DUYUŞSAL ÖĞRENMELERİN ÖLÇÜLMESİ

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
KENDİNİ TANIMAK NEDİR ACABA?
Advertisements

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME DERSİ
Doğru- Yanlış Testleri
EĞİTİMDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
DUYUSAL HEDEFLER Hazırlayan:Esra BARUT BÖTE-2.
Eğitimde Hedefler Hedef Alanları
MESLEKİ REHBERLİK PDR SERVİSİ «Büyüyünce Ne Olacaksın»
Eleştirel Düşünme Tahir BENEK S
BEIER CÜMLE TAMAMLAMA TESTİ
BEIER CÜMLE TAMAMLAMA TESTİ
Ölçme Düzeyleri Ölçeklerin Kullanılması
ÖĞRETİM ANALİZİ Amaçların Sınıflandırılması Bilişsel Öğrenmeler
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Ders Notları Eser ÇEKER (M.Sc.)
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ
Yazılı Sınavlar ve Açık Uçlu Yanıtların Değerlendirilmesi
DUYUŞSAL TAKSONOMİ Said SABANCI Bekir KÖSE.
PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK HİZMET ÇEŞİTLERİ
EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR VE KÖY ENSTİTÜLERİ ÖRNEĞİNDE TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ VE 21. YÜZYIL BECERİLERİ.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME DERSİ
POZANTI ATATÜRK ORTAOKULU
DUYUŞSAL TAKSONOMİ MUHAMMED KÜRŞAD BİRDANE VETERİNER FAKÜLTESİ
DUYUŞSAL ALAN Yıldız AYDINÖZ Merve KILAVUZ Ümmühan KAYA Serra ARSLAN
Bilişşsel Hedeflerin Ölçülmesi
REHBERLİK.
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM -2-
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME DERSİ
Oguzhanhoca.com /oguzhanhocam /oguzhan_hoca.
Yapılandırmacı yaklaşımın dayandığı ilkeler
YANSITICI DÜŞÜNME.
IX.BÖLÜM YAŞAM TARZI.
Eğitim Psikolojisi Yrd. Doç. Dr. Cenk Akbıyık
Eğitimde Program Geliştirme Ölçme ve Değerlendirme Boyutu
DUYUŞSAL TAKSONOMİLER
TOPLUM HİZMETLERİ PROGRAMI
EĞİTİMDE HEDEFLERİN BELİRLENMESİ
Yrd. Doç. Dr. Özcan PALAVAN
Anket Hazırlama.
İlköğretim Fen ve Teknoloji Öğretim Programı
18 - DUYUŞSAL DAVRANIŞLARIN ÖLÇÜLMESİ
Ölçme ve değerlendirme, sınıf içi öğrenme sürecinde öğrencide istenilen davranış değişikliğinin ne derece gerçekleştiğini belirlemede, eğitim sürecinin.
ALAN TERCİHLERİ VE MESLEK SEÇİMİ
Öğrenme ve Bazı Duyuşsal Değişkenler Öğretim İlke ve Yöntemleri Yrd. Doç. Dr. Cenk Akbıyık.
Eğitim Psikolojisi -Eğitim Psikolojisinin Kapsamı-
ÖLÇME DEĞERLENDİRME Yard. Doç.Dr. Deniz Özcan.
Eğitim Sisteminde Öğretmenin Rolü
İNCELEME Bilimin İşlevleri İstatistiksel Yöntemler Değişken Türleri
ÇAĞDAŞ DEĞERLENDİRME YAKLAŞIMLARI
Bilimsel düşünme becerileri
Öğrenciyi Tanıma Yrd. Doç. Dr. İhsan Sarı.
Eğitimde Hedefler Hedef Alanları
Özel Gereksinimli Öğrenciler ve Fen Öğretimi
YANSITICI DÜŞÜNME Dewey yansıtıcı düşünmeyi herhangi bir düşünce ya da bilgiyi ve onun amaçladığı sonuçlara ulaşmayı destekleyen bir bilgi yapısını etkin,
Eğitimde ve Psikolojide ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ ÜNİTE 6
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME DERSİ
TÜRK Eğitim Sistemi.
BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ ÜNİTE 10
PSİKOLOJİK TESTLER.
BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ ÜNİTE 11
Eğitimde ve Psikolojide ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
Duyuşsal Alan.
EĞİTİMDE KULLANILAN ÖLÇME ARAÇLARI
Fen Öğretiminin Genel Amaçları Prof. Dr. Fitnat KAPTAN Arş. Gör. Dr
SOSYAL UYUM GÜÇLÜĞÜ OLAN BİREYLER. Tanım ve Sınıflandırma Sosyal Uyum: Bireyin aynı anda çevresindeki değişiklikleri algılaması, yeniliklere uyum sağlaması,
İLKOKUL ÖĞRENCİLERİNİN AHLAK ALGILARI
Güdülenme ve Bireysel Farklılıklar
TÜRK MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİNİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ
Likert Tipi Ölçek Geliştirme Aşamaları
Eğitimde Hedefler Hedef Alanları
Sınav Türleri: Uzun Yanıtlı ve Kısa Yanıtlı
Sunum transkripti:

DUYUŞSAL ÖĞRENMELERİN ÖLÇÜLMESİ Figen KUŞ Nergiz KAYĞUSUZ Şule GÖKTAŞ Damla SÖNMEZ Semanur KAHRAMAN

DUYUŞSAL ALAN Duyuşsal alan insanın duygularını içeren davranışları ifade eder. Daha geniş bir deyişle; insana kazandırılmak istenen duygular, tercihler, değerler, ahlaki kurallar, istek ve arzular, güdüler, yönelimler duyuşsal alanın kapsamına girer.

Duyuşsal eğitim neden gereklidir? Öğrencinin duygu ve ihtiyaçlarını rahatça anlatmasını Kendisine ve başkalarına saygılı davranmasını Kendini denetlemesi ve hedeflerini gerçekleştirmesi için duyuşsal eğitim gereklidir.

DUYUŞSAL ALANIN SINIFLANDIRMASI Duyuşsal alan da bilişsel alan gibi kendi arasında aşamalı olarak sınıflanmıştır. Ancak bilişsel alanın bilgi basamağında sayılabilecek bazı öğeler olmadan duyuşsal alandaki davranışlar gerçekleşmeyebilir.

Duyuşsal alan aşamalı olarak beş ana basamağa ve alt basamaklara ayrılmıştır. Bu basamaklar şunlardır: 1. ALMA Farkında Olma Almaya Açıklık Kontrollü-Seçici Dikkat

2. TEPKİDE BULUNMA Uysallık İsteklilik Doyum 3. DEĞER VERME Değeri Kabullenme Değeri Yeğleme Değere Adanmışlık

4. ÖRGÜTLEME 5. KİŞİSELLEŞTİRME Genellemiş Örüntü Değeri Örgütleme Değeri Kavramsallaştırma Değeri Örgütleme 5. KİŞİSELLEŞTİRME Genellemiş Örüntü Niteleme

DUYUŞSAL ALANLA İLGİLİ HEDEFLER 1. ALMA (Katılma) Öğrenci bu aşamada karşılaştığı olayların, olguların, değerlerin, özelliklerin, kuralların farkında olmalıdır. Örnek: Amaç, Trafik kurallarına uymanın farkında oluş Trafik kurallarını bilme, Kurallara uymada itina gösterme, Kurallara ihlal durumunda farkında olma.

a. Farkında Olma Bu basamakta nesne veya olgudan gelen uyarıcının farkına varılır.

Hedef: Yıllık ünite düzeyinde hedef davranış: bölgemiz ve yurdumuzla ilgili temel sorunların farkında olma. Davranış: En önemli sorunları ifade eden cümlenin doğru ya da yanlış olduğunu yazma, söyleme.

b. Almaya Açıklık Bu basamakta kişi uyarıcıyı reddetmez, ondan kaçmaz, tersine ona doğru bir yönelim izler.

Hedef: Yıllık ünite düzeyinde hedef davranış: farklı inanç ve düşüncede olan kişileri dinlemeye dönüklük. Davranışlar: Konuşanın sözünü kesmeden dinleme; hangi konuda konuştuğunu yazma, söyleme.

c. Kontrollü-Seçici Dikkat Bu basamakta öğrenci birden fazla uyarıcı arasından birini ya da birkaçını seçebilir. Dikkatini ilgisini ona doğru yöneltebilir.

Hedef: Yıllık ünite düzeyinde ilköğretim; toplumsal sorunlarla ilgili yayınları seçmede dikkatli oluş. Davranışlar: Televizyonda toplumsal sorunlarla ilgili yayınlardan en az üçünün adını yazma, söyleme.

2. TEPKİDE BULUNMA Bu aşamada öğrenci farkında olduğu olayı, olguyu, ilişkiyi değeri kabul eder, ona yönelik tepkide bulunur, karşılık verir ve bunların sonuçlarını gözler. Sonuç olumlu ise davranımdan zevk alır, mutluluk duyar. Örneğin, başkalarının sağlığını korumak için sorumluluk alma.

a. Uysallık Hedef: Bir öğrencinin arkadaşlarıyla çalışırken birlikte belirlenen kurallara uymaya razı oluş. Davranışlar: Çalışmaya belirtilen zamanda gelme; verilen görevi itiraz etmeden gereği gibi yapma; görevi zamanında bitirme.

b. İsteklilik Hedef: Sosyal yardım kurallarına çalışmaya gönüllü olmak b. İsteklilik Hedef: Sosyal yardım kurallarına çalışmaya gönüllü olmak. Davranışlar: Sosyal yardım kolunun etkinliklerine isteyerek katılma; Sosyal yardım kolunun etkinliklerine zaman ayırma.

c. Doyum Hedef: Grupça demokratik olarak kendisine verilen bir işi yapmaktan zevk almak. Davranışlar: Kendisine verilen görevi yapmak için zaman ayırmak; Boş zamanlarında grup çalışmalarına gönüllü katılmak.

3. DEĞER VERME Taktir etme, olumlu tutum gösterme 3. DEĞER VERME Taktir etme, olumlu tutum gösterme. Bir olay ya da olguyu tercih etme, kabullenme, değere düşkünlük, adanmışlık, örgütlenme, paylaşma gibi süreçlerden oluşur.

a. Değeri Kabullenme Uyarıcıya karşı kişi sürekli aynı duyuşsal tepkiyi verebilir. Hedef: Yurtta barış dünyada barış ilkesinin önemini takdir etme. Davranışlar: Bu ilkeyi savunan konuşmalar yapma; Bu ilke ile yazıları sürekli olarak okuma.

b. Değeri Yeğleme Bu basamakta toplumca oluşturulan değerlerden biri diğerlerine göre daha üstün tutulur.

Hedef: Her türlü eleştiriye açık olma Hedef: Her türlü eleştiriye açık olma. Davranışlar: Arkadaşlarından kendini eleştirmelerini isteme; yapılan eleştirileri karşı çıkmadan dinleme; Kendini eleştiren kişilere kızmama, darılmama aksine onlara teşekkür teme.

c. Değere Adanmışlık Bu basamakta kişi başkalarını bu değerin peşinde sürüklemek için çaba harcayabilir. Burada kişi değerle özdeşleşmiştir. Bu düşünceye göre kişi hedefine, davasına, partiye özveride bulunarak katkıda bulunma amacındadır.

Hedef: Ulusun bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğü için özveride bulunmaya adanmışlık. Davranışlar: Ailesinin, ulusunun, insanlığın mutluluğu için özveride bulunmaya adanmışlık.

4. ÖRGÜTLEME Değer, olgu, yargı, veya kavramla ilgili tercihlerde hisler yerini mantığa bırakır. Öğrenci daha önceki inançları ile tutum ve davranışları ile yenilerini karşılaştırır, ilişkiler kurar, uzlaşma yolları arar.

a. Değeri Kavramsallaştırma Kişi, bu basamağa dek kazandığı ve etkileşim altında olduğu tüm duyuşsal değerleri ayrıştırıp inceleyebilir.

Hedef: Tüm okullar ve yaşam: Davranışlarının tutarlılığı konusunda kendini yargılamada kararlı oluş.  Davranış: Her durumda davranışlarını eleştirmek için başkalarına başvurma. 

b. Değeri Kavramsallaştırma Değer, olgu, yargı, veya kavramla ilgili tercihlerde hisler yerini mantığa bırakır. Öğrenci daha önceki inançları ile tutum ve davranışları ile yenilerini karşılaştırır, ilişkiler kurar, uzlaşma yolları arar.

Hedef: Mesleki sorunlarını giderici yeni değerler oluşturmada kararlılık Davranış: Mesleki sorunları giderici yeni değerler oluşturana dek sürekli çalışma

5. KENDİNE MAL ETME(Kişileştirme) Duyuşsal alanın en üst seviyesidir 5. KENDİNE MAL ETME(Kişileştirme) Duyuşsal alanın en üst seviyesidir. Öğrenci vardığı sonuçları, yaptığı tercihleri değerlendirir ve genelleyebilir. Onları davranış biçimine dönüştürebilir. Bir yaşam felsefesi ya da dünya görüşü geliştirir.

a. Genellemiş Örüntü Kişi, belli nesne, olgu ya da olaylara karşı birbirine çok yakın tepkilerde bulunabilir. Çevresini tutumlarına, değerlerine, inançlarına göre algılayıp yorumlayabilir. Kendine özgü değerlere göre davranabilir.

Hedef: Yasalara saygılı olmayı bir alışkanlık haline getiriş Hedef: Yasalara saygılı olmayı bir alışkanlık haline getiriş. Davranış: Haksızlığa uğradığı zaman her durumda yasal yollara baş vurma.

b. Niteleme En üst basamaktır. Kişinin karakteri, benliği söz konusudur. Değerlerle kişi özdeşleşmiştir. Kapsam açısından değerler genişlemiş ve zenginleşmiştir.

Hedef: Tüm canlıları seven bir kişiliğe sahip oluş Hedef: Tüm canlıları seven bir kişiliğe sahip oluş. Davranış: İnsanlar arasında hiçbir zaman ayırım yapmama.

TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİN GENEL HEDEFLERİ ARASINDA YER ALAN DUYUŞSAL ÖZELLİKLER Atatürk inkılaplarına ve Anayasanın başlangıcında ifadesini bulan Türk Milliyetçiliğine bağlılık Geniş bir dünya görüşüne sahip olma İnsan haklarına saygı

Kişilik ve teşebbüse değer verme Topluma karşı sorumluluk duyma Birlikte iş görme alışkanlığı kazanma Kendisini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir mesleğin gerektirebileceği diğer özelliklere sahip olma

Programlarda Duyuşsal Davranışlar Hem okulların genel hem de derslerin özel hedefleri arasında duyuşsal alan davranışlarına yer verildiği görülür.

Aşağıda seçilen bazı örnekler bulunmaktadır. Sanat eserlerinin değerlerini takdir etme Bir mesleğe karşı ilgi duyma Bilim adamlarının buluşları karşısında heyecan duyma Toplumsal sorunların bilincine varma Demokratik topluma karşı olumlu tutumlar geliştirme Bulunduğu gruplarda grup adına sorumluluk yüklenme

Son yıllara kadar duyuşsal alan hedeflerine, ülkemiz öğretim programlarında, ya hiç yer verilmemiş yâda çok genel ifadelerle düzensiz olarak yer verilmiştir. Bu nedenle, sınıftaki başarının veya programların değerlendirilmesinde duyuşsal alan davranışlarını ölçme çabaları yetersiz kalmıştır.

Ancak sınıftaki değerlendirmenin veya programın değerlendirmenin gereğince ele alındığı hallerde, duyuşsal alan hedeflerine kesinlik kazandırma ve duyuşsal davranışları ölçme çabaları görülür.

Ders Programlarında Duyuşsal Hedefler ve Davranışlar Okul programlarındaki genel amaçlarda ve derslerin özel amaçları içinde duyuşsal hedeflere, bazen “hedef” bazen de “davranış” başlığı altında yer verildiği görülür. Aşağıdaki ilgi, tutum ve değerleri kapsayan örnekler verilmiştir.

Örnekler: Değerler: İnsan haklarına değer verme Bireylerin demokratik davranışlarına değer verme Demokratik toplum düzenine değer verme

Tutumlar: İnsan davranışlarına bilimsel yaklaşımlar Başkalarının davranışlarına insancıl bakma Matematiğe karşı olumlu tutum geliştirme Beceriler: Demokratik katılma (gruplara katılma) Grupta başkalarının düşüncelerine saygı duyma

Örnekler: Hedef: Matematiğe karşı olumlu tutum geliştirme Davranışlar: Matematikle uğraşmaktan zevk alma Matematiğin hayattaki öneminin farkında olma Hedef: Demokratik olma İkna edici konuşma yapma ve harekette bulunma Grubu bir karara doğru götürme

Yukarıdaki ve başka kritik davranışların ölçülmesinde genellikle şu yöntemlere başvurabilirsiniz. Davranışın sözel olarak ölçülmesi Öğrencilere gerçekten tartışacakları gerçeğe yakın bir konu verip küçük gruplarda tartışmalarının sağlanması Öğrencilerin zaman içinde izlenmeleri ve Hazır ölçeklerden yararlanılması

Davranışın sözel olarak ölçülmesi Bu yöntemde, öğrenciye çekişmeli bir konunun tartışıldığı fakat karara veya uzlaşmaya varılamadığı bir olay yazılı olarak verilir. Daha iyisi, olanak varsa olayı sergileyen bir film gösterilir.

Sonra öğrencilere “ Siz olsaydınız şu tarafı nasıl ikna ederdiniz Sonra öğrencilere “ Siz olsaydınız şu tarafı nasıl ikna ederdiniz?” , “ Grubu şu karara vardırmak isteseydiniz, lider olarak nasıl bir yol izlerdiniz?” gibi sorular sorulup sözlü veya yazılı cevaplar istenir.

Öğrencilerin cevapları hazırlanan bir puanlama cetveline göre puanlanır. Bu tür puanlama cetvellerinde kesin ve belirli cevaplar aranmaz. Bunun yerine davranışın başarılmasıyla ilgili sürece bakılır ve puanlama da dereceleme ölçeği kullanılır.

Öğrencilerin zaman içinde izlenmeleri Bu yöntemde öğrenciler çeşitli ortamlarda ve farklı zamanlarda izlenir, yapılan gözlem ve tutulan anekdotlardan yararlanır.

Hazır ölçeklerden yararlanılması Bu yöntemde tutum gibi bazı duyuşsal davranışların ölçülmesi amacıyla hazırlanmış ölçekler vardır. Bunlar öğrencilere uygulanır, elde edilen puanların yorumlanmasıyla ilgili davranış hakkında bilgi edinilir. Aşağıda dereceleme ölçeğiyle ilgili puanlama örnekleri görülmektedir.

Öğrencilere gerçekten tartışacakları gerçeğe yakın bir konu verip küçük gruplarda tartışmalarının sağlanması Bu yöntemde, öğrencilere gerçekten tartışacakları gerçeğe yakın bir konu verip küçük gruplarda tartışmalarının sağlanır.

Tartışma devam ederken, öğretmen, gerek grup liderlerinin gerekse tartışmaya katılan öğrencilerin davranışlarını gözleyip kayda geçirir. Bu yöntemde de puanlama dereceleme ölçeğiyle yapılır.

Örnekler: Davranış: Matematikle uğraşmaktan zevk alma Madde: aşağıdaki soruyu okuyunuz. Durumunuza göre size en uygun gelen seçeneği işaretleyiniz. Matematikle uğraşmaktan zevk alma Tamamen Katılırım Katılırım Katılmam Hiç katılmam

Örnekler: Davranış: İnsan davranışlarını açıklayacak evrensel ilkeler Ölçme durumu: Tüm sakinlerin yerli ve varlıklı kimseler olduğu bir sokakta, bir ev sahibi, evini kiraya vermek için gazeteye ilan verir. Bir yabancı evi kiralamak için başvurur. Fakat ev sahibi evini yabancı kiraya vermek istemez. Aşağıdaki soruları yukarıdaki duruma göre cevaplayınız. Siz ev sahibi olsaydınız, evinizi yabancıya kiralamak ister misiniz? Siz ev sahibi olsaydınız, yabancıya nasıl davranırdınız? Siz kiracı olsaydınız, evini size kiraya vermek istemeyen ev sahibine nasıl davranırdınız?

Açık uçlu maddeler bir kısa kompozisyon sorusu olarak düzenlenebileceği gibi, eksik cümle tipinde de düzenlenebilir. Yukarıdaki sorular, ölçme durumu verildikten sonra şöyle de sorulabilir: Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri düşüncenizi belirtecek şekilde doldurunuz. Ben ev sahibi olsaydım, o yabancıya …………. Ben yabancı olsaydım, o ev sahibine …………. Yazılı yoklamalarda olduğu gibi uzunca bir cevap gerektiren, fakat çok özel olmayan ve uzmanlık istemeyen sorularda bu amaçla kullanabilir.

Örnek: Farkında olma ve ilgi Aşağıdaki soruları cevaplayınız. Türkiye’nin son aylarda karşılaştığı iç politika sorunları nelerdir? Saydığınız iç politika sorunlarının çözüm yolları nelerdir? Son bir yılda ülkemizi ilgilendiren başlıca dış politika sorunları nelerdir? Bu örneklerde görülen sorular ve benzerleriyle öğrencinin kendi toplumundaki toplumsal olaylarla ve sorunlarla ne dereceye kadar ilgilendiği, onların esaslarını ne dereceye kadar öğrenebildiği ortaya çıkarılmak istenir.

Örnekler: Hedef: Politik hayata katılma Aşağıdaki soruları okuyunuz, size en uygun gelen seçeneği işaretleyiniz. Siyasal partileri toplum yararını düşünen kimseler değil, iktidar tutkusuyla hareket eden kimseler yönetiyor. Tamamen Katılırım Katılırım Katılmam Hiç katılmam

2. Milletvekili seçimlerinde oy kullanmak şerefli bir vatandaşlık görevidir. Tamamen Katılırım Katılırım Katılmam Hiç katılmam Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, sosyal bilgiler derslerinde hedef alınan değerler, bir bakıma, duyuşsal hedeflerdir. Değerlerin gelişmesi, esas itibariyle, bilişsel davranışlara bağlıdır.

Örnek: Hedef: Başkalarıyla sosyal ilişkiler kurabilme Davranış: Başkalarıyla geçinme Davranışı dereceleme aracı: Kişi hakkındaki düşüncenizi, altındaki açıklamayı dikkate alıp sayılardan birini yuvarlak içine alarak belirtiniz. Madde: ……(söz konusu kişi) başkalarıyla nasıl geçinir?

Davranış: Düşüncelerini ve materyallerini ilgili kişilerle paylaşma Madde: ……(söz konusu kişi) düşüncelerini ve materyallerini hangi derecede paylaşır? Düşüncelerini ve materyallerini ilgili kişilerle paylaşma gönüllülüğü

Yukarıdaki örnekte geçinme ve paylaşma dereceleri 1 ile 5 arasında gösterilmiştir. Sayılar 1’den 5’e doğru büyüdükçe geçinme ve paylaşma derecesi “az” dan “çok” a doğru artmaktadır. Sonuçlarının yorumlanmasında bu durumun gözden kaçırılmaması gerekir.

DUYUŞSAL DAVRANIŞLARI ÖLÇME Bloom ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmalar, öğrenmelerdeki değişkenliğin yaklaşık yarısının zihinsel, dörtte birinin duyuşsal, dörtte birinin de öğrenme ortamından kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu sonuçlar duyuşsal özelliklerin öğrenmedeki yerinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

Öğrenci duyuşsal olarak derse ve yeni öğrenmelere hazır değilse ( Okula, derse, öğretmene, arkadaşlarına olumlu bakmıyorsa), alana ilgisizse, dersinde başarılı olma olasılığı azalır. Bu nedenle, bilişsel ve devinişsel davranışların daha iyi kazanılabilmesi için, öğretmenler öğrencilerini tutum, tavır ve ilgileri bakımından iyi tanımalı, olumsuzlukları olumluya çevirmelerine rehberlik etmelidirler.

Matematik- Fen ve Teknoloji Derslerinde Duyuşsal Hedefler Sosyal bilgiler dersi içeriği ve yapısı itibariyle bir çok davranışı duyuşsal hedefleri kapsar. Bu durum diğer derslerde duyuşsal hedeflerin bulunmadığı anlamına gelmez. Matematik- Fen ve Teknoloji derslerinin de duyuşsal hedefleri ve davranışları vardır.

Aşağıdaki cümleleri okuyup her cümlenin sizin duyuşlarınızı ne derecede yansıttığını şu seçeneklerden birini işaretleyerek belirleyiniz. A: Pek çok B: Çok C: Az D: Pek Az Matematik ders kitaplarını okumayı severim. Büyük matematikçilerin hayat öykülerini ve başarılarını okumayı severim. Seyrek görülen ve zor problemleri çözmeyi severim. Matematik sıkıcı bir konudur. Matematik eğlenceli bir konudur. Matematik zordur.

Psikolojide ya da eğitimde genel olarak duyuşsal davranışlar tutum, ilgi, güdü, saygı vb. özellikler olarak ve daha sonra da hazır ölçeklerden yararlanılmıştır. (Anket, kişilik testleri gibi) Az öncede belirtilen özellikler birer psikolojik değişkenlerdir. Bu özelliklerin birkaç soru ile ölçülmeleri tabi ki mümkün değildir araçların geliştirilmesi gerekir. Bu nedenle yeterli geçerlik ve güvenirliğe sahip araçlar açıklanmıştır.

Tutumlar ve Ölçülmesi Bir kimsenin her hangi bir eşya, olay, insan veya davranışa karşı olumlu ya da olumsuz davranış geliştirme eğilimine tutum adı verilir. Tutumlar doğrudan gözlemlenemez fakat insanın diğer davranışların doğrudan açığa vurulur.

Örneğin; fizik dersine ilişkin tutumlar; fiziği önemli olarak görme, fiziği sevme, fizik konularıyla ilgilenme gibi davranışlarda kendini gösterir. Tutum ölçmede kullanılan yöntemlerden biri öğrencinin tutum konusunda ki düşüncelerini öğrenmektir. Çoktan seçmeli ya da kısa cevaplı sorularla tutum ölçülemez. Mülakat, davranış gözlemi de tutum ölçme aracı olarak kullanılabilir. Geçerliği ve güvenirliği olması için tutum ölçekleri kullanılır.

Tutumlar ve Ölçeklerinin Planlanması Tutum ölçekleri pozitif ve negatif olmak üzere iki kutuplu likert tipi ölçeklerdir. Doğru yanlış cevabı olmadığı için cevap anahtarı da yoktur. Puanlama tutum cümlesine katılma derecesine göre anlamı pozitif olan maddeler için 5’ten 1’e kadar yapılır.

1.) Matematik çalışmak beni eğlendirir. Madde No Tamamen Katılırım Katılırım Kararsızım Katılmam Hiç Katılmam 1 5 4 3 2 1.) Matematik çalışmak beni eğlendirir. 2.) Fen derslerinde çok sıkılırım.

Tutum Ölçeklerinin Yorumlanması Aritmetik Ortalamaya Göre: Öğrencilerin ölçekten aldıkları puanların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanır. Bu hesaplamayla öğrencinin hangi grupta olduğu belirlenir. Tutum Düzeyine Göre: Öğrencinin ölçekten aldığı puan ölçekteki madde sayısına bölünerek hesaplanır. Bulunan sayı öğrencinin tutum düzeyini belirtir.

İlgiler ve Ölçülmesi Duyuşsal davranışlar arasında öğrencinin okula, derse, öğretmene karşı ilgi duyması da sayılabilir. Çünkü öğrencinin duyduğu bu ilgi onun başarı düzeyini önemli ölçüde etkiler. Bir derste başarılı olma, o dersin konularıyla ilgilenme, başarısının ödüllendirilmesi ilgiyi olumlu yönde artırabilir. Öğrencinin tüm derslere karşı aynı ilgiyi duymasını beklemek yanlış olur. İlgi farklılığından oluşan tercihler ortaya çıkar.

Aşağıdaki cümleleri okuyunuz Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Her cümleyi tercihlerinizi ifade edip etmediğine göre verilen seçeneklerden birini işaretleyerek belirtiniz. A.) Evet B.) Bir şey söyleyemem C.) Hayır 1.) Matematikçi olmayı isterim. 2.) Matematiğin kullanıldığı alanlarda çalışmak isterim. 3.) Boş zamanlarımı tarih kitapları okuyarak geçirmek isterim. 4.) Fen derslerinde öğrendiklerimi farklı alanlarda uygulamak isterim.

Güdüler ve Ölçülmesi Kaygı ve Ölçülmesi Benlik Tasarımı ve Ölçülmesi Takdir Davranışları ve Ölçülmesi

Güdüler Nedir? Güdü, bir davranışı başlatan ve bu davranışın yön ve sürekliliğini belirleyen içsel bir güçtür. Bir güdü ya da güdüsel davranıştan söz edilebilmesi için aynı zamanda davranışın bir hedefe ya da hedeflere yönelmesi gerekir. Örneğin; açlık güdüsü yiyecek bulmaya, susuzluk güdüsü su bulmaya yönelik davranışlara yol açar.

Güdülere birkaç örnek verebilir misiniz?

Güdüleri ölçmek için çeşitli yöntemler vardır Güdüleri ölçmek için çeşitli yöntemler vardır. Bir güdünün olup olmadığını nasıl bilebiliriz? Eğer varsa nasıl ölçebiliriz? Güdüyü ölçmede beş yöntem sıralayabiliriz.

Bunlar: 1. Doyurucu davranış 2. Yoksunluk 3. Başarı 4. Öğrenme 5. Kişilik testleri

Güdü ölçmeye yarayan bu yöntemleri kısaca inceleyelim Güdü ölçmeye yarayan bu yöntemleri kısaca inceleyelim. Doyurucu davranış Güdüyü doyuran özgül davranıştır. Örneğin acıkan bir bireyin yemek yemesi, susamış bir bireyin su içmesi doyurucu bir davranıştır. Böylece doyurucu davranışın miktarı güdülenme gücünün ölçümü olarak kullanılır.

Yoksunluk Burada deneysel çalışma ile konuya ilişkin ölçme yöntemi, yoksunluğun uzunluğunu değiştirmektir. Yiyecek ya da su belirli bir zaman dilimi için diyelim 12 veya 24 saat verilmeyebilir. Sonra da yoksunluk döneminin uzunluğu, güdülenme gücünün bir ölçümü olarak kullanılır.

Başarı Güdü ölçümünde bir başka yöntem de başarıdır. Burada amaç deneyin birincil hedefe ulaşmak için ne yapacağını saptamaktır. Bu da başarıyı gösterir.

Öğrenme Burada bireyin hedefe ulaşmak için gösterdiği öğrenme hızının ölçümü önem taşımaktadır. Bu yöntemde öğrenme hızı, güdü ölçümü olarak kullanılır.

Kişilik testleri İnsanlarla çalışırken daha çok başarı, saldırganlık ve birlikte olma gibi güdülerle ilgileniriz. Bunları ölçmek için projektif testlerden yararlanılır. En çok kullanılan da TAT- Tematik Algı testidir.

Bu testte deneklere bir dizi muğlak resim gösterilir ve her resimde ne olup bittiğine ilişkin birer öykü anlatmaları istenir. Bu öykülerin anlattırılmasında hipotez deneğin kendi gereksinimlerini resimli karakterlerin davranışlarına yansıtacağıdır.

Yetenekli bir uygulamacı yansıtılan gereksinimleri saptar ve öykülerdeki birbirleriyle ilişkili ifadelerin sayısına göre her gereksinimin ne kadar güçlü olduğuna karar verilir.

Tematik Algı Testinde Kullanılan Bir Resim, bu resmi yorumlar mısınız?

Kaygı ve Ölçülmesi İnsanda kaygı, gelmesi olası bir tehlikeden korkma halidir. Herkes yaşamın bir döneminde ,şu veya bu nedenle kaygılanmıştır. Kaygının en önemli özelliği insanın normal davranışlarına etki etmesidir.

Sizin kaygılarınız nelerdir?

Kaygının ölçülmesi için, kaygı envanteri adı verilen ölçme araçları ile yapılır. Kaygı envanterinin hazırlanması da uzmanlık gerektirir.

Örnek sorular Matematik dersi için; 1.Matematik sınavlarından önce korku ve heyecan duyarım. A-)Pek seyrek B-)Ara sıra C-)Sık sık D-)Her zaman 2.Bir problemi çözemeyince heyecanlanır, sonra ki probleme hiç elimi sürmem.

Benlik Tasarımı ve Ölçülmesi Baymur benlik tasarımını, bireyin kişiliğine ilişkin kanıları ve bireyin kendi kişiliği hakkında görüş tarzı olarak tanımlamaktadır.

A. Benlik Tasarımı Envanteri Baymur (1968) tarafından geliştirilen Benlik Tasarımı Envanterinde 65 madde bulunmaktadır. Bu maddelerin her biri bir bireyin kendisine ilişkin bir duygusunu, düşüncesini ya da değerlendirilmesini yansıtabilecek bir ifadeden oluşmaktadır. Envanter deneklere bir cevap kağıdı ile birlikte verilmektedir.

Cevap kağıdında her ifade için “Tam benim gibi”, “Biraz benim gibi”, “Kararsızım”, “Hayır” ve “Asla” şeklinde beş seçenek bulunmakta ve denekler her ifadenin kendilerini yansıtma derecesini bu seçeneklerden birisini işaretleyerek belirtmektedirler.

Benlik Tasarımı Envanterinin Puanlanması Envanterin puanlanması cevap seçeneklerine +2 ile –2 arasında değişen değerler verilmek suretiyle yapılmaktadır. Envanterlerde yer alan 65 ifadeden 32 si bireyin kendisine ilişkin olumlu bir duygu, düşünceyi ya da değerlendirmeyi, 33’ü ise olumsuz bir duygu, düşünce ya da değerlendirmeyi yansıtacak şeklinde oluşturulmuştur.

Olumlu ifadelerde; “Tam benim gibi” seçeneğine +2, “Biraz benim gibi” seçeneğine +1, “Kararsızım” seçeneğine 0, “Hayır” seçeneğine –1, “Asla” seçeneğine –2 puan verilmektedir.

Olumsuz ifadelerde; +2 puan “asla” seçeneğine verilmekte, diğer seçeneklere verilen puanlar sırasıyla +1, 0, -1 ve –2 olmaktadır.

Her deneğin envanteri bu şekilde puanladıktan sonra aldığı + ve – puanlar toplanarak, kendisi için bir “benlik tasarımı” puan elde edilmektedir. Envanterden alınabilecek en yüksek puan +130, en düşük puan ise –130’dur. Yüksek puan olumlu, düşük puan ise olumsuz bir benlik tasarımına işaret etmektedir.

Takdir davranışlarının ölçülmesi Gerek bilinçsel,gerek duyuşsal davranışlar yeterince geliştikten sonra, insanda o konuyla ilgili takdir davranışları oluşur. Bir şeyi takdir etmemiz veya beğenmemiz onu bilmemize ve ona ilişkin olumlu tutum geliştirmemize bağlıdır.

Bir öğrencinin matematiği takdir etmesi, matematiğin işe yaradığını, bir çok yerde kullanıldığını görmesinden konunun kendi içinde kendi başına bir değer taşıdığını anlamasından; diğer konularla uğraşırken matematiği başarı ile kullanabilmesinden gelir.

Öğrencilerin bir dersi takdir davranışları sözel olarak ölçülebileceği gibi ,öğrenci o dersin konularıyla uğraşırken gözlemlenerek de ölçülebilir. Aşağıdaki sorular bir matematik dersin önemini öğrenciler tarafından takdir edilmesinin ölçülmesinde kullanılır.

Matematik nedir? Niçin matematik öğreniyoruz? Günlük yaşamda cebir ne işe yarar? Şeklinde sorularla takdir edilmesi ölçülür.

GÖZLEM VE DERECELEME HATALARI

Duyuşsal alan davranışlarının ölçülmesinde sık kullanılan bir yöntem, davranışın gözlenmesi ve gözlem sonucunun bir çetele veya dereceleme aracı ile kaydedilmesidir.

Hedef davranış, test ve anket gibi psikometrik özellikleri daha yüksek olan bir araçla ölçülemiyorsa, gözlemi kaydetme ve davranışı dereceleme yöntemini kullanmak gerekir.

Gözlemlerin kaydında çeteleler ve dereceleme araçları kullanılır Gözlemlerin kaydında çeteleler ve dereceleme araçları kullanılır. Bu araçların yapımı, kullanılışları, puanlanmaları kolaydır. Araç bireysel olarak uygulandığından, uygulama çok zaman alır. Aracı kullananlar arasında dereceleme farklılıkları olabilir.

Aracın kullanılması aşağıda en önemlileri sıralanan bir çok hataya açıktır. Dikkatsizlik Kişisel Yanlılık Cömertlik Eli Sıkılık Dalgır Etkisi Merkeze Kayma Etkisi

Dikkatsizlik Gözlemlenin davranışın yeterince gözlenememesinden ölçeğe gelişigüzel işaretlenmesi, dikkatsizce cevaplanan testlerdeki gibi, güvenirlik kaybına neden olur.

Kişisel Yanlılık Gözlemcinin, kendi subjektif eğilimlerine göre, bazı öğrencilere veya durumlara daha yüksek, bazılarına daha düşük puan takdir etmesidir.

Cömertlik Derecelemede ölçünün bol tutulmasından doğan hatadır. Derecelemeyi yapacak kişinin uyarılması bu hatayı azaltabilir. Ayrıca, birden fazla boyutta dereceleme yapılıyorsa, boyutların bir defa en kötüden en iyiye, bir defa da en iyiden en kötüye sıralanması, derecelemeyi yapan kişiyi uyanık tutacağı için, bu hatayı azaltır.

Eli Sıkılık Derecelemede ölçünün gereğinden küçük tutulmasından doğan hatadır. Derecelemeyi yapan kişinin kıt not verme, pekiyi ve çok iyi seçeneklerinden sakınma gibi davranışlarından doğar.

Dalgır (hareleme) etkisi İyi değerlendirilen bir boyuttan sonra derecelenen boyutta iyiye doğru kayma eğilimidir. Aynı etki öğrenciden öğrenciye de olabilir.

Merkeze kayma etkisi Uçlardaki “çok kötü”, “çok iyi” gibi dereceleri kullanmama eğilimidir.

GÖZLEM VE DERECELEME HATALARI

Bilişsel davranışlar çoğu halde öğrencinin zihin ürünü olarak ortaya çıkar; bu nedenle gözlenip ölçülmeleri bir dereceye kadar kolaydır. Duyuşsal davranışlar kolaylıkla gözlemlenip ölçülemez.

Duyuşsal davranışların ölçülmesinde kullanılan yöntemlerin bir grubu öğrencinin kendi duyuşlarını rapor etme esasına dayanır. Bu uygulamada öğrencinin kendi duyuşlarını anlayabileceği ve ölçeği bu anlayışla cevaplandıracağı varsayılır.

Öğrenci kendi duygularını anlayıp değerlendiremez ise teste verdiği cevaplar geçersiz olur. Öğrenci kendi duygularını anlamakla birlikte, kendi duygularını açığa vurmak istemez ise cevabını gerçekte olduğu gibi değil, başka bir yönde değiştirerek verir. Böylece, gerçek dışı cevaplar verilen bir ölçeğin geçerliliği düşer.

Gerçek dışı cevaplar cevaplayıcının ölçek maddesini anlayamamasından da doğabilir. Bu halde ölçme sonucunun geçerliği yanında güvenirliği de düşük olur.

Cevaplayıcıyı güdüleyen bazı etmenler, onu kasıtlı olarak gerçek dışı cevaplar vermeye götürür. Kendini daha olumlu, toplumsal yönden daha beğenilir niteliklere gösterme güdüsü bu etmenlerin başına gelir.

Testlerde kasıtlı gerçek dışı cevaplarla uğraşma psikometrinin çetin sorunlarından biri olmuştur. Standart envanterlerde “zorunlu seçme” yapısındaki maddeler gerçek dışı cevapları azaltır. Ölçme sonuçlarının kınayıcı veya cezalandırıcı olarak değil, yapıcı ve düzeltici olarak kullanılması; bu amaçla kullanılacağının cevaplayıcılara bildirilmesi de gerçek dışı cevapları azaltır.

Cevaplayıcıyı güdüleyen bazı etmenler, onu kasıtlı Duyuşsal alanla ilgili diğer bir ölçme sorunu bu araçların kolayca ve objektif yöntemlerle puanlanamamasından doğar.

Duyuşsal alan davranışlarının ölçülmesindeki bu zorlukların yanında, ölçme sonuçlarının yorumunda ve kullanılmasında da zorluklar vardır.