Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ergenlik dönemi, biyolojik, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ergenlik dönemi, biyolojik, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir."— Sunum transkripti:

1

2

3 Ergenlik dönemi, biyolojik, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir.

4 Ergenlik Belirtileri Ne Zaman başlar ? Kızlarda 8-13 yaş arasında (ortalama 11-11,5 yaş), Erkeklerde 9-14 yaş arasında (ortalama 11,5- 12 yaş) başlar.

5

6 El ve ayaklarda hızlı büyüme (Bu durumda çocuk vücudunu tam olarak kontrol edemez. Örn: sakarlık ) Bedensel değişimin artması çocuklarda bir takım fizyolojik rahatsızlıklara neden olabiliyor.(bel ağrıları, bacak ağrıları....) Boy ve kilo artışı hızlıdır, Yüzde sivilceler ortaya çıkar, Terleme artar, Vücut direncinde azalma olur, İştahta artış gözlenir,abur cubur yeme merakı artar,

7 Bu dönemde çocuklar çabuk yorulur, dikkatlerin yoğunlaştırmakta zorlanırlar.Bu durum ders başarısına da yansır. Ancak çoğu zaman yaşanan, istekli bir tembellik değildir. Dikkat sorunu, büyüme hormonunun vücuttaki enerjinin büyük kısmını harcanmasından kaynaklanır. Bedensel ve duygusal gelişim sürecindeki anlamlandıramama ya da kabullenememe sorunları da dikkat dağınıklığına neden olmaktadır.

8 Bedensel gelişimin, sosyal ve duygusal gelişimden daha önce ve hızlı gerçekleşmesi karşımıza iri vücutlu çocuk ruhlu bireyler çıkarmaktadır. Ebeveynin bedensel gelişimini gözlemleyerek gelişme hızını tüm alanlara genellemesi sorunların asıl kaynağıdır. Ergenlerin ancak dönem sona erdiği zaman yetişkin gibi davranması ve düşünmesi beklenebilir.

9

10 Karamsarlık, duygu durumunda kolay değişiklikler Ufacık bir nedenle ağlamalar, içe kapanma Alınganlık, huzursuzluklar artabilir Erkekler kızlara göre sinirlidirler. duygularını bağırarak, ağlayarak, el - kol hareketleri yaparak belli eder. Küçük bir kırıklık ergeni kimse tarafından sevilmiyor inancına götürür.

11 Aşık olmak bu dönemde baskın bir duygudur. Bazen bunu karşı cinse belli edebilir, bazen de duygularını saklamayı tercih edebilir. Ergen duygularını daha çok arkadaşlarıyla paylaşmaktan hoşlanır Ergenin yaşadıkları olumlu duygularsa ergen şiir,öykü yazar ya da hatıra tutar. Kızlar, erkeklerden daha erken duygusal olgunluğa ulaşır ve duygularını kontrol edebilirler. İştah ve uyku düzeni değişiklikleri olabilir

12 Genç aşırı derecede bencildir. Bunun tam karşıtı fedakar davranışlarda da bulunabilir. Otoriteye karşı direndiği halde, bağlandıkları kişiye sonuna kadar bağlanabilir. Kendisine karşı çok nazik ve samimi, saygılı davranılmasını istediği halde başkasına karşı kaba ve sert davranabilir. Çok iyimser, her şeye dört elle sarılan yorulmaz olmasına karşın; kötümser, içe kapanık, uyumsuz olabilir.

13 Sağlıkla ilgili kaygılar: Yeterli uyuyamamak, gevşeyip rahatlayamamak, sakarlık, bedensel görünüm, gerginlik, güzel ya da yakışıklı olamadığını düşünmek, kısa boylu olmak... Kişilik ile ilgili kaygılar: Kendini aşağı görme, kendisine güveni olmamak, kendisini yetersiz görmek, sık sık öfkeye kapılmak, küçük şeylere üzülmek, olayları çok ciddiye almak.... Aile ve ev yaşamına ilişkin kaygılar: Kendisine ait bir odasının olmaması, cinsel sorunlarını ailesi ile paylaşamaması, arkadaşları ile dışarı çıkamaması, çocuk yerine konmak, ailesinin arkadaş çevresine,tercihlerine, isteklerine karışması, özgürlüğünün kısıtlanması....

14 Sosyal ilişkilerine yönelik kaygılar: Yeni tanıştığı insanlarla nasıl konuşacağını bilememe, yeterince arkadaş edinememek.... Soyut konularındaki kaygıları: Ölüm korkusu, din konusunda daha fazla bilgi istemek, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilememek... Okulla ilgili kaygıları: Dikkâtini toplayamama, çalışma yöntemini bilememe, çalışırken hayal kurma, derse kendisini verememe, çalışmak isteyip de çalışamama, kendisini derste ifade edememe, etkili bir programının olmaması, not kaygısı, sınav kaygısı, uzun bir süre kendisini TV’den alamama, zaman kaybı.... Meslek seçimi ile ilgili kaygılar: Hangi mesleği seçeceğini bilememek, yeteneklerinin ilgilerinin ne olduğunu bilememek, ailesinin meslek seçimine karışması....

15 BUNDAN SONRAKİ SLAYTLAR VELİYE HİTAP ETTİĞİ İÇİN ÖĞRENCİ SEMİNERİNDE KULLANILMAYACAKTIR

16

17 Hırçınlaştı, ders çalışmıyor. Sorumluluk duygusu yok. Canım sıkılıyor diyor. En küçük isteklerini sert bir dille ifade ediyor. Kardeşlerini kızdırmaktan zevk alıyor. Okuduğunu anlamıyor gibi, durgunlaştı, dalgınlaştı. Çabuk karamsarlığa kapılıyor. Ara sıra hiç yoktan huzursuzlaşıyor, İleri derecede alıngan. Derslerinde yine başarılı ama oyuna, eğlenceye daha da düştü. Olur olmaz şeye ağlıyor. Evde huysuz, dışarıda ise çok sıkılgan. Her istediğini yaptırmak istiyor. Aşırı süsleniyor. “Siz bana karışamazsınız.” diyor. Çok harçlık istiyor, çok geziyor; eve girmek istemiyor. Spora çok düştü. Dersleri ile ilgilenmiyor. Son derece asi ve hırçın olmaya başladı. Başına buyruk olmak istiyor. Dayak, kötü söz, tatlı söz hiçbiri sonuç vermiyor. Anne ve babalar bu yaşlardaki çocuklarının hangi davranışlarından yakınıyorlar:

18 Her genç yalnızlığını paylaşacağı ayrı bir odasının olmasını ister. Evdeki işlere karşı isteksiz davranır. Odasına kapanır kimseyi görmek istemez. Odasında saatlerce kalabilir. Duygu ve düşünceleriyle baş başa kalmak ister. Bazı gençler, büyüyen ve değişen bedeniyle kendini kabul edemediği, beğenmediği bu nedenle üzüldüğü için de yalnızlığı seçerler. Gencin bu isteğinin doğal karşılanması gerekir.

19 Çalışma İsteksizliği Bu dönemde genç okuluna ve derslerine karşı isteksiz davranır. Notlarında düşme olur. Bunun sebebi gençteki bedensel büyümenin enerjisini tüketmesidir. Bazı gençler, kendilerine yeterince güven duymadıkları için başarılı olabileceklerine inanmazlar ve gereği gibi ders çalışmazlar. Genel olarak bu yaşlardaki gençlerin ilgisini ders çalışmaktan çok başka şeyler çektiğinden de ders çalışmaya karşı isteksiz olurlar.

20 Disipline Karşı Direniş Yetişkinlerle olan çatışma 13 yaşlarında en üst noktaya gelmektedir. Yasakları saçma, kendine tanınan hakları yetersiz bulur. Uyarıldığında ‘bana karışamazsınız ben çocuk değilim’ diyerek birden tepki gösterir. Ailedeki baskıdan çekinerek karşı gelemediği zaman küskün ve somurtkan bir tutuma girer. Yaş ilerledikçe bu zıtlık azalır, olgunluk ve hoşgörü artar.

21 Kendine güven eksikliğinden, hata yapma kaygısından ileri gelir. Kendinden ve yeteneklerinden emin olmayan genç başkalarınca beğenilmeme kaygısıyla aslında yapabileceği bir çok işten ve insanlardan uzak durabilir. Bu durum gencin girişimciliğini ve bir çok alandaki başarısını olumsuz yönde etkiler.

22 Kendilerine olan güven duygusu azalabiliyor: Çocukların kendilerine olan güvenlerinin azalmasının nedeni onlardan beklenen rollerin yoğunluğudur. İyi bir öğrenci İyi bir evlat İyi bir abla ya da ağabey İşte çocuklardan beklenen mükemmeliyetçi Özellikler özgüveni sarsıyor.

23 Fazla Hayal Kurma Zamanlarının önemli bir kısmını hayal kurma alır. Özellikle ders çalışırken hayal kurma isteği güçlü bir biçimde ortaya çıkar ve zaman kaybına neden olur. Kişilik arayışı içinde olan genç, gerçek dünyada ulaşamadığı isteklerine ve üstünlük arzusuna hayaller vasıtasıyla ulaşıp mutlu olmaya çalışır.

24 Genellikle bu dönemde kızlar ve erkekler birbirlerini sevmezler. Ancak birbirleri olmadan da yapamazlar. Sürekli karşı cinsten olanları küçük düşürme eğilimime girebiliyorlar.

25

26 Ergenlerin bu dönemde ailelerine olan bağımlılıkları azalır. Hiçbir şey beğenmez, sürekli şikayet edecek bir şeyler bulurlar. Eve istediği zaman girip çıkmak ister. Ailesinin en ufak bir eleştirisine büyük tepkiler verir. Kendine yöneltilen eleştirileri kabul etmez, sürekli eleştirmeyi sever.

27 Boş vermişlik içindedir. Anne babasının beğenileriyle alay eder. Anne babasının düşüncelerini eskimiş bulur. Onlardan öğrenecek hiçbir şeyi kalmamış sanır. Aileyle fikir bazında çatışma, isyankar tutum bu dönemde artar. Bu dönemde aileye büyük bir görev düşer. Aile bu davranışların bir süre sonra geçeceğini bilmeli ve sabırlı davranmalıdır.

28

29 Ergen, toplumda saygınlık kazanmaya ve statü sahibi olmaya gereksinme duyar. Toplumsal uyum geniş ölçüde bu gereksinimin karşılanmasına bağlıdır. Toplumsal uyum zamanla kazanılmaktadır. Bu evrede birey kendi cinsinden oluşturduğu grup içinde faaliyetlerini düzenlemeye çalışır.

30 Arkadaşlarıyla ilişkisi Arkadaşlarının kendisi için ne düşündüğü çok önemlidir. Bu dönemde ergenler kendi aralarında arkadaş grupları oluştururlar. Bu grupların kendi aralarında yazısız kuralları vardır. Kurallarına uyan kişileri gruplarına alırlar.

31 Erkeklerin kurdukları gruplar daha kalabalıktır, ilişkiler yüzeyseldir. Kızlardan oluşan gruplar daha küçüktür, ilişkiler ise daha sıkıdır. Ailesi içinde geçimsizlik ve dengesizlik olan ergenlerde, bir baskı hakim ise masum arkadaş grupları yerine çeteye yönelir.

32 Klikler Bu dönemde TOPLUMSAL GRUPLAŞMALAR etkinlik kazanır Kümeler Örgütlü Gruplar Çeteler

33 Özdeşleşme Bu dönemde ergen, çevresinde ‘onun gibi olmak’ istediği kişileri arar. Bu aileden, sevgi ve anlayış gördüğü bir kimseden, arkadaşlarından biri olabileceği gibi ünlü bir pop müzik sanatçısı da olabilir. Ergen, kim olduğunu, neye değer vereceğini, kime bağlanıp inanacağını, amacını bulmaya çalışır.

34 Kimlik Arayışı Ergenlik döneminin en önemli sorunu kimlik arayışıdır. Bu dönende ergen, yavaş yavaş bir yaşam felsefesi, bir dünya görüşü ve inançlar geliştirmek durumundadır. Kişinin kimliğini açık seçik bulması, başkalarına ne denli bağımlı olursa olsun, kendini diğerlerinden ayrı bir varlık olarak algılamasına, ‘ben varım’ demesine bağlıdır.

35 Ergenler kendilerini olduğu gibi yargılamadan kabul eden, sevgi, saygı gösteren, güven ve destek veren özdeşim modelleri ile karşılaşma şansına sahip olurlarsa, sağlıklı bir kimlik geliştirebilirler. Ergenin ben merkezci düşünce biçiminin diğer bir özelliği de kendi düşüncesinin, kendi inaçlarının en doğru en orjinal olduğunu sanmasıdır. Ergen kendi kendini çok eleştirir, kendini çok eleştirdiği için de herkes tarafından eleştirildiğini sanır. Ergenin kendi vücudunu algılaması, kendini nasıl gördüğüne bağlıdır. Örneğin, güzel bir genç kız, ailede sevilmeyen bir akrabaya benzetildiği ve yıllarca ‘tıpkı onun gibisin’ dendiği için kendini itici sanabilir.

36

37 Ve bunları ona hissettirmenizdir.

38 Sadece “seni seviyoruz” demekle yetinmeyiniz. Sevgi, duygu ve düşüncelerin paylaşılmasıdır. Sevgi saydam olmalıdır. “İçinden sevmek” şeklinde bir sevgi biçimi yoktur. Dönemin fırtınalı ve zor bir dönem olduğunu göz önünde bulundurun. Sabırlı, sevgi dolu ve hoşgörülü olun. Çocuğunuza sevginizi karşılıksız verin. “Ön şartlı sevgi” diye bir sevgi biçimi olamaz.

39 Sevginiz hoşgörüdür, fakat vurdumduymazlık ve boş vermek demek değildir. Çok sevmek adına her davranışı hoşgörü ile karşılamanın çok olumsuz sonuçları olacaktır. Sevgi, çocuğun kendisini tanımasına ve yeteneklerini geliştirmesine yardım etmektir. Onun kendini tanımasına, ifade etmesine ve yeteneklerinin farkına varmasına ortam ve fırsatlar hazırlayınız.

40 Çocuğunuzda mülkiyet fikrini oluşturunuz ve özel hayatın gizliliği ilkesini, onun özel yaşantısına saygı göstererek kazandırınız. Bu anlamda, çocuğunuza ait eşyaları izinsiz almamak, odasına kapısını vurarak girmemek gibi davranışlar çok önemlidir.

41 Ergenle İletişim Kurarken nelere dikkat edelim ? Duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebilmesine izin verin. Duygularını paylaşın Duygularınızı paylaşın Onunla ve sorunuyla ilgilendiğinizi gösterin Birey olarak kabul gördüğünü, fikrinin önemsendiğini hisseden ergenle iletişim kurmak son derece kolaydır.

42 ÇOCUĞUNUZU ETKİN DİNLEMELİSİNİZ: O andaki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. Duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan ne denli farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz. Çocuğun duygularını tanıdığına, onlarla baş edebileceğine ve sorunlarına çözüm bulma yeteneğine tam olarak güvenmelisiniz. Duyguların sürekli değil, geçici olduğunu anlamalısınız. Çocuğunuzu diğerlerinden farklı ayrı bir birey olarak algılamalısınız. Bu “ayrılık” çocuğun kendi duygularının olmasına, nesneleri kendisine göre algılamasına “izin” vermenize destek olur. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ancak karışmamalısınız.

43 BEN DİLİNİ KULLANIN: Örneğin dışarı çıkmak için direnen bir çocuğa: “Hayır, hemen odana git, sokağa çıkamazsın” (Sen dili) demek yerine, “hava karardığı için sokağa çıkman beni endişelendiriyor. Bu yüzden gitmeni istemiyorum ama, yarın erken saatte arkadaşlarınla birlikte olmana izin verebilirim.” (Ben dili) demeliyiz.

44 Ergenin gelişim özelliklerinin yansıması sonucu oluşan yeni davranışları karşısında serin kanlı olun. Sert ve yıkıcı davranışlarda bulunmayın. Çok konuşup çok bağırmayın. Çünkü onlar yüksek sesle konuşulanları pek duymazlar. Yumuşak ve kesin sözler, onlarda daha iyi iz bırakır.

45 Çocuğunuza sürekli nasihat vermeyin. Onlar nasihatinizden daha çok davranışlarınızdan etkilenirler. “Ben senin yaşında iken....” vb. sözlerle asla kulak asmazlar. Birbirinize karşı saygı ve sevgiyi koruyun. Aranızda saygı ve sevginin azaldığını görmek onları yaralar ve sürekli tedirgin eder. Olumlu ve olumsuz duyguları ifade etmesi için yüreklendirin.

46 Sen böylesin, şöylesin demeden, fikrini alın. Çocuğunuzun durumunda normalden sapan, süregelen ve yerleşen davranışları fark edin.

47 Kendinizle özdeşleştirmeyin. Onları olduğu gibi kabul edin. Yanılma payı bırakın. Küçük yanılgılarını büyük suçmuş gibi başına kakmayın. Ergen potansiyel suçlu değildir ona inandığınız ve güvendiğinizi gösterin. Yanlışlar konusunda hemen suçlayıcı olmayın. Yanlış davranışları üzerinde durarak düzeltin. Ceza vermeden önce mutlaka onu dinleyin. Suçunu aşan cezalar vermeyin.

48 Yanlışların büyük boyutlara gelmesini beklemeden müdahale edin. Ergene sınır koyma zorluğu bilincinde olun. Kuralların içeriği, uygulanabilirliği ve kuralların değişebilirliği üzerinde ona yardımcı olmaya çalışın Yıldırma korkutma ve sindirme yoluyla davranışları kontrol altına almaya çalışmayın. UNUTMAYIN! Kusursuz çocuk ve ergen yoktur

49 Davranışlarını kardeş ya da arkadaşlarıyla kıyaslamayın. Çocukların ruh sağlıklarında kalıcı olumsuz etkiler meydana getiren önemli yanlışlarımızdan birisi de kıyaslamaktır. Eleştirileriniz acımasız olmamalı, yapıcı olmalıdır. Tenkitten çok taktir etmek konusunda cömert olmak zorundayız. Eleştirmek gerektiğinde ise, eleştirimizi onun kişiliğine değil, yaptığı davranışa yöneltmek gerekir.

50 Ergene karşı davranışlarınızda kararlı ve tutarlı olun. Kararlı olun; Yani bir şeye hayır demişseniz, ergenin ısrarlarına dayanamayarak evet demeyin. Tutarlı olun; Yani aynı davranış karşısında her zaman, her koşulda aynı tepkiyi verin. Denetleme, engelleme ya da ödül verme konusunda da kararlılık ve tutarlılık ilkesini göz önünde bulundurun.

51 Çocuklarınızın kendi sorumluluklarını üzerinize almayın. Unutmayın sorumluluklarını ne kadar önce üstlenirse o derecede sorumlu bireyler yetiştirebilirsiniz. Yerine getirmek istemediği davranışları, hoşnut olmadığı sorumlulukları gerçekleştirebilmesi için seçenekler sunun. Unutmayın Kişilerin kendi seçeneklerine katlanması çok daha kolaydır.

52 Bitmek bilmeyen istekleri karşısında önce bütçeniz hakkında bilgi verin, sonra da elde edebileceği haklar karşısında yerine getirmesi gereken sorumlulukları birlikte belirleyin. Gerekirse bu konuda koşullarını birlikte belirleyeceğiniz bir sözleşme hazırlayıp odasına asabilirsiniz.

53 Problemlerinizi “kapı aralığında” çözmeye kalkışmayın problemleri çözmek için yer ve zaman ayırın. Problemi doğru tanımlayın. Ergen ile ilgili konularda (giyimi, aksesuarları, süsü vb.) onun düşünce ve görüşlerini göz önünde bulundurun.

54 Öfkeli ergene nasıl davranılır? Lawrence Bauman 'Çocuğunuz Ergenlik Çağında' kitabında pratik yolları şöyle sıralıyor: Paniklemeyin, cezalandırmayın: Paniğe kapılır, çocuğunuzun her sorumsuz davranışının üzerine gider ve cezalandırırsanız, yalnız çocuğunuzu değil, kendinizi de deliye çevirirsiniz. Sorumluluk üstlensin: Sorumsuz davranıyorsa yakınmayın, sorumluluk verin. Yardım etme çabalarıyla sadece büyümesini engellersiniz. Teşvik edin: Geri çekilerek kendi sorumluluğunu taşımasına olanak verirseniz, yararını göreceksiniz. Karşılık vermeyin: İlk öfke nöbetlerinde sağduyulu davranırsanız kendine çekidüzen verecektir. Dikkatle dinleyin: Hakaretlerin, şikâyetlerin ve isteklerin anlamını keşfedin. Öfkenize gem vurursanız, çocuğunuz sorunlarıyla baş edebileceğini ve destek verdiğinizi görür.

55 Çocuğunuzu adam yerine koyun Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Stresi Mutluluğa Dönüştürmek' adlı kitabında ihmal edilen 13 yaşındaki bir ergenin hikayesini şöyle anlatıyor: 'Serkan 13 yaşındaydı ama ablasının düğününü rezil edecek kadar yetenekliydi. Serkan'ın, kahvenin içine şeker yerine tuz koyduğunu, düğün arabasının bütün lastiklerini patlattığını, bunlar yetmezmiş gibi vestiyerdeki ceketleri de kestiğini fark eden ailesi soluğu psikiyatri merkezinde alıyor. Doktorun yanına girdiklerinde baba yüksek sesle, 'Her şeyi kırıp döken, başkalarının mutluluğuna zarar veren bir çocukla ne yapılır? İstediği her şeyi verdiğimiz halde bize saygı göstermiyor. Çocuğumuza müteşekkir olmayı nasıl öğreteceğiz?' diye sordu. Anne, baba ve gençle ayrı ayrı görüşüldü. Ve şu sonuç ortaya çıktı: Serkan'ın ablasının düğünü, aile için büyük bir olaydı. Düğün telaşı içinde olan aile, Serkan'ı ihmal etmişti. Bütün ilginin ablasının üzerinde olmasını kıskanmaya başlayan Serkan, büyüklerinin ilgisini çekmek, kabul edilmek ve adam yerine konmak istiyordu. Yaptığı şakaların sevdiği insanları üzdüğünü fark etmemişti. Tek amacı, ailesi tarafından kabul edilmekti.'

56 Ailevi konularda; ergeni karara katıp en azından fikrinin alınmasını sağlayın. Konuşma ve tartışmalarda doğru düşündüğü, gerçeği söylediği durumlarda ona hak verin, düşünce ve önerisini gerçekleştirirken ona yardımcı olun ve destekleyin.

57 Toplantılarda başlangıçta çocukların sorunlarının ele alınmasında fayda vardır. Dinlenildiğini ve anlaşıldığını gören çocuklar yetişkinleri dinleme ve anlamada daha istekli olurlar. Abi koş, evimize demokrasi geldi!..

58 Sizlerle ilişkileri zayıflayacağı endişesiyle arkadaş ilişkilerini engellemeyin. Arkadaşın vereceği olumsuz etkileri en aza indirgemek için çocuğunuzun arkadaşını tanımaya çalışın ve kontrolü tamamen onlara bırakmayın. Arkadaşlarıyla dışarı çıkmak istiyorlarsa gideceği yer konusunda mutlaka bilgi alın ve kaç saat dışarıda kalabileceğini önceden birlikte belirleyin. Sonsuz özgürlük sunmayın.

59 Ergenlik döneminde başarı düşer mi? Neden bu dönemde başarısızlık yaşanıyor? Ergenlik bir biçimde yaşamı yeniden düzenleme dönemidir ve bu yıllarda gençlerde temel yoğunluk ve ilgi alanlarının sosyal yaşama kayması, genci geçici bir süre derslerinden uzaklaştırabilir. Geçici okul başarısızlıkları yaşayan pek çok genç kısa sürede kendini toparlar ve başarısını yeniden yakalar. İlköğretimin ilk yıllarından itibaren başarılı görülen pek çok gencin okul başarısında bu döneme gelindiğinde belli oranda düşme görülebilir. Çoğu zaman bu başarısızlık geçicidir.

60 Çocuğun sağlıklı eğitimi ancak eğitim kurumu ile ailenin etkin işbirliği ile gerçekleşir. Çocuğunuzun eğitim gördüğü kurumları sıklıkla ziyaret ediniz ve öğretmenleriyle görüşünüz.. Aile Öğrenci Okul

61 'Tek düşüncem arkadaşlarımdı' Beril Tülü ve Batuhan Üstün, Uğur Koleji'nin başarılı öğrencilerinden. İkisi de ergenlik döneminin sıkıntısını yaşamışlar. "Hayatımdaki en önemli şey arkadaşlarımla gezmekti" diyen Beril, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çok başarılı bir öğrenciydim. Son yıl arkadaşlarımla gezmek benim için her şeyin üstüne çıktı. Okul başarım da düşmeye başladı. Bir idealim vardı ve buna ulaşmak için başarılı olmalıydım. Annem destek oldu. Kendime program yapabildim. Derslerime ve arkadaşlarıma ayırdığım zamanı dengelediğimde sorun kalmadı." Batuhan Üstün, sorunlarını evdeki demokratik ortam sayesinde aştığını belirterek şunları söyledi: "Aile içinde 'ergenlik döneminde' denildiği zaman bu bir mazeret şeklini alıyor. Ergen de bunu mazeret olarak kullanıyor. Ergenlik dönemi de olsa düzgün davranılabilir. Ailemin demokratik tutumu bazı şeylerin daha kolay üstesinden gelmeme neden oldu."

62

63 Ve görüntüsü nasıl olursa olsun, ne kadar şık sunulursa sunulsun, güzel yemek tadını ancak ağızda bulur. Sık sık özenle eğilin kendinize, birbirinize; ta ki her bir ferdin ağzında aynı istenen tat olana kadar Her ilişkinin gerektirdiği gibi emek gerektirir aile olmak. Malzemesi ne olursa olsun, tarifi nasıl yaparsanız yapın, iyi bir yemek için ateşi sık sık kontrol etmek gerekir.Hayatın akışına eklenecek ; biraz daha fazla sevgi, saygı, bir çorba kaşığı karşılıklı anlayış, bir tutam dayanışma…Sunum sırasında da bir iki çay kaşığı gülücük… Belki de ilk fark etmemiz gereken her evde her yemeğin ayrı lezzette piştiğidir.


"Ergenlik dönemi, biyolojik, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları