Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ."— Sunum transkripti:

1

2 ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

3  İşverenler ürettikleri mal ve hizmetleri bir yandan müşteri memnuniyetini karşılayacak şekilde kaliteli yapmak, diğer yandan ise bunları müşterilerin satın alabilmesini sağlayacak şekilde makul bir fiyatla pazara sunmak zorundadırlar. Özellikle rekabet piyasası şartlarının baskısı nedeniyle çoğu işveren, önemli maliyet unsuru olarak gördüğü işçi giderlerini asgari düzeyde tutmaya çalışmaktadır.

4  Taşeron firmalar yoluyla hizmet alımı yapan işverenlerin büyük çoğunluğu bu düşünce ile hareket etmektedir. Ancak, teknolojinin ve uzmanlaşmanın iş piyasasında oldukça önemli hale geldiği günümüzde, alanında uzmanlaşmış taşeron firmalarla çalışmanın işletmelerde profesyonelleşmenin bir gereği olarak görüldüğü de belirtilmelidir.

5  Alt işveren her ne kadar asıl işverenden bağımsız bir işveren olsa da üstlendiği işi asıl işverenin işyerinde/iş organizasyonunda yerine getirmektedir. Bu durum da asıl işveren-alt işveren ilişkisinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin kimin sorumluluğunda olduğunun belirlenmesi sorununu ortaya çıkarmaktadır.

6  İş sağlığı ve güvenliğinde işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi, işçilerin korunması ve ihlal durumunda yaptırımların uygulanması açısından son derece önemlidir. Bu nedenle öncelikli olarak genel hatlarıyla asıl işveren-alt işveren ilişkisi ele alınacak devamında ise bu sorumluluğun sınırları çizilmeye çalışılacaktır.

7

8  Asıl işverenin bazı işlerini alt işverenlere gördürmesi bir ihtiyacın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle inşaat ve sanayi sektörlerinde yapılan hizmet alım ihalelerinde alt işveren ilişkisi sıklıkla başvurulan bir yoldur.

9  İşveren üstlendiği işi zamanında yerine getirebilmek, kendisinde bulunmayan bilgi, teknoloji ve teçhizattan yararlanabilmek veya kendi uzmanlık alanı dışındaki işlerde daha kaliteli hizmet sunabilmek için işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünü, bu işte uzman başka işverenlere devretmeyi daha uygun bulmaktadır

10

11  Asıl işveren-alt işveren ilişkisi hukukumuzda İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6-9. maddeleri arasında ve Alt İşverenlik Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.

12  İş Kanunu’nun 2. maddesinin 7. fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi ‘Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı ilerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir’ şeklinde tanımlamıştır.

13

14  İşyerinde işçi çalıştıran asıl işverenin varlığı  İşin asıl işverene ait işyerinde yapılması  İşin işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin olması  İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması

15

16  İş Kanunu‘nun 2.maddesinin 6. fıkrasına göre: ‘Bu ilişkide asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu hüküm asıl işverenlere göre mali bakımdan daha güçsüz olan alt işverenlerin işçilerini ücret ve diğer haklar yönünden korumayı amaçlayan bir hükümdür.

17  Fıkra hükmünde belirtilen sorumluluk müteselsil sorumluluktur. Buna göre, işveren işçinin iş sözleşmesinden ve İş Kanunundan veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden doğan haklarından dolayı alt işveren ile birlikte müteselsil sorumludur.

18  Bu sorumlulukta, asıl işverenle alt işverenin arasında bir iş akdi bulunmamasına karşın, asıl işverenin sorumluluğu doğmaktadır. Müteselsil sorumluluk gereği asıl işverenle alt işverenin sorumluluğu aynı derecede ve borcun tamamına ilişkindir. Ancak asıl işverenin müteselsil sorumluluğu alt işverenin işçisinin asıl işverenin işyerinde özgülenmiş olarak çalıştığı süre ile sınırlıdır.

19  Alt işveren ve asıl işveren aralarında bir sözleşme yaparak müteselsil sorumluluk kuralını bertaraf edemezler; asıl işverenin sorumlu tutulamayacağını kararlaştıramazlar. Ayrıca her ne kadar asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı alt işverenle müteselsilen sorumlu olsa da alt işverenin işçileri asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlanamazlar.

20

21  İnsan yaşamının kutsallığı, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekleri, çalışma yaşamındaki değişim ve ilerlemeler göz önünde bulundurulduğunda işçilerin sağlıklı ve güvenli bir ortamda iş görme edimlerini yerine getirmesi, fiziksel ve ruhsal olarak her türlü sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmaları için çağın gereklerine uygun önlemlerin alınması işverenin asli sorumluluğundadır.

22  İşçilerin bu kapsamda sorumluluğu, işverene göre daha pasif niteliktedir. İşçiler bu anlamda işverenlerce alınan önlemlere uymak ve iş sağlığı ve güvenliğinin tehlikeye sokmamak için azami ölçüde dikkatli ve tedbirli davranmak zorundadır.

23  Her ne kadar işçilerin sorumluluğu pasif nitelikte olsa da oluşacak herhangi bir riskten en çok zararı işçiler görecektir. Böyle bir durumda, hizmet akitleri tazminatsız olarak feshedilebilecek, işsiz kalma durumu ile karşılaşabilecek veya kazaya uğramaları halinde ya sakat kalacak ya da yaşamlarını kaybedeceklerdir.

24  İş sağlığı ve güvenliği açısından işçilerin sorumluluğu pasif nitelikte olsa da oluşacak herhangi bir riskten en çok zararı işçiler görecektir. Böyle bir durumda, hizmet akitleri tazminatsız olarak feshedilebilecek, işsiz kalma durumu ile karşılaşabilecek veya kazaya uğramaları halinde ya sakat kalacak ya da yaşamlarını kaybedeceklerdir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yapılan düzenlemelerde korunmaya çalışılan taraf işçilerdir.

25  İş sözleşmesi nedeniyle işçi ve işveren arasında oluşan bağımlılık ilişkisi ve buna bağlı olarak işçinin işverenin emir ve talimatları altında iş görmesi, taraflara sözleşmenin bu niteliğinden kaynaklanan borçlar yüklemektedir.

26  İşçi, sadakat borcu nedeniyle iş görme edimini yerine getirirken işverenin menfaatlerini korumalı; işveren de işçiyi gözetme borcu nedeniyle işçinin korunması için gerekli önlemleri almalıdır. Sınırları dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile belirlenen bu borç ilişkisinde işçiyi gözetme borcu; işçinin yaşam, sağlık ve beden bütünlüğünün korunması için gerekli önlemlerin alınması, işçiyi bilgilendirme, yetkili makamlara zamanında bildirimde bulunma, işçinin ilgili belgeleri incelemesine olanak sağlama, işçiye ait araç ve eşyanın korunması gibi yükümlülükleri kapsar. Bu nedenle belirtilen borcun kapsamını önceden sınırlı bir şekilde belirlemek mümkün değildir.

27

28  İşverenin işçiyi gözetme borcunun en önemli yükümlülükleri işçinin yaşam, sağlık ve beden bütünlüğünün korunması amacıyla işveren tarafından iş sağlığı ve güvenliğini tesis edecek önlemlerin alınmasıdır. Bu yükümlülükler önemine binaen hukukumuzda pozitif düzenlemelerin konusu olmuştur. İlk olarak Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesi (m.2), yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme ile vücut bütünlüğü hakkı (m.17); yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun işte çalıştırılma hakkı, dinlenme hakkı (m.50), ve sosyal güvenlik hakkı (m.60), işçilerin iş güvenliğinin sağlanmasına temel teşkil eden anayasal düzenlemelerdir

29

30  Anayasal düzenlemelerin yanı sıra 4857 sayılı İş Kanunu 77 ve 89. maddeleri arasında iş güvenliği ile ilgili hususları düzenlemiştir yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise iş sağlığı ve güvenliği konusunda en kapsamlı düzenlemeleri getirmiştir. Bu kanunun düzenlemesi uluslararası mevzuatın yönlendirmesiyle ve uluslararası mevzuattan esinlenerek yapılmıştır sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na kaynaklık eden uluslararası mevzuat hükümlerini incelemek gerekirse bu konuda hüküm içeren ilk düzenleme 94 sayılı ILO Sözleşmesi’dir

31

32  94 sayılı ILO Sözleşmesi sadece kamuda çalışan alt işveren işçilerine ilişkin bir düzenleme olsa da söz konusu fıkra hükmü genel anlamda alt işveren işçilerinin iş sağlığı ve güvenliğinin belli bir standarda ulaşmasını sağlamıştır. Uluslararası mevzuatta her ne kadar 155 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin Sözleşme ve 161 sayılı İş Sağlığı Hizmetlerine İlişkin ILO Sözleşmesi’nde asıl işverenin sorumluluğuna ilişkin bir hüküm bulunmasa da bu sözleşme hükümleri ve Avrupa Birliği tarafından 1989 yılında kabul edilen 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktifi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun temel dayanak noktaları olmuştur.

33

34  6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda alt işveren işçileri bakımından önemli düzenlemeler getirilmiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6. ve 16. maddelerinde çalışanların bilgilendirilmesi, 10. maddesinde risk değerlendirmesi, 17. maddesinde çalışanların eğitilmesi, 22. maddesinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma, 23. maddesinde ise iş sağlığı ve güvenliğinin koordinasyonunun sağlanmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

35  Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik özellikle 4. maddesinin 2. fıkrası ile alt işverene ait çalışanların eğitimlerinden alt işveren ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olduğunu benimsemiştir. Bunun yanında İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 15. maddesinde asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde risk değerlendirmesi hükmüne yer verilmiştir.

36  Ayrıca “Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği’nin 5. maddesinde aynı yapı alanında birden fazla işveren veya alt işverenin görev yaptığı durumlarda işveren veya proje sorumlusunun sağlık ve güvenlik konularında bir veya daha fazla koordinatör atanması gerekliliği düzenlenmiştir. Tüm bunlara ek olarak ayrıca Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmeliğin 8.maddesinde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde alınması gereken önlemler düzenlenmiştir.

37

38  İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 16. maddesinde ‘çalışanların bilgilendirilmesi’ başlığı altında işverenlerin, iş sağlığı ve güvenliğinin sürdürülebilmesi için çalışanları ve çalışan temsilcilerini bilgilendirmesi konusu düzenlemiştir. Madde hükmüne göre; “İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla işveren, çalışanları ve çalışan temsilcilerini işyerinin özelliklerini de dikkate alarak aşağıdaki konularda bilgilendirir:

39  İşyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirler  Kendileri ile ilgili yasal hak ve sorumluluklar.  İlk yardım, olağan dışı durumlar, afetler ve yangınla mücadele ve tahliye işleri konusunda görevlendirilen kişiler.

40 İşveren;  12 nci maddede belirtilen ciddi ve yakın tehlikeye maruz kalan veya kalma riski olan bütün çalışanları, tehlikeler ile bunlardan doğan risklere karşı alınmış ve alınacak tedbirler hakkında derhal bilgilendirir.  Başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanların birinci fıkrada belirtilen bilgileri almalarını sağlamak üzere, söz konusu çalışanların işverenlerine gerekli bilgileri verir.  Risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili koruyucu ve önleyici tedbirler, ölçüm, analiz, teknik kontrol, kayıtlar, raporlar ve teftişten elde edilen bilgilere, destek elemanları ile çalışan temsilcilerinin ulaşmasını sağlar.

41  Madde hükmü incelendiğinde doğrudan doğruya alt işveren işçilerine ilişkin bir düzenleme getirilmiş olmasa da işverenleri, başka işyerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bu çalışanların işverenlerini bilgilendirmekle yükümlü tutmuştur.

42  Söz konusu yükümlülüğün içeriği; işçilerin işyerinde karşılaşabilecekleri sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirler başta olmak üzere; kendileri ile ilgili yasal hak ve sorumlulukları, ilk yardım, olağan dışı durumlar, afetler ve yangınla mücadele ve tahliye işleri konusunda görevlendirilen kişilerle ilgili bilgi verilmesi ve belirtilen bilgileri almalarını sağlamaya yöneliktir.

43  İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesinde ise çalışanların eğitimi konusunda düzenlemeye gidilmiştir. Düzenlemenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere asıl işverene doğrudan alt işverenin işçilerine eğitim verme yükümlülüğü getirilmemiştir.

44  Aynı maddenin 5. fıkrasında “Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile dolaylı olarak da olsa alt işveren işçilerinin eğitilmesi konusunda asıl işverene sorumluluk yüklendiği sonucuna varılabilir.

45  Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmeliğin işverenin yükümlülüklerini düzenleyen 5.maddesinin 3.fıkrasında İş Kanunu’nun 2.maddesinin 7.fıkrasında belirtilen asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, alt işverenin çalışanlarının eğitimlerinden, asıl işveren alt işverenle birlikte sorumludur.” düzenlemesine yer verilmiştir.

46  İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda çalışanların eğitilmesi için daha özel bir düzenleme olan bu yönetmelik hükmü alt işveren işçilerinin eğitimi konusunda asıl işverene de açıkça sorumluluk yüklemiştir.

47

48  İş sağlığı ve güvenliği kurulu kurma konusu İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 22. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Madde hükmünde diğer maddelerden farklı olarak ‘başka işyerinden gelen çalışanlar’ kavramı yerine ‘alt işveren işçileri’ kavramı kullanılmıştır. maddenin 1.fıkrasında “Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun kurul kararlarını uygular.’ düzenlemesine yer verilmiş; 2. fıkrasında ise “Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde; asıl işveren ve alt işveren tarafından ayrı ayrı kurul oluşturulmuş ise, faaliyetlerin yürütülmesi ve kararları uygulanması konusunda işbirliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

49  Kanunun 22.maddesinin 2.fıkrasının devamında ise “İşyerinde kurul oluşturması gerekmeyen asıl işveren, alt işverenin oluşturduğu kurula iş birliği ve koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. Kurul oluşturması gerekmeyen asıl işveren ve alt işverenin toplam çalışan sayısı elliden fazla ise, koordinasyonu asıl işverence yapılmak kaydıyla, asıl işveren ve alt işveren tarafından birlikte bir kurul oluşturulur.” şeklindeki düzenlemelere de yer vererek asıl işverene koordinasyonu sağlamak için yetkili temsilci atama yükümlülüğü getirmiştir.

50  Ayrıca 22.maddenin 3.fıkrasında“Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması ve bu işverenlerce birden fazla kurulun oluşturulması hâlinde işverenler birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirir.” düzenlemesi ile de kurul kararlarından işverenlerin birbirlerini bilgilendirmeleri yönünde düzenlemeye gidilmiştir.

51

52  İş sağlığı ve güvenliğinde koordinasyonun sağlanmasına yönelik düzenlemeye İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 23. maddesinde yer verilmiştir. Bu düzenlemenin 1. fıkrasında “Aynı çalışma alanını birden fazla işverenin paylaşması durumunda işverenler; iş hijyeni ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasında iş birliği yapar, yapılan işin yapısı göz önüne alınarak mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulması çalışmalarını koordinasyon içinde yapar, birbirlerini ve çalışan temsilcilerini bu riskler konusunda bilgilendirir.” hükmü yer almaktadır.

53  Düzenlemeyle aynı çalışma ortamında bulunan işverenlerin iş hijyeni ve iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasında koordinasyon içinde olmaları gereği vurgulanmıştır.

54  Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrasında ise “Birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezleri, iş hanları, sanayi bölgeleri veya siteleri gibi yerlerde, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki koordinasyon yönetim tarafından sağlanır. Yönetim, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden diğer işyerlerini etkileyecek tehlikeler hususunda gerekli tedbirleri almaları için işverenleri uyarır. Bu uyarılara uymayan işverenleri Bakanlığa bildirir.” hükmü yer almaktadır.

55  Kanun hükmü incelendiğinde doğrudan alt işveren kavramına yer verilmediği görülecektir. Ancak alt işverenler için açık bir koordinasyon yükümlülüğü getirilmemiş olsa da alt işverenlerin de çalıştıkları yerler ayrı işyeri sayıldığından alt işverenle paylaştıkları bu mekanlar içinde bu düzenlemelerin uygulanması gerekmektedir.

56

57  İşverenlerin risk değerlendirmesi yaptırma zorunlulukları İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre “İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.” Alt işverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun bu maddesine göre yapmak zorunda oldukları risk değerlendirmesi ise İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 15. maddesinde “Asıl işveren ve Alt İşveren İlişkisinin Bulunduğu İşyerlerinde Risk Değerlendirmesi” başlığı altında düzenlenmiştir.

58  Düzenlemenin 1. fıkrasına göre “Her alt işveren yürüttükleri işlerle ilgili olarak, bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli risk değerlendirmesi çalışmalarını yapar veya yaptırır. Alt işverenlerin risk değerlendirmesi çalışmaları konusunda asıl işverenin sorumluluk alanları ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeler asıl işverence sağlanır. Asıl işveren, alt işverenlerce yürütülen risk değerlendirmesi çalışmalarını denetler ve bu konudaki çalışmaları koordine eder.” Fıkra hükmüyle alt işverene risk değerlendirmesi ile ilgili çalışmaları yapma yükümlülüğü yüklenmiş, asıl işverene ise bu düzenlemeleri denetleme ve koordine etme görevi yüklenmiştir.

59

60  Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bir gereği olarak asıl işveren, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alt işverenin işçilerine işyerindeki davranışları ile ilgili olarak genel nitelikli talimatlar verebilir ve alt işveren işçilerinin de bu talimatlara uyması gerekir. Buna ek olarak ayrıca asıl işverenin, alt işveren ve işçilerinin talimatlarına uyup uymadıklarını denetlemesi de gerekmektedir. Bu nedenle alt işverenin işçilerinin asıl işverenin işyerinde yürütülen iş nedeniyle maruz kaldıkları iş risklerine karşı korunmalarının, alt işvereninin yanında asıl işverenin de sorumlu olduğu kabul edilmektedir.

61  Yasal düzenlemelerin uzantısı olarak işverenin hukuki sorumluluğunun varlığı tartışmasız olmakla birlikte işverenin gerçekleşmiş olan iş kazası ve meslek hastalığından sorumluluğunun hukuki niteliği öğretide tartışmalıdır. İşverenin sorumluluğunda tartışma konusu olan nokta, sorumluluğun kusur sorumluluğu mu yoksa kusursuz sorumluluğa mı dayandırılacağıdır.

62  Alt işveren ve asıl işveren arasında her ne kadar sözleşmesel bir ilişki bulunmasa bile alt işverenin işçilerinin asıl işverenin işyerinde yaptıkları iş asıl işverenin işidir ve bu konuda en çok menfaati bulunan kişi asıl işverendir. Ayrıca her ne kadar alt işverenin iş yaptığı asıl işverenin işyeri alt işveren açısından ayrı bir işyeri olarak değerlendirilse de işyerinin fiziken ve hukuken asıl sorumlusu asıl işverendir. Bu nedenle asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı iş sağlığı ve güvenliği hükümleri nedeniyle olan sorumluluğu iş ilişkisinden ya da sosyal temastan doğan edimden bağımsız koruma yükümlülüğüdür.

63  Edimden bağımsız koruma yükümlülüğü olarak kabul edilmesinin en önemli uygulama konusu ise, iş sağlığı ve güvenliği kurulunun kurulması, işyeri hekiminin bulundurulması, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasına ilişkindir.

64

65  Asıl işverenin alt işverenin yanında iş sağlığı ve güvenliği hükümlerinden sorumluluğuna ilişkin Yargıtay uygulamalarına bakıldığında ise Yargıtay’ın bu konuda henüz görüş birliğine vardığından söz etmemiz mümkün değildir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun temizlik işinin ihale suretiyle verilmesi halinde iş kazasından asıl işverenin sorumluluğuna ilişkin tarihli kararında; asıl işverenin iş kazasından doğan sorumluluğunun niteliği ve sınırlarına ilişkin tarihli kararında asıl işvenin iş ve sosyal güvenlik hükümleri çerçevesinde sorumluluğu için hukuka uygun bir asıl işveren- alt işveren ilişkisinin varlığını aramış, bu şekilde kurulan bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcutsa asıl işverenin de alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağını hükme bağlamıştır.

66

67  Temelinde hangi düşünce yatarsa yatsın alt işverenin işçilerinin asıl işverenin işyerinde yürütülen iş nedeniyle maruz kaldıkları iş risklerine karşı korunmalarının, alt işvereninin yanında asıl işverenin de sorumlu olduğu kabul edilmektedir.

68  Bu sorumluluk çerçevesinde asıl işverenin ödediği tazminatlar nedeniyle alt işverene ya da alt işverenin işçilerine rücu etmesi mümkün değildir. Bu şekilde bir rücu hakkının verilmesi kanuni düzenlemelere de aykırılık teşkil edecektir. Çünkü bu konuda asıl işverene sıkı denetim ve koordinasyon sorumluluğu verilmiştir. Bu sorumluluk hükümleri yerine getirilmediğinden sonuç doğacağı için rücu edilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır.

69


"ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları