Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DÜNYA BANKASI VE ULUSLARARASI PARA FONU (IMF)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DÜNYA BANKASI VE ULUSLARARASI PARA FONU (IMF)"— Sunum transkripti:

1 DÜNYA BANKASI VE ULUSLARARASI PARA FONU (IMF)
ULUSLARARASI EKONOMİK ÖRGÜTLER DÜNYA BANKASI VE ULUSLARARASI PARA FONU (IMF)

2 I. DÜNYA BANKASI Dünya Bankası Grubu (İngilizce:World Bank Group (WBG)), 5 uluslararası organizasyon tarafından oluşturulan ve amacı genellikle fakir ülkelere kredi vererek destek olmak olan bir çatı kurumdur. WBG, Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı'nda (01-22 Temmuz 1944) ortaya çıkan anlaşma olan Bretton Woods sistemi Uluslararası Sözleşmesi kabul edildikten sonra 27 Aralık 1945 tarihinde resmi bir varlık haline geldi. 25 Haziran 1946 tarihinde faaliyetlerine başlayan kurum 9 Mayıs 1947 tarihinde ilk krediyi onayladı. Savaş sonrası yeniden yapılanma için Fransa'ya US$ 250 milyon verildi. Dünya Bankası Grubu içindeki beş kurum şunlardır: 1. Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) 2. Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) 3. Uluslararası Finans Kurumu (IFC) 4. Çok Taraflı Yatırım Garantisi Ajansı (MIGA) 5. Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi (ICSID)

3 I. DÜNYA BANKASI "Dünya Bankası" terimi genellikle sadece i) Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve ii) Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA)'yı ifade eder. Dünya Bankası Grubu (WBG) ise buradaki beş kurumun tamamını ifade etmektedir. Dünya Bankası (IBRD ve IDA) faaliyetleri özellikle gelişmekte olan ülkelerde, i. insan gelişimi (örneğin eğitim, sağlık), ii. tarım ve kırsal kalkınma gibi alanlarda (örneğin sulama, köy hizmetleri), iii. çevre koruma alanlarında (örneğin kirlilik azaltma, yönetmelik yapmak ve uygulamak), iv. altyapı (yol, kentsel dönüşüm, elektrik) ve v. yönetim (örneğin yolsuzlukla mücadele, yasal kurumları geliştirme) gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. IBRD ve IDA üyesi ülkelerin yanı sıra yoksul ülkelere tercihli krediler ve hibeler de verilmektedir. Krediler veya belirli projeler için hibe genellikle sektör veya ekonomide daha geniş politika değişiklikleri ile bağlantılıdır. Örneğin, kıyı çevre yönetimini geliştirmek için verilecek bir kredi ya da hibe ulusal ve yerel düzeylerde kirliliği sınırlamak için yeni düzenlemelerin uygulanmasını ve yeni çevresel kurumların oluşturulmasını şart koşabilir. Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Çok Taraflı Yatırım Garantisi Ajansı (MIGA) sırasıyla özel sektör yatırımları ve sigorta sağlar. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubu'nun da gözlemcisidir.

4 I. DÜNYA BANKASI

5 I. DÜNYA BANKASI Dünya Bankası Kredi Tahsislerinde Esas Alınan Kriterler Dünya Bankası kredi verirken; - Üye ülkenin özel piyasadan kredi temin edebilme kapasitesi, Banka dışındaki kaynaklardan finansman sağlayıp sağlayamayacağı, - Kredinin kullanılacağı proje veya programın niteliği, proje veya programın ülke ekonomisindeki yeri, - Krediyi talep edenin kurumsal kimliği, statüsü, - Krediyi isteyen devletin ekonomik yapısı ve finansman yapısı, mali yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, gibi hususları göz önünde bulundurmaktadır. Banka, bu kapsamda belirlediği ve zaman içerisinde geliştirdiği objektif bazı kriterler çerçevesinde kredi taleplerini inceleyerek değerlendirir ve karara bağlar.

6 I. DÜNYA BANKASI Kredi Şartları
IBRD’nin sağladığı borçlar ülkenin durumuna göre değişmekle birlikte geri ödemesi 3 ila 5 yılda başlamak üzere, 15 ila 20 yıl sürelidir. Orta ve uzun vadeli bu borçlara projeden projeye değişken üç tip faiz uygulanmaktadır. 1.Değişken oranlı döviz sepeti. 2.Değişken oranlı tek para. 3.Sabit oranlı tek para Kredi belirli bir projeye yönelik olarak proje sahibi kuruluşa ve ülke hükümetine proje kredisi olarak verilebileceği gibi üye ülkelerin Banka’ca belirlenen belirli amaçlara yönelik yapısal düzenlemeleri yapması, ekonominin veya belirli sektörlerin yeniden yapılandırılması gibi amaçlarla program-uyum kredisi olarak da verilebilmektedir. Dünya Bankası, kredi olarak kullandırdığı kaynakları temin etme maliyetinin üzerine 75 b.p. (yüzde 0.75) tutarında bir marj koyarak bunu borçlularına yansıtmaktadır. Ancak Banka, AAA dereceli (rating) bir kuruluş olarak LIBOR oranının altında borçlanabilmekte olup, bu durum üye ülkelerin borçlanma maliyetlerinin düşmesine yol açmaktadır. Banka’nın borçlanma maliyeti ortalama olarak LIBOR-29 b.p. seviyesindedir. Banka, ayrıca, üye ülkeden kredi yürürlüğe girdikten sonra kredi tutarının yüzde 1’i oranında ön komisyon (front-end-fee) ücreti tahsil etmektedir. Banka (proje) kredileri, yürütülen projenin ihtiyaç duyduğu ithal mal ve hizmetler için yapılacak harcamaları karşılamak üzere döviz olarak kullanılır. Bir başka deyişle, Banka kredileri sadece projenin dış finansmanının sağlanmasına yöneliktir. Projenin geri kalan kısmı ise krediyi alan tarafından karşılanmaktadır. Ancak Banka; bazı istisnai hallerde mahalli harcamaların finansmanında da döviz sağlayabilmektedir

7 I. DÜNYA BANKASI Kredilerin Geri Ödeme Koşulları
Dünya Bankası’ndan kaynak sağlayan ülkeler, milli gelirleri doğrultusunda dahil oldukları ülke grupları için geçerli olan yapıda Banka’dan kaynak sağlayabilmektedirler. Krediler için toplam vade, anapara geri ödemesiz dönem ve geri ödeme döneminden oluşmaktadır. Faiz ödemeleri ise kullanımlarla birlikte başlamaktadır. Dünya Bankası, kredilerin geri ödenme sürelerinin tespiti bakımından, kredi verdiği az gelişmiş ülkeleri, kişi başına düşen GSMH bazında üç sınıfa ayırmıştır. Bu ayrım çerçevesinde kredilere; i. En yüksek gelir düzeyine sahip ülkeler grubu için 3 yıl ödemesiz dönem ve 15 yıl vade. ii. Orta gelir düzeyine sahip ülkeler grubu için 3 yıl ödemesiz dönem ve 17 yıl vade. iii Düşük gelir düzeyine sahip ülkeler grubu için 5 yıl ödemesiz dönem ve 20 yıl vade uygulanmaktadır. Kredilerin geri ödenmesinde iki yöntem uygulanmaktadır. Hangisinin uygulanacağının seçiminin borçluya bırakıldığı bu yöntemlerden; - Eşit Miktarlı Ödeme yönteminde; geri ödeme tutarı, alınan toplam kredi ödemesiz dönem dışında kalan yıl sayısına bölünerek, her yıl için eşit miktarda, - Artan Miktarlı Ödeme yönteminde ise geri ödeme tutarı, toplam kredi miktarı, ödemesiz dönem dışında kalan yıllara, düşük miktardan başlayıp, giderek artan miktarda devam etmek üzere yayılarak hesaplanır.

8 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
IMF, 1944 yılında Bretton Woods Konferansı’nda Dünya Bankası ile birlikte kuruldu ve 1946’da faaliyete geçti. Uluslar arası para sisteminin düzenli biçimde işlemesini sağlamak üzere, geçici olarak dış ödeme açığı sorunlarıyla karşılaşan üye ülkelere kredi desteğinde bulunmakla görevlidir. IMF ve Dünya Bankası’nın üyeleri aynıdır. Birine üye olan diğerine de olur. İlk kuruluşundan buyana Türkiye’nin de üyesi bulunduğu bu ikiz kuruluşlara üye ülke sayısı günümüzde 180’in üzerindedir. A. IMF’NİN GÖREVLERİ 1. Geçici biçimde ciddi dış ödeme açığı ve ekonomik istikrarsızlığa sürüklenen ülkelere kısa vadeli kredi sağlamak, 2. Mali krize giren ve dolayısıyla ulusal parası yoğun spekülasyona uğrayan ülkelere krizin atlatılması için mali destekte bulunmak, 3. Üye ülkelerin uluslar arası ticari bankalara veya resmi kuruluşlara olan ve ödenemeyen borçlarının ortaya çıkması durumunda sorunun çözümü için aracılık yapmak, yeni ödeme planları ve borç erteleme anlaşmalarının hazırlanmasına yardımcı olmak, 4. Uluslar arası mali sistemin işleyişine zarar vermesini önlemek üzere üye ülkelerin kur politikalarını gözetlemek ve denetlemek, 5. Üye ülkelerde dış ticaret ve kambiyo rejimlerinin liberasyonunu özendirici çalışmalarda bulunmak, bu konularda üyelere teknik yardım ve eğitim hizmetleri sunmak, 6. Dünya Bankası ile işbirliği içerisinde üye ülkelerdeki makroekonomik ve yapısal uyum politikalarına finansal destek sağlamak.

9 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
IMF üyesi her ülkeye girişte bir kota belirlenir. Üyelerin Fon’la yapacakları mali işlemler ve Fon’un yönetime katılmadaki ağırlıkları onların kotalarına bağlıdır. Daha açık bir ifadeyle kotalar ülkelerin üyelik katkıları, oy verme hakları, çekebilecekleri kaynak miktarı ve Özel Çekme Hakları’nın (SDR) dağıtımı gibi yönlerden önem taşır. (1) Üyelik Katkısı: Kotalar her üyenin Fon’a yapacağı mali katkıları gösterir. Ülkeler üye olduklarında, kotalarının %25’i kadar uluslar arası rezerv paralarla (SDR veya onun kapsamındaki sağlam paralarla) %75’i kadar da kendi ulusal paraları ile IMF’e ödemede bulunurlar. Uluslar arası paralara dayanan %25’lik dilime “rezerv tranşı” adı verilir. (2) Oy verme ağırlığı: IMF kararlarında kullanılacak oyların ağırlığı, ülkelerin kotalarıyla orantılıdır. En yüksek kotaya sahip ülkeler, IMF’nin temel yönetim organı olan Guvernörler Kurulu’nda daimi temsilcilik hakkına sahiptirler. (3) Fondan sağlanacak kredi miktarı: Fondan sağlanacak kredi miktarı kotalarla sınırlıdır. (4) Yeni yaratılan SDR’lerin dağıtımı: SDR, mevcut rezervlere ek olarak uluslar arası likidite ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1970’de Fon tarafından yaratılmış bir kaynaktır. Yeni SDR çıkartıldığında bu kaynaklar üye ülkeler arasında Fon’daki kotaları oranında dağılır. Fon yasasına göre kotalar, üye ülkenin ulusal geliri, dış ticaret hacmi ve sermaye işlemlerinin hacmi gibi ekonomik ve mali göstergelere göre belirlenir. Kotalar her 5 yılda gözden geçirilir ve Guvernörler Kurulu’nun %85 oy ağırlığı ile değiştirilebilir. IMF kotalarında en yüksek payı %17.1 ile ABD alırken, %6.1 ile Japonya, %6.0 ile Almanya, %4.9 ile İngiltere ve Fransa gelir. Türkiye’nin kotadan aldığı pay ise %0.5’tir.

10 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
IMF ve Dünya Bankası’nın merkezleri Washington’dadır. IMF’in en üst karar organı Yönetim Kurulu’dur. Bu kurul üye ülkelerin maliye bakanları veya merkez bankası başkanlarından oluşur, toplantılarını yılda en az bir kez Dünya Bankası ile birlikte yapar. Yürütme Kurulu, Fon’un sürekli karar organıdır. Günlük işleri yürütmekle görevlidir. Üye ülkelerden seçilen ve atanan direktörlerden oluşur. Fon’a belirli konulardaki çalışmalarında yardımcı olmak üzere kurulan çeşitli komiteler vardır. Bunlardan birisi Ara Karar Komitesidir. Normal olarak yılda iki kez toplanır, uluslar arası para sisteminin yönetimi ve uygulanmasının gözetimi ile ilgilenir. Ayrıca para sisteminin işleyişindeki aksaklıkları önlemek, gerektirdiğinde kotaları artırmak, Fon sözleşmesinde değişiklik yapmak gibi konularda raporlar hazırlar ve Yürütme Kurulu’na sunar. Diğer bir komite de Kalkınma Komitesi’dir. Genellikle Ara Karar Komitesi ile birlikte toplanır, AGÜ’lere mali kaynakların aktarılmasıyla ilgili konularda çalışmalar yapar, önerilerde bulunur. Son olarak diğer bir kuruluş da 24’ler Grubu’dur. Fon’a resmen bağlı olmayan bu oluşum, 1972 yılında 77’ler grubu tarafından kurulmuş ve uluslar arası para sisteminin reformuna ilişkin çalışmalarda AGÜ’lerin görüşlerini belirlemek ve savunmakla görevlidir.

11 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
B. IMF KREDİLERİ: IMF kredileri genelde dış ödeme açıkları veren ülkelere yönelik kısa vadeli krediler şeklinde olduğu için uzun vadeli yapısal uyum kredileri veren Dünya Bankası’ndan bu yönüyle farklılaşmaktadır. Fakat son yılarda kısa vadeli krediler yanında orta vadeli kredi kullanımına da başlanmıştır. 1. Fon’un Kredi Mekanizması: Fon’un kredi mekanizması geleneksel borç verme işlemlerinden farklıdır. Bir ülkenin Fon’dan borçlanması, o ülkenin kendi ulusal parasının Fon’dan sağlanan rezerv para ile “değiştirilmesi” biçiminde olur. Borçlanmak isteyen ülkeler, Fon’dan istedikleri ve Fon’un da kabul edeceği bir rezerv para veya SDR satınalabilirler. Dolayısıyla Fon’dan borçlanmak için üye ülke ile IMF’in bir anlaşmaya varmasını gerektirir. Bu anlaşmada üye ülke, aynı zamanda belirlenen sürelerde Fon’a yatırdığı ulusal parasını “geri alma”yı taahhüt eder. Geri ödme süresi genellikle 3-5 yıldır. Kredi kullanan ülkeler, borçlanma nedeniyle Fon’da biriken ulusal paraları karşılığında Fon’a bir faiz öder. Bu faiz oranı normal olarak uluslar arası özel mali piyasalardan sağlanan ödünç kaynaklara göre daha düşüktür. Tersine rezerv tranşına sahip ülkelere ise Fon tarafından bir faiz ödemesi yapılır. Fon’dan yapılacak borçlanmanın normal olarak bir sınırı vardır. Kural olarak herhangi bir anda Fon’un emrinde bulundurulan bir ülkeye ait ulusal para miktarı, o ülke kotasının %300’ünü geçmemelidir. Ülkelerin kayıt için Fon’a yatıracakları ulusal para miktarının toplam kotanın %75 olduğu dikkate alınırsa, Fon kaynaklarından borçlanmanın üye ülke kotasının %225’i ile sınırlı olacaktır. Fakat son yıllarda farklı amaçlar nedeniyle kredi limitleri bu sınırların üzerinde seyretmeye başlamıştır.

12 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
B. IMF KREDİLERİ: 1. IMF Kredileri: Fon Üzerindeki Normal Çekme Hakları: Üye ülkeler, finansman ihtiyaçlarının niteliğine göre IMF’den farklı hesaplar veya kaynaklar çerçevesinde kredi alabilirler. Ama Fon’un temel kredi kaynağı “normal çekme hakları” olarak bilinen kredi dilimlerinden yapılan borçlanmadır. Bunlar da destekleme kredisi biçiminde verilir. (a) Kredi Tranşlarından Borçlanma: Destekleme (Stand-by) Kredileri: Fon’un ana kredi kaynağı olan Genel Kaynak Hesabı’ndan alınabilecek krediler bir’den Dört’e kadar yükselen dilimler biçimindedir. Her kredi dilimi, normal olarak üye ülke kotasının %25’ine eşittir. Birinci kredi dilimi kapsamındaki kaynak kullanımlarında fazla bir koşul gerekmez. Ülkenin ödemeler dengesizliğini gidereceğini belirtmesi yeterlidir. Diğer dilimlerden borçlanma koşulları daha ağır şartlara bağlanmıştır. IMF kredileri destekleme kredileri olarak verilir ve şartlılık ilkesine tabidir. Destekleme kredileri, 2-3 yıl süreli makroekonomik politikaların uygulanmasını öngören istikrar programlarına bağlı olarak verilmesi nedeniyle bu isimle anılırlar. Daha ileri dilimlerden kredi kullanılması ülkenin ortaya koyduğu uygulamaları başarılı bulması (performans kriteri) gerekir. Şartlılık ilkesi: Bu ilkeye göre geçici olarak dış açıklarla karşılaşan, dış ödemelerini gerçekleştiremeyen, döviz piyasalarında büyük baskılar yaşayan, enflasyon oranı aşırı yüksek, kısacası dış ve iç ekonomik dengeleri ciddi biçimde bozulan üye ülkeler IMF’den kredi talebinde bulunabilirler. Bu sorunları yaşayan ülkeler bir istikrar programı hazırlayarak IMF’e sunarlar. IMF sunulan bu programa “niyet mektubu” adı verilir. IMF’in kredi alacak ülkelerden yerine getirmesini istediği koşulların bir kısmı standart olduğu için bunlar dünya kamuoyunda “IMF reçetesi” olarak isimlendirilir.

13 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
B. IMF KREDİLERİ: (a) Kredi Tranşlarından Borçlanma: Destekleme (Stand-by) Kredileri: IMF’in üzerinde durduğu önlemler arasında aşağıdakiler dikkatleri çekmektedir: * Kamu harcamalarının kısılması, * Kamu yatırımlarının azaltılması, * Kamu personelinin ücret artışlarının sınırlandırılması, * Vergi oranlarının yükseltilmesi, * Yeni vergiler konması, * Para arzının daraltılması ve faizlerin yükseltilmesi, * Ulusal paranın dış değerinin düşürülmesi, * Piyasa mekanizmasına müdahalelerin azaltılması, * Dış ticaretin ve döviz piyasalarının serbestleştirilmesi. Ülkenin hazırladığı ekonomik önlemler paketinin Fon tarafından onaylanması, hem bu kuruluşun hem de öteki uluslar arası özel mali piyasalardan borçlanma açısından büyük önem taşır. Kredilerin serbest bırakılması, uygulamaların başarılı olması kadına bağlıdır. İlave kredi dilimlerini kullandırılması için yeni niyet mektuplarının hazırlanmasına bağlıdır.

14 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
B. IMF KREDİLERİ: (b) Destekleme (Stand-by) Kredileri Dışında IMF’den Sağlanan Krediler: * Uzatılmış Fon Hesabı: Yapısal veya makroekonomik sorunlardan kaynaklanan dış ödeme güçlüklerini gidermek amacıyla verilen ve vadesi 3-4 yıl olan krediler. * Genişletilmiş Finansman Hesabı: Fon’un büyük desteğini gerektiren programlara ek kaynak sağlamak amacıyla kullanılır. * Telafi Etme ve Olası Durumlar Hesabı: Telafi bölümünden ihracat gelirlerinde ve hizmet kazançlarındaki düşüşleri ve tahıl ithalindeki beklenmedik artışları karşılamak üzere kredi sağlanır. Olası durumlar bölümünde ise, Fon’la anlaşarak bir program uygulayan ülkelerin öngörülmeyen dış şoklardan olumsuz yönde etkilenip reformlarını yavaşlatmaması amaçlanır. * Tampon Stok Finansman Kolaylığı: İlkel bazı tarım ürünlerinin dünya fiyatlarını istikrarlandırmak için kurulmuş bulunan tampon stoklar programlarının finansmanına katkıda bulunmak amaçlanır. * Yapısal Uyum Kolaylığı: Sürekli dış ödeme sorunlarıyla karşılaşan en yoksul ülke durumundaki AGÜ’lere, orta vadeli makroekonomik politikaları ve yapısal reformları destekleme üzere, oldukça uygun koşullardan kredi sağlayan fondur. * Yoksulluğu Azaltma ve Büyüme Hesabı: Yararlanma koşulları ve program özellikleri bakımından Yapısal Uyum Kolaylığı’na benzerdir. En az gelişmiş ülkelerde yoksulluğun azaltılması ve sürdürülebilir bir kalkınma için gerekli koşulların hazırlanmasına yöneliktir. IMF’in koşulluluk ilkesi zaman içinde hem ulusal ekonomide doğurduğu deflasyonist etkiler açısından hem de koşulların kapsamının genişletilmesi bakımından önemli eleştirilere konu olmuştur. IMF reçeteleri daraltıcı maliye ve para politikalarını içermesi nedeniyle AGÜ ve GOÜ’lerde toplam talebi kısarak bu ülkelerde ciddi bir durgunluk yaratmaktadır. Bu nedenle IMF’in şartlılık ilkesi yoğun bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır.

15 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
C. ÖZEL ÇEKME HAKLARI: Özel Çekme Hakları (SDR), programı, IMF’nin aynı adı taşıyan ayrı bir departmanı tarafından yürütülür yılında uluslar arası likiditeyi artırmak üzere IMF tarafından yaratılan özel bir uluslar arası rezerv aracıdır. Bu kanaldan üye ülkelere, normal çekme haklarından ayrı bir dış rezerv sağlanmış olur. SDR bir hükümetin, diğerinin merkez bankasından, onun ulusal parasını çekmesine olanak veren bir haktır. Örneğin Türkiye’nin dolar rezervine ihtiyacı olsun ve bu amaçla sahip olduğu SDR’lerini kullanmak istesin. Bunun için bütün yapacağı iş, elindeki SDR’leri Amerikan Merkez Bankası’na devretmekten ibarettir. SDR’leri devralan Federal Reserve Bank (ABD MB), bunların karşılığı olan dolar miktarını Türkiye’ye transfer etmekle yükümlüdür. SDR programına göre bir üye ülke, diğerlerinin kendisine devredeceği SDR’leri, ilk tahsisinin üç katına ulaşıncaya kadar kabul etmekle yükümlüdür. Toplam oy hakkının %85 ile yeni SDR’lerin çıkarılmasına karar verilir ve üye ülkeler arasında dağıtılır. Yeni SDR yaratmak için herhangi bir karşılık (altın vs.) bulundurmaya gerek olmadığı için bazı çevreler SDR’leri “kağıt altın” olarak nitelendirmişlerdir. Bugüne kadar yalnız üç parti SDR çıkartılmıştır: * : 9.3 Milyar $ değerinde * : 12 Milyar $ değerinde * 1998 : 21.4 Milyar $ değerinde (yeni katılan üyelere dağıtılmıştır) Özetle SDR’ler karşılıksız olarak çıkartılan ve üye ülkeye IMF kredileri gibi fon tarafından mali kaynak sağlamak yerine, öteki ülkelerin parasını elde etme olanağı verir. Bununla birlikte net SDR kullanıcısı ülkeler, bunun karşılığında bir faiz ödemesi yapar, ilk tahsisinden fazla SDR elde eden ülkelere de bir faiz ödemesi yapılır. SDR üzerindeki faiz oranları, sepette yer alan paraların kısa süreli faiz oranlarının ortalamasına göre hesaplanır.

16 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
C. ÖZEL ÇEKME HAKLARI: SDR’ler hem bir uluslar arası likidite aracı (rezerv parası), hem de bir hesap birimi görevi yapar. 1970’de program ilk kez uygulamaya konduğunda SDR, doların altın paritesine bağlanmıştı ve 1 SDR=1 $ idi. Dolar altına göre devalüe edildiğinde SDR’nin altın karşılığı sabit tutulduğu için SDR’nin dolar fiyatı da yükselmiş oldu. Dalgalı kur dönemine geçildikten sonra 1974 yılından itibaren SDR’nin değeri “para sepeti”ne göre belirlenmeye başlanmıştır. SDR’nin hesaplanmasında önceleri 16 sanayileşmiş ülkenin ulusal paraları esas alınıyordu. 1981’den sonra ise beş büyük ulusal paraya (dolar, mark, frank, yen ve sterlin) göre yapıldı. Euro’nun kullanımı ile beraber 2000 yılından bu yana ise SDR’nin değeri, dolar, euro, yen ve sterline göre belirlenmeye başlanmıştır. SDR değeri belirlenirken ülkelerin ekonomik ve ticari büyüklükleri dikkate alınır. SDR, ulusal paraların dalgalanmaya bırakıldığı bir dönemde, büyük ölçüde değerini koruyan bir para niteliğine sahip olduğu için uluslar arası mali işlemlerde önemli bir hesap birimi görevi yapar. Fiziki bir varlığı olan para değildir. Bununla birlikte Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, Asya Kalkınma Bankası ve İslam Kalkınma Bankası gibi bazı uluslar arası veya bölgesel kuruluşlar da borç ödeme ve alacak tahsili gibi işlemlerinde SDR kullanırlar. SDR ayrıca uluslar arası borç, alacak, yatırım, bütçe vs. gibi varlıkların mali değerlerinin ölçülmesinde de kullanılan bir değer standardı rolü oynar. Dolara göre çok daha istikrarlı olması bu yönüyle önem taşır. Ayrıca sabit kur uygulamasına devam eden bazı ülkeler, ulusal paralarını SDR’ye bağlamışlardır. Son olarak bazı özel işletme veya kuruluşlar uluslar arası piyasalardan borçlanmak üzere SDR cinsinden tahvil ihraç edebilmektedirler.

17 II. ULUSLAR ARASI PARA FONU (IMF)
D. IMF’NİN KUR POLİTİKALARINI GÖZETLEME FONKSİYONU: Bretton Woods sistemi sonrasında IMF’nin görevleri azalmamış aksine daha da artmıştır. Örneğin günümüzde birçok ülkede izlenen müdahaleli dalgalı kur politikalarının neden olabileceği haksız rekabet durumlarının önüne geçebilmek için IMF kur politikalarını gözetleme fonksiyonuna sahiptir yılında yapılan Jamaika anlaşması ile ülkelere IMF bildirmek üzere istediği kur politikalarını takip etme esnekliği tanınmış ve bu çerçevede IMF ülkelerin kur politikalarını gözetleme veya denetleme yetkisi verilmiştir. Fon’un gözetleme görevine ilişkin olarak 1977 belirlediği ilkeleri şöyledir: * Üye ülkeler, döviz piyasasındaki kısa süreli istikrarsızlıkları giderici önlemler alacak, ancak bu müdahalelerle kurların uzun dönemli eğilimi saptırılmayacaktır. * Üye ülkeler döviz piyasası müdahalelerinde, özellikle piyasada paralarını alıp sattıkları ülkelerin çıkarlarına zarar vermeme amacını ön planda tutacaklardır. IMF, gözetim fonksiyonunu “danışma toplantıları” adı verilen ve üye ülkelerle periyodik olarak yaptığı ikili danışma toplantıları ile yerine getirir. E. IMF-DÜNYA BANKASI İŞBİRLİĞİ: İkiz kuruluşlar olan IMF ve Dünya Bankası’nın üyeleri aynıdır. Fakat her iki kuruluşun faaliyet alanları birbirinden farklıdır. IMF, dış denkleşme ve uluslar arası mali konularla ilgilenirken, DB AGÜ’leri kalkınma sorunları alanında uzmanlaşmıştır. Ancak uzmanlık alanlarındaki farklılaşmaya rağmen, sorunlar birbiriyle bağlantılı olduğu için bu iki kurumun sıkı işbirliği içinde olmasını gerektirir. Son yıllarda IMF’in borç verme politikası kısa vadeli kredilerden, orta vadeli yapısal ve dış denge amaçlı kredilere doğru değişirken, DB da geleneksel proje kredileri yanında ülkelerin sektörel uyum ve makroekonomik politikalarının desteklenmesi amacına yönelik kredileri giderek artırmıştır. Amaçların aynı yönde değişmesi Fon ile Banka arasındaki işbirliğini daha da yoğunlaştırmıştır.


"DÜNYA BANKASI VE ULUSLARARASI PARA FONU (IMF)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları