Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SAĞLIK HİZMETLERİ VE ÖRGÜTLENME I.1.SAĞLIK HİZMETLERİ Kişilerin ve toplumların sağlığını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, sakat kalanların.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SAĞLIK HİZMETLERİ VE ÖRGÜTLENME I.1.SAĞLIK HİZMETLERİ Kişilerin ve toplumların sağlığını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, sakat kalanların."— Sunum transkripti:

1 SAĞLIK HİZMETLERİ VE ÖRGÜTLENME I.1.SAĞLIK HİZMETLERİ Kişilerin ve toplumların sağlığını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, sakat kalanların başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmelerini sağlamak ve toplumların sağlık düzeyini yükseltmek için yapılan planlı çalışmaların tümüne sağlık hizmetleri denir. Sağlık hizmetlerinin temel amacı, kişilerin hasta olmamalarını sağlamak yani onları hastalıklardan korumaktır. Ancak, her türlü çabaya karşın herkesi her hastalıktan korumak mümkün olmaz; bazıları ise maalesef hastalanır. İşte o zaman sağlık hizmetlerinin 2. amacı olan hastalıkların tedavisi söz konusu olur. Bugünkü bilgilerimizle ve var olan yöntemlerle her hasta tam olarak tedavi edilemez. Bazıları ölür, bazıları ise sakat kalır. Sağlık hizmetlerinin 3. amacı sakatların başkalarına bağımlı olmadan kendi kendilerine yeter biçimde yaşamalarını sağlamak, yani rehabilite etmektir. Sağlık hizmetlerinin üç boyutu vardır: Koruma, tedavi ve rehabilitasyon.

2 Koruyucu Sağlık Hizmetleri Bu hizmetler kişiye ve çevreye yönelik olmak üzere iki grupta ele alınır. Kişiye yönelik koruyucu hizmetler doğrudan bireylere yöneliktir. Bu hizmetler; bağışıklama, erken tanı, iyi beslenme, aile planlaması, sağlık eğitimini kapsar. Çevreye yönelik koruyucu hizmetlerin amacı ise çevremizdeki fiziksel ve kimyasal etkenleri yok ederek, düzelterek ya da insanları etkilemelerini önleyerek kişilerin sağlığını koruyabilmektir. Bunlar arasında atıkların zararsız hale getirilmesi, vektörlerin kontrolü, temiz su sağlanması, çevre kirliliğinin önlenmesi, gıda kontrolü gibi hizmetler sayılabilir.

3 İyileştirici / Tedavi Edici Sağlık Hizmetleri İyileştirici sağlık hizmetleri üç basamakta ele alınır: Birinci Basamak: Hasta tedavilerinin evde ve ayakta yapıldığı sağlık kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlar genellikle yataksızdır. Sağlık ocakları, tüberküloz dispanserleri, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri 1. basamak iyileştirici hizmet sunan kuruluşlar arasında yer alır. İkinci Basamak: Hastaların yatırılarak teşhis ve tedavi hizmetlerinin verildiği genel hastanelerdir. Bunlar yataklı ve 3-4 uzman hekimin çalıştığı hastaneler olabileceği gibi, tam teşekküllü hastaneler de olabilir. Üçünü Basamak: Özel dal hastaneleridir. Kanser hastaneleri, sanatoryumlar, ruh sağlığı hastaneleri 3. basamak hizmeti veren kuruluşlardır. İyileştirici hizmetleri basamaklar biçiminde ele almanın temel nedeni bu basamaklar arasında bir hasta sevk sisteminin gerekliliğini vurgulamak içindir.

4 Rehabilitasyon Hizmetleri Rehabilitasyon (esenlendirme), bedence ya da ruhça sakat kalmış olanları başkalarına bağımlı olmaksızın yaşayabilmelerini sağlamak için yapılan bütün çalışmaları kapsar. İki türlü rehabilitasyon vardır: a)Tıbbi rehabilitasyon: Bedensel sakatlıkların mümkün olduğu kadar düzeltilmesidir. b)Sosyal (mesleki) rehabilitasyon: Sakatlıkları nedeniyle eski işlerini yapamayanlara ya da belirli bir işte çalışamayanlara iş öğretme, iş bulma ve işe uyum sağlamalarına yönelik her türlü hizmeti kapsar.

5 I.2. TÜRKİYE’DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ Kuruluş Yılları ve Dr. Refik Saydam Dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde sağlık hizmetleri İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir genel müdürlük tarafından yürütülüyordu. Sağlık Bakanlığı 3 Mayıs 1920 tarihinde, 3 sayılı “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti Yasası” ile kurulmuştur. 3 Mayıs 1920’de yapılan ilk Bakanlar Kurulu toplantısına Dr. Adnan Adıvar ilk sağlık bakanı olarak katılmıştır. 10 Mart 1921’de bakanlıktan ayrılan Dr. Adnan Adıvar’ın yerine Dr. Refik Saydam bakan olmuştur. Refik Saydam döneminde koruyucu ve tedavi edici hekimlik hizmetlerinin birbirinden ayrı ele alınması ilkesi benimsenmiştir. Bu dönemde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın esas görevinin koruyucu hekimlik olduğu kabul edilmiş ve örgütlenme buna göre yapılmış, genel bütçe olanakları bu yöne aktarılmıştır.

6 Yerel yönetimler hastane açmaya özendirilmiş, bu idarelere örnek olmak üzere Ankara, İstanbul, Sivas, Erzurum ve Diyarbakır gibi büyük illerde Bakanlığa bağlı numune hastaneleri açılmıştır. Her ilçede hükümet tabipliği kurulmuş, o gün için sağlık sorunu olan sıtma, verem, trahom, cüzzam gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele için dikey programlar başlatılmıştır yılında İstanbul ve Sivas’ta sağlık memurları okulları ile 1925’te İstanbul’da Kızılay Hemşirelik Okulu açılmış, tüm sağlık personelinin yetki ve sorumlulukları belirlenmiştir yılında çıkarılan 1593 sayılı “Umumi Hıfzıssıhha Yasası” ile sağlık hizmetlerinin politikasının esasları belirlenmiştir yılında ise 3017 sayılı “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilat ve Memurin Yasası” çıkarılmış sağlık örgütünün temel çatısı kurulmuştur.

7 1938 Sonrası ve Dr. Behçet Uz Dönemi 1938 sonrası dönemde Türkiye, savaşın getirdiği sıkıntıları yaşamıştır. Bu dönemde sıtma, tifüs ve çiçek salgınları olmuştur yılında “Olağanüstü Sıtma Savaş Yasası” çıkarılması güçunlu görülmüştür. Aynı yıl önemli bir gelişme de Sosyal Sigortalar Kurumunun kurulmasıdır. Bu kuruma sigortalı işçiler için sağlık örgütü kurma, işletme ve sağlık personeli atama yetkisi verilmiştir yılları arasında bakanlık yapan Dr. Behçet Uz tarafından hazırlanan 1. On Yıllık Milli Sağlık Planı, 1946 yılında toplanan 9. Milli Tıp Kongresi’ne sunulmuştur. Bu plana göre ülke 7 sağlık bölgesine ayrılacak ve her bölgenin örgütlenmesi kendine yeterli hale getirilecekti. Bu bölgelerde, her 40 köy için 10 yataklı bir sağlık merkezi kurulacak ve merkezlerde 2 hekim, 1 ebe, ve 1 sağlık memuru, 1 ziyaretçi hemşire bulunacaktı. Buna ek olarak, her 10 köy için 1 ebe ve 1 sağlık memuru öngörülmüştü. Bu merkezler koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini birlikte yürüteceklerdi. Koruyucu ve iyileştirici hizmetleri ayrı ayrı ele alan, yataklı tedavi hizmetlerini yerel idarelere bırakan anlayıştan vazgeçilerek sağlık hizmetlerinin tümü merkezi hükümet görevi ve sorumluluğu haline getirilmiş oluyordu. Behçet UZ’un bakanlıktan ayrılmasından sonra bu plan gereği gibi uygulanmamış, her ilçeye bir sağlık merkezi yapma biçimine dönüşmüştür.

8 Dönemi 1954 yılında, 6134 sayılı yasa ile il özel idarelerine, belediyelere ve vakıflara bağlı hastaneler Sağlık Bakanlığı’na bağlanarak hastane hizmetleri tek elde toplanmış (SSK ve Üniversite hastaneleri hariç), tamamen merkezi hükümetin görev ve sorumluluğu haline getirilmiştir. Bu dönemde özel sektörün geliştirilmesi düşüncesi ağırlık kazanmış ve bu sektör sağlık yatırımları için özendirilmiştir. Uluslar arası kuruluşlarla, özellikle Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF ile işbirliğine önem verilmiş, bu kuruluşlardan ana- çocuk sağlığı ve tüberkülozla savaş gibi koruyucu sağlık hizmetlerine destek sağlanmıştır.

9 1961’den Sonra Olan Gelişmeler Bu dönemde tedavi edici hizmetler, koruyucu hizmetleri tamamlayan bir öğe olarak görülmüş; hastanecilik hizmetleri iki plana itilerek evde ve ayakta tedaviyi sağlayan, küçük topluluklara kadar yayılan bir sağlık örgütünün kurulması öngörülmüştür yılında Sağlık Bakanlığı müsteşarı Dr. Nusret Fişek’in önderliğinde hazırlanan 224 sayılı “Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkındaki Yasa” kabul edilmiştir. Uygulanmasına 1963 yılında Muş’ta başlanan sosyalleştirilmiş sağlık hizmetlerinin, 1977 yılında tüm illere yaygınlaştırılması amaçlanmıştı. Bu yasa ancak 1 Ocak 1984 tarihinden itibaren Türkiye genelinde uygulanmaya başlanmıştır. Bu yasanın kabul ettiği başlıca ilkeler şunlardır: Eşit, sürekli, entegre, kademeli, öncelikli, katılımlı, ekip ile, denetlenen, uygun ve nüfusa göre hizmet. Yasaya göre sağlık hizmetleri il içinde bir bütündür ve sağlık hizmetlerinin ildeki amiri validir. Sağlık müdürü, vali adına hizmet yürütür. İl içindeki bütün sağlık kuruluşları, sağlık müdürlüğüne bağlıdır. İl içinde örgütlenme iki basamaklı bir model olarak kurulmuştur. Biri. basamak evde ve ayakta hizmetleri ile koruyucu hizmetlerin sunulduğu sağlık ocaklarıdır. İki. Basamak ise sağlık ocaklarından sevk edilen hastaların bakılacağı hastanelerdir.

10 I.3. TÜRKİYE’DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN ÖRGÜTLENMESİ Ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin örgütlenişi karmaşık bir yapıya sahiptir. Nüfusun tamamına hizmet vermekle yükümlü olan Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), üniversiteler, birçok bakanlık, kamu kuruluşları, belediyeler ve özel kuruluşlar sağlık hizmeti vermektedirler. SAĞLIK HİZMETİ SUNAN BAŞLICA KURUMLAR 1.Sağlık Bakanlığı: Sağlık bakanlığı, kendine bağlı yataklı ve yataksız sağlık kuruluşlarının yapımı, onarımı, işletilmesi, personel ihtiyacı, hizmetlerin planlanması ve denetimi gibi işleri ya doğrudan merkezden ya da taşra teşkilatı aracılığı ile yürütmektedir. Diğer kurumlara bağlı sağlık kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde de standartları belirleme ve denetim yetkilerine sahiptir.

11 2. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK): 1946 yılında kurulan SSK, önceleri sosyal güvenlik hizmetleri ile ilgilenirken, 1952 yılından sonra doğrudan sağlık hizmeti de sunmaya başlamıştır. Halen, sağlık Bakanlığı’ndan sonra Türkiye’de en yaygın ve en kapsamlı sağlık hizmeti sunan kurum durumundadır. 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Yasası”na göre, sigortalılara, sürekli iş görmezlik geliri, malüllük ya da yaşlılık aylığı alanlar ile bunların eş, çocuk, ana-baba, dul ve yetimlerine sağlık yardımları yapılmaktadır. Ayrıca, ikili antlaşmalar gereği dış ülkelerde bulunan Türk işçilerinin Türkiye’deki eş ve çocukları ile kendilerinin Türkiye’de bulundukları sırada hastalanmaları halinde tedavileri SSK tarafından sağlanmaktadır. Ülke nüfusunun yaklaşık üçte birine sağlık hizmeti veren SSK, 506 sayılı yasanın öngördüğü tedavi yardımlarını, esas olarak sağlık kuruluşu işletmeciliği yoluyla sağlamaktadır. Ancak, kendine ait sağlık kuruluşu bulunmayan yerlerde ya da tedavinin kurumca yapılamadığı durumlarda, bu görevi anlaşma yaptığı hekim ya da kuruluşlardan hizmet satın alarak ya da kamu kuruluşlarına hastaları sevk ederek yürütmektedir.

12 SSK’nın Merkez Örgütü: SSK Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlantılı olmakla birlikte, diğer genel müdürlüklerden ayrımlı bir yapıya sahiptir. SSK’nın diğerlerinden en önemli ayrımı, bir yönetim kuruluna sahip olması ve genel müdürün de bu kurulun başkanı olmasıdır. Genel Müdürlük merkezine bağlı 16 daire başkanlığı vardır. Bunlardan birisi de “Sağlık Dairesi Başkanlığı”dır. SSK Sağlık Daire Başkanlığı’nın başlıca görevi kuruma bağlı sağlık kuruluşlarının işletilmesi ve hizmet satın alınması ile ilgili işlerin yürütülmesidir. SSK’nın Taşra Örgütü: SSK’nın iki türlü taşra örgütü vardır. Birisi sigorta kuruluşları, diğeri ise sağlık kuruluşları ile ilgilidir. SSK’nın taşradaki hizmetleri Ankara, İstanbul, İzmir ve Zonguldak’ta bulunan Sağlık İşleri Müdürlükleri eliyle yürütülür. Ayrıca, doğrudan Genel Müdürlüğe bağlı olarak çalışan hastaneleri, dispanserleri ve sağlık istasyonları vardır. SSK’ya bağlı bir ilaç ve tıbbi malzeme sanayii müessesesi, bir huzurevi ve 6 kreş ve gündüz bakımevi bulunmaktadır.

13 3. Üniversiteler: Tıp fakültesi bulunan üniversiteler, mezuniyet öncesi ve uzmanlık eğitimlerini sürdürebilmek amacıyla hastaneler işletilir. Asıl amaçları eğitim olmakla birlikte, bu hastanelerde hasta bakımı hizmetleri de sürdürülür. Üniversite hastaneleri doğrudan rektöre bağlıdır. Devlet bütçesinin yanı sıra döner sermaye gelirleri de vardır. Üniversite hastanelerini iki basamak sağlık kuruluşları saymak gerekir. Ancak, bazı branşları oldukça gelişen bazı üniversite hastaneleri üç basamak (özel dal ) sağlık kuruluşları olarak da sayılabilir. 4. Askeri Sağlık Kuruluşları: Silahlı kuvvetlerin kendi ihtiyacına cevap veren özel bir sağlık örgütlenmesi vardır. Ankara’da bulunan ve aynı zamanda bir tıp fakültesi olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve diğer hastaneler kapasitelerinin yüzde 5’ini sivil hastaların bakımına ayırmışlardır.

14 5. Belediyeler: Belediyelerin temel görevlerinin başında koruyucu sağlık hizmetleri gelir. Bunlar arasında gıda kontrolü ve atıkların toplanıp yok edilmeleri gelir. Öte yandan, belediyeler isterse, tedavi edici sağlık kuruluşları da kurup çalıştırabilirler. Cumhuriyet’in ilk yıllarında devletin politikası, belediyeleri hastaneler kurup işletmeye teşvik etmek idi. Hatta, o tarihlerde Sağlık Bakanlığı belediyelere örnek oluşturmak amacıyla beş adet “Numune Hastanesi” açmıştı. Ancak, 1946 yılından başlanarak bu politikadan vazgeçilmiş ve o tarihten sonra belediye hastaneleri Sağlık Bakanlığı bünyesine alınmıştır. Günümüzde, belediyelerin sağlık kuruluşları işletme eğiliminde olduklarını görmekteyiz. Nitekim, bazı belediyeler, hastanelerin yanı sıra sağlık ocağı, sağlık evi, sağlık merkezi, belediye dispanseri gibi adlarla yataksız tedavi kuruluşları açmaktadır. Bu kuruluşlarla, Sağlık Bakanlığı’na ait sağlık ocakları arasında hizmet çakışmaları vardır. Belediyelere ait sağlık kuruluşlarının standartları henüz belirlenmemiştir.

15 6. Diğer Kamu Kurumları: Birçok bakanlık ve kamu kurumu kendi personelinin gereksinimlerini karşılamak amacıyla, kendi sağlık kuruluşları kurmuşlardır. Bunlar arasında Milli Eğitim Bakanlığı, Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü, Ziraat Bankası gibi kamu bankaları sayılabilir. 7. Özel Sektör: Özel olarak sağlık hizmeti verilmesinin kurallarını belirleyen başlıca yasalar 1219 sayılı “Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Yasa” ve “Hususi Hastaneler Yasası”dır. Özel laboratuarların ve işletilmesinin esasları şu iki yasayla belirlenmiştir: 992 sayılı “Serin ve Gıdai Taharriyat ve Tahliyat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteryoloji ve Kimya Laboratuvarları Yasası” ve “Radyoloji, Radyum ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müessesesi Hakkında Yasa”. Eczanelerin açılması ve işletilmesi ise 6197 sayılı “Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yasa”da belirtilen esaslar dahilinde yürütülür. Özel olarak çalışan sağlık mensuplarının ve hastanelerin denetimleri Sağlık Bakanlığı tarafından yapılır. Ayrıca meslek birliklerinin de deontolojik yönden yetkileri vardır.

16 I.4. ULULARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI 1948 yılında yayımlanan “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”, sağlık hizmetlerinden yararlanmayı bir insan hakkı olarak görmektedir yılında geliştiren bildirge, bu hakkın herkese sağlanabilmesi için ülkelerde sağlık örgütlerinin etkinliğinin artırılmasının önemini ortaya koymuştur. Ancak ülkelerin sağlık örgütlerinin çabaları, çoğu sağlık sorunlarını çözmede yeterli olmamış; bu durum sağlık alanında uluslar arası işbirliğinin yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Böylece çeşitli alanlarda uluslar arası sağlık hizmeti yapan kuruluşlar ortaya çıkmıştır. IPHO (INTERNATIONAL PUBLIC HEALTH ORGANIZATION – Uluslar arası Halk Sağlığı Örgütü ) Sağlıkla ilgili ilk uluslar arası örgüttür. Kuruluşu ile ilgili olarak yapılan Roma Sözleşmesi uluslar arası alanda yapılan ilk sözleşme olarak bilinir yılında kurulmuştur ve merkezi Paris’tir yılında kurucu üyelerin istifası ile kapanmıştır.

17 WHO (WORLD HEALTH ORGANIZATION- Dünya Sağlık Örgütü ) II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuştur. Birleşmiş milletler sağlık sorunlarının çözümünün gereğine inanarak bu örgütü kurmuştur. Irk, milliyet, din ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanları ve ulusları, en yüksek sağlık düzeyine ulaştırmak bu kuruluşun ilkelerinden birisi ve en önemlisidir. WHO’nun anayasa taslağı 1946’da yapılırken resmi kuruluşu da 7 Nisan 1948’dir. Merkezi Cenevre olup 200’ü aşkın üyesi bulunmaktadır. Ayrıca Avrupa, Güneydoğu Asya, Doğu Akdeniz, Amerika ve Pasifik ülkeleri için bölgesel konseyleri ve kuruluşları vardır. WHO’nun Görevleri: Ülkelerin sağlık kuruluşlarını güçlendirmek Bulaşıcı hastalıkla savaşmak, aşı, serum ve ilaçlar sağlamak Ana- çocuk sağlığı ve aile planlaması konularında çalışmalar yapmak Ruh sağlığına önem vermek Temiz su kaynaklarından yararlanma konusunda planlar geliştirmek ve ülkelere destek vermek Halk sağlığı eğitimi programları oluşturmak ve geliştirmek Sağlıkla ilgili bilimsel araştırmalar planlamak, geliştirmek ve araştırmaları desteklemek Epidemiyoloji ve istatistik hizmetleri geliştirmek.

18 UNICEF (UNITED NATIONS INTERNATIONAL CHILDRENS EMERGENCY FUND- Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) UNICEF, çocuklara sağlık, beslenme, eğitim ve genel esenlik düzeyini yükseltmeye yönelik ulusal çabalara destek olmak amacıyla 11 Aralık 1945 tarihinde kurulmuştur. Merkezi New York’tadır. UNICEF’in Görevleri:  Kırsal bölgelere götürülecek ana-çocuk sağlığı programlarını hazırlamak  Köylerde sağlık personelini eğitmek, köylüyü sağlık tesislerini korumaya teşvik etmek  Doğum öncesi, sonrası beslenme ve aşılama konularında eğitimler yapmak  Öğretmenlerin yetiştirilmesine yönelik eğitimleri düzenlemek ve bu eğitimleri desteklemek  Okul yapımına ve ders kitaplarının basımına destek vermek  Aile planlaması programlarını düzenlemek  Beslenmeyle ilgili programları desteklemek ve yaygınlaştırmak 1951 yılında Türkiye ile teknik yardım esas sözleşmesi yapılmış ve 1960 yılında ülkemiz bu kuruluşun idari heyetine üye olmuştur.

19 UNESCO (UNİTED NATIONS EDUCATION SCIENTIFIC AND CULTURAL ORGANIZATIONS- Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu) UNESCO, 1946 yılında eğitim, bilim ve kültür alanında uluslar arası işbirliği sağlayarak dünya barışına katkıda bulunmak üzere kurulmuştur. Merkezi Paris’tedir. UNESCO’nun Görevleri: Dünyada okur-yazar oranını yükseltmek, uluslar arası barışı gerçekleştirmek Temel ve teknik eğitimde görev alacak öğretmenleri eğitmek Ülkelerin eğitim düzeylerini yükseltmek, uluslar arası barışı gerçekleştirmek Önemli sanat olaylarını desteklemek.( tiyatro, sinema, televizyon ve basın gibi sanatla ilgili iletişim araçlarının gelişmesi hakkındaki araştırmalara yardım etmek gibi) Var olan kültür varlıklarını korumak.

20 FAO ( FOOD AND AGRICULTURAL ORGANIZATION OF THE UNITED NATIONS – Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) FAO, 1945 yılında kurulmuştur. Merkezi Cenevre’dedir. İnsanların açlığına çare bulmak, beslenme düzeylerini yükseltmek, yeterli gıda üretilmesine katkıda bulunmak, gereksinimi olan ülkelere yardımda bulunmak amacı ile kurulmuştur. Türk Milli Gıda ve Tarım Örgütü 1949’da kurulmuştur. Bu kuruluşla işbirliği yaparak çok sayıda proje desteklemiştir. FAO ‘nun Görevleri: Gıda ve tarım ürünlerini etkileyen çevre kirliliği ile diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmak Daha iyi ürün toplama ve depolama, tohum geliştirme konularında rehberlik etmek Gelişmekte olan ülkelerdeki tarımla ilgili projeleri desteklemek Tarım ve hayvancılık sektörüne zarar veren unsurlarla savaşmak Dünyadaki balık üretimini artırmak için projeleri hazırlamak

21 ILO (INTERNATIONAL LABOUR ORGANIZATION- Uluslar arası Çalışma Örgütü) ILO, bütün dünyada işçilerin çalışma koşulları ve yaşam düzeylerini geliştirmeyi amaçlar. ILO, ülkelerin çalışma yasalarında ve bu alana ilişkin uygulamalarda standartları geliştirmeye çalışır. Bu amaçla sosyal politikalar, iş gücü eğitimi ve konularında teknik yardım sağlar. UNEP (UNITED NATIONS ENVIORNMENT PROGRAMME- Birleşmiş Milletler Çevre Programı) UNEP, Birleşmiş Milletler kapsamındaki çevre koruma çalışmalarına yön veren ve bu çalışmalarda eş güdüm sağlamak için oluşturulmuştur (1973). Oluşturulan uluslar arası gözlem sistemi, üye ülkelerin önemli çevre tehlikeleri konusunda bilgilenmesine ve gereken önlemleri almasına olanak sağlar.

22 UNDRO (OFFICE OF THE UNITED NATIONS DIRSASTER RELIEF COORDINATOR- Birleşmiş Milletler Afetzedeler Yardım Kuruluşu) UNDRO, doğal afetlere ve başka felaketlere uğrayan ülkelere yönelik uluslar arası yardım çalışmalarında eş güdüm sağlar. Doğal afetlere uğrama olasılığı bulunan bölgelerde stok oluşturarak ve doğal kaynakların etkin biçimde kullanılmasını sağlayarak üye ülkelerin afetlerle savaştaki etkinliğini arttırmaya çalışır. UNDP(UNITED NATION DEVOLOPİNG PROGRAMME) (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) Amacı ülkenin sosyal, ekonomik ve kültürel bakımdan kalkınmasına yardım etmektir.

23 RED CROSS (KIZIL HAÇ) Amacı toplumun sağlık ve refahını yükseltmek ve onları mutlu kılmak ilkesini taşır yılında Kızıl haç Dernekler Birliği şeklinde kurulmuştur. Bu derneklerin kapanmasıyla birlikte 1982’de Kızıl Haç olarak devam etmiştir. Sel, deprem, yangın gibi afetlere yardım eli uzatır. Kızılay ile aynı amacı taşır. UNFPA (UNITED NATION FUND FOR POPULATION ACTIVITIES) (Birleşmiş Milletler Nüfus Etkinlikleri Fonu) UNFPA, nüfus ve aile planlaması gereksinimlerini karşılayacak kapasiteyi yaratmak, hükümetlere nüfus politika programları geliştirmede yardımcı olmak ve uygulamada mali yardımda bulunmak amacı ile kurulmuştur. UNFPA’nın görevleri : Temel nüfus verilerinin derlenmesi ve değerlendirilmesi Nüfus dinamiklerinin incelenmesi Nüfus politikalarının belirlenmesi ve değerlendirilmesi Nüfus politikalarının uygulanması Aile planlaması İletişim ve eğitim Özel programlar Birden çok alanı ilgilendiren etkinlikler

24 KIZILAY 1877’de Marko Paşa’nın başkanlığında ‘Yaralı ve Hasta Askerlere Muavenet Cemiyeti’ adı altında bugünkü Kızılay Cemiyeti çalışmaya başlamıştır. Padişah Abdülhamit daha sonra bu cemiyetin adını ‘Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti’ olarak değiştirmiştir. 1907’de Londra Toplantısında Kızılay Cemiyetinin üyeliği kabul edilmiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra da adı ‘Türkiye Cumhuriyeti Kızılay Cemiyeti’ olarak kabul edilmiştir. Merkezi Ankara’dadır. Amaçları: Savaş halinde gerekli personel ve araçları sağlayarak, gereken yerlere göndermek üzere yardım etmek, Ani felaketler karşısında (yangın, deprem v.s.) gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yardım uğraşısında bulunmak, Savaş ve barışta yardım edecek personeli yetiştirmek, Ülkenin sağlık davası ile ilgilenmek ve bu alanda yardım etmek, Kızılhaç’a üye devletlere gereksinmeleri oranında yardım etmektir.

25 I DANIŞMA VE DENETİM BİRİMLERİ Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri ile ilgili 181 sayılı K.H.K.’nin 18. Maddesinde sayılan danışma ve denetim birimleri Sağlık Bakanlığı’nın ana hizmet birimlerinin hizmetlerini destekler. I TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI Teftiş Kurulu Başkanlığı, doğrudan Sağlık Bakanı’na bağlı olup, 14/09/1990 tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Teftiş Kurulu Tüzük ve 09/02/1992 tarihli ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Teftiş Kurulu Yönetmeliği esasları doğrultusunda Sağlık Bakanı’nın emri ve onayı üzerine bakan adına görev yapar. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın görevleri 181 sayılı K.H.K.’nin 19. Teftiş Kurulu Tüzüğünün 5. Ve Yönetmeliğin 6. Maddesinde sayılmıştır. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın Görevleri Bakanlık teşkilatı ile Bakanlığa bağlı kuruluşların her türlü etkinlik ve işleriyle ilgili olarak teftiş, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmek, Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plan ve programa uygun çalışmasını sağlamak amacıyla gerekli önerileri hazırlamak ve bakana sunmak, Özel yasalarla verilen diğer görevleri yapmak.

26 I ARAŞTIRMA, PLANLAMA VE KOORDİNASYON KURULU BAŞKANLIĞI 1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulması ile beraber bu kuruluşa bilgi verebilecek planlama ünitelerinin kurulması için Bakanlıklarda makam onayı ile Planlama Genel Sekreterliği oluşturulmuş, daha sonra da gün ve sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Kararname ile Araştırma Planlama ve Koordinasyon Birimleri oluşturulmuştur. Bakanlığımızda da “Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı” olarak kurulmuştur. Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Görevleri  Bakanlığa hükümet programı, kalkınma planları, yıllık programlar, Bakanlar Kurulu Kararları ve Milli Güvenlik Siyaseti çerçevesinde verilen emir ve görevlerin yerine getirilmesi için çalışma esaslarını saptamak, bu esaslara uygun olarak Bakanlığın Ana Hizmet Politikasının ve Planlarının hazırlanmasına yardımcı olmak,  Uzun vadeli planlarla, kalkınma planlarında ve yıllık programlarda öncelikle yer alması gerekli görülen hizmet ve önlemlerin ve bunlarla ilgili temel politikaların bilimsel araştırma esaslarına göre tespitini sağlamak, Bakan’ın onayını aldıktan sonra Devlet Planlama Teşkilatı’na göndermek,  Hizmet ve etkinliklerin ekonomik ve etkin bir biçimde yerine getirilmesi için insan, para ve malzeme gibi kaynakların en uygun ve verimli bir biçimde kullanılmasını sağlamak üzere, Bakanlık bütçesini plan ve program esaslarına göre hazırlamak ve uygulanmasını takip etmek,

27  Bakanlık yıllık çalışma programlarını hazırlamak, Bakanlık hizmetleriyle ilgili gerekli istatistikleri toplamak ve değerlendirmek,  Kalkınma plan ve programları ile Bakanlık yıllık çalışma programlarının uygulanmaları sırasında, Bakanlık Teşkilatı’nda ortaya çıkan, çözümlenmesi gereken güçlükleri, aksaklıkları ve tıkanıklıkları Bakanlık ve Bakanlıklar arası seviyede giderici önlemleri tespit ederek Makam’a sunmak, organizasyon ve metot hizmetlerini yürütmek,  Planlama ve Koordinasyon konularında verilen diğer görevleri yerine getirmek, yıllık çalışma programlarının yürütülmesini takip etmek,  Yas, Tüzük ve Yönetmelik Tasarıları ile Yasa Önerileri hakkında Bakanlık görüşünün tespitine yardımcı olmak,  Bakanlığın tarihçesini hazırlamak,  Bakan tarafından verilen konularda araştırma ve inceleme yapmak ve diğer hizmetleri yürütmek, Kurul, 181 ve 210 sayılı Yasa Hükmünde Kararnameler ile verilen bu görevlerin yanında ayrıca tarih 1417 sayılı Bakanlık Makamı’nca verilen olur ile aşağıdaki görevleri de yapmaktadır.  İnşaat, onarım, bakım ve bunlara ait kontrol çalışmalarının yürütülmesi,  Mimari proje çalışmalarının yürütülmesi,  Kamulaştırma ve satın alma çalışmalarının yürütülmesi  3418 sayılı Eğitim, Gençlik, Spor ve Sağlık Hizmetleri Vergisi Yasası çalışmalarının yürütülmesi.

28 I HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ Hukuk Müşavirliği; Bakanlığımızın teşkilat ve görevlerine dair 181 sayılı KHK’nin 21. Maddesi ile kendisine verilen görevleri yapan bir danışma birimidir. Hukuk Müşavirliğinin Görevleri  Bakana tevcih olunan ve Bakan ve Bakanlık açısından siyasi bakımdan büyük önem taşıyan yazılı ve sözlü soru önergelerinin, Bakanlık Makamınca onaylanan tarih B.10.0.HKM /1603 sayılı Genelge’de belirtilen usul ve esaslara göre cevaplandırılmasını takip ve koordine etmek,  Bakanlığın diğer birimlerinden sorulan hukuki konular ile hukuki, mali, cezai sonuçlar doğuracak işlemler hakkında görüş bildirmek,  Bakanlığın çıkarlarını koruyucu ve anlaşmazlıkları önleyici hukuki önlemleri zamanında almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasına yardımcı olmak,  Bakanlığın aleyhine açılan idari davalara karşı Bakanlığımızı temsil ederek, savunma, temyiz, karar tashihi ve itiraz dilekçelerini hazırlamak,  Adli davalarda gerekli bilgi ve belgeleri hazırlayarak davayı takip edecek Hazine Avukatlığı’na talimat vermek, Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plan ve programa uygun çalışmasını sağlamak amacıyla gerekli hukuki önerileri hazırlamak ve bakana sunmak,

29  Bakanlığın birim ve kuruluşları tarafından hazırlanan veya diğer bakanlıklardan veya Başbakanlıktan gönderilen yasa, tüzük, yönetmelik ve benzeri tasarıları hukuki açıdan inceleyerek görüşlerini bildirmek. İlgili Mevzuat Hukuk Müşavirliği’nin görev ve sorumlulukları itibariyle, hemen hemen yürürlükte bulunan bütün mevzuatı iş ve işlemlerinde kullanılmaktadır. Hukuk Müşavirliği, hukuki görüş verirken, Anayasa ve 181 sayılı KHK başta olmak üzere, sağlık hizmetleri ve kamu görevlileri ile ilgili bütün mevzuattan yararlanır. Aynı zamanda mevzuat değişikliklerini sürekli ve düzenli olarak takip etme yükümlülüğündedir. Yasa, tüzük, yönetmelik, protokol, genelge, yönerge ve benzeri düzenleyici işlemler hakkında görüş hazırlarken de aynı biçimde bütün mevzuattan yararlandığı gibi, şayet bu düzenleyici işlemler diğer bakanlıklar ve kurumlardan geliyor ise, gerektiğinde diğer bakanlık ve kurumlar ile ilgili mevzuat hükümlerini de tetkik etmek, araştırmak, tanzimin gerek usul kurallarına ve gerekse içerik yönünden üst hukuk normlarına ve amacına uygunluğu hususunda karar oluşturmak durumundadır. İdari ve adli dava işleri ile ilgili olarak ise, 2577 sayılı İdari Yargı Usulü Yasası ile 4353 sayılı Yasa hükümleri öncelikli olarak dikkate alınmaktadır.

30 I BAKANLIK MÜŞAVİRLERİ Doğrudan Bakan’a bağlı olarak çalışan verdiği görevleri yürüten kişilerdir. I BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ Bakanlık ile basın arasındaki ilişkileri düzenleyen birimdir. Bakanlık çalışmalarını tanıtıcı çalışmalarda bulunur, basında çıkan sağlıkla ilgili haber, yorum ve eleştirileri izleyerek Bakanlığın ilgili birimleri aracılığı ile gerekli önlemlerin alınmasına ya da cevaplandırılmasına çalışır. İlk defa 3017 sayılı yasa çerçevesinde 1970’li yılların başında Sağlık Bakanlığı Tıbbi İstatistik Genel Müdürlüğü Bünyesinde gayri resmi olarak Makam onayı ile Bakanlık Basın Müşavirliği birimi kurulmuştur. 12 Eylül 1980’den sonra ise 190 sayılı Yasa Hükmünde Kararname ile tüm müstakil Bakanlıklarda Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği birimleri kuruldu. İlgili Mevzuat 657 sayılı Devlet Memurları Yasası 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiyye Yasası 6245 sayılı Harcırah Yasası 2886 sayılı İhale Yasası Sayıştay Yasası 190 sayılı Yasa Hükmünde Kararname Fonlar İhale Yönetmeliği Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği Bütçe uygulama talimatı

31 I YARDIMCI BİRİMLER Bakanlığın ana hizmet birimleri ile danışma ve denetim birimlerinin işlerini kolaylaştırıcı lojistik ve destek birimleridir. I PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Bakanlığın insan gücü planlaması ve personel politikasıyla ilgili çalışmalar yapmak, personelin atama, özlük ve emeklilik işlerini diploma tescil ve kayıtlarını yapmak, personel eğitim planını hazırlamak gibi görevleri vardır. Personel Genel Müdürlüğünün Görevleri  Bakanlığın insan gücü planlaması ve personel politikasıyla ilgili çalışmaları yapmak, personel sisteminin geliştirilmesiyle ilgili önerilerde bulunmak, açılacak veya kapasitesi arttırılacak sağlık kurum ve kuruluşlarının ihtiyacı olan personelin temini amacıyla kadro ihdas çalışmaları yapmak,  Bakanlığımıza ihdas edilen kadrolar için Başbakanlık Devlet personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nden açıktan atama izni almak,  Başbakanlık Personel Daire Başkanlığı’na Maliye Bakanlığı’na dolu-boş kadro değişikliğini bildirerek, kadro hareketlerini belirtilen kurumlara ve Sayıştay Başkanlığı’na vizeletmek,  Bakanlık personelinin “Sağlık Bakanlığı Personeli Atama ve Nakil Yönetmeliği, Taşra Teşkilatı Yatak ve Kadro Standartları Yönetmeliği” çerçevesinde atama ve nakillerinin yapılmasını sağlamak,

32  Çalışan personelin derece terfilerinin yapılabilmesi ve gereksinim duyulan kadroların temini için 190 sayılı Yara Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde kadroların sınıf, unvan ve derece bazında kadro değişikliği çalışmalarını yapmak,  Emeklilik süresi gelmiş veya emekliliği uygun görülen personele ait yazışmaları vilayetle veya Emekli Sandığı ile yapmak,  “Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliği” kapsamına alınan unvanlarda, unvan değişikliği yapabilmesi için sınav ve görevde yükselme eğitimi çalışmaları organize etmek,  Türkiye genelinde fakülte, yüksekokul ve liselerden mezun olan sağlık ve yardımcı sağlık personelinin diplomalarının tescil işlemlerini yapmak, kayıtlarını tutmak ve bunlarla ilgili işleri izlemek,  Gereksinim duyulan branşlarda uzman doktor yetiştirmek üzere Tababet Uzmanlık Tüzüğüne göre sınav işlemlerini yürütmek, sınavda başarılı olanların uzmanlık yapmasını sağlamak. Yurtdışında yapılan uzmanlıkla ilgili işlemleri yürütmek, uzmanlık belgelerinin tescil işlemlerini yapmak, bunların kayıtlarını tutmak,  Bakanlık personel eğitim planını hazırlamak, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarını düzenlemek ve uygulamak,  Atamaları Bakanlıkça yapılan personelin özlük dosyasını tutmak, kişi ile ilgili mal bildirim formlarının takibini yapmak,  Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.

33 İlgili Mevzuat 657 sayılı Devlet Memurları Yasası Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Yasa Tababet Uzmanlık Tüzüğü Tababet Uzmanlık Yönetmeliği Atama ve Nakil Yönetmeliği Taşra Teşkilatı Yatak ve Kadro Standartları Yönetmeliği Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliği Disiplin ve Sicil Amirleri Yönetmeliği Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği Aday Memurların Yetiştirilmesine İlişkin Yönetmelik.

34 I İDARİ MALİ İŞLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı tarih ve 225 sayılı Yasayla “DONATIM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ” adı altında kurulmuş, bu tarihten tarihine kadar etkinliğini bu ad altında sürdürmüştür tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 181 sayılı “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yasa Hükmünde Kararname” ile, (teşkilat ve görevleri aynı kalmak üzere) adı önce “Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı”, daha sonra da tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 210 sayılı, “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında 181 sayılı Yasa Hükmünde Kararnamenin Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesine Dair Yasa Hükmünde Kararname” ile “İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı” olarak değiştirilmiştir.

35 İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’nın Görevleri Bakanlık için gerekli araç, gereç ve malzemenin sağlanması ile ilgili hizmetleri yürütmek,  Gereksinim duyulan bina ve arazinin kiralanma, satın alma işlemlerini yürütmek,  Bakanlığın mali işlerle ilgili hizmetlerini yürütmek,  Temizlik, aydınlatma, ısıtma, bakım, onarım ve taşıma hizmetlerini yürütmek,  Sosyal tesislerin kurulması ve yönetimi ile ilgili hizmetleri düzenlemek ve yürütmek,  Bakanlık personelinin ve ailesinin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak,  Bakanlığa gelen yazı ve mesajlardan gerekenlerin bakan ve müsteşara sunulmasını sağlamak,  Bakan ve müsteşarın direktif ve emirlerini ilgililere duyurmak ve işlemlerini takip etmek, Bakanlığın iç ve dış protokol hizmetlerini yürütmek,  Sürekli evrakın zamanında işleme konulmasını sağlamak,  Bakanlığı ilgilendiren toplantı, brifing ve görüşmeleri düzenlemek, bunlara ait önemli not ve tutanakları tutmak ve yaymak,  Genel evrak, arşiv ve haber merkezinin hizmet ve etkinliklerini düzenlemek ve yürütmek,  Bakan ve müsteşarca verilen diğer görevleri yapmak.

36 I SAVUNMA SEKRETERLİĞİ Savunma Sekreterliği; 28 Ekim 1960 gün ve sayılı Resmi Gazete ile yayımlanmış 26 Ekim 1960 gün ve 108 sayılı Yasa’yla kurulmuştur. Savunma Sekreterliğinin kuruluş amacı; kurumumuzda, Topyekün Savunma ve Milli Seferberlik Hizmetlerini Milli Güvenlik amaçlarına uygun biçimde planlamak ve yürütmektir. Savunma Sekreterlikleri 108 sayılı Yasa’nın 2. Maddesine dayanarak hazırlanmış Savunma Sekreterliği Yönetmeliği’nin 3. Maddesine göre bakanlıklarda müsteşara bağlı olarak görev yaparlar. Savunma Sekreterliği Yönetmeliğinin 22. Maddesine göre bağlı bulundukları makamların yardımcıları, savunma ve sivil savunma uzmanları da o kurumda bulunan şube müdürleri veya şube müdürlüğüne eş düzeydeki birim amirleri seviyesinde olup, aynı hak, yetki ve özlük haklarına sahiptir.

37 Savunma Sekreterliğinin Görevleri  Bakanlığın, topyekün savunma ve milli seferberlik hizmetlerini, milli güvenlik amaçlarına uygun olarak bağlı bulunduğu makam adına planlamak ve yürütmek, bu konuda yapılması gereken plan ve çalışmaları kontrol, koordine ve takip etmek,  Bakanlığın milli alarm planını hazırlamak, eğitimini yaptırmak ve gerekli önlemleri almak,  Bakanlık içi sivil savunma planlarını yaptırmak, hizmetlerini planlamak, mevzuat doğrultusunda yürütülmesini kontrol etmek, koordine etmek ve denetlemek,  Sivil Olağanüstü Hal ve Savaş Hazırlıkları Planlaması ile ilgili Milli ve Nato Tatbikatlarının gereği biçimde planlamasını ve kurum içinde yürütülmesini düzenlemek,  Sağlık Bakanlığı’nın Koruyucu Güvenlik Yönergesini hazırlayarak bu yönergeye göre Koruyucu Güvenlik Hizmetlerini planlamak, birimler arası işbirliğini sağlamak ve koordine etmek,  Bakanlığımız Özel Güvenlik Teşkilatının eğitim ve hizmetlerini planlamak ve yürütmek,  Bakanlığın, Kriz Merkezi veya Hareket Merkezinin yönergelerini hazırlayarak bu yönergeye göre çalışmalarını planlamak ve sekreterya etkinliklerini yürütmek,  Bakanlığın Kripto Merkezini kurmak ve hizmetlerini yürütmek,  Bağlı bulunduğu makam onayı ile Sağlık Bakanlığı’nın tüm birimlerinde konusu ile ilgili inceleme ve denetleme yapmak,  Topyekün Savunma ve Milli Seferberlik konularında bakanlığımızla diğer devlet birimleri arasında koordine ve işbirliği sağlamak,  Bağlı bulunduğu makamın onayını alarak Sağlık Bakanlığı’na bağlı birimlerde, savunma sekreterliğinin tanım ve görevleri ve Topyekün Savunma konularında eğitim ve seminerler vermek.

38 I ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ Bakan’ın resmi ve özel yazışmalarını yapar, her türlü protokol ve tören işlemlerini yürütür; randevularını, ziyaretlerini ve davetlerini düzenler. I YÜKSEK SAĞLIK ŞURASI Seçilmiş ve doğal üye olmak üzere 11 üyeden oluşan sürekli bir kuruldur. Seçilmiş üyeleri 6 tanedir ve Bakan tarafında başarılı hizmetleri nedeniyle tanınan kişiler arasından seçilirler. Doğal üyeler ise, Müsteşar, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü, Birinci Hukuk Müşaviri ve APK Başkanı’dır. Ancak, Bakan isterse Yüksek Sağlık Şurası toplantılarına uygun gördüğü kişileri de davet edebilir. Bu kurulun yılda en az bir kez toplanması gerekir. Yüksek Sağlık Şurası, kamu görevinde ya da özel olarak çalışmakta olan sağlık personellerinin mesleklerini uygularken yaptıkları iddia edilen olayları inceler ve eğer varsa, söz konusu personelin hata payını belirler. Mahkemeler buna dayanarak kararlar verir. Yüksek Sağlık Şurası’nın Görevleri  Bakan’a sağlık politikaları ve çıkartılması düşünülen tüzük ve yönetmelikler konusunda danışmanlık yapmak,  1219 sayılı Hekimlik ve Hekimlikle İlgili Sanatların Uygulanmasına İlişkin yasa gereğince, yargı organlarına intikal etmiş konularda (meslek hataları) mahkemelere danışmanlık yapmak.


"SAĞLIK HİZMETLERİ VE ÖRGÜTLENME I.1.SAĞLIK HİZMETLERİ Kişilerin ve toplumların sağlığını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, sakat kalanların." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları