Eğitim ve Ekonomi İlişkisi

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
İŞLETMELERİN ÇEVRESİ VE ÇEVRE FAKTÖRLERİ
Advertisements

KOOPERATİFLERDE ETKİNLİK
SUNUM.
Nüfusun Yaşlanması Çalışma Grubu
EĞİTİM VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME
Büyümenin Bileşenleri Yada Belirleyicileri
Soru: Ülkemizin sanayi ihracatında, ilk üç sırayı hangi Sektörler alır? Yanıt: Otomotiv( milyon $-%17,3) Hazır giyim( milyon $-%14,6) Kimya(
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
Üniversite Eğitimi ve Sürdürülebilir İktisadi Kalkınma Olgusu
TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER FAKÜLTESİ
Ekonomi Nedir ? İnsan ihtiyaçlarını sonsuz bu ihtiyaçlar için gerekli olan kaynaklar sınırlıdır. Sınırsız ihtiyaçlar ile sınırlı kaynak arasındaki dengeyi.
YENİ BİR DÖNEME BAŞLANGIÇ
EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
EKONOMİK BÜYÜME VE KALKINMA
Yaşar KOCAOĞLU Demografik Dönüşüm ve Yaşlanma
Bu Sunu En İyi Ofis 2010 Yüklü Bilgisayarlarda Görüntülenir
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
Dünya’da ve Türkiye’de zeytinyağı gündemi
Ders 8 Temel Analiz Hüseyin İlker Erçen
MİLLİ GELİRİN HESABI.
6. BÖLÜM EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
NÜFUS ÖZELLİKLERİ VE NÜFUSUN ÖNEMİ
EĞİTİM-YAYIM İHTİYAÇ ANALİZİ ARAŞTIRMASI PROJESİ
KÜRESELLEŞMENİN BEYİN GÖÇÜNE ETKİSİ VE TÜRKİYE
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
KIRSAL KALKINMA ve ÖRNEK PROJELER
II Hafta Plan Nedir? Eğitim-öğretimde Plan Yapmanın faydaları
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
1929 BUHRANI VE türkİye ekonomisi üzerİne etkİleri
MAKRO EKONOMİ 5. HAFTA.
MAKRO EKONOMİ 4. HAFTA.
Mahmut BİLEN. Ders Değerlendirme Biçimi Vize %70 Ödev%10Dönem içi %50 Quizler%20 Final%50Dönem Sonu%50.
ÖZEL EĞİTİME GEREKSİNİM DUYAN ÇOCUKLAR VE ÖZEL EĞİTİM
Küreselleşme ve Rekabet Öğr. Grv. Mehmet Ali ZENGİN.
PROF.DR. FİLİZ GİRAY ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ YÜKSEKÖĞRETİMİN FİNANSMANI.
EĞİTİM PLANLAMASI YÖNTEMLERİ
Yrd Doç Dr Turhan ŞALVA İş Sağlığı ve Güvenliği
KONU BAŞLIKLARI BİLGİ EKONOMİSİ GELİŞİMİ BİLGİ EKONOMİSİ ÖZELLİKLERİ
EĞİTİM FİNANSMANI ve OKULDA KAYNAK YÖNETİMİ
ÜLKEMİZDE NÜFUS / Nüfusumuzun Özellikleri
SAĞLIK HİZMETLERİ ARZI
MAKRO EKONOMİYE GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR
Pazar Çevresi ve Pazar Fırsatlarının İzlenmesi
Milli Gelir ve Fiyatların Genel Düzeyi: Toplam Talep ve Toplam Arz
EĞİTİMİN EKONOMİSİNE GİRİŞ
plan modelinin ana öğeleri
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
EKONOMİK BÜYÜME VE KALKINMADA EĞİTİMİN ROLÜ
YAYGIN EĞİTİM.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ( ):
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
Finans Nedir Finans, işletmenin gereksinim duyduğu fonların en uygun koşullarda ele geçirilmesi ve ele geçirilen fonların en etkin kullanımını sağlamaktır.
MAKRO İKTİSAT I BÖLÜM 9 UZUN DÖNEMDE HASILA VE FİYAT DÜZEYİ: KLASİK MAKRO MODEL YRD. DOÇ. DR. OKTAY KIZILKAYA.
YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim: Örgün eğitim sistemine hiç girmemiş
TÜRKİYE NÜFUSUNUN ÖZELLİKLERİ —Nüfus artışı yüksektir — Genç nüfus fazladır. — Aktif nüfus fazladır.(çalışabilecek nüfus). Çalışma çağındaki nüfustur.
 Eğitim ve Ekonomi İlişkisi  Eğitimin Getirileri  Eğitim Planlaması  Küreselleşme ve Eğitim.
Azgelişmiş Ülkelerin Profili
Yetişmesi için büyük kaynak gerektiren vasıflı insan gücünün, ilgisizlik ve imkânsızlıklar nedeniyle daha gelişmiş bir ülkeye göç etmesine beyin göçü.
Bu Sunu En İyi Ofis 2010 Yüklü Bilgisayarlarda Görüntülenir
Ekonomi Biliminin Doğuş Gerekçesi ; Kıtlık Kanunu Kaynakların;
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
İSTİHDAM ODAKLI MESLEKİ EĞİTİM KONSEPTİ
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
İSTİHDAM ODAKLI MESLEKİ EĞİTİM KONSEPTİ
EĞİTİMDE FIRSAT VE OLANAK EŞİTLİĞİ - EŞİTSİZLİĞİ
Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü
Sunum transkripti:

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Eğitimin Getirileri Eğitim Planlaması Küreselleşme ve Eğitim

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Toplum bireylerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve toplumsal açık bir sistem olan eğitim kurumu, ülkenin, eğitilmiş, nitelikli insan gücünü hazırlayan bir araçtır.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Son yıllarda ülkelerin kalkınmışlık düzeyleri ifade edilirken, kişi başına düşen milli gelir yanında, ülkelerin sahip olduğu insan gücü oranları da önemli bir gösterge olmuştur. Eğitim, kalkınmanın en etkili araçlarından biri olduğu için en değerli yatırımın insan kaynaklarına yapılan yatırım olduğu fikri kabul görmektedir.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Üretim tekniklerinde yaşanan hızlı değişim, eğitime daha fazla önem verme, bilgiye ve gelişmeye daha fazla yatırım yapma ihtiyacını ön plana çıkarmıştır. Rekabette üstünlüğü elde etmenin ve kalkınmada başarının temeli olarak kabul edilen ‘insan kaynağı’ kavramının altındaki gerçek onun etkili ve verimli kullanılmasında yatmaktadır.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Örgütler; varlıklarını sürdürmek, yoğun rekabet ortamında başarılı olabilmek ve sürekli değişime ayak uydurabilmek amacıyla bireyin eğitimine daha çok önem vermeye başlamıştır. Eğitim, bireysel gelişmeyi sağladığı gibi toplumsal, ekonomik ve sosyal kalkınmayı da sağlar.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Eğitimin amacı, bireylerin tutum ve davranışlarında istenilen yönde değişiklikler yapmak ise; Oluşturulacak davranışlar da toplumun, ekonominin, siyasal yapının ve bireylerin beklentilerine uygun olması gerekir.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Sistem eğitim kurumları ile eğitimin ve ekonominin ihtiyaç duyduğu insan gücü yetiştirmenin yanı sıra toplumdaki bireylere ülke ekonomisinin gerektirdiği tüketici davranışlarını kazandırarak da ekonomik gelişmeye katkıda bulunur. Eğitim sistemi işleyişinin, ekonominin kurallarına göre gerçekleşmesi gerekir.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Eğitim sistemi, yönetim sistemi ve ekonomik sistem arsında yakın bir ilişki ardır. Ekonomik sistem bir ülkenin yönetim ve eğitim sistemini belirler. Yönetim sistemi otokratik olan bir ülkenin eğitim sistemi demokratik olamaz.

Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Eğitim, ekonominin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirir (üretime katkısı) Eğitim hizmetinin yürütülmesinin ve hizmetten yararlanmanın belli bir maliyeti vardır (eğitim maliyeti), Eğitime yapılan harcamalar (makro-mikro) Kısa dönemde tüketim özelliği taşır, Uzun dönemde yatırım özelliği taşır, Eğitimin gelir yaratma etkisi vardır, Bireysel (mikro) düzeyde, Toplumsal (makro) düzeyde,

Eğitim- Ekonomi arasındaki ilişki Ortaöğretim ve yüksek öğretim de içine alındığında bireyler ortalama 18-24 yaşlarında mesleki becerilere sahip olarak ekonomik hayata katılmaktadır. Türkiye’de ortalama insan ömrünün 72 yıl olduğu düşünüldüğünde insanın ömrünün yaklaşık üçte biri eğitim- öğretim almakla geçmektedir. Bu süre, sadece bireysel anlamda değil aynı zamanda toplumsal olarak da büyük maddi kaynaklar gerektirmektedir. Bu bağlamda bir insana yapılan yatırım uzun vadede ekonomik gelire ve üretime dönüşmektedir.

Eğitim- Ekonomi arasındaki ilişki Ülkemizde bir insan aldığı eğitimden sonra üretime ve ekonomiye yaklaşık 25 yıl katkıda bulunabilmektedir. Alınan eğitim süresi ile üretim süresini kıyasladığımızda bire bir denk gelecek orandadır. İnsana yapılan bu denli büyük bir yatırımın doğal olarak ekonomiye büyük girdiler sağlaması amaçlanmaktadır.  

Eğitim- Ekonomi arasındaki ilişki İnsana yapılan yatırım sadece eğitimden oluşmamaktadır. Sağlık ve beslenme İnsan kaynağından gerektiği şekilde yararlanmak için bu üç alana yapılan harcamaların dengeli bir şekilde dağıtılması gerekmektedir. Ancak, şunu da unutmamak gerekir ki,  insana yatırımın temelini eğitim harcamaları oluşturmaktadır.

Eğitim- Ekonomi arasındaki ilişki Eğitim harcamaları ile eğitime ilişkin toplumsal talebin karşılanması ve ekonomik büyümenin veya gelişmenin hızlanması sağlanmaktadır. Eğitim düzeyi arttıkça toplam üretim düzeyinin de arttığı bilinen bir olgudur. Eğitime yapılan her ek lira harcamanın milli geliri de artıracağı ifade edilebilir.

Eğitimin Getirileri Eğitim sadece ekonomik büyüme için değil, bu büyümeyi destekleyen süreç için de önemlidir. Daha yüksek kazançlar Daha iyi şahıs ve toplum sağlığı Bebek ölüm ve doğum oranında düşme. Demokratikleşme Siyasi istikrar Yoksulluğun ve eşitsizliğin azaltılması Daha düşük suç oranları Çevre bilincinin oluşması

Eğitimin Bireysel ve Toplumsal Faydaları Alınan eğitimle insanlar sadece bilgi öğrenmemekte, aynı zamanda küresel dünyada kendi ekonomik koşullarını oluşturmaktadır. Bireysel iyileştirme çabaları toplumun ve ülkenin de ekonomik kalkınmışlığını etkilemekte ve artırmaktadır. Üretken bireylerin ürettikleri yeni bilgi, teknoloji, ürün veya toplumsal davranışlarda kullanılmaya uygun yeni değer yargıları arttıkça ekonomik kalkınma da hızlanmaktadır.

Dünya Bankası araştırması… Bu araştırmada annelerin eğitim düzeyinin, bir ulusun geleceği olan çocukları üzerindeki etkileri dört açıdan sınıflandırılmıştır. Bunlar; sağlık, beslenme, doğurganlık ve eğitim düzeyidir.

Dünya Bankası araştırması… Refah düzeyi düşük olmasına rağmen eğitim düzeyi yüksek olan annelerin çocuklarının ölüm oranları oldukça düşük bulunmuştur. Annenin eğitim düzeyi ile çocukların beslenmeleri arasında doğru orantı olurken annelerin doğurganlıkları da daha bilinçli olmaktadır. Çalışmada ayrıca annesi eğitim alan ve okula giden çocukların okulda daha iyi performans ve okul başarısı gösterdiği ortaya koyulmuştur (Dünya Bankası Raporu, 1994).

Eğitim ve Kalkınma Kalkınma, bir ekonomide halkın değer yargıları, dünya görüşü ile tüketim ve davranış kalıplarındaki değişmeleri içeren toplumsal ve kurumsal yapıda dönüşmeye yol açan büyüme olarak tanımlanmaktadır. Kalkınma ile para, ekonomik durum, ekonomiye ilişkin değişkenler ve ülkenin zenginliği ifade edilmektedir. Kalkınmışlık durumunda genellikle kişi başına düşen gelir, ”GSMH” ölçütleri dikkate alınmalıdır. Kalkınma kavramı, toplumsal, kültürel, siyasal, eğitsel ve ekonomik içeriklidir. GSMH (Gayri Safi Milli Hasıla), bir ülke vatandaşlarının veri bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır.

Ülkemizde Eğitim-Kalkınma TÜİK kurumunun 2008 verilerine baktığımızda ülkemizde ilköğretimde okullaşma oranı toplamda %96,49’dur. Bu oran erkek çocuklarda %96,99, kız çocuklarında ise %95,97’dir. Rakamlar ilköğretim çağındaki çocukların tamamına yakınının okula gittiğini, yaklaşık %3-4’ünün ise temel eğitim alamadığını göstermektedir. Ülkemizde ilköğretimin zorunlu olduğunu düşündüğümüzde bu çocukların okula gidememelerinde ekonomik özelliklerin en başta geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kalkınmakta olan ülkelerde… Kişi başına milli gelir düşüktür. Tasarruf ve yatırımlar düşüktür. Sermaye birikimi yetersizdir. Hızlı nüfus artışı vardır. Ortalama insan ömrü kısa ve çocuk ölüm oranı yüksektir. Okur yazar olmayanların toplam nüfusa oranı fazladır. Dengesiz gelir dağılımı, işsizlik, gecekondulaşma, teknolojik yeniliklere uyum sağlayamama, beyin göçü, yetersiz bir fiyat ve vergi politikası vardır.

Kalkınmış ülkeler… Kişi özgürlüğüne, sosyal güvencelere, sosyal adalete ağırlık veren demokratik yöntemlerle yönetilirler. Eğitim Bilimine Giriş Dersi

Eğitim-Kalkınma İlişkisi Dünya Bankasının 2001 yılında yayımladığı Dünya Kalkınma Raporu’na göre dünyada 2.8 milyar insan günde iki dolardan daha az bir gelirle hayatını sürdürmektedir. Son yüzyılda insanların durumu, geçmişe kıyasla iyileşmiş olmasına ve küresel zenginlik, küresel bağlantılar ve teknolojik imkânlar bu kadar büyük olmasına rağmen dünyada yoksulluk devam etmektedir.

Eğitim-Kalkınma İlişkisi Ülkelerin kendi içindeki yoksulluk oranları arasında da genellikle büyük farklılıklar bulunmaktadır: Latin Amerika’da, okullaşma oranı yerli gruplarda yerli olmayan gruplara göre oldukça düşüktür. Güney Asya’da, kadınlar erkeklerin aldıkları eğitim süresinin yarısı kadar eğitim alırlarken, erkek öğrenciler kız öğrencilere oranla 1,5 kat daha fazla oranda ortaokullara kaydolmaktadırlar. Küreselleşme ile bu uçurumlar ve yoksulluk daha da artmakla birlikte bu durum ülkeler arasında olduğu kadar ülkeler içinde de meydana gelmiştir.

ÜLKE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GSMH ABD 47.184 Dolar Almanya 37.591 Dolar (2010 yılı itibariyle-Dünya Bankasına göre) ABD 47.184 Dolar Almanya 37.591 Dolar Fransa 33,820 Dolar Kazakistan 12.050 Dolar Cezayir 8.322 Dolar Çin 7.536 Dolar Peru 9.470 Dolar TÜRKİYE 15.340 Dolar

Eğitim-Kalkınma Ülkemizde kişi başına düşen GSMH her ne kadar artış gösterse de elde edilen rakamlar gelişmiş ülkelerin oldukça altındadır ve kalkınma süreci ve çabası içerisinde olan bir ülkeyi referans göstermektedir.

Eğitim ve Kalkınma Ülkelerin kalkınamamalarının asıl nedeni nüfusun eğitim düzeyinin çok düşük olmasına bağlanabilir. Yeterli sermayesi olan bir ülke fabrika kurabilir, baraj yaptırabilir. Fakat fabrikayı çalıştıracak, işletecek ve elde edilen ürünü pazarlayacak olan insanın olmaması kalkınma adına hiçbir anlam ifade etmez.

Japonya Örneği Eğitim kalkınma ilişkisine Japonya anlamlı bir örnektir. Japonya’da 1960’ta kişi başına düşen ulusal gelir dünya ortalamasında iken, 1990 yılında bu oran dünya ortalamasının yaklaşık %120 üstüne çıkmıştır.

Plan Nedir? Yapılacak bir işin önceden tasarlanmasıdır. Planlamanın amacı, bir işin en düşük maliyetle, en etkili ve verimli bir şekilde yapılacağının önceden kestirilmesidir.

Eğitim planlaması Eğitimi, öğrencilerin ve toplumun gereksinimlerini karşılamada ve amaçlarını gerçekleştirmede daha etkili ve verimli kılmak amacıyla rasyonel ve düzenli çözümleme tekniğinin eğitim sürecine uygulanmasıdır.

Eğitim planlamasının önemi Bireyi sosyalleştirmek, Toplumun kültür mirasının genç kuşaklara aktarılması, Kişinin ilgi ve yeteneklerinin geliştirilmesi, Ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi, Öğrencilerin hayata hazırlanması.

Eğitim ve öğretimde plan yapmanın faydaları 1) Eğitimde verimi arttırır. 2) Programın öngörülen süre içerisinde bitmesini sağlar. Konuların nasıl ve ne kadar süre içerisinde bitmesi gerektiğini belirler. 3) Öğretmen ve öğrencileri dağınıklıktan kurtarır, güven verir. 4) Amaçları gerçekleştirecek yöntemleri kullanılacak araçların seçilmesini, derslere hazırlıklı girilmesini sağlar.

5) Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerine göre yerleştirilmesine imkan sağlar. 6) Plan hazırlamak yetiştirilecek öğrencilerin ve programların daha sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. 7) Öğretmen ve öğrencilere düzenli ve birlikte çalışma alışkanlığı kazandırır. 8) Planlama, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde düşünceye açıklık kazandırır.

Küreselleşme Kavramı Küreselleşme=Global Köy Ulaşım ve iletişimdeki gelişmeler sonucu dünyanın küçülmesi Küreselleşme, kısaca dünya çapındaki ilişkilerin yoğunlaşması olarak tanımlanabilir. Küreselleşme, her alanda mesafenin daha az önemli hale gelerek, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda dünyanın daha çok bütünleşmesidir.

Küreselleşme ve Eğitim Küreselleşmeden dolayı ekonomik hayatta karşılaşılacak sorunlarla baş etmek için daha donanımlı bilgiye sahip olunması gerekmektedir. Bir başka ifade ile bilgiye yön veren bireylerin yetiştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Eğitim ve Küreselleşme Günümüzde giderek artan küresel rekabet karşısında organizasyonların; başarılı olma ve varlıklarını sürdürebilmek amacıyla nitelikli insan gücü sağlama bakımından birçok yeni yönetim, yöntem ve tekniklerine yöneldikleri görülmektedir.

ÇİN (Made in China) Örneği Çin, ülke içinde eğitim ve yatırım faaliyetlerine ağırlık vermekle birlikte aynı zamanda yurt dışındaki eğitimli genç nüfusunu da ülkeye hizmet etmek üzere geri çağırmaktadır. Çin, geçmişte her yıl yaklaşık 1000 kişiyi Amerika, İngiltere, Almanya gibi ekonomik gelişmesini tamamlamış ülkelere eğitim almak üzere göndermiş ve eğitimlerini tamamlayanların gittikleri bu ülkelerde kalmalarını istemiştir. Gittikleri ülkelere yerleşen bu insanlar ülkenin ileri gelen kurum ve kuruluşlarında çalışmaya başlayarak oradaki teknolojiye ve bilgiye sahip olmuşlardır.

ÇİN Çin geriye çağırdığı bu eğitilmiş nitelikli kadrolarına bağlı olarak uluslar arası rekabette yaptığı çıkışla kalkınmada, artan nüfusuna inat birçok gelişmiş ülkeyi bile geride bırakabilecek bir ekonomik gücü yakalamıştır. Evimizin ve işyerimizin her tarafı bu Çinli insanlar tarafından kurulan fabrikalarda üretilen ürünlerle dolup taşmaktadır. Bu durum eğitime yapılan harcamanın ileri dönemlerde ne gibi toplumsal faydaya dönüştüğüne güzel bir örnektir.

Küreselleşme Küreselleşme sadece para ve malların dolaşımından ibaret değildir. Aynı zamanda, zaman ve mekân kavramlarının eski anlamını yitirmesi, sınırların ortadan kaybolmaya başlaması ve yeryüzündeki tüm insanların ve ülkelerin karşılıklı bağımlılığının artmasıdır. Küreselleşmenin en belirgin faydaları, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve daha hızlı büyüme, yükselen yaşam standartları ve yeni fırsatlar ile teknolojik ilerleme ve bilginin daha hızlı yayılması olarak sayılabilir.

Küreselleşmenin Eğitime Etkileri Küreselleşmenin en önemli etkisi eğitim sistemlerinde yol açtığı değişimlerdir. Eğitim, sadece küreselleşmeye uyum ya da entegre sorunu için değil, aynı zamanda küreselleşmenin yarattığı sorunları aşmak için bir araçtır.

KÜRESELLEŞMENİN EĞİTİME ETKİLERİ Eğitim, toplumların ve bireylerin, küreselleşmenin doğuracağı muhtemel sonuçlara karşılık önlem alabilecek ve değişimlerden yarar sağlayabilecek özellikte olmalarına imkân sağlamalıdır. Dolayısıyla eğitim kurumları yapacakları fizibilite analizleri ile olası gelişme ve değişmeleri önceden sezinleyip bunlara ayak uydurmasını bilen bireylerin yetiştirilmesini amaçlamalıdırlar.

Eğitimin Finansmanı ve Maliyeti Yaklaşık 800 bin öğretmen ve 100 bin yükseköğretim personeli ile eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülmektedir. Bu rakamlar ülkemiz eğitim sisteminin ne denli büyük bir yapıya ve yatırıma sahip olduğunu göstermektedir. Tüm bunların yönetimi, kontrolü ve eğitim- öğretimlerinin dışında eğitim ortamlarının fiziki olarak inşa edilmeleri ve kullanıma hazır hale getirilmeleri için de bir o kadar büyük maddi kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır.

Eğitimin maliyeti kimler tarafından karşılanmalıdır?.... Devlet? Özel kurum ve kuruluşlar (vakıf, dernek vb)? Aile (öğrenci)?

Eğitim Harcamaları… Eğitim harcamaları 2008/2009 döneminde yaklaşık 20 Milyar TL olurken bu rakam GSMH’nın %7.26’sına denk gelmektedir (TÜİK, 2009).

Eğitimle ilgili bazı veriler:

Derslik başına düşen öğrenci sayısı Ülke Derslik başına düşen öğrenci sayısı (İlköğretim) Türkiye 32 OECD ortalaması 21,4 Avusturya 19,9 Çek Cumhuriyeti 20 Finlandiya 19,8 Lüksemburg 15,8 İzlanda 18,2

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı Ülke İlköğretim Ortaöğretim Türkiye 22 18 Belçika 12,6 10,2 İspanya 13,6 10 Macaristan 11,1 Portekiz 11,8 8,1 Japonya 19 13,5

Bu rakamlara ulaşılabilmesi için… Eğitimin finansmanının çok iyi planlanması ve maddi kaynakların arttırılması gerekmektedir. İkili öğretimden normal öğretime geçilmesi, Meslekî-teknik eğitimin orta öğretim içindeki payının yükseltilmesi, Altyapı gereksiniminin tamamlanması Teknoloji destekli eğitimin yaygınlaştırılması ve AR-GE çalışmalarının yoğunlaştırılması gereklilik arz etmektedir.

Beyin fırtınası!... Zorunlu eğitimi bitirdikten sonra eğitime devam etmeyip ortalama bir işte çalışmaya başlasaydınız, ailenize ne kadar gelir sağlardınız? Aileniz sizi okutmaya devam ettiği için ne kadar kazançtan vazgeçmiştir? Kısaca hesaplamaya çalışınız…

Eğitim-Gelir Seviyesi İlişkisi Öğrenim durumu Ortalama gelir(TL) Okuma yazma bilmeyenler 29.825.073 Okur-yazar olup bir okul bitirmeyenler 57.171.587 ilkokul 68.550.662 Ortaokul ve dengi 86.318.414 Lise 135.160.375 Lise dengi (meslek) 107.287.469 Yüksek okul ve fakülteler 267.764.800

Eğitime ayrılan kaynak bir harcama değil, en karlı yatırımdır. MERVE PALIT 100608029