Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1. 2 SLAYT NOKONU BAŞLIĞI 1- 23AİLE TUTUMLARI 24-31SORUMLULUK 32-44DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI 45-62OKUL BAŞARISI 63-70İLETİŞİM 71-81SİGARA VE ZARARLARI 82-100ERGENLİK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1. 2 SLAYT NOKONU BAŞLIĞI 1- 23AİLE TUTUMLARI 24-31SORUMLULUK 32-44DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI 45-62OKUL BAŞARISI 63-70İLETİŞİM 71-81SİGARA VE ZARARLARI 82-100ERGENLİK."— Sunum transkripti:

1 1

2 2 SLAYT NOKONU BAŞLIĞI 1- 23AİLE TUTUMLARI 24-31SORUMLULUK 32-44DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI 45-62OKUL BAŞARISI 63-70İLETİŞİM 71-81SİGARA VE ZARARLARI ERGENLİK DÖNEMİ

3 3

4 4

5 5 Çünkü eğitim, OKULDA DEĞİL, AİLEDE BAŞLAR. Çocuk, kişilik özelliklerini ve zihinsel gelişimini, ilk olarak ailesinden alır. Yapılan Bilimsel Araştırmalara Göre; 17 Yaşına Kadar Olan Zihinsel Gelişimin; % 50 sinin, 4 yaşına kadar, % 30 nun, 4 yaşından 8 yaşına, kadar, % 20 sinin ise, 8 yaşından 17 yaşına kadar oluştuğunu göstermiştir. Bu gerçek bize, eğitime küçük yaşlardan itibaren başlanması gerektiğini söylemektedir.

6 6

7 7 KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ: Çocuk, her kurala uymak zorundadır. Katı ve sert, bir disiplin uygulanır. Çocuğun hata yapmasına, fırsat verilmez. Aile, mutlaka çocuğun hareketlerinde kusur bulur. Çocuğun, her işine karışan bir tavır sergilerler.

8 8 Sürekli kusur aradıkları için, çocuk devamlı, gözetim altındadır. "Acaba yine mi hata yaptım? Yoksa, yaptığım yanlış mı? Annem- babam bunu duyarsa, ne der? Kaygısını çocuk, devamlı yaşar.

9 9 Çocuğun, özgüveni gelişmez. Pasif, silik, çekingen ve kolay etki altında kalan, bir yapıya bürünür. Sürekli eleştirilme veya dayak, çocuğun ruhsal yapısını bozar. Çocuk, kolayca ağlamaya başlar. Arkadaşları ile uyumsuz ve kavgacı olabilir. İleri yaşlarda, sıkıntılar karşısında, dayanaksız ve çaresiz kalır.

10 10 KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ: Aile, aşırı rahattır. Çocuğun sorumluluklarından kaçma vardır. Ana baba, çocuğa örnek bir, model olamaz. Çok çocuklu ailelerde rastlanma ihtimali, daha fazladır. Çocuğun dünyasına girmek, gibi bir kaygıları yoktur.

11 11 Çocuğun aşırı hareket ve davranış serbestliği vardır. Kendine ve çevresine zarar verebilecek davranışlar da bile, etkili denetimden uzaktır. Müdahale kabul edilmez. "Bırak karışma! Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu, kendisi bulsun. Yaşayarak öğrensin mantığı, ailelerde söz konusudur.

12 12 Çocuk, bencil ve şımarık olur. Anne babasının dikkatini çekmek için, alışılmadık davranışlar sergiler. Aile, çocuğa model olamadığı için, çocuk kendine başka modeller seçer. Çocuk, vaktinin tümünü, arkadaşlarıyla geçirir. Genç yaşta çocuk, zararlı alışkanlıklar edinmeye meyilli olur.

13 13 KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ: Otoriter aile tipine çok benzer. Aralarındaki fark; Bu aile tipinde, şefkat koruma güdüsü, disiplinin önünde gelir. Çocuğa, gereğinden fazla özen ve kontrol gösterilir.

14 14 Aşırı İstenilen, Geç Kavuşulan, Tek Çocuk, İlk Çocuk, Tek Erkek Veya Kız Çocuk, En Küçük Çocuk, Geniş bir sülalenin, tek erkek çocuğu gibi çocuklar, genellikle abartılmış sevginin odak noktası olurlar. El bebek, gül bebek büyütülürler. Kucaktan yere indirilmezler.

15 15 Çocuk, aşırı duygusal olur. İleri yaşlarda bile, etrafına bağımlı olur. Toplum içinde, kendi başına iş yapma cesaretini bulamaz. Çocuk, anne babasından ayrı kalamaz, ileri yaşlarda bile sürekli, anne babasının yanında olmak ister.

16 16 Çocuk eğitiminde tutarsızlık, çok yönlüdür. Çocuğun, belli bir davranışının, kimi zaman hoş görülmesi, kimi zaman da, aynı davranış yüzünden, ceza alması, çocukta, cezanın anlamı ve suçun niteliği hakkında, kuşkular uyanmasına neden olur.

17 17 Çocuk; inatçı, asi ve hırçın olabileceği gibi, içine kapalı ve pısırık da olabilir. Çocukta, dikkat eksikliği olabilir. Çocukta, yalan söyleme gibi hastalıklar başlayabilir. Çocuk, anne veya babadan birisine, çok yaklaşırken, diğerinden uzaklaşabilir.

18 18 Mükemmeliyetçi anne babanın çocuğu, sınıfın birincisi ve hatta, okulun birincisi olmalıdır.

19 19 Ayrıca, çok iyi resim yapmalı, şarkı söylemeli, iyi konuşmalı, lider olmalı, iyi yüzmeli, koşmalı, herkesin parmakla göstereceği, örnek davranışlar sergileyen çocuk, olmalıdır.

20 20 Çocuk daima, bir çatışma içindedir. Kendi doğal içgüdüleri ve ağır kurallar arasında, sıkışıp kalmıştır. Sürekli, sevgi ve nefret karışımı duyguları, aynı anda yaşar.

21 21 Aşağılık duygusu çocukta gelişir."Bu durumu anne babama nasıl açıklarım?" düşüncesi, çocuğu hiç yalnız bırakmaz. Anne- baba doyumsuz olduğu ve hep daha hep daha dediği için, çocukta da doyumsuzluk yerleşir. Çocuk, nerede durması gerektiğini bilemez. Son noktayı, onun yerine başkaları koyar.

22 22 KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ: Mükemmele en yakın, AİLE TİPİDİR. Belirli kurallar ve kısıtlamalar mutlaka vardır. Evde, herkesin söz hakkı vardır.

23 23 Özgüven sahibi, bireyler yetişir. Kendini rahat ve kolayca ifade edebilir. Çocukta, asilik ve kavgacılık görülmez. İleriki yaşlarda, kendi ayakları üzerinde, rahatça durabilir. Farklı hobilere yönelmesi, daha sık görülür.

24 24 Sorumluluk duygusu, erken çocukluk devrelerinden itibaren, çocukta gelişir. 2,5 yaşından itibaren, çocuğun döküp saçacağını bile bile, ona, kendi başına yemek yeme fırsatı VERİLMELİDİR.

25 25 1. Çocuğunuzu sevdiğinizi, onun, sizin için önemli olduğunu belirtiniz. 2. Çocuğa, inanınız ve güveniniz. Çocuktan iyi şeyler beklerseniz, iyi şeyler görürsünüz. 3. Çocuğun, size yardım etmek veya kendi başına iş yapmak için gösterdiği, ilk belirtileri gözden kaçırmayınız.

26 26 4. Girişimlerini destekleyiniz. 5. Çocuğa, başarabileceği iş ve ödevler veriniz. Fazlasını yüklemeyiniz. Çocuk, elinden geldiği kadar uğraşıyorsa, onu daha fazla zorlamak, doğru değildir.

27 27 6. Hatalı yaptığı davranışları, tenkit etmeyiniz. Onu incitmeden, yavaş yavaş, daha iyi sonuçlar elde etmesine, yardımcı olunuz.

28 28 7. Çocuğun, iyi yaptığı işleri övünüz. Çocuk, övgü ile bu davranışını geliştirecektir. Ancak, aşırı değil, yerinde ve ölçülü olunuz. 8. Çocuğun, daha büyük sorumluluklar yüklenmeye hazır olduğu zamanları biliniz. Sonra, bu sorumlulukları yüklenmesine, fırsatlar hazırlayınız.

29 29 9. Çocuğun öğretmeni ile, sık sık görüşünüz. Ana – Baba - Öğretmen, birbirlerini desteklemelidirler.

30 30 Çocuğun ilk sosyal çevresi, AİLEDİR. Çocuk, aile içinde, yürüme ve konuşmayı öğrendiği gibi; Sorumluluğu, İşbirliğini, Başkalarına karşı saygıyı ve Nezaketi de, öğrenerek elde eder.

31 31 Çocuklara sorumluluk kazandırmada, anne - baba ve öğretmenlerin, büyük rolü vardır. Çocuklar, sorumluluk duygusunu, kendi başlarına, tesadüfen veya durup dururken, GELİŞTİREMEZLER.

32 32

33 33 Davranış Bozukluğu: Çocuğun çeşitli ruhsal ve bedensel nedenlere bağlı, iç çatışmalarını, davranışlarına aktarması sonucu ortaya çıkar.

34 34 Bir çocuğun davranışının, bozukluk sayılabilmesi için, bazı ölçütler gerekir. Bu Ölçütler; 1- Yaşa Uygunluk 2- Yoğunluk 3- Süreklilik 4- Cinsel Rol Beklentileri

35 35 Dikkat çekmek Ebeveynlere karşı güç kazanma isteği İntikam alma isteği Yetersizlik

36 36 1- Karşılıklı Saygı 2- Çocuğa Zaman Ayırmak 3- Cesaretlendirme 4- Sevgiyi Anlatmak

37 37 Eğer yaptıkları bir davranış için ödüllendirilirlerse, çocuklar o davranışı tekrarlarlar. Bu yüzden, istediğiniz davranışı ödüllendirin ve böylece, o davranışı arttırmış olun.

38 38 İstenen davranışlar; Sessizce oturmak veya oynamak, dağılan oyuncakları toplamak veya kardeşle oyuncakları paylaşmak olabilir. Böyle sessizce yapılan şeylerin bazen, hiç farkına bile varmayız.

39 39 a- Överek. b- Gülümseyerek, sarılarak, öperek. c- Sevdiği bir işi yaparak (Örneğin bir öykü okuyarak, TV' de sevdiği bir programı izlemesine izin vererek, parka götürerek gibi). d- Küçük bir hediye vererek (Örneğin bir paket şekerleme gibi).

40 40 Olumlu davranışları hemen, açık bir biçimde ve her seferinde ödüllendirin. Çocuğunuza, sizin hoşunuza giden şeyin, ne olduğunu söyleyin. Olumsuz davranışları, her seferinde tutarlı biçimde, görmezden gelin.

41 41 Bu davranışı, başkasının ödüllendirmesine izin vermeyin. Olumsuz davranışlarıyla, ilgi çektiklerinde, çocuklar sıklıkla bu durumdan hoşnut olurlar.

42 42 Sonunda, pes edip ödüllendirdiğinizde, çocuğun, istemediğiniz davranışını sürdürmesini sağlamış olursunuz. Eğer her seferinde, şeker almak için çığlık atmasını istemiyorsanız, çığlıklarını duymazlıktan gelin ve böylece sizin, söylediğinizi yapan biri olduğunuzu öğrensin.

43 43 Eğer beş on dakika sonra pes ederseniz ve çocuk, o süre boyunca bağırırsa, sizin sonunda, boyun eğeceğinizi öğrenecektir. Bu nedenle, pes etmeden, sonuna kadar gidebilmelisiniz.

44 44 Genellikle ana babalar, yalnızca çocukların olumsuz davranışlarını, onların tutturucu hallerini görürler, sorun çıkarmadığı iyi davrandığı zamanları fark etmezler. Hâlbuki, istediğiniz davranışı övmeniz ve istemediğiniz davranışı görmezden gelmeniz gerekir.

45 45

46 46 Çocuğun, var olan potansiyelini, tam olarak kullanarak, ders ve diğer faaliyetlerde, yeteneğini en güzel şekilde göstermesi olarak tanımlanabilir.

47 47

48 48

49 49 Anne babanın çocuktan, kendi kabiliyeti üzerinde başarı beklemesi ve bu konuda çocuğa baskı kurması. Anne baba arasındaki geçimsizlik ve iletişimsizlik problemlerinin çocuğa yansıtılması. Çocuğun, başarıları ile, arkadaş ve kardeşlerinin arasındaki başarının, kıyaslanması. Anne babanın, çocuğuna zamanı kullanma konusunda örnek olmaması.

50 50 & DERS ÇALIŞMAYA, MOTİVE ETMEK & DERS ÇALIŞMASINI, TAKİP ETMEK & DERS ÇALIŞMA ORTAMI SAĞLAMAK

51 51

52 52 1. KURAL: İş çığırından çıkmadan, çocuğu durdurma 2. KURAL: Suçuna karşılık, çocuğu sevdiği bir şeyden, yoksun bırakma 3. KURAL: Çocuğa, yaptığını düzelttirme yolu

53 53 & İstediği bir şeyi almak. & Sevdiği bir şeyi yapmasına, müsaade etmek. & Sevdiği bir şeyi, beraber yapmak. & Yaptığı bir faaliyetin, yasaklanması.

54 54 ÇOCUĞUNUN MOTİVASYONUNU ARTTIRMAK İSTEYEN AİLELER, ÇOCUĞUNUN YAPAMADIKLARININ DEĞİL, YAPABİLDİKLERİNİN ÜZERİNDE DURMALIDIR.TAKDİR EDİLEN DAVRANIŞ PEKİŞİR. TAKDİR EDİLEREK VE TASDİKLENEREK YETİŞTİRİLMİŞ ÇOCUKLAR, SÜREKLİ ELEŞTİRİLEN ÇOCUKLARDAN, DAHA MUTLU, DAHA ÜRETKEN VE DAHA İTAATKAR OLURLAR.

55 55

56 56

57 57 TV Şunu Unutmayın! Televizyonu açmak kolaydır, kapatmak zordur. En büyük zaman, hırsızıdır.

58 58 Bütün konuşmalar, bir defada yapılmalı. Günlük telefon görüşmeleri için, belirli bir süre planlanmalı. Telefon, onun için, dersten kaçma aracı olmasın.

59 59

60 60 Öğrencinin ders çalışması hakkında, sınıf öğretmenini ve branş öğretmenlerini bilgilendirin. Her türlü konuda, Rehberlik Servisiyle de irtibatlı olun. Çocuğunuzun arkadaş ortamından haberdar olunuz. Çocuğunuzun okul dışında gittiği yerlerden haberdar olunuz. Ders dışında sosyal bir faaliyete yönlendiriniz. Velin, kısa sürede başarının yükselmesini beklememeli. Öğrenciye evde istenilen çalışma ortamı oluşturulmalı. Unutmayın ki,en önemli işimiz çocuklarımızdır.

61 61 Öğrencinin ders çalışması hakkında, sınıf öğretmenini ve branş öğretmenlerini bilgilendirin. Her türlü konuda, Rehberlik Servisiyle de irtibatlı olun. Çocuğunuzun arkadaş ortamından haberdar olunuz. Çocuğunuzun okul dışında gittiği yerlerden haberdar olunuz. Ders dışında sosyal bir faaliyete yönlendiriniz. Velin, kısa sürede başarının yükselmesini beklememeli. Öğrenciye evde istenilen çalışma ortamı oluşturulmalı. Unutmayın ki,en önemli işimiz çocuklarımızdır.

62 62 Çocukların, yaşına göre, gelişimini tamamlamadan okula gönderilmesi. Çocukların, ders çalışma konusunda, zamanı iyi kullanmamaları. Kendilerine, amaç ve hedef belirlememeleri. Motivasyon eksikliği ve ders çalışırken, konsantre olamamaları. Özgüven eksiliği. Derslere karşı, önyargılı olmaları. Arkadaş ilişkileri. Düzenli uyumama, dengeli beslenmeme. Görme ve işitme gibi, fiziksel rahatsızlıklar.

63 63 63

64 64 Araştırmalar; Verilmek istenen mesajın % 65’inin, sözel olmayan yollarla, ( beden dili, jest ve mimikler vb.), % 35’inin ise, sözel biçimde iletildiğini göstermektedir. 64

65 65 1- Saygı Duymak: Karşımızdaki kişilere saygı duymak, onların varlığını kabul etmek, önemli ve değerli olduklarını hissettirmek, olduğu gibi benimsemek, anlamını taşır. 65

66 66 2-Empati: İletişimin belki de en önemli öğesidir. Bir anlamda, dış dünyayı karşımızdaki kişinin penceresinden görmeye çalışmaktır. Kurulan bu duygu ortaklığı, iletişimi güçlü kılar. 66

67 67 3- Etkin Dinleme: İyi bir dinleyici, iletişim kurduğu kişinin yalnız söylediklerini değil, yüzü, eli, kolu ve bedeniyle yaptıklarını da dikkat eder. Çünkü yüz ifadeleri, el ve kol hareketleri, bedenin duruş tarzı, sesin tonu gibi sessiz mesajlar kullanarak da, iletişim kurulur. 67

68 68 Neyi, Ne zaman, Nerede, Nasıl söyleyeceğini bilmek, Olayları, basite indirgeyerek sunabilmek, Akıcı bir dille ve karşınızdaki kişiyle göz kontağı kurarak konuşabilmektir. 68

69 69 Çocuklarla ebeveynlerin kurmuş oldukları iletişim, bazen sağlıklı iletişimi zorlayan, engellerle dolu olabilmektedir. Bunları başlıklar haline sayacak olursak; 69

70 70 Sıklıkla, Emir Cümleleri Kurmak.Sıklıkla, Emir Cümleleri Kurmak. Gözdağı Vererek Konuşmak.Gözdağı Vererek Konuşmak. Sürekli Öğüt Verme, Çözüm Önerileri GetirmekSürekli Öğüt Verme, Çözüm Önerileri Getirmek Sıklıkla Yargılamak, Eleştirmek.Sıklıkla Yargılamak, Eleştirmek. Çocuğu, Sürekli Övmek.Çocuğu, Sürekli Övmek. Ad takmak, Alay Etmek.Ad takmak, Alay Etmek. Sürekli, Soru Sormak.Sürekli, Soru Sormak. Sınamak, Sorgulamak. Sınamak, Sorgulamak.

71 71

72 72 ©

73 73

74 74 ©

75 75 ©

76 76 ©

77 77 ©

78 78 © Kalp Krizi, Damar Tıkanması, Kangren, Astım, Böbrek, Ülser, Dudak,Gırt lak kanseri, Akciğer Kanseri,

79 79

80 Yılında; 2003 Yılında; Toplam: %8,4, Toplam: %6,9, Erkeklerde: %10,2 Erkeklerde: %9,4 Kızlarda: %5,3 Kızlarda: %3,5

81 81 7. Yakın çevrede tütün ürünü kullanan kişilerin varlığı 8. Tütün ürünlerinin reklamının yapılması 9. Modaya veya güncel akımlara uyma çabası 1. Eğlenmek için 2. Merak 3. Özenti 4. Formda kalmak için 5. Yalnızlığı gidermek için 6. İlgi çekmek için

82 82

83 83 Genellikle, yaşları arasında tanımlanan, bu döneme girme yaşı ve uzunluğu, genetik faktörlere ve çevresel faktörlere göre, kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Bu dönemde kişiler, biyolojik gelişimin yanı sıra, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan gelişir, olgunlaşırlar.

84 84 Ergenlik dönemi, genel olarak kimlik ve kişilik kavramlarının tamamlanmasındaki, en önemli süreçtir. Bundan dolayı, anne babaların, özellikle bu dönemle ilgili, bilgi sahibi olmaları gerekir.

85 85 Bu döneme damgasını vuran en büyük problem, anne ve babaların bu konu ile ilgili fazla donanımlı olamamaları veya çocuklarına nasıl davranacakları konusunda tereddütler yaşamalarından, doğmaktadır. Anne-baba olarak, ergenlik sürecinde, yapacağımız bir yanlışı düzeltemeyebilir ve ‘yanlış’ üzerine yanlışlar yapıp, çocuklarımızı kaybedebiliriz.

86 86 Çok önemli değişikliklerin olduğu, çocukluktan yetişkinliğe adım atıldığı, kişinin artık kendini ve çevresini farklı bir pencereden gördüğü bu devre, en yakını olan, ailesi tarafından desteklenmelidir. Ne var ki, birbirine kenetlenilmesi gereken bu dönemde, aile içinde çok büyük problemler yaşanabilmektedir.

87 87 Bunun da en büyük sebebi, kuşak çatışmasından çok, ebeveynlerin, ergenlik hakkındaki yetersiz bilgileri ve anne-baba-çocuk iletişiminin yanlış kurulmasıdır. Oysa bu aşamada, anne ve babalara düşen görev, ergenlik döneminin özelliklerinin çok iyi bir şekilde öğrenmeleridir.

88 88 Bu dönemde oluşan, gözle görülebilen bedensel değişikliklerin yanı sıra, düşünce sistemlerinde ve duygu dünyalarında yaşanılan değişiklikler, artık çok iyi tanıdıkları çocuğun, her zaman sergilediği tutum ve davranışlarının aksine, bambaşka türlü hareket etmesine, sebep olmaktadır.

89 89 Bu dönemde, nasıl bir birey olduğunu sorgulayan ve kendi hakkında farkındalık kazanan bireyin, aileden uzaklaşmasının olabileceğinin, arkadaşlarının zaman zaman aileden bile önce gelebileceğinin, kendini bir grubun parçası olarak görmenin, ne derece önemli olduğunun, anne ve baba tarafından normal karşılanması gerekmektedir.

90 90 Arkadaşları arasında benimsenen bir tarzda giyinmenin, saç modeli yaptırmanın, popüler olan sözcükleri kullanmanın altında yatan sebebin, yaşıtları arasında sevilen, takdir gören bir birey olmak için, yapıldığını bilmek, anne ve babanın kafasındaki birçok soru işaretine çözüm olacaktır.

91 91 Bunu göz ardı ederek, çok hassas oldukları, dış görünüşleri hakkında, yapılan eleştiriler, anne-baba- çocuk ilişkisini gereksiz tartışmalara sürükleyecektir. Gene bu dönemde ergenler, kendi doğrularının tartışılmaz ve şüphe edilmez olduğunu düşündükleri için, onları başka bir fikir veya durum için ikna etmeye çalışmak, birçok defa sonuçsuz kalabilir.

92 92 Bu devreye özgü durumları bilmek, bunlarla karşılaştıklarında soğukkanlı olmalarını sağlayacağı gibi, bazı davranışların, bu dönemin getirileri olduğunu kabul etmek, başka bir pencereden bakmalarını sağlayacaktır.

93 93 Konuşmadan önce, düşünmek, Söz kesmeden, dinlemeyi öğretebilmek için, bu konuda hassas davranmak, Yargılayıcı bir ses tonundan kaçınmak Sakince konuşmaya çalışmak,

94 94 İlginç bir sohbet konusu bulmak ve bunu, devam ettirmeye çalışmak, Ergenle konuşurken, kendisiyle nasıl konuşulması isteniyorsa, o şekilde konuşmak, Doğru ve etkili bir iletişim için yapılabilinecek basit kurallar olarak görülse de, etkisi çok fazla olacaktır.

95 95 Anne ve babanın yaklaşımları, onların ileride nasıl bir birey olacağını da, etkilemektedir. Çocuklarını, kontrol ve aşırı koruma altına almaları sonucunda, onların başkalarına bağımlı, kendine güveni olmayan, bir kişilik oluşmasına sebep olabilirler.

96 96 Bunun tam karşıtı olan, hiçbir hareketi sınırlandırılmayan, her olumlu davranışı abartılan, yani, aşırı hoşgörü ortamında büyüyen kişiler ise, BENCİL YETİŞEBİLİRLER. Bunun sonucunda da, daima başkalarının dikkatini çekmek isteyen ve karşı taraftan hizmet bekleyen, bir tutum içine de girebilirler.

97 97 Baskıcı bir tutumla yaklaşan anne babaların çocuklarında da, başkalarının ne düşündüğüne fazlaca önem veren, pasif, girdiği ortamlarda hep geri planda kalan, bir kişilik yapısı görülebilir.

98 98 Bütün bu istenmeyen durumları önlemek amacıyla, çocuğa başarabileceği görevler veren, yenileri için onu cesaretlendiren ve ona, yeni karşılaşacağı durumlarda oluşabilecek problemleri çözebilmesine yarayacak beceriler kazandıran ailelerin çocukları, gerçek hayatla karşılaştıklarında, BAŞARIYI yakalayabilmektedirler.

99 99 Tüm anne ve babaların unutmaması gereken en önemli nokta; Çocukların tüm gelişim süreci boyunca, kendi hayatlarını şekillendirirken, genetik özelliklerinin yanı sıra, çevreden gördüklerini öğrenip uygulayacaklarıdır.

100 100 Bu sebeple çocuklar, en yakın çevrelerinde bulunan anne babalarını, iyi veya kötü özelliklerini model almalarıyla, olaylar karşısında kendi davranışlarını oluştururlar. Anne- babanın başlattığı, güçlü iletişim tarzı, kısa zamanda çocuk tarafından fark edilecek ve o da, elinden geldiğince uygulamaya başlayacaktır.

101 101 AZİZ GÜVEN:İMKB İLKÖĞRETİM OKULU, REH. ÖĞRET. CEP: HALİT ERGÜN:FATİH ANADOLU LİSESİ, REH. ÖĞRET. CEP: YUSUF ARİN: FATİH ANADOLU LİSESİ, REH. ÖĞRET. CEP: İHSAN KARAKUŞ: YAVUZ SELİM İLKÖĞRETİM OKULU, REH. ÖĞRET. CEP: HALİL ÇALIŞIR: YAVUZ SELİM İLKÖĞRETİM. OKULU, REH. ÖĞRT. CEP: İSMAİL ÇETİN: CENGİZ TOPEL İLKÖĞ.OK.REH. ÖĞRET. CEP: ZEYNEL YİĞİT: EMNİYET İLKÖĞETİM OKULU, REH. ÖĞRT. CEP:


"1. 2 SLAYT NOKONU BAŞLIĞI 1- 23AİLE TUTUMLARI 24-31SORUMLULUK 32-44DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI 45-62OKUL BAŞARISI 63-70İLETİŞİM 71-81SİGARA VE ZARARLARI 82-100ERGENLİK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları