Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DÜNYA VE DÜNYA SEVGİSİ. DÜNYA Kısmetindir gezdiren yer yer seni, Göğe çıksan, akıbet yer yer seni. (Kemal Paşazade)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DÜNYA VE DÜNYA SEVGİSİ. DÜNYA Kısmetindir gezdiren yer yer seni, Göğe çıksan, akıbet yer yer seni. (Kemal Paşazade)"— Sunum transkripti:

1 DÜNYA VE DÜNYA SEVGİSİ

2 DÜNYA Kısmetindir gezdiren yer yer seni, Göğe çıksan, akıbet yer yer seni. (Kemal Paşazade)

3 DÜNYA Dünya kelimesinin genel anlamı, zaman boyutlu olarak yakın, kısa; değer boyutlu olarak çok düşük, basit, alçak, değersiz ve ölümlü anlamında kullanılmaktadır. (Ragıb el-İsfahanî, Müfredat, (Çeviri), Pınar Yayınları, İstanbul, 2008.) Dünya kavramı, Kur’ân’da 115 civarında yerde geçmekte ve %90’dan fazlasıyla hayat kelimesi ile birlikte, ‘el-hayâtü’d-dünyâ’ şeklinde kullanılmaktadır. (Altıntaş R., Din ve Sekülerleşme, Pınar Yayınları, İstanbul, 2005.)

4 AHİRET Ahiret kelimesi, genel olarak, ‘ötede olan; burada ve şimdi olmayan, ‘sonra, sonradan gelen, daha sonra olacak olan’, ‘içinde bulunduğumuz anın ardından gelen zaman ve içinde bulunduğumuz boyutun üstündeki boyut’ anlamına gelmektedir. ( Öztürk M., ‘Kur’ân’ın Değer Sisteminde Dünya ve Dünyevi Hayatın Anlamı’ Tasavvuf: İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi, yıl: [2006], sayı: 16, ss ) Kur’ân Ahiret kelimesini, özel anlamda, ‘son hesap günü’, ‘ölümden sonra gelen hayat’ anlamında kullanmaktadır.

5 DÜNYA HAYATI FANİ OLANLA YARIŞMAKTIR-ALDANIŞTIR اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَراًّ ثُمَّ يَكُونُ حُطَاماًۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ

6 DÜNYA HAYATI FANİ OLANLA YARIŞMAKTIR-ALDANIŞTIR Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah'ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir. (Hadid, 57/20)

7 DÜNYA HAYATI GEÇİCİ VE KISA ÖMÜRLÜDÜR اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّـنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلاً اَوْ نَهَاراً فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يداً كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

8 DÜNYA HAYATI GEÇİCİ VE KISA ÖMÜRLÜDÜR Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz. (Yunus,10/24) Öyleyse dünyadaki nimetlere dalıp ahiret unutmamaktır.

9 DÜNYA HAYATININ ÖRNEĞİ وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ فَاَصْبَحَ هَش۪يماً تَذْرُوهُ الرِّيَاحُۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُقْتَدِراً Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgarın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir. (Kehf, 18/45)

10 MALLAR VE EVLATLAR DÜNYA HAYATININ SÜSÜDÜR اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَاباً وَخَيْرٌ اَمَلاً “Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.” (Kehf,18/46)

11 İNSANIN ZAAF NOKTALARI Kur’ân, insanlar için yaratılmış dünya nimetlerine karşı insanların zaaf göstermesine dikkat çekmekte ve uyarmaktadır. زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ ”Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara ‘süslü ve çekici’ kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır.”(Al-i İmran,3/14)

12 DÜNYA HAYATI İLE İLGİLİ UYARI يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (Şeytan) Allah hakkında sizi aldatmasın. (Fatır, 35/5)

13 HAYAT DENENMEK İÇİNDİR اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. (Mülk,67/2)

14 DÜNYA İMTİHAN YERİDİR أَنَّ رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، قال : « إِنَّ الدُّنْيَا حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ وَإِنَّ اللَّه تَعالى مُسْتَخْلِفكُم فِيهَا ، فَيَنْظُرُ كَيْفَ تَعْملُونَ فاتَّقُوا الدُّنْيَا واتَّقُوا النِّسَاءِ » رواه مسلم. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dünya tatlıdır ve manzarası hoştur. Şüphesiz ki Allah dünyanın idaresini size verecek ve nasıl davranacağınıza, ne gibi işler yapacağınıza bakacaktır. O halde dünyadan sakının ve kadınlardan korunun. ” (Müslim, Zikr, 99)

15 DÜNYA EĞLENCE İÇİN YARATILMADI وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ Biz gök ile yeri ve aralarındaki şeyleri, boş bir eğlence için yaratmadık… (Enbiya, 21/16)

16 DÜNYA HAYATININ MAHİYETİ اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükafatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez. (Muhammed, 47/36)

17 DÜNYAYI TERCİH EDENLER UYARILIYOR اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْماً ثَق۪يلاً Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar. (İnsan, 76/27)

18 GERÇEK HAYAT وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi! (Ankebut, 29/64)

19 AHİRET HAYATI GERÇEK HAYAT وعن أَنسٍ رضيَ اللَّه عنه. أَنَّ النبيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « اللَّهُمَّ لا عَيْشَ إِلاَّ عَيْشُ الآخِرَةِ Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’ım! Gerçek hayat sadece âhiret hayatıdır.” Buhârî, Rikak 1, Cihâd 33, 110; Müslim, Cihâd 126, 129.

20 DÜNYA SEVGİSİ عَنْ جُنْدُبِ بْنِ عَبْدِ اللهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حُبُّ الدُّنْيَا رَأْسُ كُلُّ خَطِيئَةٍ Hz. Cündüb b. Abdullah (ra) Allah Rasülü (sav) Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Dünya sevgisi her hatanın başıdır!” (İbn-i Receb el-Hanbelî, Câmiul-Ulûm vel-Hıkem; Beyhakî, Şuabül-İman; Ali el-Muttakî, Kenzül-Ummâl)

21 SEVGİN SENİ KÖR VE SAĞIR YAPAR قال رسولُ اللّهِ : حُبُّ الدُّنْيَا رَأسُ كُلِّ خَطِيئَةٍ، وَحُبُّكَ الشَّىْءَ يُعْمِى وَيُصِمُّ. Hz. Enes (r.a) anlatıyor: "Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar.“ (Rezin ilâvesidir. Beyhakî Şuabu'l-Îman'da kaydetmiştir. Hadisin ikinci yarısı Ebû Dâvud'da tahric edilmiştir. ) (Edep 125, (5150)

22 KALPTE İKİ SEVGİ OLMAZ Allah dostlarının büyüklerinden Kabul edilen Hasan Basri Hazretleri şöyle der: “Dünyayı seven ve ondan razı olan kimsenin kalbinden ahiret sevgisi çıkar.” (Ebu Nuaym, Hilye)

23 AKLI OLMAYANLAR Aişe Radiyallahu Anha'dan gelen bir rivayette Resülullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmaktadır: "Dünya yurdu olmayanın yurdu, malı olmayanın malıdır. Aklı olmayan kimse dünya için biriktirir." (Ahmet b. Hanbel, Baki Müs. Ensar, 23283)

24 DÜNYAYI SEVEN AHİRETİNE ZARAR VERİR Ebu Musa el-Eşari'den Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “Kim dünyasını severse ahiretine zarar verir. Kim de ahiretini severse dünyasına zarar verir. Baki kalanı (ahireti) yok olana tercih ediniz." (Ahmet b. Hanbel, Müs. Kufiyyin, 18866)

25 İHTİYAÇ ÖLÇÜSÜNDE DÜNYA Ayet-i kerimede bütün benliğimizle ahirete yönelmemiz, Allah’ın bize bahşettiği maddi ve manevi nimetleri yine O’nun yolunda kullanıp infak etmemiz, dünyaya ise yalnızca ihtiyaç ölçüsünde yönelmemiz istenmektedir. قُلْ إِنْ كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُمْ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّى يَأْتِيَ اللهُ بِأَمْرِهِ وَاللَّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez.“ (Tevbe Suresi, 9/24)

26 BÜTÜN GÜZEL ŞEYLER DÜNYADA HARCANMAMALI Hz. Ömer (radıyallahü anh), “Eğer isteseydik güzel yemekler yiyebilirdik. Leziz yiyecekli sofralar önümüzde inip kalkardı. Fakat; أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فِي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَا "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. (Ahkaf, 46/20) ayet-i kerimesi bizleri uyardığı için böyle yapmıyoruz.” demiştir. (el-Bahrul-Muhit Tefsiri)

27 DÜNYADAN YÜZ ÇEVİRMEK ALLAHIN SEVGİSİNİ KAZANDIRIR وعن أبي الْعبَّاس سَهْلِ بنِ سعْدٍ السَّاعديِّ ، رضي اللَّه عنه ، قال : جاءَ رجُلٌ إلى النبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : فقالَ : يا رسول اللَّه دُلَّني عَلى عمَلٍ إِذا عَمِلْتُهُ أَحبَّني اللَّه ، وَأَحبَّني النَّاسُ ، فقال : « ازْهَدْ في الدُّنيا يُحِبَّكَ اللَّه ، وَازْهَدْ فِيمَا عِنْدَ النَّاسِ يُحبَّكَ النَّاسُ ». Ebü’l-Abbâs Sehl İbni Sa’d es-Sâidî radıyallahu anh’in söylediğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam geldi ve: –Yâ Resûlallah! Bana, yaptığım zaman hem Allah’ın hem de insanların beni seveceği bir iş söyle, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: – “Dünya ve dünyalıklardan yüz çevir, Allah seni sevsin; halkın elinde olandan yüz çevir, insanlar seni sevsin” buyurdu. İbni Mâce, Zühd 1

28 MALA VE MEVKİYE DÜŞKÜNLÜK وعن كَعبِ بنِ مالكٍ ، رضي اللَّه عنه ، قال : قال رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « مَاذِئْبَان جَائعَانِ أُرْسِلا في غَنَم بأَفْسَدَ لَهَا مِنْ حِرْصِ المَرْءِ على المالِ وَالشـَّرفِ لِدِينهِ » Kâ’b İbni Mâlik (ra) den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Bir koyun sürüsünün içine salıverilmiş iki aç kurdun o sürüye verdiği zarar, mala ve mevkiye düşkün bir adamın dinine verdiği zarardan daha büyük değildir.” Tirmizî, Zühd 43

29 SAKIN DÜNYANIN EVLATLARI OLMAYIN عن علي ( ر. ع ) قال : ارْتَحَلَتِ الدُّنْيَا مُدْبِرَةً وَارْتَحَلَتِ الاخِرَة مُقْبِلَةً ! وَإنَّ لِكُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا بَنِينَ. فَكُونُوا مِنْ أبْنَاءِ الاخِرَةِ، ولا تَكُونُوا مِنْ أبْنَاءِ الدُّنْيَا. فإنَّ الْيَوْمَ عَمَلٌ وَلا حِسَابَ، وَغَداً حِسَابٌ وَلاعَمَلَ. Ali İbn Ebî Tâlib (r.a) buyurdular ki: "Dünya arkasını dönmüş gidiyor, âhiret ise yönelmiş geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları var. Sizler âhiretin evlatları olun. Sakın dünyanın evlatları olmayın. Zîra bugün amel var hesap yok, yarın ise hesap var amel yok." [Rezîn tahric etmiştik. Buhârî, muallak (senetsiz) olarak kaydetmiştir. (Rikâk 4).]

30 DÜNYADA BİR YOLCU GİBİ OLMAK وعن عبدِ اللَّه بن مَسْعُودٍ رضي اللَّه عنه ، قال : نَامَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم على حَصيرٍ فَقَامَ وَقَدْ أَثَّرَ في جَنْبِهِ ، قُلْنَا : يا رَسُولَ الَّه لوِ اتَّخَذْنَا لكَ وِطَاءً ، فقال : « مَالي وَلَلدُّنْيَا ؟ مَا أَنَا في الدُّنْيَا إِلاَّ كَرَاكبٍ اسْتَظَلَّ تَحْتَ شَجَرَةٍ ثُمَّ رَاحَ وَتَرَكَهَا ». Abdullah İbni Mes’ûd (ra) şöyle dedi: Resûlullah (sav) bir hasır üzerinde yatıp uyumuştu. Uykudan uyandığında, hasır vücudunun yan tarafında iz bırakmıştı. Biz: –Yâ Resûlallah! Sizin için bir döşek edinsek, dedik. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: “Benim dünya ile ilgim ne kadar ki? Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp giden binitli bir yolcu gibiyim” buyurdular. Tirmizî, Zühd 44

31 ECEL ÇOK YAKINIMIZDA وعن عبدِ اللَّه بنِ عمرو بنِ العاصِ رضي اللَّه عنهما ، قال : مَرَّ عَلَيْنَا رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وَنحنُ نُعالجُ خُصًّا لَنَا فقال : « ما هذا ؟ » فَقُلْنَا : قَدْ وَهِي ، فَنَحْنُ نُصْلِحُه ، فقال : « ما أَرَى الأَمْرَ إِلاَّ أَعْجَلَ مِنْ ذلكَ ». Abdullah İbni Amr İbni Âs (ra) mâ şöyle dedi: Kendimize ait kulübeyi tamir ederken Resûlullah (sav) yanımıza uğramıştı. – “Bu yaptığınız nedir?” diye sordu. Biz: – Yıkılmak üzereydi de onarıyoruz, dedik. Bunun üzerine: – “Ecelin bundan daha aceleci olacağını zannederim” buyurdular. Ebû Dâvûd, Edeb 169; Tirmizî, Zühd 25

32 DÜNYADAKİ NASİBİNİ UNUTMA Allah Teâlâ bizleri dünya sevgisine kapılma tehlikesine karşı şöyle uyarmaktadır: وَابْتَغِ فِيمَا آتَاكَ اللهُ الدَّارَ الآخِرَةَ وَلاَ تَنْسَ نَصِيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَأَحْسِنْ كَمَا أَحْسَنَ اللهُ إِلَيْكَ "Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.” (Kasas, 38/77)

33 SADECE DÜNYA HAYATIYLA TATMİN OLANLARIN DURUMU اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile âyetlerimizden gafil olanlar var ya işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir. (Yunus, 10/7-8)

34 AHİRETİ UNUTUP DÜNYAYA SARILANLARIN DURUMU اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۘ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟ “Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara, 2/86)

35 AHİRETİ UNUTUP DÜNYAYA SARILANLARIN DURUMU اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ “Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.” (Al-i İmran,3/ 22)

36 DÜNYA VE AHİRET DENGESİ اِعْمَلْ عَمَلَ امْرِءٍ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَمُوتَ اَبَداً وَاحْذَرْ حَذَرَ امْرِءٍ يَخْشَى اَنْ يَمُوتَ غَداً "Hiç ölmeyeceğini zanneden kişi gibi (dünya için) çalış, yarın öleceğinden korkan kimse gibi de (dünyaya bağlanmaktan) kaçın.“ (Canan, İbrahim, Kütüb-i Sitte Muhtasarı, 14, 481)

37 DÜNYA Dünya mıknatıs gibidir, bütün samanları çeker, ancak özlü buğday onun çekişinden kurtulmuştur. (Mevlana) Kişi bu dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe döner. (Sadi) Ne mihrinden safa kesbet, ne mahımdan saadet um, Sakın aldanma bu dehre ki, iki yüzlü münafıktır. (Hayali) Bir köhne köprüdür bu cihan kim, gelen geçer. (Kemal Paşazade)

38 İNSAN İÇİN HAYIRLI OLAN insanın kendisini bu dünya hayatına kaptırıp geleceğini karartacak yaşantı içerisine girmemesi için bir uyarı: قُلْ اَؤُ۬نَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِۚ “De ki: “Size bundan daha hayırlı olanı bildireyim mi? Korkup-sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” (Ali İmran15)

39 DÜNYAYI İSTEYENLERİN AHİRETTEKİ DURUMLARI فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur. (Bakara, 2/200)

40 DENGELİ OLANLARIN İSTEĞİ وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır. (Bakara, 2/201)

41 KİM NE İSTERSE ONA KAVUŞUR وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız. (Al-i İmran,3/145)

42 DÜNYA SEVEN AHİRETİ BULAMAZ Aciz kaldım zalim nefsin elinden, Şu dünyanın lezzetine doyamaz. Aynını (gözünü) almıştır gaflet gömleği, Ömrünün gelip geçtiğini bilemez. İlahi! Gaflet gömleği giyene, Müslüman der misin nefse uyana? Kazanıp kazanıp verir ziyana, Hak yoluna bir puluna kıyamaz. İlahî! Gafletten uyar gözümü, Dergahında kara etme yüzümü. Yunus eder, gelin tutun sözümü, Dünya seven, ahireti bulamaz.

43 TE Ş EKKÜRLER HAZIRLAYIP SUNAN MUSA İ MAMO Ğ LU Ş AH İ NBEY İ LÇE MÜFTÜSÜ


"DÜNYA VE DÜNYA SEVGİSİ. DÜNYA Kısmetindir gezdiren yer yer seni, Göğe çıksan, akıbet yer yer seni. (Kemal Paşazade)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları