Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

OKUL ÇAĞI ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ İlköğretim Çağı Zihinsel Gelişim Sosyal Gelişim Okul Çağı Arkadaşlık İlişkileri Arkadaşı Olmayan Çocuklar Okuma-Yazma.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "OKUL ÇAĞI ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ İlköğretim Çağı Zihinsel Gelişim Sosyal Gelişim Okul Çağı Arkadaşlık İlişkileri Arkadaşı Olmayan Çocuklar Okuma-Yazma."— Sunum transkripti:

1 OKUL ÇAĞI ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ İlköğretim Çağı Zihinsel Gelişim Sosyal Gelişim Okul Çağı Arkadaşlık İlişkileri Arkadaşı Olmayan Çocuklar Okuma-Yazma Becerilerinin Kazandırılması

2 İLKÖĞRETİM ÇAĞI Kendisine ve gelişmekte olan vücuduna karşı olumlu tutum geliştirme Akranlarıyla iyi ilişkiler kurmayı öğrenme Uygun kız-erkek rollerini öğrenme Kişisel bağımsızlık kazanma Okuma-yazma-sayısal alanlarda temel beceriler geliştirme vb 6-14 Yaş Arasındaki Çocukları Kapsar. Bu Çağdaki Çocuklar Sayısal İmgeler, Soyut Deyişler, Genel Kurallar, Temel Mantık gibi konuları Kavramaya Başlar. Bu Yaştaki Çocukların Gelişimini Şu Başlıklarla Özetleyebiliriz:

3 ZİHİNSEL GELİŞİM Okul çağındaki çocuklar okula başladıktan sonra aldığı eğitim ve öğretim etkinlikleri sayesinde aşağıdaki gelişimleri kaydeder: Mantıksal düşünme Zaman, mekan, boyut, hacim, uzaklık kavramlarının yerleşmesi Nesneleri ve olayları görmeden onlar hakkında fikir yürütme En önemli nokta çocuklar bu yaşlarda soyut düşünebilmeyi öğrenirler. Bu da çocukların kendi dünyalarını daha karmaşık bir biçimde algılamalarını sağlar. Soyut düşünce, çocukların bir eylemde bulunmadan önce hareketlerinin öngörülebilen olası sonuçlarını göz önünde bulundurmalarına yardımcı olur. Bu gelişim sonucu, başka bir çocuğun davranışının ne tür sonuçlar getirdiğini gözlemleyip benzer biçimde davrandıklarında aynı sonuçların kendileri için de geçerli olabileceğini anlayabilirler.

4 SOSYAL GELİŞİM Benlik; bireyin zihinsel ve fiziksel özelliklerinin toplamı ve sahip olduğu bütün bu özelliklere ilişkin kendini değerlendirmesidir. Bu özellikler ilkokul çağındaki çocuklarda kendini kanıtlama duygusu, okulda başarılı olmak, iyi ilişkiler kurmak, kendine ve geleceğe ait hedefler belirlemek şeklinde gelişmeye başlar. Aile içi ve dışı olumlu etkileşimler benlik kavramının artmasına ve gelişmesine neden olur. Bu dönemlerde yaşadığı başarısızlıklar, bazı konularda yetersiz olması çocuğun bunalıma girmesine sebep olabilir. Ayrıca fakirlik, kayıtsız ebeveyn, alkolizm, yoğun kardeş rekabeti ve sosyal baskılar da bu durumu arttıran sebepler arasındadır. Bu durumda çocukta düşük benlik oluşur. Düşük benlik kaygılı çocuk; Görevden kaçar, Oyuna veya ödeve başladıktan kısa süre sonra bırakır, Başarısızlığını anladığında yalan söyler, başkalarını suçlar veya mazeretler bulur (Zaten ben bu oyundan hiç hoşlanmıyorum gibi) Okuldaki notları düşer, Evde ya aşırı derecede yardımcıdır yada hiç yardım etmez.

5 ANNE-BABALARA TAVSİYELER Düşük benliğe sahip çocuk bazı konularda yardımınıza ihtiyaç duyar; Emniyet duygusu: Kendisine ve geleceğini güvende hissetmesini sağlayın. Ait olma duygusu: Başkaları tarafından kabul görmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyar. Kişisel yeterlilik ve gurur: Çocuğunuza verdiğiniz sözleri tutun ve sözlerini tutması için fırsat verin. Çocuğunuzun kişisel yeterliliğini zorlayacak şekilde ne çok az ne de çok fazla beklentiler yüklemeyin. Sorumluluk: Yapabileceklerini göstermesi için fırsat tanıyın. Tek başına karar vermesine izin verin. Katılımcılık: Çeşitli etkinliklere katılması ve yardım etmesi için olanaklar tanıyın. Kendini kontrol ve disiplin: Yapabileceği, deneyebileceği beklenti ve olanaklar sunun. Böylece kendini ifade edebilir, muhakeme edebilir, problem çözebilir ve yaptığı davranışların sonuçlarını hesaba katabilir. Cesaretlendirme, destekleme ve takdir: Sadece başarıları için değil, aynı zamanda çabaları, ufak çaplı değişimleri ve ilerlemeleri için de övgüde bulunun.

6 ANNE-BABALARA TAVSİYELER Aileye mensup olmak: ona ailenin bir parçası olduğunu gösterin. Onunla vakit geçirin, tatillerinizi ona ayırın, beraber özel etkinliklere katılın. Çocuğunuzu kabul edin, çevreyi çocuğunuza göre ayarlayın. Ona serbestlik tanımakla birlikte uymak zorunda oldukları kesin ve belirli kurallar koyun. Çocuklarınızı reddetmeyin, soğuk davranmayın, bir beklenti ve kural belirsizliği içinde bırakmayın ve aşırı ödün vermeyin.

7 OKUL ÇAĞI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul çağında kurallar ve sosyal roller giderek önemli hale gelir ve sosyal ilişkilerde cinsiyet farkı belirginleşir. Bir akran grubuna uyum sağlamak ve yeterli sosyal becerilere sahip olmak, çocuğun yüksek benlik saygısına ulaşmasında oldukça önemli bir yer tutar. Arkadaşlık sayesinde olaylar başka birinin gözünden bakabilmeyi, başka bir insanın tutum, duygu ve güdülenişlerine bakarak kendi davranışlarını düzenleyip çevresine uyum sağlamayı öğrenir. Anne babaya tavsiye; Eğer çocuğunuz ona zararlı olacak birisiyle arkadaşlık kurmuşsa, çabuk tepki vererek gerginlik yaratmayın. Ne yapacağınıza karar verirken acele etmeyin. Çocuğunuzun sınıftaki başka bir çocukla oyun oynamasını kesinlikle yasaklamayın, bu tam tersine etki yapabilir. Çocuğunuza karşı dürüst olun. Arkadaşlık konusunda kaygılarınızı anlatın. Yanlış gördüğünüz noktaları sürekli tekrarlamayın, yoksa çocuğunuz haksızlık ettiğinizi düşünebilir. Zararlı bir arkadaşlıktan vazgeçirmeye çalışırken, ona başka bir arkadaşlık tavsiye edin.

8 ARKADAŞI OLMAYAN ÇOCUKLAR Okul çağı çocuğu, çekingen olsa bile yine de kendi yaşıtlarınca kabul edilme gereksinimi duyar. Eğer hiç arkadaşı yok ve sürekli yalnızsa mutsuz olacaktır. Bir çocuğun hiç arkadaşı yoksa ve kendisini özellikle yalnız ve sosyal açıdan yetersiz hissediyorsa, kaygı duyulacak bir durum söz konusu olabilir. Okul çağı çocuğu beğenilmek ister. Çocuklar arkadaş edinemiyor ya da arkadaş grubundan dışlanmış olabilir. Hiç arkadaşı olmayan çocuk ailesi için problem oluşturur. Yalnız ve dışlanmış hissederler, buna karşın her şey yolundaymış gibi davranmaya devam ederler.

9 ARKADAŞLIK KURAMAMA NEDENLERİ Çocukla ilgili olanlar: Mizaç özellikleri Dikkat problemleri Öğrenme güçlükleri Sosyal beceri problemleri Fiziksel engel veya itici fiziksel görüntü Kronik hastalıklar Duygusal güçlükler (depresyon) Aileyle ilgili olanlar: Anne-babanın tutumunun (aşırı hoşgörülü veya otoriter) çocuğun sosyal gelişimini olumsuz etkilemesi, Çocuğun arkadaşlarıyla geçirmesi gereken zamanda onu sınırlayan faaliyetler ve görevlerle meşgul edilmesi, Anne-babanın yetersiz sosyal becerilere sahip olması, çocuğun iyi bir modelinin olmaması, Anne-babanın ruh sağlığının bozuk olması, Anne-babanın madde bağımlısı olması, Anne-babanın eğitiminin şiddet içermesi, Ailede stres ve istismarın yaşanması,

10 ARKADAŞLIK KURAMAMA NEDENLERİ Çevre-sosyal etkenler: Ailenin kırsal, izole bir bölgede yaşaması, Evin okula uzak bir yerde olması, Civarda az çocuğun olması, Ailenin tatil amacıyla her yıl uzak yerlere gitmesi, Ailenin kültür ve dile ait farklılıklarının bulunması, Ailenin ekonomik problemlerinin olması, Çocuklarla akran grubu arasında giyiniş, davranış ve çeşitli farklılıklarının bulunması,

11 ANNE-BABALARA TAVSİYELER Problemlerin nedenlerini araştırın, Neden mutsuz olduğunu, neden reddedildiğini bulmaya çalışın. Çocuğunuza yardım için ilk adım; bir problemin olduğunu hep beraber kabul etmenizdir. Duyarlı ve destekleyici olun. Çocuğunuzun gösterdiği çabayı (az bile olsa) çok fazla övgü ve ödülle destekleyin. 2. adım olarak konuşmak için sessiz bir yer bulun. Problemleri bulabilmek için genel, açık uçlu sorular sorun. Yaşadığı güçlükleri belirleyin. Davranışlarının sonuçlarına göre düşünmeyi öğretin. Evde açık iletişimi sürdürün. Problemlerini paylaşabilmesi için onları cesaretlendirin. Yaşadığı problemleri küçümsemeyin. Basit avunma sözcükleriyle onu önemsediğinize inandıramazsınız. Problemlerin çözümü için çocuğunuzun arkadaşlarıyla konuşmayın. Çocuğunuzu gözlemleyin ve problem yaratan noktaları keşfetmeye çalışın. Okuldan bilgi alın. Bu bilgiler ışığında çocuğunuza uygun bir yönlendirme planı yapabilirsiniz. Çocuğunuzun ilgi ve yeteneklerini saptayıp bu konuda çalışmalar yapın. Sosyal faaliyetlere katılması için teşvik edin. Spor okulları, yaz okulları, izci kampları veya folklor gibi faaliyetlere katılmasını sağlayın. Yaptığınız çalışmalar yeterli olmadıysa bir uzmandan yardım alın.

12 OKUMA-YAZMA BECERİLERİNİN KAZANILMASI İlkokulda okuma-yazma-aritmetikle ilgili 3 temel becerinin kazanılması, bu evredeki çocuğun başarması gereken en önemli görevdir. Bu konuda anne-babaların yapmaları gereken faaliyetler vardır: Çocuğunuza okuduğunuz öyküler, söylediğiniz şarkılar, mırıldandığınız çocuk şiirleri onun konuşma ve yazma diline duyduğu ilginin gelişmesine yardımcı olur. Bu da ilerideki okuma becerisinin temellerini oluşturur. Bu nedenle ona mümkün olduğunca sık kitap okuyun. Kitapçıya gittiğinizde ona da istediği kitapları seçmesi konusunda şans tanıyın. Çizim, resim yapma, boyama,noktalardan basit şekiller yapma, şekil tanımlama vb. faaliyetler çocuğunuzun yazma konusundaki becerilerinin gelişimine yardımcı olur. Yazı yazarken kalemi düzgün tutması konusunda yardımcı olun. Yazı yazarken rahat oturmasını sağlayın.

13 AİLEDE ÇOCUK Okul Çağı Döneminde Anne-Babanın Tutumu Nasıl Olmalıdır? Çocukla İletişim Çocuğunuzun Davranışını Değiştirmek

14 OKUL ÇAĞI DÖNEMİNDE ANNE- BABANIN TUTUMU NASIL OLMALIDIR? Bir çocuğun olgunluk düzeyi; sosyal beceriler, atletik yetenekler ve öğrenme yetileri gibi birçok niteliğe bağlı olarak farklılık gösterebilir. Her çocuk kendine özgü zeka ve kişilik özellikleriyle bağımsız bir bireydir. Çocuğun bireysel özelliklerinin yanı sıra anne-babanın tutumu ve yakın çevre koşulları, onun davranış ve gelişimini etkiler. Okul çağı çocuğu meraklı, ilgili, çevresindeki nesneleri tanıyabilen, akıcı konuşabilen, renkleri, şekilleri tanıyan, kısa-uzun, büyük-küçük kavramlarını bilen öğrenmeye hazır bir çocuk olarak okula başlayacaktır. Burada anne-babaya düşen en önemli görev çocuğun öğrenme faaliyetlerinin ailesi tarafından önemsendiğini bilmesini sağlamaktır.

15 ÇOCUKLA İLETİŞİM Çocukla iletişim kurmak için bazı önemli tavsiyeler: Çocuğunuzu dinlemek için zaman ayırın. Onlarla konuşurken dikkat dağıtan öğelere mümkün olduğunca engel olun. Tüm dikkatinizi ona yöneltin ve deneyimlerini anlayabilmek için kendinizi onun yerine koyun. Duyduğunuz mesajı dinleyin, özetleyin ve çocuğunuza tekrarlayın. Buna yansıtıcı dinleme denir. Çocuğunuz konuşurken göz kontağını sürdürün. Konuşmayı sürdürmesi için onu teşvik edin. Sizin fikirlerinizle uyumlu olmasa dahi çocuğunuzun söylediklerini kabul edin ve saygı gösterin. Karşılaştığı problemleri çözmesi için çocuğunuza olanaklar yaratın. Cesaretlendirin ve kendisine yol gösterin. Onunla birlikte etkinliklere katılın. Onunla ve başardıklarıyla ilgilendiğinizi gösterin. Mümkün olduğu zamanlarda, karar vermesine ve hayatında daha fazla sorumluluk üstlenmesine izin verin. Ona olan güveninizi gösterin. Çocuğunuza onu ne kadar çok sevdiğinizi ve ne kadar iyi ve sevilecek bir çocuk olduğunu herhangi bir koşul koymadan söyleyin.

16 ÇOCUĞUNUZUN DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRMEK Çocuğunuz yaşının verdiği tecrübesizliklerle gerek ahlaki, gerekse sosyal açıdan kurallara aykırı davranışlarda bulunabilir. Ve bu davranışlarının kurallara aykırı olduğunun farkında bile olmayabilir. Bu nedenle çocuklarınızın davranışlarını değiştirme istediğinizde; Davranışlarını değiştirmek için verilecek ceza ve davranışlar çocuğun yaşına uygun olmalıdır ve aşırı olmamalıdır. Ceza gelecekteki problemi azaltmak için davranıştan hemen sonra verilmelidir. Belirli bir davranışı ödüllendirme ve cezalandırma söz konusu olduğunda, sadece davranış üzerine odaklanın ve bu davranışı onun bütün kişiliğine genelleyerek eleştiri de bulunmayın. Cezalandırmaya nadiren başvurmalı ve sadece duygularınıza hakim olduğunuz zaman gerçekleştirilmelidir. Fiziksel cezalar zararlı ve verimli değildir. Gerekli olduğunu düşündüğünüzde uzman yardımı alın. Duygularınızı çocuğunuza çatmadan ve onu kınamadan ifade edin. Çocuğunuzu olduğu gibi, kendisi olarak görmeyi öğrenin. Onun ilgi ve yeteneklerini iyice tanıyın ve keşfedin ki ÇITAYI DOĞRU YÜKSEKLİĞE KOYABİLESİNİZ. Herhangi bir konuda yaptığınız açıklamalar, açık ve yalın olmalı, kararınızın akla uygun ve tutarlı ilkelere dayandığını çocuğa gösterin. Haklı başarılarından dolayı çocuğu ÖVMEK konusunda tereddüt etmeyin.

17 Okula Başlama ve İlk Gün Sendromu Okul Sendromu Temel Öğretim Becerileri

18 Okula başlayan bir çocuğun belirli bir zihinsel olgunluğa ulaşarak sınıf içi etkinliklerde başarı göstermesi yeterli değildir. Çocuğun oyun ve diğer sınıf dışı etkinliklerde de aynı başarıyı gösterebilmesi, bedence ve psiko-sosyal açıdan olgunlaşmasını gerektirir. Okul, eğitim aracılığıyla insanı kendisi için yararlı ve yeterli kılmaya çalışırken bir yandan da onu, içinde yaşadığı topluma ve tüm insanlığa yararlı, toplumsal bilinci gelişmiş bir insan olması için eğitmeyi amaçlamaktadır. Çocuğunuzun okulla ilgili problemlerini en aza indirmek ve varolan problemlerini çözmek için tavsiyeler: Çocuğunuzla okula giderken; ona sakin, gerginlikten uzak ve mutlu görünmeye çalışın. Çocuğunuz onu bıraktığınız anda tedirgin görünmeye başlarsa, kendini iyi hissedeceğini, her şeyin yolunda gideceğini ona anımsatın. Okuldaki çocukların dostça davranacağını, öğretmenin onu sabırsızlıkla beklediğini söyleyin ve okul biter bitmez onu almaya geleceğinizi yada servisini karşılayacağınızı özellikle belirtin. Çocuğunuza o istese de istemese de ayrılacağınızı, gözyaşlarının hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini mutlaka anlatın. Sınıfın kapı eşiğinde bekleyerek gereksiz yere oyalanmayın. Öğretmenin çocuğunuzu gördüğünden emin olun, onunla vedalaşın ve okuldan ayrılın.

19 Çocuğunuzun ilk gün sendromunu önlemek için; Okulla ilgili bilgilendirme yapın ve okulu gezdirin.Okulla ilgili bilgilendirme yapın ve okulu gezdirin. Güven verin, rahatlatın. Yanında olmadığınızda mutlu ve rahat olacağına ilişkin ona güven verin.Güven verin, rahatlatın. Yanında olmadığınızda mutlu ve rahat olacağına ilişkin ona güven verin. Sakin kalmaya çalışın. Çocuk size baktığında endişe ve gerginlik görürse bu ona daha da strese sokacaktır.Sakin kalmaya çalışın. Çocuk size baktığında endişe ve gerginlik görürse bu ona daha da strese sokacaktır. Okul çıkışında onu tam zamanında alacağınızı, yada evde mutlaka karşılayacak birinin olacağını açıklayın.Okul çıkışında onu tam zamanında alacağınızı, yada evde mutlaka karşılayacak birinin olacağını açıklayın. Vedalaşmayı uzun tutmayın.Vedalaşmayı uzun tutmayın. Gerekirse çok kısa bir süre sınıf arkadaşlarından birkaçıyla tanışın ve ders programını inceleyin.Gerekirse çok kısa bir süre sınıf arkadaşlarından birkaçıyla tanışın ve ders programını inceleyin. Eve gelince okulda olanlarla ilgili mutlaka görüşün. Anlatmak istediği her şey için ona zaman ayırın. Anlatması için ona baskı yapmayın.Eve gelince okulda olanlarla ilgili mutlaka görüşün. Anlatmak istediği her şey için ona zaman ayırın. Anlatması için ona baskı yapmayın. Eşyalarını ve okul çantasını önceden hazırlayın. Bu sabahları gerginlik yaşanmasını önler.Eşyalarını ve okul çantasını önceden hazırlayın. Bu sabahları gerginlik yaşanmasını önler. Erken yatıp, erken kalkmasını sağlayın.Erken yatıp, erken kalkmasını sağlayın.

20 OKUL SENDROMU İster yeni başlasın, ister ara sınıfta olsun bazı çocuklar okula gitmekten kaçarlar. Bu duruma okul sendromu denir ve altı uyarı işareti vardır: Heves ve enerji kaybı,Heves ve enerji kaybı, Alıngan ve sinirli olma,Alıngan ve sinirli olma, İştahsızlık,İştahsızlık, Uykuda huzursuzluk,Uykuda huzursuzluk, Nedensiz gözyaşlarına boğulmak,Nedensiz gözyaşlarına boğulmak, Baş ve karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi psiko-somatik belirtilerde artış.Baş ve karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi psiko-somatik belirtilerde artış.

21 OKUL SENDROMU YAŞAYAN ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN PROBLEMLER: 1. AYRILIK ENDİŞESİ Bu durumun nedeni sizden ayrı kalmanın getirdiği mutsuzluktur. Bu durumda; Asla sinirlenmeyin, Sabırlı olun, Ona, okulun amacını açıklayın, Gözyaşlarıyla alay etmeyin. Ağladığı için ona kızıp, azarlamayın, Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutun, Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatın, Çocuğunuzun öğretmeni ile görüşün. 2. YENİ DENEYİMLERLE BAŞETME Farklı bir ortama girme, sınıfını bulma, yabancılarla tanışma, okul kurallarını öğrenme gibi problemler ortaya çıkar. Bu durumda; Evde yeni alışkanlıklar geliştirin, Evde dersleri ve diğer işleri için bir program takip etmesini sağlayın, Çocuğunuzla endişeleri üzerine konuşun

22 3.GERÇEKÇİ OLMAYAN YÜKSEK BEKLENTİLER Yetişkinlerin beklentileriyle mücadele etmek bazı çocuklarda strese yol açar. Böyle bir durumla karşılaşmamak için; Beklenti düzeyinizi gerçekçi kılın, Çıtayı doğru yüksekliğe koyun, daha az talepkar olun, Bir başarısızlık durumunda hemen hoşnutsuzluk göstermeyin, Beklentilerinizi karşılayamadığı taktirde onu daha az sevip sayacağınız izlenimini hiçbir zaman yaratmayın. 4.KENDİNİ YALNIZ HİSSETME Bencillik, saldırganlık, sulu göz olma, aksan, giyim, görünüş farklılıkları gibi nedenler yüzünden çocuklar yalnız kalırlar. Ayrıca okul ile ev arasındaki fiziksel uzaklıkta önemli nedenler arasında yer alır. Sorunu çözmek için; Problemin gerçek nedenini saptayın. Ona neyin yanlış gittiğini sorun, Arkadaşlarıyla toplantılar, eğlenceler düzenleyin, Arkadaşlarıyla arasındaki farklılıkları azaltmaya çalışın, Sosyal beceriler kazanmasına yardım edin, Boş zamanlarını değerlendirmesi için çeşitli faaliyetler bulun (yüzme kursu gibi), Alay edilmeye karşı her zaman gülmesini öğretin

23 Çocukların okulda öğrendiklerini tekrarlamanın ve pekiştirmenin en iyi yolu ödevlerdir. Fakat okula yeni uyum sağlayan çocuklar ödevlerle uğraşmaktan hoşlanmazlar. Ayrıca o yaştaki çocukların büyük bir bölümü oyun oynamayı ödev yapmaya tercih ederler. Bu durum gerek çocuk, gerekse ailesi için problem yaratmaktadır. Bu durumun azaltmak, engellemek ve yapılan ödevlerden gerekli verimi alabilmek için; Ödevin yapıldığı saatte çocuğun dikkatini dağıtacak bir etken olmamasına özen gösterin. Birden çok çocuğunuz varsa, çocukların ödevlerini farklı odalarda yapmalarını sağlayın. Çocuğunuz ödevini yaparken ona yardıma hazır olduğunuzu bilmelidir. İçten ve gerçek bir çaba göstermişse, bir-iki yanlışı da olsa, başarılı olduğu bölümü vurgulayın. Hatasını bırakın öğretmeni sınıfta söylesin. Çocuk adına, onun ödevini arkadaşından öğrenerek onun yerine yapmayın. Yanlış yaptığı için çocuğa ödevini yeniden yaptırmayın. Ödevini yaptıktan sonra onu ödüllendirin. En güzel ödül onaylamak ve övmektir. Ödevini gerekli çabayı ve dikkati gösterip bitirdikten sonra dışarı çıkıp oynamasına yada ev içinde sevdiği bir etkinliğe olanak tanıyın.

24 Çocuk kendi görevleriyle baş başa kalmalıdır. Onun görevini üstlenip, sorununu çözmeye kalkışmayın. Ödevini yapmadığı zaman çocuk kendi sorununu öğretmeni karşısında kendi başına çözebilme yollarını bulmalıdır. Çocuğa zamanını yönetmesini öğretin. Programını öyle yapsın ki ödevlerin yanı sıra bir spor yada müzik etkinliğine zamanı kalsın. Eğer bir davranışı sıklıkla yapmasını istiyorsanız, vereceğiniz işi sevdiği bir aktiviteden önce yaptırın. her gece Tv izlemeden önce şu kadar sayfa kitap okumalısın gibi. Başarısını değerlendirirken başkalarını değil kendisini değerlendirin. Dünden bugüne gelişme göstermişse, bu başarılı olduğunu gösterir. Ayrıca başarısızlık diye bir şey yoktur, öğrenilecek dersler vardır. Çocuğunuza yapacağınız en büyük yardım; ilgi ve yetenekleri doğrultusunda onu yönlendirmek, ihtiyacı olan desteği (özel öğretmen, kurs gibi) ona sağlamak, sorununu çözmede ona yardımcı olmaktır. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin. Kapasitesine ve bireysel özelliklerine en uygun öğrenme yöntemini seçmesi konusunda onu destekleyin.

25 OKUL ÇAĞI ÇOCUĞUNDA GÖRÜLEN SORUNLAR VE BUNLARIN DENETİMİ Yaygın Biçimde Görülen Sorunlar ve Uyumsuz Davranışlar Davranım Bozukluğu Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) Okul Fobisi

26 Yaygın Biçimde Görülen Sorunlar ve Uyumsuz Davranışlar 1. Karşıt Olma – Karşı Gelme Çocuklar, anne-babalarının isteklerine bu dönemde çok sık karşı gelirler. Bu büyümenin ve yetişkinlerin yöntem ve beklentilerini denemenin bir parçasıdır. Zaman zaman, ebeveyne saygısızca karşılık verme, tartışma ve alaylı sözler kullanma gibi davranışlarda bulunurlar. Bunların nedenleri genelde; Yorgun ve mutsuz olma, düş kırıklığına uğrama, Başka çocuklar tarafından korkutulma veya başkalarından güçlü görünmek için onları korkutma yolunu seçme, Daha fazla özerklik ve yetki arzusuna karşılık uzlaşma becerilerinin kısıtlı olması, Karşı gelme bozukluğu aşağıdakilerden 4 yada fazlasının bulunduğu bir olumsuzluk ve kaşı gelme davranışı örüntüsü şeklinde tanımlanır. Sık sık hiddetlenme, Sık sık büyüklerle tartışmaya girme, Büyüklerin isteklerine yada kurallarına uymaya çoğu zaman karşı gelme veya reddetme, Çoğu zaman isteyerek başkalarını kızdıran şeyler yapma, Kendi yaramazlıkları için başkalarını suçlama, Alınganlık, çabuk darılma yada başkalarınca kolay kızdırılma, Kinci olma ve intikam alma isteği,

27 Eğer çocuğunuz sürekli itaatsiz davranışlarda bulunuyorsa olası iç çatışma ve isyankarlık kaynaklarını inceleyin, Eğer sadece kısa bir süredir saygısız ise, ona davranışlarında bir farklılık sezdiğinizi ve onun mutsuz veya zorlanıyor olduğunu hissettiğinizi söyleyin, Soğukkanlılığınızı koruyarak çocuğunuzun ruh halini derinliğine anlamaya çalışın, Herhangi bir ceza vermeden önce belirli, net bir şekilde ifade edilmiş isteklerde bulunduğunuzdan emin olun. Ona adıyla hitap edin. Onun seviyesinde göz kontağı kurun ve isteğinizi basit bir şekilde, sakin ve uygun bir ses tonuyla söyleyin. Saygısızca davranmasının sebebiyle ilgili kendi görüşünü açıklaması için onu destekleyin. Bu açıklama bu davranışını doğuran temel nedenlerin ortaya çıkmasına yardımcı olur.

28 2. Sataşma, Başkalarıyla Alay Etme, Aşırı Övünme Çocuklar kendi yetenekleriyle ilgili kaygılarından dolayı başkalarına sataşır, onlarla dalga geçer ya da kendileriyle aşırı övünürler. Grup içinde uyum sağlayamayan bir çocuk aşırı övünmek ve sözlü saldırıda bulunma yöntemiyle kendi yetenek ve özelliklerinden duyduğu korkuya karşı kendilerini korurlar.

29 3. Küfürlü Konuşma Küfretmek çocuklar için genellikle küçük bir “kötü” birey olmaktan korkmadığını, hayata dair çok şey bildiğini göstermenin bir yoludur. Küfür, arkadaşları etkilemek ve yaşıtlarıyla ilişki kurmak için kullanılır. Ayrıca çocuklar, öğrendikleri kötü kelimeleri kullanarak anne-babalarını şaşırtmaktan zevk alırlar. Eğer anne-baba evde küfrediyorlarsa çocuklarda aynısını tekrarlayacaklardır. Bu tür durumlarda karşılaştığınızda; Çocuğunuzu bu sözleri kavrayışını ve nerede öğrendiğini araştırana dek, duygusal tepkinizi kontrol altında tutun, Çocuğunuzun bazı küfürlü sözlerini duymazlıktan gelin. Bu onun dikkat çekme silahı olarak kullandığı bu yolu etkisiz hale getirecektir, Küfürlü konuştuğu için cezalandırmak çocuğun bu davranışını pekiştirebilir. Böylece çocuk sizi etkilediğini fark eder ve bu gücü kullanmaya çalışır, Bağırmak, küfürle cevap vermek, ağzına biber sürerim arzı ifadeler kullanmak hatalıdır, aynı zamanda da etkisiz kalacaktır, Öfkelendiğinde küfretmek yerine, doğrudan ifade etme yolunu öğretin. Örnek olarak; 2 hafta boyunca küfür etmediği her gün kavanoza 2 adet bozuk para atın, küfür ettiği zamanda ise 2 adet çıkarın.

30 4. Yalan Söyleme Çocuklar uygunsuz davranışlarını ebeveynden veya otorite sahibi kişilerden gizlemek için veya kendilerini suçsuz göstermek için sorunlu bir durumu ilişkin gerçekleri bilerek çarpıtmak için yalan söylerler. Yapılan araştırmalarda görülmüştür ki; yalan söyleyen çocuklar genellikle kendilerinden çok şey beklenen, beklenti düzeyleri yüksek ailelerden oldukları görülmüştür. Eğer çocuğunuzun yalan söylediğini fark ettiyseniz; Baskıcı olmayan disiplin yöntemlerini benimseyin. Böylece çocuğunuz sonuçlardan kaçmak yerine, yanlışları nasıl kabul edeceğini öğrenmeye daha çok eğilim gösterecektir. Anne-babaları gerçeği öğrendiği zaman küçük düşürülmek yada incinmekten korkmayan çocukların yalan söyleme olasılıkları daha azdır. Çocuğunuzun yanlış yaptığından kesin eminseniz,bunu bildiğinizi doğrudan gösterin. Hatasını itiraf etmesi için doğrudan konuya girin. Yalan söylemeyen bir çocuk görmek istiyorsanız, ona sözleriyle, davranışlarıyla tutarlı, yalan söylemeyen bir ebeveyn modeli sunun.

31 5. Öfke Nöbetleri Bir anne-baba için en kötü ve en sıkıcı anlar çocuğun öfke nöbetleri sırasında yaşanır. Bu çocuklar öfke ve hayal kırıklıklarını çığlık atarak, oyuncaklarını fırlatarak veya oyun arkadaşlarına vurarak; muhtemelen başkalarına zarar vererek ifade ederler. İstediklerini elde edemediklerinde kendilerini yere atarak ağlar, küfreder veya eşyalara zarar verirler. Bu çocuklar özel bir meydan okuma sergilerler. Anne-Babalara tavsiye; Çocuğunuzdan gerçekçi olmayan beklentilerde bulunmaktan kaçının, Çocuğunuz kontrolünü kaybettiğinde; öfke nöbetini görmezlikten gelin, böylelikle uygun olmayan davranışını ödüllendirmemiş olursunuz, Ancak, bazen peşinizden geldiği, oyuncaklarına zarar verdiği veya kardeşine vurduğu için öfke nöbetini görmezlikten gelmeyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda başkalarından uzakta tekrar kontrolünü kazanıncaya kadar başka bir odaya gitmesi konusunda ısrarcı olun, mümkünse ona eşlik edin. Anne-baba olarak sakin kalmalı, fiziksel müdahalelerden kaçınmalısınız, Çocuğunuz ve siz sakinleştikten sonra olayın nedenleri hakkında konuşun.

32 6. Bağımlılık Bağımlılık hiçbir zaman tekbir olaya bağlı olarak ortaya çıkmaz. Çocuklar bazen kendilerini güçlü hissetmek bazen de dikkat çekmek için kullanırlar. Bağımlılık her yaştan çocukta ortaya çıkabilir. Fakat önemli olan bağımlılığı mümkün olduğunca erken fark etmektir. Bağımlılığın belirtileri: Eğer çocuğunuz teneffüste diğer çocuklarla oynamak yerine öğretmenin yanında oturmayı ya da onları izlemeyi tercih ediyorsa, Öğretmenden sürekli daha fazla yönlendirme, onaylama, güvence yada öneri bekliyorsa, Öğretmen yanına oturup adım adım ne yapacağını söylemedikçe, yeni etkinliklere katılmak istemiyorsa, Ev ödevini yada sınıftaki ödevlerini, ancak yardım isteyebileceği bir yetişkin varken yapıyorsa, Okula gitmek istemiyorsa bağımlılık sorunu olabilir.

33 Çocuğunuzun öğretmeniyle görüşün ve birlikte uygun stratejiler geliştirin, Davranışlarını değiştirmek için çalışırken sabırlı ve kararlı olun, Çocuğunuzu ve kendinizi ayrı bireyler olarak görün. Çocuğunuzun işleriyle kendinizi özdeşleştirmeyin, Çabası için verdiğiniz ödüller, başarısı için verdiklerinizden daha sık olsun, Okuldan getirdiği eşya ve ödevleri koyması için bir yer hazırlayın. Ödevlerini yada kitaplarını bulmak sizin işiniz değildir, Ödevleri konusunda bağımsız çalışmasına yardımcı olun, Ev ödevlerini küçük bölümlere ayırarak çalışmasını sağlayın.

34 Davranım Bozukluğu İnsan ve hayvanlara karşı saldırganlık, eşyalara zarar verme, dolandırıcılık yada hırsızlık, kuralları ihlal etme, itaatsizlik, evden kaçma gibi durumlar son bir yıldır devam ediyorsa çocuğunuzda davranım bozukluğu baş göstermiş olabilir. Davranım bozukluğu sonucunda oluşan davranışlar: 1. Saldırgan Davranış Saldırgan davranış içine giren çocuk vurur, ısırır, zorbalık yapar, tutturur ve hasar verir. Davranışları vurma, bir eşyayı atma, öfke nöbetleri geçirme şeklinde olabilir. Bu duruma neler sebep olur? Evlilik anlaşmazlıkları, boşanma, işsizlik, ekonomik sıkıntılar, hastalıklar, yeni bir şehre taşınmak gibi baskılar, fiziksel-cinsel-duygusal tacizler. Anne-babaya tavsiyeler: Onaylamadığınız belirli bir davranış hakkında yaşadığınız hayal kırıklığını çocuğunuzun kötü biri olduğunu ima etmeden ifade edin, Başkalarından zorbalık gördüğünde hissedecekleri konusunda yardımcı olun, Bir zorbanın hiç kimse tarafından sevilmeyeceğini anlamasını sağlayın, Duygularını hareketleriyle belli etmek yerine, durup ne hissettiklerini düşünmelerini ve daha sonra bunları sözcüklere dökerek ifade etmeleri için birlikte çalışın, Öfkesini ve hayal kırıklıklarını daha kabul edilebilir yollarla ifade etmeyi öğrenirken kendisini ödüllendirin.

35 2. Başkalarına Ait Bir Şeyi Alma Okula başlayan çocukların sahiplenme duyguları da gelişir ve kendilerine ait olan eşyalara, odalarına ve evdeki etkinliklere dair ilgileri artar. Bu yaştaki çocuklar öğretmenlerinden, bir arkadaşının evinden veya arkadaşından bir şey alabilirler. Bu tür izinsiz almaların birkaç nedeni vardır: Alma isteği dayanılmaz yoğunluktadır,Alma isteği dayanılmaz yoğunluktadır, Anne-babaları bu eşyayı ona almayı kabul etmemişlerdir,Anne-babaları bu eşyayı ona almayı kabul etmemişlerdir, Anne-babanın parasal açıdan karşılayamadıkları bir şey istemiştir,Anne-babanın parasal açıdan karşılayamadıkları bir şey istemiştir, Arkadaş grubunda popüler olmak veya dikkat çekmek için,Arkadaş grubunda popüler olmak veya dikkat çekmek için, Anne-babanın dikkatini çekmek için,Anne-babanın dikkatini çekmek için, Duygusal açlıklarını giderme, sevgi açıklarını kapatmak üzere almış olabilirler. Bunun anlamı şudur: sizin vermediğiniz sevgiyi ben kendi olanaklarımla alırım.Duygusal açlıklarını giderme, sevgi açıklarını kapatmak üzere almış olabilirler. Bunun anlamı şudur: sizin vermediğiniz sevgiyi ben kendi olanaklarımla alırım. Bu durumda anne-babanın dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır: Çocuklarınıza hırsız, seni polise vereceğim, artık sana güvenmiyorum gibi aşırı uç genellemeler yapmaktan kaçının,Çocuklarınıza hırsız, seni polise vereceğim, artık sana güvenmiyorum gibi aşırı uç genellemeler yapmaktan kaçının, Böyle bir durumla karşılaştığınızda; onu utandırmak veya onunla alay etmek yerine, basit açıklamalarla yaptığının yanlış olduğunu anlamasını sağlayın,Böyle bir durumla karşılaştığınızda; onu utandırmak veya onunla alay etmek yerine, basit açıklamalarla yaptığının yanlış olduğunu anlamasını sağlayın, Böyle bir davranışa neden olan etkenleri belirleyin, gerekirse bir pedagoga danışın,Böyle bir davranışa neden olan etkenleri belirleyin, gerekirse bir pedagoga danışın, Çocuğunuz, aile bireylerinden, arkadaşlarından izinsiz bir şey aldığında özür dilemeyi, aldığı şeyi geri vermeyi yada bedelini karşılaması gerektiğini çok iyi bilmelidir.Çocuğunuz, aile bireylerinden, arkadaşlarından izinsiz bir şey aldığında özür dilemeyi, aldığı şeyi geri vermeyi yada bedelini karşılaması gerektiğini çok iyi bilmelidir.

36 3.Evden Kaçma Çocukların evden kaçma durumunda genel olarak çocuklar özel, yeni bir duruma koşmamakta, tam tersine varolan problemlerinden kaçmaktadırlar. Bu aslında bir yardım çığlığı anlamındadır. Kaçan çocuklar AİDS, uyuşturucu, fuhuş, açlık, şiddet dolu bir dünyaya adım atmaktadırlar. Oldukça savunmasızdırlar ve dolayısıyla her türlü cinsel sömürüye, alkol veya uyuşturucu gibi tehlikelere açıktırlar. Çocuklar genelde acımasızca cezalandırılmaktan korktukları için, fiziksel ceza, aile içi şiddet gibi problemlerden boğulduğu için yada evde ayak bağı olduğunu düşünüp ailesini rahat bırakmak için evden kaçarlar. Anne-babaya tavsiye: Eğer çocuğunuz kaçma tehdidinde bulunursa; Onunla konuşun ve problemleri hakkında sorular sorun, Çocuk sorumluluktan, sıkıcı ev işlerinden kaçmalı amaçlamış olabilir. Yada ayıplandığı bir konuda sizden intikam almak istiyor olabilir. Duygularınızı kontrol altına alın. Çocuğunuz sizi tehdit ederek daha yumuşak, anlayışlı olmanızı sağlamak amacıyla size böyle davranıyor olabilir. Eğer evden kaçtıysa; Yerini tespit edip eve dönmesini sağlayın, Kaçmasının nedenlerini acil olarak araştırmaya başlayın. Evde ve okulda karşılaştığı baskılar, onu mutsuz eden olaylar, arkadaşlarından gelen baskılar nelerdir bunları inceleyin.

37 Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) ADHD’nin esas belirtileri 3 tanedir: Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, dürtüsellik. Bu belirtilerin zaman içinde kalıcı olduğu gözlenmiş, bazı çocuklarda yetişkinlik yıllarına kadar sürdüğü görülmüştür. ADHD olan çocuklar okulda sıklıkla sıralarında oturmazlar, otursalar bile uzun süre orada duramazlar. Sürekli konuşan, bağıran ve başkalarını rahatsız eden bir yapıları vardır. Düzensizdirler ve gerekli eşyalarını unutma eğilimindedirler. Davranışlarının sonuçlarını düşünmeden hareket ederler, isteklerini erteleyemezler ve sürekli ataktırlar. Gerek akademik alanda gerekse motor beceriler (yüzme, bisiklete binme) ve pratik beceriler de öğrenme güçlüğü çekerler. Bu durum bazen konuşmalarına da yansır. Arkadaş bulmakta güçlük çekerler ve buldukları arkadaşlar genellikle yanlış kişilerdir. Anne-babalara tavsiye: Öncelikle sabırlı olun. Bu davranışları sizi kızdırmak için değil, rahatsız olduğu için yaptığını unutmayın, Davranış olduğu anda yanıt verin. Verdiğiniz yanıt türünden çok (övgü, özel bir yiyecek vb.), zamanlama önemlidir, Olumlu davranışının ardından daha fazla somut ödüller (süslü bir kalem gibi) verin, Zaman içinde çocuğunuzdan beklentileriniz konusunda, iyi veya uygunsuz davranışlara yanıt verme konusunda tutarlı olmayı başarmalısınız, Problemleri önceden fark edin ve önlem alın. Çocuğunuz için sıkıntılı olabilecek zamanları tahmin ederek, uygun olmayan davranışı engelleyebilirsiniz.

38 Okul fobisi daha ziyade çocuğun okula giderken annesinden ayrılmaya karşı verdiği bir çeşit ayrılma korkusuna bağlı olarak gelişen tepkidir. Eğer çocuk evdeki yaşamıyla ilgili bir güvensizlik duyuyorsa, gün boyunca o evde yokken herhangi bir olay olabilir diye okula gitme konusunda bilinçdışı bir korku geliştirebilir. Bu durumun nedenleri: Ebeveynden biri evden uzakta (şehir dışında) çalışmaktadır, Aile bireylerinde biri ciddi biçimde hastadır, Annesi ve babası onun önünde çok fazla kavga etmektedir, Ailenin yeni bir bebeği ölmüştür, Kısa bir süre önce yakın bir akraba ölmüştür, Anne-baba yeni boşanmıştır.

39 ANNE-BABAYA TAVSİYE: Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamaktan kaçının, Bu sıkıntılı durumun geçici olduğunu, başka bazı çocuklarda da görüldüğünü ve kolaylıkla iyi edildiğini anlatın, Okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertleri olarak kararlı ve ısrarlı olun, Davranışlarındaki herhangi bir değişikliği ayırt etmeye çalışın, Sınıf öğretmeniyle görüşün. Endişelerinizi anlatın, tavsiye ve görüşlerine dikkat edin, Çocuğun düzenli olarak okula gitmesini sağlayın. Devamsızlık yapmasını engelleyin, Okula gitmesini engelleyen problemler evden kaynaklanıyorsa en kısa sürede çözmeye çalışın, Bağımlı olduğu ebeveyn yerine okula diğer ebeveynin götürmesini yada okul servisiyle gitmesini sağlayın.


"OKUL ÇAĞI ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ İlköğretim Çağı Zihinsel Gelişim Sosyal Gelişim Okul Çağı Arkadaşlık İlişkileri Arkadaşı Olmayan Çocuklar Okuma-Yazma." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları