Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Şenel Karaman Psikolog. İ lk çocukluk yıllarının psiko-sosyal izlerinin bireyin ya ş amı boyunca silinmez izler bıraktı ğ ını biliyoruz. Dünya ya ş antısı,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Şenel Karaman Psikolog. İ lk çocukluk yıllarının psiko-sosyal izlerinin bireyin ya ş amı boyunca silinmez izler bıraktı ğ ını biliyoruz. Dünya ya ş antısı,"— Sunum transkripti:

1 Şenel Karaman Psikolog

2 İ lk çocukluk yıllarının psiko-sosyal izlerinin bireyin ya ş amı boyunca silinmez izler bıraktı ğ ını biliyoruz. Dünya ya ş antısı, ekilenin biçildi ğ i bir ortamdır. Olan biten kaydediliyor. Bu kaydedilen sesler duyulacaktır. Haliyle de i ş itilecektir.

3 Küçük bir çocuğun beyni bir süngere benzetilebilir. Büyüklere kıyasla çocuklar mantıklı olmayan yada doğru olmayan bilgileri reddetme yeteneğine sahip değildirler. Çocuklar bu yaşlarda çevrelerinden duydukları ile kendileri hakkında belli inançlar geliştirirler ve sonra bütün hayatları boyunca bu inançlara göre hareket etmeye devam ederler.

4 Bu dönemin uygun bir şekilde yaşanamaması, Ebeveynlerin yokluğu, Ebeveynlerin yanlış tutumları Kötümserlik, Paranoid ya da sanrısal bozukluklar, Ümitsizlik şeklinde tavırlar, İçekapanıklık (şizoid kişilik), Alkol-madde bağımlılıkları Birinci evre ( temel güvene karşı güvensizlik dönemi): İlk 1,5 yıl

5 İkinci evre ( özerklik-bağımsızlığa karşın utanç ve şüphe dönemi) : 1-3 yaş  Utanç ve başkalarına kıyasla kötü olduğu duyguları içine girebilecektir.  Kendini, vücudunu, düşünce ve hedeflerini pis ya da olumsuz olarak görebilecektir.

6 Üçüncü evre (girişime karşı suçluluk dönemi): 3-5 yaş İleri dönemde cinsel alanda sorunlu ve baskılanmış bireyler oluşur. Cinselliğe olan giderek artan merakı grup içi cinsel oyunlara, kendi ya da yaşıtlarının cinsel organlarına dokunma davranışlarına yol açar. Eğer aile bu davranışları aşırı bir şekilde bastırıp, korkutarak önlemeye çalışırsa:

7 Dördüncü evre (Üreticiliğe karşın küçüklük-değersizlik dönemi): 5-11 yaş Çocuk anlayışlı, sabırlı, ilgili anne baba, öğretmen ve okul arkadaşları ile karşılaşamaması ya da onlar arasında zayıf-uygunsuz bir noktada bulunmaları halinde: Yetersizlik ya da aşağılık duyguları gelişir.

8  Ayrım uygulanması,  Aşağılanması ya da aşırı koruyucu tavırlarda bulunulması,  Çocuğun kendisiyle aynı cinsiyetteki ebeveyn ile kendini uygunsuz bir şekilde karşılaştırması gibi durumlarda: Dördüncü evre (Üreticiliğe karşın küçüklük-değersizlik dönemi): 5-11 yaş Aşağılık ve yetersizlik hissi gelişebilir. Kendisine göre üst konumdaki kişileri örnek alamayıp, yanlış kişileri örnek alabilirler.

9 Erken çocuklukta yaşanan travmatik olaylar, sonraki yıllarda bazı psikolojik problemlere yol açtığı biliniyor: Ümitsizlik, yaşamdan zevk alamama, iştahsızlık, hareketlerde yavaşlama, uyku ve yeme sorunları, suçluluk duyguları ve bazen de ölüm düşüncesiyle kendisini gösteriyor. Eğer anne baba geçimsizliği, şiddet ortamı, çocuklara gerekli sevgi ve ilginin gösterilememesi, onlara taşıyabilecekleri yeterli sorumluluklar verilmez, arkadaş ilişkileri için gereken oyun ve yaşıt desteği sağlanamaz, iyi örnek olunamazsa o durumda özgüven eksikliği ve korkuların oluşumuna yol açılabilir.

10 Travmanın etkileri olayın yaşanmasından günler hatta haftalar sonra ortaya çıkabilir. Yetişkinlere güvenini kaybeden ve bunun tekrar olmasından korkan çocuk ve ergenlerde gittikçe ağırlaşan travmatik tepkiler olabilir.

11 Çocuklar aslında kendilerini çabuk toparlayabilirler.

12 Her aile veya kurumun (örneğin okul) çocuğun ihmal ve istismarını önlemek için bir koruma planı olmalıdır… Günümüzde en fazla çocuklar fiziksel istismara uğruyorlar. Tanınması kolay… Fiziksel istismar kısa dönemde morluk, kırık veya yaralar görülür. Uzun dönemde düşük benlik saygısına yol açıyor.  Öfke, İntikam,  Kendini Yalnız Hissetme,  Kaygı, Korku,  Başarısızlık,  Madde Bağımlılığı,  Evden Kaçma,  Mutsuzluk,  Bazen Yasal Olmayan Davranışlar,  Saldırganlık.

13 Çocuklar diğer bütün istismarlarla duygusal istismara uğruyorlar. Tanınması zor… Reddedilme, umursamama, yıldırma, yoksun bırakma, Uzun dönemde düşük benlik saygısına yol açıyor.  Saklı Yaralar Bırakır,  İçe Kapanma,  Temel Becerilerin Gelişmemesi,  Alkol Ve Madde Bağımlılığı,  İntihar,  İlişki Kurmada Zorluklar

14 Cinsel istismarı Shergold (1990) “ruhun ölümü” olarak tanımlamıştır. Yakın ve uzak gelecekte uyumu etkiler.  Kendini suçlayabilir  Bunu bana yaptılar derse toplumu suçlar ve toplumla bağı kesilebilir.  hem kendini hem başkalarını suçlarsa daha çok karışıklığa yol açar.

15 Çocukluk döneminde yaşanan incinmeler eğer halledilmemişse yetişkinlik dünyasında sürmektedir. Bazı insanlar, baş edemedikleri bir gerginlik ya da hiç dinmeyen bir üzüntü duygusu içinde kalabilirler. Bütün bu duygular iş hayatlarını ya da aile ilişkilerini olumsuz bir biçimde etkiliyor olabilir. Bu şekilde, gündelik hayatlarını altüst eden tepkilerle uzunca bir süredir uğraşan kişilerin, profesyonel bir yardım almalarında yarar vardır.

16 Kişinin çocukluk döneminde yaşadığı travma, yoksun kalma, öfke ve doyumsuzluk, onu yetişkinlik döneminde benzer durumlar karşısında sorunlara yatkın hale getirir.

17 Dayak yiyen çocuk, çok temel olarak örselenmiş olur ve ileriki yaşantısında herhangi bir engellenme, hayal kırıklığıyla karşılaştığında muhtemelen beden dilini kullanacaktır.

18 Bedenine dönük travma yaşayanların egoları yaralanmıştır. Yetişkinlik çağında otorite karşısında ya da istenmeyen bir durum karşısında davranışta bulunurken kendilerini cezalandırırcasına kendine isteyerek acı verir.

19 Ağrı davranışı, geçmişte öfkenin bastırıldığına ilişkin ipuçları verir. Hipertansiyon tabloları da ifade edilememiş ve bastırılmış öfkeyle bağlantı kurulabilir. Bağımsızlık çatışması yaşayanlarda da, mide ve bağırsak sistemine ilişkin sorunlar fazladır. Sevgi gereksinimi karşılanmamasıyla ilgili çelişki ve ikilemler, akciğer hastalıkları ve deri ile ilgili hastalıklarda daha çok kendini ifade eder. Sevgi ihtiyacının devam ediyor olması, çocukken yeterince sevgi ve dokunma yaşamayan insanlarda ise deri hastalıkları ortaya çıkar.

20 Kişinin yetiştiği aile ortamında, duygu ifadesi kitlenmişse, ilerde sorunların bedenselleşmesi daha sık olacaktır. Tıbbi muayene de bozukluk saptanmıyor; yorgunluk, karında şişkinlik, bulantı, kaygı, yaygın değişken ağrılar, cinsel isteksizlik, çarpıntı, nefessizlik ve baş dönmesi gibi işlevsel yakınmalar görülüyorsa psikolojik bir sorun olduğunu düşünülebidir.

21


"Şenel Karaman Psikolog. İ lk çocukluk yıllarının psiko-sosyal izlerinin bireyin ya ş amı boyunca silinmez izler bıraktı ğ ını biliyoruz. Dünya ya ş antısı," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları