Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HASTANE ENFEKSİYONLARININ KONTROLÜ VE ÖNLENMESİ Prof.Dr. Hicran Çavuşoğlu Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 1.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HASTANE ENFEKSİYONLARININ KONTROLÜ VE ÖNLENMESİ Prof.Dr. Hicran Çavuşoğlu Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 1."— Sunum transkripti:

1 HASTANE ENFEKSİYONLARININ KONTROLÜ VE ÖNLENMESİ Prof.Dr. Hicran Çavuşoğlu Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 1

2 astane enfeksiyonları: -hastaneye yatış sırasında inkübasyon döneminde olmayan -yatıştan saat sonra hastanede ya da taburcu olduktan sonra 10 gün içinde gelişen enfeksiyonlardır. Hastane enfeksiyonları, nozokomiyal enfeksiyonlar olarak da bilinmektedir. -Günümüzde insidansı %5-15’dir. -Enfeksiyon kontrol önlemleri ile bu enfeksiyonların % 15-30’u önlenebilir. Hastane enfeksiyonları: -hastaneye yatış sırasında inkübasyon döneminde olmayan -yatıştan saat sonra hastanede ya da taburcu olduktan sonra 10 gün içinde gelişen enfeksiyonlardır. Hastane enfeksiyonları, nozokomiyal enfeksiyonlar olarak da bilinmektedir. -Günümüzde insidansı %5-15’dir. -Enfeksiyon kontrol önlemleri ile bu enfeksiyonların % 15-30’u önlenebilir. 2

3 Hastane enfeksiyonları; -yüksek oranda morbidite ve morta- liteye, hastanede yatma süresinin uzamasına ve tedavi masraflarının artmasına neden olmaktadır. -ABD’de yılda 2 milyon hastada, İngiltere’de yatan hastaların % 10’ nunda hastane enfeksiyonu geliştiği bildirilmektedir (Lode H 2005) 3

4 -Hastane enfeksiyonlarının getirdiği ek maliyet dolar arasında değişmektedir. -Pediatri hastalarında doları aşan ek maliyetler bildirilmektedir. -Hastane enfeksiyonlarına bağlı ek mortalite oranları % 4-33 arasında değişmektedir. -En yüksek mortalite nozokomiyal pnömonilerde görülmektedir. 4

5 -Hastane enfeksiyonları tamamen önle- nemez, ancak maliyeti düşük olan enfeksiyon kontrol önlemlerinin etkin şekilde uygulanması ile yüksek ek maliyet, ek yatış süreleri ve mortalite azaltılabilir. Sağlık Bakanlığı tarafından 2005 yılında Yataklı Tedavi Kurumları Enfeksiyon Kontrol Yönetmeliği yayınlanmıştır. 5

6 *Bu yönetmeliğe göre tüm yataklı tedavi kurumları İKK oluşturup, önleyici program- lar uygulamak zorundadır. *Enfeksiyon kontrol programı uygulanan hastanelerde enfeksiyonların % 32 oranında azaldığı kanıtlanmıştır. *Enfeksiyon kontrolü hasta güvenliği açısından da önemlidir. *Hasta güvenliği: sağlık hizmetine bağlı hataların önlenmesi ve buna bağlı hasta zararlarının azaltılmasını içerir. 6

7 Joint Com. Inter.’ ın 2006 hasta güven- liği göstergeleri arasında sağlık hizme- tine bağlı hastane enfeksiyon riskinin azaltılması yer almaktadır. Enfeksiyon kontrol programları kalite iyileştirme çalışmalarının önemli bir halkasını oluşturmaktadır. 7

8 Yoğun Bakımda Enfeksiyon Kontrolü Yoğun Bakımda Enfeksiyon Kontrolü Yoğun bakımda yatan hastalar, hastane enfeksiyonları açısından daha fazla risk altındadır. Yoğun bakımda yatan hastalar, hastane enfeksiyonları açısından daha fazla risk altındadır. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde enfeksiyon oranları, yetişkin yoğun bakım ünitelerinden daha fazladır. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde enfeksiyon oranları, yetişkin yoğun bakım ünitelerinden daha fazladır. Yenidoğan bebekler için risk faktörleri; immün sistemin yetersiz olması, gebelik yaşı, düşük doğum ağırlığı, prematürite, invaziv işlemler, hastanede kalma süresi, ve antibiyotik kullanımıdır. 8 Yenidoğan bebekler için risk faktörleri; immün sistemin yetersiz olması, gebelik yaşı, düşük doğum ağırlığı, prematürite, invaziv işlemler, hastanede kalma süresi, ve antibiyotik kullanımıdır. 8

9 Yoğun Bakımda Enfeksiyon Kontrolü Yoğun bakım ünitelerinde hastane enfeksiyonlarının en önemli kaynağını sağlıklı koşulların sağlanamaması oluşturmaktadır. Yoğun bakım ünitelerinde hastane enfeksiyonlarının en önemli kaynağını sağlıklı koşulların sağlanamaması oluşturmaktadır. Sağlıksız koşullara örnek olarak; izolasyon koşullarının sağlanamaması, havalandırma ile ilgili sorunlar, kirlenmiş tedavi alanları, duvarlardaki sızıntılar ve kırık yer döşe- meleri verilebilir. 9 Sağlıksız koşullara örnek olarak; izolasyon koşullarının sağlanamaması, havalandırma ile ilgili sorunlar, kirlenmiş tedavi alanları, duvarlardaki sızıntılar ve kırık yer döşe- meleri verilebilir. 9

10 Yoğun Bakımda Enfeksiyon Kontrolü Yoğun bakımda enfeksiyonların çoğu invaziv girişimlerden kaynaklanmaktadır Yoğun bakımda enfeksiyonların çoğu invaziv girişimlerden kaynaklanmaktadır. El hijyeni, izolasyon ve antibiyotik kullanımının sınırlandırılması gibi önlemlerin hastane enfeksiyonlarını azalttığı gösterilmiştir. Hastanede ve yoğun bakımda enfeksiyonun yayılmasını önleyen en önemli standart el yıkamadır. Diğer önlemler; eğitim, el antiseptikleri, önlük, maske ve eldiven kullanılmasını içerir. 10

11 Katetere Bağlı Gelişen Enfeksiyonlar Yoğun bakımda hastane enfeksiyonla- rının çoğu intravasküler araç kullanımına eşlik etmektedir. Yoğun bakımda hastane enfeksiyonla- rının çoğu intravasküler araç kullanımına eşlik etmektedir. Santral katetere bağlı enfeksiyonlar, periferal katetere göre daha fazla görül- mektedir. Santral katetere bağlı enfeksiyonlar, periferal katetere göre daha fazla görül- mektedir. İntravasküler araçlara ait enfeksiyonlar, tüm hastane enfeksiyonlarının %10-20’ sini oluşturmaktadır. 11 İntravasküler araçlara ait enfeksiyonlar, tüm hastane enfeksiyonlarının %10-20’ sini oluşturmaktadır. 11

12 Periferal Kateterler Periferal kateterlerin en önemli dezavantajı, bebeklerin venlerinin çok küçük ve frajil olması nedeniyle gelişen infiltrasyondur. Bu durum, çok fazla intravenöz girişe yol açarak hastane enfeksiyonlarının insidansını artırır. Genellikle vene giriş yerindeki organizma- ların kateter içine ilerlemesi ve kolonizas- yonu sonucu enfeksiyon gelişir. İşlem sırasında iyi el hijyeni ve aseptik teknikler kullanılmalıdır. 12

13 Periferal Kateterler -Kateter giriş yerinin temizliği için %70’lik alkol,, %10’luk povidon iyodin kullanılması etkilidir. -Ancak %2’lik klorheksidin’in koloni- zasyonu önlemede daha etkili olduğu belirlenmiştir. -Kateter yerleştirilirken en üst düzeyde steril bariyer önlemleri (steril eldiven, maske, önlük) alınmalıdır. 13

14 Perkutan santral kateterler -Enfeksiyon gelişmesi için en önemli risk faktörü kateterin 21 günden fazla kulla- nılmasıdır. -Enfeksiyon gelişince kültür alınır ve antibiyotik başlanır. -Kateter yerleştirilirken steril önlük, maske, başlık ve steril eldiven kullanılması gereklidir. -İç lümeni antibiyotikle yıkanmış olan kateterlerin enfeksiyon riskini azalttığı bildirilmektedir. 14

15 Tıbbi Aletler -Hastane enfeksiyonları en çok tıbbi aletler (ventilatör tüpleri, iv. kateterler, laringos- kop, steteskop) aracılığı ile bebeklere geçmektedir. Yenidoğan yoğun bakımda; - 20 laringoskopla yapılan kültür çalışma- sında bir laringoskopta MRSA bulunmuştur. -Çevresel kültürlerin incelendiği bir çalış- mada da bilgisayar klavyelerinin ve musluk başlarının MRSA rezervuarı olduğu belir- lenmiştir (Beatner JE, 1999; Bures S,et.al,1995) 15

16 Yoğun Bakımda Antibiyotik Kullanımı Yenidoğan yoğun bakımda enfeksiyon nedeniyle sık antibiyotik kullanımı, bebeğin normal florasını değiştirmekte ve çeşitli antibiyotiklere dirençli bakterilerin gelişme- sine neden olmaktadır. Antimikrobial direncin artmasına yol açan faktörler arasında; düşük doz uygulama, uygunsuz doz aralıkları, uzamış tedavi süreleri, profilaktik uygulamalar, enfeksiyon kontrol ve izolasyon önlemlerinin yetersizliği sayılabilir. 16

17 Yoğun Bakımda Antibiyotik Kullanımı Geniş ölçüde kontrolsüz ve hatalı antibiyotik kullanımı, bakteriyel direncin artmasına eşlik etmektedir. Bu süreci tersine çevirebilmek için gram+ve - patojenlere karşı hassas olan yeni ilaçların geliştirilmesi önem kazanmıştır. Direnç gelişmesi nedeniyle hastanelerde antibiyotik kontrol politikaları geliştirilmiştir. Bu politikaların amacı; hastanın antibiyotik tedavisinden en uygun şekilde yararlanmasını sağlamak ve dirençli organizmaların yayılmasını önlemektir. 17

18 Yoğun Bakımda Antibiyotik Kullanımı Antibiyotiklere dirençli bakterilerle enfekte hastalarda mortalite ve morbidite oranları ve tedavinin maliyeti yüksektir. Ülkemizde yoğun bakımda yatan hastalarda antibiyotik kullanma sıklığı %50’nin üzerindedir. Yatan hastaların toplam ilaç maliyetinin % 53’ünü antibiyotikler oluşturmaktadır. Antibiyotik uygulamalarının %20-30’u yanlış ya da tartışmalıdır. 18

19 Nozokomiyal Bakteriyel Enfeksiyonların Kontrolü ve Önlenmesi Kan ve yara enfeksiyonlarında en çok görülen patojenler; koagülaz negatif stafilokok, stafilokok aureus, enterobacter, enterekok, pseudomonas aeroginosa’dır. Hastane enfeksiyonlarında en sık görülen bakteri MRSA’dır. MRSA, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde aşırı derecede düşük doğum ağırlıklı bebekleri önemli ölçüde etkilemektedir. Japonya’da yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde MRSA oranı % 87’dir (Kitajima H, 2003). 19

20 Nozokomiyal Bakteriyel Enfeksiyonların Kontrolü ve Önlenmesi Avrupa’da MRSA oranı 1989’da % 0.3’den 1993’de %7.9’a yükselmiştir (Lode H 2005). MRSA için en yaygın kabul edilen enfeksiyon kontrol yöntemleri şunlardır: - taşıyıcıların belirlenmesi ve tedavi edilmesi, -kolonize ya da enfekte tüm hastaların izolasyonu -hastaya bakım vermeden önce ve sonra ellerin antiseptikle temizlenmesi ve bakım sırasında eldiven kullanılması, -enfekte bebeklere kullanılan tüm araçların ayrılması. 20

21 Nozokomiyal Bakteriyel Enfeksiyonalrın Kontrolü ve Önlenmesi VRE enfeksiyonu doğrudan temasla, personelin elleri aracılığı ile ya da kontamine araçlarla hastadan hastaya geçmektedir. VRE enfeksiyonu ya da kolonizasyonu için risk altında olan ( immünsuprese, abdominal cerrahi yapılan, santral kateteri olan, vankomisin tedavisi alan) hastalardan periyodik olarak gayta kültürü alınmalıdır. VRE’nin yayılmasını önlemek/kontrol etmek için; - enfekte ya da kolonize hastaların izolasyonu, - eğitim, el yıkama, temas önlemleri, 21

22 Nozokomiyal Bakteriyel Enfeksiyonların Önlenmesi ve Kontrolü -enfekte ya da kolonize hastaların bakım verenlerle birlikte kohortlanması, -uygun antibiyotik kullanımı, her hastaya kulla- nılan araçların ayrılması ve çevresel temizlik. -VRE ve MRSA enfeksiyonlarında erken dönemde uygun antibiyotik tedavisinin başlatılması önemlidir. Tedavinin gecikmesi mortalite ve morbiditeyi önemli ölçüde artırmaktadır. -Nozokomiyal enfeksiyondan şüphelenilen has- talarda kültür sonuçları alınmadan antibiyotik tedavisine başlanması önerilmektedir. 22

23 Nozokomiyal Viral Solunum Yolu Enfeksiyonlarının Kontrolü ve Önlenmesi Tüm nozokomiyal enfeksiyonların % 5.3’ünü viral enfeksiyonlar oluşturmaktadır. Pediatrik vakalarda tüm enfeksiyonların % ’i virüslere bağlıdır. Bu enfeksiyonlar kronik hastalığı ya da immün yetmezliği olanlarda, prematürelerde ve yoğun bakımda yatan hastalarda mortaliteye neden olabilmektedir. Nozokomiyal viral solunum yolu enfeksiyonları mevsimseldir ve daha çok kış ve bahar ayla- rında görülür. 23

24 Nozokomiyal Viral Solunum Yolu Enfeksiyonlarının Kontrolü ve Önlenmesi Çocuklarda viral solunum yolu enfeksiyonuna neden olan virüsler daha çok respiratuar sinsityal virüs, parainfluenza virüsü ve adenovirüslerdir. Bu virüslerin bulaşması damlacık yolu ile ya da damlacıklarla kontamine eller ve araçlarla olur. Korunmada; enfekte çocukların izole edilmesi, hasta ile temasta damlacık önlemlerine uyulması (eldiven, önlük, maske kullanımı) el yıkama, hastaların kohortlanması, kontamine aletlerin dezenfeksiyonu, ziyaretin kısıtlanması, enfekte personelin uzaklaştırılması önemlidir. 24

25 Nozokomiyal Viral Gastrointestinal Sistem Enfeksiyonlarının Kontrolü ve Önlenmesi Genellikle hastaneye yatıştan 3 gün sonra baş- layan gastroenterit, nozokomiyal gastroenterit olarak kabul edilir. Önemli morbidite ve mor- talite nedenidir. Nozokomiyal gastroenterit için risk faktörleri; Antibiyotik kullanımı, gastrointestinal cerrahi, enteral beslenme, nazogastrik sonda takılması, immün yetmezlik, yenidoğan dönemi, yoğun bakım ünitesinde kalma, odada kalan hasta sayısı, hastanede kalma süresi ve hasta-hemşire oranıdır. 25

26 Nozokomiyal Viral Gastrointestinal Sistem Enfeksiyonlarının Kontrolü ve Önlenmesi - N. gastrointestinal enfeksiyonlara neden olan virüsler; rotavirüsler, adenovirüsler, enterovirüsler, hepatit A virüsü ve diğer virüslerdir. -Bu virüsler sıklıkla fekal-oral yolla bulaşır. Yetersiz el yıkama, aletlerin iyi sterilize ve dezenfekte edilmemesi enfeksiyon gelişi- minde önemli rol oynar

27 İzolasyon Önlemleri Standart önlemler: - Kan ve vücut sıvıları ile bulaşabilecek etkenlere yönelik önlemleri içerir. -Hastanedeki tüm hastalara uygulanması gereken önlemlerdir. -Ayrıca standart önlemlere ek olarak hava yolu, damlacık ve temas önlemleri gibi bulaşma yoluna yönelik önlemlerin de uygulanması gerekir. 27

28 İzolasyon Önlemleri Eldiven Kullanımı Nedenleri: enfekte materyalle kontaminasyonu azaltmak, eldeki floradan hastalara enfeksiyon geçişini azaltmak, eller aracılığı ile hastalar arasında enfeksiyon geçişini azaltmak, hastadan kan ve deri yoluyla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak. -Eldiven kullanılması, ellerin yıkanmasının yerini tutmaz. Eldivende olabilecek yırtıklar nedeniyle ya da eldiveni çıkarırken eller kontamine olabilir. Bu nedenle eldiven giymeden önce ve sonra eller yıkanmalıdır. 28

29 İzolasyon Önlemleri Eldiven ne zaman kullanılmalı? Kan, vücut sıvıları, mükoz membranlar, bütün- lüğü bozulmuş deri, kontamine eşyalarla temas- ta, invaziv girişimlerde enfeksiyon geçiş riskini azaltmak için kullanılmalıdır. Nelere dikkat edilmeli? -İzole hastanın odasına girmeden önce eldiven giyilmeli ve odadan çıkmadan önce çıkarılarak eller yıkanmalıdır. -Hastadan hastaya geçişte eller yıkanmalı ve eldiven değiştirilmelidir. 29

30 İzolasyon Önlemleri Nelere dikkat edilmeli? -Eldivenler yıkanmamalı ve yeniden kullanılma- malıdır. -Enfeksiyon bulaşma riskinin  olduğu durumlarda çift eldiven giyilmelidir. -Elde çizik, kesik olması halinde eldiven giyil- melidir. -Kanla kontaminasyon riskinin yüksek olduğu durumlarda eldiven giyilmelidir. Steril eldiven: steril bölgelere yapılan girişimler- de, açık yaralarda ve steril malzeme kullanılan durumlarda giyilmelidir. 30

31 İzolasyon Önlemleri -El hijyeni: antiseptik içeren ya da içermeyen sabunlarla el yıkama, el dezenfeksiyonu ve el antisepsisi yerine kullanılır. -Hastane enfeksiyonlarını önlemede tek başına en etkili yöntemlerden biridir. -El hijyeni çeşitleri: a.Hijyenik el yıkama: kontamine florayı tamamen temizler, antiseptik içeren sabunlarla yapılır. İyodofor, klorheksidin, triklosan ve bifenilol kullanılır. Bu yıkama işlemi, hasta ile temastan önce ve sonra yapılır. 31

32 İzolasyon Önlemleri b) El antisepsisi: eldeki kontamine (geçici flora) bakterilerin etkili ve hızlı şekilde temizlenmesini sağlar. Antiseptik özelliğe sahip el dezenfektan- ları kullanılır. c) Cerrahi el hijyeni: kontamine floranın tamamen yok edilmesi ve kalıcı floranın olabildiğince azaltılmasını sağlar. Uygulama süresi en az 2-3 dakika olmalıdır. Alkol bazlı el antiseptikleri: geniş spektrumlu olmaları ve uygulama kolaylığı nedeniyle sık kullanılmaktadır. 32

33 İzolasyon Önlemleri Alkol bazlı el antiseptikleri: Hasta başında kolaylıkla uygulanabilir. Cilt iritasyonu, su ve sabuna göre daha azdır. Enfeksiyonları önlemede sabun ve suyla yapılan el yıkamaya göre daha üstündür. El hijyeninde kullanılan ürünler: %50-70’lik alkol, klorheksidin, iyodin ve iyodoforlar % , triklosan % 0.3-2, para-kloro-meta-ksilenol % konsantrasyonu. Antiseptik özelliğe sahip bu ürünlerin etkinliğini artırmak için önce ellerdeki gözle görünür kirler su ve sabunla yıkanmalı ve sonra antiseptikler kullanılmalıdır. 33

34 Tablo1 Sabun, antimikrobial katkılı sabun ve alkol bazlı el antiseptiklerinin uygulama özellikleri 34 özellikler sabun sabunantimikrobial alkol bazlı Kirin uzaklaş- tırılması evet evet hayır hayır Geçici flora- nın temizlen. iyi iyi çok iyi çok iyi mükemmel mükemmel Gerekli süre 1-2 dakika 1-2 dakika 30 saniye 30 saniye maliyet düşük düşük çok düşük çok düşük Uygulama yeri lavabo lavabo her yer her yer Personel uyumu%40  nadir nadir daha iyi daha iyi Deride yan etki çok nadir çok nadir nadir nadir çok nadir çok nadir

35 İzolasyon Önlemleri El antiseptiklerinin kullanımı: -el antiseptikleri kuru ve temiz olan ellere 3-5 ml uygulanmalı ve eller kuruyuncaya kadar yaklaşık 30 saniye ovulmalıdır. -solüsyon tüm el yüzeyi ile temas etmeli ve parmak uçları ve aralarına özen gösterilmelidir. -elde bir yüzüğün varlığında bakteriyel koloni- zasyon 2.6 kat arttığı için yüzüklerin çıkarıl- ması tercih edilmelidir. -sıvı sabun kapları boşaldıkça üzerine ilave yapılmamalı, mekanik olarak temizlenip dezen- fekte edilmelidir. 35

36 El Yıkama ve El Antisepsisi için Göstergeler-1 - Eller belirgin şekilde kirli ise su ve sabunla yıkanmalıdır. -Ellerde belirgin kirlilik yoksa alkol bazlı bir antiseptikle / antimikrobial sabunla yıkanmalıdır. -Eller yıkanmadan önce eldeki tüm mücevherler çıkarılmalı, tırnaklar kısa ve ojesiz olmalıdır. -Hastanın sağlam derisi ile temas sonrasında da ( nabız,TA ölçümü) eller dekontamine edilmelidir. -Aynı hastada farklı bakım aktiviteleri sırasında kirli bölgeden temiz bölgeye geçerken eller dekontamine edilmelidir. 36

37 El Yıkama ve El Antisepsisi için Göstergeler-2 El Yıkama ve El Antisepsisi için Göstergeler-2 -Vücut sıvıları, müköz membranlar ve bütünlüğü bozulmuş deri ile temas sonrasında ellerde belirgin kirlenme olmasa da dekontaminasyon yapılmalıdır. -Santral, üriner kateter takmadan önce eller dekontamine edilmeli ve steril eldiven giyil- melidir. -Yemekten önce ve tuvaletten sonra eller antimikrobial sabun ve su ile yıkanmalıdır. -Alkol bazlı el antiseptikleri ünitelerde kolay ulaşılabilecek yerlere konulmalıdır. 37

38 El Hijyenine Uyumu Etkileyen Faktörler El Hijyenine Uyumu Etkileyen Faktörler -El hijyeni nozokomiyal enfeksiyonların çapraz geçişini önleyecek en etkili ve maliyet etkin yöntemdir. -Gözleme dayalı çalışmaların çoğunda uyum oranının %50’nin altında olduğu belirlenmiştir. -Yapılan çalışmalarda uyumsuzluğa eşlik eden çeşitli risk faktörleri belirlenmiştir. -Hemşire sayısının yetersizliği nedeniyle aseptik tekniklerin bozulması, hastane enfeksiyonlarının artmasına yol açmaktadır. -El yıkama gereksinimi  el hijyenine uyum azalmaktadır. 38

39 Tablo 2 Sağlık Personelinin El Hijyenine Uyumunu Etkileyen Faktörler *El antiseptiklerine bağlı deri iritasyonu ve kuruluk olması, *El antiseptiklerine kolay ulaşılamaması, *Lavaboların yetersiz oluşu, *Yatak başında sabun ve kağıt havlu eksikliği, *El hijyeni için zamanın yetersiz oluşu, *Hasta gereksinimlerinin öncelik alması, *Eleman sayısının yetersizliği, ünitenin kalabalık olması (hasta -hemşire oranı) 39

40 Tablo 2 Sağlık Personelinin El Hijyenine Uyumunu Etkileyen Faktörler *Eldiven kullanımının el hijyenini gerektirmedi- diğini düşünme, *El hijyeni konusunda yetersiz bilgi, *İş yükünün fazla olması, *Unutkanlık, *Rol modelinin olmaması, *El hijyenine bireysel ve kurumsal düzeyde aktif katılımın olmaması

41 İzolasyon Önlemleri Koruyucu Önlük: Ne zaman giyilmeli? -Kontamine vücut sıvıları ile temas durumunda sıvı geçirmeyen önlük giyilmelidir. -İshali, ileostomi ya da kolostomisi olan hasta- ların odasına girerken önlük giyilmelidir. -Önemli mikroorganizma ile kolonize ya da enfekte hastalara bakım verirken diğer hasta- lara organizma taşımamak için önlük giyilme- lidir

42 İzolasyon Önlemleri Koruyucu Önlük: -Yenidoğan ünitelerinde önlük giymenin etkin- liğini inceleyen çalışmalarda rutin olarak önlük kullanmaya bağlı enfeksiyon oranlarında azalma bulunmamıştır (Polak JD, et.al, 2004). -Amerikan Pediatri Akademisi yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde rutin olarak önlük kullanıl- masını önermemektedir. -Ancak kan ve vücut sıvıları ile kontaminasyon riski olan durumlarda ve bebekleri beslerken geçirgen olmayan bir önlük giyilmesi öneril- mektedir. 42

43 İzolasyon Önlemleri Galoş -Galoş kullanımı ile hastane enfeksiyonlarının azaldığını gösteren bilimsel bir kanıt yoktur. -Ameliyathanede galoş giyimi hasta atıkların- dan cerrahi ekibi korumaya yöneliktir. Maske -Kan ya da vücut sıvılarının sıçrama olasılığı olan durumlarda ve hastaya bir metreden daha yakın çalışırken maske kullanılmalıdır. -Cerrahi maske yakın temasta partikül damla- cıklarına karşı koruma sağlar. 43

44 İzolasyon Önlemleri Enfekte hastaların yerleştirilmesi ; -mikroorganizmaların yayılmasını kontrol etmek için bulaştırıcılığı yüksek olan bebekler tek kişilik özel odalara alınmalıdır. -aynı mikroorganizma ile enfekte bebekler aynı odaya alınabilir. -özel oda yoksa kazaya bağlı kontaminasyon riskini azaltmak için yoğun bakım ünitesinde her bir bebeğin yatağı arasında en az 1 metre mesafe olmalıdır

45 İzolasyon Önlemleri Bakımda kullanılan alet ve cihazlar ; -hasta tedavisinde kullanılan iğne ve diğer keskin materyalle hasta ve personelin tema- sını önlemek için bu aletler kapalı kaplarda muhafaza edilmelidir. -kan, vücut sıvıları, sekresyon ve atıklarla kontamine olan aletler temizlenmeli, sterilize ya da dezenfekte edilmelidir. Temas önlemleri ; El yıkama, steril olmayan eldiven ve önlük kullanma, ve bakımda kulla- nılan araçların ayrılması ve dezenfeksiyonunu içerir. 45

46 Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi 46 Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi 46 -Enfeksiyon kontrol hemşireliği İngiltere’de bir uzmanlık alanıdır. -Uzmanlıkta birinci kriter lisans mezunu olmaktır. -Royal College of Nursing bu görev için yüksek lisans ya da doktora eğitimini önermektedir. -Enfeksiyon kontrol hemşiresinin en önemli rolü surveyans ve araştırmadır. -Surveyans ve enfeksiyon kontrol programları birlikte yürütüldüğünde hastane enfeksiyonlarının 1/3 oranında azaldığı gösterilmiştir. Bir enfeksiyon kontrol hemşiresi 250 yataktan sorumlu olmalı

47 Sonuç olarak; -Nozokomiyal enfeksiyon oranları doğrudan yatak başı bakım verenlerin davranışlarına bağlıdır. -Sağlık personelinin enfeksiyon kontrolündeki kendi hataları ile enfeksiyon oranları arasındaki ilişkiyi görmesi önemlidir. -Hastane yönetiminin hastane enfeksiyonlarını önleme ve kontrol konusunda kanıta dayalı bilgileri personeline ulaştırması gereklidir. - Tüm sağlık ekibinin hastane enfeksiyonlarını önlemek için evrensel korunma yöntemlerini uygulamasına gereksinim vardır. 47


"HASTANE ENFEKSİYONLARININ KONTROLÜ VE ÖNLENMESİ Prof.Dr. Hicran Çavuşoğlu Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 1." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları