Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ULUSLARARASI KALKINMA BİRLİĞİ ( IDA ). Kuruluşu ve Üyeleri: Şubat 1958 tarihinde dünya bankası kredilerinden daha uygun şartlarda düşük faizli, uzun vadeli.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ULUSLARARASI KALKINMA BİRLİĞİ ( IDA ). Kuruluşu ve Üyeleri: Şubat 1958 tarihinde dünya bankası kredilerinden daha uygun şartlarda düşük faizli, uzun vadeli."— Sunum transkripti:

1 ULUSLARARASI KALKINMA BİRLİĞİ ( IDA )

2 Kuruluşu ve Üyeleri: Şubat 1958 tarihinde dünya bankası kredilerinden daha uygun şartlarda düşük faizli, uzun vadeli ve kolay ödenebilir taksitlerle finansman sağlayacak bir uluslararası finansman kuruluşunun oluşturulması fikri ortaya atılmıştır. Sözleşme 24 eylül 1960 tarihinde yürürlüğe girmiştir dünya bankasına taraf olan ve 31 aralık 1960’a kadar bunu onaylayan ülkeler ida’ nın ilk kurucu üyeleridir bir ülkenin dünya bankası üyeliğinin sonra ermesi IDA üyeliğini de sona erdirmektedir

3 Ekonomik İşbirliği Kalkınma Amaçları: IDA sözleşmesinin 1. Maddesinde amacı şöyle belirtilmiştir: “IDA üye ülkelerden en az gelişmiş seviyede olanlara, verimliliği ve hayat standartlarını yükseltmek suretiyle kalkınma amaçlarına katkıda bulunacak kredileri, bu ülkelerin ödemeler dengesinde büyük yük oluşturmayacak şartlarla sağlamayı amaçlamaktadır.” Öderken ödemeler dengesi sorunu ile karşı karşıya kalmamasına dikkat edilmektedir. Bunun için üye ülkenin borçlarını her zaman konvertibl dövizlerle ödenmesi şartı aranmamaktadır. IDA bu niteliği ile dünya bankası’nın gerçekleştirmek istediği amaçlara destek olmaktadır. IDA, gelişmekte olan ülkelere elverişli şartlarla kredi vermek için kurulmuştur. Ödünç verilirken, üye ülkenin bunu geri

4 IDA’nın Dünya Bankası’ndan 3 farklı niteliği vardır. 1) Dünya bankası bütün gelişmekte olan ülkelere kredi açarken, IDA en az gelişmiş olanlarına kredi açmaktadır. 2) Dünya bankası, üyelerine kredi açarken bu kredinin üyelerinin ödemeler dengesini nasıl etkileyeceği ile bir dereceye kadar ilgilidir. Oysa IDA bununla çok fazla ilgilidir. 3) Dünya bankası 3-5 yılı ödemesiz yıl vadeyi kapsar ve piyasa faizlerine yakın faiz uygulanırken IDA sıfır faizle yıl vadeli kredi verir.

5 YAPISI VE YÖNETİMİ:

6 Dünya bankası, IDA ve IFC’nin icra direktörleri kurulu aynı kişilerden oluştuğu için kurul toplantıları her 3 kurumu da kapsayacak şekilde yapılır. IDA, Dünya Bankası’ndan ayrı sermayesi ve kaynaklarıyla tüzel kişiliği olan, fakat yönetim ve denetim açısından dünya bankası ile aynı bünyede bulunan bir yapıya sahiptir. Sonuç olarak, IDA, kendi sermayesine, ayrı hesaplara sahip ayrı bir kuruluştur.

7 FİNANSMAN KAYNAKLARI: Birinci grupta yer alan sanayileşmiş ülkelerin IDA’nın sermayesini ödeme taahhütleri ve katkılarıdır. İkinci grupta yer alan ülkelerin sermaye taahhütleri Dünya Bankası’nın gelirlerinden IDA’ya yapılan transferler IDA dünya bankası gibi sanayileşmiş ülkelerin sermaye piyasalarında büyük ölçüde borçlanarak finansman sağlama yoluna gidemez.

8 KREDİLERİ: IDA kredileri “ kalkınma kredisi” olarak adlandırılır. IDA’dan kredi kullanabilmek için en alt yıllık milli gelir seviyesinde olmak gerekmektedir. Fakirlik çizgisi zamanla değişmektedir yılında bu 795 dolar kişi başına GSMH idi.1998 yılı mali yılı ise bu tutar 925 dolar kişi başına GSMH’ dır. -IDA kredileri, üye ülkelere bir kredi anlaşması çerçevesinde açılır. -Üye ülkenin kalkınma seviyesinin yükseltmesine yönelik bir projeye dayanması gerekmektedir. -IDA, hükümetlere kredi açar özel kesim kuruluşları IDA’nın kredilerinden yararlanamaz. -İmtiyazlı krediler sınıfına giren kredileri, 10 yılı ödemesiz dönem olmak üzere yıl vadeli ve faizsizdir

9 Dünya Bankası’nın En Yoksul Ülkeler İçin Sağladığı Fon IDA ile Yoksulluğa Son: Dünya Bankası’nın en yoksul ülkeler için sağladığı fon olan uluslararası kalkınma birliği (IDA) 50 yılı aşkın bir zamandan bu yana en güç ve karmaşık zorlukların üstesinden gelmeyi başarmıştır. Kalkınma finansının en büyük kaynaklarından birisi olan IDA; yarısı Afrika’da bulunan dünyanın en yoksul ülkelerine sağlık, eğitim, altyapı, tarımsal, ekonomik ve kurumsal kalkınma desteği vermektedir. Bu ülkelerde 2.5 milyar insan yaşamakta olup, bunların 1.8 milyarı günde 2$ veya daha az bir parayla hayatını idare ettirmektedir.

10 Ağır borç yükü altındaki ülkelere sağlanan borç indirimleri ve taksit ertelemelerinden Haiti ve Afganistan’daki imar çalışmalarına, son dönemdeki küresel açlık ve ekonomik krizlere kadar dünya IDA’ ya büyük sorunların ele alınması gereken bir yer gibi görünüyor. Dünyanın en yoksul ülkelerine odaklanmak suretiyle karmaşık küresel sıkıntılara müdahale etme yetkisi sektöre yaygın bilgi ve kaynaklara sahip başka bir uluslararası kuruluş yoktur.

11 IDA, gelişmiş ve gelişmekte olan bağışçı ülkelerin ve dünya bankası Grubu’nun diğer iki kuruluşu olan uluslararası imar ve kalkınma bankası (IBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu’ nun (IFC) katkılarıyla üç yılda bir yenilenmektedir.

12 Afganistan’da 2012 yılında 2.7 milyon kız öğrenci okula kayıt yaptırdı. Bu rakam 2002’de 191 bin idi.

13 Bosna-Hersek genelindeki 20 belediye yaşayan insanların tamamına 2011yılında 24 saat su verilmeye başlandı.

14 Burkina faso’daki çocukların tamamına 2002 yılından bu yana ücretsiz aşı yapılıyor.

15 ETİYOPYA 2005’te beş yaşından küçük çocuklar arasında ölüm oranı binde 123 iken, 2011 yılında bu rakam 88’e düştü. 1997’de Etiyopya yollarının %22’si iyi durumda görülürken, 2010 yılında bu oran %60 idi. Gine 2011 yılında aylık çocukların %39’unun tam aşıları yapılmış iken, 2012’de bu oran %75’e yükseldi. 2011’de bir sağlık kuruluşundan doğum öncesi bakım hizmeti alan hamile kadın oranı %83 iken, 2012 yılında %95’e çıktı.

16 TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI KALKINMA İŞBİRLİĞİ FAALİYETLERİ: Türkiye’nin siyasi ağırlığı, aktif diplomasisi, dinamik ekonomisi ve artan teknik kapasitesi gibi unsurlardan güç kazanan uluslararası alandaki yükselen profili, en somut yansımalarından birini ülkemizin uluslararası kalkınma faaliyetlerinde ön plana çıkan rolünde bulmaktadır

17 Türkiye’nin uluslararası kalkınma işbirliği içindeki rolü son yıllarda köklü değişimlere uğramıştır. Yeni ekonomik dinamikler ve küresel sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlama yoluyla dünya barışı ve istikrarının desteklenmesi hususunda artan sorumluluk duygusu Türkiye’nin uluslararası kalkınma işbirliği yapısı içinde yeni ve dinamik bir aktör olarak ortaya çıkmasına imkân vermiştir.

18 Geleneksel donör ülkelerin ekonomik kriz koşullarında büyük kesintilere gittikleri bir ortamda Türkiye’nin kalkınma yardımlarını önemli oranlarda artırmakta olması, gerek uluslararası kuruluşların, gerek gelişmekte olan ülkelerin ilgi ve takdirini toplamakta ve ülkemize yönelik işbirliği çağrılarında çarpıcı artış görülmektedir.

19 Türkiye’nin Kalkınma İşbirliği: Yardım Alan Ülke Konumundan Yardım Yapan Ülke Konumuna Gelmesi: Türkiye, devlet planlama teşkilatının (DPT) Gambiya, Gine, Moritanya, Senegal, Somali ve sudan ’da kurumsal kapasite inşasını hedefleyen 10 milyon ABD doları tutarında kapsamlı bir yardım paketi oluşturmasıyla, 5 haziran 1985 tarihinde kendi dış yardım programını başlatmıştır.

20 TİKA: Türkiye’nin Kalkınma İşbirliğinin Kurumsallaşması: 1992 yılında kurulan ve Türkiye'nin kalkınma işbirliği politikasının uygulanması sorumluluğu verilen TİKA, aynı zamanda türkiye'nin kalkınma işbirliğini ulusal aktörlerin yanı sıra, uluslararası kuruluşlar ve ikili donörlerle koordine etmekten de sorumludur. Ayrıca TİKA, Türkiye'nin resmi kalkınma yardımlarının istatistiklerini toplamak ve raporlamakla görevlidir.

21 Tika’nın 23 kalkınma ortağı ülkede işbirliği faaliyetlerinin uygulamaya konmasında ve ülke hakkında birinci elden veri toplamada yerel kalkınma ortaklarıyla doğrudan iletişiminde önemli bir rol oynayan 26 program koordinasyon ofisi bulunmaktadır. Ancak Tika’ nın faaliyetleri bu 26 denizaşırı ofisle sınırlı olmayıp, dünya genelinde 100’den fazla ülkeye ulaşmaktadır.

22 Türk Dış Politikasının Yeni Öncelikleri ve Kalkınma İşbirliğinin Rolü: Türkiye, kendi bölgesi ve ötesindeki belli başlı konularda yapıcı bir rol oynama yönündeki çabalarını sürdürmektedir. Türkiye’nin kalkınma işbirliği alanındaki faaliyetleri daha iyi bir gelecek için yoksulluğun giderilmesini ve sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen küresel çabalara katkıda bulunma konusundaki kararlılığının bir göstergesidir.

23 Türkiye, Afganistan’da Taliban rejiminin sona ermesinden sonra, bu ülkeyi kalkınma işbirliği gündeminin birinci sırasına koymuştur. Savaş nedeniyle yıkıma uğramış Afganistan’ın yeniden imarı, temel hizmetlerin sağlanması, temel özgürlüklere saygılı yeni bir düzenin oluşturulması ve kamu düzeninin yeniden kurulması Türkiye’nin öncelikleri olmuştur. Türkiye’nin döneminde Afganistan’a sağladığı resmi kalkınma yardımları 400 milyon ABD Doları’na ulaşmıştır. Tika’nın Afganistan’da hâlihazırda, Kabil, mezar-ı şerif, Vardak ve Cevizcan’da olmak üzere, Kabil’deki Türk büyükelçiliğiyle yakın işbirliği içinde faaliyet gösteren dört ofisi bulunmaktadır.

24 Yükselen bir Donör Ülke Olarak Türkiye'nin Performansı: OECD istatistiklerinin incelenmesinden, ülkemizce yapılan yıllık resmi kalkınma yardımlarının, 2005 yılında 601 milyon Dolar 2006 yılında 714 milyon Dolar 2007 yılında 602 milyon Dolar 2008 yılında 780 milyon Dolar 2009 yılında 707 milyon Dolar 2010 yılında 967 milyon Dolar 2011 yılında 1.4 milyar Dolar tutarında gerçekleştiği görülmektedir.

25 Bu veriler Türkiye’nin kalkınma yardımlarını düzenli şekilde artırmak suretiyle yükselen donör ülke statüsüne ulaştığını somut biçimde ortaya koymaktadır yılında 967 milyon Dolar olarak gerçekleştirdiğimiz Resmi Kalkınma Yardımlarımızın, 2011 yılında yüzde 38 artışla 1.4 milyar Dolara ulaşmasıyla Türkiye, OECD üyeleri arasında Resmi Kalkınma Yardımlarını en çok artıran ülke olmuştur. Özellikle gelişmiş ülkelerin kriz ortamında kalkınma yardımlarında önemli kesintilere gittikleri bir ortamda Türkiye’nin yardımlarının bu kadar yüksek oranda artması gelişmekte olan ülkelere desteğimizin en somut göstergesidir.

26 Türkiye’nin En Az Gelişmiş Ülkelere Yönelik Desteği: Birleşmiş milletler en az gelişmiş ülkeler (EAGÜ) 4. Konferansı, ülkemizin ev sahipliğinde 9-13 mayıs 2011 tarihlerinde İstanbul’ da başarıyla düzenlenmiştir. Söz konusu konferans ’da, 2020 yılına kadar EAGÜ’ lerin kalkınmasına dönük olarak, gerek bu ülkelerde, gerek uluslararası alanda hayata geçirilecek faaliyetleri içeren İstanbul eylem programı kabul edilmiştir. 1 milyara yakın nüfusa sahip 48 EAGÜ’ ye yönelik İstanbul Eylem Programı’nın öncelikli hedefi, bu ülkelerde yoksulluğun ortadan kaldırılmasıdır.

27 İstanbul Eylem Programı’nın ana odak noktası, EAGÜ’ de üretim kapasitesinin artırılması ve bu amaçla yatırımların geliştirilmesidir. Bir önceki Konferans’ta (Brüksel-2001) kabul edilen Brüksel Eylem Programı’nda ise ana odak noktası ticaretin geliştirilmesi (Aid for Trade) ve sosyal kalkınma olmuştur. İstanbul Eylem Programı’nda, öncekilerden farklı olarak, izleme konusuna da özel bir yer verilmektedir.

28 Diğer yandan, İstanbul Eylem Programı’nın uygulanmasına yönelik olarak BM EAGÜ Yüksek Temsilciliği tarafından ilgili paydaşlarla yapılan istişareler sonucunda, açıkladığımız Türkiye Paketine de atıfta bulunan bir yol haritası hazırlanmıştır. Sayın Bakanımız, Konferans’ta ülkemizin 2015 yılında yapılması öngörülen Gözden Geçirme Toplantısına ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu ifade etmiştir.

29 Türkiye’nin EAGÜ’lere Yönelik Ekonomik ve Teknik İşbirliği Paketi: Sayın başbakanımız, anılan konferans’ ta, eagü’ lere yönelik olarak kapsamlı bir ekonomik ve teknik işbirliği paketi açıklamıştır. Söz konusu paket, 2012 yılından başlamak üzere yıllık 200 milyon ABD dolarının eagü’ lere yönelik ekonomik ve teknik işbirliği program ve projeleri için tahsis edilmesini öngörmektedir.

30 Pakette öne çıkan unsurlar şunlardır: -Eagü’lerin kapasite ve nüfusları göz önüne alınarak program ve projeler için bütçe tahsisi. -Türkiye’den ithal edilecek mal ve hizmetler için Türk Eximbank aracılığı ile uygun koşullu kredi verilmesi. -Gümrüksüz ve kotasız pazara giriş hakkının tarımsal ürünlere de teşmil edilmesinin değerlendirilmesi. -Hâlihazırda 2 milyar dolar olan Türkiye’nin EAGÜ’lerdeki doğrudan yatırımlarının 2015 yılına kadar 5 milyar dolara, 2020 yılına kadar 10 milyar dolara çıkartılmasının hedeflenmesi.

31 -Altyapı ve verimlilik artırıcı projeler için uygun koşullu kredi verilmesi. -Tübitak’ın koordinasyonunda UNESCO ve UNIDO ile işbirliği içinde teknoloji transferi. -EAGÜ’lerin hassas teknolojilere erişimini ve kullanımını sağlayacak ve bir teknoloji bankası gibi çalışacak münhasıran EAGÜ’lere yönelik bir uluslararası bilim, teknoloji ve inovasyon merkezinin ülkemizde kurulması. -Önümüzdeki on yıl içinde, tarım, mühendislik ve tıp alanlarında, özellikle lisansüstü eğitim için, adet burs verilmesi. -Modern sulama teknikleri, tohum, fidan ve gübre üretim konularında teknoloji transferi, EAGÜ’lere yönelik bir uluslararası tarım merkezinin ülkemizde kurulması. -Enerji üretimi alanında teknoloji transferi ve teknik işbirliği.

32 KAYNAKÇA: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI

33 Sorular 1-IDA’in Türkiye ile ilişkilerini açıklayınız? 2-IDA’in DÜNYA BANKASI ile arasındaki farklar nelerdir? 3-IDA’in yenilenmesinde katkısı olan kurumları yazınız? Köksal S. Çalışkan İbrahim H. Cabeci


"ULUSLARARASI KALKINMA BİRLİĞİ ( IDA ). Kuruluşu ve Üyeleri: Şubat 1958 tarihinde dünya bankası kredilerinden daha uygun şartlarda düşük faizli, uzun vadeli." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları