Vankomisine/Glikopeptitlere dirençli Staphylococcus aureus VRSA

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
AKILCI İLAÇ KULLANIMI BURDUR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Advertisements

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkol
Enfeksiyöz Hastalıkların Tedavisinde Eczacının Rolü
KBUD Preanalitik Evre 2014 Sempozyumu
KRAVAT: ‘HASTANE ENFEKSİYONLARININ TAŞINMASINDA RİSK OLUŞTURUR MU?’
T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Arapgir Meslek YÜKSEKOKULU
AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİNDE DİYALİZ-DIŞINDAKİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Öğr.Gör.Dr. S. Sadi SEFEROĞLU & Arş. Gör. Fatih GÜRSUL
Atlayarak Sayalım Birer sayalım
VAN TÜRKİYE’ DE YANIK YARASI İZOLATLARININ BAKTERİYOLOJİK PROFİL VE ANTİBİYOGRAMININ ÜÇ YILLIK İNCELEMESİ Araş. Gör. Dr. Fatma Esenkaya Taşbent Danışman:
BEIER CÜMLE TAMAMLAMA TESTİ
Febril Nötropenide Sorun Organizmalar ve Direnç Değişimi Dr. Murat Akova Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İnfeksiyon.
Diferansiyel Denklemler
Araş.Gör.Dr.Fatma Esenkaya Taşbent Danışman: Doç.Dr.Mehmet Özdemir
Geri bildirim: Sürveyansın en önemli bileşenlerinden biri 2.
AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI
KIR ÇİÇEKLERİM’ E RakamlarImIz Akhisar Koleji 1/A.
Glikopeptit Dirençli Enterokok ve Metisilin Dirençli Staphylococcus Aureus Türlerinin Türkiye ve Hastanemizdeki Durumu ve Tedavi Seçenekleri Dr. Oğuz Reşat.
Bu çalışma için herhangi bir kurumdan maddi destek alınmamıştır.
Hastane Enfeksiyonlarında Sorun Mikroorganizmalar
Ceftaroline Prof. Dr. Oğuz KARABAY.
CBÜ HAFSA SULTAN HASTANESİ ENFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ
HAZIRLAYAN:SAVAŞ TURAN AKKOYUNLU İLKÖĞRETİM OKULU 2/D SINIFI
HASTANE iNFEKSİYONLARI TANIMI, EPİDEMİYOLOJİSİ VE RİSK FAKTÖRLERİ
ANTİBİYOTİK KOMBİNASYONLARI
ÇİD MİKROORGANİZMALAR
Maliniteli hastalarda enfeksiyonlar: Korunma ve Kontrol
Tip 2 Diyabette İnsülin Tedavisine Geçiş ve İzlem
TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU
1 YASED BAROMETRE 18 MART 2008 İSTANBUL.
KİNOPRİSTİN-DALFOPRİSTİN
ÜRİNER SİSTEM ANTİSEPTİKLERİ
Malign Mezotelyoma da kanser belirteçlerin rolü: Retrospektif bir çalışma Abdullah Çetin Tanrıkulu, Abdurrahman Abakay, Özlem Abakay, Cengizhan Sezgi,
Antibiyotikler ve Antibiyotik Direnci
KÖTÜ OVARYAN YANITLI OLGULARIN SİKLÜS İPTAL KRİTERLERİ NE OLMALIDIR?
Hemodiyaliz Ünitelerinde Enfeksiyon Kontrolü
Gram pozitif sepsiste ampirik tedavide yeni yaklaşım Prof. Dr. Mehmet BAKIR.
Toplum Kökenli Pnömoniler
1. 2 SERUM ÖRNEKLERİNDE HDV VİREMİ BELİRLEMEDE ANTİ-HDV ENZİM İMMUNOASSAY GÖSTERGESİ Dr. Özlem Aydemir Doç. Dr. Mehmet Özdemir 3.
Doç. Dr. Emel Yılmaz Enf Hast ve Kl Mikrobiol AD
Ecz.HİLAL ÖZNUR Uygulama Adı:AKILCI ANTİBİYOTİK KONTROLÜ
FEN ve Antibiyotiklere Direnç Sorunu
Enfeksiyöz Hastalıkların Tedavisinde Eczacının Rolü Doç.Dr. Kutay Demirkan Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık Anabilim Dalı Başkanı.
Arş.Gör.Dr. Asiye Acar Prof.Dr. Mahmut Baykan. Surendra K. Sharma, Ninoo George, Tamilarasu Kadhiravan, Pradip K. Saha, Hemant K. Mishra& Mahmud Hanif*
Ampirik Antibiyotik Tedavisi
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tedavisi
Pnömoni tedavisinde biyomarkırların kullanımı
Dr. Hayati ÇAKIR Didim 112 Acil Sağlık İstasyonu / AYDIN Ekim 2010 / 15. PRATİSYEN HEKİM KONGRESİ METABOLİK SENDROM.
ANA BABA TUTUMU ENVANTERİ
Antibiyotikler Uygun olmayan ve yaygın kullanılan ilaçların başında
Panel Enfeksiyon kontrol mevzuatında güncel durum
PNÖMONİLER Dr. Oğuz KILINÇ Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
YENİ ANTİBİYOTİKLER DR. ŞEBNEM ŞENOL.
Antibiyotik Bakterilerden veya mantarlardan elde edilen veya sentetik olarak üretilen Bakteriler üzerinde öldürücü ya da üremelerini engelleyici etki.
Eskişehir Osmangazi Ü. Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ABD
Diferansiyel Denklemler
YENİDOĞANDA AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI Dr. Ferhan KARADEMİR MART 2007.
İnf. Hast. ve Kl. Mik. AD. İZMİR
HASTANE ENFEKSİYONLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ
HASTANE ENFEKSİYONLARI
HASTANE ENFEKSİYONLARI
MBEK değerleri aralığı (µg/ml) MIK değerleri aralığı (µg/ml)
ANTİMİKROBİYAL FARMAKOLOJİ
TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLERDE OLGU SINIFLAMALARI
ANTİMİKROBİYAL MADDELER
Sepsisli Hastalarda prokalsitonin, C-Reaktif Protein, Lökosit, Mean Platelet Volüm Değerlerinin, Kan Kültüründe Üreyen Mikroorganizmalarla Karşılaştırılması.
Mikrobiyoloji Laboratuvarı Ders 10
2 Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD. , Antalya
GENİŞLETİLMİŞ SPEKTRUMLU VE İNDÜKLENEBİLİR BETA- LAKTAMAZLAR EXTENDED SPECTRUM AND INDUCTABLE BETA-LACTAMASE (ESBL)
İLAÇ VE BAHARAT BİTKİLER
Sunum transkripti:

Vankomisine/Glikopeptitlere dirençli Staphylococcus aureus VRSA Dr. Oğuz Reşat Sipahi

Konuşma planı Direnç nedenleri Glikopeptitler ve etki mekanizmaları Tanımlar ve sorunları Epidemiyoloji Risk faktörleri Klinik önem Tedavi korunma Sonuç

Antimikrobiyal-direnç ilişkisi NEWTON’UN 3. HAREKET KANUNU Herhangi bir etkiye karşı daima bir tepki doğar. İki cismin karşılıklı olarak birbirlerine etki ettirdikleri kuvvetler eşit fakat zıt yöndedir. Beni öldürmeyen acı güçlendirir. Nietche İt ürür, kervan yürür. Bir Türk atasözü

Fizik-evrim-doğal seleksiyon =Dirençde beceri Penisilin 1940-1944 Metisilin 1960-1961 1956 vankomisin-1988 teykoplanin 1997 vankomisine orta düzeyde dirençli S. aureus (VISA) ve 2002 yılında VRSA tanımlanmıştır Dirençli mikroorganizma infeksiyonlarına yaklaşım. Bilimsel Kitapevi, 2008

Glikopeptitler Glikopeptidler, sadece gram pozitif bakterilere etkili olan, aerop ve anaerop gram negatif bakterilere etki göstermeyen antibiyotiklerdir. Grubun ilk temsilcisi 1956-vankomisindir. Vankomisin-Streptomyces orientalis Bakterisidal etkili bir antibiyotiktir. 1988-teikoplanin Dirençli mikroorganizma infeksiyonlarına yaklaşım. Bilimsel Kitapevi, 2008

Sitoplazmik zarın geçirgenliğini bozma Hücre duvarı sentezinin ikinci basamağında, peptidoglikan tabakanın amino açil D-alanil-D-alanin ucuna bağlanırlar. Bunun sonucu olarak NAM’daki (n asetil muramik asit) pentapeptidin beşinci aminoasidi olan D-alanin koparak ayrılamaz ve bir peptidoglikan zincirindeki NAM’a bağlı pentapeptidin üçüncü aminoasidi ile diğer zincirdeki pentapeptidin dördüncü aminoasidi (D-alanin) birbirlerine bağlanamazlar. Sonuçta da peptidoglikan zincirinin uzaması ve hücre duvarı sentezi durdurulur Sitoplazmik zarın geçirgenliğini bozma RNA sentezinin inhibisyonu gibi ikincil etkiler Dirençli mikroorganizma infeksiyonlarına yaklaşım. Bilimsel Kitapevi, 2008

Tanımlar ve sorunları Antimikrobiyal direnç veya duyarlılık, standardize yöntemlere dayanarak yapılmış duyarlılık testlerinin değerlendirme kriterlerine göre tanımlanır. Bu kriterler ülkeler arasında değişiklikler gösterebilmektedir. Dirençli mikroorganizma infeksiyonlarına yaklaşım. Bilimsel Kitapevi, 2008

Tanımlar Vankomisin Teykoplanin Organizasyon Duyarlı Orta duyarlı Dirençli NCCLS/CLSI 2006-2008 ≤ 2 >2 ≥ 32 ≤ 8 >8 NCCLS/CLSI 2005 ≤ 4 >4 VISA VRSA

Tanıda sıkıntılar: hVISA 1997 yılında Japonya’da saptanan ve vankomisine karşı heterojen duyarlılık azalması olan Mu3’teki dirençte bakterilerin vankomisin için MİK değerleri duyarlı sınırları içinde olsa da, topluluğun içindeki 1/106 bakteri vankomisinin > 4 µg/ml (4-9 µg/ml)’lik konsantrasyonlarında üreyebilmektedir. J Infect Chemother 2004; 10 (2): 69-75.

Tanıda sıkıntılar Staphylococcus aureus kökenlerindeki vankomisin direncinin rutin duyarlılık testlerinde belirlenmesi sorunludur. VISA ve hVISA kökenlerindeki hücre duvarı değişiklikleri bu durumun en önemli sebebi olarak gösterilmektedir. Örneğin VISA kolonileri genellikle vankomisine duyarlı S. aureus kolonilerinden daha küçük olmakta ve koagülaz-olumsuz stafilokoklar ile karıştırılabilmektedir. J Infect Chemother 2004; 10 (2): 69-75.

Tanıda sıkıntılar Ayrıca VISA kökenlerinde koagülaz saptanması için genellikle daha uzun süre Dört saatten daha az inkübe edilen koagülaz reaksiyonları yalancı negatif olarak bulunabilir. Aynı zamanda birçok VISA kökeninde ikiye bölünme süresinde uzama, lizostafin duyarlılıklarında ve otolitik aktivitelerinde azalma Tüm bu değişiklikler VISA kökenlerinde duyarlılara göre bozulmuş enerji dağıtım sorununa bağlanmaktadır. Aynı nedenle VISA kökenlerinde vankomisin MİK’lerinin de sabit kalmadığı ve zamanla ya da çevre koşulları ile azalabileceği de söylenmektedir. J Infect Chemother 2004; 10 (2): 69-75.

Tanıda sıkıntılar New York’ta bir bakımevinde kalan bir hastanın idrarından soyutlanan VRSA kökeni Otomatize sitemde 4 mg/l düzeyindeki MIC ile duyarlı Laboratuarın rutin tarama testi olarak beyin kalp infüzyon agar kullanması sonucunda sıvı dilüsyon yöntemi ile MİK değerinin aslında 64 mg/l Ne yazık ki kullanımda olan hiçbir otomatize sistem tarafından dirençli olarak bildirilmemiş. CDC tüm S. aureus kökenlerine 6 mg vankomisin içeren beyin kalp infüzyon agar ile tarama yapılmasını önermektedir. CDC kılavuzu ise MİK değeri 4 mg/l olan kökenlerin de tekrar değerlendirilmesini ve önceden vankomisin kullanımı/klinik başarısızlık açısından değerlendirilmesini önermektedir. EÜTF’de tanı kan ve bos ETEST* MMWR 2004;53(15):322-3. Curr Opin Infect Dis. 2005;18(4):300-5. http://www.cdc.gov/ncidod/dhqp/ar_visavrsa.html *Prof. Dr. Alper Tünger

Epidemiyoloji MRSA, C. difficile, MRKNS Vankomisinin kullanımında artış seçici baskı Yalnızca glikopeptitlere duyarlı MDSA kökenlerinin oranının oldukça artması (ABD’de 1987’de %22,6, 1997’de %56) Stafilokoklarda vankomisin direnci 1956 yılında yapılan ve daha vankomisin klinik kullanıma girmeden önce yayınlanan iki çalışmada gösterilmiştir. Dirençli mikroorganizma infeksiyonlarına yaklaşım. Bilimsel Kitapevi, 2008

Epidemiyoloji 2 Klinik direnç ise ilk kez 1979 ve 1983 yıllarında koagülaz-olumsuz stafilokok kökenlerinde (S. epidermidis) bildirilmiştir. Bu bakterilerin, özellikle de o tarihlerde pek enfeksiyon oluşturmadığının düşünülmesi nedeniyle fazla önemsenmemiştir. Vankomisine dirençli enterokoklar ilk kez 1988 yılında tanımlanmıştır ve şu anda bütün dünyada önemli bir sorun yaratmaktadırlar. In vitro ve invivo koşullarda enterokokların vankomisin direncini sağlayan vanA geni 1992’de S. aureus’a aktarılabilmiştir. Dirençli mikroorganizma infeksiyonlarına yaklaşım. Bilimsel Kitapevi, 2008 FEMS Microbiology Letters. 1992; 93: 195-198.

Epidemiyoloji 3 1996 Hiramatsu ve arkadaşları vankomisine azalmış duyarlılığı olan S. aureus kökeni ile oluşan bir insan enfeksiyonunu bildirmişlerdir. Ardından ABD’de Michigan ve New Jersey’den de benzer kökenlerin etken olduğu enfeksiyonlar tanımlanmıştır. Journal of Antimicrobial Chemotherapy 1997; 40: 135-136. Curr Opin Infect Dis. 2005;18(4):300-5.

GISA eskiden de vardı… Fransa’da bir eğitim hastanesinde yapılan bir çalışmada 1983-2002 arasında soyutlanan 1445 MRSA kökeni vankomisin ve teikoplanin direnci açısından incelenmiş Bir VISA, 31 teikoplanine orta düzey dirençli köken saptandığı ve ilk GISA kökenlerinin 1985’te soyutlanmaya başlandığı bildirilmiştir. ECCMID 2006 poster1458.

Epidemiyoloji 4 İlk VRSA kökeni ABD’de 2002’de tanımlanmıştır. Literatür inceleniğinde ABD’den (Beş Michigan, bir New York, bir Pensilvanya), Hindistan’dan üç, Ürdün’den beş, İran’dan iki gerçek VRSA kökenlerinin bildirildiği görülmektedir. BMC Infect Dis. 2006;6:156 Clin Infect Dis. 2008;46:668-74 J Med Microbiol. 2008;57(Pt 1):72-9. Pak J Med Sci 2006;22:144-148. Med Princ Pract. 2008;17:432-4.

Clin Infect Dis. 2008;46:668-74

Epidemiyoloji 6 Ürdün Zarqa, Nisan2002-Ağustos 2004 139 S. aureus kökeni:bir kökende 64 mg/l, dört kökende ise 256 mg/l MİK Hindistan: 783 S. aureus kökeninden ikisinin VISA (Birinci kökenin vankomisin ve teikoplanin MİK değeri 16 mg/l, ikinci kökenin vankomisin ve teikoplanin MİK değeri 8 mg/l) iki kökenin VRSA olduğu (birinci köken vankomisin ve teikoplanin MİK değeri 32 mg/l, ikinci köken vankomisin ve teikoplanin MİK değeri 64 mg/l) Hindistan Kalküta vankomisin MİK 64 mg/l Tahran: 356 köken’de 2 VRSA. MİK>512, teikoplanin biri s biri >256 Pak J Med Sci 2006;22:144-148. BMC Infect Dis. 2006;6:156 J Med Microbiol. 2008;57(Pt 1):72-9.

Epidemiyoloji-Türkiye Türkiye’den henüz vankomisine tam dirençli S. aureus kökeni rapor edilmemişse de hVISA ve VISA kökenleri rapor edilmiştir. Hacettepe Üniversitesi: 256 MRSA kökeni önce 4 mg vankomisin içeren beyin-kalp-infüzyon agarda tarama testinden geçirilip ardından popülasyon analizine tutularak incelenmiş, 46 kökende heterojen direnç (BHIV4’de tekrar eden üreme, MİK değerinin mikrodilüsyonla 0.125-4 mg/dl arasında olması ve popülasyon analizinin MU3 ile benzer özellik göstermesi.) tespit edildiği bildirilmiştir. Burada ilgi çekici bir nokta dokuz kökenin MİK değerinin 0.5 mg/l, bir kökeninin ise <0.125 olmasıdır. J Antimicrob Chemother. 2005 ;56(3):519-23.

Epidemiyoloji-Türkiye 2 İstanbul Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada ise S.aureus kökeninin ikisinde heterojen direnç saptandığı, bu kökenlerden birisinin (Hastane personelinin elinden soyutlanan bir köken) teikoplanin MİK değerinin 16 mg/dl olarak bulunduğu bildirilmiştir. Bu rapordaki ilginç nokta ise her iki kökenin de metisiline duyarlı olmalarıdır. Bizim hastanemizde yapılan bir çalışmada ise 135 MRSA kökeni incelenmiş biri kan kültürü, biri toraks dren sıvısı kültüründen soyutlanan iki klinik kökenin VISA olduğu (vankomisin MİK değeri 8 mg/dl) saptanmıştır. Bir köken vankomisin MİK 8 mg/l, bir köken 16 mg/l (yayınlanmamış veri) Engin Yaygın Mikrobiyoloji Uzmanlık tezi BMC Infect Dis. 2005;5(1):31.

Risk faktörleri ABD’de yapılan çok merkezli bir çalışmada VISA enfekiyonu için en önemli risk faktörü son iki üç ay içinde glikopeptitlere maruz kalmak veya MRSA enfeksiyonu geçirmek olarak bildirilmiştir. Pensilvanya kökeninin beş senedir alerji nedeniyle vankomisin kullanmamış bir olgudan soyutlandığı bildirilmiştir. Sancak ve arkadaşlarının çalışmasında hVISA ile enfekte olan 46 olgunun yalnızca 12’sinde vankomisin ya da teikoplanin ile daha önceden tedavi olmuş olma öyküsü bulunduğu bildirilmiştir. Clin Infect Dis. 2003;36:429-39. Curr Opin Infect Dis. 2005;18(4):300-5. J Antimicrob Chemother. 2005 Sep;56(3):519-23.

Klinik önem

Klinik önem Yirmibeş olguluk bir hVISA serisinde 19 hastada vankomisinin başarısız olduğu (Baktereminin yedi günden fazla sürmesi ya da steril bölgede 21 günden uzun süreli kültür pozitifliği) 53 hastalık başka bir MRSA serisinde hVISA soyutlanan hiçbir olguda vankomisin ile mikrobiyolojik başarı elde edilememiş Bu tip kökenlerle enfekte hastalarda ölüm oranı daha fazla. Clin Infect Dis. 2004;38(4):521-8. Clin Microbiol Rev. 2002;15(3):430-8. Clin Infect Dis. 2004;38(3):448-51.

Mekanizma-VISA Glikopeptit antibiyotikler etkilerini gösterebilmek için Gram-olumlu bakterilerin çok katlı peptidoglikan tabakasını geçerek sitoplazmik membrana ulaşmak zorundalar Glikopeptitlere orta derecede duyarlı olan S. aureus kökenlerinde (VISA ve hVISA) peptidoglikan sentezinde aşırı faaliyet AAC 2001: 45 (11); 3070-3075. AAC 2003 ; 47 (2): 568-576. J Infect Chemother 2004; 10 (2): 69-75.

Mekanizma-VISA 2 Sitoplazmik membranda da artan peptidoglikan sentezi ve yüksek miktarlarda NAM’a bağlı D-Ala-D-Ala rezidülerinin varlığı bakteri hücre duvarını kalınlaştırmakta Mu50’nin duvar kalınlığının vankomisine duyarlı S. aureus kökenlerine göre en az iki kat fazla :vankomisinin bakteri hücre duvarına ulaşmas güçleşmekte Hücre duvarında artan ve vankomisinin hedefi olan NAM’daki D-Ala-D-Ala rezidülerinin de üretiminin artması ve hücre duvarında fazlaca bulunmaları nedeniyle vankomisin sitoplazmik membrana ulaşamadan hücre duvarında tutulmakta AAC 2001: 45 (11); 3070-3075. AAC 2003 ; 47 (2): 568-576. J Infect Chemother 2004; 10 (2): 69-75.

Mekanizma-VISA 3 PBP4 ise düşük moleküler ağırlıklı bir penisilin bağlayan proteindir ve hücre duvarı şekillenmesinde etki gösterir Transpeptidaz aktivitesi var D,D-karboksipeptidaz gibi davranarak, çapraz bağlanmayan muropeptid kalıntılarının ucundaki D-alanin rezidülerini temizler. PBP4 eksikliğinde S. aureus kökenlerinin vankomisine olan duyarlılığında azalma Sonuç olarak hücre duvarı kalınlaşması, hücre duvarı organizasyonunun bozulması (çapraz bağlantıların azalması), duvarın vankomisin tutma kapasitesinin artması PBP4 eksiklikleri sitoplazmik membrana ulaşan glikopeptid molekülü sayısını etkileyerek dirence neden olur. AAC 2001: 45 (11); 3070-3075. AAC 2003 ; 47 (2): 568-576. J Infect Chemother 2004; 10 (2): 69-75.

hVISA-mekanizma Sonuç olarak hücre duvarı kalınlaşması, hücre duvarı organizasyonunun bozulması (çapraz bağlantıların azalması), duvarın vankomisin tutma kapasitesinin artması PBP4 eksiklikleri sitoplazmik membrana ulaşan glikopeptid molekülü sayısını etkileyerek dirence neden olur.

Mutated Response Regulator graR Is Responsible for Phenotypic Conversion of Staphylococcus aureus from Heterogeneous Vancomycin-Intermediate Resistance to Vancomycin-Intermediate Resistance. AAC. 2008;52(1):45-53 Neoh HM, Cui L, Yuzawa H, Takeuchi F, Matsuo M, Hiramatsu K Multistep genetic alteration is required for methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA) to achieve the level of vancomycin resistance of vancomycin-intermediate S. aureus (VISA). In the progression of vancomycin resistance, strains with heterogeneous vancomycin resistance, designated hetero-VISA, are observed. In studying the whole-genome sequencing of the representative hetero-VISA strain Mu3 and comparing it with that of closely related MRSA strains Mu50 (VISA) and N315 (vancomycin-susceptible S. aureus [VSSA]), we identified a mutation in the response regulator of the graSR two-component regulatory system. Introduction of mutated graR, designated graR*, but not intact graR, designated graRn, could convert the hetero-VISA phenotype of Mu3 into a VISA phenotype which was comparable to that of Mu50. The same procedure did not appreciably increase the vancomycin resistance of VSSA strain N315, indicating that graR* expression was effective only in the physiological milieu of hetero-VISA cell to achieve a VISA phenotype. Interestingly, the overexpression of graR* increased the daptomycin MICs in both Mu3 and N315 and decreased the oxacillin MIC in N315.

Mekanizma-VRSA Direnç peptidoglikan biyosentezinde D-Ala-D-Ala dipeptidinin yerine D-Ala-D-Lac depsipeptidinin gelmesi sonucu Vankomisinin bu değişmiş moleküllere karşı afinitesi doğal peptidoglikan öncüllerinden 1000 kat daha az. Sonuçta bu bölgede glikopeptitlerin bağlanma bölgesi olan hidrojen bağları ortadan kalkar ve yüksek düzeyde glikopeptit direnci ortaya çıkar. Bu arada belirtilmesi gereken önemli bir nokta Amerika’dan bildirilen yedi köken ve Hindistan’dan rapor edilen bir kökende vanA determinanı saptanırken Hindistan’dan bildirilen kökenlerde vanA ve vanB saptanmamış olmasıdır. Bu iki determinanın bulunmaması diğer van genlerinin bulunma olasılığını dışlamazsa da, vanA dışında bir mekanizmanın da vankomisin direncine neden olabileceğini göstermektedir. BMC Infect Dis. 2006;6:156 Clin Infect Dis. 2008;46:668-74 J Med Microbiol. 2008;57(Pt 1):72-9. Pak J Med Sci 2006;22:144-148.

Mekanizma-VRSA 2 Buna ek olarak Showsh ve ark. 2001’de S. aureus’da da bulunan bir seks feromeninin (cAM373 isimli peptit) Enterococcus faecalis’den plazmit transferini indükleyebilecği bildirilmiştir. AAC 2001: 45 (11); 3070-3075. FEMS Microbiology Letters. 1992; 93: 195-198.

Mekanizma-VRSA 3 vanA genine bağlı direnç dünyada kolaylıkla yayılmış olan VRE örneğindeki gibi, ekolojik ve epidemiyolojik olarak avantajlıdır. Aynı zamanda vanA operonunun sadece glikopeptitlerin ortamda bulunduğu durumlarda indüklenmesi, ortamda antibiyotik yokken aktive olmaması da önemli enerji tasarrufu sağlamaktadır. Bu nedenle hücre duvarı kalınlaşmasına bağlı gelişen VISA kökenlerinden çok, vanA geni nedeniyle ortaya çıkan vankomisine yüksek düzeyde dirençli S. aureus kökenlerinin dünyaya yayılma açısından daha tehlikeli oldukları söyleyebiliriz. Clinics in Laboratory Medicine 2004; 24: 381-402. Science 2003; 302: 1569-1571. 2006 ICAAC Presentation number:E718

http://www.omedon.co.uk/vrsa/resistance

Hayatta her şeyin bir bedeli var. Bir VRSA kökeni ile onun vankomisine duyarlı izojenik kökeni fare sepsis modelinde karşılaştırıldığında VRSA ile enfekte olanlarda %100 sağkalım VISA’lardaki direncin mekanizması yüksek enerji bağımlı Yüksek miktarda peptidoglikan tabakanın üretilmesi için çok fazla enerji gereksinimi olmakta VISA kökenlerinin bir süre sonra bazı biyolojik sınırlamalara girmek zorunda kalmalarına yol açmakta ve buna bağlı olarak direnç belli bir düzeyde kalmakta 2006 ICAAC Presentation number:E718

Tedavi Henüz oturmuş bir standart yok Kökenin duyarlılık profilinin eski ve yeni antibiyotikleri kapsayacak şekilde incelenmesi Türkiye’de bulunan antibiyotiklerden 50 S ribozomlara bağlanıp inisiasyon kompleksini inhibe ederek etki gösteren linezolit tedavide önemli bir seçenektir fakat S. aureus’larda linezolit direncinin daha 2001’de tanımlanmış olduğu unutulmamalıdır. Tigesiklin Flora 2005;10 supp 4:3-16 Lancet. 2001;358(9277):207-8. Eur J Clin Microbiol Infect Dis. 2005;24:826-31.

Tedavi 2 Türkiye’de halen bulunmayan moleküllerden daptomisin, kinopristin/dalfopristin, televansin, dalbavansin, seftobiprol Bu moleküller MRSA tedavisinde glikopeptitlere alternatif Ne yazık ki VISA ya da VRSA enfeksiyonlarında bu ilaçlarla yapılmış randomize kontrollü klinik çalışma bulunmamaktadır. VISA ve VRSA kökenlerinin çoğu trimetoprim/sülfometoksazole duyarlı Antimicrob Agents Chemother. 2006;50(7):2330-6. Clin Microbiol Infect. 2006;12 Suppl 1:16-23.

Tedavi 3 VISA ya da VRSA kökenleri ile yapılmış çalışmalarda daptomisine direnç buna ek olarak gentamisin ve rifampin ile sinerji VRSA kökenleri teikoplanine duyarlı olabilir. Hershey Tıp Merkezi’nde soyutlanan VRSA kökeninin vankomisin MİK değeri 32 mg/dl iken, teikoplanin MİK değeri 4 mg/dl Tahran’daki kökenlerden biri >512 karşı duyarlı Eur J Clin Microbiol Infect Dis. 2005;24:826-31. JAC 2003;52(5):864-8. AAC 2007 Apr;51(4):1504-7 Med Princ Pract. 2008;17(5):432-4

Tedavi 4 VRSA ile oluşturulmuş, in vitro vejetasyon simülasyonuyla yapılan bir çalışmada linezolit, kinopristin/dalfopristin ve daptomisin karşılaştırılmış, üçü de bakterisidal bulunsa da linezolit ile elde edilen koloni sayısı düşüşü diğerlerine göre daha az Linezolit, kinopristin dalfopristin ve daptomisin VISA kökenlerine etkili bulunmuş, zamana karşı öldürme deneyinde ise daptomisinin diğer ikisine göre daha başarılı AAC 2003;47(12):3960-3. AAC 2000;44(4):1062-6.

Tedavi 5 YDE faz 3 biten MRSAlar dahil tüm S.aureus’lara, Enterococcus faecalis’e (ama E. faecium’a değil), Proteus spp. dışındaki Enterobacteriacea’lara, pseudomonaslara etkili fakat genişlemiş spektrumlu beta-laktamazlara etkisiz bir sefalosporin olan seftobiprol yakın gelecekte önemli bir yeni tedavi seçeneği olabilir. Pankuch ve Appelbaum iki VISA bir VRSA kökeninin seftobiprole duyarlı olduğunu ve ilacın bu etkenlere karşı post-antibiyotik etkisinin de bulunduğunu bildirmişlerdir. CMI 2006;12 Suppl 2:11-6. CMI 2006; 12 (Suppl 2):17-22. AAC 2006;50(11):3956-8.

Clin Infect Dis. 2008;46:668-74

Clin Infect Dis. 2008;46:668-74

Hindistan’daki ilk köken* Tetrasiklin, nitrofurantoin Veri yok DUYARLI Tedavi Hindistan’daki ilk köken* Tetrasiklin, nitrofurantoin Veri yok Hindistan’daki ikinci köken* Tetrasilin Hindistan’daki üçüncü köken Siprofloksasin, gentamisin Beş Ürdün kökeni** Duyarlı olduğu bir molekül bildirilmemiş. İki Ürdün kökeni Biri teikoplanin, İkisi de lineozlid J Med Microbiol. 2008;57(Pt 1):72-9. Pak J Med Sci 2006;22:144-148. BMC Infect Dis. 2006;6:156. Med Princ Pract. 2008;17(5):432-4.

Korunma Kontak izolasyonu Özel oda Önlük ve eldiven Ayrı tansiyon aleti steteskop Hastayla ve hastadan alınan örneklerle temas edilirken eller yıkanmalı ABD’de bu önlemlere ek olarak kökenlerin ve olgunun devletin halk sağlığı birimlerine ve CDC’ye bildirilmesi, Mümkün olduğunca az kişinin teması Hastayla yakın temasta bulunan kişilere vs aktif sürveyans kültürleri. MMWR 2004 Apr 23;53(15):322-3. Curr Opin Infect Dis. 2005;18(4):300-5. http://www.cdc.gov/ncidod/dhqp/ar_visavrsa.html

Sonuç Direnç fizik-evrim-doğal seleksiyon kuralları gereği kaçınılmaz. VISA ve VRSA var ve özellikle VRSA yayılma olasılığı yüksek Tanımlara dikkat… VISA duvar kalınlaşması VRSA vanA (hepsinde olmasa da)… Tanıda ve tedavide (duyarlılık testleri) mikrobiyoloji laboratuvarına büyük sorumluluk… Glikopeptit kullanımını/seçici baskıyı azaltmak Enfeksiyon kontrol önlemleri