Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GEZİ, TURİZM VE TANITMA KULÜBÜ DANIŞMAN ÖĞRETMEN:.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GEZİ, TURİZM VE TANITMA KULÜBÜ DANIŞMAN ÖĞRETMEN:."— Sunum transkripti:

1 GEZİ, TURİZM VE TANITMA KULÜBÜ DANIŞMAN ÖĞRETMEN:

2

3

4

5

6 GEZİLER VE GEZGİNLER Geçmişteki seyahatnameler gezginlerin/seyyahların bu tür gezilerini içeren metinlerdir. Venedikli Marco Polo'nun ( ) Asya'ya 1271 yılında yaptığı serüvenli yolculuğun gezi notlarını içeren Geziler Kitabı bu alandaki ilk kitaplardan biridir. Marco Polo, ulaştığı Çin'de, Büyük Moğol imparatoru Kubilay Han'ın gözüne girerek resmi görevler üstlenir. Çin'in ve Hindistan'ın birçok yerine geziler yapar. Tüm bu gezilerinde görüp duyduğu her şeyi yazıya geçiren Marco Polo 1295'te Venedik'e dönüp ticaretle uğraşır. Venediklilerle Cenevizliler arasındaki deniz savaşında tutsak düşen Marco Polo, Cenova'da dört yıl tutsak kalır. Hücre arkadaşı Piza'lı Rusticano'ya notlarından yola çıkarak bu gezilerini kaleme aldırır. Çeşitli dillerde el yazması olarak yazılan kitap, 1477'de ilk kez basılır. Polo'nun bu kitabı bir dönüm noktasıdır Avrupa'da. Çin uygarlığının bir tür keşfi olarak nitelendirilebilir. Ortaçağ Avrupa'sının, bir gezi kitabı aracılığıyla bunun farkına varması, yeni keşiflerin de önünü açmıştır. Polo'nun anlattıkları, yaklaşık iki yüz yıl sonra Kristof Kolomb'un eline geçer. Gezi notlarında sözü edilen yerlere gitmek düşü Kolomb'un yeni dünyayı keşfetmek seferlerini başlatmıştır diyebiliriz. ilginç olanı da, Kolomb bu seferlere çıkarken gezi günlükleri yazmış olmasıdır. gezi yazısı yazma duygusunu veriyor. Bu da, denemesi düzyazılar biçeminde olduğu gibi, yol günlükleri, yol notları, hatta mektuplarla da yazılagelir. Öyle ki, böylesi gezi yolculukları zamanla bir keşfe dönüşebilir. insanoğlunun bu tanıklıklarını yazma çabası ise, bu alanda önemli bir birikimi oluşturmuştur.

7 Türklerde gezi yazılarının, yani seyahatnamelerin yazımı çok sonraki yıllara rastlar. Ünlü coğrafyacı ve haritacı Pirî Reis'in ( ) kaleme aldığı Kitab-ı Bahriye'yi Akdeniz'in kitabı olarak nitelendirebiliriz. Gezdiği bütün Akdeniz yöresini adım adım resimleyip haritalarla bezeyerek kitabına geçen Pirî Reis, deniz yolculukları için bir tür el kitabı sunar. Onun bu çabası, günümüzde bir başka boyutta yazılacak olan gezi/yolculuk kitaplarının ilk örneğidir de diyebiliriz. ilk seyahatname örneği ise Hoca Gıyâsüddin Nakkâş'ın Acâibü'l-Letâif'idir. Bir diğeri de tüccar Ali Ekber Hatâî'nin 1515'te kaleme aldığı Hıtâînâme'dir. Klasik Osmanlı döneminde ise Seydi Ali Reis'in (? ), donanma kaptanı olarak Portekizlilere karşı gönderildiği Hint denizinde fırtınaya tutularak karaya çıkması, sonrasında ise dört yılı bulacak olan kara yolculuğunun öyküsünü dile getiren Mirâtü'l-Memâlik adlı kitabını sayabiliriz. Katip Çelebi'nin ( ), fene bir coğrafya kitabı olarak nitelendirebileceğimiz Cihan-nümâ'sını (1648) sayabiliriz. Bizim, bu açıdan, en tanınmış gezginimiz olan Evliya Çelebi'nin ( ) İstanbul'un dört bucağını arşınladıktan sonra önce Bursa, İzmit, Trabzon (1640); ardından Kırım ve Girit'e giden (1645) Evliya Çelebi; imparatorluğun ulaşabildiği üç kıtaya geziler yapar. Son olarak da Almanya, Avusturya, Hicaz, Mısır ve Habeşistan'ı gören Evliya Çelebi bütün bu gezilerinin izlenim ve notlarını on ciltlik Seyahatname 'de topladı. Bu seyahatname, bir tür yeryüzü coğrafyasının renklerini getirir bizlere. Gidilen yerlerin tarihsel, kültürel, etnografik, sosyolojik birçok özelliğinden seyahatnamesinde söz eden Evliya Çelebi, önemli tanıklıklar getirmektedir.

8 Günümüzde gezi kavramı, seyahat düşüncesi gelişip zenginleşmiştir. Bu yan da, ister istemez, yazınsal bir tür olarak gezi yazılarının ayrı ayrı adlarda nitelendirilmesini getirmiştir. Bilgi, belge, kılavuz türünden kitapların yanı sıra sözünü ettiğimiz günlükler/yolculuk notları bu alanı daha da ilgi çekici kılmıştır diyebiliriz. Ahmet Haşim, seyahati biraz daha farklı görenlerden: ""insan, hayatının tatsızlığından ve etrafında görüp bıktığı şeylerin o yorucu aleladeliğinden bir müddet kurtulabilmek için ümidiyle seyahate çıkar. Bu itibarla seyahat 'harikuladelikler avı' demektir."" Bunda haklı olduğu yanlar yok değil! Gezilerin içerdiği yolculuklar yeni/ilginç yerleri görme duygumuzu körüklediği gibi, kezlerce gidilen yerlere dönüşün de derin bir anlamını içerek yolculuklardan da söz edebiliriz. Örneğin; tarihsel ve kentsel yerlere yapılan yolculuklar biraz da bunu içerir diyebiliriz. Her ne yanıyla bakarsak bakalım gezinin hayatımızdaki yeri çok yönlülükler içerir. Homeros'un Odysseus'unu ilk uzun yolculuk kitabı olarak alırsak, bunun serüvenler içeren boyutu olduğunu da söyleyebiliriz.

9 Van Gölü ve Akdamar Adası Van iline adını veren Van Gölü Türkiye'nin ve dünyanın en büyük soda gölüdür. Dört tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. İçinde Akdamar, Adır, Çarpanak, ve Kuş adaları olmak üzere 4 ada bulunmaktadır. Tarih boyu Yüksek Deniz, Nairi Denizi ve Yukarı Deniz dendiği gibi Deryaçe (Küçük Deniz) adını da alır. Gölün suyu çok tuzlu ve sodalıdır. Sabunsuz köpük verir ve temizlik maddeleri kullanılmadan içinde her şey yıkanabilir ve temizlenebilir. Her mevsim, her saatte farklı bir renk alan, gündoğumu ve günbatımının muhteşem olduğu göl, bölge turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Sahil boyunca yapılaşma ile bozulmamış koylar, yeşil bitki örtüsüyle sarılmış kıyılar görülmeye değerdir. Van Gölündeki adalardan en büyüğü olan Ahtamar Adası, üzerindeki kilisesi ile ünlüdür. 900'lü yılların başında Kral Gagik tarafından yaptırılmış olan kilise taş işçiliğinin en seçkin örneklerindendir. Akdamar adasına Gevaş iskelesinden dolmuş motorları çalışmaktadır.


"GEZİ, TURİZM VE TANITMA KULÜBÜ DANIŞMAN ÖĞRETMEN:." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları