Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇAY BİTKİSİNİN HİKAYESİ, TARİHÇESİ, YETİŞTİRİLMESİ, ÇAYIN ALIM YERLERİNE TESLİM EDİLMESİ, İMALATI VE DEMLENMESİ HAZIRLAYAN İSMAİL BÖLER İNŞAAT TEKNİKERİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇAY BİTKİSİNİN HİKAYESİ, TARİHÇESİ, YETİŞTİRİLMESİ, ÇAYIN ALIM YERLERİNE TESLİM EDİLMESİ, İMALATI VE DEMLENMESİ HAZIRLAYAN İSMAİL BÖLER İNŞAAT TEKNİKERİ."— Sunum transkripti:

1 ÇAY BİTKİSİNİN HİKAYESİ, TARİHÇESİ, YETİŞTİRİLMESİ, ÇAYIN ALIM YERLERİNE TESLİM EDİLMESİ, İMALATI VE DEMLENMESİ HAZIRLAYAN İSMAİL BÖLER İNŞAAT TEKNİKERİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ YALOVA 1

2 Evrende başlangıçta su vardı... İçine bir gün bir yaprak düştü... Çay oldu. ÇAYIN HİKAYESİ 2

3 TARİHÇESİ Çay, yüzyıllardır süregelen bir gelenektir. Her türlü gizeme tanıklık eden Doğu’nun dünyaya bir armağanıdır o… Çay, dünyada sudan sonra, en fazla içilen ve içme alışkanlığı gittikçe artan bir bitki olarak 5000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Yaygın bir efsaneye göre, büyük Çin İmparatoru Shen Nung’ın hizmetlilerinden biri bahçede su kaynatırken bir yaprak kaynayan suyun içine düşer. 3

4 Yaydığı koku imparatoru etkiler. Kokusunu beğenen imparator, tadını da denemek ister ve çay o gün bugündür insanoğlunun vazgeçilmez dostu haline gelir. Çay konusunda ilk geniş çaplı araştırma M.S yılları arasında yaşayan Lu Yu'ya aittir. "Çay Kitabı" adlı eserinde, çay hakkında; üretiminden tüketimine, sistemli ve kapsamlı bilgi vermektedir. Böylece çay üretimi ve tüketimi daha da yaygınlaşma imkânı bulmuştur. İşte yaklaşık beş bin yıllık tarihiyle yapraktan demliğe bir bardak çayın öyküsü böylelikle başladı... 4

5 Avrupa’nın bu gizemli tat ile buluşması 17. yüzyılda gerçekleşir. İngilizler, sağlık ve zindeliğin sunulduğu bu sıcak içeceği o kadar çok benimserler ki, bunu bir yaşam tarzı haline getirirler, adeta 18. yüzyılda da bugünün dünyasının en büyük çay yetiştirilen bölgesi sayılan Assam ve Seylan Adası’nda çay bahçeleri oluştururlar. Üretilen bu çayları Avrupa’ya hızlı olarak taşımak için de, süratli yelkenliler yaparlar. AVRUPADA ÇAY 5

6 TÜRKİYE YE ÇAYIN GELMESİ Türkiye’nin ise çayla tanışması 1787 tarihinde, Japonya’dan getirilen çay tohumlarının ekilmesiyle başlar.(varsayıma göre Japonya'dan gelen bilim adamlarımız bastonun içine çay tohumu koyarak gizli bir şekilde ülkemize getirmişlerdir) 6

7 ÜLKEMİZDEKİ İLK EKİM ALANLARI Bursa civarında gerçekleşen ilk ekim çalışmaları iklim şartlarının olumsuzluğu nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanır. Ancak 1917 yılında, zamanın Halkalı Ziraat Mektebi Alisi Müdür Vekili ve aynı zamanda botanikçi olan Ali Rıza ERTEN, yapmış olduğu teknik çalışmalar sonucunda tarihinde Rize’de çay yetiştirilmesi için meclisten onay alır ve günümüz çay üretiminin temelleri bu şekilde atılmış olur. 1947’ de Devlet Ziraat İşleri Kurumu tarafından Rize'nin Fener mevkiinde kurulan ilk fabrika ile üretim hızlandı. Geç bir buluşma olmasına karşın, Türk insanı çayı çok sevdi ve günün her saatine, her mekanına bu sıcacık içeceği taşıdı. Dünya üzerindeki tarihiyle kıyaslanınca Türkiye’nin çayla tanışmasının geç bir tarihe denk geldiği görülmektedir. Buna rağmen, Türk insanı, çayı çok sever ve günün her saatine, her mekanına taşır. 7

8 TÜRKİYE'NİN ÇAY KONUSUNDA DÜNYA ÜZERİNDEKİ YERİ Çay: Tarım alanlarının genişliği bakımından üretici ülkeler arasında 6. sırada Kuru çay üretimi bakımından üretici ülkeler arasında 5. sırada, Yıllık kişi başına tüketim bakımından dünya ülkeleri arasında 4. sırada, yer almaktadır. Dünya Üzerinde Çay İki şekilde Tüketilmektedir: 1. % 75 siyah çay diye tabir edilen fermente edilmiş çay, 2. % 25 yeşil çay diye tabir edilen fermente edilmemiş çaydır. 8

9 YAPRAKTAN DEMLİĞE ÇAY BİTKİSİ Latincesi Camellia Sinensis olarak bilinen ve aslında bir kamelya türü olan çay bitkisi oldukça hassas ve seçicidir. Gevşek, humuslu, asitli ve alkali özellikteki toprak ile nemli iklimleri sever. Daha önce başka bir tarım ürününün yetiştirildiği topraktan hoşlanmayan nazlı bitki, dünyanın belli bölgelerinde yetiştirilebilirken, Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz'de Rize çevresini yaşam şartlarına uygun bulmuştur. Bitkinin 28 cins ve 520 türüyle karşımıza çıktığı düşünülürse çay çeşitlerinin bolluğu daha kolay anlaşılacaktır. Yetiştirildiği yerin iklim özelliklerinin ve deniz seviyesinden yüksekliğinin kaliteyi belirlediği çay, işlenme, mayalama, kurutma ve sınıflandırma olarak sıralanan zahmet ve emek isteyen bir dizi işlem sonucu dalından bardağımıza kadar ulaşır. 9

10 Çayın aromasının yoğunluğu, her şeyden önce tarım alanının denizden yüksekliğine bağlıdır. Çay bitkisi ne kadar yüksekte yetişirse, aroması o kadar iyi olur. Deniz seviyesinden 2400 m yükseklikte yetiştirilen Seylan Çayı, üretimindeki zorluğu ve yoğun aroması nedeniyle, son derece değerlidir. Srilanka'nın diğer adıdır aslında Seylan. Haliyle Srilanka'da üretilen çaylar da seylan çayı olarak anılırlar. Ülkemizde üretilen Karadeniz çaylarına nazaran farklı bir içimi olan bu çayların en göze çarpan özelliği yapraklarının büyük olmasıdır. Çayın tadını ve kalitesini belirleyen başka bir özellik de, hasat sırasında en üstte bulunan iki yaprakla çay filizinin elle koparılmasıdır. İklim ve toprak gibi sürgün adı verilen çay hasatları da çayın tadının farklılaşmasında etkendir. 10

11 ÇAY DİKİMİ VE ALANLARI ÇAY DİKİMİ VE ALANLARI Çaylık alanları düz ve meyilli alanlarda farklı farklıdır. Çay yapılacak alanlar önceden ot ve ağaçları temizlenip çapa veya ekskavatör ile kazılır. Belirli bir yükseklik seviyesine kadar bu işlem yapılır. Ekskavatör düz ve meyili az arazilerde kullanılabilir. Meyilli arazilerde setler (50x50) veya (60x60) şeklinde yapılıp içleri çapalanarak toprağı aktarılır. Bu gerekli işlem yapıldıktan sonra çay tohumu gübre ile dikilir. Düz çelikleme ve fidan ile yapılan dikimlerde, fidan araları 50 cm, set araları cm çaprazlama (üçgen) olacak şekilde açılan çukurlara hayvan gübresi konularak dikilir. Çay tohum halinde olduğu gibi fidan halinde de dikilir ( Fidanlar tohumlardan üretilir). 11

12 Çay Fidanı Çay Çeli ğ i Alınması Çay Çeli ğ iÇay Çeli ğ inin Köklenmesi 12

13 Eskiden elle toplanan ve sepetlere doldurularak taşınan çay, alım yerlerine sırtta taşınarak teslim edilmekte idi. Günümüzde çay makasla ve motorla toplanmakta ve bohçalarla bağlanarak alım yerlerine araçlarla getirilmektedir. Sadece yeni üretimine başlanılan beyaz çay(tomurcuk ve bir yaprak) elle toplanmaktadır. 13 ÇAYIN TOPLANMASI ÇAYIN TOPLANMASI

14 ÇAY ÜRETİMİ VE ÇAY BAHÇELERİ 14

15 ÇAY ÜRETİMİ VE ÇAY BAHÇELERİ 15

16 16

17 17

18 ÇAY ALIM YERİ 18

19 ÇAY ALIM YERİNİN İÇİ 19

20 20

21 ALIM YERİNDEN ÇAYIN YÜKLENMESİ 21

22 ÇAY ÜRETİMİNİN AŞAMALARI Siyah Çay Üretim Aşamaları : * Soldurma * Kıvırma * Fermantasyon * Kurutma * Tasnif ve Ambalajlama 22

23 SOLDURMA: Soldurma, yaş çayın ihtiva ettiği %70-80 oranındaki suyun %50-55’e düşürülmesi işlemini oluşturur ve fermente çay (siyah çay) üretiminin en önemli ilk aşamasıdır. Soldurma teknelerinde yapılmaktadır. Teknelerdeki çayların solma süresi yaş çayın tazeliği ve ıslaklık durumuna, hava ve çalışma koşullarına göre değişir. 23

24 Soldurma sonucunda yaprakların hücre özsuları daha yoğun hale gelir ve kıvırma işlemi için uygun elastiki yapı temin edilir. Taze yapraklar soldurulmadan doğrudan doğruya kıvırmaya tabi tutulursa, hücre özsuyunun dışarı çıkması ve hücre parçalanması tam olmaz, yapraklarda kıvrılmadan ziyade kırılma meydana gelir, presleme esnasında kıvırmadan akan sularla çayın içerisinde bulunan etkin maddeler dışarı atılır. Solmuş yaprağın sarkık, halsiz ve pörsümüş durumda olması, canlı ve parlak olmaması, sap kısımlarının kırılmadan eğilir ve bükülebilir durumda olması yaş çayın iyi solduğunun göstergesidir. 24

25 Teknelere verilen hava sıcaklığı düşük rakımlarda 38°C, yüksek bölgelerde 32°C’yi geçmeyecek şekilde ayarlanır. Isının yüksek olması durumunda yapraklarda kuruma ve yanmalar meydana gelir. Kurumuş ve yanmış çaylarda kıvırma ve fermantasyon istenildiği gibi olmayacağından elde edilecek çayın kalitesi son derece düşük olur. 25

26 KIVIRMA: Solmuş çay yaprağının değişik çay imalat makinelerinde parçalanması, ezilmesi ve bükülmesiyle hücre özsuyunun kıvrılmış yaprak yüzeyine yayılması ve oksidasyonun başlaması işlemidir. İki aşamada gerçekleşir: Birinci Kıvırma İkinci Kıvırma Birinci Kıvırma: Bu kıvırma işlemi düz (yaprak) kıvırma makinelerinde yapılır. Düz kıvırmalar uzun sürede yavaş yavaş doldurulduğundan en az 300 kg solmuş yaprak alabilmektedir. Kıvırma süresi doldurulmaya başlandığından itibaren en az 45 dakika olur. 26

27 Birinci kıvırma bittikten sonra, kıvırma yavaş yavaş boşaltılarak, rotervan olan fabrikalarda rotervandan geçirildikten sonra, olmayanlarda ise doğrudan eleme yapılır. Havalandırılmış kaba çaylar ise ikinci kıvırma için presli veya göbekli kıvırmalara verilir. CTC olan fabrikada ise rotervandan geçtikten sonra direkt CTC’ lere verilir. İkinci Kıvırma: Birinci kıvırmada yeterince parçalanmamış kaba yaprakların tazyik altında presli kıvırmalarda veya göbekli kıvırmalarda daha çok parçalanmalarını sağlayarak, yaprağın hücre zarının çatlatılarak içerisindeki hücre özsuyunun dışarı çıkartılması ile daha iyi fermantasyon şartlarının hazırlanmasını temin için yapılır. Presli kıvırmalarda kıvırma müddeti 40, göbeklilerde ise 20 dakikadır. 27

28 Presli kıvırmalardaki çaylara bu müddet içerisinde en az 3 defa pres tatbik edilir. Presler libre ( kg) lık bir tazyikle yapılır. 5-6 dakika presli, 5-6 dakika pressiz olarak çalıştırılır. Böylece tazyik sırasında fazla sürtünmeden dolayı ısınmış olan çayın harareti düşürülmüş olur. İkinci kıvırmadan çıkarılan çaylar fermantasyon ünitesine sevk edilir. 28

29 FERMANTASYON: Kıvrılan yaş çay yaprağının hücre özsuyunda bulunan kimyasal bileşiklerinin oksidaz enziminin tesiri ile biyolojik değişikliğe uğrayarak siyah çayda istenen renk, burukluk, parlaklık, koku ve aromanın oluşması olayıdır. Çay imalatında ilk kalite kontrolü fermantasyon safhasında yapılır. Bu esnada çayın kıvrılma ve solma durumu hakkında bilgi edinilir. Fermantasyon müddeti denilince; çayların fermantasyon kısmında geçirdiği süre akla gelmemelidir. Bu süre; kıvırmanın başlamasından oksidasyonun tamamlanmasına kadar geçen zamandır. Fermantasyon esnasında nispi rutubet yaklaşık % civarında tutulmalıdır. Sıcaklık hava şartlarına bağlı olarak C arasındadır. Çay liköründe parlaklık ve canlılık düşük sıcaklıkta yapılan oksidasyonda artar. Sıcaklığın yüksekliği nispetinde canlılık azalır, mat ve donuk bir renk oluşur. 29

30 30

31 KURUTMA: Kıvrılmış ve fermente olmuş çay yaprağının fırınlanarak nem oranını %2- 4 seviyelerine indirme işlemidir. Kurutmanın amacı: enzim oksidasyonunu durdurarak, kazanılan özelliklerin ve oluşan maddelerin yitirilmesine engel olacak ortamı oluşturmak, çayı depolanabilir, paketlenebilir ve taşınabilir duruma getirmektir.Kurutmada giriş sıcaklığı C, çıkış sıcaklığı C arasında olur. Çıkış dereceleri farklı davlumbaz sistemlerine göre değişebilir. Fırına giren havanın sıcaklık derecesi, debisi, palet üzerindeki yaprak kalınlığı ve çayların fırın içerisinde kalma müddeti, kurutma olayını etkiler. Fırınlarda başlıca iki ayar vardır Birincisi kalınlık palet ayarıdır ki;çayların ince ve kalın tabakalar halinde serilmesini sağlar. İkincisi ise devir (kayış-kasnak veya varyatör )ayarı olup, çayların fırın içinde kalma müddetini belirler. Fırına verilen fermente olmuş çaylar; Marshall tipi fırınlarda 1’nci kayışta 32 dakikada, 2’nci kayışta 27 dakikada, 3’ncü kayışta 21 dakikada, 4’ncü kayışta 17 dakikada, 5’nci kayışta 12 dakikada fırından çıkar. Kayış kasnak düzeni olmayan fırınlarda devir ayarları varyatörler vasıtasıyla yapılır.Varyatör ayarları çayların fırından 27 ile 32 dakika arasında çıkacak şekilde ayarlanır. 31

32 32

33 TASNİF VE AMBALAJLAMA: Tasnif Fırından çıkan kuru çayların önceden belirlenen standart elek tellerinden geçirilmek suretiyle incelik, kalınlık ve kalitelerine göre ayrılma işlemidir. Gerek fırın çıkışında gerekse tasnifin çeşitli aşamalarında kurutulmuş çaylar lif tutucularından geçirilerek lif ve çay çöplerinden ayrılırlar. Çaylar fırınlanarak çıktıktan sonra ihtiva ettikleri %2-4 nispetindeki rutubet miktarı ile ancak iyi tasnif edilebilir. Bekletilen ve iyi muhafaza edilmeyen çayların rutubet miktarları arttığından ve elastikiyet kazandıklarından tasnifleri iyi yapılamaz ve kısa zamanda küflenerek sağlığa zararlı hale gelir. Kuru Çay Nevilerinin Sınıflandırılması ve Özellikleri Üretilen nevi çaylar genellikle imalat kırığı ve kırık (kırmadan geçen) çaylar olmak üzere 2 sınıfta toplanmaktadır. 33

34 Kurutmalardan çıkıp tasnife gelen ve herhangi bir kırma işlemine tabi tutulmadan elenen çaylara imalat kırığı çaylar denir. Midilton eleği ile 8 ve 10 numaralı pakka eleklerinin üzerinde kalan çayların mekanik olarak kırılıp, tekrar elenmesi sonucu elde edilen çaylara kırık (kırmadan geçen) çaylar denir. Ayrıca 30 numara tasnif eleğinin altında kalan 7 nevi çaya toz çay denir. İmalat Kırığı Çaylar: 1.nevi (OF) Orange Fannings. Çok ince, altınbaşlı imalat kırığı çay. 2.nevi (BOP1) Broken Orange Pekoe. İnce, altınbaşlı ve kıvrım çay. 3.nevi (OP) Orange Pekoe. Az altınbaşlı kıvrım çay. Kırık Kırmadan Geçen Çaylar: 4.nevi (F) Fanning. Çok ince kırık çay. 5.nevi (BOP2) Broken Orange Pekoe. İnce kıvrımlı, kırık çay. 6.nevi (BP) Broken Pekoe. Kalın kıvrımlı kırık çay. 7.nevi (D) Dust. Toz çay. 34

35 Yeşil Çay :Dünyada Çin ve Japonya başta olmak üzere Hindistan, Endonezya ve Rusya’da yurdumuzda ise Doğu Karadeniz Bölgesinde yetiştirilmektedir. Kışın yapraklarını dökmeyen kısa boylu beyaz çiçekli ağaççıklardır. Çok eski çağlarda Çinliler çayı ilaç olarak kullanırlar, baş ağrısını giderdiğini, ateşi düşürdüğünü söylerlerdi. Özellikle yeşil çayın damar tıkanıklığını giderdiğini, mide kanserini oluşturan hücreler üzerinde engelleyici etkileri bulunduğunu tespit etmişlerdir. Yeşil Çayın ana unsurları ‘‘polifenollerdir’’. Bu özelliğinden dolayı sindirim sistemini ve vücut ısısını düzenler. Ayrıca Yeşil Çay, C Vitamini açısından da zengin bir içecektir. Yeşil Çayın insan sağlığı üzerindeki koruyucu etkilerini araştırma çalışmalarına dünyanın çeşitli yerlerinde devam edilmekte, her geçen gün yeni bir özelliği ortaya çıkarılmaktadır. Bu nedenledir ki üretim ve tüketimi her yıl giderek artmakta, toplumun yakın ilgisini görmektedir. 35 YEŞİL ÇAY

36 36

37 YEŞİL ÇAYIN ÜRETİM SAFHALARI Havalandırma: Havalandırma işlemi, hasat edilen ve yeşil çay üretimi için fabrikalara çekilen yaş çayın üretime alınmasında gecikme olduğu zamanlarda; çayların soğuk hava verilen teknelere alınıp, oksidasyona engel olunması için yapılır. Şoklama: Çay yaprağının daha iyi kıvrılması ve sonraki aşamalarda okside olmasını önlemek amacıyla çayın içindeki enzimlerin uzaklaştırılması için yapılır. Bu işlem iki türlü olabilmektedir. Birincisi, kendi ekseni etrafında dönen şok soldurma cihazına saniye C kuru sıcak hava verecek şekilde yapılır. Kuru sıcak hava vermek şeklinde şoklama daha sonraki aşamalarda meydana gelebilecek olumsuzlukları asgariye indirmek için tavsiye edilir. İkincisi, buhar kazanlarından elde edilen çayın tazeliğine göre C arasında ayarlanabilecek sıcaklıkda buharın tercihen kapalı bir tunelde 3-5 dakika arasında yaş çaya verilmesiyle olur. Her iki durumda da, polifenol-oksidas enzimi inaktive edilir. 37

38 Soğutma - Biriktirme: Buharlama özellikle şoklama yoluyla yapıldıysa, soğutma önem kazanır, gaye yaş yaprak cidarlarına yapışan suyun uzaklaştırılması gerekmektedir. Şoklanmış yapraklara 30 C civarında kuru hava verilir. Yaş çayın kıvırmalarda eşit zamanda kıvrılması gerekir, şoklamadan direkt çıkan çayın kıvırmayı 2-3 dakikalık bir sürede doldurması beklenilemez. Eğer çay kısa bir müddetde kıvırmalara verilmezse bazı çaylar Oolong çaya dönüşecektir, bu duruma engel olabilmek için bir kıvırmalık olacak kadar yaş çayın birikeceği, kızışmanın olmayacağı soğutma-biriktirme aşamasının olması gerekmektedir. Sıcak hava verilerek şoklamada büyük bir soğutma biriminin oluşturulması gerekmez. I.Kıvırma: Şoklanan çaylar dakika süreyle birinci kıvırma işlemine tabi tutulurlar. Burada ilk şekillenme oluşur. Kıvırmaların küçük olması tercih edilir. 38

39 I.Kurutma: Kıvırmadan alınan ve havalandırılmak üzere elenen çaylar giriş sıcaklığı 55 C olan klasik yaş çay fırınlarda kurutulur. Bu sıcaklık döner fırınlarda C'ye kadar çıkabilir. Gaye çayın nem oranını %20-25 dolaylarına indirmek, oksidasyonun başlamasına engel olmaktır. II. Kıvırma: Fırınlardan indirilen çaylar 20 dakika süreyle ikinci kıvırma işlemine tabi tutulur. Bu süre şekillenme isteğine göre bir müddet daha uzaltılabilir. Baskı uygulaması olmakla beraber, tavsiye edilmez. II. Kurutma: Kıvırma işleminden geçirilen çaylar, kg.lık döner fırınlarda C sıcaklıkta dakika süreyle kurutulurlar. Gaye çaydaki nem oranını %3 - 5 seviyelerine düşürmektir. Yeşil çayda tasnifleme veya torbalama işleminden önce çayların en az bir gün serilerek dinlendirilmesi ve tekrar C'de kısa bir müddet nem oranının %2,5-4 seviyelerine düşecek kadar ısıtmalıdır. Tasnif: İlk aşamada çaylar lif tutucularından geçirilerek lif ve çöplerinden ayrılır. Daha sonra nevilerine ayrılır. 39

40 AMBALAJLAMA Üretilen çaylar içte bez, dışta naylon olmak üzere ikili ambalaj şeklinde torbalanır. Ürün izlenebilirliğini sağlamak üzere iki torba arasına üretim tarihi, saat ve nevisini belirten tanımlayıcı bir etiket konur. 1. nevi 32 kg, 2. nevi 27 kg, 3. nevi 21 kg, 4. nevi 35 kg, 5. nevi 29 kg, 6. nevi 22 kg, 7. nevi 35 kg, net olarak standart hale getirildikten sonra paketleme tesislerine getirilmek üzere kuru çay ambarlarına alınır. İhraçlık çaylar alıcı firmanın talebi üzerine özel ambalajlarda farklı kilolarda hazırlanabilmektedir. 40

41 Video 41

42 ÇAYIN MUHAFAZA EDİLMESİ Doğru reyon ve sağlam ambalaj içinde alınan çay, kullanım için açıldığında hava almayan bir kapta, kuru ortamda, yine kokulu ürün diye tabir ettiğimiz deterjan, baharat…gibi maddelerden tamamen ayrı bir yerde muhafaza edilmelidir. Demek ki iyi bir çay için, tüketicinin açılan ambalajı muhafaza konusunda göstereceği hassasiyet de çok önemlidir. Kullanılan çay paketinde çayla ilgili şunlar gözlenmelidir, Siyah çay kendisine has görünüş, renk ve kokuda olmalı, yabancı koku ihtiva etmemeli, içerisinde gözle görülebilen yabancı madde bulunmamalıdır. Yabancı maddeler, siyah çay dışındaki tüm maddeleri kapsar 42

43 ÇAY ALIRKEN, SAKLARKEN VE DEMLERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Satın alınacak çay, satıldığı markette deterjan, parfüm, kedi-köpek mamaları…gibi kokulu ürünlerden uzaktaki raflarda teşhir ediliyor olmalıdır. Teşhir edilme öncesi ilk depolama koşulu da çok önemli olup, koliler içindeki ilk depolama da teşhir reyonundaki koşullarla aynı şartlarda olmalıdır. Yani ilk depolama başta olmak üzere kokunun sinebileceği her türlü üründen (parfüm, kedi-köpek mamaları, baharat…gibi) uzakta istif edilmelidir. Aksi takdirde gayet sağlam ambalaj içinde, hatta gayet sağlam koli içinde dahi olsa çay koku alacaktır. Çünkü çay; kimyasal yapısı itibariyle çok çabuk nem ve koku çekmeye müsaittir. 43

44 Satın alınan çay ambalajının sağlamlığı da teşhir edildiği reyon kadar önemlidir. Çeşitli nedenlerle delinmiş, yırtılmış veya patlamış bir ambalaj kötü bir çay tadı için ikinci basamaktır. Çünkü altı çizilerek tekrar tekrar vurgulanmalıdır ki çay; kimyasal yapısı itibariyle çok çabuk nem ve koku çekmeye müsaittir. Demek ki iyi bir çay için, satın alınan çayın uygun depoda saklanmış, uygun reyondan temin edilmiş ve iyi paketlenmiş çay olması ilk adımdır. 44

45 ÇAYI DEMLERKEN İyi bir çay hazırlamak için en önemli faktör suyun seçimidir. İmkanınız varsa porselen demlik ve yumuşak kaynak suyu kullanın. Çay suyunu uzun süre ve yüksek ateşte kaynatmayın. Demleme süresini uzun tutarsanız hem çayınız acılaşır, hem de çaydaki kafein miktarı yükselir. Aynı zamanda suyun oksijeni kaybolur ve lezzeti azalır. Her fincan için bir tatlı kaşığı dökme çay koyunuz. Çayın demleme süresi10-15 dakika olmalı ve demlenen çay yarım saat içinde içilmelidir. Çayın demi kaynatılmamalıdır. 45

46 DÜNYADA ÇAY TÜKETİMİ Dünya üzerinde çay bitkisi, kuzey yarımkürede yaklaşık 42 enlem derecesinden, güney yarımkürede 27 enlem derecesine kadar olan kuşak üzerinde yetiştiriliyor. Yağışın bol ve iklimin sıcak olduğu bölgelerde yetiştirilmesine rağmen dünyada çay üretiminin ekonomik olarak yapıldığı yerler sınırlı. Hindistan, Çin, Sri Lanka, Endonezya, Kenya ve Japonya çay bitkisinin yaygın olarak yetiştirildiği ve çay üretiminin yoğun olarak yapıldığı ülkeler. Başta bu ülkeler olmak üzere Türkiye ile birlikte 30'a yakın ülkede ekonomik düzeyde çay üretimi gerçekleştiriliyor. Yıllık kişi başına çay tüketim miktarları yüksek olan ilk 5 ülke ise, İrlanda (3.17 kg), Kuveyt (2.66 kg), İngiltere (2.46 kg), Türkiye (2.36 kg), Katar (2.00 kg). Türkiye, çay tarım alanlarının genişliği bakımından, dünyada üretici ülkeler arasında 6. sırada, kuru çay üretimi yönünden 5. sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise 4. sırada yer alıyor. 46

47 47

48 Dünyada yılda ortalama 700 bin ton yeşil çay üretilmekte, üretici ülkeler sıralamasın da 450 bin tonla Çin 1. sırada yer alıyor. Japonya, Endonezya, Vietnam, Hindistan ve Sri- Lanka diğer üretici ülkeler. Dünyada tüketimi hızla artmakta olan yeşil çay, ülkemizde de henüz tanınmaya başlandı. Türkiye çaycılığına katkıda bulunmak ve Türk insanını yeşil çayla tanıştırmak amacıyla Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesinde "Türk Yeşil Çayı Deneme Üretimi" adlı proje yürütüldü. Taşlıdere Çay Fabrikası'nda kurulan pilot ünitede 7-21 Ekim 2003 tarihleri arasında deneme üretimleri yapıldı 48

49 BUZDAN POŞETE 19. yüzyılın başına gelindiğindeyse Çin ve Japonya'dan Avrupa ve Amerika'ya kadar tüm dünyaya ulaşan çay, gelişim sürecini teknolojinin paraleline oturtarak günlük hayatımızdaki yerini daha da sağlamlaştırmıştır yılında Saint Louis Dünya Fuarı'nda İngiliz Richard Blechynden tarafından geliştirilen "buzlu çay" fikri, bunun en güzel örneklerinden biridir. Blechynden, yakıcı bir havada sıcak çayını buz küplerinin üzerine dökerek satmayı düşünmüş, böylelikle satışlarında patlama yaşamış ve buzlu çayın babası olarak tarihe geçmiştir. Amerikalı çay ithalatçısı Thomas Sullivan ise müşterilerine küçük ipek torbacıklar içinde çay numuneleri gönderirken 1908'de geliştirdiği "poşet çay" düşüncesi ile çay tarihindeki yerini almış, dünya çay üreticisi firmaların kıyasıya rekabetine tanık olacak çay pazarının yelpazesini daha da genişletmiştir. 49

50 ÇAYIN YARARLARI VE İFADE ETTİĞİ ANLAMLAR Çayın kolesterol seviyesini düşürdüğü uzmanlarca kanıtlanmıştır. Çinko içeriği ile tadım hücrelerindeki tat alma bozukluklarını önlediği sabittir. Susuzluğu giderir, karaciğeri temizler ve yeniler. İçerdiği florid nedeniyle diş çürüklerini önleyici etkiye sahiptir. Doku sertleşmesini ve damar sertliğini tedavi eder. İçerdiği flavonollar ile tansiyonu düşürür ve kan damarlarının bağışıklığını arttırır. Sapon içeriğiyle vücuttaki zararlı maddeleri yok eder, iltihaplanmayı önler. İçerdiği bileşik şekerlerle kan şekerinin yükselmesini önlediğinden diyabet hastalarına önerilmektedir. İçeriğindeki C ve E vitamini ile karoten maddesi sayesinde kan kanserine karşı bağışıklığı artırır, kısırlığı önler. 50

51 Kuru çay yaprağının içerdiği polifenoller sayesinde kan basıncındaki artışları geciktirir, gıda alerjisini önler. İçerdiği mineral maddeler ile vücuttaki mineral dengesini kurulmasında sudan daha etkili bir rol oynar. %2-4 oranında kafein içeriğiyle metabolizmayı ve merkezi sinir sistemini uyarır, ruhsal rahatlık verir, dinlendirici ve konsantrasyon artırıcı etki yapar, kalbi güçlendirir, astımı önler. Böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar. Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri idrar sökücü özelliği ile böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Çay banyoları, sıcak çay kompres ve pansumanları göz ve ciltteki bazı rahatsızlıkları giderir, kaşıntı ve egzama ile uzun dönemde sedef hastalığının tedavisinde rol oynar 51

52 Hoca Ahmet Yesevi çayı sıcak içince yorgunluğu gider. Sonra da 'Bu şifalı bir şeymiş, hastalarınıza bundan içirin ki, şifa bulsunlar' diye nasihat etmiş. Çay o günden sonra tüm Türk illeri arasında kullanılmaya başlamış ve şifa verici bir içecek haline gelmiş yıllık tarihe sahip çay Türklerin hayatına geç girmişse de pir girmiş. Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, Erzurum şekeriyle kıtlama çay içmek milli kültür tarihimizin inkar edilemezlerinden. 52

53 ÇAY İÇME SANATI Çay Yapmak Kadar içmek de Bir Sanattır... İnsan fizyolojisi ve psikolojisi üzerinde çayın kayda değer olumlu etkileri vardır. Dünyaca ünlü Avusturyalı şair Peter Altenberg tarafından, 1913 yılında çay "ruh banyosu" olarak tanımlanmıştır. Nasıl ki yediğimiz, enerji aldığımız besinler vücudumuzun, kulaklarımızdan girip bütün varlığımızı saran müzik, ruhumuzun gıdasıysa; çay da benliğimizi önce içimiyle sonra da tarih içindeki büyülü yolculuğa çıkarışıyla bulanıklıklardan arındıracaktır. Ünlü bir Çinli Filozof Derki: "ÇAY DÜNYANIN GÜRÜLTÜSÜNÜ UNUTMAK İÇİN İÇİLİR." Bir tutam bitkinin berrak suyla buluşmasıdır... Bir fincan keyiftir çay... 53

54 ÇAY İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER Çay sohbeti açar, kahve derinleştirir, Çay büyümektir, kahve olmaktır, Çay arkadaştır, kahve dost, Çay kıştır, kahve hep bahardır D İ NLED İĞİ N İ Z İ Ç İ N TEŞEKKÜRLER.. 54


"ÇAY BİTKİSİNİN HİKAYESİ, TARİHÇESİ, YETİŞTİRİLMESİ, ÇAYIN ALIM YERLERİNE TESLİM EDİLMESİ, İMALATI VE DEMLENMESİ HAZIRLAYAN İSMAİL BÖLER İNŞAAT TEKNİKERİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları