Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR. VAKIF ADINA SÖZCÜ DOÇ.DR. RUHİ ERSOY «ANAYASALAR VE KANUNLAR KULLANILDIKÇA.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR. VAKIF ADINA SÖZCÜ DOÇ.DR. RUHİ ERSOY «ANAYASALAR VE KANUNLAR KULLANILDIKÇA."— Sunum transkripti:

1 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR. VAKIF ADINA SÖZCÜ DOÇ.DR. RUHİ ERSOY «ANAYASALAR VE KANUNLAR KULLANILDIKÇA DEĞER KAZANIRLAR» 1

2 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Yör-Türk, konjonktürün dayattığı bir zeminde bazı kesimleri tatmin edecek şekilde yeni bir toplum modeli oluşturmak üzere anayasal rejimde revizyon yapmayı değil, demokratik hukuk devletini hem iktidar hem de yurttaşlar açısından mümkün ve işlevsel kılan ve böylece toplumsal bütünleşmeye katkı sunabilecek anayasal formüller üretmeyi öneriyor. 2

3 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Yürürlükteki anayasalar ve yasalar; mahkeme içtihatlarıyla zenginleşir, gelişir, değişir, toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak bir muhtevaya ulaşmaya çalışır. Mevzuat da böylece aynen toplum gibi canlı, gelişen dinamik bir hüviyet kazanır. 3

4 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Bu bağlamda 1961’ de ihtilalciler, “sıfırdan” yeni anayasa yapmaya kalktıklarında, rahmetli Ord. Prof. Dr. Ali Fuat BAŞGİL mealen şu tavsiyede bulunmuştu: 4

5 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  “1924 anayasasını çöpe atmayın. Bünyemize ve ihtiyaçlarımıza uyduğu görülen maddelerini muhafaza edip, yetersiz veya eksik olan yönlerini geliştirin, değiştirin. Yeni bir anayasa yapılırsa, ideal planda çok iyi olabilir, ama toplumun ihtiyaçlarına ve yapısına ne kadar uyacağı, nelerle karşılaşılacağı bu günden bilinemez. Endişe ederim ki, uygulamada çok büyük sıkıntılara sebep olabilir.” 5

6 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Yapılacak anayasada Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi ile taşınan değerlerin koruma altına alındığı ilk üç maddesi ve bu maddeleri koruma altına alan dördüncü maddesi asla anayasa tartışmalarının konusu yapılmamalıdır. 6

7 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Temel hak ve hürriyetlerle ilgili yapılacak düzenlemede çok kültürlülüğü çağrıştıran temalara ve grup hakları gibi tanımı ve hukuki niteliği belli olmayan ve siyasi açıdan ayrımcılığa müsait ifadelere de yer verilmemelidir. 7

8 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Dünya’yı küresel çıkarlara göre şekillendirmeye çalışan GÜÇLERİN önü açılmış, milli devletlere karşı çok kültürlülük ve çok hukukluluk projesini geliştirmişlerdir. 8

9 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Çok Kültürlülük politikası, bireysel temel hak ve hürriyetlerle birbirine karıştırılmamalıdır.  Yör-Türk olarak bireysel temel hak ve hürriyetlerin genişletilmesini sonuna kadar desteklemekteyiz. Söz konusu haklar ibaresi grup hakları şeklinde ifade edilmemelidir. 9

10 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Bu bağlamda, bizzat çok kültürcülüğü benimsemiş batılı ülkelerde yürümeyen, yürütülemeyen, uzun yıllar uygulanmış olan sömürgeci politikaların bir sonucu olarak gündeme getirilen çok kültürcülük, küreselleşmenin ideolojisi olup milli kimlik ile çatışmaktadır. 10

11 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Söz konusu bu yaklaşım toplumdan, milli devletten bağımsız, otonom fert ve sosyal grupları esas alır. Toplumsal düzlemde farklılıklarla birlikte yaşamayı yeterli görmez. Siyasi olarak kamusal alanda tanınmayı öngörür. Modern demokratik devletlerde ise etnik ve kültürel temelde bir anayasal tanınma söz konusu değildir. Aksi bir durum devletlerin egemenlik hakkının gaspı ve ülke bütünlüğünün bölünmesi anlamına gelmektedir. 11

12 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Son zamanlarda ülkemizde gündeme getirilen çok kültürcülük akımı ile Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla birlikte tarifi yapılan milli kimlik terkedilerek, yerine alt kültürlerin ön plana çıktığı bir siyasi yapı oluşturulmak istenmektedir. 12

13 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Türkiye Cumhuriyetinde yaşanan asıl sorun, AB başta olmak üzere ABD gibi devletlerin ve komşu ülkelerin destekleyip teşvik ettiği ayrılıkçı yapılanmalar yolu ile Cumhuriyeti kuran Türk Halkını ayrıştırma, eşit statüde vatandaş olarak kabul edilmiş alt kültür gruplarını azınlık haline getirme gayretleri yatmaktadır. 13

14 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Vatandaşlık tanımı ile ilgili 1982 Anayasasının 66. Maddesindeki mevcut düzenlemenin aynen muhafaza edilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, vatandaşlık kişi ile belli bir devlet arasında kurulan ve hukukî ve siyasi yönleri bulunan bir bağdır. 14

15 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Günümüzde salt belli bir ırktan gelmenin tek başına millet ya da millete mensubiyeti ifade etmeye yetmediği; aynı zamanda aralarında dil, din, tarih ve özellikle kültür birliğinin var olduğu insan topluluğunun millet olarak kabul edildiği bilinmektedir. 15

16 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Bugün tartışılan “Anayasal Vatandaşlık” kavramından neyin kastedildiğini ele almakta fayda vardır. Bu soruya farklı cevaplar verilmesine rağmen, ortak bir noktada buluşulmakta ve vatandaşlar arasında “din, dil, ırk ve kültürel” farklılıkların olduğu vurgusunun anayasada yer alması talep edilmektedir. Bu anlayışta olan bir kesime göre, dini ve ırki ayrılıklarımıza vurgu yapıldıktan sonra, vatandaşlık bakımından herkese “Türkiyeli” denilmesinin daha çağdaş olacağı iddia edilmektedir. 16

17 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Başka bir kesim ise, çok kültürlü anayasal vatandaşlık ve bu vatandaşlık anlayışını yaşama geçirmeyi tavsiye etmektedir. Yine diğer bir kesim ise, birilerini memnun etmek için milli kimlik olan Türk kimliğinin anayasada yer almaması, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı denilerek nötr bir tanım yapılmasından yanadır. 17

18 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Anayasal vatandaşlık kavramından bahsedenlerin hemen hepsi, Türkiye’de yaşayan topluluğun homojen bir yapıda olmadığı, yani bir “millet” olmadığı; farklı etnik, ırkî ya da kültürel özellikler taşıyan çok kültürlü bir yapı olduğu ortak paydasında buluşmaktadırlar. 18

19 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Bu anlayışta olanlara göre, Türkiye Cumhuriyeti, 36 ya da 47 farklı etnik ya da kültürel grubun bir araya gelerek oluşturduğu “mozaik”, ya da “çok kültürlü” bir devlettir. 19

20 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Çok kültürlülükten maksat, “Bir toplumu oluşturan bireylerin ve grupların dil, din, ırk, tarih, coğrafya açısından farklı kökenlerden gelmesidir.” Dolayısıyla, bu farklı etnik yapıda olanlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin müşterek sahipleridir. 20

21 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Bu düşüncede olanlara göre, Türkiyeli üst kimliğini benimseyince, asli kurucu unsur ortadan kalkıyor ve ülkede yaşayan herkes üst kimlik olarak Türkiyeli oluyor. Yani, bu düşünceye göre, farklı dil, din, ırk ya da kültürel özelliklere sahip insanlar tesadüfen bir araya gelerek Türkiye Cumhuriyetini kurmuş oluyorlar. Oysa böyle bir yaklaşım, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. 21

22 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  1923’de Cumhuriyetin kuruluşunda ya da günümüzde bu ülke toprakları üzerinde yaşayan insanların tesadüfen bir araya gelmiş yığınlar olduğunu kabul etmek, Kurtuluş savaşı gibi, büyük bir savaşı vermiş ve bağımsızlığını kazanmış bu millete yapılacak en büyük hakaretlerden birisidir. 22

23 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Osmanlı İmparatorluğunun çok kültürlü yapısından, başka bir ifade ile ırk, dil, din ve kültürel farklılıkların olduğu tebaa anlayışından, Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte farklılıkları bertaraf eden vatandaşlık anlayışına geçilmiş ve ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olanlar da eşit statüde “Türk” olarak kabul edilmiştir. 23

24 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Devletin kuruluş felsefesini oluşturan kurucu irade, 1924 Anayasasının 88. maddesi ile ırkî özelliklerinden kesin şekilde sıyrılarak, millî devletin kuruluş felsefesini ve kurucuların bakış tarzını ifade eden bir vatandaşlık tanımı yapmışlardır. 24

25 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  1924 Anayasasının 88, maddesinde “Türkiye’de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir” ifadesi ile ırk, dil, din ya da kültürel farklılıkları bertaraf eden bir “Türk” tanımı yapmışlar ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de milli devlet şeklinde örgütlenmesini sağlamışlardır. 25

26 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  İmparatorluktan sonra kurulan genç cumhuriyette imparatorluk anlayışının kalıntılarının bulunması kadar doğal bir şey olamazdı. Başka bir anlatımla, anayasada ayrılıklara yapılan vurgu, imparatorluktan milli devlete geçiş sürecinde ortaya çıkabilecek olumsuzlukları bertaraf etmek amacıyla benimsenmiştir. 26

27 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olanların, farklılıklarını bertaraf ederek, Türk milletini oluşturduğu kabul edilmiş, ancak imparatorluktan milli devlete geçiş süreci de nazara alınmıştır. Cumhuriyetin kuruluş felsefesindeki Türk milleti anlayışını büyük önder Mustafa Kemal Atatürk açık bir şekilde ortaya koymuştur. 27

28 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  O’na göre, “bir harstan (kültürden) olan insanlardan mürekkep cemiyete millet denir” başka bir tanımlamasında da, “zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan, beraber yaşamak hususunda müşterek arzu ve muvafakatte samimi olan ve sahip olunan mirasın muhafazasına beraber devam hususunda iradeleri müşterek olan insanların birleşmesinden meydana gelen cemiyete millet namı verilir.” 28

29 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, millet kavramının özünde “müşterek kültür” ön plana çıkmaktadır. Maalesef Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte "millet" kavramının içeriğinin boşaltılması için yoğun çabalar sarf edilmektedir. Anayasal vatandaşlık tartışmalarının bu kapsamda değerlendirilmesi doğru olacaktır. 29

30 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  “Anayasal vatandaşlık” ya da “çok kültürcülük” veya “Türkiyelilik” kavramları, milli devlet olarak örgütlenmiş olan Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerinin değiştirilmesi teşebbüsünden başka bir anlam taşımamaktadır. 30

31 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Günümüzde ırk, dil, din ve kültürel özellikler bakımından homojen bir toplum bulmak oldukça güçtür. Yüzyıllardan beri, birlikte yaşamış, kültürleri arasında yoğun etkileşim olmuş gruplar arasındaki farklılıkları derinleştirmek yerine, birliktelikleri ön plana çıkarmak bir yandan müşterek kültürün (millî kültür) gelişmesini sağlayacak; diğer yandan da egemen kültürün, temaslar sonucu diğer kültürlerden aldığı unsurları özümseyecek ve kendi damgasını vuracaktır. 31

32 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Anayasanın 66 maddesine göre, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür”. Bu ifade ile antropolojik ve sosyolojik manadaki Türk tanımından ayrı olarak, hukukî manada bir tanım yapılmıştır. Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyetini kuran ve bu devlete ait olduğunu hisseden herkes “Türk” olarak kabul edilmiştir. 32

33 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Antropolojik ve sosyolojik manadaki “Türk” kavramı vatandaşlık hukuku bakımından doğrudan bir anlam ifade etmemekte, yani kişilerin dil, din, ırk veya kültürel özellikleri nazara alınmadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran milletin adı ile vatandaşlık kavramı özdeş kabul edilmektedir. Bu anlamdaki vatandaşlık anlayışı, azınlık kavramını da reddetmektedir. 33

34 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiler “Türk” kabul edildiğine göre, dil, din, ırk ve kültürel kökene ilişkin ayrıcalıklar ortadan kalkmakta, belli bir dinden, kültürden etnik kökenden olan çoğunluğa karşı korunması gereken bir azınlıktan da bahsedilememektedir. 34

35 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Çünkü vatandaşlık hukuku bakımından kişilerin eşitliği esası benimsendiği gibi, temel hak ve hürriyetlerden yararlanma hususunda da vatandaşlar arasında ayrım yapılmayacağı esası kabul edilmiştir. Benzer düzenlemeler birçok ülke anayasasında da bulunmaktadır. Örneğin Alman Anayasası'nı giriş metninde "Alman Halkı" ve "Almanlar" ifadesi ayrıca tanımlamaya gerek dahi görülmeksizin yer almaktadır. 35

36 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Benzer şekilde 1. maddeden başlayarak, Alman vatandaşlarına yönelik kişisel haklar ve ödevlere ilişkin maddelerde "Tüm Almanlar" ya da "Hiçbir Alman" ifadeleri yer almaktadır. Görüldüğü gibi, Alman Anayasası "Almanya vatandaşı" değil, "Alman" demektedir. Ama bizim Anayasamız "Türkiye vatandaşı" değil de "Türk" dediği için ırkçılıkla suçlanmaktadır. 36

37 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Alman Anayasası'ndaki "Alman" ifadesi nasıl ki Alman ırkını değil, Alman vatandaşlarını tanımlıyorsa, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 66. maddesindeki "Türk" ifadesi de, Türk vatandaşlığını tanımlamaktadır. Aynı şekilde Fransa Anayasasının girişi "Fransız Halkı’nın anayasal bağlılığına vurgu yapmaktadır. Görülüyor ki, anayasal metinlerdeki tanımlamalar açısından, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Fransız Anayasası arasında da bir fark bulunmamaktadır. 37

38 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Sonuç olarak, anayasal metinlerde vatandaşlık bağını anlatmak için kullanılan ifadelerin, ülkeden ülkeye değişmediği açıktır. Bu ifadelere yüklenen anlamlar uygulamada farklı yorumlanabilmektedir. Türkiye'de asıl eleştiri konusu olan da uygulamadır. Uygulamadaki yanlışlıkların düzeltilmesi demokratikleşme ve toplumsal barış açısından önemlidir. 38

39 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Ancak bunun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 66. maddesinin değiştirilerek yapılabileceğini iddia etmek ve yukarıda örnekleri verilen ülke anayasalarında benzeri olmayan "Türkiyeli", "Türkiye Halkı", vb. ifadeleri anayasaya sokmaya çalışmak yanlıştır, hatta kasıtlıdır. Zira “Türk” kavramı ülkede yaşayan halklardan biri değil, hepsini kucaklayan kuşatan siyasi ve kültürel bir kavramdır. 39

40 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Türkiye Cumhuriyetinin “milli devlet” yapısının değiştirilmesi veya başka bir deyişle “Türk Karakterinin” silinmesi için demokratikleşme adı altında güçlü bir retorik kullanılmaktadır. Bunun için birbiriyle uzlaşması kuramsal olarak imkânsız, farklı ideolojilerden kişi ve gruplarca farklı yöntem ve modeller aynı amaç için geliştirilmiştir. 40

41 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Gelinen bu noktada “Türk” kavramından rahatsızlığın sadece ideolojilerden kaynaklı değil, psikolojik nitelikli bir sorun olduğunu tespit etmek gerekir. Türk karşıtlığı neredeyse, milli bütünlüğü hedef alan bütün ideolojilerin ortak buluşma noktası olmuştur. Kendi aralarında türdeş olmayan zihniyet yapılarının ortak bir amaç noktasında yani “Türk Kimliği” karşıtlığında ortak bir tavır koymaları, konunun vahameti açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir olgudur. 41

42 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Denilebilir ki; Milli Kimlik yani Türk Kimliği, milli devletin farklılıklara rağmen, üst düzeyde geliştirdiği politik kültürün adıdır. Politik kültür, farklı kimlikleri iddia edildiği gibi yok etmez. 42

43 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Bunların üzerinden yeni bir kültürel aidiyet yaratır. Demokratik kurum ve mekanizmaların yerleşmesi ve işlerlik kazanabilmesi için bu türdeşlik politikası zorunludur. Çünkü politik kültürün temelinde vatandaşlık kurumunun sağlamış olduğu eşitlik, özgürlük, hak ve yetkilerin tanındığı hukuki ve siyasi bir kimlik vardır. 43

44 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Netice itibariyle diyebilir ki; bu ülkede yaşayan herkesin zorunlu vatandaşlıktan çıkartılıp, gönüllü vatandaş haline getirilmesi gereklidir ve bu devletin asli görevlerinden birisidir. Ancak, bunun yolu “çok kültürlülük” gibi, üniter yapıyı tehdit eden düzenlemeler değil, hukuk devleti ve insan haklarına bağlı bir anayasa düzenlemesi yapmaktan geçer. 44

45 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Vatandaşlar arasında çok kültürlülük, dil, din, ırk ya da kültürel sebeplerle, farklılıkların olduğu esasını kabul eden bir anayasa düzenlemesi yapılması demek, Cumhuriyetin en büyük projelerinden birisi olan “Milli Devlet” anlayışının da bertaraf edilmesi demektir ki, bu kabul edilemez bir sonuç ortaya çıkartacaktır. 45

46 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Açıklanan sebeplerle, “anayasal vatandaşlık”, “çok kültürcülük” gibi kavramsal düzenlemeler yerine, yapılması planlanan anayasada, hukuk devletinin bütün unsurları ile kabul edildiği, bireysel özgürlüklerin en geniş kapsamda kabul edilip güvence altına alındığı bir düzenleme, vatandaşlarda gönüllü vatandaşlık şuurunun gelişmesinde önemli bir adım olacaktır. 46

47 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Anayasa tartışmalarının başladığı andan itibaren hiç durmadan dillendirilen anadilde eğitim ve öğretim, ülkenin üniter yapısına ve gerçeklere uygun değildir. Farklı dillerde eğitim yapan ülkelerde yaşanan sıkıntılar nazara alınmadan, bu yönde taleplerin dillendirilmesi iyi niyetle bağdaşmamaktadır. 47

48 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Devlet Türkçeden başka bir dilde eğitim ve öğretim yapamaz; ancak özel öğretim kurumları, mahalli nitelikli lehçe ve dil öğretimi yapabilirler. Yine devlet yabancı dille eğitim anlayışından vazgeçip, yabancı dil öğretimini önemle benimsemelidir. Türkçe, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sadece resmi dili değildir. Aynı zamanda Türk vatandaşlarının eğitim ve öğretim dilidir. 48

49 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Aksi bir durumun devlet olma gereği ve idarenin bütünlüğü ilkesi ile de çeliştiği ortadadır. Bundan maksat, ayrı millet olmak ayrı devlet kurmak için alt yapı hazırlanmasıdır. Türkçe Dünyada en çok konuşulan dillerden biridir. Türkiye’de Dünya dili olan Türkçe birleştirici ortak bir paydadır. Aksi bir eğilim, çalışma hayatı dâhil birçok alanda fırsat eşitsizliklerine sebep olabilir. 49

50 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  ABD ve İngiltere’de İngilizcenin farklılıkları birleştirici, farklılıklar üstü özelliği vurgulanırken, Türkiye’de Türkçeye farklı bir anlayışla yaklaşmak önemli bir çelişkidir.  Yapılacak olan yeni düzenlemeler devletin, Türkçemizin gelişmesi ve Dünyada yaygınlaşması için gereken tedbirleri alacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmelidir. 50

51 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Türkiye Cumhuriyeti Milli Devleti; son yıllık tarihimiz içinde yenilmişliğimize, itilip- kakılmışlığımıza, geri kalmışlığımıza yok olmak üzere iken yeniden dirilişimize çare olarak, ancak 100 yılda bulabildiğimiz ilacın, dermanın adıdır. 51

52 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR.  Şunu da unutmayalım ki bizim coğrafyamız zor bir coğrafyadır. Burada güçsüzler ve kararlı duruş sergileyemeyenler yaşayamaz. Eğer kudretliyseniz varsınız. Kudret ise bilim, ekonomi ve devlet-millet barışı ve milli devlettir. Türk milletinin tarihi müktesebatından temellenerek yapılacak olan yeni bir anayasa Türk milletini bütün varlığıyla geleceğe taşıyacaktır. Elbette “Türk milleti” gibi bir kavram kaygısı olmayanlara bir şey ifade etmese de onların selameti açısından da Türk Milli mayası’nın bu anayasa metninde korunması zarurettir. 52

53 YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR. “TÜRK DEMEK TÜRKÇE DEMEKTİR” “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” 53


"YÖRÜK TÜRKMEN VAKFI GENEL BAŞKANLIĞI’NIN TBMM ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU SUNUMUDUR. VAKIF ADINA SÖZCÜ DOÇ.DR. RUHİ ERSOY «ANAYASALAR VE KANUNLAR KULLANILDIKÇA." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları