Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇIKAR-İLİŞKİ BEYANNAMESİ Yazarların, bu araştırmanın planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve yayınlanması aşamalarında finansmanı sağlayan kuruluşlarla,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇIKAR-İLİŞKİ BEYANNAMESİ Yazarların, bu araştırmanın planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve yayınlanması aşamalarında finansmanı sağlayan kuruluşlarla,"— Sunum transkripti:

1 ÇIKAR-İLİŞKİ BEYANNAMESİ Yazarların, bu araştırmanın planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve yayınlanması aşamalarında finansmanı sağlayan kuruluşlarla, araştırmanın yapıldığı yer ve kişilerle ticari, politik, kişisel nedenlerle araştırmanın bilimsel, etik yönlerine zarar verebilecek hiçbir bağlantıları yoktur. Araştırma DEÜ Rektörlüğü Bilimsel Araştırma Fonu tarafından desteklenmiştir. Proje numarası:

2 Astımı Kontrol Altına Alınamayan Olgularda Fenotip Özellikleri ve Steroide Direnç Durumu Arif Çımrın 1, Birce Akpınar 2, Kemal CanTertemiz 1, Gökçen Ömeroğlu Şimşek 1, Hülya Ellidokuz 3, Semra Koçtürk 2 1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 2 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı 3 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Preventif Onkoloji Bilim Dalı

3 GİRİŞ • Astım hastalarının küçük bir bölümünde ideal tedavi koşullarına rağmen tam kontrol sağlanamayabilir. • Astımın tam kontrol altına alınamamasındaki sebeplerden birisi glukokortikoid (GC) direncidir. – GC’e primer direnç nadir – Düzensiz ilaç kullanımı ile ilişkili direnç sık Stephen T Holgate.The mechanisms, diagnosis, and management of severe asthma in adults. Lancet 2006; 368: 780–93

4 AMAÇ • Ülkemizde ideal astım tedavisine rağmen tam kontrol altına alınamayan hastalarda kortikosteroid (KS) direncine ait bilgi bulunmamaktadır. • Kliniğimizde tam kontrol altına alınamayan astımlı hastalarda lenfosit proliferasyon supresyon (LPS) testi ile KS’e direnç durumu hakkında bilgi sahibi olmak.

5 YÖNTEM • Etik kurul onayı • Evren: DEÜTF Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalında izlenen astımlı hastalar • Değerlendirmeye alınan hastalardan yazılı onay alındı. • Anket: demografik bilgiler, tıbbi bilgi ve bulgular, tedavi • Astım kontrol düzeyi (GINA 2006) • Dahil etme / dışlama kriterleri

6 Çalışmaya Alınma KriterleriAstım tanısının ≥ 1 yıl olması Çalışmadan Dışlanma KriterleriAstım tanısının olmaması Eşlik eden hastalık varlığı (Bronşektazi, Konjestif kalp yetmezliği, Kord vokal disfonksiyonu...) Aktif kanser tedavisinin sürmesi Kontrol altında olmayan psikiyatrik sorun varlığı Aktif sigara içimi Önlenemeyen mesleksel maruziyetin varlığı Çalışmaya Alınma ve Dışlanma Kriterleri

7 • Kontrol altında olmayan olgular, – Astım tedavisi (ilaç dozu, sayısı, ilacın doğru kullanım özellikleri, çevresel faktörlerden korunma gibi) faktörler – Eşlik eden sağlık sorunları yönünden sistematik olarak değerlendirildi ve gerekli klinik ve laboratuar incelemelerin yapılması sağlandı. – Tedavileri GINA 2006 önerilerine uygun olarak düzenlendi. – İzlem (6 ay) sonrasında astım kontrolü yönünden yeniden değerlendirildi. – Kontrol altında astım kriterlerine ulaşılamayan hastalar “kontrol altına alınamayan astım” olarak kabul edildi.

8 • OLGU GRUBU: Steroid direnci 7-14 gün boyunca mg/gün oral prednisolon tedavisi ile FEV1 değerindeki değişiklik ile araştırıldı. – <%15 FEV1 artışı olan ve/veya ideal tedavi koşullarına rağmen kontrol kriterlerine ulaşılamayan olgular. • KONTROL GRUBU: Kontrol altında olduğu saptanan, tedavileri düzenlenerek, aylık kontrollerle üç-altı aylık bir sürede kontrol altında olmayı sürdüren olgular.

9 LPS testi • Sabah arasında BD vacutainer CPT tüplere alınan kanlar bekletilmeden laboratuvara ulaştırıldı. • Kan 2 saat içinde santrifüj edildi. – 1800 RCF’te oda sıcaklığında 15 dak. (salınımlı yatay rotor) • Steril ortamda yapıldı; – Direkt bulutsu kısım alındı (yaklaşık 2 ml). – Hücre tabakası Pasteur pipetle toplandı ve 15 ml’lik falkon tüplere aktarıldı. – Elde edilen hücreler yıkama basamaklarından geçirildi. – Böylece periferik kandaki mononükleer hücreler diğer kan hücrelerinden ayrıldı. – %95 lenfosit canlılık oranına ulaşılan hastalarda ölçümler yapıldı. E.Livingston, R.Chaudhuri, A.D.McMahon, I.Fraser, C.P.McSharry, N.C.Thomson. Systemic sensitivity to carticosteroids in smokers with asthma. Eur Respir J 2007; 29; 64-70

10 BULGULAR • Yirmiiki astımı kontrol altında olmayan, 20 astımı kontrol altında olan hasta çalışmaya katıldı. • Olgu grubu için 14, kontrol grubu için dört hastada LPS testi sonucunda istenen lenfosit canlılık oranına ulaşıldı. • Kontrol altına alınamayan astımlı olgular arasında steroid direnç testi sonucunda dokuz hastada direnç saptandı.

11 ParametreOLGU (n:14)KONTROL (n:4) Yaş (yıl)Ortalama53.5±12,742±14,5 Minimum-maksimum CinsKadın104 Erkek4- Sigara Exsmoker51 Nonsmoker93 Atopi102 Rinit8- Periferik eozinofili82 Komorbidite41 Spirometri FEV1/FVC (≤%70)7- FEV1 % beklenen <%30-- % >8094 Olgu ve kontrol grubunun genel özelliklerinin dağılımı ı

12 ParametreOLGU (n:14)KONTROL(n:4) Astım tanı yaşı37.3± ±12.6 Tanıdan itibaren geçen süre (yıl)16,21±10,898±2,44 Astım kontrol testi skoru12,21±4,9420,25±3,09 Astım kontrol testi skoru (minimum-maksimum) Bir yıl içindeki ortalama atak sayısı2- Kombine LABA+IKS kullanımı144 LTA kullanımı132 Oral teofilin kullanımı9- Ortalama günlük IKS dozu (µg/gün BUD ya da eşdeğeri) 823,57312,5 Düzenli sistemik KS kullanımı13- Ortalama günlük SABA gereksinimi (puf/gün)3,4- Olgu ve kontrol grubunun genel özelliklerinin dağılımı

13 MeslekOlgu n % Kontrol n % Toplam n % Memur ,09 50,0 Ev hanımı5 35,73 75,08 44,4 Çiftçi ,6 Gruplara göre mesleklerin dağılımı

14 GrupAtak Sayısı / YılToplam 0 n % 1-2 n % 3-4 n % ≥12 n % n % Olgu 1 7,1 4 28,6 5 35, ,0 Kontrol4 100,0 Bir yıl içinde sistemik kortikosteroid gerektiren atak sayısı

15

16

17 SONUÇ • Olgu grubunda, ağır astım fenotipi ile uyumlu özellikler – Anlamlı fonksiyonel kayıp ile birlikte astım kliniği de daha şiddetli – Olgular daha yüksek dozda IKS kullanmakta, daha sık SABA ya gerek duymakta daha fazla sayıda lökotrien antagonisti ve oral teofilin gibi ek ilaç kullanmaktadır. – Yüksek dozda ve çok ilaç kullanmalarına karşın sık atak gelişimi ve ataklarda sistemik KS gereksinimi Allan T. Luskin, What the asthma end points we know and love do and do not tell us. J Allergy Clin Immunol 2005;115:S R.W.B. Bottema, N.E. Reijmerink, G.H. Koppelman, M. Kerkhof, D.S. Postma. Phenotype Definition, Age, and Gender in the Genetics of Asthma and Atopy Immunol Allergy Clin N Am 25 (2005) 621– 639

18 • Sistemik KS tedavisine verdikleri yanıta bakıldığında – Tam kontrol sağlanamayan gruptaki 14 olgunun beşinde KS direnci saptamadık. • Olgu grubundaki hastaların tamamını ağır astım olarak değerlendirmek doğru değil – Farklı fenotipler içeren heterojen bir olgu grubundan bahsedilmesi gerekmektedir. • Bu bulgu diğer çalışmalarla da gösterilen GC duyarsız astım durumunun sadece ağır astımla sınırlanmaması gerektiği tezini desteklemektedir. Kazuhiro Ito, K. Fian Chung, Ian M. Adcock. Update on glucocorticoid action and Resistance J Allergy Clin Immunol 2006;117:522-43

19 • Astımı kontrol altına alınamayan olgularda KS’e yanıt anlamlı düzeyde bozulmaktadır. – Kontrol grubunda her dexametazon konsantrasyonunda lenfosit proliferasyonunda belirgin lenfosit supresyonu sağlandı. – Astım kontrolü sağlanamayan olgu grubunda ise genel olarak dexametazona azalmış supresyon yanıtı gözlendi. – Her iki grup arasında dexametazona LPS yanıtında anlamlı farklılık izlendi. Peter J. Barnes Corticosteroid Resistance in Airway Disease. Proc Am Thorac Soc Vol 1. pp 264–268, 2004

20 • KS direnci saptanan olgulardan bir bölümünde tip 2 GC direnci de bulunabilir. • KS direnci saptanmayan olgularda dominant olarak tip 1 direnç olabilir. • Olgu grubumuzun – Steroid direnci saptanan olguların yarısında yüksek dexametazon konsantrasyonunda proliferasyon supresyonu anlamlı düzeye ulaşmamıştır. – Steroid direnci saptanmayan olgularda ise dexametazon ile anlamlı supresyon olduğu görüldü. Peter J. Barnes Corticosteroid Resistance in Airway Disease. Proc Am Thorac Soc Vol 1. pp 264–268, 2004

21 • Kontrol altına alınamayan olgularda GC duyarsızlığı mevcut gibi görünmektedir. • Yüksek doz KS’e rağmen astım kontrolü sağlanamayan olgularda GC direnç testi yapılabilir. • LPST, GC yanıtını araştırmada fikir verir. • KS direnci saptanmayan olgularda, tedavinin uzmanlaşmış bir merkezden yönetilmesi gereksiz uygulamaların önüne geçebilir.

22


"ÇIKAR-İLİŞKİ BEYANNAMESİ Yazarların, bu araştırmanın planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve yayınlanması aşamalarında finansmanı sağlayan kuruluşlarla," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları