Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BİRİMİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BİRİMİ."— Sunum transkripti:

1 İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BİRİMİ

2 ÖNLEYİCİ REHBERLİK HİZMETLERİ

3 ÖNLEME VE ÖNLEYİCİ REHBERLİK KAVRAMI Sözlük anlamıyla önleme bir şeyi olmadan engelleme anlamındadır;Caplan(1964) önleyici yaklaşımları temel,ikincil ve üçüncül önleme olarak üçe ayırmıştır. bu ayrıma göre temel önleme; toplumdaki tüm sağlık bozukluklarının olmasını yada tekrarlanmasını azaltmaya yönelik çalışmalardır ve henüz etkinleşmemiş kişileri hedeflemektedir.

4 İkincil önleme çalışmaları henüz olmuş olayların süre ve sayı olarak yayılmasını engelleme amaçlı çabalardır.Sorunlar ilk olarak görüldüğünde gerçekleştirilir. Üçüncül önleme çalışmaları ise bu sorunların sonucunda oluşan bozuklukları,eksiklikleri azaltmayı hedeflemektedir.

5 Önleme çalışmaları ile ilgili yapılmış pek çok tanımın ortak noktalarına bakıldığında 5 boyuttan söz edilebilmektedir; 1)Problemi ortaya çıkmadan önce durdurmak,önlemek 2)Bir problem davranışın oluşumunu azaltmak 3)Varolan sorunun etkisini azaltmak 4)Bireylerin duygusal ve fiziksel iyi oluşlarını arttıracak davranışları,tutumları,bilgileri güçlendirmek 5)Fiziksel ve duygusal iyi oluşu arttıracak kurumsal,toplumsal ve hükümetlerce hazırlanan politikaları desteklemek

6 Önleme çalışmaları ilk olarak halk sağlığı alanında gerçekleştirilmiştir.Jhon Snow 150 yıl önce binlerce kişinin öldüğü Londra’daki salgında,koleranın sudan bulaştığını anlayarak su kaynağı olan kuyuyu kapattırmıştır.Kuyunun kapatılmasından sonra kolera vakalarında ciddi düşüşler olmuştur. Diğer örnek ise Dr.Semmelwiess’in benzer yıllarda hekimlik yaptığı Budapeşte hastanesi doğum kliniğinde yaşanmıştır.O yıllarda mikrop kavramı tam bilinmediğinden Dr.Semmelwiess doğuma girmeden önce ellerin yıkanması gibi basit bir önlem ile bebek ölümleri ve yüksek ateş vakalarında büyük bir azalma olduğunu görmüştür.

7 ÖNLEME KAVRAMININ KAPSAM VE NİTELİĞİ Önleme kavramı oldukça geniş bir yelpazeyi içermektedir.Bu çalışmalar sadece okullarda çocuk ve gençlere değil,toplumun ruh sağlığı ile ilgilenen kurumlarında yetişkin ve yaşlılara yönelik olarak da yapılabilir.Genel olarak toplumlar için önleme çalışmalarının iki boyutu şöyle tanımlanmaktadır (Gibson ve Mitchell,1995). 1)Sağlıklı yaşamayı tehdit eden etmenleri önleme. 2)Güvenliği tehdit eden etmenleri önleme.

8 ÜLKEMİZDEKİ GENÇLİK SORUNLARI Okullarımızda şiddetle ilgili Sümer ve Aydın’ın(1993,1996)yaptığı çalışmalarla bu konuya dikkat çekilmiştir.Madde bağımlılığı ile ilgili Yılman(1996) tarafından ortaöğretim ve üniversite gençleri ile gerçekleştirilen bir araştırmada,alkol ve uyuşturucu madde kullanım oranları ortaöğretimde kızlarda %03,erkeklerde %04,üniversite öğrenimindeki kızlarda %03,erkeklerde ise %1.6 olarak bulunmuştur.

9 Ülkemizde intiharla ilgili Sayıl ve Devrimci- Özgüven,2000 tarafından yapılan çalışmada,15 yaşın üzerinde intihara girişen her kişinin 32’sinin erkek,86’sının kadın;intiharı gerçekleştiren her kişinin 10’unun erkek,6’sının kadın olduğu bulunmuştur. İntiharı gerçekleştirenler Avrupa’da daha çok 40 yaş ve üzeri iken,ülkemizde yaş arasıdır.Ülkemizde de erkekler arasında intiharı gerçekleştirme,kadınlar arasında ise girişim riski daha yüksek olarak görülmektedir.

10 Yeme bozuklukları ile ilgili üniversite öğrencileri ile yapılan bir araştırmada Anoreksia ve Bulimiya Nevroza (yeme bozukluğu) sıklığı kızlarda %6 ve erkeklerde %2 olarak bulunmuştur(Alpargun,1995).Türkiye’de 9-17 yaş arası çocuklar üzerinde Tuncer(2000)tarafından yapılan bir araştırmaya göre obezite oranı erkeklerde %11.2,kızlarda ise %9.4’tür.Bu oran osyo-ekonomik gruba mensup çocuklarda daha yüksektir.Araştırmalara göre ülkemizde obezite oranında bir artış gözlenmektedir. HIV/Aids ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’nın 2003 verilerine göre Türkiye’de gençler arasında bir artış eğilimi vardır.2000 verilerine göre 24 yaş ve altı gençler arasında 217 HIV/Aids vakası rapor edilmişken,bu rakamlar 2003 yılında 300 olmuştur.Bu rakamlar resmi olarak tanı alan ve tedavisi süren kişilerin sayısı olduğu için gerçek rakamların daha fazla olduğu düşünülmektedir.

11 Sözü edilen gençlik sorunlarına bakıldığında,her birinde bir artış eğilimi görülmektedir.Ancak bu konuda ülkemizde yeterli araştırma olmadığından,batıdaki kadar fazla sorunun olmadığı düşünülmektedir. ÖNLEME ÇALIŞMALARININ ETKİLİĞİ Önleme çalışmalarının etkili olduğunu gösteren bir dizi çalışma vardır.Fiziksel sağlıkla ilgili olarak,Myers,Sweeney ve Witmer(2000)tarafından yazılan bir makalede ABD’de erken ölümlerin neredeyse yarıdan fazlasının değiştirilebilecek yaşam biçimlerinden kaynaklandığı belirtilmektedir.

12 ÖNLEME ÇALIŞMALARININ ÖZELLİKLERİ -Olaydan öncedir. -Sağlıklı yada riskteki kişilere odaklıdır. -Sorunların ortaya çıkışını azaltıcıdır. -Grup temellidir. -Risk etmenlerini azaltıp koruyucu etmenleri artırmak için kullanılır. -Sistematik ve ekolojiktir. -Kültürel olarak duyarlı ve geçerlidir. -Sosyal yargı ile ilgilidir ve kültürel olarak farklılık gösteren grupların temsilciliğini yapar. -İşbirliğine dayalıdır. -Yetkilendiricidir.

13 ÖNLEME PROGRAMLARININ PLANLANMASI Capuzzi ve Gross(1996)planlama yaparken gereken adımları şu şekilde önerirler. -Önleme ile ilgili yayın ve araştırmaların okunması. -Gereksinmelerin değerlendirilmesi. -Yöneticiler,farklı alanda çalışanlar,farklı iş sahipleri ile görüşülmesi. -Geniş temelli bir planlama grubunun oluşturulması. -Genel nüfusun,nedensel etmenlerin yada riskteki davranışların hedeflenmesi. -Var olan önleme programlarının ve kaynakların tanımlanması. -İşlem yollarının ve politikaların dikkatle tanımlanması. -Farklılıklar için farklı planlama taslaklarının da düşünülmesi.

14 ÖNLEME ÇALIŞMALARININ ETKİLİ OLABİLMESİ İÇİN GEREKEN YAKLAŞIMLAR Etkili olabilmeleri için önleme programlarında olması gereken bazı temel yaklaşımlar ve sayıltılar şu şekilde özetlenmektedir; -Bir problemin tek bir çözümü yoktur. -Yüksek risk içeren davranışlar birbirleri ile ilişkilidirler. -Her toplumda bütünleştirici hizmetler ve programlar gereklidir. -Önleme çabaları bireyler kadar kurumlarda da değişmeyi hedeflemelidir. -Müdahalelerin zamanlaması kritiktir ve erken başlanmalıdır. -Çabaların devamlılığı önemlidir.Kısa oturumlu programlar etkili olmamaktadır.Ayrıca,devam,izleme ve destek oturumları gereklidir.

15 RİSK ETMENLERİ Risk etmenleri sorunların ortaya çıkmasına yada artmasına neden olabilecek daha çok psiko-sosyal kökenli etmenleri içermektedir.Çocuklar için risk etmenlerini Blocher(2000)şöyle sıralamıştır; -Aile içi tartışma ve stres. -Ayrılma,boşanma. -Uygun olmayan ana-babalık gözetimi(zayıf ana- babalık bağları). -Çocuk ihmali veya istismarı. -Ana-babalardan biri yada ikisinin ruhsal hastalığı,alkolizm yada madde kullanımı. -Aşırı yoksulluk ve sosyal güvenlik haklarından mahrumiyet. -Oturulan yerleşim yerinin sorunları(şiddet gibi tehlikelerin olması).

16 AYRICA; -Çocuğun sık sık okuldan kaçması. -Kronik tedavi edilmemiş fiziksel hastalığının yada engelinin olması. -Akranları tarafından reddedilmesi. -Yalnızlık ve soyutlanma yaşaması. -Tedavi edilmemiş öğrenme bozukluğunun olması yada dikkat bozukluğu ve hiperaktivite sorunu yaşaması da risk etmenlerindendir.

17 Ergenler için ise risk faktörlerini Blocher(2000)şöyle sıralamıştır; -Çete üyeliği. -Maddenin kötüye kullanımı. -Cinsel kurban olma,tecavüze uğrama,fahişelik yapma yada aile içi cinsel ilişki. -Rastgele cinsel ilişki. -Sık sık okuldan kaçma. -Terk edilmişlik veya evsiz olma. -Gözaltında tutulma koşuluyla salıverilme yada suçlu olma.

18 KORUYUCU ETMENLER Bireysel özellikler,mizaç,beceriler stresin olumsuz özelliklerini azaltabilir.Belli davranışsal ve bilişsel becerilerin öğretilmesi stresli durumlarla başa çıkma becerilerini kazandırabilir ve böylece psikolojik belirtileri azaltabilir. Çocuğun sosyal destek kaynaklarının olması,ana-baba sıcaklığını hissetmesi,uygun disiplin alması,yetişkin yol göstericiliğine ve gözetimine sahip olması,aileye bağlılık ve diğer sosyal konularda başarılı olmayı kolaylaştıran arkadaşların varlığı da koruyucu etmen olarak rol oynar.

19 ÖNLEME BİLİMİNİN İLKELERİ Önleme bilimin ilkeleri (Coi,Watt Ve Ark.)Drum(1984)tarafından önerilen önlemenin ilkeleriyle benzerlikler gösterse de bazı farklılıklara sahiptir. 1)Önleme denemeleri,sorunlara neden olan süreçleri temel alır. 2)Risk etmenlerinin etkileri gelişimsel olarak farklı olabilir.Örneğin;yaşa ve yaşamdaki döneme bağlı olarak bazı risk etmenleri bireyin belli bir gelişimsel dönemdeki problemlerini tetiklerken,bazıları yaşam boyu sürebilecek sorunlara neden olabilir.

20 3)Çoğu risk etmenleri birbirlerini destekleyecek bir etkiye sahiptir.Bir kaç risk etmeninin bir arada olması psikolojik sorunların olma olasılığını arttırabilir.Önleme çalışmaları öncelikle bu risk gruplarını hedefler.Bireydeki risk etmenlerinde aile,okul,akran ilişkileri,toplumsal çevreyle ilişki birbirine bağımlı olduğundan önleme programlarında bu dikkate alınmalıdır. 4)Farklı problemler ve bozukluklar benzer risk etmenleriyle farklı kişilerde üreyebilir. Ne psikolojik sağlamlığın nede incinebilirliğin tek bir kaynağı vardır.Bireylerin risk ve koruyucu etmenlerinin anlaşılmasının en iyi yolu onların gelişimsel öyküsüne bakmaktır.

21 KAYNAK KORKUT F.,Okul Temelli Önleyici Rehberlik Ve Psikolojik Danışma.Anı Yayıncılık,2004


"İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BİRİMİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları