Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PS İ KOSOSYAL KURAMLAR 1. 1-Erik Erikson ve Kuramı 2-Alfred Adler ve Kuramı 3-Karen Horney ve Kuramı PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMLARI 2.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PS İ KOSOSYAL KURAMLAR 1. 1-Erik Erikson ve Kuramı 2-Alfred Adler ve Kuramı 3-Karen Horney ve Kuramı PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMLARI 2."— Sunum transkripti:

1 PS İ KOSOSYAL KURAMLAR 1

2 1-Erik Erikson ve Kuramı 2-Alfred Adler ve Kuramı 3-Karen Horney ve Kuramı PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMLARI 2

3 1-ER İ K ER İ KSON VE PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMI 3

4 1-ER İ K ER İ KSON VE PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMI…… DEVAMI İ nsan gelişimini dönemler halinde inceleyen kuramcılardan biri de Erik H. Erikson’dur. Erikson’a göre uygun çevresel koşullar ortaya çıktı ğ ında, daha önceki yaşantılara ba ğ lı olmaksızın sa ğ lıklı dönemler geçirilebilir. Çünkü birey, çevresiyle yaşam boyu etkileşerek büyür. (3) 4

5 1-ER İ K ER İ KSON VE PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMI…… DEVAMI Erikson’un şemesındaki kutupları oluşturmaktadır. İ stemek gereklilik ve 5

6 1-ER İ K ER İ KSON VE PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMI…… DEVAMI Erikson’un sekiz dönemden oluşan aşamalı-oluşum şemasının tüm aşamalarında çözülmesi gereken bir temel psikososyal kriz vardır. Her krizin çözümü bir sonraki aşamadaki krizin başlangıç noktasını oluşturur. Gelişimin sa ğ lıklı sürebilmesi için her aşamadaki krizin çözümlenmesi gerekir. Bu aşamadaki kriz başarıyla çözülmezse sonraki tüm aşamalar bu yetersizli ğ in izlerini taşır. (2). Örne ğ in; bebeklik krizi olan güvensizlik, ergenlik ça ğ ı krizi olan kimlik karmaşası birçok yetişkinde de gözlenebilmektedir. (4) 6

7 Genel olarak insanların temel ihtiyaçları aynıdır. Benlik yada egonun gelişimi temel ihtiyaçların karşılanmasıyla oluşmaktadır. Gelişim dönemler halinde meydana gelir. Her dönem gelişim için fırsatlar sa ğ layan bir krizle veya psikososyal problemle nitelenir. Farklı dönemler bireyin güdülenmesinde farklılıklar oluşturur. (8) Erikson kuramın dayandı ğ ı temel düşünceler şunlardır; 7

8 1.1-ER İ KSON KURAMININ DAYANDI Ğ I TEMEL KAVRAM VE İ LKELER Her dönem kendisinden sonra gelen dönem için bir basamak oluşturur ve bir dönem önceki dönemlerin etkisi ile biçimlenir. Böylece kişilik gelişmesi, yaşamın ilk günlerinden başalayarak birbiri üzerine inşa edilen ve birbirini hazırlayan basamaklardan ilerleyerek oluşur. (3) AŞAMALI OLUŞUM İ LKES İ (EP İ GENET İ C PR İ NC İ PLE) 8

9 1.1.1-AŞAMALI OLUŞUM İ LKES İ (EP İ GENET İ C PR İ NC İ PLE)…… DEVAMI Aşamalı oluşum ilkesine göre, her dönemin kendisine özgü gereksinimleri, tamalanacak görevleri, çözülecek sorunları, duyarlı yönleri ve özgül dönemeci (crisis) vardır. (1) Normal kişilik gelişmesi bu gereksinimlerin karşılanması, sorunların çözülmesi, görevlerin uygun zamanda tamamlanması, bunalımın atlatılması ile gerçekleşir. (3) 9

10 Erikson’a göre, belli bir dönemin a ğ ırlık noktası olan bölgeye ilişkin temel işlevler bütün organizmaya yayılarak organizmada egemen bir işlev biçimi oluşturur. (3). Örne ğ in; oral dönemde a ğ ız bölgesinin temel işlevi “içe alma”dır. A ğ ız bölgesine özgü bir işlev olan ve bu bölgeden kaynaklanan içe alma eyleminin tüm organizmaya yayılması ile genel bir davranış biçimi oluşturmaktadır. (1) Annenin sevgisi, sesi, ninnisi, dokunması, yüzü, koruyuculu ğ u ve çevreden gelen de ğ işik uyaranlardır. (1) ORGAN İ ŞLEV-B İ Ç İ M İ (ORGAN MODE) 10

11 1.1.3-TOPLUMSAL İ ŞLEV-ÖRÜNTÜ (SOC İ AL MODAL İ TY) Her dönemin kendine özgü organ işlev biçimi toplumsal çevre ile sürekli etkileşim içindedir. (3) Çocu ğ un a ğ ız ve duyu yolları ile içe almasına Erikson organ işlev-biçimi, insanlardan almayı, onlara vermeyi ise toplumsal işlev-örüntü olarak tanımlanmıştır. İ çe alma işlev-biçimi organizmada yaygın bir psikobiyolojik e ğ ilim; almak yada vermek de toplumsal alışveris anlamı taşıyan bir benlik yetisidir. (1) 11

12 Bu evrede, sa ğ lam çocu ğ un kazandı ğ ı ilk benlik gücü temel güven duygusudur. Ama bireyde ne denli güven duygusu olursa olsun, bir temel güvensizlik duygusunun çekirde ğ i de karşıt bir ö ğ e olarak bulunur. Önemli olan aradaki dengenin olumlu ö ğ e do ğ rultusunda gelişmesidir. Aşırı güvensizlik yönüne kayma a ğ ır ruhsal bozuklukların kayna ğ ı olabilir. (1) RUHSAL-TOPLUMSAL DÖNEMLER (PSYCHO-SOC İ AL STAGES) 12

13 1.2- İ NSANIN SEK İ Z EVRES İ Erikson “insanın sekiz evresi”’ni benlik gelişiminin aşamaları olarak tanımlamıştır. Her evrede benlik, belli bir takım gelişmeleri tamamlamakta; sorunları çözmekte ve evreye özgü bir psikososyal dönemeci anlatmaktadır. Erikson, her evrede benli ğ in karşılaştı ğ ı bir olumlu benlik ö ğ esi, bir de bunun karşıtını belirtmiştir. (1) 13

14 Resim 2. Yaş Dönemleri 14

15 0-1 yaş dönemini kapsar. Freud’un gelişim dönemlerinden oral dönemine denk gelir. (6) Bu dönemde haz bölgesi a ğ ızdır. Davranış biçimi emme yada içine almadır. (5) TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENS İ ZL İ K 15

16 1.2.1-TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENS İ ZL İ K …… DEVAMI Annesinin kendisini sevdi ğ inden, bırakmayaca ğ ından emin olan çocuk, annesine, çevresindeki dünyaya güvenir. Çocukta, iyimserlik ve mutlu olmanın temelleri atılır. Çocuk kendini sevilmeye de ğ er bulur. Aksi durumda ise, anne yada onun yerine geçen yetişkin tarafından reddedilen, so ğ uk davranılan, ihtiyaçları yerinde ve zamanında sevgiyle karşılanmayan çocukta kendisine ve çevresindeki dünyaya karşı güvensizlik meydana gelir. Bu güvensizlik ilerde, olumlu bir şekilde çözümleninceye kadar, tüm gelişim dönemleri boyunca devam eder. (4) 16

17 1.2.2-ÖZERKL İĞ E KARŞI KUŞKU VE UTANÇ 2-3,5 yaş dönemini kapsar. Freud’un gelişim dönemlerinden anal döneme denk gelir.(6) Tuvalet e ğ itiminin a ğ ır bastı ğ ı dönemdir. Kişi tuvalet e ğ itimi ile tutma ve bırakma davranışlarını geliştirmektedir. Aynı zamanda inatçılık dönemidir. Çocuklar inatla bir şeyi ellerine alır, inatla onu savunur ve korur veya istemedikleri şeyleri de gene inatla fırlatır, atarlar. (5) 17

18 Ayakkabısının ba ğ ını ba ğ laması için beklenen çocuk, ba ğ lamayı ö ğ renirken, bunun için sabredilemeyen çocuklar bunun çok zor bir şey oldu ğ u ve kendilerinin başarmasının zor oldu ğ u duygusu edinirler. (7) Çocuk bu dönemi iyi bir şekilde atlatamazsa ilişkilerinde sert ve haşindirler. Kararsızdırlar ve çabuk karar de ğ iştirirler. (9) ÖZERKL İĞ E KARŞI KUŞKU VE UTANÇ…… DEVAMI 18

19 1.2.3-G İ R İ ŞKENL İĞ E KARŞI SUÇLULUK 4-6 yaş dönemini kapsar. Freud’un gelişim dönemlerinden fallik döneme denk gelir. (6) Çocu ğ un cinselli ğ e olan giderek artan merakı grup içi cinsel oyunlara, kendi yada yaşıtlarının cinsel organlarına dokunma davranışlarına yol açar. (7) 19

20 Girişimcili ğ i engellenmiş, suçluluk duyguları gelişmiş olan bu dönem çocukları daha ürkek, pasif, ba ğ ımlı olabilmekte ve yo ğ un yetersizlik duyguları gösterebilmektedir. (9) Bu dönemde girişimcili ğ in aşırılı ğ ı merhametsizli ğ i do ğ urur. Bu durumun en aşırı biçimi sosyopatlıktır. Öbür uçta ise engellenme bulunur. Engellenen kişiler çok fazla suçluluk duyarlar. Cinsel açıdan bakıldı ğ ında iktidarsızlık ve so ğ ukluk yaşarlar. (5) G İ R İ ŞKENL İĞ E KARŞI SUÇLULUK…… DEVAMI 20

21 1.2.4-BAŞARILI OLMAYA KARŞI AŞA Ğ ILIK DUYGUSU 7-11 yaş dönemini kapsar. Freud’un gelişim dönemlerinden latent döneme denk gelir. (6) Erikson, bu dönemi çalışkanlık duygusunun edinildi ğ i dönem olarak tanımlamıştır. Bu dönem okuma, yazma, hesap gibi temel konuların ö ğ renildi ğ i dönemdir. Bu dönemde ana, baba ve aile bireylerine ö ğ retmen ve akranlar eklenmiştir. Ana ve baba cesaret verir, ö ğ retmen korur ve akranlar kabul ederler. (5) 21

22 Yetişkinlerin kullandı ğ ı araçların nasıl kullanıldı ğ ını,yaptıkları işlemin nasıl yerine getirildi ğ ini ö ğ renmek ister. Örne ğ in; elektrik pili yaparak bir gece lambası meydana getirme. (7) Bu dönemde çocuk aynı yaşlarda olan di ğ er çocuklarla karşılaştırılmamalıdır. Herkesin iyi yaptı ğ ı iş vardır, önemli olan o işin bulunmasıdır. O zaman çocu ğ un aşa ğ ılık duygusu edinmemesi sa ğ lanabilir. (5) Bu dönemin aşırılı ğ ı çok çalışkan olmaktan ileri gelen kısıtlı erdem durumudur. Bu durumun en iyi örne ğ i çocuklu ğ unu yaşamasına izin verilmeyen çocuklardır. (5) BAŞARILI OLMAYA KARŞI AŞA Ğ ILIK DUYGUSU…… DEVAMI 22

23 1.2.5-K İ ML İ K KAZANMAYA BA Ğ LI K İ ML İ K BOCALAMASI yaş dönemini kapsar. Freud’un gelişim dönemlerinden genital döneme denk gelir. (6) Erikson’a göre ergenlik dönemi kişinin kendisine “ben kimim?” sorusunu sordu ğ u ve cevap aradı ğ ı bir dönemdir. Bedenindeki de ğ işmeleri fark eden ergen “bana ne oluyor?”, “ben kimim, kim oluyorum?” sorularını sormaya başlar. 23

24 1.2.5-K İ ML İ K KAZANMAYA BA Ğ LI K İ ML İ K BOCALAMASI…… DEVAMI Bu dönemi başarıyla atlatan kişiler kimlik duygusu edinirken, başarıyla atlatamayanlar rol karmaşasına düşmektedir. (5) Bu dönemde kimlik duygusunun fazlalı ğ ı fanatizmi do ğ urur. Tek yolun kendi yolu oldu ğ u düşüncesi vardır. Kimlik duygusu yoksunlu ğ u ise yadsıma olarak ortaya çıkar. Kimliklerini, kimlik ihtiyaçlarını reddederler. 24

25 Kimlik bocalamasına yol açan etkenler üç grupta toplanır; 1-Düşünce sistemindeki de ğ işiklikler 2-Cinsel rollerdeki de ğ işmeler 3-Meslek seçimine yönelme (7) 25

26 K İ ML İ K STATÜLER İ BAŞARILI:Bunalım var, ba ğ lanma var. Uzak ve reddeci aile ilişkileri İ POTEKL İ :Bunalım yok, ba ğ lanma var. Çocok merkezli aile ilişkileri MORATORYUM: Bunalım var, ba ğ lanma yok. Dengesiz aile ilişkileri DA Ğ INIK: Bunalım yok, ba ğ lanma yok. En az etkileşim ve yönlendirme 26

27 1.2.6-YAKINLI Ğ A KARŞI YALNIZLIK yaş dönemini kapsar. (6) Ergenlik döneminde kimli ğ ini bulan kişi, artık kimli ğ ini kaybetme korkusuna kapılmaksızın başkalarıyla yakınlıklar, dostluklar kurabilir. Karşı cinsle ilişkilerde arkadaşlık, sevgi a ğ ırlık taşır. Dostluklar sa ğ lam temeller üzerine oturtulur.. Gencin yaşamında evlilik konuları ve evlenme önemli bir yer tutar. (4) 27

28 Bilinen-tanıdık ile bilinmeyen- yabancı arasına bir hat çekilip, kısır bir ortam içine sürüklenebilir. (8) Ba ğ lanma korkusu bu dönemde en sık yaşanan duygudur. Bu duygu açıkça ifade edilse de, ço ğ unlukla gizlidir. İ nsanlar “okul bitince evlenece ğ im”, “iş bulunca evlenece ğ im”, “evim olunca evlenece ğ im” gibi bahaneler öne sürerek de ba ğ lanma korkularını gizlemeye çalışabilirler. (5) YAKINLI Ğ A KARŞI YALNIZLIK…… DEVAMI 28

29 26-45 yaş dönemini kapsar. Kişi üretkenlik ve duraklama arasında seçimini yapma aşamasındadır. (6) Bu dönemde kişi evinde çocuk yetiştirerek, işinde atılımlar yaparak verimli olmaya çalışır. (2) Erikson’a göre verimlilik, yaşlıların, “ihtiyaç duyulma ihtiyacını” karşılayan her şey olabilir. (1) Bu dönemin uç özelliklerinden biri aşırı yayılma adını taşır. Kişi bu durumda öyle çalışır ki, kendine zaman ayıramaz. Öbür uçta da reddedicilik vardır. Kişi çok az verimlidir ve çok fazla verimsizlik yaşar. (5) ÜRETKENL İĞ E KARŞI DURGUNLUK 29

30 1.2.7-ÜRETKENL İĞ E KARŞI DURGUNLUK…… DEVAMI Ortayaş krizinin yaşandı ğ ı dönemdir. Bu krizde bazı kişiler “ben ne için çalışıyorum?” sorusunu sorarlar. Bu soru bencil bir sorudur, çünkü “ben kimin için çalışıyorum?” yerine sorulmaktadır. Erkekler bu durumu daha çok yaşarlar. Eşelerinden ayrılır, işlerini bırakır, yeni elbiseler alır ve bekarların gittikleri yerlere gitmaya başlarlar. Kuşkusuz aradıkları şeyi nadiren bulabilirler, çünkü yanlış şeyi aramaktadırlar. (5) 30

31 1.2.8-BENL İ K BÜTÜNLÜ Ğ ÜNE KARŞI UMUTSUZLUK 45 ve üzeri yaş dönemini kapsar. İ leri yetişkinlikteki yaşları kapsar. (6) 31

32 Bu dönemde birey ya önceki yedi evrenin birikimi sonucu benli ğ ini tam olarak bulmuş, güvenli, mutlu, topluma etkin uyum sa ğ layabilen, aranan, sevilen ve sayılan kimsedir. Yada umutsuzluklar içinde, uyumsuz, hırçın, aksi bir insan görünümündedir. (4) BENL İ K BÜTÜNLÜ Ğ ÜNE KARŞI UMUTSUZLUK…… DEVAMI 32

33 1.2.8-BENL İ K BÜTÜNLÜ Ğ ÜNE KARŞI UMUTSUZLUK…… DEVAMI Kişi, bu hayatın bitmekte oldu ğ unu görerek, “şimdiye kadar yaşadı ğ ım hayatı, iyi yaşayabildim mi? Bir daha dünyaya gelsem gene aynı hayatı yaşamak ister miyim? Yaşamım yaşamaya de ğ er miydi?” gibi yaşamı de ğ erlendirici sorulara cevap aramaya başlar. Bireyler bu dönemde daha dindarlaşır, hacca gider, dini etkinliklere daha sık katılmaya başlarlar. (5) 33

34 2-ALFRED ADLER VE KURAMI 34

35 2-ALFRED ADLER VE KURAMI Alfred Adler, 1870’de altı çocuklu bir ailenin ikinci çocu ğ u olarak Viyana’da do ğ muştur. Hastalık ve ölüm Adler’in çocuklu ğ u boyunca karşılaştı ğ ı önemli zorlayıcı etkiler olmuştur. Adler, üç yaşındayken erkek kardeşi ölmüş, Adler birkaç kez geçirdi ğ i hastalık ve kazalardan kurtularak ölümden dönmüştür. Bunların sonucunda fiziksel gelişimini normal olarak tamamlayamamıştır. Tıp ö ğ renimini seçmesinde, çocuklu ğ unda karşılaştı ğ ı hastalık ve ölümlerin önemli etkisi olmuştur. (14). Adler Freud’un Viyana’da ö ğ rencisidir. Freun’un görüşüne ilk tepki gösterenlerdendir. Seks ve sevgi güdüsünü fazla abarttı ğ ını ileri sürerek psikanaliz yerine analitik psikolojinin temellerini atmıştır. (12). 35

36 2-ALFRED ADLER VE KURAMI…… DEVAMI Adler kuramına bireysel psikoloji adını vermiştir. Adler’e göre, kişilik, bireyin kendine, di ğ er insanlara ve topluma karşı geliştirdi ğ i tutumların bir ürünü olarak gelişir. (14). Adler, insanlardaki içgüdüyü engelleyen en önemli sebepler arasında, organ eksikli ğ i, kısa boyluluk, zayıflık, çirkinlik gibi kişilerdeki birtakım bedensel ayrıcalık ve özürleri saymaktadır. (11) 36

37 Adler koruyucu türden tepkileri iki grupta toplamıştır. 2-ALFRED ADLER VE KURAMI…… DEVAMI 1-ETK İ NL İ K 2-ED İ LGENL İ K 37

38 1-ETK İ NL İ K -Küçük düşürme: Özel üstünlük çabaları ile di ğ er insanları güç durumda bırakma. -Yüceltilmiş de ğ erlere sı ğ anma: Ulaşılması güç de ğ erler oluşturarak, geliştirerek çevredeki insanları yetersizlikle suçlama, eleştirme. Bu tür bir savunmanın bir di ğ er anlamı da, oldu ğ u biçimi ile dünyayı ve gerçekli ğ i eleştirmektir. -Çevreye aşırı ilgi gösterme: Di ğ er insanların sorunları ile candan ilgili gözükerek onlara kendi sorunlarını çözümleyemezlermiş gibi davranma ve ö ğ ütler verme. -Yakın çevreyi suçlama: Yakın çevreyi, akrabaları, arkadaşları ve özellikle aile üyelerini suçlama. -Öz suçlama: Aslında, öz suçlama yapar (kendini suçlar, eleştirir) gibi görünerek çevreyi eleştirme yada kötüleme. 38

39 2-ED İ LGENL İ K -Geri çekilme: Sorun yaratan durumlardan kaçınma, uzak durma. -Eylemsizlik: Harekete geçmeme, karar vermeme yada erteleme. -Kararsızlık: Tepki vermeme, eylemi erteleme, belirsizli ğ i koruma ve göz yumma. -Engel yaratma: Belirli bir durumdan kaçınmak için nedenler ve özürler bulma. -Çevreyi sınırlama: Yaşamı, bireysel üstünlü ğ ün kabul edildi ğ i dar bir alanda sınırlama. (10) 39

40 ADLER KURAMININ TEMEL KAVRAMLARI 2.1-AŞA Ğ ILIK ÇABASI VE ÜSTÜNLÜK KURAMI 2.2-A İ LE VE KÜLTÜR ETKEN İ 2.3-ÇOCU Ğ UN DO Ğ UM SIRASI 2.4-YAŞAM B İ Ç İ M İ 40

41 2.1-AŞA Ğ ILIK ÇABASI VE ÜSTÜNLÜK KURAMI Adler’in kuramının temel kavramlarından biri “aşa ğ ılık duygusu” ve bu duygu ile başa çıkmak için çabalamaktır. Örne ğ in; Demosten çocuklu ğ unda kekemeyken, daha sonra çok iyi bir konuşmacı olmuştur. Yine, spor tarihinde ünlü bir koşucu olarak yer alan Nurmi aksayan baca ğ ına karşın çok başarılı bir sporcudur.(14) 41

42 2.1-AŞA Ğ ILIK ÇABASI VE ÜSTÜNLÜK KURAMI…… DEVAMI Kişi organ eksikli ğ ine yada kusuruna karşı yapıcı tutum geliştirmezse, çabaları başarısızlıkla sonuçlanırsa o zaman kişide “aşa ğ ılık karmaşası” oluşabilir. (13) 42

43 2.1-AŞA Ğ ILIK ÇABASI VE ÜSTÜNLÜK KURAMI…… DEVAMI Adler aşa ğ ılık duyguları ile başa çıkmada temel güç olarak “üstünlü ğ e ulaşma çabası” nı alır. Bu çaba bütün insanlarda do ğ uştan vardır ve bireylerin çevrelerine uyumlarını sa ğ lar. (14) Aşa ğ ılık duygularının nedeni ne olursa olsun, bu duygular içinde olan bir kişi bu duygularla başedebilmek için aşırı çabalara yönelirse bireyde “üstünlük karmaşası” gelişebilir. Böyle bir kişi kendi fiziksel ve zihinsel yeteneklerini, başarılarını abartma e ğ iliminde olur. (14) 43

44 Adler, birey-çevre etkileşiminde özellikle aile üzerinde durmuştur.(13) Anne-baba ve çocuk ilişkilerinde Adler, özellikle şımartılmış çocuk ve sevilmeyen, ihmal edilimiş kavramları üzerinde durmuştur. Bu tip çocuklar, engellerle karşılaştıklarında, bu engellerle başedecek yetenekleri olmadı ğ ına inanarak aşa ğ ılık karmaşası geliştirebilirler. (14) 2.2-A İ LE VE KÜLTÜR ETKEN İ 44

45 2.2-A İ LE VE KÜLTÜR ETKEN İ …… DEVAMI Sevilmeyen, ihmal edilmiş çocuk sevgi ve güven eksikli ğ i içindedir. Böyle bir çocuk de ğ ersizlik ve kızgınlık duyguları geliştirebilir. Bu duygular aşa ğ ılık karmaşasına dönüşebilir. (14) 45

46 2.3-ÇOCU Ğ UN DO Ğ UM SIRASI Adler’e göre, çocu ğ un kardeşleri, içinde kaçıncı çocuk olarak do ğ du ğ u gelecekteki kişili ğ ini etkiler. (13) 46

47 -En büyük çocuk: Bir kardeşi do ğ ana kadar geçen bir yada birkaç yıl boyunca çevresinin tek ilgi merkezidir. Çevrenin ilgisi çeşitli nedenlerle yenido ğ ana çevrilir. Anne-babanın en çok eleştirdi ğ i çocuk da en büyük çocuktur. Yetişkin bir birey oldu ğ unda elde etti ğ i durumları başkalarına kaptırmaktan ürken bir kişi olabilir. (14) 2.3-ÇOCU Ğ UN DO Ğ UM SIRASI…… DEVAMI 47

48 2.3-ÇOCU Ğ UN DO Ğ UM SIRASI…… DEVAMI - İ kinci çocuk: Kendinden büyük olan ablası yada abisi ile kendinden sonra gelen kardeşin yarattı ğ ı ikili sorunlarla başetmek zorunda kalır. Kendinin di ğ erleri kadar güçlü ve yetenekli olmadı ğ ı inancını geliştiren ikinci çocuk ilerideki yaşamında iki tür tutum geliştirebilir. Böyle bir kişi ya tepkici, başkaldırıcı ve sürekli kendini aşma çabası içind olur yada yenilgiyi baştan kabul eden, ezik, karamsar bir kişilik yapısına sahip olur. (14) 48

49 -En küçük çocuk: Kendinden sonra gelen bir kardeşi olamadı ğ ı için, annesinin ilgisini paylaşmak durumunda kalmaz. Bu nedenle en küçük çocuk benmerkezci bir tutum geliştirebilir. Kendinden büyük olan kardeşlerini daha güçlü ve yetenekli olarak algıladı ğ ında iki tür tutum içinde olabilir. Böyle bir durumda ya sürekli bir yetersizlik duygusu içinde olur yada büyük kardeşleri ile yarış içine girerek ailenin en başarılı en yetenekli bireyi olabilir. (14) 2.3-ÇOCU Ğ UN DO Ğ UM SIRASI…… DEVAMI 49

50 2.3-ÇOCU Ğ UN DO Ğ UM SIRASI…… DEVAMI -Tek çocuk: Ço ğ u kez anne-baba tarafından aşırı korunur ve şımartılır. Bu nedenle ilerideki yaşamında çevresindeki insanlardan benzer tutumlar bekleyebilir ve ba ğ ımlı bir kişilik yapısın asahip olabilir. (14) 50

51 Adler, kişinin çocukluk dönemindeki etkileşimleri sonucunda geliştirdi ğ i kendine özgü davranış görüntüsüne “yaşam biçimi” adını vermiştir. Yaşam biçimi bireyin kendine ve dünyaya ilişkin geliştirdi ğ i görüşlerini, amaç ve beklentilerini, bunlara ulaşmak için edindi ğ i alışılmış davranışları içerir. (13) Adler’e göre, tüm insanlar üstün olma amacına yönelmiştir. İ nsanlar bu amaca ulaşmak için çeşitli yollar seçerler. Örne ğ in; bir insan üstün olmak için bilgisini geliştirir, bir başkası kaslarını geliştirir. (14) 2.4-YAŞAM B İ Ç İ M İ 51

52 3-KAREN HORNEY VE KURAMI 52

53 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI Karen Horney, 1885’te Hamburg’da do ğ du. Annesi Hollanda asıllı bir Alman, babası Norveçli bir gemi kaptanıydı. Horney kuramında kültürel etkenlere önem vermiştir. Bunun nedeni olarak, anne ve babasının farklı uluslardan olması ve çocukluk yıllarında çok seyahat etmiş olması düşünülebilir. Berlin Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren Horney, psikiyatri e ğ itimi sırasında ve sonraki onbeş yıl boyunca Freud’un analitik kuramı yönünde çalışmıştır. Daha sonra kendi kuramını geliştirmeye başlamıştır. (14) 53

54 Horney kuramında, kişili ğ in, davranışların ve davranış bozukluklarının oluşmasında toplumsal çevreye ve kültüre öncelik vermiştir. (14). Biyolojik yaklaşımı geri çevirmiş ve kişilik bozulmalarının aile içi aksaklıklara ve ö ğ renme sürecinde kişinin karşılaştı ğ ı sosyo-kültürel etmenlere ba ğ lanması gerekti ğ ini ileri sürmüştür. (10) 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI 54

55 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI Horney, kişilik tiplemesine ışık tutacak üç temel yaklaşım önermiştir: 1-Uyum 2-Uzak durma-edilgenlik 3-Karşı gelme-u ğ raş verme-etkinlik Hiç kuşkusuz kişilik, ona göre, bu üç dilime yayılmış geniş bir yelpaze içinde çeşitlenecektir. (10) 55

56 Horney, çocu ğ un do ğ du ğ u andan başlayarak yabancı, düşman bir dünya karşısında, yalnız, yardımcısız ve çaresiz oldu ğ unu bu durumdan kaygı duydu ğ unu ileri sürmüştür. Bu kaygıya “temel kaygı” adını veren Horney, bunun çocukluk döneminde başlayarak kişilik bütünlü ğ ü üzerinde etkili ğ i oldu ğ unu ileri sürer. (14) 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI 56

57 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI Davranış alternatifleri; - İ nsanlara yaklaşarak sevgi ve yakınlık duyma suretiyle kaygı ve korkuları giderme çabaları şeklinde bir kişilik geliştirme (sempatik-dışa dönük) - İ nsanlardan uzak durmak, onlara karışmamak ve yalnız başına hareket ederek kaygı ve korkulardan kurtulma çabaları şeklinde bir kişilik geliştirme (antipatik-içe dönük) - İ nsanlara karşı gelmek, onlarla mücadeleye girmek, güçlü ve yenilmez oldu ğ unu göstermek, herşeyi tartışarak ve kavga ederek elde etmeye çalışmak şeklindeki faaliyetler yardımıyla kaygı ve korkulardan kurtulma çabalarının oluşturdu ğ u bir kişilik geliştirme (saldırgan ve öfkeli) (11) 57

58 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI Horney’in kuramının merkezinde kendilik (self) kavramı vardır. Kişili ğ in üç boyutunu aktüel kendilik, gerçek kendilik ve idealize kendilik olarak tanımlamıştır. Aktüel kendilik bireyin deneyimlerinin toplamından oluşur. Gerçek kendilik daha merkezi bir güç yada ilkedir. İ dealize kendilik ise bir nevroz belirtisidir. (2) 58

59 Horney 10 temel nevrotik gereksinimi belirlemiştir; 1-Duygusallık ve onay gereksinimi 2-Yaşamda güçlü bir eş bulma 3-Kişinin yaşamını dar sınırlarla çevirmesi 4-Güç gereksinimi 5-Di ğ er insanları kullanma 6-Prestij elde etme 7-Kişisel hayranlık gereksinimi 8-Kişisel başarı gereksinimi 9-Benlik yeterlili ğ i ve ba ğ ımsızlık için gereksinim 10-Mükemmel olmak için hata yapma korkusu ve bundan korkma korkusu (15) 3-KAREN HORNEY VE KURAMI…… DEVAMI 59

60 KAYNAKLAR 1-Ruh Sa ğ lı ğ ı Ve Bozuklukları, Cilt 1, Prof.Dr.M.Orhan Öztürk, Prof.Dr.Aylin Uluşahin, Yenilenmiş 11.Baskı, Ankara Psikaytri Temel Kitabı, Cilt 1, Prof.Dr.Cengiz Güleç, Prof. Dr.Ertu ğ rul Köro ğ lu, Ankara Gelişim Ve Ö ğ renme Psikolojisi, Genişletilmiş 5. Basım, Prof.Dr. İ brahim Dönmezer, İ zmir Gelişim Ö ğ renme Ve Ö ğ retim, 12. Baskı, Prof.Dr.Nuray Senemo ğ lu, Ankara Gelişim Ve Ö ğ renme, 12. Baskı, Prof.Dr.Hasan Bacanlı, Ankara Davranış Bilimlerine Giriş, 10. Baskı, Prof.Dr.Enver Özkalp, Eskişehir E ğ itim Psikolojisi, 5.Basım, Doç.Dr.Münire Erden, Doç.Dr.Yasemin Akman, Ankara E ğ itim Psikolojisi, Doç.Dr.Ziya Selçuk, Ankara Gelişim Ve Ö ğ renme, Prof. Dr. Gürhan Can, Eskişehir Davranış Bilimleri, 4. Baskı, Prof.Dr.Alparslan Usal, Dr.Zeynep Kuşluvan, İ zmir Davranış Bilimleri, 4. Baskı, Prof.Dr. Feyzullah Ero ğ lu, İ stanbul Örgütsel Davranış Ve Yönetim Psikolojisi, 5.Baskı, Prof.Dr.Erol Eren, İ stanbul Davranış Bilimleri, Prof.Dr.Orhan Do ğ an, Sivas Davranış Bilimleri, Prof.Dr.Özcan Köknel, Prof.Dr.Kurban Özu ğ urlu, Psk.Doç.Dr.Güler Aytar Bahadır, İ stanbul http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_4934.htm 60


"PS İ KOSOSYAL KURAMLAR 1. 1-Erik Erikson ve Kuramı 2-Alfred Adler ve Kuramı 3-Karen Horney ve Kuramı PS İ KOSOSYAL GEL İ Ş İ M KURAMLARI 2." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları