Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

VARLIK FELSEFESİ AHMET ARSLAN Sevgili Öğrenciler Felsefenin bir dalı olan varlık felsefesinin biraz daha anlaşılır olabilmesi için bu çalışmayı yapıp,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "VARLIK FELSEFESİ AHMET ARSLAN Sevgili Öğrenciler Felsefenin bir dalı olan varlık felsefesinin biraz daha anlaşılır olabilmesi için bu çalışmayı yapıp,"— Sunum transkripti:

1

2 VARLIK FELSEFESİ AHMET ARSLAN

3 Sevgili Öğrenciler Felsefenin bir dalı olan varlık felsefesinin biraz daha anlaşılır olabilmesi için bu çalışmayı yapıp, sonuna da öğrenilenlerin pekiştirilmesi için 22 soru yerleştirdim. Dikkatli izleyip doğru cevapları bulmanızı istiyorum. Başarılar dilerim.

4 Kolay mı Kaf Dağı’nı çevirmek dolay dolay? Var ol ey ulvi zorluk, yere bat sefil kolay! Necip Fazıl KISAKÜREK Onto:Varlık Logos:Akıl,bilim, ilke Ontoloji: Varlık bilimi Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!... Necip Fazıl KISAKÜREK

5 Varlık felsefesinin ana konusu varlıktır. Varlık; var olan her şeydir. Varlık Felsefesi; varlığın ne olduğunu, anlamını, doğasını, yapısını sorgulayan felsefe disiplinidir. Varlık Felsefesinin Konusu

6 Gerçek (reel) varlıkDüşünsel (ideal) varlık Geometrinin şekilleri, sayılar (0,1,2,3, … ) Fikirler Kaf Dağı… Kitap Kalem Okul … Varlık felsefesi açısından varlık iki biçimde ele alınır.

7 1) Gerçek (Reel) Varlıklar İnsan bilincine bağlı olmadan var olanlar. Gerçekte, nesnel olarak var olanlar. Gerçek varlık, gerçekliğini nesnelerden, olaylardan, kişilerden alan; belli bir zaman ve mekânda var olandır. Bunlar duyu organları ile algılanırlar. Masa, sıra, kitap vb…

8 2) İdeal Varlıklar İnsan bilincine bağlı olarak var olanlar. İdea’da (zihinde, düşünsel) var olanlar. İnsanların zihinlerinde oluşturdukları kavramlardır. Duyu organları ile kavranamazlar. Geometrinin şekilleri (üçgen, kare, dikdörtgen,…), sayılar, fikirler vb…

9 Bilim; incelediği nesne (obje)yi “var olarak” kabul eder. Hiçbir ön yargı taşımaz. Var olanı, inceledikleri konulara göre dallara ayırır. Kimya, maddenin iç yapısının oluşumunu; Fizik, kütleyi, enerjiyi; Biyoloji, canlıların yapısını ve gelişimini; Psikoloji, insan ve hayvan davranışlarını ele alır ve inceler. Bilimin varlığa yaklaşımı, var olanı olduğu gibi kabul etmek, araştırmak ve bilimsel yasalara ulaşmaktır. Bilime Göre Varlık Bilim, varlıklar ve olaylardan elde edilen bilgileri neden sonuç açısından ele alıp inceleyerek, orada geçerli olan yasaları bulmaya çalışır. (Determinizm) DETERMİNİZM: Doğada her olayın bir nedeni vardır ve aynı nedenler aynı sonuçları doğurur.

10 Felsefe varlığı konu alanlarına bölmez. Varlığı bütün olarak ele alır ve onu tartışma konusu yapar. Felsefenin amacı, bize bu evren (varlığın geneli) hakkında daha köklü ve daha birleştirilmiş bilgiler vermektir. Evreni idare eden temel prensipleri bulmaktır. Felsefenin varlıkla ilgili temel sorusu “varlığın geneli” üzerindedir. Felsefeye Göre Varlık

11 Kısacası felsefe; varlığı, bir yönüyle değil, genel olarak ele alır. Varlığın var olup olmadığını sorgular. Felsefede varlık, akıl yoluyla, saf düşünce etkinliğiyle yorumlanır.

12 Metafizik sözcüğünü ilk kullanan Aristoteles’tir. Yazmış olduğu kitabının ilk bölümüne “Fizik”, ikinci bölümüne “Metafizik” adını vermiştir. Buradaki anlamıyla metafizik, “Fizik” adlı bölümden sonra gelen bölüm, anlamını taşımaktadır. Aristoteles kitabının bu bölümünde metafizik ve ontolojiyi bir ve aynı anlamda kullanmıştır. Yıllar içerisinde bu iki sözcük farklılaşmıştır. Metafizik - Ontoloji

13 Aristoteles varlığın ilk nedenlerini araştırarak metafiziğin ilkelerini belirlemiştir. Aristoteles, evreni bir bütün olarak kavramaya çalışmış ve bu çabasından da felsefenin bir disiplini olan Metafizik-Ontoloji doğmuştur. (M.Ö )

14 Metafizik (fizik ötesi) ile ontoloji (varlık felsefesi) konu alanları bakımından benzerlik gösterirler. Ancak metafiziğin kapsamı ontolojiden daha fazladır. Metafiziğin varlığı çok geniş ve kapsamlı olarak ele almasına karşılık, ontoloji, varlığı daha sınırlayıcı bir şekilde ele almıştır. Metafizik ontolojiden daha kapsamlıdır. Metafizik hem fiziksel evreni hem de fizik ötesini kendisine inceleme konusu olarak ele alırken, ontoloji kendisini sadece var olanla sınırlandırır.

15 Metafiziğin Varlıkla İlgili Temel Soruları 1- Ruh nedir? 2- Ruh ölümsüz müdür? 3- Ölüm nedir? 4- Ölüm ötesi yaşam var mıdır? 5- Evrenin bir başı ve sonu var mıdır? 6- Evrenin bir yaratıcısı var mıdır? 7- Evren olmadan önce ne vardı? 8- Evren yok olunca ne olacak? … Metafizik, bu sorulara ve bu sorulardan üretilen diğer sorulara cevap aramaktadır. Bu sorular devam ettiği sürece de metafizik varlığını koruyacaktır.

16 Tabiat (doğa) filozofları varlığın ana maddesi (arkhe) nedir, sorusuyla ilgilenmişlerdir: Örneğin; ilk filozof Miletli Thales; varlık arkhesinin su olduğunu söyleyerek ontolojiyle ilgilenen ilk filozof olmuştur. Thales (M.Ö ) “Allah bütün canlıları sudan yaratmıştır.” (Nûr Sûresi 45. âyet) “Bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi?” (Enbiya, 30) Her milletten peygamber gönderildiğine göre bu filozoflar Peygamber de olabilir, Peygamberlerden bir şeyler duymuş da olabilirler.

17 Bir diğer filozof Miletli Anaksimandros ise dünyamızın “apeiron” dan yani belirsizden ortaya çıktığını öne sürmüştür. Bu kadar çeşitli varlık, belli bir tek özden türemiş olamaz. Bu belli belirsiz, her şekli alabilen bir şey olmalıdır. Apeiron’dan çıkan her şey, günün birinde apeiron’a dönecektir. (M.Ö. 610 – 546)

18 Miletli üçüncü filozof Anaksimenes, arkenin hava veya uçucu bir madde olduğunu iddia etmiştir. Ona göre su, sıkışmış hava; ateş ise incelmiş havadır. Hava biraz daha sıkışırsa toprak olur. Hava varlığın en ince damarlarına kadar nüfuz eder. Havasız yaşayamayız. (M.Ö. 585 – 525)

19 Varlık nedir, sorusunu soran ve felsefi olarak cevap arayan ilk filozof Parmenides’tir. Varlığı, Varlıktaki değişimi ve hakikati yalnızca akılla kavrayabiliriz. (M.Ö ) “Varlık vardır, yokluk yoktur.” Yani varlık ve yokluk değişmezdir. Parmenides, görünüşler dünyasından kuşku duymuş, değişen varlıkları temel varlık olarak kabul etmemiştir.

20 (M.Ö ) Duyu organlarımız bizi yanıltır. Ancak akıl yanılmaz. Akıl evreni olduğu gibi kavrayabilir. Var olan her şey ezelden beri vardır. Hiçbir şey yoktan var olmaz; var olan bir şey de yok olamaz. Hiçbir şey kendiliğinden başka bir şey olamaz. Hiçbir şey değişmez, her şey ne ise o olarak kalır. Değişim bir yanılsamadır. Güneşi her gün doğarken ve batarken görürüz. Ama gerçekte güneş ne doğar, ne de batar.

21 Doğada dört arke vardır. Hava, ateş, su ve toprak. Doğadaki her şey, bu dört maddenin ayrışmasından veya birleşmesinden oluşur. Her şey değişir fakat bu dört temel madde değişmez. Sicilyalı Empedokles M.Ö. 490 – 430)

22 Ancak Ontolojiyi bir felsefe disiplinine dönüştüren Wolf’tur. Wolf ontolojiyi; Tanrı’nın, ruhun ve dünyanın varlığını kanıtlamak isteyen bir alan olarak belirlemiştir. Christian Wolf ( ) Ona göre ontolojinin üç alanı ve üç konusu vardır: 1) Tüm evren ve kozmoloji 2) Ruh ve rasyonel psikoloji 3) Tanrı ve doğal teoloji (tanrıbilim)

23 Metafiziği en sert eleştiren filozoflardan biri Kant’tır. Kant’ın bu görüşlerine ondan sonra gelen materyalist (maddeci) filozoflar da katılmışlardır. Kant’a göre metafizik, bir bilgi değildir, ortaya koyduğu söylenen bilgiler de geçerli bilgiler değildir. ( ) Kant’a göre anlama yetisinin kavramları ancak deney ile geçerlidir. Metafizik bize sağlam bilgiler vermediğinden olgusal değildir ve metafizik kavramlar deneylenemez.

24 Varlık felsefesinin ilk problemi varlığın var olup olmadığı problemidir. Varlık var mıdır, sorusuna verilen cevaplar iki görüşü ortaya çıkarmıştır: Varlığın Var Olup Olmadığı Problemi

25 Varlık var mıdır? Yoktur. Vardır. 1) Nihilizm 2) Taoculuk Realizm

26 (Hiççilik): Geniş anlamıyla nihilizm, hiçbir değer ve kural tanımayan görüşleri, hiçbir otoriteye boyun eğmemek ilkesini benimseyen anlayışları dile getirir. A) “Varlık Yoktur” Görüşünü Benimseyenler Nihilizm Latincede “hiç” anlamına gelen “nihil” sözcüğünden türemiştir.

27 Nihilizmin ilkçağdaki temsilcileri Gorgias ve Protagoras’tır. Antik nihilizmin temsilcisi olan bu sofistler, varlığı bir duyum ve algı problemi olarak ele almışlardır. Gorgias Protagoras (M.Ö ) (M.Ö ) M.Ö. 5. yy.da Yunan şehir devletlerinde savaş tehlikesinin yaşanmaması,oraları ekonomik olarak zengin, sosyal şartlar açısından iyi, siyasi yönden demokratik hale getirmiştir. Böylesi demokratik koşullarda mevki olarak yüksek ve şanlı, şerefli olabilmenin yolu bilgili olmaya ve güzel konuşabilmeye bağlıydı. Bunun için politik sahada başarılı olmak isteyen zenginler çocuklarının, hitabet sanatına hakim olan öğretmenler tarafından eğitilmesini istediler. İşte sofistler, bu ihtiyacı gidermek için ortaya çıkan ve para karşılığı ders veren gezgin öğretmenlerdir.

28 Filozof, hem nesnel gerçekliğin hem de doğru bilginin varlığını reddetmiştir. Bu düşünceye göre iyi-kötü, doğru-yanlış, maddi-manevi gibi niteliklerden söz edilemez. Bir şeyin niteliği yoksa kendi de olmadığından, varlık yoktur. (MÖ ) Varlık yoktur. Olsa bile bilinemez. Bilinse bile başkalarına bildirilemez.

29 Protogaras’a göre; aynı varlığa ilişkin herkesin duyum ve algısı farklı farklıdır. Bu yüzden de bir tek değil, pek çok varlık anlayışı ortaya çıkmaktadır. Varlık göreceli, kişiden kişiye değişen bir özellik gösterir. (MÖ ) Âlemin küfre göre, hem başı, hem sonu “hiç”… “İki hiç” arasında varlık olur mu ki hiç?... Necip Fazıl KISAKÜREK

30 Nihilizm denilince akla ilk gelen filozoftur. Toplumsal normları ve değerleri topyekûn inkâr eder. Evrende nesnel bir düzen olmadığını, bunun bir yanılsama olduğunu iddia eder. İnsanların çaba ve mücadelesinin boşuna olduğu fikrindedir. İnsanın Tanrı tarafından yaratılmış olduğunu kabul etmez. ( ) Tanrı öldü. Nietzsche bir papazın oğludur ve 18 yaşına kadar çok dindardır. Bunun için kendisine “küçük papaz” denirdi. Bu yaştan sonra kilisenin tutumuna kızarak ona cephe almış ve bütün değerlerin değişmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ona göre batı düşüncesi ve ahlâkı Sokrates’ten beri çöküşün içindedir. Bundan dolayı değerler levhası tersine çevrilmeli ve bütün değerler yeniden değerlendirilmelidir. Bunu yapacak olan “üst insan”dır.

31 Taoizm’in; Çin’de M.Ö. VI. yüzyılda Lao Tse adlı düşünür tarafından kurulduğu kabul edilir. Bu öğretiye göre Tao evrenin düzenidir, bütün olayların kendisinden çıktığı özdür. Gerçek tüm çeşitliliğine karşın tektir. Olaylar dış görünüşlerden başka bir şey değildir, her şey görecelidir, aldatıcı dünya varlıktan yoksundur. (M.Ö )

32 Taoizme göre kişi, Tao’ya uygun hareket ettiği zaman Tao, söz konusu varlığın karakteri ya da erdemi olur. Taoculuğa göre dış dünyadaki nesneler, gerçekte yoktur. Doğayla uyumu simgeliyor. Varlıklar, çelişkilerle ve karşıtlıklarla doludur. Her şey aldatıcı bir görünüşten ibarettir. Tek gerçek Tao’dur. Tao ezeli ve ebedidir. Tao ile birleşen insan aldatıcı dünyadan uzaklaşarak ölümsüzlüğe ulaşır.

33 (Gerçekçilik): Süjeden bağımsız bir gerçekliğin bulunduğunu ve bu dünyanın bilgisine ulaşılabileceğini savunan öğretidir. Varlık vardır, anlayışı realizmdir. Realizm varlığın insan bilincinin dışında, insan bilincinden bağımsız olarak var olduğunu savunur. Realizme göre dış dünya bizden bağımsız olarak vardır. Var olan nesnel olandır, duyu organları aracılığıyla algılanabilir olandır. B) “Varlık Vardır” Görüşünü Savunanlar

34 Varlığın var olduğu kabul edilince karşımıza kaçınılmaz bir soru çıkar. Varlığın ne türden bir varlık olduğu sorusudur. Realist filozoflar varlık problemini farklı biçimlerde ele almışlardır. Bunun sonucunda 5 farklı öğreti ortaya çıkmıştır. Ontoloji Açısından Varlık

35 İlkçağ felsefesinde evrenin sürekli bir değişim, akış, oluş halinde olduğunu ileri süren ilk düşünür Efesli Herakleitos’tur. Bu görüşü daha sonra savunan bir diğer filozof da Whitehead olmuştur. 1) Varlığı “OLUŞ” Olarak Kabul Edenler: (M.Ö ) Herakleitos Varlığı “oluş” olarak kabul eden filozoflara göre, evrende durağan ve değişmeyen bir şey yoktur. Evrendeki sürekli değişim ve oluşa, karşıt güçlerin tartışması ve bu çatışma sonunda uzlaşma (sentez) neden olur. Eğer bu karşıtlarla, bunların arasındaki çatışma olmasaydı evrende nesneler de olmazdı.

36 Heraklitos Her şey akar. Bir nehirde bir insan iki kere yıkanamaz; hem nehir hem de insan değişim içindedir. Heraklit’e göre, evrende değişmeyen hiçbir şey yoktur. (M.Ö ) Her şey akar, su, tarih,yıldız,insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir. Necip Fazıl KISAKÜREK

37 Bu değişme rastlantısal bir değişme olmayıp, belli bir mantığa bağlı olarak değişmektedir. Değişmeyen tek şey değişme mantığı (logos)dır. Heraklit, her şeyi hızla değiştiren, ama kendisi hiç değişmeyen ateşi, arkhe (ilk, kök varlık) saymıştır. Heraklit’e göre ateş varlığın ilk maddesidir. Zamanla nasıl değişiyor insan Hangi resmime baksam ben değilim Nerde o günler, o şevk, o heyecan Bu güler yüzlü adam ben değilim Yalandır kaygısız olduğum yalan OTUZ BEŞ YAŞ/ CAHİT SITKI TARANCI

38 20. yüzyılın oluş filozofu diye anılan düşünürü A.Whitehead’dır. Whitehead,dünyada sürekli bir oluş görür: Var olan her şey olmaktadır. Örneğin bir elma önce yeşildir, sonra kızarır ya da sararır. Dünyada yeniye,yenilenmeye doğru bir eğilim vardır. Ama bu oluşun arkasında bir güç bulunur. Ona göre her varlık, var olabilmek için başka bir varlığa muhtaçtır. Evren canlı bir oluştur. Yaratıcı bir Tanrı vardır. Tanrı her şeyi belirler. Tanrı, yaratıcılık ve sürekliliği meydana getirir. Whitehead ( ) İslâm inancına göre, canlı varlık Allah’tır. Allah’ın Hayat sıfatı, onun canlı olduğu anlamına gelir. Ayrıca Allah’ın isimlerinden olan Hay ismi, Allah’ın canlı olduğu anlamındadır. Allah, Hay ve lâ yemût’tur.

39 Varlığın ilk unsurunun “idea” olduğunu kabul eden görüşe “idealizm” denir. İdealizm; Var olan her şeyi düşünceye bağlayan, insan düşüncesinden bağımsız bir nesneler dünyasının varlığını inkâr eden felsefe öğretisidir. İdealizmin temsilcilerinden bazıları şunlardır: Sokrates, Platon, Aristoteles, Farabi, Hegel. 2) Varlığı “İDEA” Olarak Kabul Edenler:

40 1-) PLATON: İdealar kuramının kurucusudur ve idealizmin de kurucusu sayılır. Platon da varlık sorununun çözümü, idealar ve nesneler dünyasının ayırt edilmesine dayanmaktadır. Ona göre asıl varlıklar, hiç değişmeyen, hiç oluş halinde olmayan, hep aynı kalan varlıklardır. O, bunlara “idea” der. İdealar tüm varlıkların asılları ve örnekleridir. (M.Ö ) Platon’a göre bu evrende duyularla algılanan varlıklar, gerçek varlıklar değildir. Asıl varlıklar idealar evrenindeki “idea” (ide) lardır. Evrendeki her varlık, idealar evreninde var olan kendi idea’sından pay alır. Çünkü her varlık, idealar evrenindeki aslı olan ideaların gölgesi ve görüntüsüdür. İnsan, hayvan, iyi, güzel bir süre sonra yok olur. Ancak insan ideası ve diğer varlıkların ideası her zaman vardır.

41 2-) ARİSTOTELES: Aristoteles, Platon’un eşyadan ayrı ideaların bulunduğu görüşüne karşı çıkar. Nesnelerden ayrı idealar dünyasının olmadığını savunur. Ona göre gerçek varlık fenomenlerin içinde gelişen “töz”dür. Aristoteles gerçek varlığı oluşturan nedenleri şöyle sıralar. a-) Formel neden b-) Maddi neden c-) Yapıcı neden d-) Erekçi (amaç) neden (Ona göre bu öğelerden en önemlisi formdur. Madde sonra gelir.) (M.Ö ) Ona göre, doğadaki her varlık madde ve biçimden oluşur. Madde; toprak, su, hava, ateş gibi dört ana biçimdedir. Diğer varlıklar bu dört ana maddenin çarpışması ve biçim değiştirmesi ile oluşur. Aristoteles varlığı idea olarak kabul eder. Ancak, ona göre “idea” varlığın dışında (başka bir evrende değil) değil, varlığın kendisiyle birliktedir. Aristo “idea”ya varlıkların “form”u (şekli) demiştir. İdea (ide) maddenin şekli (formu) olduğu için maddeden ayrı olamaz. Her oluşumun mutlaka maddesi ve formu vardır. Ona göre, en yüksek varlık “saf form” yani Tanrı’dır. Bütün varlıklar oluşlarını Tanrı’dan yani saf formdan alırlar.

42 Maddi Neden Heykelin yapıldığı bir madde (toprak). Formel Neden Heykeli yapan sanatçının zihnindeki fikir (idea). Yapıcı ve Hareket Ettirici Neden Heykeltıraş. Ereksel Neden Heykelin yapılış amacı. Aristoteles’e Göre Varlığın Oluşumuna Yol Açan Nedenler

43 3-) FARABİ Farabi varlık sorununu vacibul-vücut (zorunlu varlık) kavramıyla çözmeye çalışmıştır. Ona göre yokluktan hiçbir iz taşımayan “bir” ve “gerçek” olan tek ve ilk varlık “Tanrı” dır. Tanrı var olmak için başkasına gereksinim duymaz. Tanrı’da öz ve töz birdir. Yarattıklarında ise ayrıdır. Yaratıkların varlıkları vardır ama var oluşları Tanrı’ya bağlıdır. Yani mümkün varlıklardır. ( ) Mümkün Varlık Var olmaları kadar var olmamaları da mümkün olan varlıklardır. Tanrı dışındaki tüm varlıklar mümkün varlıktır. Zorunlu Varlık Varlığını hiçbir şeye borçlu olmayan, maddi tarafı olmayan varlıktır yani Tanrıdır. Tanrının bir benzeri yoktur. FARABİ’YE GÖRE VARLIK De ki; O Allah tektir. Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey onun dengi ve benzeri değildir. İhlâs sûresi

44 4-) HEGEL: Var olanların temelinde akıl veya tin denilen Geist vardır. Geist; mutlak akıl ya da zihindir. Hegel varlıkları diyalektik yöntemle açıklamaya çalışır. Bu anlamda Platoncu görüşe karşı bir görüş geliştirmiştir. ( ) Tez Varlıktan önce idea (geist) vardı. İdea, gerçeklikten yoksun bir imkânlar dünyasıdır. ANTİTEZ İdea, gerçeklik kazanmak ister ve kendisini dışa vurur.Doğa dünyası oluşur. İde doğa dünyası olmakla varlık kazanmıştır, fakat özgürlüğünü yitirmiştir. Sentez İdea, özgürlüğünü kazanmak için ruhsal ve tinsel dünyaya yani kendine geri döner. Diyalektik anlayış; tez, antitez ve sentez olarak adlandırılan ve birbirini izleyen üç aşamayı içeren bir değişim, gelişim ve ilerleme sürecidir.

45 Varlığın ilk unsurunun “madde” olduğunu kabul eden görüşe “materyalizm” (maddecilik) denir. Materyalizm; evrendeki tek cevherin madde olduğunu, maddenin düşünceden bağımsız olarak var olduğunu ve bütün varlıkların maddeden türediğini ileri süren öğretidir. Materyalist filozoflardan bazıları şunlardır: Demokritos, Hobbes, Marks. 3) Varlığı “MADDE” Olarak Kabul Edenler:

46 1-) DEMOKRİTOS: Materyalizmi bir sistem haline getiren filozoftur. Atomizmin (Atomculuk) kurucusudur. Demokritos’a göre varlık “atom” lardan meydana gelmiştir. Atomlar sonsuz sayıda ve sonsuz küçüklüktedir.Atomlar boşlukta, değişik hızlarla sürekli hareket halindedir. Birbirleriyle çarpışmaları ve birbirleri üzerindeki basınçları sonucu sınırsız şekiller halinde birleşerek evrendeki şeyleri oluştururlar. (M.Ö ) Demokritos, ruhu da atomlarla açıklar. Ona göre ruh; en ince, en düzgün ve en hareketli atomlardan oluşur. Bu atomlar çokluk halinde birleşince duygu kazanırlar. Ruh atomları bütün vücuda yayılsalar da beyinde, kalpte ve karaciğerde daha yoğundurlar. Atom

47 2-) THOMAS HOBBES: ( ) Ona göre evrende töz (cevher) olarak yalnız madde vardır. Dünya mekanik hareket yasaları tarafından yönetilen cisimlerin bütünüdür. İnsan ve hayvan bu bütünün bir parçasıdır. Onların fiziksel ve ruhsal yaşamları da tümüyle mekanik hareket yasalarına bağlıdır. Bu bakımdan dünyada ruh, melek, tanrı diye bir şey yoktur. Ona göre varlığın en temel öğesi hareket halindeki maddedir. Ruh da madde cinsindendir.

48 3-) KARL MARKS: ( ) Bir Alman Yahudisi olan Marks’ın en önemli eseri Kapital (Sermaye)’dir. Hegel’den etkilenmesine rağmen ona karşıt görüşler geliştirmiştir. Hegel’in düşüncelerdeki değişmeler maddelerdeki değişmeleri yaratır, görüşüne karşı olarak maddelerdeki gelişmelerin düşüncelerdeki değişimleri yarattığı görüşünü savunur. Bu anlamda Hegel’in diyalektik idealizminin yerine diyalektik materyalizm kuramını getirmiştir. Diyalektik materyalizmde doğa ve insana ilişkin bütün olgular düşünce ya da ruhtan bağımsız olarak ele alınır.Maddenin var olmak için ruha gereksinmesi yoktur. Evren hareket halinde maddedir. Bu madde çatışma ve çelişmelerden geçerek varlıkları ortaya çıkarmaktadır. Marks’ın diyalektiğini, Hegel’in diyalektiğinden ayıran en önemli husus Marks’ın hareket noktasının madde; Hegel’inki ise geist (ide) olarak adlandırdığı ruhsal bir ilke olmasıdır.

49 Bazı filozoflar varlıkta hem maddesel, hem de tinsel (düşünsel) şeylerin olduğu görüşündedir. Bu düşünce idealizm ile materyalizmi sentezlemeyi denemiştir. Bu filozoflardan en önemlisi Descartes ve Spinoza’dır. 4) Varlığı Hem “MADDE”, Hem “İDEA” Olarak Kabul Edenler:

50 1-) DESCARTES ( ) Descartes’e göre varlığın özünde iki cevher bulunmaktadır; madde ve ruh. Bu yaklaşım iki cevher saptamasında bulunduğu için düalizm (ikicilik) adını alır. Diğer yaklaşımlar ise varlığın özünü tek cevherle açıkladığından monizm (tekçilik) adını alır. Monizm (Tekçilik): Varlığın tek bir gerçeklikten oluştuğunu iddia eden görüştür. Düalizm (İkicilik) : Varlık anlayışı olarak birbirine indirgenemeyen iki varlık ilkesinin olduğunu kabul eden görüştür.Descartes, düalist bir filozoftur. Plüralizm (çokçuluk): Gerçekliğin açıklamasının ikiden çok ilkeyle mümkün olabileceğini ileri süren görüştür. Düşünüyorum öyleyse varım. Descartes, varlık anlayışında önce kendi varoluşunu kanıtlar. Bu kanıtlamada kullandığı metot kuşku (şüphe)dur. İnsan bütün bilgilerden ve her şeyden kuşku duyabilir. Fakat tek bir şeyden kuşkulanmaz. Kuşku duymak bir tür düşünme faaliyetidir. İnsanda mükemmel bir varlık düşüncesi vardır. Bu düşünceden; kendisi mükemmel ve sonsuz bir varlık olan Tanrı’nın var olması gerektiği sonucunu çıkarır. Bu şekilde Tanrı’nın varoluşunu ispat eder. Sonlu ve sonsuz tözler vardır. Sonsuz töz, Tanrı’dır. Tanrı’nın dışında yaratılmış töz olarak madde ve ruh vardır. Ruhun niteliği düşünme,maddeninki ise yer kaplamadır. Bu tözler sonludur ve var olmak için Tanrı’ya ihtiyaç duyarlar.

51 2) Spinoza ( ) Panteist bir filozoftur. Varlığı açıklarken çoklukları birliğe indirgeme çabasındadır. Bu yönüyle monist bir nitelik taşır. Spinoza, var oluşu Tanrı ile açıklar. Diğer bütün varlıklar Tanrı’dan zorunlu bir düzen içinde doğmuşlardır. Ona göre var olmak için kendinden başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan tek varlık Tanrı’dır. Bütünden başka hiçbir şey yoktur ve bütün (doğa) tek Tanrı’dır.

52 5) Varlığı “FENOMEN” Olarak Kabul Edenler: EDMUND HUSSERL ( )

53 İnsan varlığa değerler yükleyerek yaklaştığından onun özüne hiç yaklaşamamaktadır. Varlığın özü, değerlerden arındırılmış salt varlığın kendisidir. Buna Husserl “Fenomen” adını vermiştir. Fenomen; insanın varlığa yüklediği bütün değerlerin arındırılmasından sonra arta kalan özüdür. Fenomen, algılanan ya da bilince görünen şey olup gözlemlenebilir olay ya da olgudur.Fenomenoloji ise görüngü bilim anlamına gelir.Görünenin kavranabileceğini yalnız görünenle ilgili doğru bilgiye ulaşmanın yolu varlıkla ilgili her türlü ön kabulü bir kenara bırakıp zihinsel bir deneyimle, görünenin doğru bilgisine ulaşılabileceğini savunur. ( )

54 20. yüzyılda Yeni Ontoloji adıyla yeni bir varlık felsefesi ortaya koymuştur. Ontolojiyi deneysel temellere dayandırmaya ve bilimsel bilgilerle bağdaştırmaya çalışmıştır. Buna göre varlık en son şeydir. Onun arkasında başka bir şey aramamak gerekir. Eleştirel bir ontoloji anlayışı geliştirmeye çalışmıştır. Varlığı bilginin öncesine koyan ve bilgi teorisinin öncel bir ontolojiye dayanması gerektiğini öne süren bir anlayıştır. Husserl’in nesnel gerçeklere dayanmadan kurmak istediği fenomenolojik usçuluktan kopmuş, insan ve tarihini anlamak için, insanın, ortaya koyduğu değerleri anlamaya çalışmıştır. Realist bir metafiziği amaçlayan Hartmann, 19 yy. idealizmini ve monizmini yadsımıştır. Ortaçağın doğaüstücülüğüne ve çeşitli teizm biçimlerine karşı çıkmıştır. ( )

55 Pragmatizm (Faydacılık): Fayda sağlayan bilgiyi doğru kabul eden öğretidir. James’e göre, insan yaşamının bir amacı vardır. Bütün öğretiler insan yaşamına bir katkı yaptıkları, insanın amacına yardımcı oldukları zaman doğrudur. Varlık görüşünü bir tür radikal empirizm diye ifade eder. ( ) O, empirizmi “özellikle olgusal meselelerde en sağlam sonuçların dahi deneyimin seyrine göre değiştirilebilecek elverişli hipotezler olarak gören” felsefi konum diye tanımlar. Var olan her şey “saf deneyim”dir.”

56 Dewey’e göre düşünce ve bilgi; çevreye uymayı, doğadan yararlanmayı ve mutlu olmayı sağlayan bir alettir. Bir düşüncenin doğruluğu; yararlılığına bağlıdır. Yani uygulamada işe yaradıkları ölçüde doğrudur. Doğada bir gerçeklik vardır. Var olan her şey değişir. Değişmenin kendisi hem gerçek hem de evrenseldir. Bağımsız, kendiliğinden var olan tözlerin var oluşundan söz edilemez. ( ) Pragmatist filozof

57 Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk): Hayatın anlamı ve bireyin değerinin ne olduğunu anlamaya çalışan bir akımdır. Bireyin var oluşunu, özünden önceye alan bu öğretide insanın önce var olduğu daha sonra kendini tanımlayıp bilerek özünü oluşturduğunu dile getirir. En önemli temsilcileri: Kierkegaard, Niçe, Jean Paul Sartre’dır.

58 Kierkegaard, Nietzche ile birlikte varoluşçuluğun kurucularından sayılır. Nietzche, tanrı tanımaz iken Kierkegaard, Hıristiyanlık dinine sıkıca bağlı biridir. Ona göre toplumda, bireysel varoluşu engelleyen kötülük ve şeytanca bir yan vardır. Fakat insanlar korkuları ve kaygılarından kaçmak için topluma yönelirler. Halbuki toplum insanı yalnızca dıştan sarar. İnsan en yüce ahlâki varlık; karar vermek ise en önemli insani etkinliktir. (1813 – 1855) Herkes kendi varoluşunu gerçekleştirir. Kişi sadece kendine ve Tanrı’ya karşı sorumludur. Bu yüzden insanın yaşamı, yalnızlar arasında ve yalnızlık içinde geçer. İnsan, sorumluluklarından kaçmak için topluma yönelir. Toplumda şeytanca bir şey, günahla ilgili bir yan vardır. Toplumun doğasındaki bu kötülük, onun bireysel varoluşu ve bireyi yok etmesinden kaynaklanır. Bireyler, toplum içinde soyut birer boşluk olarak bulunurlar.

59 Bir şey ne ise odur. Herhangi bir gizeme sahip değildir. İnsan önceden belirlenmiş bir öze sahip değildir. O; özünü, bilincini kendini gerçekleştirip, varoluşunu şekillendirerek özünü oluşturacaktır. Ona göre, kişi kendi varoluşunu gerçekleştirmek için başka bir varlığa ihtiyacı yoktur. Varoluş özden önce gelir. ( )

60 Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni

61 ŞİMDİ SINAV ZAMANI BAŞARILAR DİLERİM

62 1) Felsefe varlığı bir yönüyle değil ……………… olarak ele alır. 2) Varlığı, var olanları bir bütün olarak ele alıp inceleyen felsefe koluna …………….. (varlık bilim) denilir. 3) Aristoteles’in yazılarını düzenleyen öğrencileri, fizikle ilgili yazılardan sonra gelenlere ………………….. adını vermişlerdi. 4) Ontoloji Yunanca bir kavramdır. Bu kavramı felsefede ilk kullanan ………… ’tur. bütün metafizik Wolff ontoloji

63 5) Varlık yoktur, diyen görüşe ……. denir. (Nihilizm) 6) İnsanın Tanrı tarafından yaratılmasını masal olarak nitelendiren filozof ……’dir. (Nietzsche “Niçe”) 7) ……………’ya göre aldatıcı dünya varlıktan yoksundur. (Tao) 8) Varlıkların zihinden bağımsız olduklarını kabul eden görüş …… dir. (Realizm)

64 9) Var olan her şey tek bir gerçeklikten oluşmuştur, diyen görüş. 10) Evrenin yaratılması ve varlıkla ilgili kategorilerin ortaya çıkışında ikiden fazla belirleyici etken vardır, diyen görüş. 11) Ruh ve bedeni varlığın temeline yerleştiren Descartes’in benimsediği anlayışa ne denir? 12) Empedokles toprak, su, ateş ve havayı varlığın temel ögeleri olarak belirtirken hangi akımı benimser? 13) Hangi akım birbirine indirgenemeyen iki varlık ilkesini benimser? (Monizm) (Plüralizm) (Düalizm) (Plüralizm) (Düalizm)

65 14) Marks’ta varlığın tez, antitez ve sentez şeklindeki ilerleyişinin adı. 15) Varlığın atomlardan meydana geldiğini söyleyen filozof. 16) Madde ve hareket şeklinde iki varlık kategorisinin olduğunu söyler. 17) Tek gerçekliğin madde olduğunu savunan görüş. (Hobbes) (Diyalektik) (Demokritos) (Materyalizm)

66 18) Platon’a göre, aşağıdaki varlıklardan hangisi görünüşler dünyasında yer alan varlıklardan biridir? A) Güzellik B) Cesaret C) İyilik D) Adalet E) İyi insan Cevap şıklarının üzerine tıklayınız.

67 19) Platon’a göre, asıl varlıklar hiç değişmeyen, oluş halinde bulunmayan, öncesiz ve sonrasız varlıklardır. Platon, tanımını verdiği bu varlığa ne ad vermektedir? A) İyi B) Akıl C) İdea D) Madde E) Fenomen

68 20) Aşağıdakilerden hangisi varlık felsefesinin sorduğu sorulardan birisi değildir? A) Gerçek var olan nedir? B) Varlığın ana maddesi (Arkhe’si) nedir? C) Varlık birlik midir, çokluk mudur? D) Vahiy mümkün müdür? E) Evrende nasıl bir düzen vardır?

69 21) “Varlık var mıdır, yok mudur? Bunu bilmenin benim için önemi yoktur. Bununla birlikte, varlık var diyorsam bu varlık, benim işime yarıyorsa bunlar doğrudur.” diyen kişinin görüşü, varlık felsefesi ile ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine uymaktadır? A) Kuşkuculuk B) Pragmatizm C) Empirizm D) Sezgicilik E) Fenomenoloji

70 22) Aşağıdaki filozoflardan hangisi varlık felsefesinde varlığın olup olmaması konusunda diğerlerinden ayrılır? A) Demokritos B) Platon C) Hegel D) Farabi E) Gorgias

71 İzlediğiniz İçin Teşekkür Ederim. Faydalı olması ümidiyle… Sofrada değişir her şey, ekmek değişmez; Ne kanun! Değişmez’e hasret çekmek değişmez. Necip Fazıl KISAKÜREK

72 Yararlanılan Kaynaklar 1) Felsefe - Ortaöğretim-MEB ) Felsefe – Ders Kitabı – Gün yayınları

73 TEBRİKLER DOĞRU CEVAP DİĞER SORUYA GEÇİNİZ

74 TEBRİKLER DOĞRU CEVAP DİĞER SORUYA GEÇİNİZ

75 TEBRİKLER DOĞRU CEVAP DİĞER SORUYA GEÇİNİZ

76 TEBRİKLER DOĞRU CEVAP DİĞER SORUYA GEÇİNİZ

77 TEBRİKLER DOĞRU CEVAP

78 ÜZGÜNÜM YANLIŞ CEVAP TEKRAR DENE

79 ÜZGÜNÜM YANLIŞ CEVAP TEKRAR DENE

80 ÜZGÜNÜM YANLIŞ CEVAP TEKRAR DENE

81 ÜZGÜNÜM YANLIŞ CEVAP TEKRAR DENE

82 ÜZGÜNÜM YANLIŞ CEVAP TEKRAR DENE


"VARLIK FELSEFESİ AHMET ARSLAN Sevgili Öğrenciler Felsefenin bir dalı olan varlık felsefesinin biraz daha anlaşılır olabilmesi için bu çalışmayı yapıp," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları