Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bakara Sûresi: 125-126 Kur’ân Buluşmaları: 49 ÜMİT ŞİMŞEK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bakara Sûresi: 125-126 Kur’ân Buluşmaları: 49 ÜMİT ŞİMŞEK."— Sunum transkripti:

1 Bakara Sûresi: Kur’ân Buluşmaları: 49 ÜMİT ŞİMŞEK

2 وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْناًۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ Biz Beyt’i insanlar için bir toplanma yeri ve güvenli bir mahal yaptık. Siz de İbrahim’in makamını namazgâh edinin. Nitekim Biz İbrahim ile İsmail’e, “Tavaf edenler, orada ibadet için kalanlar, rükû ve secde edenler için Beytimi temiz tutun” diye emretmiştik. Bakara: 125

3  Beyt = Kâbe  İnsanların ibadeti için yapılan ilk ev, Mekke’deki mübarek Kâbe’dir ki, âlemler [bütün çağlar ve milletler] için bir hidayet kaynağıdır.  Onda apaçık deliller ve İbrahim’in makamı vardır. Oraya giren güvenlikte olur. Hac için bir yol bulabilenin Beyti ziyaret etmesi ise, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. İnkâr edenlere gelince, Allah’ın âlemlerde hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.  Âl-i İmrân, 3:96-97 Bakara: 125 | Beyt

4  Hürmetli Beyt olan Kâbe’yi, haccın yapıldığı haram ayı, gerdanlıklı ve gerdanlıksız kurbanları, Allah insanların din ve dünyalarına bir dayanak yaptı. Böylece siz de bilmiş olursunuz ki, Allah gökte olanı da bilir, yerde olanı da; çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilendir.  Mâide, 5:97 Bakara: 125 | Beyt

5  Rabbimiz! Ben neslimden bir kısmını, Senin hürmetli Beytinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim — namazı dosdoğru kılsınlar diye, ey Rabbimiz! İnsanlardan bir kısmının kalplerini onlara meylettir ve onları her türden ürünlerle rızıklandır ki onlar da Sana şükretsinler.  İbrahim, 14:37 Bakara: 125 | Beyt

6  Vaktiyle Biz İbrahim’e Beytin yerini göstermiş ve şöyle buyurmuştuk: “Hiçbir şeyi Bana ortak koşma; Beytimi de, tavaf edenler, Allah huzurunda duranlar, rükû ve secde edenler için temiz tut.  “İnsanlara da haccı duyur ki, yaya olarak yahut her türlü binek üzerinde, dünyanın dört bucağından sana gelsinler.  “Böylece haccın kendilerine sağlayacağı yararları görsünler ve belirli günlerde, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Onun adını ansınlar. Sonra onlardan hem siz yiyin, hem de yoksullara ve darlığa düşmüş kimselere yedirin.  “Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik’i tavaf etsinler.”  Hac, 22:26-29 Bakara: 125 | Beyt

7  Kurbanlıklarda, belirli bir vakte kadar sizin için faydalar vardır; sonra da varacakları yer Beyt-i Atik’tir.  Hac, 22:33  Atîk ( عتيق )  Kıdemli, eski, şerefli  Âzad olunmuş / Hiçbir zorbanın hâkim olamadığı Beyt (Tirmizî, Tefsir 22:3) Bakara: 125 | Beyt

8  And olsun Beyt-i Ma’mûr’a.  Tûr, 52:4  1. Şenlendirilmiş, sürekli ziyaret edilen Kâbe  2. «Miracda yedinci semâya çıktığımız zaman Beyt-i Ma’mûr’u gördüm. Cebrail’e sordum, o da bana şu bilgiyi verdi: Burası Beyt-i Ma’mûr’dur; orada hergün yetmiş bin melek namaz kılar, oradan çıkan melek de bir daha oraya dönmez.»  Buharî, Bed’ü’l-halk: 6; Müslim, İman: 265 Bakara: 125 | Beyt

9  Kureyş’in eriştiği güvenlik ve kolaylıklar için,  Kış ve yaz seferlerinde eriştikleri güvenlik ve kolaylıklar için,  Onlar bu Beyt’in Rabbine kulluk etsinler.  Öyle bir Rab ki, onları açlıktan kurtarıp doyurmuş ve korkudan emin kılmıştır.  Kureyş, 106:1-4 Bakara: 125 | Beyt

10  ثاب - مثابة  Dönmek, geri gelmek  Karşılığını vermek / sevab  İnsanlara haccı duyur ki, yaya olarak yahut her türlü binek üzerinde, dünyanın dört bucağından sana gelsinler.  Hac, 22:27  İsrailoğullarına hitap: Siz de buraya gelin Bakara: 125 | Beyt: toplanma yeri

11  «…güvenli bir mahal (emn) yaptık»  Oraya giren güvenlikte olur.  Âl-i İmrân, 3:97  Rablerinin nimetini ve rızasını dileyerek Kâbe’ye gelenlere saygısızlık etmeyin.  Mâide, 5:2 Bakara: 125 | Beyt: emniyet

12  «makam-ı İbrahim»  Onda apaçık deliller ve İbrahim’in makamı vardır.  Âl-i İmrân, 3:97  Makam: iki ayağın konulduğu yer  …Derken Allah’ın dilediği kadar bir zaman geçtikten sonra İbrahim aleyhisselâm bir daha geldi. İsmail zemzemin yakınındaki bir ağacın altına oturmuş, ot yontuyordu. Onu görünce ayağa kalktı. Uzun zaman görüşmemiş baba evlâdına, evlât da babasına ne yaparsa öyle yaptılar.  İbrahim aleyhisselâm, «İsmail,» dedi, «Allah bana bir emir verdi.»  İsmail «Rabbin ne emrettiyse öyle yap» dedi.  «Sen de bana yardım edeceksin» dedi. . /.. Bakara: 125 | Makam-ı İbrahim

13 . /..  İsmail «Elbette yardım ederim» dedi.  İbrahim oradaki yüksekçe bir tepeyi gösterdi.  «Allah şuraya bir ev yapmamı emretti» dedi.  İbrahim oraya Kâbe’nin temelini atıp yükseltti. İsmail taş getiriyor, İbrahim de duvar örüyordu. Binanın duvarları yükselince, İsmail şu taşı [makam-ı İbrahim olarak bilinen taş] getirip babasına verdi. O da bu taşın üzerine çıktı ve İsmail’in getirdiği taşlarla inşaata devam etti. Onlar beraberce binayı yaparken «Rabbimiz, bunu bizden kabul et. Çünkü Sen herşeyi işiten, herşeyi bilensin» diye dua ediyorlardı.  Buharî, Enbiya: 9 Bakara: 125 | Makam-ı İbrahim

14  «Siz de İbrahim’in makamını namazgâh edinin»  Muvafakat-i Ömer:  Hz. Ömer «Yâ Resulallah, İbrahim’in makamını namazgâh edinsek olmaz mı?» deyince bu âyet nazil oldu.  Buharî, Tefsir 2:9; Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe: 24  Bir başka kıraat:  Biz Beyt’i insanlar için bir toplanma yeri ve güvenli bir mahal yaptık; onlar da İbrahim’in makamını namazgâh edindiler. Bakara: 125 | Makam-ı İbrahim

15  «Beytimi temiz tutun»  Maddî ve manevî kirler  Ey örtüsüne bürünen!  Kalk ve uyar.  Rabbinin büyüklüğünü an.  Elbiseni temiz tut.  Pislikten uzak dur.  Müddessir, 74:1-5 Bakara: 125 | Kâbe’nin temizliği

16  Hiçbir şeyi Bana ortak koşma; Beytimi de, tavaf edenler, Allah huzurunda duranlar, rükû ve secde edenler için temiz tut.  Hac, 22:26  İlk günden beri takvâ üzerine kurulu bulunan mescid, senin namaz kılmana daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır; Allah ise çok temizlenenleri sever.  Tevbe, 9:108  Temizlik imanın yarısıdır.  Müslim, Taharet: 1 Bakara: 125 | Kâbe’nin temizliği

17  Bu çok şerefli bir Kur’ân’dır.  O korunmuş bir kitaptadır.  Tertemiz olanlardan başkası ona dokunmasın  Vâkıa, 56:79  Putlar gibi pisliklerden kaçının, yalan söz den kaçının.  Hac, 22:30  Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktir; onun için bu seneden sonra bir daha Mescid-i Harama yaklaşmasınlar. Yoksulluktan endişe ederseniz, Allah dilediği takdirde sizi lütfuyla zenginleştirir. Şüphesiz ki Allah herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.  Tevbe, 9:28 Bakara: 125 | Kâbe’nin temizliği

18  Allah size güçlük çıkarmak istemiyor; lâkin şükredesiniz diye sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.  Mâide, 5:6  Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla “İnandık” diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; “Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının” derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah’ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.  Mâide, 5:41 Bakara: 125 | Kâbe’nin temizliği

19  «Beytimi temiz tutun»  Teşrif ve tekrim: mahlûkun Hâlıka, mülkün Mâlike izafesi  Tavaf edenler  Âkifler: İbadet için Harem-i Şerifte bulunanlar, ibadete kapananlar (yapışmak, tutunmak, ara vermeksizin birşeyle meşgul olmak, el etek çekerek bir şeye kapanmak)  Rükû ve secde edenler: namaz kılanlar (kulun Rabbine en yakın olduğu hal) Bakara: 125 | Kâbe’nin temizliği

20  Kâbe’nin özellikleri:  Mâbed (Âl-i İmrân, 3:97)  Kıble (Bakara, 2:144 v.d.)  Tavaf (Bakara, 2:125; Hac, 22:26) Bakara: 125

21 وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَداً اٰمِناً وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلاً ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ Bir de, İbrahim, “Rabbim,” demişti, “bu beldeyi güvenli bir belde yap; onun ahalisinden Allah’a ve âhiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır.” Allah buyurdu ki: “İnkâr edeni de Ben biraz nasiplendirir, sonra da ateş azabına sürerim. Gidilecek ne kötü bir yerdir orası!” Bakara: 126

22  Çevrelerindeki insanlar birbirini kapıp götürürken Mekke’yi hürmetli ve güvenli bir belde yaptığımızı onlar görmedi mi? Yoksa onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük edip de bâtıla mı inanıyorlar?  Ankebut, 29:67  Ben ancak bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki, O bu beldeyi hürmetli kılmıştır. Herşey Onundur; ben de Ona teslim olmakla emrolundum.  Neml, 27:91 Bakara: 126 | Emin belde

23  “Seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak yerimizden, yurdumuzdan oluruz” dediler. Her çeşit ürünün tarafımızdan bir rızık olarak gelip toplandığı güvenli ve hürmetli bir beldeye onları yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu, bunların Allah’tan geldiğini bilmiyor.  Kasas, 28:57 Bakara: 126 | Emin belde

24  And olsun incire ve zeytine,  Ve Sina Dağına,  Ve bu güvenli beldeye:  Biz insanı en güzel biçimde yarattık.  Tîn, 95:1-4  Yemin ederim bu beldeye.  Beled, 90:1  Beyt’in Rabbi onları açlıktan kurtarıp doyurmuş ve korkudan emin kılmıştır.  Kureyş, 106:1-4 Bakara: 126 | Emin belde

25  Allah Tealâ, gökleri ve yeri yarattığı gün, bu şehri haram kılmıştır. Allah Tealâ haram kıldığı için de o şehir kıyamet gününe kadar haramdır. Benden önce bu şehirde savaşmak kimseye helâl kılınmamıştı; bana da sadece günün bir kısmında [Mekke’nin fethi sırasında] savaşmak helâl kılındı.  Buharî, Bed’ü’l-Halk: 22; Müslim, Hac: 445 Bakara: 126 | Emin belde

26  «İnkâr edeni biraz nasiplendiririm»  De ki: Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve hoş ve temiz rızıkları kim haram etti? De ki: Bunlar zaten dünya hayatında da iman edenler içindir; kıyamet gününde ise sadece iman edenlere mahsus kalacaktır. Bilen bir topluluk için âyetleri Biz böyle açıklıyoruz.  A’râf, 7:32 Bakara: 126 | Dünya hayatında kâfirler

27  İnsanlar tek bir inkârcı millet haline gelecek olmasa, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve bastıkları merdivenlerini gümüşten yapardık.  Evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da gümüşten yapardık.  Onları altın ziynetlere boğardık. Fakat bunların hepsi dünya hayatının gelip geçici menfaatinden ibarettir. Âhiret ise, Rabbinin katında sadece takvâ sahipleri içindir.  Zuhruf, 43:33-35 Bakara: 126 | Dünya hayatında kâfirler

28  Allah dilediği kimse için rızkı bollaştırır da, daraltır da. Onlar ise dünya hayatıyla şımardılar. Lâkin âhiretin yanında dünya hayatı az bir nasiplenmeden ibarettir.  Ra’d, 13:26  Allah Tealâ: «Ahdim zalimleri kapsamaz»  İbrahim aleyhisselâm: «Onlardan iman edenleri…» Bakara: 126 | Dünya hayatında kâfirler

29  Abdullah ibni Ömer (r.a.) anlatıyor:  Resulullahı (s.a.v.), Kâbe’yi tavaf ederken gördüm, şöyle diyordu:  Ne hoşsun, kokun ne kadar hoş senin!  Ne büyüksün, hürmetin ne büyük senin!  Ama Muhammed’in nefsi elinde olana yemin olsun ki, mü’minin Allah katındaki hürmeti senin hürmetinden daha büyüktür; Allah onun malını, canını ve hakkında hayırdan başka bir zan beslemeyi haram kılmıştır.  İbni Mâce, Fiten: 2 Bakara: 126 | Kâbe ile mü’min

30  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Bakara Sûresi: 125-126 Kur’ân Buluşmaları: 49 ÜMİT ŞİMŞEK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları