Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ETKİLİ İLETİŞİM DERSİ SUNUM KONU: Öğretmen Öğrenci İlişkisinde Dinlemenin Yeri ve Önemi Öğretim Görevlisi: Süleyman TIRAŞ İSTANBUL, 2010.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ETKİLİ İLETİŞİM DERSİ SUNUM KONU: Öğretmen Öğrenci İlişkisinde Dinlemenin Yeri ve Önemi Öğretim Görevlisi: Süleyman TIRAŞ İSTANBUL, 2010."— Sunum transkripti:

1 ETKİLİ İLETİŞİM DERSİ SUNUM KONU: Öğretmen Öğrenci İlişkisinde Dinlemenin Yeri ve Önemi Öğretim Görevlisi: Süleyman TIRAŞ İSTANBUL, 2010

2 ETHEM GÜNDOĞDU 4/B

3  Dinleme sözlük anlamı olarak; bir sesin seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi demektir. Bir ba ş ka ifade ile ses kayna ğ ından çıkan sesin izlenmesi olarak tanımlanabilir.

4  Dinleme; konu ş ma dilinin zihinde anlama dönü ş türüldü ğ ü karma ş ık bir süreçtir.  Dinleme; ilkö ğ retimde ve ileti ş imde en çok kullanılan ve okuma sürecinde en önemli unsurlardan birisidir.  Bildiklerimizin a ş a ğ ı yukarı %80’i dinleme yoluyla kazanılmaktadır.

5  Ara ş tırmalara göre insanlar okuma, yazma ve konu ş maya harcadıkları zamanın toplamı kadar zamanı dinlemeye harcamaktadırlar. (Rankin,1926; Wilt,1950;Werner,1975. Aktaran:Tompkins,1998) Bu durum, dinleme çalı ş malarına e ğ itim ö ğ retim ortamında önem verilmesinin gereklili ğ ini ortaya koymaktadır.  Dinleme i ş itmeden farklıdır. İş itme istek dı ş ı da olabilir ancak dinleme amaçlı bir davranı ş tır. İş itme dinleme sürecinin bir ögesidir

6  5(beş) çeşit dinleme vardır. 1.Ayırt edici dinleme 2.Estetik dinleme 3.Transfer edici dinleme 4.Eleştirel dinleme 5.Terapatik dinleme

7  Konuşmak ve susmak gibi, dinlemenin de bir sanat olduğu görüşü çok eskilere dayanmaktadır. Eski Yunan öğretisindeki diyoloğun, zamanla kaybolup,yerini usta ya da öğretmenin anlattığı ve sorular sormadığı,öğrencinin de yanıt vermeyip sadece dinlediğini görüyoruz.  Burada önemli olan, söyleyen kadar dinleyenin de aklın, mantığın ve bilginin kurallarına uygun davranmasıdır. Eğer bir konuşmanın içeriği bundan yoksunsa ya da dinleyen, bir dinleyicide aranan niteliklerden yoksunsa, amaca varılamaz.

8  Kutsal kitaplardaki “ Önce Söz Vardı “ deyimi, sözün önemini vurgularken, aynı zamanda dinlemenin de önemini kapsar. Yoksa dinleme olmasaydı sözün ne önemi olabilirdi ki.  Konuşma, varlığını dinlemeye borçludur. Bu nedenle iyi bir dinleyici olmadan, iyi bir konuşmacı olamayız. Sosyal yaşamımızda da dinleyerek, konuşmayı ve bilgiyi öğrenirken, aile ve öğretmenlerin kullandığı uyarı sözcüklerinin başında “ DİNLE “ geldiğini biliyoruz. Bu uyarıya da uymada pek başarılı olduğumuz söylenemez.

9  Dinlemek bir insanın rahatça oturup ses dalgalarının kulaklarına girmesine izin vermesi değildir. İyi dinlemek çaba ve katılım gerektirir. Fakat buna giden yollarda da bir çok engel vardır. Bunlarda biri de, bizim konuştuğumuzdan çok daha hızlı düşündüğümüzdür.

10  Görünüşte dinleme : Bazen karşımızdaki kişi dış görünüşüyle dinliyormuş gibidir. Fakat iç dünyası bambaşka yerdedir, ya da kafasında bizim söylediklerimizden daha önemli bir konu vardır.

11  Seçerek dinleme : Kimileri konuşanın söylediklerinden sadece kendi ilgilendikleri bölümü duyar, diğer söylenenleri dinlemez. Bu tür dinleyiciler dikkatlerini çekecek bir sözcük ya da bir ifade ortaya çıkıncaya kadar “ görünürde dinleyici “ olarak kalırlar. İlgilerini çeken para, bir meslek, belirli bir kimse ya da cinsiyet gibi farklı konular olabilir. Eğer onların ilgilendiği bir konuda konuşmuyorsak, bir duvarın karşısına geçip konuşmamızdan pek farkı olmaz. 

12  Duygusal dinleme : Sürekli olarak belirli duygusal tonu taşımak isterler. Ne söylerseniz söyleyin bu tip dinleyiciler, her söylenenden bir espiri veya bir hüzün çıkarmaya çalışırlar. Kendi ilgilendikleri duygunun dışında işittiklerini, hemen o anda unuturlar, bir daha hiç hatırlamazlar.

13  Savunmacı dinleme : Ne duyarsa duysun her söyleneni, kendine yönelmiş bir saldırı sayar ve hemen karşı savunmaya geçer.  Tuzak kurucu dinleme : Bu tipler hiç seslerini çıkarmadan dinlerler, çünkü bunlar dinledikleri bilgilerden yararlanarak, karşısındakini zor duruma sokacak fırsatları yakalamaya çalışırlar.

14  Yüzeysel dinleme : Bu tür dinleme özelliğine sahip kişiler, konuşanın kullandığı kelimelerin yüzeyinde kalır ve asıl altta yatan anlamına ulaşamazlar. Toplumun geleneksel kesimlerinde, açık seçik, doğrudan doğruya iletişim kurmak genellikle “ ayıp “ sayıldığından, kelimelerin altında yatan anlamların anlaşılması beklenir; söylenenleri yüzeysel düzeyde anlayan kişi “ SAF “ biri olarak algılanır.

15  Psikolojik yapımıza göre belirtilen dinleme türlerinin bir veya bir kaçına sahip olabiliriz. Nasıl bir dinleyiciyim diye kendimize sorduğumuzda, bunu öğrenmek için bir kaç gün dinleme davranışımıza dikkat etmemiz gerekir. Davranışımızı değiştirmeye kalkmadan sadece kendimizi gözleyelim. Dinlediğimiz zaman kaç kez gerçekten dinliyoruz, ya da daha önce söz konusu olan dinleme davranışlarından hangisini gösteriyoruz. Bunların farkına varmaya çalışalım. Gerçekten dinliyor muyum diye kendi kendimize soralım.

16  Niçin dinlemiyoruz : Her şeyden önce, günün büyük zamanı dinlemekle geçiyor; sınıfta, evde, toplantıda, iş yerinde, yolda, televizyonda, radyoda. O kadar konuşma var ki, bütün bunlara dikkat edilecek olunursa, sinir sistemimiz yorulur. Sinir sistemi kendini korumak için dikkati her zaman yoğun bir odak noktasında tutmaz, ancak “ ilginç “ bulduğu, başka bir deyişle, o anda içinde bulunduğu fizyolojik ve psikolojik gereksinmeler çerçevesinde anlamlı olan noktalara dikkati toplar. Karnımız açsa yemek konusu, evimizle ilgiliyse ev konusu ilgimizi çeker. Belirli bir kimseye karşı özel bir ilgimiz varsa, onun adı geçtiği zaman “ kulak kesiliriz “.

17  Diğer bir neden de, dakikada 600 kelimelik bir konuşma hızını rahatlıkla anlayabilecek bir sinir sistemine sahip olduğumuz halde, normal konuşma hızının dakikada ancak 100 ile 140 kelime arasında olmasıdır. Bu demektir ki, her dakika en azından 460 kelimelik bir zaman süresinde zihin boş kalır diye düşündüğümüzde gerçeği kavramaya başlarız. Bu zamanı, insan kafası kendinde var olan malzemeyle doldurur; bir başka deyişle, kendisi için daha önemli sorunlara döner ve onlarla ilgilenir. İşte kendini “ iyi dinleyici” olarak eğiten kişiler, bu “ boş zamanı “ konuşanın neyi ve ne demek istediğini düşünerek kullanırlar. Kendi sorunlarına dönmezler, kuşkusuz bunu yapabilmek o kadar kolay değildir, bu bir eğitimden geçmeyi gerektirir.

18  Dinlemek anlamayı gerektirir : Yine de dinlemek insanı mutlaka anlamaya götürmüyor. Söyleneni söyleyenin tarzında, onun anlamında anlayabilmek sanıldığı kadar kolay değildir.  Bir kimseyle konuşurken, onun demek istediği ile bizim anladığımızın aynı olup olmadığını denetlemeye “ geri iletim “ adı verilir. Daha çok askerlikte, emir tekrarı, bu sayede yanlış anlamalar önlenir.

19  Yardımcı olmak için dinleme : Bir kişi diğerine değer verdiği, hoşlandığı ya da sevdiği zaman, onun sorunlarını çözmeye yardımcı olmak ister. Onun için çoğu kişinin bir dert ortağı, bir dostu vardır. Gözlemlere göre, bir kimsenin ne kadar iyi niyetli olursa olsun, söz konusu kişinin sorununu onun adına çözebildiği görülmemiştir. Bir kimseye yararlı olabilmenin tek yolu vardır., o da karşımızdakini dikkatle dinlemek ve onunla kalben ve kafaca beraber olmaktır. Bir başka deyişle, karşındakini duyarak dinlemektir.

20  Sonuç olarak; dinleme eğitimine eğitim öğretim ortamında öncelikli ve ağırlıklı olarak yer verilmeli; öğrencilerin amaçlı ve katılımlı dinlemelerini geliştirmek için pratik yapılmalıdır.

21

22


"ETKİLİ İLETİŞİM DERSİ SUNUM KONU: Öğretmen Öğrenci İlişkisinde Dinlemenin Yeri ve Önemi Öğretim Görevlisi: Süleyman TIRAŞ İSTANBUL, 2010." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları