılır. Hasta odasında hava akımı oluşturularak (örne ğ in vantilatör) konveksiyon yolu ile ısı kaybının arttırılmasına çalışılır. 3. Buharlaşma ve kondüksiyon yoluyla vücut sıcaklı ğ ın azaltmak için hastaya ılık su ile banyo yaptırılır. Genel yaş so ğ uk uygulama yapılır. Hasta odasında hava akımı oluşturularak (örne ğ in vantilatör) konveksiyon yolu ile ısı kaybının arttırılmasına çalışılır. Titreme evresinde hastanın üzeri açılır, so ğ uk uygulama yapılırsa titreme evresi uzar ve titreme sırasında kas çalışması nedeni ile ısı üretimi artar. Titreme evresinde hastanın üzeri açılır, so ğ uk uygulama yapılırsa titreme evresi uzar ve titreme sırasında kas çalışması nedeni ile ısı üretimi artar. 136

137 Artmış olan metabolik hızı ve terle olan kayıpları karşılayacak yeterli beslenme ve sıvı alımı sa ğ lanır. 4. Artmış olan metabolik hızı ve terle olan kayıpları karşılayacak yeterli beslenme ve sıvı alımı sa ğ lanır. 5. Dehidratasyon nedeniyle a ğ ız mukozası kurudu ğ u için düzenli aralıklarla a ğ ız bakımı verilir. 6. Oksijen gereksinimini ve ısı üretimini azaltmak için hastanın fiziksel aktiviteleri kısıtlanır. Yatakta dinlenmesi sa ğ lanır. 137

138 Hastanın ateşi 1-1.5°C den fazla düşürülmemelidir. 7. Hastanın ateşi 1-1.5°C den fazla düşürülmemelidir. Ateş düşürmek için yapılan uygulamaların (ılık banyo, antipiretik ilaç, içecekler verme vb.) etkinli ğ ini kontrol etmek için hastanın vücut ısısı aralıkla olarak izlenmeli ve hemşire gözlem formuna kaydedilmelidir. 138

139 Vücut sıcaklı ğ ı yükseldi ğ inde, ısıyı normal sınırlara düşürmek için kullanılan ilaçlara antipiretik ilaçlar denir (Örne ğ in, Aspirin, Paracetamol). Bu ilaçların hipotalamik termostatın yükselen ayar noktasını düşürerek vücut sıcaklı ğ ını normal sınırlara ulaştırdı ğ ı düşünülmektedir. 139

140 VÜCUT ISISININ DÜŞMES İ (H İ POTERM İ ) Vücut sıcaklı ğ ının normal de ğ erin altında olmasına hipotermi denir. Organizma, iç ısının birkaç derece düşmesine dayanabilir. Ancak kalp, akci ğ erler ve beyin gibi yaşamsal organların ısısı 35°C altına düşerse hipotermi belirtileri ortaya çıkar. Vücut sıcaklı ğ ının normal de ğ erin altında olmasına hipotermi denir. Organizma, iç ısının birkaç derece düşmesine dayanabilir. Ancak kalp, akci ğ erler ve beyin gibi yaşamsal organların ısısı 35°C altına düşerse hipotermi belirtileri ortaya çıkar. 140

141 Hipotermi üç döneme ayrılır. Hafif Hipotermi: vücut iç sıcaklı ğ ı °C arasındadır. Yüzeyel sıcaklı ğ ı düşüktür. Bireyde; üşüme, titreme, ciltte so ğ ukluk ve solukluk koordinasyon kaybı, sakinleşme ve dalgınlık hali görülür. Kas işlevi ve metabolizma yavaşlar. Hafif Hipotermi: vücut iç sıcaklı ğ ı °C arasındadır. Yüzeyel sıcaklı ğ ı düşüktür. Bireyde; üşüme, titreme, ciltte so ğ ukluk ve solukluk koordinasyon kaybı, sakinleşme ve dalgınlık hali görülür. Kas işlevi ve metabolizma yavaşlar. 141

142 Orta Hipotermi: Vücut sıcaklı ğ ı 32-26°C arasındadır. Titreme durur. Fiziksel aktivite yavaşlamıştır. Birey uykulu haldedir. Nabız yavaşlamıştır. Orta Hipotermi: Vücut sıcaklı ğ ı 32-26°C arasındadır. Titreme durur. Fiziksel aktivite yavaşlamıştır. Birey uykulu haldedir. Nabız yavaşlamıştır. Şiddetli Hipotermi: Vücut iç sıcaklı ğ ı 26°C’nın altındadır. Nabız bradikardik, aritmik ve zayıftır. Solunum yavaşlamıştır. Birey koma halindedir. 25°C’nin altında bilinç tamamen kapanır, kalp durması sonucu ölüm meydana gelir. Şiddetli Hipotermi: Vücut iç sıcaklı ğ ı 26°C’nın altındadır. Nabız bradikardik, aritmik ve zayıftır. Solunum yavaşlamıştır. Birey koma halindedir. 25°C’nin altında bilinç tamamen kapanır, kalp durması sonucu ölüm meydana gelir. 142

143 Hipotermi aşırı ısı kaybı, yetersiz ısı üretimi ve hipotalamusun ısı kontrol yetene ğ inin bozulması sonucu gelişir. Hipotermi aşırı ısı kaybı, yetersiz ısı üretimi ve hipotalamusun ısı kontrol yetene ğ inin bozulması sonucu gelişir. Hipotermi kişinin uzun süre so ğ u ğ a maruz kalması (Örne ğ in, donma) sonucu oluşabilece ğ i gibi, kalp cerrahisi ve beyin ameliyatlarında metabolizmayı yavaşlatıp, oksijen gereksinimini azaltmak amacıyla yapay olarak hipotermi geliştirilebilir Hipotermi kişinin uzun süre so ğ u ğ a maruz kalması (Örne ğ in, donma) sonucu oluşabilece ğ i gibi, kalp cerrahisi ve beyin ameliyatlarında metabolizmayı yavaşlatıp, oksijen gereksinimini azaltmak amacıyla yapay olarak hipotermi geliştirilebilir 143

144 144


"YAŞAM BULGULAR-I Solunum Sayma-Vücut Sıcaklı ğ ı Ölçme Hazırlayan Doç. Dr. Yurdanur Dikmen." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları