Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hedefteki ideoloji:. “Kemalist” deyimi, Osmanlı’nın son döneminde Batı’ya teslim olmayı reddedip, Anadolu’da halkı padişah ve emperyalist devletlere karşı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hedefteki ideoloji:. “Kemalist” deyimi, Osmanlı’nın son döneminde Batı’ya teslim olmayı reddedip, Anadolu’da halkı padişah ve emperyalist devletlere karşı."— Sunum transkripti:

1 Hedefteki ideoloji:

2 “Kemalist” deyimi, Osmanlı’nın son döneminde Batı’ya teslim olmayı reddedip, Anadolu’da halkı padişah ve emperyalist devletlere karşı örgütleyenler için Batılılarca kullanılmıştı. Batılının gözünde Bolşevikler gibi bir asiler sürüsüydü Kemalistler. Dünyamız yaklaşık iki asırdır Rönesans-Reform- Aydınlanma süreçleri sonunda Sanayi Devrimi’ni yapabilmiş ve bu sayede edindiği teknolojik üstünlüğü zayıfları sömürgeleştirmekte ustaca kullanmış, pragmatizme ve ekonomik yararlılık ilkesine inanan Batı tarafından yönetilmektedir. Kısaca WASP diye tanımlanan günümüzün egemenleri Beyaz- Anglosakson- Protestanlar, Yahudilerle yaptıkları büyük uzlaşı sonunda “neo konservatizm” ve “neo liberalizmi” dünyaya egemen kılmışlardır.

3 Esasında iki yüzyıldır tek bir emperyal güç egemendir: Kuzey Atlantik Anglosakson İmparatorluğu Cihan Harpleri öncesinde sahnede, silah zoru ile sömürgeleştiren Birleşik Krallık varken, paylaşım savaşları sonrasında yıpranmış ve demode olanın yerine, para ile ekonomik olarak sömürgeleştirmeyi ve demokrasiyi (!) savunan Birleşik Devletler geçmiştir. Değişen sadece dış görüntüdür, yayılmacılık, sömürgecilik, Siyonizm ile işbirliği hiç değişmemiştir.

4 Bu büyük gücün karşısına çıkan ilk büyük engel “Marksizm/Leninizm” olmuştur. “Her şeyin temeli ekonomiktir” ve “ulus devlet bir burjuva aldatmacasıdır, esas olan enternasyonalizmdir” savları ile şaşırtıcı biçimde günümüz hakim ideolojisi “globalleşme” (neo- liberalizm) ile benzerlik gösteren “Marksizm/Leninizm”, temel çelişkiyi sınıf temelli tutması (Sanayii devrimini yaşayamamış toplumlarda işçi sınıfı olmaz) ve sosyolojik olayları nesnel doğa yasaları ile açıklaması gibi majör, ölümsüz ruhu inkar eden materyalizmi ve insanların tüketerek de mutlu olmalarını görmezden gelme gibi minör YANLIŞLIKLAR nedeniyle yirminci yüzyılın son dekadını görememiştir. Lakin kapitalizmi ehilleştirme konusunda son derece yararlı olmuş, kimilerince revizyonizm denilen “sosyal demokrasilere” neden olmuştur.

5 Kuzey Atlantik Anglosakson İmparatorluğu’nun ve WASP’ların önündeki ikinci önemli engel bu “Sosyal Demokrasi” olmuştur. Esasında Ada Avrupası ile Kıta Avrupası arasındaki fikri ayrılık birkaç yüzyıl öncesine dayanır. Britanya’da empirizmin (görgücülük) kol gezdiği yıllarda Kıta Avrupası’nda rasyonalizm (usçuluk) geçerlidir. Bu usçuluktan olsa gerek K.Marx 1883’te Londra’da ölmüşse de, ana kıtada ölmemiş, etkisini sürdürmüştür. Almanya, Fransa ve İskandinav ülkeleri uzun yıllar Sosyal Demokrasi’yi benimsemişlerdir. Bu rahatsızlık da İngiltere’nin “guguk kuşu politikası” ile (esasında Anglosakson İmparatorluğuna ait olmasına rağmen gereğinde Avrupa Birliği’nin bir üyesiymiş gibi davranması ile) giderilmiş, İngiltere’nin dayatmaları ile doğrunun sosyalleşmemiş, vahşi kapitalizm (liberal politik) olduğu tüm Avrupa’ya öğretilmiştir!

6 Günümüzde bu hakim ideoloji karşısında küçük bir pürüz kalmıştır! Küçük ama mide bulandırıcı, sinek misali! Asterix’i bilir misiniz? Şu Galyalı cizgi film kahramanı! Hani her maceranın başında “Sezar ve Romalılar tüm Normandiya’yı işgal ederler. Tümü mü? Hayır küçük bir Galya köyü hariç” diye başlar ya!

7 İşte bu önüne çıkanı yiyip, yutan vahşi canavarın da yutamadığı ve diline batıp duran bir ideoloji vardır ve hala direnmektedir: 1923’lerde topla tüfekle yola gelmeyen bu asi “barbarlar” (Batı kendinden olmayanları böyle niteler) Anglosakson İmparatorluğu’nun eski temsilcisine direnebilmişlerse de demokrasi ve özgürlük (liberalizm) kelimelerinin sihrine kim karşı koyabilir ki? Hem paradan etkili bir silah var mıdır? Yeter ki siz insanlara medeniyettir diye “her şeyin temeli ekonomiktir” ahlaksızlığını öğretin, onları sisteme uygun “parayataparlar” yapın. “Her şeyde iyi ve kötü iç içedir, saf iyi ya da kötü yoktur bu nedenle her şeyde iyi ve güzel olanlar aranmalı, benimsenmeli ve bu aklın ve bilimin öncülüğünde yapılmalı” diyen, Sanayi Devrimi sürecini yaşayamamış az gelişmişler için yegane seçenek ve umut olan Kemalizm’in de defterini dürersiniz.

8 Sistemin (Liberal Politik/ Vahşi Kapitalizm) en belirgin özelliğidir; o patrondur, biat ister. Siz gariban koltuğunuzda oturur, bir anlam vermeye çalışırsınız olanlara, beyhude yere. Sizin karşıt olduklarını sandığınız güçler, çatıştığını sandığınız unsurlar (ordu, sivil toplum, dini ya da ezoterik cemaatler, üniversiteler, siyasi partiler) hep aynı kaynaktan beslenirler. Esas olan sistemin bekasıdır. Sistem kendine yönelmedikçe bu karşıtların çatışmasına ya da barışmasına, hırlaşmasına ya da koklaşmasına, iktidar mücadelelerine hiç karışmaz. Sistemin gösterdiği yolda kalındıkça her şey özgürce yapılır. Amma! Sömürüye ahlaksızlık derseniz, paraya tapınmayı reddederseniz, gücü sınamaya kalkarsanız…

9 Sabahattin Ali Deniz Gezmiş Deniz Gezmiş Uğur Mumcu Uğur Mumcu Ahmet Taner Kışlalı Ahmet Taner Kışlalı Eşref Bitlis Paşa Eşref Bitlis Paşa Necip Hablemitoğlu Necip Hablemitoğlu … bu liste burada bitmez! … bu liste burada bitmez!

10 İnsan doğası (ego) gereği çıkarcıdır, bencildir, haddini bilmezdir. Ehilleştirilmeye (eğitimle kazanılan süper egoya, sosyalleşmeye) muhtaçtır ki bu çoğunluk için, çoğunlukla mümkün değildir. Bu nedenle olsa gerek sömürüsüz bir dünya herhalde hayaldir! Hayal, adı üstünde gerçekleşme olanağı olmayan bir düştür. Durma oturma hayal görüp, hayal aleminde yaşayanlara gerçeklikten kopuk anlamında “deli” denir. Hayal, adı üstünde gerçekleşme olanağı olmayan bir düştür. Durma oturma hayal görüp, hayal aleminde yaşayanlara gerçeklikten kopuk anlamında “deli” denir. Ama bir de gerçekleşme olanağı olmasa da bir hayalin peşinden gidenler vardır. Yanacağını bilse de gider bunlara da “divane” denir. Pervane gibidir divane, ışığa (aydınlığa) koşar, yanacağını bile bile. Her şeyde iyiyi ve güzeli arayan ve bunu aklın ve bilimin öncülüğünde yapmayı hedefleyenler de divanelerdir. Haklıdır Batılı, akıllı insanın yapacağı bir şey değildir bu! Anlamaz, anlayamaz ! “İyiyi ve güzeli savunmak her namuslu insanın namus borcudur” (YSL) (YSL)


"Hedefteki ideoloji:. “Kemalist” deyimi, Osmanlı’nın son döneminde Batı’ya teslim olmayı reddedip, Anadolu’da halkı padişah ve emperyalist devletlere karşı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları