Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MADEN HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER 11.05.2015 - ÇORLU AVUKAT ERHAN EGEMEN.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MADEN HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER 11.05.2015 - ÇORLU AVUKAT ERHAN EGEMEN."— Sunum transkripti:

1 MADEN HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER ÇORLU AVUKAT ERHAN EGEMEN

2 DÖNEMLER – 2004 ARASI DÖNEM (TAŞOCAKLARI NİZAMNAMESİ) – 2010 ARASI DÖNEM (MADEN KANUNU) – 2015 ARASI DÖNEM (5995 SAYILI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ – 2012/15 SAYILI GENELGE V.D.) – ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇ (6592 SAYILI KANUN)

3 1901 – 2004 ARASI DÖNEM (TAŞOCAKLARI NİZAMNAMESİ) -YETKİ ESAS OLARAK YEREL İDARELERDE, -RUHSAT GÜVENCESİNE AYKIRI, -YEREL BASKILARA GÖRE ŞEKİLLENME, -GÜNÜN KOŞULLARINA UYGUN DEĞİL, -BÜROKRASİ FAZLA, -TEKNİK VE MALİ DENETİM YOK, -EKONOMİK VERİMLİLİK YOK, -KAMUOYUNDA OLUMSUZ İMAJ

4 2004 – 2010 ARASI DÖNEM (MADEN KANUNU) 5177 SAYILI KANUN – TÜM TAŞOCAKLARI MADEN KANUNU KAPSAMINA ALINIYOR, MADEN SAYILAN MADDELER GENİŞLETİLİYOR, SEKTÖR İÇİN SON DERECE OLUMLU, -BÜROKSİNİN AZALTILMASI VE İZİNLERİN TEK ELDE TOPLANARAK, İŞLEMLERİN TEK YÖNETMELİK ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLMESİ, -TAŞOCAKLARININ MADEN KANUNU KAPSAMINA ALINMASI YOĞUN OLARAK ELEŞTİRİLMİŞTİR, -ANAYASA MAHKEMESİ VE DANIŞTAY’IN İPTAL KARARLARI; İZİNLERİN TEK YÖNETMELİKLE DÜZENLENEBİLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇAN M.7/1 İPTAL EDİLİYOR, -İPTAL KARARLARI İLE OLUŞAN BOŞLUĞUN DOLDURULMASI İHTİYACI,

5 2010 – 2015 ARASI DÖNEM SAYILI KANUN; ANAYASA MAHKEMESİ VE DANIŞTAY KARARLARI İLE OLUŞAN YASAL BOŞLUĞUN DOLDURULMASI VE UYGULAMA ORTAYA ÇIKAN SORUNLARA YENİ ÇÖZÜMLER -2012/15 SAYILI GENELGE; -2014/1 SAYILI GENELGE; -ORMAN KANUNUNU 16. MADDE YÖNETMELİĞİ,

6 5995 SAYILI KANUN II. GRUP MADENLER A VE B OLMAK ÜZERE ALT GRUPLARA AYRILIYOR, -AGREGA II (A) GRUBU OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR, -KANUNUN GEREKÇESİNDE II (A) GRUBUNU MADENLER İÇİN YENİ BİR YÖNETİM ANLAYIŞININ GETİRİLMEK İSTENDİĞİ SÖYLENİYOR, -KANUN DEĞİŞİKLİĞİ İLE MADENCİLİK FAALİYETLERİNİN KISITLANMASI KAVRAMI KARŞIMIZA ÇIKIYOR VE I. VE II (A) GRUP SAHALARIN KISITLAMA USULÜ YÖNETMELİKLE DÜZENLENİYOR,

7 2012/15 SAYILI BAŞBAKANLIK GENELGESİ Genelge ile ; ‘Kamu kurum ve kuruluşları (Belediyeler ve il özel idareleri hariç) ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketlerin, kendi mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarıyla ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşları, vakıf, dernek veya bunların şirketlerine, gerçek veya tüzel kişilere; satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir vb. her türlü tasarrufa yönelik işlemleri için Başbakanlıktan izin alınacağı’ hüküm altına alınmıştır.

8 Söz konusu genelge ile kamuya ait taşınmazlar üzerinde üçüncü kişiler lehine her türlü işlem öncesinde Başbakanlıktan izin alınması şartı getirilmiştir. Genelge çok kısa olmasına rağmen kapsamı çok geniş olarak düzenlenmiştir. İzin alınması gereken işlemler sadece özel hukuk kişileri lehine olanlar değil, kamu kurumları lehine olan tasarrufları da kapsayacak kadar geniş tutulmuştur. Adeta tüm kamu taşınmazları üzerinde ‘kuş dahi uçmadan’ önce Başbakanlıktan izin alınması gerekecektir.

9 Genelgenin en ağır etkilediği sektörün Maden sektörü olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ruhsat ve orman izni taleplerinde ilgili idarelerce Başbakanlıktan görüş sorulmakta; cevap aylarca gelmemekte çoğu zaman ise özellikle ruhsat taleplerinde tamamen gerekçesiz şekilde red görüşü gelmektedir. Başbakanlığın görüşü çoğu zaman talep sahibinden gizlenmeye çalışılmaktadır. İlgili idarece, Başbakanlığın görüşü kapsamında talepler reddedilmektedir. Yaşanan bu uzun ve belirsiz süreç yüksek meblağlarda yatırımın yapıldığı Maden sektörünü belirsiz ve sonu görünmez hale getirmekte, yatırımcıyı sektörden uzaklaştırmaktadır. Madencilik sektörünün ülke ekonomisine katkısı düşünüldüğünde oluşan – oluşacak zararın kapsamı daha iyi anlaşılacaktır.

10 Genelgenin uygulandığı ilk yıllarda Maden Sektörü müzakere yoluyla genelgenin geri alınması için yoğun çaba harcamış ancak tüm çabalara rağmen olumsuz sonuç alınması üzerine Genelge uygulaması son zamanlarda yoğun olarak yargıya taşınmıştır. Genelgenin uygulanmasının yani genelgeye dayalı olarak ruhsat ve orman izni taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu tartışmasız şekilde ortadadır. Çünkü hukukun temel ilkesi olan normlar hiyerarşisi gereği; üst norm olan kanun ile kazanılmış bir hakkın normlar hiyerarşisinde en altta olan genelge ile ortadan kaldırılması mümkün olmayacaktır. Yani taleplerin kanunun aradığı tüm unsurları taşımış olması haline talebin genelgeye dayalı olarak reddedilmesi tartışmasız şekilde hukuka aykırı olacaktır. Burada dikkate edilmesi gereken husus talebin kanuna uygun olması gerektiğidir.

11 Bahsi geçen sürecin yaşanması halinde ise izlenmesi gereken yargısal yol şu şekilde olacaktır; talebin idarece reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması gerekmektedir. Talebin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması yönündeki idari işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içerisinde idari dava açılmalıdır. Aksi halde ise dava açma hakkı düşecektir. Dava dilekçesinde iki idari işlem dava konusu yapılacaktır. Birinci işlem Başbakanlığın red işlemi, ikinci işlem ise bu işlemi dayanak yapan asıl idarenin red işlemi olacaktır. Davanın YD talepli olarak açılması yararlı olacaktır. Dava da temel vurgu noktası üst norm olan kanun ile kazanılmış bir hakkın normlar hiyerarşisinde en altta olan genelge ile ortadan kaldırılması mümkün olmadığıdır.

12 -Açılan davalarda idare mahkemelerince az önce belirttiğimiz esaslar dahilinde madenci lehine öncelikle YD devamla iptal kararları verilmektedir. -İdare Mahkemelerinin lehe kararlarına rağmen genelgenin tamamen ortadan kaldırılması nihai çözüm olacaktır. Çünkü yukarıda bahsi geçen yargısal süreç yatırımcıya ortalama altı ay daha zaman kaybı yaşatmaktadır.

13 ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI GENELGESİ 2014/1 SAYI – GENELGE İLE MADENCİLİK FAALİYETLERİNE EK YÜKÜMLÜLÜKLER GETİRİLDİĞİ GİBİ ÖNEMLİ DERECEDE KISITLAMA HÜKÜMLERİ DE GETİRİLMİŞTİR; -EK YÜKÜMLÜLÜK; ÇED YÖNETMELİĞİ EK-1 KAPSAMINDA YER ALMAYAN PROJELERDE BİLİMSEL RAPOR GETİRİLMESİ ŞARTI, -GENEL OLARAK BAŞVURUNUN DEĞERLENDİRİLMEYECEĞİ ALANLAR VE I. GRUP – II (A) GRUBU FAALİYETLERİN DEĞERLENDİRİLMEYE ALINMAYACAĞI ALANLAR KATEGORİSİ OLUŞTURULMUŞ,

14 GENELGENİN HUKUKA AYKIRILIĞI -TMD’nin açtığı dava var ancak halen incelemede, herhangi bir karar elde edilmiş değil, - MADEN KANUNU M. 7/C. SON; ‘Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir’ -Az önce açıklandığı üzere normlar hiyerarşisi burada da devreye giriyor, -GENELGE hem Maden Kanununa hem de normlar hiyerarşisine aykırı, -YARGISAL SÜREÇ 2012/15 SAYILI GENELGE İLE BENZER

15 ORMAN KANUNU 16. MADDE YÖNETMELİĞİ ORMAN İZİN BEDELLERİNİN KAT VE KAT YÜKSELTİLMESİ, -RUHSAT SAHALARININ TEL İLE ÇEVRİLMESİ UYGULAMASI, -M. 29; ‘Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri ile orman içi dinlenme yerlerinde Maden Kanununun 2 nci maddesindeki I(a), I(b) ve II(a) grup madenler ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanılan her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapılacak madencilik faaliyetlerine izin verilmez. Ancak muhafaza ormanlarında gen koruma alanları, tohum meşcereleri ile orman içi dinlenme yerlerinde; bu gruplardaki madenlere Bakanlıkça bu Yönetmeliğin yayımından önce verilen izinlerin süre uzatım talepleri Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenerek izne konu edilebilir’ şeklindedir.

16 YÖNETMELİĞİN HUKUK AYKIRILIĞI -TMD’nin açtığı dava da YD talebi reddedildi. Ancak m. 29 dava konusu yapılmamış, -Bu arada tarihli R.G.’de yayınlanan yönetmelik değişikliği ile izin bedelleri düşürüldü ve tel çit uygulaması kaldırıldı. Tel çit yerine sahanın belirli mesafede işaretler ile çevrilmesi öngörüldü. -ANCAK M. 29 HALEN AYAKTA, AZ ÖNCE AÇIKLANDIĞI ÜZERE MADEN KANUNU M. 7/SON VE NORMLAR HİYERARŞİSİNE AYKIRILIĞI GÜNDEME GETİRİLEBİLİR.

17 YÖNETMELİĞE KARŞI ORMANCILAR DERNEĞİNİN AÇTIĞI DAVA 8.DAİRE 2014/ Tesis tanımında yer alan ‘asfalt ve beton karıştırma üniteleri’ yönünden YD kararı verildi. -Aleyhe durum, tesis tanımı daralıyor, bahsi geçen yapılar tesis olarak değerlendirilmeyecek ve orman izni verilmeyecek

18 6592 SAYILI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ – II. grup altında a ve c bentleri oluşturularak; kalsit, dolamit, kalker, granit, andezit, bazalt gibi kayaçlardan agrega, hazır beton ve asfalt yapılarak kullanılan kayaçlar ile entegre çimento, kireç - kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar bu bentlere dahil edilmiştir. -Teminat ve harç adı altında alınan ruhsat maliyetleri tek ad altında birleştirilmiştir. Bundan sonra bedellerin RUHSAT BEDELİ altında tahsil edilmesi hedeflenmiştir. Bu noktada en önemli değişiklik RUHSAT BEDELİ her sene yeniden belirlenecek ve aynı orman bedelleri gibi her yıl yeniden tahsil edilecektir. Bu değişikliğin ruhsat maliyetlerini önemli ölçüde artıracağı açıktır. RUHSAT BEDELLERİNİN tarihinden itibaren alınması öngörülmüştür. (Taslakta üç ay olarak belirlenen süre lehe olarak uzatılmıştır) -Faaliyet Bilgi Formu ve Satış Bilgi Formunun ayrı ayrı verilmesi uygulamasına son verilmiş; İŞLETME FAALİYET RAPORU adı altında tek bir belgenin verilmesi öngörülmüştür. Bu değişikliğin gereksiz evrak yükünü azaltacağı düşünülmektedir. -Görünür rezerv, proje, ön arama faaliyet raporu, genel arama faaliyet raporu, detay arama faaliyet raporu ve kaynak tanımları yeniden belirlenmiştir. Bahsi geçen tanımlar günün ekonomik ve teknolojik koşullarına uygun ve somut hale getirilmiştir.

19 Kanun kapsamında genel müdürlüğe verilmesi gereken belgeler, projeler vb dokümanların hazırlanması YETKİLENDİRİLMİŞ TÜZEL KİŞİLERİN kurulması öngörülmüştür. YETKİLENDİRİLMİŞ TÜZEL KİŞİLERİN paylarının yarısından fazlasının sahibinin mühendis olması ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan kişiler olması şarttır. YETKİLENDİRİLMİŞ TÜZEL KİŞİLER taslakta daha geniş yetkilere sahip olarak düzenlenmesine rağmen kanunda bu genişlik daraltılmıştır. YETKİLENDİRİLMİŞ TÜZEL KİŞİLERE ilişkin uygulamanın 1 yıl sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Bu konudaki ayrıntılar yönetmeliğe bırakılmıştır.

20 -Ruhsat devri hususunda kısıtlama getirilmiştir. Ruhsat devri bakan onayına bağlanmış, devir bedeli olarak rayiç ruhsat bedelinin iki katının ödenmesi öngörülmüştür. Değişiklik ruhsat devirlerine ek maliyet getireceği gibi bakan onayına bağlı olarak bürokrasiyi artıracaktır. Usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür. -Rödövans sözleşmelerin yapılması da bakanlık onayına bağlanmış aksine uygulamada faaliyetin durdurulması öngörülmüştür. Yeraltı kömür madenleri yönünden ise Kamu Kurum ve Kuruluşları (T.T.K, T.K.İ vb..) dışında rödövans sözleşmesi yapılması yasaklanmıştır. Mevcut rödövans sözleşmelerinin ise 3 ay içinde Genel Müdürlüğe verilmesi öngörülmüştür. Aksi uygulama faaliyetin durdurulmasına neden olacaktır.

21 -İlk müracaat sistemi II (B) ve IV. Grup dışında terkedilmiş, ihale sistemine geçilmiştir. İhale edileme halinde yeniden ihale yapılabileceği yani devamlı ihale sistemine geçilmiş, yatırım şartlı ihale alternatif olarak değerlendirilmiştir. II (B) ve IV. Grup açısından müracaat sistemi korunmuştur. Kanunun yayımı tarihinden itibaren 6 ay süre ile II (B) ve IV. Grup açısından müracaat alınmayacaktır. -ÇED Kararı, mülkiyet izinleri, mevzuattan doğan diğer izinlerin alınmaması idari para cezası sebebi olarak değerlendirilmiş, teminat iradı ve ruhsat iptali yaptırımı kaldırılmıştır. Yerel ve bürokratik sebeplerden kaynaklanan gecikmelerin madenciye yüklenmesi uygulamada büyük sorun teşkil etmesi bahsi geçen değişikliğe neden olmuştur; yerindedir.

22 -Ekonomik verimlilik dikkate alınarak mücavir sahaların ortak proje ile çalışması düşünülmüştür. Tarafların rızası olması Genel Müdürlüğün aksi halde Bakan onayı ile ortak proje yapılabileceği öngörülmüştür. -Geçici tatil yeniden düzenlenmiştir. Sahaların faaliyete geçmeden geçici tatil kararı verilemeyeceği öngörülmüştür. -Ruhsat sahası dışından getirilmesi gereken altyapı yatırımlarının (elektrik, su vb…) sahaya getirilişini kolaylaştırmak amacıyla saha sahibinin Bakanlıktan irtifak/intifa hakkı kurmayı talep edebilmesi mümkün hale getirilmiştir.

23 -I. Grup ve II. (a) grubu sahaların şehirleşmenin olduğu alanlarda kalması halinde kısıtlama getirilebileceği öngörülmüştür. Kısıtlanan alanlardaki hak sahiplerinin mevcut rezerv dikkate alınarak yeni alanlara kaydırılması öngörülmüştür. -Kanun değişikliğinde en aleyhe hüküm olarak değerlendirilebilir. -Anayasa’ya aykırılığı tartışılabilir. Değişikliği şuana kadar AYM’ye taşıyan yok. -İş yine sektöre düşüyor, açılacak davalarda def-i yoluyla anayasaya aykırılığın öne sürülmesi gerekiyor. Açılacak tüm davalarda bu argüman kullanılmalı, hüküm en azından AYM’ye taşınmalı.

24 -II. Grup (a) bendi maden ruhsat sahiplerinin proje ile başvurması ve talep ettiği bendin alanına taksir edilmesi hâlinde, II. Grup (b) ve (c) bendi maden ruhsatlarından birine geçilebilir. Ancak, bu Kanuna göre hak sağlayan II. Grup (b) bendi maden ruhsatlarından II. Grup (a) ve (c) bendi maden ruhsatlarına geçiş yapılamaz hektardan büyük kalker, kalsit ve dolomit ruhsat sahaları Genel Müdürlükçe incelenerek uygun bulunan görünür ve muhtemel rezerv alanlarına proje ile talepte bulunulması durumunda, 100’er hektarlık alanlar hâlinde II. Grup (a) bendi maden işletme ruhsatı verilir.

25 -Teminat ve teminat irat sistemi terkedilmiş yerine idari para cezası uygulaması getirilmiştir. Taslak yer idari para cezaları %50 ile %30 arasında düşürülmüştür. -Teknik nezaretçi uygulaması kaldırılmış, yerine DAİMİ NEZARETÇİ uygulaması getirilmiştir. Daimi nezaretçinin maden mühendisi olması zorunluluğu getirilmiştir. Mevcut teknik nezaretçisi olan sahalara 1 yıl içerisinde daimi nezaretçi atanması zorunluluğu getirilmiştir. Teknik nezaretçinin görevinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde yerine derhal DAİMİ NEZARETÇİ atanması gereklidir. -Mahallinde yapılacak tetkik heyeti denetimlerinde ruhsat sahibi veya vekilinin heyete katılımı zorunlu hale getirilmiş, katılımın sağlanmaması halinde halinde idari para cezası öngörülmüştür.

26 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİK İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin işyerindeki tüm gelişmeleri göz önünde bulundurarak eksiklik, aksaklık, tedbir - tavsiyeleri belirlemesi ve işverene yazılı olarak bildirmesi öngörülmüştür; Yazılı olarak bildirilen hususların düzeltilmesinden işveren sorumlu olacaktır. Bildirilen hususların işin acil durdurulmasını gerektirmesi veya iş kazası/meslek hastalığı tehlikesi arz etmesi durumunda işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması halinde uzman veya hekim durumu derhal bakanlık yetkili birimine, varsa sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmaması veya kötüniyetli bildirim yapılması uzman veya hekimin belgesinin askıya alınması sebebidir. Uzman veya hekimin bahsi geçen bildirimi yapmasından dolayı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshi veya hak kaybına uğratılması mümkün değildir. Aksi uygulama halinde işveren 1 yıllık ücret tutarından az olmamak üzere diğer haklar yanında tazminata mahkum edilecektir.

27 -Maden ve yapı ile diğer sektörlerde öncelikle hangi mesleki ünvana sahip iş güvenliği uzmanının görev yapacağı çıkartılacak yönetmelikle belirlenecektir. Buradaki amaç iş güvenliği uzmanlarının sektör bazında yoğunlaşmasını sağlamaktır. -İşin durdurulması kararını uygulamada mülki idare amiri yanında kolluk kuvvetleri de yetkili kılınmıştır. Buradaki amaç işin durdurulması kararının seri şekilde uygulanmasını sağlamaktır. -Çok tehlikeli sınıfta ve ihale ile alınan işlerde gerekli teknolojik ve bilimsel önlemler alınmadan üretim zorlaması yapılması ve bunun da hayati tehlike oluşturması işin durdurulması sebebi olarak öngörülmüştür. Buradaki amaç plansız - tehlikeli çalışmayı önlemek ve üretimin tamamen bilimsel/teknolojik temeller üzerinde ilerlemesini sağlamaktır.

28 -Ölümlü iş kazası meydana gelen maden işyerlerinde kusuru yargı kararı ile tespit edilen işveren, mahkeme tarafından iki yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanacaktır. Kararın bir örneği işverenin siciline işlenmek üzere Kamu İhale Kurumuna gönderilecek ve Kurumun internet sayfasında ilan edilecektir. -İşin durdurulmasına karar verilen işyerlerinde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya vekiline üç ile beş yıl arasında hapis cezası verilecektir. -Çalışanlarına, standartlara uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen ve Yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan (yürürlük: ) işverenlere idari para cezası uygulanacaktır.

29 Çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle %1 olarak alınacaktır. Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi hâlinde takip eden aydan itibaren bu teşvik uygulamasına son verilecektir. Bu maddeye göre teşvikten yararlanan işverenlerden birinci fıkrada belirtilen iş kazalarını bildirmeyenler, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri ödeyecekler ve bu teşvikten beş yıl süre ile yasaklanacaklardır.


"MADEN HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER 11.05.2015 - ÇORLU AVUKAT ERHAN EGEMEN." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları