Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

 1.Yalnızlık İsteği  2.Çalışma İsteksizliği  3.Disipline Karşı Direniş  4.Çekingenlik  5.Fazla Hayal Kurma  6.Duygululuğun Artması.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: " 1.Yalnızlık İsteği  2.Çalışma İsteksizliği  3.Disipline Karşı Direniş  4.Çekingenlik  5.Fazla Hayal Kurma  6.Duygululuğun Artması."— Sunum transkripti:

1

2

3  1.Yalnızlık İsteği  2.Çalışma İsteksizliği  3.Disipline Karşı Direniş  4.Çekingenlik  5.Fazla Hayal Kurma  6.Duygululuğun Artması

4 Ruhsal hayatlardaki olumsuzlukların sonuçlarını davranışlarda görmek mümkündür. Her davranış bozukluğu mutlaka bir sebebe dayanmaktadır. Ruh sağlıkları olumsuz olarak etkilenmiş olan gençlerde çeşitli tepkiler görülür. Bu tepkiler genel olarak iki grupta toplanabilir:  -İçe Yönelmiş Uyumsuz Davranışlar  -Dışa Yönelmiş Uyumsuz Davranışlar

5 İçe Yönelmiş Uyumsuz Davranışlar: Bu tür davranış gösteren gençler, genellikle çok mutsuz, korkutulmuş, sindirilmiş, suçluluk duygusu içinde bir takım baskılara maruz kalmış ve kendilerine güven duygularını yitirmiş, çevrelerindeki insanlarla ve dış dünya ile iletişimleri kopmuştur.

6 Dışa Yönelmiş Uyumsuz Davranışlar  Hırsızlık  Saldırganlık  Yalan söyleme  Alınganlık ve kolay kızma  Başkalarını tehdit etme, kincilik, inatçılık  Kuralları ciddi biçimde bozma eğilimi olma  Sık sık okuldan kaçma

7 Geleneklere, toplumda kabul gören standartlara ve ahlaki ilkelere ters düşen davranışlardır. Başkalarının kişiliğine ve malın a karşı kayıtsızlık, suç davranışları sahtekarlık veya istismar buna örnektir.

8 Antisosyal kişilik bozukluğu insanlara bağlanma konusunda başarısızlık yaşamak demektir. Başka insanlar sadece sağladıkları fayda için gereklidir. Antisosyal kişiler genelde hastalıkları olduğuna inanmaz ve sorunun ya başka insanların kendisini kabul etmeyi becerememelerinde yada başkalarının özgürlüğünü kıstılamayı istiyor olmalarında yatar

9  Kişi isteklerini doyuma ulaştırmaktan başka bir şey düşünmez.  Sınır ve yasaklara karşı gelerek dilediği gibi hareket etmek ister.  Çıkarları uğruna başkalarının zarar görmesi onun için caydırıcı bir etken değildir  Bu kişiler sürekli bir heyecanlar peşindedir.tatminsizdirler ve durağan yaşam biçimini sevmezler.

10 Kurallara ve otoriteye baş kaldırma ve uymama vardır. Genel kuralları çiğnerler ve öfke patlamaları ile karşı çıkarlar. En yoğun duyguları öfkedir. Bu öfkeyi maskelemezler ve toplumsal sorunlar yaratacak şekilde dışa vururlar.

11  18 yaş öncesi davranım bozukluğu, 18 yaş sonrası anti sosyal kişilik bozukluğu olarak adlandırılırlar  Genelde erkekler arasında daha fazla görülür.  Sık sık karakollara düşerler ve tutuklanırlar.  Aldıkları cezaları kendilerine haksızlık olarak algılarlar.  Eğer kişi yapılan eylemler sonucu ya da kotu yasam koşulları sonrası ölmezse, rahatsızlık 40 yaş sonrasında etkinliğini azaltabilir.

12  Toplumda "Psikopat" diye tanımlanırlar.  Pek çok araştırmacı antisosyal kişilik bozukluğunu ve sosyopat kişiliğini aynı anlamda kullanırlar, aralarında ki fark bütün sosyopatların antisosyal kişiliği olduğu, fakat her antisosyal kişinin sosyopat olmayacağı gerçeğidir.

13  Düşünmeden ani hareketler ve doğabilecek sonuçlara karşı umursamazlık  Kişisel çıkar yada zevk için yalan söyleme, aldatma ve kanunsuz işler yapmak  Başkalarının duygularını umursamamak, empati yapmamak  Sinirlilik, saldırganlık ve şiddet uygulamak  Güvenlik yada sorumluluk üstlenmek gibi konulara tamamiyle kayıtsız kalmak  Acıma duygusunun olmaması

14  Başkalarının mallarına ve bedensel bütünlüklerine yönelik saldırgan ve duyarsız davranışlar.  Başkalarının alanlarına, sınırlarına yönelik mesafesizlik, saygısızlık  Dürtüsellik, dürtülerine göre harekete geçme. Bu insanların uzun vadeli planları olmaz, kısa planlar yaparlar. O anda akıllarından geçtiği gibi davranırlar.  Duygu ve öfke patlamaları. Aniden dürtüsel olarak veya önemsizde olsa, bir nedene bağlı olarak bağırıp çağırıp kavgaya girişebilirler.

15  Alkolizm, madde bağımlılığı gibi, aşırı hız gibi kendilerine zarar veren eylemlerde bulunurlar. İç dünyaları fırtınalı ve çok hareketlidir. Duyarsızlıkları bir maske, sevgi açlıklarına karşı giydikleri bir savunma elbisesidir ve denge bulmalarına yardım eder.  Antisosyallerin nörolojik bozuklukları da olabilir. Çocukluktan kalma sekelleri olabilir  Dürtüsellik, kısa vade davranışları, rahatsızlığın ana yapısını oluşturmaktadır.

16  Duyarsızlık. Bu insanlar başka insanların yaşamlarında yol açtıkları hasarlara karşı duyarsızdırlar. Pişmanlık duymazlar.  Yalan söyleme ve hırsızlık. Yalan söyleme ve hırsızlık aslında aynı şeylerdir; yani gerçeği çalmaktır. Kendi dünyalarından dışlamak için gereksiz ortamlarda dahi yalan söylerler.

17 İnsanlara ve Hayvanlara Karşı Gösterilen Saldırganlık  Çoğu zaman başkalarına kabadayılık eder, gözdağı verir ya da gözünü korkutur.  Çoğu zaman kavga-dövüş başlatır.  Başkalarının ciddi bir biçimde fiziksel olarak yaralanmasına neden olacak bir silah kullanırlar

18 İnsanlara karşı fiziksel olarak acımasız davranırlar. Hayvanlara karşı fiziksel olarak acımasızdırlar. Başkasının gözü önünde çalma girişiminde bulunurlar. Birisini cinsel etkinlikte bulunması için zorlarlar.

19 Eşyalara Zarar Verme (vandalizm)  Ciddi hasar vermek amacıyla isteyerek yangın çıkarırlar.  Başka birinin evine, arabasına ya da herhangi bir malına bilerek ve kasten zarar verme

20 Dolandırıcılık ya da Hırsızlık Bir başkasının evine, binasına ya da arabasına zorla girerler. Bir şey elde etmek, bir çıkar sağlamak ya da yükümlülüklerinden kaçınmak için çoğu zaman yalan söyler (yani başkalarını“atlatır” ) Hiç kimse görmeden değerli şeyler çalarlar. (örn.Kırmadan ve içeri girmeden mağazalardan mal çalma; sahtekarlık)

21 Kuralları Ciddi Biçimde Bozma - 13 yaşından önce başlayarak, ailenin yasaklarına karşın çoğu zaman geceyi dışarıda geçirmektedir. - Anne-babasının ya da onların yerini tutan kişilerin evinde yaşarken en az iki kez geceleyin evden kaçmıştır (ya da uzun bir süre geri dönmemişse bir kez) yaşından önce başlayarak çoğu zaman okuldan kaçmıştır.

22 En azından bir tanı ölçütünün son 6 aydır bulunması koşuluyla diğer tanı ölçütlerinden üçünün (ya da daha fazlasının) son 12 aydır bulunuyor olması ile kendini gösterir.

23  Yaş: yaş grupları arasında bulunan gençlerin suç işleme riski yüksektir.  Yer: suç işleyen çocukların ve gençlerin yaklaşık %90 ‘ı kentlerde, %10’u kırsal bölgelerde oturmaktadır.  Öğrenim: suç işleyenlerin büyük çoğunluğunun öğrenim durumu ilkokul düzeyindedir. Bunu ortaokul ve meslek okulunu bitirmiş olanlar izlemektedir.

24  Ekonomik düzey : suça yönelik gençlerin yaklaşık beşte biri ekonomik sıkıntı ve yoksulluk nedeniyle suç işlediklerini söylemişlerdir.  Alkol ve madde: Alkol aldıktan sonra suç işleyenlerin % 54’ adam öldürmüş; % 10’u hırsızlık yapmış; % 15’i kıymetli evrakta sahtecilik, sahte çek, sahte senet, gasp, kaçakçılık, uyuşturucu madde kaçakçılığı gibi suçlar işlemiştir. Gençlerde suçluluk (juvenile delinqency) toplumsal bir sorundur. Gençlerde suçluluğa yol açan nedenler arasında davranış ve kişilik bozuklukları, bunlara bağlı cinsel kimlik bozukluğu, çocukluk ve gençlik çağında başlayan ruhsal bozukluklar ve hastalıklar yer alır.

25  Erken çocukluk dönemlerinde anne- babanın maddi ya da manevi yokluğu, ebeveynin cezalandırıcı, aşağılayıcı tavırlar sergilemesi.  Genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük ve kırsal kökenli kişilerde görülmektedir.  Antisosyal kişiliği olan ebeveyne sahip oluş, yıkıcı davranış bozuklukları için riski artırır.

26 Araştırmalar bu hastalığın temelinde genetik etkenler olduğunu göstermektedir. Fakat aynı zamanda sürekli uyuşturucu kullanımı ve kötü aile ortamı (karışık, ihmalkar, sert ve saldırgan aileler) bu hastalığın oluşması riskini arttırmaktadır.

27 Antisosyal ergenlerde hırsızlık, ırza geçme, madde bağımlılığı, cinsel sapma, kabadayılık, kavgacılık, kumarbazlık gibi olumsuz davranışlar yaygın olarak görülür. Bazı gençlerde ekonomik zorluklardan dolayı bazılarında ise sırf heyecan olsun diye ya da arkadaşları arasında popüler olma amacıyla hırsızlık yapma eğilimi görülebiliyor. Arkadaşlar bir çete ya da grup ergen bireyi bu dönemde kolayca içine alabiliyor.

28 ÇETELER Okula uyum sağlayamayan ve okulda arkadaş edinemeyen kız ve erkek ergenlerin kurduğu topluluklardır. Klik ve kümelere girmeyen bu gençler zamanlarını cadde ve sokaklarda boş dolaşarak geçirir ve genellikle aynı cinsten bazen her iki cinsten üyelerin bir araya gelmesiyle çeteler kurarlar.

29 Hepsi değilse bile çoğu topluma karşı davranışlar içindedir. Kendilerini kabul etmeyen toplumlardan öç alırcasına davranır ve bazen suç olacak eylemlere girişirler. Bu çetelerin başkanları kin ve hınç doludur. Çetesini, duygularının tatmini için kışkırtıp yöneltir.

30 Ergenler çetelere genellikle prestij sağlamak,toplumda yer edinmek açısından bir araç kabul ediyor. Bu psikolojiyle çeteye katılıyorlar. Özellikle güvensiz duygusunu çete içinde kaybolacağını,bu nedenle bireyin kendini bir gruba ait hissederek güven kazanacağını düşünür.

31 Bir bireyin ya da bir grubun bir başka bireye yönelik olarak uyguladığı,tekrarlayıcılığı ve sürekliliği olan, gücün sistematik olarak kullanılmasını içeren, zarar verici ve incitici saldırgan davranış olarak tanımlanmaktadır.

32  Genellikle benlik saygısı normal ya da normalin üstünde olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.  Saldırganlığın ve çatışmanın yoğun olduğu ailelerden gelmektedir.  sosyal becerilerde ve ilişki kurma biçimlerinde yetersizlik vardır.

33  Diğer öğrencilere göre sıkıntılı,duyarlı,sessiz ve güvensizdirler.  Ağlayarak ve geri çekilerek tepki gösterirler  Mutsuz ve içine kapanıktırlar.  kendilerini başarısız görür güçsüz hissederler.

34  Ergenin mizacı  hiperaktivite  kronik hastalık ve sakatlık  zayıf aile işlevleri  olumsuz ebeveynlik (katı, uygunsuz, gözetim eksikliği)  çocuğun istismarı ve ihmali

35  anne-baba reddi  ders başarısızlığı  arkadaş dışlaması  doğum sırası (ilk çocuktan ziyade ortanca çocuklar)  geniş aile  bakım vericide sık değişiklik

36  Genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük ve kırsal kökenli kişilerde görülmektedir  Sıklıkla 14 yaş dolaylarında ortaya çıkmaya başlamaktadır.

37 Bu bozukluk hastanın 1. derece akrabalarında genel topluma göre daha çok görülmektedir. Ayrıca bu kişilerin akrabalarında somatizasyon bozukluğu ve madde kullanım bozukluğu da yüksek düzeydedir.

38 Yetişkin, çocuğun antisosyal davranışlarını görmezlikten gelir, bu davranışları destekler ve çocuğun sosyal normlara uyumunu engellerse duygusal istismar yapmış olur…

39  Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler genelde çevrelerinde ki kişilerin zoru ile psikologa yada psikiyatriste gelirler.  Grup terapisi etkilidir.  Müşahede altına alınabilirler.

40 Toplum içinde gençlerin suç işlemesini azaltma yolları vardır. İlk yapılacak iş gençleri sokaktan kurtarmaktır. Başıboş dolaşan gençlerin suç işleme olasılığı yüksektir. Çünkü sokak, yapacak işi olmayan genç için ayartıcı bir ortamdır; boşta gezen genci de denetlemek kolay değildir..

41 Bu hastalarda dikkat edilmesi gereken en önemli etken uyuşturucu ve alkol kullanımıdır. Bazı durumlarda madde bağımlılığı ve kullanımı kişilerin antisosyal davranışlar geliştirmelerinde temel etken olabilir. Bu durumda kişinin madde bağımlılığını bırakması kişinin iyileşmesinde önemli bir adım olabilir.

42 Antisosyal davranış bozukluğunda kullanılabilecek her hangi bir ilaç bulunmamaktadır. Fakat bazı semptomlar ve davranışlar için doktor gözetiminde ilaç kullanımı önerilebilir. Örneğin saldırgan davranışlar için antidepresan kullanımı gibi. Fakat hatırlatmak gerek, antisosyal kişiler ilaç kullanımına sıcak bakmayabilir ve ilaç almayı reddedebilir

43 Eğer kişi sorunlarının nedenini başkalarında görmeye devam ederse ve sorumluluk almayı reddederse tedavinin süresi uzayabilir. Kişilik hastalıklarının erken yaşlarda gelişiyor olması ve insanların kendilerini bu hastalık ile tanımlıyor olması tedavinin çözümünü zorlaştırmaktadır. Tedavinin başarılı olabilmesi için kökleşmiş davranış şekillerine, yaklaşımlara, bakış açılarına, ilişki yapılarına ve kişinin kapasitesine bakılması gerekir.

44 1-Somut olun 2- Övgüyü unutmayın 3- Sorunu hemen belirtin 4- Hüküm vermeyin ( suçlamak, iğnelemek) 5-Tutarlı davranın. Bugün olur dediğiniz bir konuya yarın olmaz demeyin varsa gerekçeleriniz mutlaka açıklayın.

45 6- Açık olun 7- Sorunu birlikte çözün 8-Beklentilerinizi yerine getirmediğinde “ben” dilini kullanın. Size ne hissettirdiğini söyleyin direk eleştirirde bulunmayın. 9-Beden dilinizi olumlu yönde kullanın. Mimikleriniz ne ifade ettiğinizi çok güzel yansıtmalıdır.

46 Siz de o dönemleri yaşadınız; ancak yıllar geçtiği için bir ergenin büluğ çağında neler yaşadığını unuttunuz. Artık, onları anlamak için gayret etmelisiniz. 1. ARKADAŞLARINI TANIYIN Öğretmen ergenin arkadaş ortamını ve mümkünse gencin ailelerini tanımaya çalışmalıdır. 2. ONLARI TANIMADAN ELEŞTİMEMEK GEREKİR Bir gencin arkadaş çevresini tanımadan eleştirmek ve kurduğu arkadaşlıktan men etmek yapılacak en büyük yanlışlardandır. 3. HİSLERİNE SAYGI DUYULMALIDIR öğretmen gencin içinde bulunduğu psikolojiyi anlamaya çalışmalıdır. Bir şeyi yaptırmak konusunda itaat beklememelidir.

47 4. ONA KARŞI OBJEKTİF OLMAYA ÇALIŞIN Ergenin arkadaşları gerçekten kötü ise ve bu arkadaşlık zarar verir nitelikteyse, öğretmen bunu evvela aileye bildirmelidir. Bir gençle iletişim kurarken, ona önce içinde bulunduğu durumun iyi yönleri sonra da kötü yönleri gösterilmelidir. 5. SADECE NASİHAT ETMEMELİSİNİZ Nasihatler bu dönemde pek fazla işe yaramaz. Bu sebeple bu konu ile ilgili ergene aktarılması gerekenler varsa paylaşımcı bir ortam içinde ergenin de fikirleri alınarak ergene sunulmalıdır. 6. OLUMLU HAREKETLERİNİ DESTEKLEYİN Ergenin olumlu arkadaş ilişkileri desteklenmelidir. öğretmenler onunla ortak paydalar bulabilmeli, sadece “yasakçı” konumunda olmamalıdır


" 1.Yalnızlık İsteği  2.Çalışma İsteksizliği  3.Disipline Karşı Direniş  4.Çekingenlik  5.Fazla Hayal Kurma  6.Duygululuğun Artması." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları