Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Orta Çağ Avrupa’sı Hakkında ilginç bir slayt Slayt geçişleri için tıklayınız ve sesli izleyiniz.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Orta Çağ Avrupa’sı Hakkında ilginç bir slayt Slayt geçişleri için tıklayınız ve sesli izleyiniz."— Sunum transkripti:

1

2 Orta Çağ Avrupa’sı Hakkında ilginç bir slayt Slayt geçişleri için tıklayınız ve sesli izleyiniz.

3 Avrupa Tarihinden GARİP VAKALAR Yazar: Max Kemmerich

4 Orta çağın ilk zamanlarında kilise hizmetinde bulunanlar yıkanmayı sadece zevk işi olarak kabul ettiklerinden hiç yıkanmazlardı. Azizlerden Elizabet ömründe hiç yıkanmadığı için etrafına öyle kötü bir koku yaymaya başlamıştı ki civarında bulunanlar nihayet tahammül ederek onu yıkanmaya ikna ettiler. Fakat bundan da bir şey çıkmadı. Çünkü suya temas eder etmez dışarı fırladı ve işlediği günahtan dolayı tövbe etmeye başladı.

5 Hâlbuki kilise ile alakası olmayan insanlarda ise temizlik daha fazla idi. Bil hassa köylüler pek çok yıkanırlardı. Heidelberg üniversitesi kütüphanesinde ‘’Manesse’’ el yazısı tabir olunan kitapta bu durum açıkça görülmektedir.

6 Rönesans devrindeki İtalyanlar o zaman ki Kuzey Avrupalıları ve bil hassa Almanları dehşetli bir pis addederlerdi. Halbuki kendileri de çok sıkça adam akıllı yıkanmak adetinde değillerdi. Almanya imparatoru 3. Frederik 1485 senesinde Tuttlingen şehrini ziyaret etmek istemişti. Fakat daha şehre girerken atıyla beraber çamura gömüldü ve şehrin içindeki caddeler ise daha pis olduğundan ziyaretten vazgeçti ve geri döndü.

7 Eski devirlerde diğer halkın yıkanması sadece el ve yüze münhasırdı. Lavabo bilinmiyordu senesinde neşredilen ‘Ev kadını lugatı’ leğen ve ibrikten bahsetmekte ise de lavabonun ismini zikretmemektedir. İbrikten avuca biraz su dökülür ve bu su ile yüz şöyle bir ıslatılırdı. Frengi hastalığı Avrupa’da 16. asırda yayılmaya başlamış ve bu yüzden umumi hamamlar kapatılmıştı. Ondan sonra temizliğin arkası pek o kadar takip edilmemiştir.

8 O zamanki Alman şehirlerinin sokaklarında hınzırlar(domuz) serbestçe gezerlerdi. Berlin’de bu hal 1681’e kadar devam etti ve ancak o zaman yasaklanabildi.

9 1671 senesine gelinceye kadar Berlin’e gelen köylüler dönerken bir araba çöp yükleyip şehrin dışına götürmeye mecbur edilmişlerdi. Sokaklarda yığılan ve leş gibi kokan çöpler böylece azaltılmak istendi senesinde Nürnberg Belediyesi her gün bir hamal vasıtasıyla sokaklardaki ölü hayvan, hınzır(domuz), köpek, kedileri toplatmaya ve şehrin dışına attırmaya karar verince şehir halkı sevinçlerinden şarkılar bestelemişti.

10 1666 senesinde ilk defa Paris sokaklarında bir temizlik yaptırılmıştı. Bu o kadar mühim bir hadise kabul edilmiştir ki, bugünü yad etmek için yalnız şiirler yazılmamış, iki tanede madalyon yaptırılmıştı senesine kadar Paris şehri ahalisi gece ve gündüz pencerelerinden sokağa her türlü pisliği ve süprüntüyü atarlardı. Bunu yapmayanlar sadece zenginlerden bazıları idi ve onların evlerinin bahçelerinde çukurları vardı.

11 1185 senesinde bir gün Fransa Kralı Philipp August, saray penceresinin yanda oturuyordu. Bu sırada sarayın önünden bir araba geçti ve sokağın çamurunu karıştırdı. Bu yüzden etrafa öyle bir koku yayıldı ki, Paris şehrinin tebahhuratına alışık olan kral bayıldı. Bunun üzerine birkaç caddenin kaldırımla döşenmesini emretti. Memurlar çok sıkı bir takiple sokakları kirletmemeyi emrettiği için bunu müteakip bir müddet pislikler sokağa dökülmedi, fakat o zaman ki Paris’in pazaryeri meydanı olan ‘’Place Maubert’’e kadar götürülerek oraya bırakılırdı. Bunun için Pazar meydanının pis kokusu da dayanılmaz hale gelmişti. Ancak 1531 senesinde Paris’te her evde bir abdesthane bulunması emredildi, fakat bu emirde tamamıyla yerine getirilemedi.

12 Pislikleri sokağa dökmek 17. asra kadar Almanya’da da devam etti. Paris’te XIV. Louis zamanında hiç kimse sokakta giderken tepesine pis bir şey dökülmeyeceğinden emin olamazdı. Ancak geniş caddeler biraz daha emniyetli idi. Heran pencere açılarak suratla söylenen bir ‘’Gare I’eau! (dikkat!)’’ hitabından sonra bir lazımlık leğen muhteviyatı dökülüverirdi. Şehrin hiçbir sokağında bundan ve korkunç kokudan kurtulmak mümkün değildi.Umumi tuvaletler olmadığı için sokak köşeleri, sarayların ve kiliselerin etrafları bu hizmetleri görürdü.

13 Aynı şeylere bugün Napoli’de de tesadüf edilmektedir, Paris’te Palis de Justice’de ve hatta Louvre’de bu nevi kirletmelere rastlanırdı. Bu sarayın avlusunda, solanlarında, kapı arkalarında va güpegündüz bu nevi tabi ihtiyaçlar görülür ve kimse bir şey demezdi. Yalnız III. Henry biraz titizlenmiş 1587 senesi Ağustos’unda bir tebliğ ile her sabah, kendisi kalkmadan önce, bahçede ve salonlardaki bütün pisliklerin temizlenmesini emretmişti.

14 Buna rağmen İspanya ve Fransa kral sarayları hatta 14. Louveis devrinde, şiddetli ve fena bir koku yayar ve bunu ıtriyat kokuları bile bastıramazdı. Bunun için 17. asırda birisi lazımlığı keşif etmiş. Bu alet saraylara kabul edilerek kokunun biraz önü alınmıştır.

15 18. asırda bile Paris’te sağlık kurma işleri ancak yavaş yavaş ilerlemiştir. Bahçelerde açılan pislik çukurlarının civardaki kuyulara boşaldığı çık vaki olurdu. Sonra 19. asır ortalarına kadar duvar kenarlarını kirletmek, pis su dökmek adetleri devam ettiği için şehrin kokusu geçmişi pek aratmazdı. Lazımlıkların pencereden sokağa dökülmesi ancak 1780 senesinde men edilmiştir.

16 Değerli dostlar orta çağ Avrupa’sının Sağlık ve Temizlikteki durumu içler acısı şekilde kitapta devam etmekte olup bu slaytta ancak bu kadarına yer verebileceğiz devamı ilerde gelecek… Avrupa Tarihinden GARİP VAKALAR Yazar: Max Kemmerich Baskı Tarihi İstanbul 2001 Dağıtım: Osmanlı Yayınevi


"Orta Çağ Avrupa’sı Hakkında ilginç bir slayt Slayt geçişleri için tıklayınız ve sesli izleyiniz." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları