Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

 Hastane içinde gelişen veya hastane yoluyla bulaşan infeksiyonları içerir.  En sık görülen hastane infeksiyonu üriner sistem infeksiyonudur. (% 40).

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: " Hastane içinde gelişen veya hastane yoluyla bulaşan infeksiyonları içerir.  En sık görülen hastane infeksiyonu üriner sistem infeksiyonudur. (% 40)."— Sunum transkripti:

1

2  Hastane içinde gelişen veya hastane yoluyla bulaşan infeksiyonları içerir.  En sık görülen hastane infeksiyonu üriner sistem infeksiyonudur. (% 40).  Cerrahi servislerde en sık görülen hastane infeksiyonu ise yara infeksiyonlarıdır ve tüm hastane infeksiyonları içinde 2. sırada görülür.  Günümüzde yara infeksiyonu terimi cerrahi alan infeksiyonu ile yer değiştirmiştir.

3  Cerrahi alan infeksiyonu, tanım olarak tedavisi cerrahi girişim gerektiren veya cerrahi girişime bağlı gelişen infeksiyonlardır: 1- Nekrotizan yumusak doku infeksiyonları 2-Vücut bosluklarının infeksiyonları (peritonit, ampiyem, perikardit) 3- Sınırlı doku, organ ya da eklem infeksiyonları (abse, septik artrit) 4- Prostetik materyal infeksiyonları

4  Tüm hastane infeksiyonları içinde ikinci sırada görülür(%15- 18).  Önemi; -Hastanede kalış süresini 7-10 gün uzatır. -Hastane masraflarını artırır. -Mortalite oranını artırır.

5 a)Hastaya ait sistemik faktörler: immunsupresyon Obesite DM Kronik enflamatuar süreç Malnutrisyon Anemi Periferik vasküler hastalık Radyasyon Kronik deri hastalığı Taşıyıcılık Yakın zamanlı cerrahi girişim

6 b)Hastaya ait Lokal faktörler: Yetersiz cilt hazırlığı Aletlerin kontaminasyonu Yetersiz antibiyotik profilaksisi Uzun girisim süresi Lokal doku nekrozu Hipoksi, hipotermi

7 c)Ameliyata ait risk faktörleri:  Uygulanan kötü cerrahi teknik  Ameliyatın uzun sürmesi  Aletlerin kirli olması  Ameliyat öncesi uzun süre hastanede yatış d)Ameliyatta oluşan yaranın kontaminasyon derecesi

8  Preoperatif hastanede kalma süresinin uzaması 1 gün kalış infeksiyon riskini %6 artarır. 21 gün kalış infeksiyon riskini %14 artırır.

9  Operasyon süresinin uzaması 1saat infeksiyon riski %1,3 2 saat %2,7 3 saat %3,6 Cerrahi alan infeksiyonunun en önemli belirleyicisi kontamine eden mikroorganizmanın cinsi ve miktarıdır.

10  Yüzeyel (superficial) insizyonel infeksiyonlar  Derin (deep) insizyonel infeksiyonlar  Organ veya alan infeksiyonları

11  Cerrahi girişim sonrası 30 gün içinde primer kapatılan insizyon bölgesinde gelişen ve fasyanın üzerindeki deri ve ciltaltı dokuları içeren infeksiyondur.  Aşağıdakilerden biri vardır; › Yüzeyel yaradan pürülan drenaj, › Yaradan yapılan kültürde üreme, › Aşağıdakilerden en az biri;  Duyarlılık,  Lokalize şişlik,  Kızarıklık,  Isı artışı

12  Kalıcı protez yoksa cerrahi sonrası 30 gün, kalıcı protez varsa cerrahi sonrası 1 yıl içinde ortaya çıkan ve fasia altındaki derin dokuları da içeren infeksiyondur.

13  Herhangi bir protez kullanılmamışsa 30 gün içinde görülen, kullanılmışsa 1 yıl içinde görülen ve klinik görünüm olarak cerrahi işlem ile ilgili olan infeksiyonlardır.  infeksiyon cerrahi sırasında açılmış veya manuple edilmiş insizyon dışı alanlarda olmalıdır.

14  Aşağıdakilerden biri olmalıdır; -Bir organ veya bir alandan pürülan materyalin drenajı veya aspirasyonu, -Apse veya infeksiyonun diğer işaretlerinin direkt olarak veya reoperasyon anında saptanması, -Histopatolojik veya radyolojik olarak infeksiyon belirtileri.

15 15

16  Cruse 1980’de yaraları bakterilerle olan kontaminasyon derecesine göre dörde ayırdı. 1. Temiz Yaralar:  Beklenen infeksiyon oranı en fazla % 1-3. (tiroidektomi, fıtık ameliyatı, kalça protezi, kalp ve damar cerrahisi, varis ameliyatı gibi).  GIS, GUS veya solunum yollarına kesinlikle girilmez.  Tüm ameliyatların yaklaşık %70’i bu gruptadır.

17  Beklenen infeksiyon oranı en fazla %5-10.  GIS, GUS veya solunum yollarının kontrollü olarak, kontaminasyon minimum olacak sekilde açıldığı durumlardır.  Apendektomi  infekte olmayan temiz idrar varlığında GUS’e girilmesi (nefrektomi vb)  infekte olmayan temiz safra varlığında safra yollarına girilmesi (kolesistektomi)

18  Yaranın major kontaminasyonu söz konusudur. Beklenen infeksiyon oranı en fazla %  Açık, taze travmatik yaralar  Gastrointestinal sistem içeriğinin operatif alana veya yaraya akması  Enfekte idrar varlığında GUS’e, enfekte safra varlığında safra yollarına girilmesi.  Temiz kontamine ve kontamine yaralarda antibiyotik proflaksisi ile infeksiyon riski %5’in altına inmektedir.

19  Deride yara oluşmadan önce yerleşik infeksiyon vardır.  Beklenen infeksiyon oranı % veya daha yüksektir. o Operasyon sırasında akut pürülan bakteriyel inflamasyon mevcut.  Ölü doku, yabancı cisim ya da fekal kontaminasyon iceren veya tedavisi gecikmis travmatik yara mevcuttur.

20 PatojenGörülüş % si Staphylococcus aureus20 Coagulase-negatif staphylococcus 14 Enterococcus türleri 12 Escherichia coli 8 Pseudomonas aeruginosa 8 Enterobacter türleri Proteus mirabilis 3 Klebsiella pneumoniae 3 Diğer streptococcus türleri 3 Candida albicans 3 Diğer gram-pozitif aeroblar 2 Bacteroides fragilis 2 20

21  Konak savunmasının etkilenmeyeceği düzeyde olmak koşuluyla,intraoperatif kontaminasyondaki mikrobiyal yükü azaltmak için uygun zamanda, uygun antibiyotiğin, yeterli dozlarda kullanımı ile alınan bir önlemdir.

22  Yarada bakteriyel kontaminasyon olası ise  Riski yüksek olan veya protez yerleştirilecek temiz yaralar.  Travmatik yaralar.  Bir yaralanma sonucu gastrointestinal kanalı açılanlar  Barsak ve kolonu ilgilendiren elektif ameliyat geçirecek olanlar

23  Yüksek riskli safra yolları operasyonlarına tabi tutulanlar.  Jinekolojik operasyonlar.

24  Hastane infeksiyonlarıyla ilk mücadele 1840’larda Viyanalı jinekolog Semmelsweiss tarafından bulunmuştur.  Kadın doğum servislerindeki yaygın puerperal sepsisin öğrenci ellerinden kaynaklandığını düşünerek elleri hipoklorid solusyonuyla yıkatmış ve sepsisi 5 kat azaltmıştır.

25  1860’larda bakterilerin tanınması, cerahatlenmenin mikroplarla olduğunun keşfi, 1867’de İngiliz cerrah Lister’in ameliyat yarasını ve ameliyat salonunu karbolik asit(formol) ile dezenfeksiyonu, 1880’de malzemelerin kaynatılmaya başlaması cerrahi infeksiyonlarla ilk mücadele örnekleridir.

26  Postoperatif yara infeksiyonların gelisiminde hastaya ait faktörler, cerrahın deneyimi, hastane ve ameliyathane kosulları, operasyonun yeri ve süresi gibi bir çok faktör rol oynar.  Cerrahi girisimler nötrofil fonksiyonunu ve opsonizasyon kapasitesini bozar.

27  Anestezide kullanılan ilaçlar termoregülasyonu bozarak perioperatif hipotermiye neden olur.  Hipotermi, vazokonstruksiyonu tetikler. Dokuda oksijen azalır. Düşük subkutan oksijen cerrahi alan infeksiyonu için risk faktörüdür.  Perioperatif hipotermide; nötrofillerin kemotaksisi, stafilokokların öldürülmesi ve superoksit üretimi azalır.

28  Uygun yapılan bir antibiyotik profilaksisinin cerrahi alan infeksiyon sıklığını azalttığı kanıtlanmıstır.  Cerrahi yara infeksiyonlarının düşük düzeyde olmasının ilk koşulu, asepsi ve antisepsi kurallarına uygun ameliyat yapmaktır.  Ancak ne kadar iyi aseptik teknikler kullanılırsa kullanılsın, bakteriyel kontaminasyona engel olunamaz.

29 › Cerrahi alan infeksiyonlarının önlenmesinde antibiyotiklerin rolü ile ilgili ilk deneysel çalışma Burke tarafından 1961’de yapılmıştır. › Burke bu çalışmada farelerin cilt altına enjekte ettiği stafilokokların infeksiyon yapıp yapmamasının, antibiyotiğin enjeksiyon zamanına bağlı olduğunu saptamıştır.

30  Eğer önce bakteri verilip, sonra antibiyotik verilirse infeksiyon geliştiğini ama önce antibiyotik verilirse infeksiyon gelişmediğini saptamıştır.  Buradan hareketle 1970’lerden itibaren postoperatif yara infeksiyon proflaksisi için antibiyotik ameliyattan hemen önce verilmeye başlanmıştır.

31  Antibiyotik, operasyondan kısa zaman önce ya da sırasında verilmelidir; 3-4 saat kadar bir gecikmede antibiyotik almamış hasta ile aynı oranda infeksiyon görülmektedir.

32  Hedef mikroorganizmalara etkili, toksisitesi düşük ve ucuz antibiyotik seçilmelidir.  Antibiyotik, ameliyattan önceki 30 dakika içinde, intravenöz ve tek doz uygulanmalıdır.  Operasyon 3 saatten uzun sürecekse, kan kaybı fazla ise veya kullanılan antibiyotiğin yarı ömrü kısa ise ikinci doz uygulanabilir.  Profilaksi 24 saatten daha uzun olmamalıdır.

33  Antimikrobiyal profilaksinin temel noktalarından biri; kullanılacak antibiyotiğin major patojenleri kapsaması ama normal flora elemanlarını kapsamasına gerek olmadığıdır.  Çünkü normal floranın patojenik potansiyeli düşüktür.  Seçilen antibiyotik bakterisidal etkiye sahip olmalıdır.

34  Cerrahi profilaksi uygulanmasına bilimsel kanıt düzeyi yeterli çalısma sonuçları dikkate alınarak karar verilmelidir (Tablo 1).  Profilaktik antibiyotik kullanımı postoperatif infeksiyon riskini azalttığı gösterilen girisimler için önerilir.  Bazı girişimlerde profilaksinin yararını gösteren yeterli kanıt henüz bulunmadığı için kullanılıp kullanılmaması tartışmalıdır.

35  Tablo 1. Bilimsel Kanıt Düzeyleri  Ia Randomize kontrollü çalısmaların meta analizi  Ib En az bir randomize kontrollü çalısma  Iıa En az bir iyi planlanmıs randomize olmayan, kontrollü çalısma  IIb En az bir baska yapıda iyi planlanmıs deneysel çalısma  III iyi planlanmıs, deneysel olmayan tanımlayıcı çalısma (karsılastırmalı çalısmalar,korelasyon çalısmaları,olgu)  IV Uzman komite raporları ve otörlerin klinik deneyimleri

36  Antibiyotik profilaksisi kararını cerrahi yara sınıflandırması ve infeksiyon riski belirler.  Genellikle temiz /kontamine ve kontamine girişimler için profilaksi önerilir.  Temiz girişimlerde infeksiyon sıklığı düşük olduğundan, özel durumlarda profilaksi düşünülmelidir.

37  Protez uygulanan tüm ameliyatlar, kardiyovasküler girişimler ve nöroşirürji girişimlerinin çoğu temiz girişimler olmasına karşın profilaksi önerilmektedir.  Hastada infeksiyon gelişimi için risk faktörleri de değerlendirilerek profilaksi gerekliliği ortaya konabilir.

38  Kirli ya da infekte girişimlerde seçilecek antibiyotik ve uygulama süresi infeksiyon tedavisine yönelik olarak planlanır.  Antibiyotik, operasyon boyunca serum ve dokuda etkin düzeyde bulunmalıdır. Bakterisidal etki göstermeli ve yan etkisi az olmalıdır.  Profilaksi operasyondan önceki 30 dakika içinde verilmelidir. Genellikle anestezi indüksiyonu en uygun zamandır.

39  Sezaryen ameliyatlarında göbek kordonu bağlandıktan sonra ve kolon ameliyatlarında oral antibiyotikler operasyondan 19 saat önce verilmelidir.  Genellikle tek doz verilmesi yeterlidir.  Operasyon uzun sürüyor, kan kaybı 1500 ml den fazla ve kullanılan antibiyotiğin yarı ömrü kısa ise ikinci doz gerekebilir.

40  Özel durumlar dısında tek doz 1 g sefazolin yeterlidir.  Penisilin allerjisinde sefazolin yerine klindamisin önerilir.  Ünitede metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) infeksiyon oranı yüksekse implant uygulanan operasyonlarda profilakside glikopeptid antibiyotikler ( vankomisin, teikoplanin)kullanılabilir.

41  Antibiyotikler, topikal ve oral profilaksi önerilen birkaç cerrahi işlem dışında genellikle IV uygulanır.  Profilaksinin uzun süre sürdürülmesi cerrahi infeksiyon sıklığını azaltmadığı gibi hastanelerde dirençli bakterilerin neden olduğu infeksiyonların artmasına yol açabilir.  Bu nedenle infeksiyon kanıtı olmadan profilaksi süresi uzatılmamalıdır.

42  Hedef Mikroorganizmalar Staphylococcus spp., Gram negatif mikroorganizmalar  Göz içi cerrahisi  Preoperatif topikal antibiyotikli damla kullanılabilir

43  Penetran okuler yaralanmalarda  Ampisilin/sulbaktam (2 g) veya siprofloksasin  (200 mg)+klindamisin (600 mg )

44

45

46

47

48

49

50

51

52

53

54

55


" Hastane içinde gelişen veya hastane yoluyla bulaşan infeksiyonları içerir.  En sık görülen hastane infeksiyonu üriner sistem infeksiyonudur. (% 40)." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları