Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI. 2 PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI  PARA; en dar tanımıyla genel olarak kabul edilen bir ödeme(Mübadele) aracıdır.  Paranın.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI. 2 PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI  PARA; en dar tanımıyla genel olarak kabul edilen bir ödeme(Mübadele) aracıdır.  Paranın."— Sunum transkripti:

1 PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI

2 2 PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI  PARA; en dar tanımıyla genel olarak kabul edilen bir ödeme(Mübadele) aracıdır.  Paranın fonksiyonları Değişim (Mübadele) Aracı Olması Kıymet Ölçme Aracı Olması Kıymet Biriktirme Aracı Olması İktisat Politikası Aracı Olması

3 3 PARA ARZI VE PARA TALEBİ  PARA ARZI :Toplam Para Arzı= Ufaklık Para+Kağıt Para+Kaydi Para  PARA TALEBİ: Bireylerin ve firmaların likidite ihtiyaçlarını karşılamak gayesiyle yanlarında veya vadesiz banka hesaplarında muhafaza etmek istedikleri para miktarıdır.  Hangi nedenlerle para talep edilmektedir?  İşlem Amaçlı, yani günlük harcamaları yapabilmek arzusu; İhtiyat Amaçlı, beklenilmeyen olaylara karşı hazırlıklı bulunmak arzusu;  Spekülasyon Amaçlı, yani ortaya çıkacak karlı işleri kaçırmamak isteği önemlidir.

4 4 4 Para talebini belirleyen iki etken vardır:  Nominal Gelir  Faiz Oranı PARA TALEBİ FONKSİYONU Md = f(i) Keynesyenler Nominal Geliri sabit saydıkları için, para talebi faizin bir fonksiyonu olarak ortaya çıkar. Faiz oranı ile spekülatif para talebi arasında ters yönlü ilişki vardır: Faiz (i)  Spek. Para Talebi  Faiz, elde para tutmanın fırsat maliyeti olarak da nitelenebilir. FAİZ

5 5 5 PARA ARZI Bir ekonomide para arzını merkez bankası yönlendirir. Dolayısıyla para arzı, faiz oranından bağımsızdır ve sadece merkez bankasının kontrolündedir.

6 6 6 Para piyasasında denge, para arzı eğrisi ile para talebi eğrisinin kesiştiği noktada sağlanmaktadır. Bu noktanın belirlediği faiz oranı Denge Faiz Oranı ve para miktarı ise Denge Para Miktarı’dır. PARA PİYASASI DENGESİ

7 7 7 Denge faiz oranının altında Md > Ms dir. Para arzı yetersizdir ve ekonomik birimler gerekli parayı sağlamak için hisse senedi ve tahvil satacak Tahvil ve hisse senedi değeri  Faiz (i)  denge “e”de oluşacak. Denge faiz oranının üstünde Md < Ms dir. Para arzı gerekenden fazladır ve ekonomik birimler fazla parayla hisse senedi ve tahvil satın alacak Tahvil ve hisse senedi değeri  Faiz (i)  denge “e”de oluşacak.

8 8 PARA POLİTİKASI  Para politikası, ‘Bankaların aktif-pasif davranışları yani dolaşımdaki para miktarının, ekonominin genel hedefleri ile tutarlı olarak ayarlanmasına’ denir.  Para politikasının temel amaçları şunlardır: Fiyat İstikrarını Sağlama Gelir- Üretim Düzeyi İstikrarını Sağlama Dış Ödemeler Dengesini Sağlama

9 9 MERKEZ BANKASI’NIN İŞLEYİŞİ  Merkez bankası kısaca bankaların bankasıdır. Merkez bankaları para arzını kontrol eden ve para politikasını yöneten para otoritesi durumundaki kurumlardır.  Merkez bankasının para politikası araçları kısaca şunlardır: Emisyon (para basımı): Kanuni karşılık oranı Açık Piyasa İşlemleri Reeskont işlemleri

10 İSTİHDAM TEORİSİ

11 11 İSTİHDAM  İstihdam: Çalışma ve gelir sağlama kararında olan bireylerin, hizmetlerinden yararlanılmak üzere çalıştırılmasıdır.  İşsiz: Çalışma istek ve yeteneğine sahip olup, cari ücret haddi ile çalışma saatlerini kabul ettiği halde iş bulamayandır.  İşsizlik Oranı: Toplam işgücü içerisinde işsiz olanların yüzdesidir.

12 12 MODERN İSTİHDAM TEORİSİ İŞGÜCÜ  İşsizlik Türleri;  Açık –Gizli İşsizlik  Gönüllü –Gönülsüz İşsizlik  Friksiyonel (Arızi) İşsizlik: Yer ve meslek değiştirmeyle ortaya çıkar. (Olumsuz etkisi en az olan işsizlik türü)  Konjonktürel İşsizlik: İktisadi yaşamdaki daralmalar yaratır.

13 13 MODERN İSTİHDAM TEORİSİ İŞGÜCÜ  Mevsimlik İşsizlik: Tarımsal yapılı ülkelerde görülür.  Bölge veya Sektör İşsizliği: Belli bir sektör veya bölgenin çekici olmaktan çıkmasıyla üretimin daralması sonucu ortaya çıkar.  Teknolojik İşsizlik: Emek yoğun üretimden sermaye yoğun tekniklere geçilmesiyle ortaya çıkar.  Yapısal İşsizlik: Ekonominin bütün sektörleri ile toplu ve devamlı olarak durgun bir düzeyde kaldığında belirir.

14 FİYATLAR GENEL DÜZEYİNDEKİ İSTİKRARSIZLIKLAR

15 15 ENFLASYON  Fiyatlar genel düzeyinde ister devamlı, isterse ara sıra olsun meydana gelen yükselmelere enflasyon denir.  Reel bir yaklaşım olarak enflasyon, ekonomideki toplam arzın toplam talebi karşılamaması sonucu ortaya çıkan fiyat artışlar olarak tanımlanabilir.

16 16 ENFLASYONUN NEDENLERİ  Parasal Nedenler: Enflasyon parasal bir olay olarak kabul edilir. Parasal faktörlerdeki dengesizliğin hareket noktası kamu bütçesidir.  Devletin çeşitli nedenlerle harcamalarını arttırması, yeterli vergi toplayamayışı, başka bir deyişle açık bütçe politikası uygulayarak bütçeyi emisyonla finanse etmesi enflasyon doğuran nedenlerin başında gelir.  Reel Nedenler: Reel faktör mal ve hizmetler olduğuna göre, toplam arz yetersizliği enflasyona neden olur. Veya toplam arz karşısında aşırı talep fiyatların artmasına yani enflasyona neden olur.

17 17 ENFLASYONUN NEDENLERİ  Dışsal Nedenler: Dış dünyada meydana gelecek fiyat artışları ithalat yoluyla milli ekonomiye yansır. Dünya petrol fiyatları yükselirse, ya da yabancı para birimlerinin değer değişmeleri de milli ekonomideki fiyatlar genel düzeyini olumsuz etkiler.  Yapısal Nedenler: Azgelişmiş ekonomilerde geri teknoloji, kötü yönetim, bozuk organizasyon, sermaye yetersizliği, aşırı istihdam, dışa bağımlılık v.b nedenler enflasyon üretir.

18 18 ENFLASYON TÜRLERİ  Talep Enflasyonu: Toplam harcamaların tam istihdam gelir düzeyinin üzerine çıkması halinde (aşırı talep) devamlı ve şiddetli fiyat artışları meydana gelir. Buna talep enflasyonu denilmektedir.  Maliyet Enflasyonu: Önce maliyetlerin yükselmesi, onu izleyerek talebin yükselmesi ile ortaya çıkan enflasyonlar maliyet enflasyonu olarak kabul edilir. Doğrudan fiyatların yükseltilmesi ile oluşan enflasyonlarda maliyet enflasyonu olarak tanımlanmaktadır.  Yapısal Enflasyon: Gelişmekte olan ülkelerde eksik rekabet piyasaları yaygındır ve bu firmaların kâr marjları yüksektir.  İşgücü verimliliği in düşük; maliyetlerin yüksek olması  ayrıca ekonomideki dar boğazlardan kaynaklanan üretim aksamaları, arzın talebe cevap vermesindeki gecikmeler, tarım sektörünün ağırlıklı olması

19 19 DEFLASYON  Deflasyon, makro açıdan, toplam talebin toplam arzdan az olması demektir.  Enflasyonun tersidir, denilebilir.  Deflasyonun en belirgin göstergesi durgunluktur. Üreticiler ürettiklerini satamazlar.  Deflasyon bir ekonomideki üretim miktarını değiştirmeden para talebinin azalmasıyla karşılaşılan bir olaydır.  Bu azalma gelir veya para arzındaki azalmalar gibi bir çok nedenden kaynaklanabilir.  Sonuçta toplumdaki satın alma isteği azalmış demektir.

20 20 STAGFLASYON  1970’li yılların başında petrol fiyatlarında meydana gelen anormal artışlar, fiyatları ve üretimi alışılagelenin dışında etkiledi.  Keynes’e göre, fiyat artışları istihdamı arttırıcı etki doğururken, bu defa işsizliği de birlikte getirdi.  Stagflasyon hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin sorunudur.  Durgunluk içindeki enflasyonun en açık göstergesi, işletmelerin maliyet ve fiyat artışları yanında kapasitelerinde meydana gelen büyük düşmelerdir.

21 21 STAGFLASYON Stagflasyon sürecinin dört önemli özelliği vardır:  Devletler, maliye ve para politikalarıyla enflasyonu kontrol etmek istemektedirler.  Sendikalar stagflasyon halinde hakim rol oynarlar. Yüksek işsizliğe rağmen çalışanların hayat standardı korunmaya çalışılır.  Karlar azalır.  Artan işsizlik, azalan reel emek gelirleri işçileri greve sürükler. Sonuç olarak, stagflasyon, kapitalist ülkelerin sadece ekonomilerini değil, siyasal ve sosyal yapılarını da bozar.


"PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI. 2 PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI  PARA; en dar tanımıyla genel olarak kabul edilen bir ödeme(Mübadele) aracıdır.  Paranın." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları