Yönetimin Evrensel Gelişimi

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
TEKNOLOJİ YÖNETİMİNE GİRİŞ HAFTA I-II
Advertisements

YÖNETİM TANIMI, ÖNEMİ, AMACI
YÖNETİM VE ORGANİZASYON
YÖNETİM VE ORGANİZASYON
Öğrenme Faaliyeti 1 Yönetim Çiğdem YILDIRIM 626 Doruk YOĞURTÇU 628
İnsan Kaynakları Planlaması
Aşağıdaki hangisi klasik kuramcılar arasında yazarlardan yer almaz
Yönetim Kuramları ve Temel Yönetimin Yaklaşımları
İşletmelerin çalışmalarının incelenmesi sonucunda, durağan çevreden çok çalkantılı çevreye kadar beş farklı çevre tür ortaya konmuştur. Aynı zamanda, “mekanik”
[Klasik Yönetim teorileri: F.Tylor, H.Fayol, M.Weber]
ÖRGÜTLEME.
 Ülgen & Mirze 2004.
EĞİTİM YÖNETİMİNE GİRİŞ
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İÇ DENETİM VE İÇ KONTROL SİSTEMİ
EŞGÜDÜMLEME FONKSİYONU
Bölüm 12 Stratejilerinin Uygulanması-1 İşletme Yapıları ve Sistemler
ÖRGÜT VE ÖRGÜTLENDİRME
İKY Tarihsel Dönüşümü (Yaklaşımları) Klasikler, Neo-Klasikler, Modern
Klasik Yönetim Teorisi ve Neo-Klasik Yönetim Teorisi
TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ VE GELENEKSEL YÖNETİM
MODERN YÖNETİM DÜŞÜNCESİ
1 İşletmeye Giriş Konu 4: İşletmelerde Yönetim Faaliyetleri I Yrd.Doç.Dr. Yıldırım Osman Çetmeli Yaşar Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü.
BBY373 İnsan Kaynakları Yönetimi
Öğretim Yılı Bahar Dönemi
HAZIRLAYAN SEVDA DEMEZ.
YETKI DEVRI Yetki Devrinin Tanımı ve Türleri
MODERN YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI Didem PEKUYAR
Henri Fayol ve Yönetim Süreci “Sınai ve Umumi İşlerde İdare” ( )
KLASİK YÖNETİM VE ORGANİZASYON TEORİSİ-1
Girişimcilik.
YENİ ORGANİZASYON YAKLAŞIMLARI
Bölüm 6 Örgütleme.
YÖNETİM SÜRECİ VE ÖZELLİKLERİ
Yrd. Doç Dr. M. İsmail Bağdatlı UYGULAMALI GİRİŞİMCİLİK 7 UYGULAMALI GİRİŞİMCİLİK 7.
İşletme Yönetimi Dr. Adil AKINCI Bankacılık ve Finans Bölümü.
Yönetim ve Organizasyon Yrd.Doç. Dr. Özlem BALABAN İşletme Fakültesi B.
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
Dr. Adil AKINCI Bankacılık ve Finans Bölümü
Dr. Adil AKINCI Bankacılık ve Finans Bölümü
Klasik Yönetim ve Organizasyon Teorisi
«Ekonomik ve Toplumsal Örgütlenme Kuramı»
Üretim Yönetimi 1.Bölüm.
Yönetim ve Organizasyon
YÖNETİM ve YÖNETİM KURAMLARI
ORGANİZASYON FONKSİYONU
MODERN YÖNETİM TEORİSİ
YÖNETİM BİLİMİNİN GELİŞİMİ
MODERN YÖNETİM TEORİSİ
ÖRGÜT VE YÖNETİM KURAMLARI
YÖNETİM VE YÖNETİCİLİK
örgütlenmesi ve performansı
YÖNETİM VE ORGANİZASYON
YÖNETİM- ÖRGÜT TEORİLERİ KLASİK EKOL: Max Weber
Yrd.Doç.Dr. Çağdaş Erkan AKYÜREK
Performans ve Ücret Yönetimi Yrd. Doç. Dr. Özlem BALABAN
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
Yrd. Doç. Dr. Şule Aydın Turan
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ Prof. Dr. Ş. Şule ERÇETİN.
C) BÜROKRATİK YÖNETİM YAKLAŞIMI
2) NEO KLASİK (GELENEKSEL) YÖNETİM
BEDEN EĞİTİMİNDE YÖNETİM VE ORGANİZASYON
BEDEN EĞİTİMİNDE YÖNETİM VE ORGANİZASYON
Yönetimin Tanımı ve Unsurları
İşletme kavramı öncesi dönem 1880 öncesi dönemi kapsar.1880 öncesi dönemde yönetim gereken kuruluşların çok az olması, kendi yönetim anlayışlarına göre.
Matriks Organizasyon Yapısı
Bölüm 12. İşletmecilik İşletme, ürün piyasalarındaki ekonomik birim olup, üretim faaliyeti için üretim faktörleri bir araya getirilir. İşletmelerde örgütsel.
İŞLETME YÖNETİMİNİN TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ
Sunum transkripti:

Yönetimin Evrensel Gelişimi Yrd. Doç. Dr. Özgür KÖKALAN

Yönetim ve Organizasyon Teorilerinin Gelişimi Yönetim ve Organizasyon Teorileri 5 ana başlık altında incelenebilir: Klasik Yaklaşım Davranışsal Yaklaşım Modern Yaklaşım Değişim Adaptasyon Modern Sonrası ve Çağdaş Kavramlar

Klasik Yönetim ve Organizasyon Teorisi Klasik Yönetim Teorisi; Farklı ülkelerde aynı zamanda ortaya atılan üç temel teorinin toplamından oluşmaktadır. Bunlar: Frederic Taylor – Bilimsel Yönetim Yaklaşımı – ABD - 1911 Henri Fayol – Yönetim Süreci Yaklaşımı - Fransa – 1916 Max Weber – Bürokrasi Yaklaşımı – Almanya - 1926

Klasik teorinin özellikle vurguladığı iki ana görüşü olmuştur. Bunlar; İşletmelerde (organize faaliyetlerde, organizasyonlarda) et­kinlik ve verimliliğin artırılması, Bunu sağlayacak olan formal organizasyon yapısının ve bunun içindeki yönetim faaliyetlerinin düzen­lemesidir. Bu görüşlerle ilgili olarak; Taylor'un Bilimsel Yönetim Yaklaşımı çalışanların verimliliğinin vç etkinliğinin nasıl artırılabileceği üzerinde, Fayol'un Yönetim Süreci Yaklaşımı, bir işletmede yönetim süreci olarak adlandırılan bir dizi birbirine bağlı faaliyetin neler olduğu ve iyi bir formal organizasyonun nasıl oluşturulabileceği üzerinde, Weber ise, daha çok sosyolojik çerçevede ve Marksist görüşe kar­şı bir toplumda insanların birbirini neden ve nasıl etkiledikleri ve bunu nasıl meşrulaştırdıkları (legitimacy) konusunu incelerken açık­ladığı ve en etkin ve verimli çalışma düzeni olarak ifade ettiği bü­rokrasi üzerinde durmuştur.

Üç yaklaşımın ortak özellikleri; "İlkeler Yaklaşımı" olarak da adlandırılan bu teori, etkinlik ve verimliliğin artırılması ve "en iyi" bir organizasyon yapısı ve yönetim uygulaması için uyulması gereken ilkeleri belirlemeye çalışmış, bu ilkelere uyulduğu takdirde etkinlik ve verimliliğin artacağını, bu ilkelerin her yerde ve her organizasyon için geçerli olduğu fikrini ileri sürmüştür. Bu an­lamda, bu yaklaşımın ilkeleri üniversal bir nitelik taşımaktadır. Üç yaklaşımın ortak özellikleri; İnsan unsuru dışındaki faktörler üzerinde durmuştur, insan unsuru daima ikinci planda ele alınmıştır. (Ekonomik hayvan – economic animal) – Mekanik Organizasyon yapılarını önermiştir. Rasyonellik ve mekanik süreçler üç yaklaşımın hareket noktası olmuştur. Kapalı sistem anlayışı ile organizasyonu ele almıştır.

Klasik yaklaşımda her işletme için tek bir organizasyon yapısı önerilmektedir. Klasik açıdan organizasyon dizaynı ve süreci şu safhaları içermektedir. Amaçların belirlenmesi, Amaçlara ulaştıracak işlerin (görevler topluluğu) belirlenmesi, Uzmanlaşmayı sağlamak için işlerin bölünmesi, İşlerin bir araya toplanarak mevki ve pozisyonların oluşturulması, Departmanlaşmanın sağlanması, Departmanların hiyerarşik bir yapı içinde koordinasyonunu sağla­mak üzere birleştirilmesi, dir.

Bilimsel Yönetim Yaklaşımı (Scientific Management Approach) 1900'lü yılların başlarında Frederick Winslow Taylor'un öncülüğünü yap­tığı bu yaklaşım, yönetim ve organizasyon alanında genel bir kabul gör­müş ve işletmelerde verimliliği artırma reçetesi olarak görülmüştür.

Kısaca "Taylorizm" olarak adlandırılan bilimsel yönetim bakış açısının ana ilkeleri olarak şunlardır: Gelişigüzel, herkesin kendi bildiğine göre değil, bilimsel olarak tanımlanmış bir çalışma düzeni, Çalışanın kendisine kalmış iş yapma ve davranış tarzı değil, her yönü sistematize edilmiş, ölçülmüş ve tanımlanmış iş görme davranışları, | Başıbozuk ve birbirinden kopuk çalışma düzeni değil, tarif edilmiş ahenk ve koordina Bireysellik değil, yardımlaşma Düşük verim değil, maksimum çıktı (output) Her işe en uygun işgörenin seçimi için gerekli tanımların yapılması ve sistemin kurulması Her çalışanın mümkün olan en yüksek verimlilik düzeyine çıkarıla­bilmesi için eğitilmesi Standartları belirlenmiş üretimi gerçekleştirenlerin ek ücret ödeme­leri ile teşvik edilmesi

Bu ilkeler genel olarak yönetime olduğu kadar fiili üretim faaliyetleri­nin yürütülmesine de ışık tutmuştur. Bu ilkelerin iş'e, dolayısıyla organi­zasyona aktarılması şöyledir: Her iş, bu işi oluşturan unsurlarına (görevlere, hangi hareket ve davranışlardan oluştuğuna) ayrılmalı Bu görevlerin her biri bilimsel açıdan ayrıntılı olarak incelenmeli Bu inceleme yapılırken görevlerin nasıl daha kısa sürede ve daha etkin yapılabileceği (metot), bunun için hangi araç ve gereçlerin nasıl kullanılması gerektiği (zaman ve hareket), görevi yapanın na­sıl davranması ve hangi hareketleri nasıl yapması gerektiği araştırıl­malı,

İşi yapan kişide yorgunluğu artıran, zaman kaybı ve israf olan ha­reketler belirlenerek bunlar ortadan kaldırılmalı Böylece görev ve işlerin en iyi yapılma şekli bulunduktan sonra, bunlar zaman, metot ve davranış olarak standartlaştırılmalı Daha sonra standartları belli olan bu işleri yapabilecek, fiziki ve zih­ni kabiliyeti yeterli olan kişiler seçilmeli Bu kişiler uygun bir şekilde eğitilerek işi öngörülen şekilde yapabi­lecek hale getirilmeli Teşvik edici ücret sistemi geliştirilerek işgörenlerin öngörülen şekil­de çalışmaları finansal olarak desteklenmeli ’ Yönetim bu sistemin işleyişini sürekli olarak denetlemeli, aksaklık­lar yine bilimsel olarak incelenmelidir.

Bu yaklaşım verimlilik artışı için; İşlerin tanımlanması İşi oluşturan alt işlerin (görevlerin - tasks) incelenerek tanımlanma Bu görevleri yaparken verimsiz, sonuç üretmeyen ve işi yapanı yo­ran hareket ve davranışların belirlenerek elimine edilmesi Buna göre zaman ve davranış standartları oluşturulması Buna dayanarak üretim miktarı standartları oluşturulması Bu üretim standardına dayanarak ücret ve teşvik standartları oluş­turulması İşgörenlerin bu tanımlanmış sisteme uyabilmeleri için uygun bir iş- gören seçim sistemi ve eğitim sistemi geliştirilmesini önermektedir.

Yönetim Süreci Yaklaşımı Klasik Teori'nin ikinci yaklaşımı, öncülüğünü Henri Fayol'un yaptığı Yö­netim Süreci Yaklaşımı'dır (Administrative Process Theory). Taylor ve izleyicilerinin daha çok iş dizaynı ve işlerin yapılma şekli ile ilgilenmeleri­ne karşılık, Fayol organizasyonun tamamını ele alarak iyi bir organizasyon dizaynı ve yönetiminin ilkelerini araştırmıştır. Sadece organizasyonla değil yönetimin bütün alanları ile ilgili ilkeler geliştirmeye çalışmıştır.

Fayol'e göre bir organizasyondaki (işletmedeki) faaliyetler başlıca altı grupta toplanabilir.. Bunlar: Teknik faaliyetler (üretim faaliyetleri) Ticari faaliyetler (alım, satım vs) Finansal faaliyetler (para bulma ve kullanma) Muhasebe faaliyetleri (kayıtların ve istatistiklerin tutulması, hazır­lanması) Güvenlik faaliyetleri (işyeri ve işgörenlerin korunması) Yönetim faaliyetleri Yönetim faaliyetleri de bir süreç şeklinde oluşur. Bu sürecin başlıca safhaları planlama, organizasyon, emir-komuta (yürütme), koordinasyon ve kontrol'dür.

Fayol, yukarıda belirtilen 6 te­mel faaliyet içinde saydığı yönetim faaliyetlerine ilişkin olarak 14 ilke ile­ri sürmüştür. Bunlar: İş bölümü (iş taksimi) Yetki (amirlik) Disiplin (inzibat) Emir komuta birliği (kumanda birliği) Amaç birliği (yürütme birliği) Genel çıkarların bireysel çıkarlardan üstün olması (umumi menfa­atlerin hususi menfaatlere tercihi) Ücretleme - bedel ödeme (iş bedelinin ödenmesi) Merkeziyet-merkezcillik (merkeziyet) Hiyerarşik yapı (mertebe silsilesi, hiyerarşi) Düzen (intizam Hakkaniyet Organizasyon ilkeleri denildiğinde, anlatılmak istenen, bir organizasyon yapısı kurulurken dikkate alınacak ilkelerdiri İş güvenliğinde denge (memurlarda istikrar) İnisiyatif (teşebbüs fikri) Moral güç (memurlar birliği)

Organizasyon İlkeleri Organizasyon ilkeleri denildiğinde, anlatılmak istenen, bir organizasyon yapışı kurulurken dikkate alınacak ilkelerdir. Bu örneği organizasyon yapısının kurulması işine uygularsak, organi­zasyon plancısının şu sorulara cevap bulması gerekecektir: Organizasyonu çevreleyen ortam koşulları nelerdir? Organizasyonun amacı nedir? Stratejisi nedir? Bu amaca ulaştıracak işler nelerdir? Bu koşullar altında etkin bir şekilde çalışacak yapılar neler olabilir? Bu işlerle ilgili nasıl bir düzenleme yapılabilir? Bu düzenlemelerin (yapıların) maliyet ve etkinlikleri nasıl karşılaştı­rılabilir?

Oluşturulabilecek organizasyon yapılarını, mekanik ve organik olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Bu ayrım, kapalı sistem ve açık sistem şeklinde de adlandırılabilir. Mekanik organizasyon; bir yapıda iş -iş ve iş - insan ilişkileri, çalışanların fonksiyonları, yetki ve sorumlulukları açık bir şekilde tanımlanması, başka bir deyişle, kişinin neyi, nasıl yapacağı, kendisinin nelerden sorumlu olduğu ve nelerin kendi işi olmadı­ğı, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş, tanımlanmış ve açıklanmış olmasıdır. Mekanik organizasyonlar «formal organizasyonların» doğmasına neden olmuştur. Formal organizasyonların bir takım ilkelere bağlı olması gerekir.

Bunlar; İsbölümü; Etkinlik ve verimliliği artırmak için işler ve onları oluşturan görevler (tasks) uzmanlaşmaya imkân verecek şekilde bölünmelidir. Departmanlara (bölümlere) ayırma: İşler belirlenip, iş bölü­mü ve uzmanlaşma kararlaştırıldıktan sonra, çeşitli kriterlere göre belirli işler bir araya getirilerek pozisyonlar (mevkiler), bunlar bir araya getirile­rek departman veya bölümlerin oluşturulması gerekecektir. Fonksiyon esasına dayanan Mal ve Hizmet esasına dayanan Bölge esasına dayanan

Emir - Komuta Birliği; Emir - komuta birliği ilkesi, bir organizasyonda her astın sadece bir üstten emir almasını ve bir üste karşı sorumlu olmasını öngörmektedir. Hiyerarşik Yapı; Bu ilke emir - komuta birliği ilkesi ile yakından ilgilidir. Bu ilkeye göre işler ve mevkiler hiyerarşik bir yapı şeklinde örgütlenmeli ve bu işleri yapanlar da emir - komuta birliği ilkesine göre kimden emir alacaklarını, kime karşı sorumlu olacaklarını bilmelidirler. Kontrol Alanı (Span of Control); Bu ilke bir üste kaç sayıda ast bağlanabileceği ile ilgilidir. Bir üste et­kin bir şekilde denetleyebileceği sayıdan fazla, üst'ü boş bırakacak sayı­dan az ast bağlanmamalıdır.

Kontrol alanı belirlenirken; Örgüt kademesi Yapılan işin niteliği Standartlaşma derecesi Astların nitelik ve yetenekleri Kurmay hizmetlerin varlığı Coğrafi yakınlık İşlerin karmaşıklığı Kullanılan iş yapma ve iletişim teknolojisi dikkate alınmalıdır.  

Yetki ve Sorumluluk Denkliği; Bir organizasyonda personelin yetkisi ile sorumluluğu arasında bir denge bulunmalıdır. Organizasyonda yetki konusu tartışılırken genellikle üç ayrı tür yetkiden söz edilir: Emir - komuta yetkisi (line authority) Kurmay yetki (staff authority) ve Fonksiyonel yetki Amaç Birliği; Organizasyonun ve ilgili birimlerin amaçlan açık ve seçik belirlenmeli ve bunlar birbiri ile uyum içinde olmalıdır. Yetki Devri (Yetki Göçermesi); Organizasyonda gerekli ölçüde yetki devri olmalıdır. Ancak yetkisini devreden bir üst, sorumluluğunu devredemez. 221

Bürokrasi Yaklaşımı Yönetim ve organizasyon alanında, bürokrasi belirli özellikleri taşıyan, etkin bir organizasyon yapısı olarak ele alınır. Bürokrasi yaklaşımı Alman Sosyolog Max Weber tarafından ele alınmıştır. Weber, toplumda insanları etkilemekte kullanılan otoritenin kaynağını ve şekillerini incelemiş ve genellikle üç tür otorite (yetki) üzerinde durmuştur. Bunlar; | Karizmatik yetki, Geleneksel yetki Bürokratik yetki

Karizmatik yetki toplum içinde bazı kişilerin, liderlerin, karizmatik özellikleri nedeniyle başkalarını belli davranışlara yönlendirebilmesi halin­de söz konusu olur. Geleneksel yetki toplumsal geleneklere dayanarak veya aileden gelen nedenlerle bazı kişilerin diğerlerini belirli davranışlara sevk edebilmesi ha­linde söz konusudur. Bürokratik yetki ise rasyonel-yasal (meşru) te­meli olan, tanımlanmış ve belli kurallara bağlanmış bir şekilde başkaları­nın davranışlarını etkileyebilme durumunu ifade eder. Weber’e göre bürokratik yetkinin olduğu meşrulaştırılmış (legitimate) ilişkide her şey net, açık, açıklanmıştır, belirsizlik yoktur, kimin ne yapacağı bellidir, ilişkiler iş \ bazındadır ve işin yapılması kişiye göre değişmez. Yani gayri şahsilik (im­personal) esastır. Dolayısıyla bu şekilde kurulan bir organizasyon, bir an­lamda tam ayarlı bir makine gibi çalışacaktır.

Bürokratik organizasyon yapısının başlıca özellikleri şunlardır: Fonksiyonel uzmanlaşmaya dayanan iş bölümü Açık ve seçik bir şekilde belirlenmiş hiyerarşik bir yapı; böylece her kademe bir üst kademe tarafından kontrol edilecektir İlke ve yöntemler; her kademede işlerin nasıl yapılacağı ile ilgili ola­rak ayrıntılı ve somut ilkeler ve yöntemler geliştirilecektir. Gayrişahsi (impersonal) ilişkiler; Weber'e göre bir personelin sade­ce bulunduğu kademelerin ilkeleri doğrultusunda rasyonel olarak herhangi bir kızgınlık veya aşırı arzu (passion) göstermeden, hissi i herhangi bir bağ geliştirmeden, davranması gerekir. Teknik yetenek esasına dayanan bir personel seçim ve terfi sistemi; personel işin gerektirdiği teknik bilgi ve yeteneği ölçen sınav sonuçlarına göre seçilecek ve terfi ettirilecek, bu yeteneklerini koruduğu sürece o mevkide kalacak, bu tür kararlarda hiçbir dış baskı rol oynamayacaktır. Yasal yetkinin (legitimate authority) uygulanması; organizasyon bi­rimleri yasal yetki ile birbirine bağlanacaktır.

Parkinson Kanun; Bürokratik personelin sayısı ile yapılacak iş sayısı ters orantılıdır, yapılacak iş azaldıkça personel sayısı artar. Peter Principle; bürokratik yapılarda kişiler gerekli yeteneklere sahip olmadıkları halde yükselirler. Örnek Sınav Sorusu «Ne bulursanız onunla yetinmek zorundasınız», denen bir organizasyonda Klasik Teorinin ilkeleri uygulanabilir mi?