Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Aile sözcü ğ ü, Latince "famulus", evcil köle anlamındadır, "Familia", tek efendiye ba ğ lı olan kölelerin bütünü; başka bir anlamı ise, kandaş ve kayınların.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Aile sözcü ğ ü, Latince "famulus", evcil köle anlamındadır, "Familia", tek efendiye ba ğ lı olan kölelerin bütünü; başka bir anlamı ise, kandaş ve kayınların."— Sunum transkripti:

1

2 Aile sözcü ğ ü, Latince "famulus", evcil köle anlamındadır, "Familia", tek efendiye ba ğ lı olan kölelerin bütünü; başka bir anlamı ise, kandaş ve kayınların toplulu ğ u demektir.

3 . Barnes’e göre toplumsal kurumlar; “ İ nsan toplumlarının organize etti ğ i ve insanın ihtiyaçlarına çeşitli şekillerde cevap verecek, onları idare edip yönetecek bir sosyal yapı ve mekanizma” olarak tanımlandı ğ ından aile, evlilik, devlet ve hükümet dahi birer toplumsal kurum olarak de ğ erlendirilmiştir. Yine Amerikalı sosyolog Kingsley Davis tarafından aile; “aralarında kan ba ğ ı sebebiyle birbirlerine akraba olan bir grup insan” olarak tanımlanmıştır.

4 Mac Iver ve Page aileyi; “Çocuk dünyaya getirmek ve bu çocukları yetiştirme özellikleri gösteren bir grup olarak, Summer ve Keller ise; “ …en az iki neslin bir arada bulundu ğ u kan ba ğ ı ile karakterize edilen sosyal bir örgüt” olarak tanımlamışlardır. Gökçe’ye göre aile; “ Ana-baba ve çocuklar ve tarafların kan akrabalarından (aile biçiminin gereklerinden) meydana gelmiş ekonomik ve toplumsal bir birlik” olarak, Ozankaya göre ise; “Aile, içinde insan türünün belli biçimde üretildi ğ i, topluma hazırlanma sürecinin belli ölçüde ilk ve etkili biçimde cereyan etti ğ i, cinsel ilişkilerin belli biçimde düzenlendi ğ i, eşler ve ana- babalarla çocuklar (ailenin biçimine göre başka yakınlar) arasında belli ölçüde içten, sıcak, güven verici ilişkilerin kuruldu ğ u, yine içinde bulunulan toplumsal düzene göre ekonomik etkinliklerin az ya da çok bir ölçüde yer aldı ğ ı toplumsal kurumdur” şeklinde tanımlanmıştır.

5 Pesechkian (1999)’a göre aile, edebi bir biyolojik ve psikolojik birim gibi görünmesine ra ğ men aile formları insanlık tarihi boyunca de ğ işmiştir. Fransız sosyolog Emile Durkheim aileyi; aralarında kan ba ğ ı bulunan ya da aynı soydan geldiklerine inanan fertlerden oluşan sosyal bir varlık olarak tanımlamıştır. Freud aileyi, psikanalizin bir nesnesi olarak ele almamışltır. Freud «psikanalizin maddesini biçimlendiren gerçeklerin do ğ ası gere ğ i bedenle ilgili verilere ve düzensizlik belirtilerine önem verildi ğ i kadar örnek olay tarihçelerinde hastalarımızın insani ve toplumsal koşullarına dikkat etmek zorundayız.» söylemiyle aileyi psikanalizin ilgilendi ğ i yaşantıların bir ba ğ ı olarak ifade etmiştir(Freud, Breuer, 2001).Freud’un ele aldı ğ ı ilişkiler bilindışı aile ilişkileridir. Aile yapısı incelendi ğ inde bireyin iç dünyasına ulaşılabilir ipuçları elde edilir. Bu açıdan aile bireyin gizidir.

6 Nirun (1994)’e göre aile; üyeleri arasındaki ilişkiler ve etkileşim yönünden sosyal bir grup, sosyal ve ekonomik yönden bir birlik, sosyal yaşamın temel göstergelerinden biri olarak bir örgüt, üyelerinin ihtiyaçlarının karşılanması ve yürütülmesinde sistematik kuralları bulunan en küçük sosyal yapıdır.

7 Bell, ailenin dört ayrı tanımı üzerinde durmaktadır. Birinci tanımlamada aile üyelerinden birinin fikrine dayanarak, onun duyguları ve fantezileri aracılı ğ ıyla aileyi tanıma söz konusudur. İ kinci tanım, aileyi nükleer ve geniş yönüyle bir kurum olarak ele alan kültürel yaklaşımı içerir. Üçüncü tanıma göre aile bir sosyal birimdir. Dördüncü tanım ise aileyi toplumun de ğ erli ile sınırlı bir grup olarak ele alır.

8 Geniş anlamda aile; evlenme, kan ya da evlât edinme ba ğ larıyla birbirine ba ğ lanmış, aynı evde yaşayan, aynı geliri paylaşan, birbirleri ile devamlı ilişki ve etkileşim altında olan, karı-koca, ana-baba, kız-o ğ ul, kız kardeş-erkek kardeş gibi sosyal ilişkileri olan insanların oluşturdu ğ u bir birliktir(A ğ demir, 1991).

9

10 Bagavos ve Martin (2002)’e göre ise aile, do ğ um, evlilik veya evlat edinme yolu ile birbirine ba ğ lı ve bir arada yaşayan iki veya daha fazla üyeden oluşan gruptur.

11 Özgüven (2001)’e göre aile; evlilik ba ğ ıyla başlayan, akrabalık ve sosyal ba ğ larla birbirlerine ba ğ lanan, çeşitli rollere sahip, birbirlerini etkileyen, ço ğ unlukla aynı evde yaşayan fertlerden oluşan, üyelerinin psikolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayan bir birim olarak tanımlanmaktadır.

12 Defleur’a göre aile kurumunun tarih boyunca de ğ işmeyen iki temel amacı vardır. Bunlar; Toplumun biyolojik ve kültürel süreklili ğ ini sa ğ lamaktır. Aile bu amaçların gerçekleşmesi yönünde evrensel nitelikte görevler üstlenmiştir. Murdack ise, temel aile yapısı olarak kabul etti ğ i çekirdek ailenin dört temel görevi oldu ğ unu belirtmekte ve aile dışında bu görevleri yerine getirebilecek başka bir kurum olmadı ğ ını savunmaktadır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: – Cinsel ihtiyaçların karşılanması – İ nsan soyunun devamı – Ekonomik iş birli ğ i – Çocukların e ğ itimi ve sosyalleşmesi

13 A İ LEN İ N İ ŞLEVLER İ B İ YOLOJ İ K İ ŞLEV TOPLUMSAL İ ŞLEV PS İ KOLOJ İ K İ ŞLEV E Ğİ T İ M İ ŞLEV İ KÜLTÜREL İ ŞLEV EKONOM İ K İ ŞLEV

14 1:Cinsel Güdüyü Doyurma veya Cinsel Arzuların Tatmini ve Neslin Devamını Sa ğ lama, İ şlevi Aile, eşler arasındaki cinsel ilişkinin toplum de ğ erlerine ve ahlak kurallarına uygun olarak sürdürülmesini, böylece cinsel güdülerin meşru yoldan doyurulmasını sa ğ lar. Aile bu işlevi ile aynı zamanda topluma yeni üyeler kazandırır. Ailede meşru yoldan dünyaya gelen sa ğ lıklı çocuklar, insan soyunun ve toplumun devamlılı ğ ı açısından önemlidir. B İ YOLOJ İ K İ ŞLEV

15 2:Koruyuculuk İ şlevi Çocuk, do ğ du ğ unda korumasız, aciz her şeye muhtaç haldedir. Onun en temel fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayan, en aciz oldu ğ u anda besleyip, büyüten, barınak sa ğ layan, giydiren, yetiştiren ailedir. Küçük bir çocuk için do ğ al, fiziksel ve sosyal çevrenin şartları çok acımasızdır. Dış çevreden gelen maddi ve manevi her türlü zararlı etkilerden onu koruyan ona yaşanabilir bir çevre oluşturan ailedir. Aile neslin devamını sa ğ layarak kendi varlı ğ ını ve insanlı ğ ın varlı ğ ını korumaktadır.

16 1:Sıcak Yuva Oluşturma ve Duygusal Doyum Sa ğ lama İ şlevi Aile, çocu ğ un bu psikolojik ihtiyaçları için sıcak bir yuva oluşturur ve onu insanlı ğ a yararlı sosyal bir şahsiyet olarak hazırlar. Çocu ğ u acımasız do ğ al, fiziksel ve sosyal çevrenin etkilerinden koruyan ona yaşanabilir bir sevgi ortamı hazırlayan sıcak bir yuva oluşturan ailedir PS İ KOLOJ İ K İ ŞLEV

17 Aile toplumda, sevgi ve güvenli ğ in do ğ al kayna ğ ıdır Çocuk küçük yaştan itibaren sevgi ve şefkate muhtaçtır. Bu ihtiyacın karşılıksız en iyi doyuruldu ğ u yer ailedir. 2:Sevgi İ şlevi

18 3:Öz Saygıyı Geliştirme İ şlevi Öz saygı çocu ğ un kendine güvenmesidir. Öz saygı aile sevgisi ve iyi bir e ğ itimin ürünüdür. Yüksek öz saygıya sahip çocuk, kendinin de ğ erli oldu ğ una inanır, çevresiyle barışık, ö ğ renme, sevme, yaratma yetene ğ i gelişmiş, başarılı ve mutlu bir kişidir. Aile verdi ğ i e ğ itimle çocu ğ un öz saygısının ilk temellerini oluşturur Aile bu işlevini gerçekleştirerek çocukta anne-babaya karşı engin saygının temellerini atar. Çocu ğ u aileye sımsıkı ba ğ lar, toplumun temelinin sa ğ lam atılmasını sa ğ lar.

19 1:Güvenlik İ şlevi Evlilikte eşler ‘sosyal’ gereksinim olarak birlikte güven içinde yaşama,, gelece ğ e güvenle bakabilme, toplumda bir yer edinebilme olana ğ ı bulurlar. Aile bireyin sosyal güvenli ğ inin sa ğ landı ğ ı yerdir. TOPLUMSAL İ ŞLEV

20 2:Toplumsallaştırma (Sosyalleştirme) İ şlevi. Çocu ğ un kişili ğ inin gelişmesi ailede başlar. Toplumsal de ğ er ve normlar orada ö ğ renilir. Aile, bilinçli ya da bilinçsiz ilk beş yılda cinsel rolleri, tuvalet e ğ itimi, küçükleri sevme, büyüklere saygı duyma gibi birçok temel hayat bilgisini çocu ğ a ö ğ retir. Bu dönem, çocu ğ un ilk toplumsallaşma dönemidir.

21 İ nsanların en önemli ihtiyaçlarından birisi de “mensup olma” ya da “ait olma” duygusunu tatmin etmedir. Bu duygunun en güzel yaşandı ğ ı ve doyuruldu ğ u yer ailedir. Özellikle aşırı bireyselleşmenin yaygınlaştı ğ ı ça ğ ımızda bu daha da önem kazanmıştır. Sıcak bir yuvada bir arada yaşam sürmekten hem anne- baba hem de çocuk büyük zevk alır, doyum sa ğ lar. Bu yuva geçmişte, halde ve gelecekte de ailedir 3:Ba ğ lılık İ htiyacını Doyurma İ şlevi

22 4:Sosyal Statü Sa ğ lama İ şlevi Toplumda her birey de ğ erli başarılı üstün bir kişi olmak ister. Eksiklik ve küçüklük duygusu her bireyi rahatsız eder. Bu tür bireylerin toplumda kendini gerçekleştirme şansları daha azdır Aile bireye do ğ uştan bir statü sa ğ ladı ğ ı gibi hayat yarışı içinde de üyelerine statü ve saygınlık kazandırır. Ailenin sosyal ve kültürel yapısı, ekonomik ve e ğ itim durumu, üyesi olan bireyin statüsünü etkiler.

23 Aile bir sosyal kurum olarak, toplumsal denetim sa ğ lamada informal yaptırımlar kullanır, bireyin davranışlarını; informal kurallar ile denetim altında tutar. Aile, üyelerinin başarılarını takdir ve teşekkür ederek, maddi ve manevi pekiştireçlerle ödüllendirir. Hatalarını da informal cezalar vererek azaltmaya çalışır. Ailede ve toplumda toplumsal denetim ve kontrolün sa ğ lanması ve çocukların toplumsal denetim kurallarını benimseyip yaşamlarında uygulaması böylece ilk önce ailede gerçekleşir. 5:Toplumsal Denetim İ şlevi

24 Aile yetirdi ğ i gence eş seçmede ve yuva kurmada kendini sorumlu ve görevli hisseder. Çocu ğ unu evlendiren, mürüvvetini gören anne baba büyük bir görevi yerine getirmenin rahatlı ğ ı, huzuru ve mutlulu ğ u içindedir. 6: Eş Seçme ve Yuva Kurma İ şlevi

25 7:Tanıdık Çevre Edindirme İ şlevi Çocuk bir aile ortamında dünyaya gelir. Her ailenin yakın akraba, eş, dost çevresi olur. Çocuk bu çevreyi hazır bulur. Aile, yeni tanıdıklar edinerek bireyin arkadaş çevresini genişletir. Kişilerle ilişkisini geliştirir. İ ş ve meslek hayatında dayanışma, yardımlaşma, anlaşma ve işbirli ğ i sa ğ layacak ortamı hazırlar.

26 8:Paylaşma İ şlevi Ailede çiftler sevgi ile kendilerini eşlerine adar, acı ve tatlı yaşantılarını paylaşır. Paylaşma ailenin huzur içinde devam etmesini sa ğ lar. Özellikle anne-baba ile çocuk arasındaki paylaşımlar ise karşılıksızdır. Bu gerçekleşmedi ğ i zaman ailenin varlı ğ ını sürdürmesi zorlaşır. Ailede üyeler arasında “empatik bir anlayışla”, “paylaşma” ve karşılıksız “verme” gerçekleşerek uyum sa ğ lanır.

27 Boş zamanın de ğ erli bir zaman dilimi olarak kabul edilip yararlı etkinliklerle de ğ erlendirilmesi ilk kez ailede, evde başlar. Boş zaman de ğ erlendirmenin önemine ilişkin olumlu tutumlar ailede geliştirilir. Ailede boş zamanlar oyunla de ğ erlendirilir. Evde aile üyelerinin birlikte gerçekleştirecekleri boş zaman etkinlikleri aile ba ğ larını güçlendirir. Bireylere kendilerini ifade etme ve geliştirme fırsatı verir. 9:Boş Zamanları De ğ erlendirme İ şlevi

28 10.Siyasal İ şlevi Aile, kendi siyasal düşüncesini e ğ itim yoluyla yeni nesillere aktarıp benimsetir. Seçme ve seçilmeyi ö ğ retir, devlet kurumlarında çalışacak insan gücünü, milli ve mahalli liderleri e ğ itim kurumları ile eşgüdüm içinde yetiştirir. Hem mevcut düzeni koruyan hem de yenilikçi de ğ işime açık vatandaş yetiştirir.

29 E Ğİ T İ M İ ŞLEV İ 1:Bireyi Geliştirme İ şlevi Aile ilk ve en etkili e ğ itim kurumudur. Çocuk temel alışkanlıkları ailede kazanır. Kişili ğ in temelleri ailede atılır. Kültürel de ğ erler toplumsal kurallar ailede benimsenir, insan ilişkilerini düzenleyen kurallar ailede yaşayarak ö ğ renilir. Ailede yaşanılan ilk yıllar çocu ğ un gelece ğ i açısından büyük önem taşır. Kısacası aile çocu ğ u hayata hazırlayan bir okul gibidir. 2:Seçme ve Yöneltme İ şlevi Her ailede farklı yetenek ve kabiliyette bireyler bulunur. Ailenin görevi, üyelerini ilgi yetenek ve kabiliyetlerini tanıyıp ona göre e ğ itmek ve yöneltmektir. Aile her türlü imkân ve fırsatlarını çocu ğ u için seferber kılar. Ailede her birey kendine özgü ilgi duydu ğ u ve yetenekli oldu ğ u alanda yönlendirilir.

30 KÜLTÜREL İ ŞLEV 1:Milli Kültürü Yaşatma ve Kuşaktan Kuşa ğ a Aktarma İ şlevi Aile, kültürel de ğ erlerin, normların samimi bir ortamda birincil ilişkiler yoluyla temelinin atıldı ğ ı yerdir. Aile, üyelerine dini inançları kazandırır, onlara dini, ahlaki bilgileri ö ğ retir, dini bir kurum olarak ibadetlerin uygulamasını organize eder. Dini e ğ itiminin önemli bir kısmı aile kurumunda verilir. 2: Dini İ şlev

31 EKONOM İ K İ ŞLEV Aile toplumun en küçük üretim ve tüketim birimidir. Aile, temel ihtiyaçlarının bir kısmını kendi üretir ya da ekonomik faaliyetlere katılım yoluyla ihtiyaçların karşılanmasına kaynak yaratır. Ailenin bireyi mesle ğ e yönlendirme, mesleki bilgi ve beceri edindirme konusunda da önemli görevi vardır. Birçok genç, meslek seçerken ailesinin etkisiyle ve sunulan imkanlara göre mesle ğ ini belirlemektedir.. 2: İ ş Bulma, Meslek Sahibi Yapma İ şlevi

32 Eskiden ailede gerçekleştirilen üretim işleri bugün çeşitli işletmelerde yerine getirilmekte böylelikle aile kurumunun üretim işlevi azalıp tüketen işlevi a ğ ırlık kazanmıştır. E ğ itim işlevi okulöncesi e ğ itim kademesinden başlayarak e ğ itim kurumlarınca devralınmış okul ve ailenin işbirli ğ i ile sürdürülen bir işlev durumuna gelmiştir. Ailenin koruyuculuk işlevi ise aile ile devlet arasında paylaşılan bir görev durumundadır. Sosyal güvenli ğ i sa ğ lama görevini üstlenen devlet ailenin bu işlevini kolaylaştırmakta gerekti ğ inde maddi ve manevi yönden aileyi desteklemektedir.

33 Ailenin Tarihçesi Aile kurumunun ortaya çıkışı, insanlık tarihiyle eş zamanlıdır. Aile, tarih içerisinde yapısal olarak bir takım de ğ işikliklere maruz kalmış olsa da, günümüze kadar varlı ğ ını devam ettirmiştir.

34 Eski Mısır ve İsrail’de ve hatta bütün ilkel ve politeist halk dinlerinde aile bağının her şeyden önce kutsal bir temele dayanmakta olduğunu ifade ederler. Klan Ailesi Sosyologların tespitine göre, bilinen en ilkel aile şekli Klanlardır. Klanlar aynı zamanda en ilkel toplumlardır. Bütün Klan bir tek aile gibidir. Klan’da içeriden evlenme yoktur. Klan fertleri başka klanlardan evlenmek mecburiyetindedir. Böylece erkeğin, kendi anasının veya kız kardeşinin kocası olması önlen­miştir. Klan’da herkes aynı işi yapar, iş bölümü yalnızca kadınla erkek arasında görülür. Bazı işler kadınlara, bazı işler de erkeklere yasak (tabu) kılınmıştır. Şahsî mülkiyet yoktur, her şey Klan fertlerinin ortak malıdır.

35 Yahudilik’te Aile Toplum esasını oluşturan ailede sosyal oldu ğ u kadar dini bir kurumdur. Bu nedenle Tevrat’a göre hükümlerini tanzim eden Yahudi toplumu aileyi dini prensiplere dayalı bir evlilikle kurmakta, onu neslin devamı ve ço ğ alması için gerekli görmektedir. Erkek çocu ğ un ailenin soyunun devamlılı ğ ını sa ğ ladı ğ ı düşüncesi vardır. Bu açıdan Tevrat döneminde erke ğ in rolünün kadından daha önemli ve üstte oldu ğ u söylenebilir. Tevrat’a göre kadın ve erkek bir bütünü tamamlar. Dolayısı ile aile kavramını ve evlili ğ i şart koşar.

36 Ailede erkek hâkimiyeti görülür. Bu hâkimiyet ilk insanın karısının (Havva) cennetteki itaatsizli ğ i ve kocasını yanıltma sebebine ba ğ lanır. Yahudi dininde ailenin ço ğ almayı sa ğ lamaya hizmet eden rolünün yanında bir di ğ er fonksiyonu da insanın fıtratında bulunan cinsel ihtiyacın meşru yönden tatmin edilme zemini olmasıdır.

37 Hristiyanlık’ta Aile Hıristiyan aileler tek evli oldu ğ u söylenebilir Yakın akraba ile evlilik Yahudilikteki gibi yasaklanmış, anne-baba, kardeş, sütkardeş, hala,teyze, baldız üvey çocuk vs. ile evlilik akdi yapılmamıştır. İ ncil aileyi kan ba ğ ının ve birlikte yaşamanın bir ürünü olarak belirtir. Aile için bir di ğ er kavram olarak «ev» kelimesini kullanır. Aileyi toplumun temeli olarak görür; aile içinde kadının erke ğ in ve çocukların beraber yaşama adına ruhsal ve bedensel ihtiyaçlarının karşılanması şartını öne sürer.

38 Cahiliyye Toplumunda Aile Bu devirde görülen iki aile tipinden ilki soy birli ğ ine dayanan klan ailesi, ikincisi de evlilik yoluyla oluşan tabii aile idi. Toplumda hem çok eşlili ğ e hem de birçok evlilik şekline rastlanabiliyordu.

39 İ slam’da Aile Bütün tek tanrılı dinler (Musevilik, Hristiyanlık, İ slamiyet) aile ile ilgili konulara de ğ inmiş ve bu konulara bazen şaşılacak kadar ayrıntılara inen belli esaslar getirmişlerdir. Her üç dinde de aileye verilen önem büyüktür. İ slam aile yapısında eşlerin ve çocukların karşılıklı hakların sınırını genel olarak hadis-i şerifler belirlemiştir.

40 Medeniyeti mümkün kılan yapıcı bir kuvvet olarak aile, insanları birleştirme gibi önemli bir fonksiyonu da ifa eder. Ailenin bu söz konusu öneminden dolayı İ slam, aileyi ilgilendiren sosyal meselelere özel bir ilgi göstermiş ve toplum bu en küçük biriminin sa ğ lam, kuvvetli ve sa ğ lıklı bir temel üzerinde kurulması için büyük çaba göstermiştir «Sizin en hayırlılarınız ailesine karşı en hayırlı olanlarınızdır» (Tirmizi, Rada, 11) buyurulmuştur.

41 Böylece toplum sorumsuz davranışlardan temizlenmiş ve aileyi bozan, ona zarar veren, sürtüşme ve ayrılmaya sebep olan tüm hareketler yasaklanmıştır İ slam’da aile esas itibariyle tek evlilik (monogami) üzerine kurulmuştur

42 Türkler’de Aile Aile, devletin dayandı ğ ı iki temel sosyal birlikten birisidir. Yapı bakımından kuvvetli, baba ailesi tipindeydi. Akrabalık ve kan ba ğ ına verilen önemin Türk aile sisteminin sa ğ lanmasına büyük katkısı vardır.

43 Aile, devletin küçük bir modelidir. Ailede çocuklar üzerindeki babanın otoritesi, devleti yöneten hükümdarın millet üzerindeki hâkimiyeti gibidir.

44 AHMET AKBAŞ…g GÜRKAN IRGAN…g MUHAMMED AYDIN…g Kaynakça Yazıcıo ğ lu Y. Ve Kayhan Ü. (2008). Aile Yapısı Ve İ lişkileri. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları (2014, 08 mayıs). İ slam’a Göre Aile. Erişim tarihi : 2 Mart Yasdıman Hakkı Ş. (2001) Yahudi Dininde Ailenin Yeri: D.E.Ü. İ lahiyat Fakültesi Dergisi Sayı XIII-XIV, İ zmir 2001, ss Akıncı H. (2013, 13 kasım). Aile Danışmanlı ğ ı. Erişim tarihi: 1 Mart Üçal T. ve Malcolm D. (2013, 9 A ğ ustos). İ nsan İ lişkileri. Erişim tarihi: 1 Mart KÖNEZO Ğ LU Bilge, Aile Ve Ailenin Korunması, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2006.


"Aile sözcü ğ ü, Latince "famulus", evcil köle anlamındadır, "Familia", tek efendiye ba ğ lı olan kölelerin bütünü; başka bir anlamı ise, kandaş ve kayınların." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları