Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sıkıntı ve zorluklara katlanmak, doğru yolda yanlışlara karşı sebat etmektir. Allah’ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sıkıntı ve zorluklara katlanmak, doğru yolda yanlışlara karşı sebat etmektir. Allah’ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin."— Sunum transkripti:

1

2

3 Sıkıntı ve zorluklara katlanmak, doğru yolda yanlışlara karşı sebat etmektir. Allah’ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşru olmayan istek ve arzularına karşı koymaktır. “Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir” (Bakara, 2/153, 155). Hz. Peygamber (s.a.s); “Sabır başarının anahtarıdır”; “Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir” buyurmuştur. Mahkûmiyete, zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine yakışmayan saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak sabretmek değil, acizlik ve tembelliktir. Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caiz değildir. Bunlara karşı mücadele etmek ve mücadelede sabretmek gerekir.

4 Sabır lügatta acıya, üzüntüye ve sıkıntıya katlanma, başa gelen bela ve musibetlere dayanma, nefsi kötülüklerden uzaklaştırmaya çalışma gibi manâlara gelir.

5 Sabretmeyi bilmiyorsan baştan kaybetmişsindir. (Şener Şentürk) Sabır, kurtuIuşun anahtarıdır (MevIana) Hoşlanmadığına sabretmedikçe, hoşIandığını eIe geçiremezsin (Hz. İsa as)

6

7

8 Allahü Teâlâ'nın has kulu Eyyûb aleyhisselâm, îshak aleyhisselâmın oğlu lys'in oğullarından olup Yûsuf aleyhisselâm ile çağdaş bulunuyordu. Geniş serveti, arazisi, sürüleri ve çok evlâdı vardı. Allahü Teâlâ'nın bu nimetlerine karşı şükrünü tam ifa eder, gece ve gündüzünü ibadetle geçirirdi. Fakat onun bu ibâdet ve tâatlerini hazmedemeyen Şeytan, kendisine mal ve evlâd acısı, azabda elem, meşakkat ve bedende zahmet ile dokunmuştu. Bütün bunlara karşı senelerce gösterdiği büyük sabrın nihayetinde Rabbına şöyle nida etti: — Ey Rabbim, benim halim şu. Zahmet ve acı ile bana Şeytan dokundu, vesveseye yol buldu. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin. Allahü Teâlâ da cevaben şöyle buyurdu: — Depren ayağınla, işte —yani deprenince bir kaynak zuhur etti— sana bir yıkanacak su, serin ve içecek. Yıkan ve iç, için dışın iyileşsin, yorgunluğun dinlensin, yüreğin soğusun. Ne kadar dikkate şayan bir noktadır ki, Allahü Teâlâ, Eyyûb aleyhissclâmın duasına cevap olan kurtuluş mucizesini verirken bile evvelâ ona böyle bir hareket emretmiştir. Burada bir emir Hz. Eyyûb'a söylendiği gibi Kur'ân-ı Kerîm'de hikâye olunarak Resûl-i Ekrem Aleyhisselâm'a hitaben bir itirazı cümle imiş gibi bir imâ da yapılmıştır. Ayak vurmak, ayakla deprenmek, mengilemek, olduğu yerde tepinmeye, çabalamaya veya sefer veya hicret veya gaza etmeye, yani cihadın mümkün olabilen her kısmına uygun olabileceğine göre bu imâ, kıssanın hisse noktalarından birini teşkil eder. Eyyûb aleyhisselâmın deprendiği bu arzın Gabiye olduğu naklolunmuştur. Allahü Teâlâ, Eyyûb aleyhisselâma bu hareket emrinden sonra şöyle buyurdu: — Elinle bir demet tut da vur onunla ve yemininde durmamazlık etme! Hz. Eyyûb hastalığı sırasında bir hâdise dolayısiyle zevcesine yüz deynek vurmaya yemin etmişti. Bu suretle bir demet yaparak vurmakla yeminin yerine geleceği kendisine ruhsat olarak gösterilmiş ve had ile yeminlerde bu; «Eyyûb ruhsatı» nâmiyle baki kalmıştır. Allahü Teâlâ, Eyyûb aleyhisselâmı çok sabırlı bularak onun güzel kulluğunu methetmiş, ona bütün ehlini yani evlâd, servet ve sıhhatini, beraberlerinde daha bir mislini rahmet olarak hem de temiz akıllılar için bir ibret dersi; ibâdet edenler için bir hatıra olarak bahsetmiştir. Hz. Eyyüb'ün Sabrı

9 SABIR FARKI 80′ ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen 45 yaşında ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: - Bu ne oğlum? Oğlu şaşkın, cevapladı: - O bir karga baba. Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: - Bu ne oğlum? Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: - Baba, o bir karga… Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı baba üçüncü defa sordu: - Bu ne oğlum? Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa ve kızgınlığa dönüşmüştü: - O bir karga baba! Üç oldu soruyorsun. Beni işitmiyor musun? Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: - Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı sınıyorsun? Babası yüzünde hâlâ bir gülümseme yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü. Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi. Oğlu dikkatli bir şekilde okumaya başladı: “Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim. Rahatsız olmak mı? Hayır! Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu.” Başını kaldırıp babasına bakan oğlunun gözleri dolu dolu olmuştu.- Özür dilerim baba, diyebildi.

10


"Sıkıntı ve zorluklara katlanmak, doğru yolda yanlışlara karşı sebat etmektir. Allah’ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları