Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

17.6.2011 ABD, AB VE TÜRK REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT DAVALARININ ÖNÜNDEKİ USULİ ENGELLER Harun GÜNDÜZ Tuğçe KOYUNCU.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "17.6.2011 ABD, AB VE TÜRK REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT DAVALARININ ÖNÜNDEKİ USULİ ENGELLER Harun GÜNDÜZ Tuğçe KOYUNCU."— Sunum transkripti:

1 ABD, AB VE TÜRK REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT DAVALARININ ÖNÜNDEKİ USULİ ENGELLER Harun GÜNDÜZ Tuğçe KOYUNCU

2 Sunum Planı - Yöntem  ABD uygulaması hakkında genel bilgi  AB ve Türkiye  Esasa ve usule ilişkin meseleler ayrımı Zarar ve zararın hesaplanması, kusur, hukuka aykırılık, illiyet bağı Toplu davalar (kolektif hukuki himaye yolları), zamanaşımı, delillere erişim, yargılama giderleri

3 ABD Uygulaması - Genel  Açılan davaların büyük bir çoğunluğu özel hukuk alanındaki davalar Özel savcılar  Bu davaların çoğu uzlaşma ile sonuçlanıyor  Başarının sırrı? Üç kat tazminat Müteselsil sorumluluk - Rücu hakkı Toplu davalar ve delillere erişim

4 ABD Uygulaması - Genel

5 ABD Uygulaması - Toplu Davalar  Yararları Usul ekonomisini sağlamak Dava açmayı özendirmek  Federal Medeni Usul Kuralları md. 23 Sayıca çokluk Müştereklik Tipiklik Temsilde yeterlilik  Onay aşaması  Bildirim aşaması (Opt-out model)

6 ABD Uygulaması - Toplu Davalar

7 ABD Uygulaması - Zamanaşımı  Clayton Kanunu md. 4B Dava sebebinin gerçekleştiği tarihten itibaren 4 yıl  Sürenin işlememesi İhlalin varlığı bilinmiyorsa İhlal gerçekleşmiş ama zarar bilinmiyorsa Kamu otoritelerince yürütülen bir inceleme olması durumunda

8 ABD Uygulaması - Delillere Erişim  SORUN: Bilgi asimetrisi  Federal Medeni Usul Kuralları md Delil değişimi (Discovery)  Kapsam Delillere sahip olabilecek kişilerin isimleri Sahip olunan veya kontrolündeki belgeler hakkında açıklama isteme ve ibraz talebi Sorgu formları Eski ve mevcut çalışanlarla görüşme yapma Elektronik ortamdaki deliller  Sınırlamalar (koruma talepleri) Ticari sırlar İmtiyazlı bilgiler  Yaptırımlar (Hapis-para cezası, usuli yaptırım)

9 ABD Uygulaması - Delillere Erişim  Dava sebebini gösterme Vakıalara dayandırma ilkesi Ferdileştirme ilkesi  Ancak son dönemdeki mahkeme kararları Bell Atl. Corp. v. Twombly Ashcroft v. Iqbal

10 AB ve Türkiye Uygulaması - Genel  ABİDA’da sadece geçersizlik yaptırımı düzenleniyor  Tazminat davaları, ulusal hukuk düzenlemeleri çerçevesinde uygulanıyor  Tarihsel süreç ABAD kararları (Courage Crehan ve Manfredi kararları) Modernizasyon süreci Reform çabaları  ABD uygulamasının aşırılıklarına ve kötüye kullanılmaya açık yönlerine karşı gerekli önlemlerin alınmasına yapılan vurgu

11 AB ve Türkiye Uygulaması - Genel  İkili yaptırım sistemi (kamu hukuku-özel hukuk yaptırımları)  Kanun koyucunun tazminat davalarına verdiği önem (üç kat tazminat, ispat kolaylığı)  AB uygulamasına benzer bir şekilde, tazminat davaları yaygın değil  Doktrinde öne sürülen gerekçeler: Yeni bir alan olması Uzmanlık gerektirmesi Kurul’un tek yetkili merci gibi algılanması Muafiyet bakımından Kurul’un münhasır yetkili olması Yargıtay kararları

12 AB ve Türkiye - Toplu Davalar  Olumlu yönleri Maliyetleri düşürmek – Usul ekonomisi Dava açmayı teşvik – Adalete erişim  Olumsuz yönleri Asil-vekil sorunu Dayanaktan yoksun davaları teşvik

13 AB ve Türkiye - Toplu Davalar Toplu Davalar (Kolektif Hukuki Himaye Yolları) Davacı Sıfatına Göre Temsilci Davası (Birlik Davası) Grup Davası (Kolektif dava) Talep Sonucuna Göre Önleme ve DurdurmaTazminat Kesin Hükmün Etkisine Göre Katılmasız (Opt-out) Katılmalı (Opt-in)

14 AB ve Türkiye - Toplu Davalar  Yargılama hukukunun temel kavramlarıyla ilişkisi Menfaat (hukuki, meşru, güncel, kişisel)  Hiç kimse, başkasının kişisel menfaatini korumak için dava açamaz  Açılmış bir dava, ancak davacının bu davada doğrudan ve kişisel bir menfaati varsa kabule şayandır Kesin hüküm  Kesin hüküm etkisi, sadece davanın taraflarına ilişkindir Hukuki dinlenilme hakkı  Hakkındaki yargılamaya ilişkin olarak Bilgilenme-açıklama yapma-dikkate alınma

15 AB ve Türkiye - Toplu Davalar  Yeşil Kitap’ta getirilen öneriler Birlik davası Kolektif dava  Beyaz Kitap’ta bu öneriler büyük ölçüde korunuyor  2011 yılının ilk aylarında başlatılan süreç Çalışma belgesi Kamuoyundan talep edilen görüşler Ortak ilkeler belirlemek ve üye ülkelerdeki uygulamayı yeknesaklaştırmak

16 AB ve Türkiye - Toplu Davalar  TTK md. 58 Ticaret ve sanayi odaları, esnaf dernekleri, üyelerinin menfaatini korumaya yetkili diğer birliklere Tespit, Haksız rekabetin men’i, yanlış-yanıltıcı beyanların düzeltilmesi talepli  TKHK md. 23 ve 24 Bakanlık ve tüketici örgütleri  6100 sayılı HMK md. 113 (Topluluk davası) Dernekler ve diğer tüzel kişiler Hukuka aykırı durumun giderilmesi veya tespiti  6102 sayılı TTK md. 191 Birleşme, bölünme, tür değiştirme işlemlerinde Denkleştirme akçesi (zarar hesabı yapılmıyor) Aynı hukuki durumdaki ortaklar için de geçerli

17 AB ve Türkiye - Toplu Davalar  Tazminat talepli toplu dava modeli yok  Ancak diğer düzenlemeler anlamlı  Katılmalı (opt-in) model Grubun kapsamının daha dar olması sebebiyle sorumluluk miktarının düşük olması Caydırıcılık amacı  HMK - RKHK

18 TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI DELİLLERE ERİŞİM

19 Tazminat Davaları - Genel Açıklama  Rekabeti bozan, engelleyen veya kısıtlayan işlem ve eylemlerle rakip teşebbüslerin ya da tüketicilerin zarar görmesine yol açanlara karşı, bu zararları tazmin etmeleri talebiyle açılan davalar (4054 s. Kanun m. 57 vd)  Örnekler: Beyaz et üreticileri (kartel) Turkcell (hakim durum)

20 Zamanaşımı - Süreler  Haksız fiillerden doğan tazminat davalarında zamanaşımı süreleri: 4054 sayılı Kanun’da özel bir düzenleme yok, BK genel hükümler BK m. 60: - zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği günden başlayarak bir yıl - ve her halde zararı doğuran eylemin işlendiği günden itibaren başlayarak on yıldır.

21 Zamanaşımı - Süreler  Sorun: Kısa zamanaşımı süreleri dava açmayı zorlaştırmaktadır; dava malzemelerinin (vakıaların ve delillerin) hazırlanmasının zaman alması, kartel gibi gizli ihlallerin öğrenilmesinin zorluğu, tarafların uzlaşması için yeterli zaman.  1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek Yeni BK m. 72: - kısa zamanaşımı süresi (subjektif süre) bir yıldan iki yıla çıkartılacaktır. - uzun zamanaşımı süresi (objektif süre) Kanun Tasarısında yirmi yıl iken Adalet Komisyonu Raporu dikkate alınarak bu süre tekrar on yıla indirilmiştir.

22 Zamanaşımı – Sürelerin Başlangıcı  1 ve 10 yıllık süreler ne zaman başlayacak?  1 yıllık süre, zararı ve haksız eylemi işleyeni (tazminat sorumlusunu) öğrenme gününden; 10 yıllık süre, zarar verici fiil veya olayın gerçekleşmesinden itibaren. - zarardan ve sorumludan hangisi daha sonra öğrenilmişse… - zarara uğrayan bir tüzel kişi ise tüzel kişi adına dava açmaya yetkili organ.  zararın öğrenilmesi: - zararın varlığının öğrenilmesi √ - zararın miktarının ya da kapsamının öğrenilmesi X - bir dava açmaya ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartların öğrenilmesi√  zarardan sorumlu olan kimsenin öğrenilmesi: - kesin olarak √ - tahmin yoluyla X

23 Zamanaşımı – Sürelerin Başlangıcı  1 ve 10 yıllık süreler ne zaman başlayacak? Haksız fiil teşkil eden davranışlar; - süreklilik arz ediyorsa, söz konusu davranışlar sona ermeden zamanaşımı süreleri (1 ve 10 yıllık) işlemeye başlamayacaktır. - sürekli olmayıp aralıklarla tekrarlanıyorsa, her yasak davranışa ilişkin zarar açısından o zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren ayrı bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. ABAD kararlarını ve AB önerilerini yansıtmaktadır…  Haksız fiil sona ermesine rağmen zarar tekrarlanıyorsa, zararın doğduğu her gün için yeni ve ayrı bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır.

24 Zamanaşımı – Sürelerin Başlangıcı  1 ve 10 yıllık süre ne zaman başlayacak?  Yargıtay, özellikle 1999 depreminden sonra açılan tazminat davalarında, 10 yıllık süre bakımından fiilin işlendiği tarih olarak, zararın meydana geldiği anı esas almıştır. Gerekçe, “sonuç gerçekleşmeden fiilin tamamlanmış sayılamayacağı”  Aynı yorum tarzı, Yeni BK’nın zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde 20 yıllık zamanaşımını 10 yıla düşüren değişikliğin yapılmasının gerekçesi olarak Adalet Komisyonu tarafından da benimsenmiş ve haksız fiilin “sonuç” unsuru üzerinde durulmuştur. Hareketle sonuç arasında uzun bir zaman bulunan hallerde sonucun meydana geldiği tarihe göre zamanaşımı başlayacaktır. Sonucu 10 yıl sonra meydana gelen fiillerde dahi zamanaşımı dolmayacağından 20 yıl yerine 10 yıl şeklinde değişikliğe gidilmiştir.  Zararın oluşmasının uzun bir zamana yayıldığı rekabet ihlâllerinde de zarar ancak sonucun meydana geldiği tarihte oluşmuş sayılacak ve 1 ve 10 yıllık süreler bu tarihten itibaren başlayacaktır.

25 Zamanaşımı – Ceza zamanaşımı  BK m. 60/2; haksız fiil için, daha uzun bir ceza zamanaşımı süresi öngörülmüşse, bu süre tazminat davası bakımından da uygulanır. İhalelerde danışıklı hareket şeklinde gerçekleşen rekabet ihlalleri. - Aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 235. maddesinde öngörülen ihaleye fesat karıştırma suçunu da teşkil edebilecektir. - Bu durumda, TCK m. 6’da 15 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünden, daha uzun olan bu süre dikkate alınacaktır.

26 AB Üyesi Ülkelerde Zamanaşımı Süreleri

27 Zamanaşımı – AB’de Getirilen Öneriler  AB’de Yeşil Kitapta getirilen öneriler - Komisyon veya bir üye ülke rekabet otoritesince soruşturma başlatılması halinde zamanaşımı süresinin durması, - zamanaşımı süresinin, rekabet ihlali hakkındaki kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlaması  AB’de Beyaz Kitapta getirilen öneriler - devam eden veya tekrarlanan ihlaller bakımından zamanaşımının, ihlalin sona erdiği tarihten önce işlemeye başlamaması - zarar görenin, zararı ve ihlali makul sınırlar içinde öğrenebilecek durumda olmasından önce zamanaşımının işlemeye başlamaması - Yeşil Kitap’ta yaptığı zamanaşımı süresinin durması şeklindeki önerisini değiştirerek, rekabet otoritesince verilen kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacak 2 yıllık yeni bir zamanaşımı süresi önermektedir.

28 Zamanaşımı – Durma ve Kesilme Nedenleri  Durma halinde, sebep ortadan kalkınca süre, durduğu ana kadar işlediği yerden devam eder. Kesilme halinde, o ana kadar işleyen süre sıfırlanır ve sebep ortadan kalkınca yeniden işlemeye başlar.  Sorun: Rekabet ihlalinden doğan tazminat davalarında, dava açma veya Rekabet Kurumuna başvurma halinde süreler devam edecek midir?  4054 sayılı Kanun’da özel bir hüküm yok.  Hukuk mahkemesinde tazminat davası açmakla zamanaşımı kesilmektedir (BK m. 136)  Kesilmiş olan zamanaşımı, iki tarafın yargılamayla ilgili her işleminden ve hakimin her emir ve kararından sonra yeniden işlemeye başlamaktadır (BK m. 136)  Dava açmadan Kurul kararı beklenirse zamanaşımı süresi dolabilir. Bu nedenle dava açılıp zamanaşımı süresi kesilebilir (1 ve 10 yıllık süre bakımından)

29 Zamanaşımı – Öneri  Ancak Yargıtay açılan davalarda Rekabet Kurulu kararlarını aramaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi Kurul kararı olmadığından davayı reddederse Kurulun 1 yıl içinde ihlal kararı alması zordur.  Öneri;  Rekabet Kurumuna başvurulması ile sürenin kesilmesi ve kararın kesinleşmesinden itibaren yeniden işlemesidir.  Bu çerçevede 4054 s. Kanun’da; “Tazminat davalarında zamanaşımı süresi, Rekabet Kurumu’na yapılacak başvuru ile birlikte kesilir ve Kurul’un konuya ilişkin olarak alacağı karardan itibaren iki yıldır” şeklinde bir düzenlemenin yapılması uygun olabilir.

30 Delillere Erişim - Türk Hukukundaki Durum  Sorun: Bilgi asimetrisi, davacıların delillere ulaşmada daha zayıf konumda olması.  4054 sayılı Kanun’dan doğan özel hukuk davalarında delillerin toplanması usulü HUMK’da yer alan genel hükümlere tabidir.  Türk Medeni Yargılama Hukukunda “taraflarca hazırlama” ilkesi benimsenmiştir.  Taraflarca hazırlama ilkesine göre iddia ve savunmanın dayanağı olan vakıalar ve bunlara ilişkin deliller taraflarca mahkemeye bildirilir, hakim delillere kendiliğinden başvuramaz.  HUMK m. 75/1 uyarınca hakim tarafların bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz.

31 Delillere Erişim - Türk Hukukundaki Durum  HUMK’da delillere ulaşımı kolaylaştıracak hükümler: - hakim bilirkişi ve keşif delillerine resen başvurabilir (HUMK m. 275 ve 363) - hakim sorguya (isticvap) kendiliğinden karar verebilir (HUMK m. 230/1) - taraflar delillerin kaybolma ihtimaline karşı mahkemeden delil tespiti isteyebilirler (HUMK m ) - HUMK m. 75/3’e göre hakim davanın her safhasında iki tarafın iddiaları sınırı dahilinde olmak üzere tarafları dinleyebilir ve gerekli olan delillerin gösterilmesini ve verilmesini emredebilir

32 Delillere Erişim - Türk Hukukundaki Durum  Bu maddenin karşılığı tarihinde yürürlüğe girecek olan HMK m. 31’de, “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir” şeklinde düzenlenerek hakimin vakıaları aydınlatma yetkisi daha açık ifade edilmiştir.

33 Delillere Erişim - Türk Hukukundaki Durum  Yargıtay kararları; - tanığın ismi, dava dosyasına girmiş olan faturadan anlaşıldığından HUMK m. 75/3 göz önünde tutularak bu şahsın dinlenmemesi eksiklik, - dava konusu haberin dayandığı resmi bir raporun mevcut olduğu dava dosyasından anlaşıldığı takdirde, davalı talep etmese bile hakimin bu raporu isteyebileceğine karar verilmiştir.  Hakim ancak dava dosyasından anlaşılabilen ve dosyada dayanağı bulunan delillerin ibrazını isteyebilir.

34 Delillere Erişim – 4054 Sayılı Kanun  4054 s. Kanun’da ispatı ve delillere ulaşımı kolaylaştıracak hükümler:  KURAL: Tazminat talebinde bulunan kişi, haksız fiilin unsurlarını ispat etmeli.  4054 s. Kanun md.59/1: “Zarar görenlerin, bir anlaşmanın varlığı ya da piyasada rekabetin bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen paylaşılması, uzun sayılacak bir süre piyasa fiyatında gözlenen kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce birbirine yakın aralıklarla artırıldığı gibi kanıtları yargı organlarına sunmaları halinde, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde bulunmadıklarını ispatlama yükü davalılara geçer. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü delille ispatlanabilir.”  4054 s. Kanun md.59/2: Delil serbestisi

35 Delillere Erişim – Belgeleri İbraz Mecburiyeti  Davalının ve üçüncü kişilerin belgeleri ibraz mecburiyeti bakımından ellerindeki tüm belgeleri verme mecburiyeti getirilmemiş, sınırlı bir ibraz mecburiyeti getirilmiştir (HUMK m. 326/1)  Bir taraf, kanunda sayılan belgeleri kendi aleyhine olsa bile mahkemeye vermekle yükümlüdür.  İbraz yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımı: mahkemece delil ikame eden tarafın iddiası gerçek kabul edilebilecektir (HUMK m. 332).

36 Delillere Erişim – Yeni HMK  HMK’da getirilen değişiklik ve yenilikler: - HMK’da taraflara daha geniş ibraz yükümlülüğü getiren bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar (HMK m. 219) - Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek, belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini, delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir (HMK m. 221)

37 Delillere Erişim – Yeni HMK  HMK’da getirilen değişiklik ve yenilikler: - HMK m. 142 ile tahkikat öncesi bir aşama olarak “ön inceleme” aşaması getirilmiştir. Tahkikata hazırlık işlemleri ve delillerin toplanması için gerekli işlemler bu aşamada gerçekleştirilecek, taraflar sulh olmaya teşvik edilecek ve delillerin toplanması bakımından yargılamanın uzamasının önüne geçilecektir. - HMK m. 195; “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” - HMK m. 293; (1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler...

38 Delillere Erişim – AB’de Getirilen Öneriler  AB’de Beyaz Kitapta getirilen öneriler - Belirli koşullar altında mahkemeler taraflara ve üçüncü kişilere delillerin açıklanması yükümlülüğü getirebilmeli, - Pişmanlık başvuruları çerçevesinde yapılan açıklamalar ile rekabet otoritelerinin yürüttüğü soruşturmalara yeterli koruma sağlanmalı - Delillerin yok edilmesini ya da açıklama yükümlüğüne uyulmamasını önlemek için yeterli yaptırımlar getirilmeli

39 Rekabet Kurulu Kararlarının Bağlayıcılığı  Mahkemeler, 4054 sayılı Kanun’a aykırılık meselesini inceleme yetkisine sahiptirler.  İhtilafa konu olay hakkında Rekabet Kurulunun (hukuka aykırılığa dair) nihai karar vermiş olması (muafiyet hükmü haricinde) mahkemenin aksi yönde karar almasına engel teşkil etmez.  Peki Danıştay’dan geçerek kesinleşmiş bir Rekabet Kurulu kararı mahkemeleri bağlar mı? -artık bu bir yargı kararıdır ve mahkemelerde kesin delil teşkil eder - …… - Alman Rekabet Kanununda tazminat davasına bakan mahkemenin, rekabet otoritesinin aynı konuda ihlalin varlığına dair kesinleşmiş bir kararı mevcut ise, bununla bağlı olacağı düzenlenmiştir.

40 Bekletici Mesele, Bilirkişilik  Yargıtay kararlarında, Rekabet Kurulu (veya Danıştay) kararı olmaksızın hukuki değerlendirme yapılamayacağı belirtilmiştir.  Yargıtayın, Kurul kararının kesinleşmesinin beklenip beklenmeyeceği hususunda farklılık arz eden kararları mevcuttur.  Çelişkili kararların ortaya çıkmasının önüne geçmek için mahkemelerin, ortada bir Rekabet Kurulu kararı varsa, bunun kesinleşmesini beklemeleri yerinde olacaktır.

41 Bekletici Mesele, Bilirkişilik  Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısında mahkemelerin Kurumun bilirkişiliğine başvurabileceği ve Kurum bünyesinde bir inceleme, önaraştırma veya soruşturma yürütülüyor olması durumunda, Kurulun nihai kararının bekletici mesele sayılabileceği düzenlemesi getirilmektedir.

42 TEŞEKKÜRLER


"17.6.2011 ABD, AB VE TÜRK REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT DAVALARININ ÖNÜNDEKİ USULİ ENGELLER Harun GÜNDÜZ Tuğçe KOYUNCU." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları