Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KAN BAĞIŞI VE ÖNEMİ Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir.Vücuttaki kan hiçbir zaman değişmez.Sürekli aynı kanı kullanırız.Eğer kan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KAN BAĞIŞI VE ÖNEMİ Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir.Vücuttaki kan hiçbir zaman değişmez.Sürekli aynı kanı kullanırız.Eğer kan."— Sunum transkripti:

1 KAN BAĞIŞI VE ÖNEMİ Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir.Vücuttaki kan hiçbir zaman değişmez.Sürekli aynı kanı kullanırız.Eğer kan verir isek vücut yeni kan üretir.Ve bu vücut için yararlıdır.Ayrıca kan verdiğimiz kişileri düşünün..Her yıl yüzlerce insan ölüyor.Bu insanlar kan bekliyor.Kan vermek hem bizim sağlığımız hem kan bekleyen kişilerin hayatları bakımından çok önemlidir.

2 *** Kan bağışı nedir ve kan bağışı nasıl yapılır? Kan bağışı, gönüllü ve kan bağışına uygun bir bağışçıdan (donör) çeşitli kan ürünleri elde etmek amacıyla kan merkezleri tarafından kan alınmasıdır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı, Kızılay, SSK, Üniversite hastanelerine bağlı bir çok kan merkezi ve kan istasyonu bulunmaktadır yaşı arasında, vücut ağırlığı 50 kg'ın üzerinde sağlıklı kişiler kan bağışı yapabilirler. Bir seferde yarım litreden az kan alınmaktadır. Bu miktar vücutta bulunan kanın yaklaşık olarak %8-9'u kadardır. Erkekler en sık 2 ayda bir, kadınlar ise 3 ayda bir olmak üzere ve yılda en fazla 4 ünite kanı rahatlıkla bağışlayabilirler. Kan bağışı yapanlar, kan gruplarını, hemoglobin miktarlarını öğrenirler. Ayrıca kendilerinde Hepatit B, Hepatit C, Sifiliz ve AIDS bulunup bulunmadığını da öğrenirler.

3 *** Bağışlanan kanlar nasıl kullanılır? Toplanan kanlar uygun koşullar altında saklanarak çeşitli formlarda tüketilir. Bir kısmı tam kan olarak kullanılırken bir kısmı çeşitli kan ürünleri yapımında kullanılır. Alyuvarlar, akyuvarlar, trombositler ayrı ayrı hazırlanırlar. Kanın sıvı kısmı (plazma) da atılmaz, bundan da çeşitli hastalıklarda yararlanmak üzere plazma solüsyonları hazırlanır. Ayrıca ileri teknik yeteneğe sahip kan merkezlerinde bir çok hastalıkta yaşam kurtaracak kan ürünleri elde edilir. Sonuç olarak bağışlanan kanın her damlası kullanılır ve kan ürünleri sayesinde bir bağışçının verdiği kan yalnızca bir hastanın değil bir çok hastanın yaşamını kurtarır.

4 *** Kan grubunuzu biliyor musunuz? Kan bağışlandığında kan grubunu öğrenmek de mümkündür. Genel olarak A, B sistemi ve Rh sistemi kan gruplarını belirler. Böylece insanlar A, B, AB ve 0 kan gruplarından birine ve Rh faktörü açısından da (+) veya (-) olarak sekiz kan grubundan birine dahildir. Bu kan gruplarından başka bir çok alt grup bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda ülkemizde kan grubu sıklığı görülmektedir. A ve 0 kan grupları ile Rh(+) pozitifliğine en sık rastlanmaktadır. Bu bir anlamda bu tip kanlara da en fazla ihtiyaç Ülkemizde kan grupları yüzdelikleri: A..... B.....AB Rh pozitif.. %37,8 %14,2 %7,2 %29,8 Rh negatif..%4,7 %1,6 %0,8 %3,9

5 *** Kan bağışında engeller nelerdir? Kan bağışının sakıncalı olduğu görüşünü savunan ve aslı astarı olmayan bağnaz görüşleri bir yana bırakırsak kan bağışının önündeki en büyük engel toplumsal duyarsızlıktır. Eskişehir Kan Merkezi tarafından daha önce hiç kan bağışı yapmamışlar arasında yapılan bir anket çalışmasında kan bağışı yapmayı düşünenlerin oranı %61, hiç düşünmemiş olanların oranı ise %49 olarak bulunmuştur.

6 *** Ülkemizdeki durum nedir? Ülkemizde yılda yaklaşık olarak 500 bin ünite kan bağışlanmaktadır. Genel nüfusa orantılandığına kan bağışı oranının %1,49 olduğu görülmektedir. Bu oran Danimarka'da %8,61, Fransa'da %6,55, Macaristan'da %5,86'dır. Aslında ülkemizdeki toplam kan bağışlarının %35'inin askerlerden alındığı düşünülecek olursa sivil bağış oranı daha da düşük, %1'ler civarındadır.

7 *** Kimler kan verebilir? Donör: Kan bağışı yapan kişi. Yaş: yaşları arasında olan her sağlıklı kişi kan verebilir. Sıklık: Erkekler,en sık 2 ayda bir; kadınlar ise, en sık 3 ayda bir olmak üzere ve yılda toplam 4 üniteyi geçmemek koşuluyla kan verebilirler. Vücut Ağırlığı: 50 kg'ın üzerinde olan herkes kan bağışı yapabilir. Miktar: Bağışlanan kan standart olarak 450 mL'dir. İnsan vücudunda toplam mL kan olduğu düşünülürse, bu miktar, toplam kan hacminin sadece % 7,5-9' u kadardır.Kan bağışını takiben, eksilen sıvı hacmi, damar dışındaki sıvının, damar içine geçmesiyle saatler içerisinde karşılanır. Hücrelerin yenilenmesi süreci ise, 2 ay kadardır. Düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, aksine bir çok yararı mevcuttur.

8 Anemi: Kansızlık, elbetteki kan bağışı için engeldir. Günlük yaşamın olağan sayılabilecek ve çoğunlukla psikolojik kaynaklı olan halsizlik, bitkinlik gibi durumlar, anemi olarak algılanmamalıdır. Anemi tanısı, kan testleriyle yapılmaktadır. Kan bağışı için kriter hemoglobin değeridir.. Saklama: Kanın saklanma süresi, torba içindeki antikoagülan solüsyonun niteliğine bağlıdır. Bugün kullanılmakta olan torbalarda bu süre gündür.Bu süre, kanın tüketimi için fazlasıyla yeterli bir depolama süresidir. Sterilite: Kan torbaları, tek kullanımlık ve steril olarak imal edilmektedir. Bu sebeple, kan bağışı sırasında donöre herhangi bir hastalık bulaştırılması söz konusu değildir. Yan Etki: Kan bağışının, kilo aldırma, zayıflatma, halsiz bırakma, kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkileri yoktur. İlaç Kullanımı: Almış olduğunuz ilaçlar, kanınıza geçmektedir.

9 *** İlaç Kulanımından Sonra Kan Verme 1. Aspirin kullanımı: Kan bağışına engel değildir. Sadece, trombosit amaçlı kal alımında veya tromboferezde dikkat edilmelidir. 2. Tegison (Sedef hastalığında kullanılan bir ilaç) kullananlar, ilacı kestikten 3 yıl sonra kan verebilir. 3. Accutan veya benzeri retinoik asit türevi ilaçları kullananlar, ilacı bıraktıktan 4 hafta sonra gönüllü donör olabilir. 4. Faktör konsantresi kullananlar, donör olamazlar. Tansiyon: Sistolik kan basıncı 180 mmHg'yı, diastolik kan basıncı ise, 100 mmHg'yı aşmamalıdır. Hastalıklar: Yine bazı hastalıklar da ilaçlar gibi kan bağışına sürekli veya belli bir dönem için engel oluşturmaktadır. Bu hastalıklara ilişkin bazı bilgiler aşağıda belirtilmiştir.

10 ***Kimler kan veremez? 1. Hepatit B (Hiçbir zaman kan veremezler) 2. Hepatit C (Hiçbir zaman kan veremezler) 3. AIDS (Hiçbir zaman kan veremezler) 4. Sıtma (Tedavinin sağlanmasından 3 yıl sonradan itibaren kan verebilirler) 5. Frengi geçiren hastalar, iyileşmeden 1 yıl sonra kan verebilirler. 6. Creutzfeldt-Jacob hastalığı olanlar, hiçbir zaman kan veremez. 7. Chagas Hastalığı ( Alınan kan sadece fraksinasyon amaçlı kullanılabilir) 8. Tüberküloz (Tedavinin sağlanmasından 5 yıl sonra kan verebilirler) 9. Diabet (İlaç kullanmayan veya ilaç kullandığı halde, kan şekeri

11 10. Anemi (Anemi teşhisi konmuş kişiler kan bağışçısı olamazlar) 11. Gebeler kan veremez. Doğum veya gebeliğin sonlan(dırıl)masından 6 hafta sonra kan verebilirler. 12. Koroner kalp hastalığı, angina pektoris, ciddi kardiyak aritmi, serebrovasküler hastalıklar, arteriyal tromboz veya rekküren venöz trombozu olan kişiler kan veremezler. 13. Allerji ( Astım hastaları kan veremez. Polen allerjisi olanlar ise, sadece allerjileri oldukları dönemde kan veremezler.) 14. Otoimmün hastalığı olanlar kan veremezler. 15. Kanama diatezi (Kanama eğilimi) olanlar ömür boyu kan veremezler. 16. Bronşit (Kronik bronşit hastaları kan veremez) 17. Kronik nefrit ve pyelonefritli hastalar kan veremez. Akut glomerulonefrit geçirmiş olanlar ise, iyileşmeden 5 yıl sonra bağış yapabilir. 18. Malign (Habis) hastalığı olanlar, gönüllü donör olarak kabul edilmezler.

12 19. Brusella almış olanlar, tam iyileşmeyi takiben iki sene sonra kan bağışı gönüllüsü olabilirler. 20. Epilepsi hastaları, kan veremezler. 21. Osteomyelit geçirmiş hastalar, tam düzelmeden 5 yıl sonra kan verebilirler. 22. Cerrahi: Büyük ameliyatlardan sonra 6 ay boyunca kan bağışı alınmaz.Mide rezeksiyonu geçirenler ise, hiçbir zaman donör olamazlar. 23. Transfüzyon: Kan veya kan ürünü alan donörler, 1 yıl boyunca kan veremezler. 24. Attenüe virus aşısı yapılmış olanlar 3 hafta kan veremez.( Su çiçeği, sarı humma, kızamık, kızamıkçık, oral polio, kabakulak) 25. Ölü bakteri aşısı olanlar, 5 gün donör olamazlar.( Kolera, tifo, antrax) 26. İnaktif virus aşısı ve toxoid alanlar ise 3 gün kan veremezler ( Polio-injeksiyon, influenza, rabies, difteri, tetanoz

13 ***Kan Bağışı nasıl yapılır? Kan merkezine gelen gönüllüler yani donörler, ilk olarak donör formunu doldurur. Bu form, kişinin donör olup olamayacağını anlamaya yönelik bazı sorulardan oluşmaktadır. Formun ikinci sayfasında ise, kişiye ait kimlik, adres ve bağış bilgileri bulunmaktadır. Donör olabilmek için gerekli koşullardan biri, Hemoglobin düzeyinin istenilen değerlere sahip olmasıdır. Toplumumuzda oldukça sık rastlanan anemi hastalığı, yani kansızlık, elbetteki kan bağışı için en sık karşılaşılan engeldir. Erkeklerde 13,5 g/dL'nin, kadınlarda ise,12,5 g/dL'nin üzerindeki hemoglobin değerleri donör olunması için yeterlidir. Bu testler, kan merkezlerinde Bakır Sülfat Solüsyonu kullanılarak yapılmaktadır.

14 ***Kan Vermenin Faydaları *Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur. *Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur. *Kandaki yüksek yağ oranı düşer. *Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır. *Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur. *Kan bağışçısı her kan verdiğinde: AIDS, Hepatit B, Hepatit C, Sifiliz Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur. *Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır.

15 ***Kan Bağışı Yapmanın Zararı Var mıdır ? Kan günümüzdeki bilimsel imkanlar çerçevesinde yapılması mümkün olmayan, dolayısıyla yalnızca gönüllü kişilerin kan bağışlarıyla temin edilebilen, doğru kullanıldığında hayatlar kurtarabilen, yanlış kullanıldığında ise alıcıda çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen değerli bir tedavi maddesidir. Bu nedenlerle kan bağışı sağlıklı bireyler için bir toplumsal sorumluluk, doğru ve dikkatli kan kullanımı ise hekimler için bir görevdir. Kan bağışı yapacak kişiler dikkatli bir sağlık sorgulamasından geçirilmektedir. Sağlıklı kişilerde kan bağışlamanın korku ve endişeden kaynaklanabilen reaksiyonlar dışında sağlık üzerine olumsuz etkisi yoktur.

16 ***Kan Bağışlarımız Nerelerde Kullanılıyor? Kan nakli (transfüzyon), tedavide çok önemli yeri olan ve aranan kan elde edilemediği taktirde başka alternatifi olmayan bir tedavi aracıdır. Hemen hemen bütün ameliyatlarda transfüzyona ihtiyaç olabilir. Bazı ameliyatlarda ise kan, kan bileşenleri (komponentleri) ve kan ürünlerine aynı anda ihtiyaç olabilir. Örneğin bir kalp ameliyatı olan koroner by-pass ameliyatında; 4-6 ünite eritrosit süspansiyonu, 5-6 ünite plazma, 2-4 ünite trombosit süspansiyonu aynı ameliyat sürecinde hastaya gerekli olabilmektedir. Görüldüğü gibi böyle bir durumda sadece 1 hasta için ortalama 10 kişinin kan bağışı yapması gerekmektedir.

17 Unutmayınız ki kan acil değil sürekli ihtiyaçtır. NURDOĞAN AKKAYA BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ


"KAN BAĞIŞI VE ÖNEMİ Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir.Vücuttaki kan hiçbir zaman değişmez.Sürekli aynı kanı kullanırız.Eğer kan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları