Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Müslüman dünyasının genel durumu Kan döken insan ve insanlığı tüketen hırs ve iktidar tutkusu Silah ve teknolojinin kıskacında insanlığın ifsadı ve ıslahı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Müslüman dünyasının genel durumu Kan döken insan ve insanlığı tüketen hırs ve iktidar tutkusu Silah ve teknolojinin kıskacında insanlığın ifsadı ve ıslahı."— Sunum transkripti:

1

2 Müslüman dünyasının genel durumu Kan döken insan ve insanlığı tüketen hırs ve iktidar tutkusu Silah ve teknolojinin kıskacında insanlığın ifsadı ve ıslahı noktasında sorumluluklarımız “Bir vücüdun azaları gibi acıyı hıssetmek” lakin vucudumuz paramparca Ulus devlet ve sistemleriyle imtihanımız Müslüman Kürtlerin zalimlerinin farklılığı

3 SOYKIRIMIN “GANİMET” İLAN EDİLDİĞİ HAREKAT: “ENFAL” ’de altı ayrı Kürt bölgesinde yürütülen sekiz eşgüdümlü bir askeri saldırıya verilen addır. Katliam operasyonuna Kuran’da geçen bir sure adının verilmesi Enfal harekâtı, Baas rejiminin iktidarı ele geçirmesiyle uygulamaya konulan bir Araplaştırma politikasıdır. Baskı ve sindirme politikası ve zorunlu göç

4 Kürt kaynaklarına göre operasyon sırasında ölenlerin sayısı ’dir. “Uluslararası Soykırım Araştırmaları Merkezi”nde çalışan Süleymaniyeli Dr. Hardi Choman’ın tezine göre, 1968’den Halepçe’ye kadar Kürt öldürüldü. 60 bin çocuk yetim, 35 bin kadın da dul kaldı. “Kimyasal Ali” lakaplı Ali Hasan el-Mecit mahkeme sırasında: “Nereden çıkıyor bu abartılmış 180 bin rakamı? 100 binden fazla olmamıştır!” Göç eden veya başka ülkelere sığınmacı olarak giden 110 bin sığınmacıdan kala kala 30 bin kişi kalmıştır. Kadın ve çocukların toplama kamplarındaki ölümüne yaşamları, on binlerce kayıp vakaları, darmadağın olmuş binlerce aile… En acısı Genç Kürt kızlarının akıbetleridir..

5 “Gizli ve acil 20/12/1989 tarihli belgede şöyle söyleniyor: Siyasi komutanlığın bize verdiği yetkiye dayanarak, Enfal operasyonlarının birinci ve ikinci hamlelerini yaptık. Bu operasyonlarda toplu bir şekilde şahıslar ve yaşları arasında kızları ele geçirdik. Bize verdiğiniz talimatlara göre, bazılarını Mısır’daki gece kulüplerine ve genelevlere gönderdik. İstediğiniz üzere kızların adlarını ve karşılarında yaşları belirlenen listeyi size gönderiyoruz. Bilginiz için arz ederiz.”

6 Enfal Harekatı sırasında uygulanan soykırım planı, Nazilerin Yahudilere karşı uyguladığı soykırım uygulamalarıyla birçok benzerlik arz ediyor. Raul Hilberg’in deşifre ettiği Nazi soykırımı projesinin ‘dağınık bir grubu imha etme’ yöntemi Saddam rejimi tarafından kusursuzca uygulandı. Nazi soykırım planına göre, önce bir grup, yani kurbanlar tanımlanmalı, ondan sonra dağınık oldukları için bir araya getirilmeli, son olarak da ortadan kaldırma işlemi uygulanmalı.

7 HALEPÇE’NİN KONUMU VE TARİHÇESİ “Şairler Diyarı“ndan “Gökten ölümün yağdığı yer”e veya “Ortadoğu’nun Hiroşiması” Bölgesel Kürdistan Yönetimi toprakları içerisinde içerisinde, Süleymaniye şehrinin kuzeyinde bir kent. İran sınırına uzaklığı sadece 16 kilometredir. Katliam öncesi 87.ooo olan Halepçe’nin şuan ki nüfusu ’dir. Halepçe de yaşayan nüfusun hemen hemen hepsi Kürt’tür. Şehrin tarihi, Miladi 1700’lü yıllara kadar yani; Osmanlı Devletinin Şehrezor bölgesi ve Baban Emirliğinin Süleymaniye de ki hâkimiyetine kadar dayanıyor.

8 İRAN- IRAK SAVAŞINDAN ÖNCE HALEPÇE 1889’dan itibaren İngiltere’nın nüfuzu bölgede artarken 1921 yılında Şeyh Reşit Ebabili ve Şeyh Mahmudê Berzenci komutasında Halepçe bölgesindeki Kürtler İngiliz kuvvetlerine karşı savaşmıştır. 1935’ten itibaren “Heywa El Emel”, 1945 senesinde “Irak Komünist Partisi” ve “Kürdistan Demokrat Partisi” ve 1954’de Halepçe’de Şeyh Mahmud Es-Savvaf, “İhvan’ül Müslimin Cemaati”nin çalışmalarına başlamıştır. Şeyh Osman Halebcevi liderliğindeki “el-Hareke’ül İslamiyye fi-Kürdistani’l Irak” da bu dönemde Halepçe’de oldukça güçlüydü. “ Baas yönetimi, aynı süreç içerisinde “İhvan-ı Müslimin” üzerine giderek 1971 yılında söz konusu yapılanmanın tamamen çözülmesine sebep olmuştur. "Afganistan cihadı’yla 1980’’de “El-Ceyş’ul İslami El- Kurdistani/İslami Kürdistan Ordusu” adında silahlı bir grup kurulmuştur. 1987’’de İran’ın yardımıyla Şeyh Osman b. Abdulaziz Halepçe merkezli “Tanzim’ul Hareket’il İslamiyye/İslami Hareket Oluşumu” kurmuştur.

9 HASAN EL BENNA VE KÜRTLERİN DURUMU İhvan-ı Müslimin’in resmi web sitesinde yayınlanan bir telgrafta Hasan el-Benna’nın, Kürt sorunuyla alakalı görüşlerini ihtiva etmektedir. ''1945 yılında vuku bulan Barzani ayaklanması esnasında cemaatin kurucusu şehit Hasan el-Benna Irak hükümetine, Kürt sorununun silah ve baskı yoluyla değil; diyalog, eşitlik ve haksızlığın kaldırılması yoluyla çözülmesini isteyen bir telgraf mektubu göndermiştir. Telgraf mektubu ihvan-ı Müslimin dergisinde yayınlanmış bulunmaktadır.” Telgrafta daha sonra el-Benna’nın “Kardeşleri olan Kürtler'e yönelik herhangi bir olumsuz duygu beslemediğini ve kıyamlarının / mücadelelerinin, emri bil-maruf ve nehyi anil-münker çerçevesinde gerçekleştiği” görüşüne yer verilir

10 Bu telgraf iki açıdan önemlidir: Hasan el-Benna, Kürt sorununda şiddeti bir çözüm/tasfiye aracı olarak kullananın Irak hükümeti olduğunu belirtmiştir. Bu yaklaşım aslında Kürtler'in mazlumiyetine atıfta bulunmakta ve Hasan el-Benna’nın Kürt sorununda asıl problem kaynağı olarak iktidarları gördüğünü göstermektedir. İkinci husus ise cemaatin şiddet karşıtı genel duruşu Üstad Benna’ya göre Kürt meselesinde çözüm şiddet üzerinden değil diyalog ve adalet üzerinden işletilmelidir.

11 İhvan-ı Müslimin’in Kürt meselesine yönelik ilgisi Hasan el- Benna’nın şehadetinden sonra da devam etmiştir:.1960’larda İhvan liderlerinden bir heyet Molla Mustafa Barzani’yi ziyaret etmiştir.. Acaba günümüzde cemaatin Kürt meselesine bakış açısı hangi minval üzere yürüyor? Bunun cevabına İhvan-’ın genel mürşidi Muhammed Mehdi Akif’in yakın dönemdeki bir röportajında rastlıyoruz ''…Türkiye’yle temas kuruyorum ve diyorum ki: Ey kardeşim (Başbakan'a hitaben), siyonistlerin Müslümanları öldürdüğü yolla senin Kürtleri öldürmen caiz değildir. Bunlar (Kürtler) senin gibi Müslüman’dırlar. Gerçekte, ben İslami ve insani gerekliliğe Erdoğan gibi uyan bir insan bulamadım. Bu uyarıdan sonra onu (başbakanı) ‘savaşın Kürtler'in sorunlarını bitirmeyeceğini’ ifade ederken gördüm.'' (Üstad Muhammed Raşid: Dirasetün Şeriyyetün we siyasiyetün lil kadiyetil irakiyyeti (Irak Sorunu için Şeri ve Siyasi Dersler, Arapçadan çeviriler: Dr. Mesut Bayar),

12 HALEPÇE SOYKIRIMI’NIN NEDENLERİ Etnik sebepler (Araplaştırma) Dini sebepler (Halepçe Bölgesinin diğer Kürt bölgelerine nazaran İslami canlılığı) Siyasi sebepler ( İran Irak savaşında Halepçe’nin İran İslam İnkılabı’nın yanında yer alması) Ekonomik sebepler(İran Irak savaşının ağır faturası) Psikolojik sebepler (Saddam’ın siyasi hırsı)

13 HALEPÇE SOYKIRIMI’NIN SONUÇLARI Sovyet yapımı MİG 23’tü bombaları atan uçaklar. Gazları ise ABD ve Avrupa ülkeleri vermişti. Halepçe'de 12 kimyasaldan oluşan bir kokteyl kullanıldı. Bir kimyasal silah olan “koktey”in içinde; deriye, gözlere, boğaza ve akciğere büyük zarar veren Hardal gazı bulunuyordu. Hayvanlar üzerinde dahi kullanılması yasak olan kimyasal silahlar Nagazaki ve Hiroşima‘dan sonra Kürtler üzerinde denendi.

14 İsveçli gazeteci Stefan Hjerten: “Tek kelime ile büyük bir vahşetti! Halepçe’de korkunç bir savaş alanı görüntüsü vardı. Her taraf cesetlerle doluydu. Çocuklar, kadınlar sanki ölmemişler gibi, avlularda, masalarının başında, çocuklar evlerinde oyuncakları ile sessizce derin bir uykuya dalmış gibiydiler… Görüntü gerçekten korkunçtu. İran bölgede gaz maskeleri dağıtmıştı. Ama ölenlerin hiç birinde gaz maskesi yoktu. Öyle görünüyor ki, zehir saçan bombalardan kurtulmak inancıyla, halk panik içinde evlerine kaçmış, kapılarını kilitlemiş ve kurtulacaklarını hesap etmişler.’’

15 Çoğu çocuk ve kadın olan kişi zehirlenerek ya da yanarak öldüğü kişi ağır derecede yaralandığı yerdir. Dünya sağlık örgütünün (WHO) raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar kişinin ölümüne, kişinin de sakat kalmasına sebep olmuştur. Süleymaniye Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Fuat Baban 7 Aralık 2002 tarihli “The Sydney Morning Herald” gazetesinde yayımlanan makalesinde, Halepçe'de özürlü doğumoranının Hiroşima ve Nagasiden 4-5 kat fazla olduğunu belirtmektedir.

16 Halepçe ve Müslümanlar Mısırlı Fehmi Şinnavi’nin “Ümmetin Yetimleri” Halepçe katliamının oldugu dönemde ne Halepçe hakkında yapılmış İslami bir konferansa şahit olduk ne de meşhur bir din adamının bizimle ilgili bir konuşmasına. Haklı bir nidaydı…

17 Saddam Hüseyin yönetiminin, kimyasal silahlarla Halepçe’ye saldırdığı Mart’ 1988’de İslam Konferansı Kuveyt’te toplantı halindeydi. Türkiye’yi Kenan Evren temsil ediyordu. 52 üyeli İslam Konferansı’nın Kürdlere yapılan soykırımla ilgili olarak küçücük bir tepkisi olmadı. İran’ın uzattığı insani yardım eli dışında kimse elini uzatmadı. Katliamdan sonra İran’daki Kürt muhacirlerin sayısı 1974’den beri göç edenlerle beraber 374,000’i geçti. Halepçe’de mazlum Kürt halkı değil, aynı zaman da bu halkın İslam ümmetine ve İslam kardeşliğine inancıydı.

18 Bu zulümleri İslami yapılara ve ümmet’e yükleme yanlışlığı, sol ve ulusalcı kesimin kendi ideolojileri için sorunun temelinde ümmet algısının olduğu propagandası nasıl anlamalıyız ???

19 İLGİLİ KAYNAKLAR: Irak’ta Soykırım, Irak Kürdistanı’ndaki Kürtlere Karşı Enfal Askeri Harekatı, Koreme’nin Yok Edilmesi, Hazırlayan, Ortadoğu İzleme Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, İngilizce’den çeviren Ümit Aydoğmuş, Avesta Yay, İstanbul,2001, Kenet R. Timmerman, Ölüm Lobisi, Batı Irak’ı Nasıl Silahlandırdı? İngilizce’den çeviren İbrahim Bingöl, Avesta/Acil Kitaplar, İstanbul 2002 Jonat C. Randal, Bunca Bilgiden Sonra Ne Bağışlaması, Kürdistan İzlenimlerim, İngilizce’den çeviren Faysal Nesre, Avesta/Acil Kitaplar, İstanbul, 2001 Kanan Makiya, Vahşet ve Sessizlik, Savaş, Diktatörlük, Başkaldırı ve Arap Dünyası, İngilizce’den çeviren Arif Karabağı, Avesta/Acil Kitaplar, İstanbul 2003 Necmettin Salaz,Ortadoğu’nun Hiroşiması Halepçe, Rezan Yayıncılık, İstanbul 2010, Av. Tarık Cambaz’ın, Kerkük’te Kürt ve Türkmen Soykırımı (Kimlik Değiştirme), (Arapça’dan çeviren Geylan Necmettin Altıparmak, Deng Yayınları, İstanbul

20


"Müslüman dünyasının genel durumu Kan döken insan ve insanlığı tüketen hırs ve iktidar tutkusu Silah ve teknolojinin kıskacında insanlığın ifsadı ve ıslahı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları