Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BİLGİ MERKEZLERİNİN GELİŞİMİ. Giriş  Bilgi merkezlerinin gelişimine tarihsel bir yaklaşım söz konusu olduğunda, üç büyük olaya ya da teknolojiye değinmek.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BİLGİ MERKEZLERİNİN GELİŞİMİ. Giriş  Bilgi merkezlerinin gelişimine tarihsel bir yaklaşım söz konusu olduğunda, üç büyük olaya ya da teknolojiye değinmek."— Sunum transkripti:

1 BİLGİ MERKEZLERİNİN GELİŞİMİ

2 Giriş  Bilgi merkezlerinin gelişimine tarihsel bir yaklaşım söz konusu olduğunda, üç büyük olaya ya da teknolojiye değinmek gerekir: o Yazı, o Matbaa ve o Bilgisayar  İnsanoğlunun çeşitli yollarla edindiği bilginin paylaşımında ve aktarımında zaman ve mekân sorununun aşılması yazıyla başlamış, matbaanın icadıyla hızlanarak yaygınlaşmış, bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler doğrultusunda da doruk noktasına ulaşmıştır.  İnsanlık yazıyı bulduktan yaklaşık 5000 yıl sonra matbaayı, matbaadan 500 yıl sonra da bilgisayarı kullanmaya başlamıştır. Her dönemdeki toplumsal yapılanmanın karakteristikleri bilgi merkezlerine yansımış ve onları biçimlendirmiştir.

3 YAZI ve YAZI ARAÇLARI

4 Yazının Gelişimi  İnsanlar başlangıçtan beri birbirleriyle iletişim kurma, edindikleri bilgi ve becerileri paylaşma yollarını aramışlardır. Önceleri işaretler, jestler, el ve vücut hareketleriyle iletişim kurmayı başaran insanoğlunun konuşmayı öğrenmesi oldukça uzun bir zamanı almıştır.  Söylenenlerde unutmalara, eklemelere ve hatta değiştirmelere yol açan böyle bir iletişimin güvenilir olmadığı bilinmektedir. Dildeki sesleri karşılayan semboller sistemi olan yazının bulunması hiçte kolay olmamıştır.  Bu amaçla çeşitli yöntemler uygulanmış, farklı aşamalardan geçilmiştir. Kurgan Resim Yazı ( piktografik yazı) Düşün Yazı (İdeografik yazı) Fonetik Alfabe

5 Türklerde Alfabe  İslamiyet Öncesi Dönem Soğd Alfabesi: Türklerin en eski alfabesi Göktürk Alfabesi: (5-10 yy;38 harf) (Orhun Yazıtları) Uygur Alfabesi: (8-15 yy;18 harf)  İslamiyet Dönemi Arap Alfabesi: ( harf) Latin Alfabesi: (3 Kasım 1928) Göktürk Yazısı

6 Yazı Araçları: KALEM  Düşüncenin kalıcılığının sağlanmasında kalem önemli bir araç olmuştur. Önceleri taşlardan, hayvan kemiklerinden yontma kalemler yapan insanoğlu, daha sonraları kil tabletler henüz yaşken üzerlerine tahta ya da madenden yapılmış “stylus” adı verilen bir kalemle yazmışlardır.  Stylus yerini kamış kaleme, tüy kaleme, dolma kaleme ve kurşun kaleme bırakmıştır. Stylus

7 Yazı Araçları: MÜREKKEP  Yazı yazmak, basmak ve resim yapmak için kullanılan çeşitli renk ve koyuluktaki sıvı anlamına gelen mürekkebin ilk kez ne zaman ve nerede kullanıldığı bilinmiyor.  Kullanılan ilk mürekkeplerin is ve suyun belirli oranlarda karışımından elde edildiği, bu karışıma daha sonra zamk eklenerek kalıcılığının sağlandığı ifade edilmektedir Kamış Kalem

8 Yazı Araçları: PAPİRÜS  Kağıt öncesi yazı araçları arasında başlıcaları taş, kil, balmumu, fildişi, kemik, ağaç kabukları ve yaprakları, hayvan derileri ve kumaş parçalarıdır. Ancak, kağıdın gerçek öncüleri papirüs ve parşömendir.  M.Ö yıllarında Nil nehri vadisinde yetişen kamış cinsi uzun bir bitki olan papirüsler işlenerek papirüs kağıdı üretilmiştir. Bu kağıt akdeniz ülkelerinde MS yıllarına kadar yoğun bir şekilde kullanılmıştır.

9 Yazı Araçları: PARŞÖMEN  Papirüs yapımını koyun ve keçi derisinden yapılan parşömen, buzağı derisinden yapılan vellum izlemiştir. Parşömen adı, bergama derisi anlamına gelen “pergamanum” dan gelmektedir.  Parşömen üretiminde en önemli gelişme, derinin her iki yüzüne yazılabilecek bir şekilde hazırlanması ve sonrasında da bunun defter biçimine getirilmesi olmuştur (parşömen kodeks).

10 Yazı Araçları: KAĞIT  Kaynaklar kağıdın M.S. 105 yılında Çin’de ağaç kabuğu, paçavra ve balık ağlarından üretildiğini belirtmektedir. Araplar kağıt yapımını Talas savaşı sırasında esir aldıkları Çinlilerden öğrendi. Kağıt yapımcılığı 1200 yıllarında Araplardan Endülüs’e; 200 yıl sonra da diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır.  Her kağıt imalathanesinin ürettiği kağıtlarda filigran adı verilen özel bir yazı, işaret ya da damgası bulunurdu. Bu damga bir tel yardımıyla kağıt dokusuna işlenirdi. Kağıdın makinalarda üretimi 18. Yüzyılın sonlarında (1798) Fransa’da Nicolas Louis Robert tarafından gerçekleşmiştir.

11 -ı- YAZI VE BİLGİ MERKEZLERİ

12 Yazı ve Bilgi Merkezleri  İnsanlığın ilk kültür devrimlerinden biri olan yazı, bilgi merkezlerinin varoluş nedenidir. Bu merkezler yazıyla somutlaşan bilginin derlendiği, düzenlendiği ve kullanıma sunulduğu yerler olarak önemsenmiş ve korunmuşlardır.  Yazı öncesinde insanın sahip olduğu bilgi, kendi gözlem ve deneyimleriyle sınırlıydı. Yazıdan sonra, geçmiş nesillerin edindiği bilgi birikiminden yararlanabildi ve bunlara kendininkileri de ekleyerek gelecek nesillere bilgi merkezleri aracılığıyla güvenilir bir biçimde aktarabildi.

13 İlk Dönem Kütüphane Oluşumları  Bilgi merkezleri arasında en eskilerinin Sümerler tarafından MÖ.3600 yıllarında oluşturulmuşlardır. Genellikle yönetim, din ve iş yaşamına ilişkin çivi yazısıyla hazırlanmış kil tabletler, tapınaklarda ve saraylarda koruma altına alınmış ve seçkinler diye tanımlanabilecek grupların hizmetinde bulunmuşlardır.  Bu dönem merkezler arasında sıklıkla vurgulananlar arasında en eskisi, II. Sargon’un MÖ. 700’de yaptırdığı Korşabad’taki saray kütüphanesidir. “Varaka-Kitaplar Şehri” diye bilinen bu kütüphane, hakkında kesin bulgulara sahip olduğumuz en eski kütüphanedir. Asurbanipal döneminde Ninova’ya taşınmış, kil tablete sahip olduğu ifade edilmiştir. Sümerlerden bir Tablet (8,1x6,5x2,7 cm; tek kolon 26 satır)

14 İlk Dönem Kütüphane Örnekleri  Bu dönemde kendinden en çok söz ettiren bir diğer kütüphane, Mısır’daki İskenderiye Kütüphanesidir. M.Ö.300’de I. Ptolemus yaptırmıştır. Eğitim ve Araştırma Merkezinin bir parçasıdır. Yaklaşık papirüs tomarına sahiptir. Görevliler bilim adamı olup, bunlar arasında en tanınanı «Callimachus»tur. Pinakes diye bilinen kütüphane kataloğu 120 tomar olarak hazırlanmıştır. İskenderiye Kütüphanesi

15 İlk Arşiv Kuruluşları  İlk uygarlıkların Mezopotamya ve Mısır’da yeşermeye başladığı, yazılı kültürün ilk kez buralarda geliştiği hatırlanırsa, ilk arşiv belgelerinin de bu coğrafyada oluşturuldukları söylenebilir.  Kütüphane tarihçilerinin ilk kütüphaneler diye tanımladıkları bilgi merkezlerini arşiv tarihçileri, çoğu kez ilk arşiv kuruluşları olarak görmekte ve değerlendirmektedirler.  İnsanlığın yerleşik yaşama geçişinden sonra, yönetimsel, ticari ve sosyal yaşam biçimlerinin gerektirdiği sürekliliğin sağlanabilmesi için arşivler oluşturulmuştur.

16 Arşiv Belgeleri  Arşiv belgeleri genellikle diplomatik yazışmalardan, ticari antlaşmalardan, hukuki belgelerden, nüfus ve vergi kayıtlarından oluşmaktadır. Bu belgeler askeri, yönetimsel, sosyal, dinsel olayları açıklamak ya da yönlendirmek amacıyla hazırlanmışlardır.  İlk dönem arşivlerinde dikkate değer en büyük gelişmeler, Roma hakimiyeti altındaki Mısırda olmuştur. Her eyalette merkezi depolar (demosia bibliotheke) kurulmuştur. Belgeler yeniden erişimi mümkün kılacak bir düzen içinde tutulmuşlardır. Tel-el Amarna Mektupları: Zamanın diplomatik dili olan Akad çivi yazısıyla yazılmıştı r.

17 İlk Dönem Bilgi Merkezlerinin Genel Özellikleri  Bu merkezlerin en belirgin ortak özellikleri şunlardır. Genellikle saraylarda, okullarda ya da tapınaklarda kurulmuşlardır. Koleksiyonun düzenlenmesinde genel bir konu ayırımı gerçekleştirilmişse de, bu ayırım ilkel düzeydedir. Kütüphane ve arşiv malzemeleri bir arada tutulmuşlardır. Bu merkezlerde görev yapanlar din adamları, bilim adamlar ve sanat adamları arasından seçilmişlerdir.

18 MATBAA VE BASIMCILIK

19 Matbaanın Uygarlık Tarihi Açısından Önemi  İngiliz düşünür Francis Bacon ( ) günümüzden yaklaşık 400 yıl önce, sonuçları ve etkileri açısından dünyanın çehresini politik, teknolojik ve ekonomik yönlerden değiştiren üç temel buluşun altını çizer. Bunlar önem sırasına göre;  Matbaa  Barut  Pusula  Bu buluşların 16. ve 17. yüzyıllarda ne anlama geldiklerini günümüz koşullarında uygun bir biçimde yorumlayabilmek için matbaayı bilgisayara, barutu nükleer enerjiye ve son olarak pusulanın yol açtığı denizaşırı coğrafik keşifleri de uzayı fethetme çabalarına benzetebiliriz.

20 Matbaanın Kütüphane Tarihi Açısından Önemi  Avrupa’nın politik, ekonomik, sosyal, kültürel yapılanmasında büyük değişikliklere yol açan bu buluş, kütüphanelerin bir kurum olarak kütüphaneciliğin de bir meslek olarak olgunlaşmasında ve toplumsallaşmasında büyük rol oynamıştır.  Matbaaya kadar insanlığın sahip olduğu bilgi birikiminin yaklaşık yazma eser olduğu ifade edilmektedir.1600 yılına kadar civarında kitap basıldığı ve bu sayı kısa bir sürede 2 milyona ulaşır.  Kitap sayısındaki artışlar “..bazı bilginleri dehşete düşürmüş, Antonfrancesco Doni 1550 yılında ‘o kadar çok kitap var ki, başlıklarını okumaya bile vakit bulamıyoruz’ diye yakınmıştır.

21 Basımcılığın Gelişimi: Başlangıç  Basım sanatını oyulmuş tahta ya da madeni bir levha kullanarak anlamlı şekillerin reprodüksiyonunu elde etmek şeklinde genel ve basit bir tanımı yapılırsa, basım işinin başlangıcını çok eski uygarlıklara götürmek mümkündür. Antik uygarlıklarda tahta ya da madeni mühürlerle kil ve balmumu tablet üzerine baskılar yapılmıştır.  Klişe baskıyı bulup geliştirmekle kalmayan Çinliler, devingen harflerle basım yapma işine de el atmışlardır. Kaynaklar Pi Shenk adında bir çinlinin Ch’ing-li döneminde ( ) porselenden harfler döktürdüğünü belirtirler. (Antik dönem mühür örnekleri)

22 Gutenberg ve Matbaanın Yayılması  JOHANN GUTENBERG ( )  1400 yılında Almanya’da Mainz kentinde doğmuştur.  İlk ürünlerini arasında basmıştır (klişe baskı).  yılında “Indulgence”lar.  1456 yılında Gutenberg İncili diye bilinen “42 Satırlık İncil” basılmıştır Almanya 1467 İtalya 1468 İsviçre, 1470 Fransa 1473 Hollanda 1474 Polonya, İspanya 1476 İngiltere 1482 Avusturya 1483 İsveç 1487 Portekiz 1494 TÜRKİYE (Musevi Mat) 1534 Meksika 1563 Rusya 1565 TÜRKİYE (Ermeni Mat) 1590 Japonya, Çin 1627 TÜRKİYE (Rum Mat.) 1638 ABD 1688 Romanya 1703 TÜRKİYE (Cizvit Mat.) 1727 TÜRKİYE (Müteferrika Mtb)

23 Basımcılığın Avrupa’da Kazanımları  Devingen harflerle basım sanatının Avrupa uygarlık sürecine etkileri çeşitli açılardan ele alınıp tartışılabilir. o Sorgulama Bilincinin Gelişmesi o Düşüncenin Özgürleşmesi o Anadilde Yazma ve Okuma İstekleri o Protestan Reformunun Gerçekleşmesi o Rönesansın Yaygınlaşması o Bilimsel Yöntemin Geliştirilmesi o Avrupa Devletlerinin Sömürgeler Edinerek Zenginleşmesi o Bilgi Edinme Alışkanlığında Değişim

24 TÜRKLERDE MATBAA

25 İlk Türk Matbaası ve Müteferrika  İlk Türk matbaası İbrahim Müteferrika ile Yirmisekiz Çelebizade Sait Mehmet Efendi’nin ortak çabaları sonucunda Lale Devri ( ) diye tanınan dönemde kurulmuştur. Ancak Osmanlıların matbaa ile tanışmaları, Müteferrika Matbaasından 235 yıl önce 1494 yılında gerçekleşmiştir.  Macar asıllı Müteferrika Osmanlılara sığınarak Müslüman olmuştur. Yazdığı “Risale-i İslamiye” adlı eserinde Müslümanlığı övmüş, devlet büyüklerinin dikkatini çekmiştir.  Yunanca, Latince, Macarca, Farsça, Arapça ve Türkçe bilen Müteferrika yılları arasında 4 harita ve 17 kitap basmıştır. Bu eserlerden bir kısmını kendisi yazmış, diğerlerine de önsöz ya da indeksler eklemiştir.

26 “Vesiletü’t Tıbaa” Nedir?  Matbaanın yararları konusunda Müteferrika ve Sait Mehmet Efendi tarafından hazırlanmış olan bu belge 1726 yılında Damat İbrahim Paşa’ya sunulmuştur. Bu belgeye göre matbaanın yararlarını özetlersek; Halkın eğitim düzeyini yükseltecektir. Değerli eserler Müslümanlar arasında tanınacak ve yayılacaktır. Basılacak eserlerin yazıları okunaklı ve yanlışsız olacaktır. Bir kitap yazmak için harcanan zaman ve emek karşılığında binlerce kitap basılacaktır. Basılacak eserlere eklenecek indekslerle istenilen bilgiye kitaplar içinde kolayca erişilebilecektir. Basım sonucu kitap fiyatları ucuzlayacak ve bilgisizlik ortadan kalkacaktır. Kentlerde kütüphaneler kurulacak, cehalet son bulacaktır. Müslümanlık için büyük bir hizmet yapılmış olacaktır. Her konuda ileri düzeyde olan İslamlar basım işinde de başarılı olacaktır. Kitapların matbaalarda basılması, devletin şan ve şerefini arttıracaktır.

27 Müteferrika’nın Bastığı Eserler  Vankulu Lugatı( Arapça-Türkçe Sözlük  Tuhfetü’l Kibar (Tarih:Deniz Savaşları)  Tarih-i Seyyah (Afgan-İran Savaşı)  Tarihi Hind-i Garbi (AmerikaKıtası Hk)  Tarihi Timur Gürgan (Timur Fetihleri)  Tarih-i Mısrü’l Kadim (Mısır Tarihi)  Gulşen-i Hulefa (İslam ülkeler.olaylar)  Grammaire Turque (Türkçe Gramer)  Usulü’l Hikem (Askeri Reformlar)  Kitab-ı Cihannüma (Kıtalar ve ülkeler)  Fuyuzat-ı Mıknatısıye (Fizik)  Takvimü’t Tevarih (Dünya Olayl.Kronoloji)  Tarih-i Naima  Tarih-i Raşid  Asım Tarihi  Ahval-ı Gazavat (18.yy Bosna olayları)  Ferhengi Şuuri (Farsça-Türkçe Sözlük) Kitaplar: (17 kitap) Haritalar: ( 4 Harita)  Marmara Haritası. Basım Tarihi: 1719/20  Karadeniz Haritası. Basım Tarihi: 1724/25  İran Haritası. Basım Tarihi: 1729/30  Mısır Haritası. Basım Tarihi: ?

28 Türk Matbaası ile İlgili Sorunlar?  Kurulmasında Niçin Geç Kalındı? Bir Hiristiyan buluşu olması nedeniyle matbaaya karşı gösterilen direnç. Din adamlarının matbaa kurulmasına karşı çıkmaları. Kitap üreticisi esnaf ve sanatkar loncalarının matbaaya karşı olmaları. Osmanlı yönetim kadrolarının, matbaanın toplumsal düzeyde sosyal ve siyasi sarsıntılara yol açabileceği düşüncesi.  Matbaanın Gelişimini Engelleyen Nedenler? Teknoloji ve nitelikli insan gücü bakımından yetersizlik. Kağıt üretimindeki yetersizlik. Okuryazar sayısındaki yetersizlik. Basılan eserlerin pahalı olması. Halkın ilgisini çekmeyen bilimsel nitelikli eserlerin basılmış olması.

29 -II- MATBAA VE BİLGİ MERKEZLERİ

30 Basımcılığın Genel Etkileri  Avrupa’nın politik, ekonomik, sosyal, kültürel yapılanmasında kapsamlı değişikliklere neden olan basımcılığın bilgi merkezleri üzerindeki etkileri genelde bu merkezlerin sayısal artışı ile koleksiyonlarının zenginleşmesiyle sınırlı değildir. Gerçekte bu etki çok daha kapsamlıdır. Örneğin hızla artan basılı kaynaklara nasıl bir düzen getirilmesi gerektiği tartışılmış, bu konuda rehber kitaplar yayınlanmış ve bu işleri yapacakların nitelikleri sorgulanmıştır.  Basım olayı hem kütüphaneciliğin ve arşivciliğin meslek olarak olgunlaşmasında hem de bu iki kuru mun toplumsallaşmasında büyük rol oynamıştır.

31 Bilgi Merkezleriyle İlgili Gelişmeler  1500’lü yıllardan başlayarak 1800 lü yıllara değin tüm Avrupa’da hem okur- yazar sayısında hem de kütüphane sayısında büyük artışlar olmuştur. Büyük şehirlerde kütüphane sayıları giderek çoğalırken, günümüz milli kütüphanelerin öncüleri olan kraliyet kütüphaneleri bu dönemde kurulmuştur.  Reform hareketleri sonucunda Protestanlığın öncülerinden Martin Luther ve yakın arkadaşı Johannes Bugenhagen, yayınladıkları genelgelerle (1524), “..büyük kentlerde, okullardan ve şehir merkezlerinden uzak olmayan binalarda kütüphanelerin kurulmasını…İyi ve kötü tüm kitapların burada bir arada bulundurulması..” duyurularını yapmışlardır.

32 Yeni Çağda Bilgi Merkezleri  Yeniçağ dönemi, arşiv ve arşivcilik tarihi açısından son derece önemlidir. Bu dönem üretilen belgelerin de merkezi bir yerde korunmasını ve düzenlenmesini beraberinde getirdi. 16. ve 17. yüzyıllarda belgelere daha çabuk ulaşabilmek amacıyla düzenli arşiv depoları oluşturuldu. Önceleri devlet görevlilerinin özel mülkiyetinde olduğu düşünülen bu belgeler, bundan böyle devlet malı sayıldı.  17. yüzyıldan itibaren devlet arşivlerinde tam zamanlı arşivcilerin görev yapmaya başlaması, hükümetlerin arşivlere duyduğu ilgiyi yansıtması açısından dikkate değer. Bu dönemde arşivler, tarihçilere kolaylık olsun diye değil, yöneticiler için kurulmaktaydı ve bu arşivler “arcana imperii”nin, yani devlet sırlarının bir parçasıydı..

33 Fransız Devrimi ve Bilgi Merkezleri  1789 Fransız Devrimi, kütüphaneler açısından olduğu kadar arşivler ve arşivcilik tarihi açısından son derece önemli bir dönüm noktasıdır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, devrimle birlikte kabul edilen “İnsan Hakları Bildirisi” çerçevesinde “temel özgürlüklerin” yasal güvence altına alınmış olunmasıdır.  Bu dönemden başlayarak ulusal arşiv hizmetleri yeniden düzenlenmiş ve vatandaşlara ait belgelerin korunması ve saklanması devletin yükümlülükleri arasında yer almıştır.  Devrim sonrasında, halkın kütüphane hizmetlerinden yararlanması gerektiği sosyal devletin sorumluluk alanına girmiştir. Kraliyet Kütüphanesi ile ülkeden kaçan soyluların evlerinden toplanan 8 milyon civarındaki kitaba el konulmuştur. Bu kitapların bir bölümü Fransa Milli Kütüphanesinin temelini oluşturmuş bir diğer bölümüyle de çeşitli kentlerde “Şehir Kütüphaneleri” kurulmuştur.

34 Sanayi Toplumu ve Bilgi Merkezleri  Bilgi merkezlerinin toplumsallaşmasında Sanayi Toplumunda uygulanan liberal politikaları etkisi büyük olmuştur. Zorunlu temel eğitimin Avrupa’nın birçok ülkesinde 19. yüzyılın ikinci yarısında yaygınlaşmaya başladığı düşünülürse, sıradan insanların kütüphanelerle tanışmaları liberal düşüncelerin toplumda derinlik kazanmasından sonra olmuştur.  Bu dönemde (19.yy) bir çok ülkede halkın kütüphane ile buluşturulması amaçlı çeşitli girişimlere tanık olmaktayız. Örneğin, İn giltere’de “Commercial Circulating Libraries”, “Mechanics Institutes” ; Almanya’da “Köy Enstitüleri Sistemi”; ABD’de yasa ile kurulan, halka açık ilk kütüphane olan Boston Halk Kütüphanesi gibi.  Bu dönemde arşivlerin insanların hak ve özgürlüklerinin korunmasında önemli olduğu düşüncesi yaygınlaşmaya başlamış ve bir çok ülkede ulusal arşivler oluşturulmuştur.

35 Dokümantasyon/Enformasyon Merkezi Gelişmeleri  Dokümantasyon ifadesi, ilk kez 6 Şubat 1868 tarihinde kurulan “Societé Biblioraphique”nin 1 Temmuz 1878’de düzenlediği uluslararası bir konferansta “bibliyografya” kavramının karşılığı olarak kullanılmıştır. Bu konferansın amacı, bilimsel çalışmaların bibliyografik denetimi konusunda uluslararası düzeyde bir politika oluşturmaktır.  Dokümantasyon olgusu Henry La Fontaine ve Paul Otlet’in çalışmaları sonucunda yaygınlaşmış ve uluslararası düzeyde destek bulmuştur. Bu ikili tarafından 2-4 Eylül 1895 tarihinde düzenlenen «Ulusal Bibliyografya Konferansı» sonunda, daha sonra “Fédération International de Documentation” adını alan “International Institute of Bibliography (IIB)” kurulmuştur.  IIB’nin yapısı 1924 yılında değişir. Bu tarihe kadar bilim adamlarının uluslararası bir kuruluşu olan IIB, bu tarihten sonra üye ülkelerin federasyonu (FID) olur.

36 Avrupa’dan ABD’ye Dokümantasyon  Batı Avrupa’da “dokümantasyon” terimi ile ile ifade edilen çalışmaların yankısı kısa sürede ABD’de hissedilmiştir. Bunun sonucunda Amerikan Kütüphane Derneğinden ayrılan üyelerin çabaları ile American Documentation Institute (ADI) 1937 yılında kurulmuştur. Amaç, I. Dünya Savaşı sonrasında hızla artmakta olan bilimsel ve teknik literatürün denetim altına alınması ve bilim adamlarının bilgiye erişim sorunlarını çözmektir.  ADI’ın üyeleri ülkedeki başlıcaları bilim dernekleri, mesleki kuruluşlar, ulusal kütüphaneler, arşivler ve bu konuyla ilgilenen kamu ve özel kuruluşların temsilcileriydi.

37 ADI’ ın Amaçları  Amerikan Dokümantasyon Enstitüsü’nün gerçekleştirmek istediği görevler arasında başlıcaları; bilimsel yayınların mikrofilmlerini hazırlamak, bilim insanlarının henüz yayınlanmasını istemedikleri çalışmaların mikrofilm merkezini oluşturmak, bilimsel dergilerdeki makalelerin özetlerini içeren süreli yayın çıkarmak ve bilimsel çalışmalara erişimi mümkün kılacak mikrofilm ortamında bir indeks hazırlamak.  2.Dünya Savaşı sonrası Sovyetler Birliği’nin ilk yapay uydusu «sputnik» le elde ettiği başarı ABD’de dokümantasyon çalışmalarını hızlandırmış, kısa bir sürede ADI’ın üyesi sayısı on yıl içinde 2500’e çıkar.

38 DOKÜMANTASYON ÇALIŞMALARININ Kütüphaneciliğe Yansımaları  Dokümantasyon çalışmalarından kütüphanelerin ve kütüphaneciliğin bu büyük ölçüde etkilendiği görülmektedir.  Geleneksel kütüphane uygulamalarının dokümantasyon alanında ortaya çıkan yeni gelişmeler ışığında gözden geçirilmesi gerektiği anlayışı yaygınlık kazandı.  Kütüphanelerin ve kütüphaneciliğin gerçekte çalışma alanının bilgi taşıyıcılardan çok bilginin kendisiyle ilgili olduğu daha sık vurgulanır oldu.  Kütüphanecilik bölümlerinin ders programlarında «dokümantasyon» ve “Bilimsel Araştırma Yöntemleri” konularına yer verilmeye başlandı.

39 - ııı - BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ VE BİLGİ MERKEZLERİ

40 Bilgisayar Teknolojisine Tepkiler  Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler, uygarlık sürecinde yeni bir dönemi başlatırken, sanayi toplumunun tüm kurum ve kuruluşlarını etkilemiş; onları yapısal düzeyde bir nitelik değişikliğiyle karşı karşıya bırakmıştır. Ancak bu süreç, bilgi merkezlerini ilgilendirdiği kadarıyla hiç te kolay olmamıştır.  Üçüncü kuşak bilgisayarların yaygınlaştığı, dördüncü kuşak bilgisayarların yavaş yavaş piyasaya girdiği 1970’li yılların başlarında bile kütüphanecilik alanındaki bazı araştırmacılar, kütüphane hizmetlerinde bilgisayar kullanımını “bon bon şekerini karşı kasabaya götürmek için Boeing 747 kiralamaya” benzetmişlerdir.

41 Bilgisayar Teknolojisine Uyum Çalışmaları  Bilgisayarların kütüphanelerde kullanılabileceği, 20. yüzyılın ortalarında dokümantasyon alanında edinilen kazanımların fark edilmesinden sonra anlaşılmıştır.  Bilgisayar teknolojisinin iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle bütünleşmesi, bilgi hizmetlerinde bilgisayar kullanımını yaygınlaştırılmış ve bu kuruluşlar yazılı-basılı bilgi kaynaklarını bulunduran ve hizmete sunan kuruluşlar olmanın ötesine geçmişlerdir. Bilgi merkezleri ortaya çıkan yeni toplumsal yapının rekabet koşullarına uyum göstermek, pazar paylarını korumak ve mümkünse genişletmek amacıyla arayışlar içine girerek yeni roller üstlenmişlerdir.( Yaşamboyu öğrenme, Yerel kültürün korunması ve dijitalleştirilmesi, yerel ekonominin desteklenmesi, Toplumsal bütünleşmeye yardımcı olmak, Yaratıcı hizmetler geliştirmek, Demokratik gelişmeye katkı sağlamak gibi)

42 Bilgi Teknolojilerinin Etkilediği Alanlar  20. Yüzyılın ortalarından başlayarak süre gelen bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler toplumu bir bütün olarak yeniden biçimlendirirken, bilgi merkezlerini ve hizmetlerini de çok yönlü olarak etkilemiş ve onları adeta başkalaştırmıştır. Bu bağlamda etkilenen başlıca alanlar şunlardır: o Bilginin yer aldığı ortamlar o Kullanıcıların beklentileri o Hizmet Anlayışı o Bilgi profesyonellerinin nitelikleri

43 Yeni Bilgi Merkezi  Ortaya çıkan bu yeni “Bilgi Merkezi” yapılanmasından sanal kütüphane, elektronik kütüphane ya da dijital kütüphane diye söz edilmektedir. Bu yeni süreçte, bilgi merkezleri somut mekânlar olmanın ötesine geçmişlerdir. Hizmetlerden yararlanmak için bilgi merkezlerine gitme zorunluluğu ortadan kalkmıştır.  Bilgi merkezlerine gelen kullanıcı sayısındaki azalmaya karşın, çevrimiçi kaynakların ve hizmetlerin kullanımı basılı kaynakların kullanımına oranla katlanarak artmaktadır.  Bu yeni ortam eskisinden çok farklı bir kullanıcı kitlesini yaratmıştır. Kullanıcılar bilgi merkezlerine gitme yerine çeşitli aygıtlar kullanarak bilgiye erişmeye çalışmakta, çevrimiçi erişilemeyen bilginin var olmadığı düşünülmektedir.

44 T E Ş E K K Ü R E D E R İ M Bilgi Merkezlerinin Gelişimi (Genel) Information is like water. It needs to flow to be useful


"BİLGİ MERKEZLERİNİN GELİŞİMİ. Giriş  Bilgi merkezlerinin gelişimine tarihsel bir yaklaşım söz konusu olduğunda, üç büyük olaya ya da teknolojiye değinmek." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları