Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bakara Sûresi: 186 Kur’ân Buluşmaları: 76 ÜMİT ŞİMŞEK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bakara Sûresi: 186 Kur’ân Buluşmaları: 76 ÜMİT ŞİMŞEK."— Sunum transkripti:

1 Bakara Sûresi: 186 Kur’ân Buluşmaları: 76 ÜMİT ŞİMŞEK

2 وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ Kullarım senden Beni sorarlarsa, Ben çok yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasına icabet ederim. Onlar da Bana cevap versinler ve Bana iman etsinler ki, doğru yolu bulmuş olsunlar. Bakara: 186

3  «Ben çok yakınım»  Biz insanı yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını da biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.  Kaf, 50:16  Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah’a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer; muhakkak ki siz de Onun huzuruna döndürüleceksiniz.  Enfâl, 8:24 Bakara: 186 | Allah’ın yakınlığı

4  Peki, ya can boğaza gelip dayandığında?  O vakit siz bakar, durursunuz.  Biz ise ona sizden daha yakınızdır; ama siz göremezsiniz.  Vâkıa, 56:83-85  Allah sizin gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.  Nahl, 16:19 Bakara: 186 | Allah’ın yakınlığı

5  el-Karîb (Esmâ-i İlâhiyeden)  Semud kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik. O da “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin,” dedi. “Ondan başka tanrınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve onda yaşatan Odur. Ondan af dileyin ve Ona dönün. Şüphesiz ki Rabbim Karîbdir, Mücîbdir (kullarına yakındır; onların dualarına cevap verir.)”  Hûd, 11:61  De ki: Eğer ben sapmışsam, kendi aleyhime sapmışımdır. Doğru yolu bulmuşsam, o da Rabbimin bana vahyettikleri sayesindedir. Şüphesiz ki O Semî’dir, Karîbdir.  Sebe’, 34:50 Bakara: 186 | Allah’ın yakınlığı

6  Sonsuz büyüklük, sonsuz yakınlıkla beraber  Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet gününde bütün yeryüzü Onun avucunda, gökler ise dürülmüş halde elindedir. O her kusurdan münezzeh, onların ortak koştukları şeylerden de yücedir.  Zümer, 39:67  Sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş üzerine kurulan ve herşeyi çekip çeviren Allah’tır. O izin vermeden şefaat edebilecek hiç kimse yoktur. Rabbiniz olan Allah işte budur; siz de Ona kulluk edin. Hiç düşünmez misiniz?  Yunus, 10:3 Bakara: 186 | Allah’ın yakınlığı

7  Her türlü hamd, Göklerin Rabbi, Yerin Rabbi ve Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.  Göklerde ve yerde büyüklük Onundur. O Azîzdir, Hakîmdir.  Câsiye, 45:36-37  O göklerde ve yerde olanı da bilir, sizin gizlediğinizi ve açığa vurduğunuzu da. Allah, gönüllerde saklı olanı da hakkıyla bilir.  Tegabün, 64:4 Bakara: 186 | Allah’ın yakınlığı

8  Duâ nedir?  Allah herşeyin yaratıcısı olduğuna göre, kâinatta olup bitenlerde kulların payı, bir duâdan ibarettir  Sizi de, yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır.  Sâffât, 37:96  Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı.  Enfâl, 8:17 Bakara: 186 | dua

9  Esbabın içtimaı, müsebbebin icadına bir duadır. Yani, esbab bir vaziyet alır ki, o vaziyet bir lisan-ı hal hükmüne geçer ve müsebbebi Kadîr-i Zülcelâl'den dua eder, isterler.  Meselâ su, hararet, toprak, ziya bir çekirdek etrafında bir vaziyet alarak, o vaziyet bir lisan-ı duadır ki, "Bu çekirdeği ağaç yap, yâ Hâlıkımız" derler. Çünki o mucize-i hârika-i kudret olan ağaç, o şuursuz, camid, basit maddelere havale edilmez, havalesi muhaldir.  Demek içtima'-ı esbab bir nevi duadır.  Bediüzzaman Bakara: 186 | dua

10  Dua  çağırmak, seslenmek (krş. nidâ: uzaktakine, dua: yakındakine)  da’vâ / da’vet (dua anlamında)  Allah’a yönelerek Ona niyazda bulunmak / birşey istemek şart değil  Tesbih, tehlil, tahmid gibi ifadeler de geniş anlamıyla dua kapsamında  “salât” kelimesinin asıl anlamı: dua  Herşeyi bilen Allah’ı bizim ihtiyacımızdan – hâşâ – haberdar etmek değil  Büyük-küçük, gizli-açık her dileğimizi bilen ve yerine getirebilecek olanın O olduğuna iman ettiğimizi göstermektir Bakara: 186 | dua

11  Kime dua edilir, kime edilmez?  Allah’ı bırakıp da kendisine ne bir yarar, ne de bir zarar veremeyen şeylere dua eder. Şaşkınlığın en koyusu da işte budur.  O, aslında, yarardan çok zarar beklenecek şeye dua etmektedir. Ne kötü bir dost, ne kötü bir yoldaştır o!  Hac, 22:12-13  Mescidler Allah’ındır; sakın Allah ile beraber başka birisine dua etmeyin.  Cin, 72:18 Bakara: 186 | dua

12  Bir kısmınıza Allah’ın fazladan verdiği nimetlere göz dikmeyin. Erkeklerin de kendi çalışmalarından bir nasibi vardır, kadınların da kendi çalışmalarından bir nasibi vardır. Siz Allah’ın lütfundan dilekte bulunun. Şüphesiz ki Allah herşeyi bilir.  Nisâ, 4:32  İnsan bir sıkıntıya uğrayınca, yatarken, otururken, ayaktayken Bize dua eder. Sıkıntısını giderdiğimizde ise, sanki uğradığı sıkıntı yüzünden Bize dua eden o değilmiş gibi geçer, gider. Ömürlerini ve yeteneklerini boşa tüketen o müsriflere, yapmakta oldukları şey böylece hoş görünmüştür.  Yunus, 10:12  İnsan bir sıkıntıya düştüğünde Bize yakarır. Ona tarafımızdan bir nimet tattırdığımızda ise “Bilgim sayesinde bu benim oldu” deyiverir. Oysa o bir imtihandır; fakat çokları bunu bilmez.  Zümer, 39:49 Bakara: 186 | dua

13  Duanın önemi  De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin? Fakat siz yalanladınız; bunun cezası da yakanıza yapışacaktır.  Furkan, 25:77  Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, size cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler ise, hor ve hakir şekilde Cehenneme gireceklerdir.  Mü’min, 40:60  Dua ibadetin ta kendisidir.  (Resulullah bundan sonra yukarıdaki âyeti okumuştur.)  Ebû Dâvud, Vitr: 23; Tirmizî, Daavât: 1 Bakara: 186 | dua

14  Dua ibadetin özüdür.  Tirmizî, Daavât: 1  Allah katında duadan da değerli hiçbir şey yoktur.  Tirmizî, Daavât: 1; İbni Mâce, Dua: 1  Hanginize dua kapısı açılmışsa, ona rahmet kapıları açılmıştır. Allah’tan istenilen şeyler arasında Ona en sevimli olanı âfiyettir. Hiç şühesiz, dua, inen henüz inmemiş olan belâya karşı fayda verir. Onun için, ey Allah’ın kulları, duaya sarılın.  Tirmizî, Daavât: 101 Bakara: 186 | dua

15  Duaların kabulü  Hani, İmrân’ın hanımı, “Yâ Rabbi,” demişti, “karnımdakini Senin hizmetine adadım; kabul et. Sen herşeyi işiten, herşeyi bilensin.”  Onu doğurunca da, “Rabbim, ben kız doğurdum!” dedi — ki Allah onun ne doğurduğunu elbette biliyordu — “Halbuki erkek, kız gibi olmaz. Onun adını Meryem koydum; onu ve neslini kovulmuş şeytanın şerrinden koruman için Sana sığındım.”  Rabbi onun duasını güzel bir şekilde kabul etti ve Meryem’i güzel bir çiçek gibi yetiştirdi; onu Zekeriya’nın himayesine verdi. Zekeriya ne zaman mihraba girecek olsa, onun yanında yiyecek bulurdu. “Meryem, bunlar nereden geldi?” diye sorar, Meryem de “Allah katından” diye cevap verirdi. Gerçekten de Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.  Âl-i İmrân, 3:35-37 Bakara: 186 | dua

16  Rabbiniz Tebarek ve Teâlâ hayâ ve kerem sahibidir. Kulu dua için Ona elini kaldırdığında, onu boş çevirmekten hayâ eder.  Ebû Dâvud, Vitr: 23  Sizden biri acele edip de “Dua ettim ama kabul edilmedi” demediği müddetçe duasına icabet edilir.  Müslim, Zikir: 91; Ebû Dâvud, Vitr: 23  Cevap verileceğine kesin bir şekilde inanarak dua edin. Şunu da bilin ki, lâübali ve gafil bir kalple yapılan duaları Allah kabul etmez.  Tirmizî, Daavât: 65 Bakara: 186 | dua

17  - Hangi dua daha makbuldür?  - Gece yarısından sonra ve farz namazların arkasından yapılan dua.  Tirmizî, Daavât: 79  Gecede öyle bir an vardır ki, bir Müslüman o âna rast gelir de Allah’tan dünya veya âhiret işlerine ait bir hayır isterse, o dileğini Allah ona verir. Bu her gece böyledir.  Müslim, Müsafirîn: 166  Cuma gününde öyle bir an vardır ki, bir Müslüman kul namaz kılarken o âna rast gelir de Allah’tan birşey isterse Allah ona dileğini mutlaka verir.  Müslim, Cum’a: 13 Bakara: 186 | dua

18  Duaların en hayırlısı Arefe günü yapılan duadır.  Tirmizî, Daavât: 122  Sıkıntılı ve ıztıraplı anlarında duasının Allah tarafından kabul edilmesini isteyen kimse, bolluk ve ferah zamanlarında duasını çoğaltsın.  Tirmizî, Daavât: 9  Bir Müslümanın din kardeşine gıyaben yaptığı dua kabul olunur. Onun yanında görevli bir melek vardır; o kardeşi için hayır dua ettikçe, görevli melek “Âmin, bir misli de senin için olsun” der.  Müslim, Zikir: 87, 88 Bakara: 186 | dua

19  Yeryüzünde bir Müslüman Allah Tealâdan birşey isteyecek olsa, günah birşeyi yahut akraba ile ilişki kesmeyi istemediği müddetçe, Allah ya onun dileğini yerine getirir veya bir o kadar kötülüğü ondan uzaklaştırır.  “Öyleyse biz çok şey isteriz” dediler.  Resulullah (s.a.v.) “Allah’ın lütfu daha çoktur” buyurdu.  Tirmizî, Daavât: 115 Bakara: 186 | dua

20  Dua âdâbı  Rabbinize için için yakararak dua edin. Çünkü O haddini aşanları sevmez.  Yeryüzü düzene konduktan sonra orada fesat çıkarmayın. Allah’a korku ile ümit içinde dua edin. Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti, iyilik yapan ve iyi kulluk eden kimselere yakındır.  A’râf, 7:55-56  Ey insanlar, kendinize acıyın. Siz ne sağır birine sesleniyorsunuz, ne de gaip birine. Bilâkis sizi çok iyi işiten ve her an yanınızda olan birine dua ediyorsunuz. O sizinle beraberdir.  Buharî, Daavât: 50; Müslim, Zikir: Bakara: 186 | dua

21  Abbas (r.a.):  “Ya Resulallah, bana Allah Tealâdan isteyeceğim birşey öğret” dedim.  “Allah’tan âfiyet isteyin” buyurdu.  Birkaç gün sonra yine yanına geldim ve “Bana Allah Tealâdan isteyeceğim birşey öğret” dedim.  “Ey Abbas, ey Resulullah’ın amcası, Allah’tan dünya ve âhirette âfiyet isteyin” buyurdu.  Tirmizî, Daavât: 85 Bakara: 186 | dua

22  Sizden biri dua ederken “Allahım, dilersen beni bağışla, dilersen bana merhamet et” demesin. İsteyeceğini kesin bir şekilde istesin. Çünkü Allah’a hiçbir şey zor gelmez.  Buharî, Daavât: 21; Müslim, Zikir:9  Hz. Aişe (r.a.):  Resulullah (s.a.v.) özlü duaları sever, başka türlü dua etmezdi.  Ebû Dâvud, Vitr: 23  Kendinize beddua etmeyin, çocuklarınıza beddua etmeyin, malınıza beddua etmeyin. Dileklerin kabul olunduğu zamana denk gelirse Allah bedduanızı kabul ediverir.  Müslim, Zühd: 74 Bakara: 186 | dua

23  Resulullah (s.a.v.), namazdan sonra Allah Teâlâya hamd edip Peygambere salât ü selâm getirmeden dua eden birisini işitmişti.  “Bu adam acele etti” buyurdu ve adamı yanına çağırıp ona – yahut bir başkasına – şöyle buyurdu:  “Sizden biri dua edeceği zaman önce Rabbine ham ü senâ etsin, sonra Peygambere salât ü selâm getirsin. Ondan sonra da dilediği gibi dua etsin.”  Ebû Dâvud, Vitr: 23  Cennet ehlinin oradaki duaları “Sen kusurdan ve ortaktan uzaksın Allahım (Sübhânekallahümme)” sözünden, karşılanmaları bir esenlik müjdesinden ibarettir. Dualarının sonu ise, “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun” demektir.  Yunus, 10:10 Bakara: 186 | dua

24  Ebû Züheyr (r.a.):  Bir gece Resulullah (s.a.v.) ile beraber dışarnıya çıkmıştık. Devamlı ve ısrarlı bir şekilde dua eden bir adamın yanına geldiğimizde Resulullah durup onu dinlemeye başladı ve “Eğer mühürlerse kazandı” buyurdu.  Birisi “Neyle mühürleyecek?” diye sordu.  “Âmin ile” buyurdu. “Eğer âmin ile mühürlerse kazandı.”  Bunun üzerine, soruyu soran kişi dua eden adama gitti ve “Ey filân, âmin ile bitir ve müjdeye eriş” dedi.  Ebû Dâvud, Salât: 167, 168 Bakara: 186 | dua

25  Onlar da Bana icabet etsinler  Benim çağrıma iman ve taatle icabet etsinler  Bana dua etsinler, isteyeceklerini istesinler Bakara: 186 | dua

26  Rüşd  Akıl ve hikmete uygun hareket  zıddı: sefahet / bk. Bakara, 2:13 (9. bölüm)  Şunu bilin ki, aranızda Allah’ın Resulü vardır. Eğer işlerin birçoğunda o size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi; inkârı, günahı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte rüşd sahibi olanlar (raşidler) bunlardır.  Hucurat, 49:7 Bakara: 186 | rüşd

27  Dinde zorlama yoktur; artık doğruluk (rüşd) sapıklıktan ayrılmıştır. Artık kim tâğutu reddedip Allah’a iman ederse, kopmaz ve kırılmaz, sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Allah ise herşeyi işiten, herşeyi bilendir.  Bakara, 2:256  Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. Zaten onlar her türlü delili görseler de iman etmezler. Doğru yolu (rüşd) gördüklerinde o yolu tutmaz, eğri yolu gördüklerinde ise o yola giriverirler. Bu, âyetlerimizi yalanlamaları ve ondan habersiz davranmaları yüzündendir.  A’râf, 7:146 Bakara: 186 | rüşd

28  Derken kavmi koşarak geldiler ki, ondan önce de zaten o kötü fiili işlemekteydiler. Lût, “Ey kavmim, işte şunlar kızlarım,” dedi. “Onlar sizin için daha temizdir. Allah’tan korkun ve beni misafirlerime rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında (reşid) adam yok mu?”  Hûd, 11:78  “Şuayb,” dediler, “yoksa atalarımızın ibadet ettiği şeyleri terk etmemizi veya kendi malımız hakkında dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve aklı başında (reşid) bir adamdın.”  Hûd, 11:87  Onu Firavun’a ve kavminin ileri gelenlerine göndermiştik; ama onlar Firavun’un sözünü tuttular. Oysa Firavun’un sözü, kimseyi doğru yola çıkarmıyordu (reşid değildi).  Hûd, 11:97 Bakara: 186 | rüşd

29  Güneşin doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini, batarken de onları sol tarafından makaslayıp geçtiğini görürdün ki, onlar mağaranın genişçe bir yerindeydiler. İşte bu Allah’ın âyetlerindendir. Allah kime yol gösterirse, işte o doğru yolu bulmuştur. Onun saptırdığı kimse için ise doğru yolu gösterecek bir dost (veliyy-i mürşid) bulamazsın.  Kehf, 18:17 Bakara: 186 | rüşd

30  De ki: Bana, cinlerden bir topluluğun Kur’ân dinlediği ve sonra da şöyle dediği vahyedildi: “Biz harikulâde bir Kur’ân dinledik.  “O doğru yola (rüşd) iletiyor; biz de ona iman ettik. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.  Cin, 72:1-2 Bakara: 186 | rüşd

31  ÖZET  Herşeye herşeyden yakın olan Allah, kulun duasını işitince ne yapar?  Cevap verir  Neye cevap verir?  Duaya  Hangi duaya?  Hiçbir sınırlama getirilmemiştir / küçük büyük, gizli açık, önemli önemsiz her türlü duaya ./.. Bakara: 186 | dua

32  Kimin duasına?  Dua edenin duasına / “Dua eden kişi” olmak yeterli; başka bir kimlik gerekmez  Allah ne zaman dualara cevap verir?  “Bana dua ettiği zaman” / Randevu, sıra bekleme, belli zamanlarda ve belli mekânlarda dua etme gibi hiçbir şart yok; dua edildiğinde duaya cevap var  Bunun karşılığında Allah ne istiyor?  “Siz de Benim davetime icabet edin” Bakara: 186 | dua

33  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Bakara Sûresi: 186 Kur’ân Buluşmaları: 76 ÜMİT ŞİMŞEK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları