Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1Öğr. Gör Pınar Irmak. Gastrointestinal (mide-barsak) kanalını etkileyen ilaçlara sindirim sistemi ilaçları adı verilir. 2Öğr. Gör Pınar Irmak.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1Öğr. Gör Pınar Irmak. Gastrointestinal (mide-barsak) kanalını etkileyen ilaçlara sindirim sistemi ilaçları adı verilir. 2Öğr. Gör Pınar Irmak."— Sunum transkripti:

1 1Öğr. Gör Pınar Irmak

2 Gastrointestinal (mide-barsak) kanalını etkileyen ilaçlara sindirim sistemi ilaçları adı verilir. 2Öğr. Gör Pınar Irmak

3 Sindirim sistemini etkileyen ilaçlar etki yerlerine ve kullanım amaçlarına göre sınıflandırılırlar. 3Öğr. Gör Pınar Irmak

4 Peptik Ülsere Etkili İlaçlar Asit salgılanmasını azaltanlar Antasidler Koruyucu tabaka oluşturanlar Sitoprotektif İlaçlar 4Öğr. Gör Pınar Irmak

5 Laksatifler-purgatifler Yumuşatıcı Laksatifler Kitle oluşturan Tuz Laksatif Stimülan laksatif purgatifler 5Öğr. Gör Pınar Irmak

6 Antidiyareik İlaçlar Opioidler Adsorbanlar Parasempatolitikler Oral rehidratasyon sıvısı 6Öğr. Gör Pınar Irmak

7 Emetik İlaçlar Apomorfin İpeka 7Öğr. Gör Pınar Irmak

8 Antiemetikİlaçlar Skopolamin Antihistaminikler Nöroleptikler Trimetobenzamid Metoklopramid 8Öğr. Gör Pınar Irmak

9 PEPTİK ÜLSER Mide Ülseri Duodenum ülseri  Patogenez, klinik seyir ve tedaviye cevap farklıdır  Asit ve pepsin ile temas eden yerlerde  Muscularıs mucosa’ya kadar inmeyen yüzeyel doku kaybı-Mukoza Erozyonu  Ortak yönleri  Spontan nedbeleşme  Sık nüks  Herzaman ağrı vb belirti vermez 9Öğr. Gör Pınar Irmak

10 Ülserin belirtileri Epigastrik bölgede (karnın üst kısmı) kemirme ve yanma şeklinde ağrı, Öğün aralarında ağrı, yemek yenince ve antasitlerle ve kusunca geçebilir, Gece uykudan uyandırabilir, İstahsızlık, kilo kaybı. 10Öğr. Gör Pınar Irmak

11 PEPTİK ÜLSER OLUŞUMUNDA ROL OYNAYAN MEKANİZMALAR Helicobacter Pylori infeksiyonu, Artmış HCl sekresyonu, Aside karşı yetersiz kalan mukozal defans mekanizmaları, Zedeleyici etkenlere karşı direnç/ Zedeleyici etkenler arasındaki denge bozulursa 11Öğr. Gör Pınar Irmak

12 Zedeleyici Etkenler HCl Pepsin ve peptik etkinlik Refluks (Duodenumdan geri peristaltizm sonucu mideye safra girmesi) Stazis NSAİİ, glukokortikoidler (PG sentezinin inhibisyonu) Kahve, çay, kafein, kolalı içecekler, sigara, Nikotin; PG sentez inh., vazokonstriktor TBX sentezi 12Öğr. Gör Pınar Irmak

13 Mukoza direncini oluşturan faktörler Mukus tabakası Gastroduodenal h.’lerden HCO3 –Nötralize edici PG (Asit salgısını frenleyici, sitoprotektif) Mukus+PG Elektronegatif permeabilite bariyeri Mukoza kan akımının yeterli olması Rejenerasyon yeteneği 13Öğr. Gör Pınar Irmak

14 Duodenum Ülseri Duodenum bulbusunda Mukozada ülser, çevresinde inflamatuvar değişiklikler HP, NSAİİ, Zollinger-Ellison sendromu Stres ülseri; kronik hastalıklar, akut ağır stres, glukokortikoid ilaç kullanımı Sigara, alkol HP, DÜ’nde en sık görülen etkendir Kronik gastrite, mide kanserine ve MALT (mukozayla ilişkili lenfoid tümöre) neden olur 14Öğr. Gör Pınar Irmak

15 Tedavide neler yapmalıyız? Ne tür ilaçlar kullanabiliriz? 15Öğr. Gör Pınar Irmak

16 PEPTİK ÜLSER TEDAVİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR 1. Asid salgısını azaltan ilaçlar 2. Antasid ilaçlar 3. Mukozada koruyucu tabaka oluşturan ilaçlar 4. Sitoprotektif ilaçlar (Prostoglandin analogları) 5. H. Pylori eradikasyonunda kullanılan antibiyotikler 16Öğr. Gör Pınar Irmak

17 ASİD SALGISINI AZALTAN İLAÇLAR  Proton pompası inhibitörleri  H2 reseptör antagonistleri  Antimuskarinik ilaçlar  Somatostatin analogları (Oktreotid)  Gastrin reseptör antagonistleri (Proglumid) 17Öğr. Gör Pınar Irmak

18 PROTON (H +, K + -ATPaz) POMPASI İNHİBİTÖRLERİ Gastrik asid sekresyonunun en efektif inhibitörleridir. Pridin veya benzimidazol analoglarıdır. Zayıf baz özellikte ve “Ön-ilaç” yapısındadırlar. Asid ortamda tiofilik sulfenamid veya sulfenik asid bileşiklerine dönüştürülürler Aktive edilen form proton pompasının sistein-sulfidril grupları ile kovalent bağ oluşturur. Sonuç olarak pompa molekülü irreversibl olarak inhibe edilir. 18Öğr. Gör Pınar Irmak

19 PROTON (H +, K + -ATPaz) POMPASI İNHİBİTÖRLERİ Klinik kullanımda olan proton pompa inhibitörleri:  Omeprazol  Lansoprazol  Pantoprazol  Rabeprazol  Esomeprazol 19Öğr. Gör Pınar Irmak

20 PPİ FARMAKOKİNETİK ÖZELLİKLERİ Düşük pH’da stabil değillerdir. Barsakta-açılan kaplamalı (enteric-coated) kapsül veya tablet şeklinde formüle edilmişlerdir. Genel olarak karaciğerde metabolize edilir. Plazma yarılanma ömrü 1-2 saat olmakla birlikte etki süresi uzundur. İlaçlar yemek öncesi veya yemek arasında alınmalıdır. Asid-supresyonu yapan ilaçlarla birlikte kullanılmaz. 20Öğr. Gör Pınar Irmak

21 YAN ETKİLERİ VE İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ Yan etkileri genel olarak sık değildir. –Bulantı, kusma, karın ağrısı –Diyare veya konstipasyon –Myopati, artralji, baş ağrısı, ciltte döküntü,atopik gastrit Kronik tedavi vit. B12 eksikliği yapabilir. Hipergastrinemi hastaların %5-10’da görülebilir. GİS’deki bakteri sayısını artırabilirler. Sitokrom P450 enzimlerini inhibe eder ve birlikte kullanılan bazı ilaçların yıkımını azaltabilir. –Benzodiazepinler –Varfarin –Fenitoin 21Öğr. Gör Pınar Irmak

22 TERAPÖTİK KULLANIMLARI Gastrik ve duodenal ülserler (HP, selim) Gastro-özofageal refluks (refluks özofajiti) Zollinger-Ellison sendromu NSAI ilaç ilişkili ülserlerin önlenmesinde Aşırı asit salgılanması ile ilişkili dispepsilerde 22Öğr. Gör Pınar Irmak

23 HİSTAMİN H 2 RESEPTÖR ANTAGONİSTLERİ H2 reseptörler üzerinde histaminin kompetitif antagonistleridir. Histaminin midedeki asid salgılatıcı etkisini bloke ederler. Yapıca histamine benzerler.  Bu grupta yer alan ilaçlar:  Simetidin  Ranitidin  Famotidin  Nizatidin HİSTAMİNERJİK H2 RESEPTÖR BLOKÖRLERİNİN KİMYASAL YAPISI 23Öğr. Gör Pınar Irmak

24 H2 RESEPTÖR ANTAGONİSTLERİNİN FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Stimüle edilmiş asid sekresyonu ile birlikte bazal ve nokturnal asid sekresyonunu da efektif şekilde bloke ederler. Nokturnal asid sekresyonunu ( bazal parietal hücre aktivitesini gösterir ) efektif olarak bloke edebilmeleri klinik olarak çok önemlidir. 24Öğr. Gör Pınar Irmak

25 H2 RESEPTÖR ANTAGONİSTLERİNİN FARMAKOKİNETİK ÖZELLİKLERİ Oral yoldan absorbsiyonu iyidir. Serum konsantrasyonu 1-3 saat içinde pik düzeye ulaşır. %10-35 oranında karaciğerde metabolize edilir. Böbrekler yoluyla itrah edilir. Kreatinin klerensi azalmış hastalarda doz azaltılmalıdır. Oral, i.v. veya i.m. yoldan kullanılabilir. 25Öğr. Gör Pınar Irmak

26 H2 RESEPTÖR ANTAGONİSTLERİNİN TERAPÖTİK KULLANIMLARI Peptik ülser Zollinger-Ellison sendromu ve diğer aşırı salgılanma durumları (Sistemik mastoidoz, bazofilik lösemi). Asid-aspirasyon sendromu (Mendelson sendromu) Gastroözofageal refluks hastalığı Stres ülseri ve kanama Karsinoid sendrom Simetidin’in “antiandrojenik” etkisi nedeniyle over veya adrenal korteks kaynaklı androjenlerin aşırı salgılanmasına bağlı hirsutizmin tedavisinde. 26Öğr. Gör Pınar Irmak

27 H2 RESEPTÖR ANTAGONİSTLERİNİN YAN ETKİLERİ –Diyare veya konstipasyon –Baş ağrısı, uyuşukluk, yorgunluk, kas ağrısı –Konfüzyon, deliryum, halüsinasyon –Erkekde jinekomasti –Kadında galaktore –Trombositopeni 27Öğr. Gör Pınar Irmak

28 ANTİMUSKARİNİK İLAÇLAR Parietal hücreler üzerindeki muskarinik M3 ve histaminositler ve G hücreleri üzerindeki muskarinik M1 reseptörlerini bloke eden ilaçlardır. Asid ve pepsin salgısını azaltırlar. Midenin boşalma süresini uzatırlar ve antispazmolitik etkileri (ağrıyı azaltır) bulunur. Pirenzepin ve telenzepin gibi M1 reseptörlerini spesifik olarak bloke eden “gastroselektif” ilaçlar klinik üstünlükleri bulunmadığı için günümüzde çok fazla kullanılmazlar. 28Öğr. Gör Pınar Irmak

29 ANTASİD İLAÇLAR Mide asidini nötralize eden, lokal etkili ilaçlardır. “Rebound asid salgılanmasına” neden olurlar. Önlemek için mide pH’ı 3-5 arasında tutulmalıdır. Astrenjan (protein çöktürücü etki) ve Demulsent (ülser yüzeyine yapışma) etkileri vardır. Ülser nedbeleşmesini hızlandırmak, ağrısını gidermek ve nüksü önlemek amacıyla kullanılırlar Kullanılan metalin türüne ve sistemik etkilerinin varlığına göre sınıflandırılırlar. 29Öğr. Gör Pınar Irmak

30 ANTASİD İLAÇLARIN SINIFLANDIRILMASI Lokal Etkili Antasidler Aluminyum Bileşikleri Magnezyum Bileşikleri Kalsiyum Bileşikleri Sitemik Etkili Antasidler Sodyum Bikarbonat 30Öğr. Gör Pınar Irmak

31 ALUMİNYUM BİLEŞİKLERİ Asid bağlama kapasiteleri ve hızları en düşük olan zayıf antasidlerdir. Al(OH) HCl AlCl H 2 O AlCl 3, besinlerdeki fosfatı bağlayarak absorbsiyonunu engeller (Hipofosfatemi). Böbrek yetmezliğinde gelişebilen “Hiperfosfatemi” ve “nefrolitiyazis” tedavisinde kullanılırlar. Konstipasyon yapabilirler. 31Öğr. Gör Pınar Irmak

32 MAGNEZYUM BİLEŞİKLERİ Asid bağlama kapasiteleri ve hızları daha fazladır. Şiddetli diyare yapıcı etkileri bulunur. Böbrek yetmezliği olan hastalarda hipermagnezemi ve buna bağlı SSS’de yan etkiler (çizgili kas felci, depresyon, koma). Çeşitli Magnezyum Bileşikleri: –Magnezyum oksid ve hidroksid –Magnezyum karbonat –Magnezyum fosfat –Magnezyum trisilikat –Magaldrat –Hidrotalsit 32Öğr. Gör Pınar Irmak

33 KALSİYUM BİLEŞİKLERİ Antasid olarak sadece “kalsiyum karbonat” kullanılır. En ucuz antasid ilaçtır. Etkisi çabuk başlar ve uzun sürer. Konstipasyon yapar. En fazla “rebound asid salgılanmasına” yol açan antasidtir. Lokal etkili antasidler içinde en fazla absorbe edilen. Hiperkalsemi, hiperkalsiüri yapabilir. 33Öğr. Gör Pınar Irmak

34 SODYUM BİKARBONAT Etkisi en çabuk başlayan, çabuk gelişen fakat kısa süren bir antasiddir. Sistemik etkilerinin bulunması en önemli sakıncasıdır (metabolik alkaloz ve Na + yüklenmesi) Halen diğer antasidlere ufak dozlarda eklenerek kombine şekilde kullanılır. Sodyum bikarbonat yerine Sodyum sitrat da kullanılabilir. 34Öğr. Gör Pınar Irmak

35 ANTİASİTLERİN TERAPÖTİK KULLANIMLARI Peptik ülser Gastro-özofageal refluks Zollinger – Ellison sendromu Stres ülser (akut erozyonlu gastrit) Ülser kaynaklı mide-duedonum kanamalarında Asid-aspirasyon (Mendelson) sendromunun proflaksisi Kronik böbrek yetmezliğinde gelişen hiperfosfateminin tedavisinde 35Öğr. Gör Pınar Irmak

36 ANTASİDLERİN YAN ETKİLERİ (1) En sık görülen konstipasyon (Al, Ca) veya diyaredir (Mg) Rebound asid salgılanması Sistemik yan etkiler Alkaloz, Sodyum yüklenmesi, Hipofosfatemiye bağlı osteomalazi Diyaliz hastalarında görülen diyaliz demansı Böbrek yetmezliği olanlarda SSS’de depresyon ve kas felci 36Öğr. Gör Pınar Irmak

37  Süt-alkali (Burnett sendromu) sendromu  Teratojenik etki potansiyeli (Al ve Mg bileşikleri)  Birlikte kullanıldıklarında bazı ilaçların mideden absorbsiyonunu azaltırlar: Tetrasiklinler Fluorokinolonlar Varfarin Demir bileşikleri Kinidin Digoksin Klorpromazin İzoniazid ANTASİDLERİN YAN ETKİLERİ (2) 37Öğr. Gör Pınar Irmak

38 P.Ülser Tedavisinde Amaç  Asit salgılanmasını bloke etmek  Ortamdaki asidi nötralize etmek  Koruyucu tabaka oluşturmak  H.Pylori’yi ortadan kaldırmak 38Öğr. Gör Pınar Irmak

39 MUKOZADA KORUYUCU TABAKA OLUŞTURAN İLAÇLAR Sukralfat Kolloidal Bizmut Bileşikleri Karbenoksolon Sodyum 39Öğr. Gör Pınar Irmak

40 SUKRALFAT (Aluminyum Sukroz Sulfat) Nekrotik ülser tabakasına bağlanarak asid, pepsin ve safraya karşı koruyucu bir tabaka oluşturur. Safra asitlerini absorbe eder Endojen prostoglandin sentezini stimüle eder Daha çok dudenal ülser tedavisinde efektif Aktif hale geçebilmesi için düşük pH gerekir Yemeklerden 1 saat önce ve gece yatarken 40Öğr. Gör Pınar Irmak

41 KOLLOİDAL BİZMUT BİLEŞİKLERİ Peptik ülser yüzeyindeki proteinli eksuda ile birleşerek koruyucu tabaka oluşturur. Remisyon daha uzun sürer. Bakterisid etkisi bulunur. Yan etkisi: –Nörotoksik bir maddedir, ensefalopati yapabilir –Feçesi ve dili siyaha boyar. –Böbrek yetmezliğinde ve gebelerde kullanılmaz 41Öğr. Gör Pınar Irmak

42 KARBENOKSOLON SODYUM P.ülser tedavisinde kullanılabilir İntestinal mukusun sekresyon ve viskositesini Mineralokortikoid benzeri yan etkiler –HT –Sıvı retansiyonu –Hipokalemi 42Öğr. Gör Pınar Irmak

43 PROSTAGLANDİN ANALOGLARI: MİSOPROSTOL Parietal hücreler üzerindeki EP3 reseptörlerine bağlanır “Sitoprotektif” etkisi mevcuttur Bazal, nokturnal ve uyarılmış asid salgılanmasını inhibe ederler. NSAI ilaçların neden olduğu gastrik-mukozal hasarı önlemek için kullanılırlar. 43Öğr. Gör Pınar Irmak

44 MİSOPROSTOL PGE1 analoğudur. NSAI ilaç kullanan hastalarda kullanılır. Günde 4x200 mg dozunda kullanılır. En önemli yan etkisi diyaredir. Gebelikte kontrendikedir. 44Öğr. Gör Pınar Irmak

45 Helicobacter Pylorii ENFEKSİYONUNUN TEDAVİSİ Gram negatif bir basildir. Gastrit Mide ve duedonum ülserleri Gastrik adenokarsinoma Gastrik B-hücreli lenfoma 45Öğr. Gör Pınar Irmak

46 46Öğr. Gör Pınar Irmak

47 LAKSATİF VE PÜRGATİFLER Feçesin yumuşamasını sağlayarak defekasyon sırasında atılmasını kolaylaştıran ilaçlara laksatif, feçesin sulu kalmasını sağlayan ve istem dışı olarak hızlı bir şekilde atılmasına neden olan ilaçlara da pürgatif (müshil, katartik) adı verilir. 47Öğr. Gör Pınar Irmak

48 Yumuşatıcı Laksatifler: ■ Sıvı vazelin, ■ Bitkisel sıvı yağlar: Zeytin yağı, pamuk yağı, ■ Dioktil sodyum sülfosüksinat. 48Öğr. Gör Pınar Irmak

49 Kitle Oluşturan Laksatifler: ■ Metilselüloz, ■ Agar, ■ Kepek. 49Öğr. Gör Pınar Irmak

50 Tuz Laksatif Pürgatifler: ■ Mg SO4 ■ Mg-Sitrat. ■ Na2SO4 50Öğr. Gör Pınar Irmak

51 Stimülan Laksatif Pürgatifler: ■ Bisakodil (Dulcolax). ■ Fenolftalein (Alin, Laksafenol). ■ Hint yağı (Ricinol). ■ Dantron (Normolaks). ■ Senozid A ve B (Pursenid). 51Öğr. Gör Pınar Irmak

52 Laksatiflerin uzun süre kullanılmaları, kalın barsak fonksiyonunda ve rektal reflekste devamlı depresyona neden olur. Konstipasyon (kronik kabızlık), çoğu kez hareketsiz yaşam, posası az diyetle beslenme ve yeteri kadar su içmeme gibi alışkanlıklara bağlı olduğundan, önce bunların düzeltilmesi yararlı olur. 52Öğr. Gör Pınar Irmak

53 Pürgatif ilaçlar, genellikle bir kez kullanılırlar. Acil durumlar dışında gece yatarken alınmalıdırlar. Laksatif ve purgatiflerin uzun süre kullanılması devamlı ishale bağlı su kaybı nedeniyle dehidratasyon, hipokalemi, hiponatremi ve hiperaldosteronizme yol açar. Vitamin eksikliği belirtilerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Gebeliğin sonuna doğru pürgatif ilaçların kullanılması erken doğum veya düşüğe neden olabilir. 53Öğr. Gör Pınar Irmak

54 ANTİDİYAREİK İLAÇLAR Feçesin belirgin şekilde sıvılaşması ve defekasyon sıklığının artması durumuna diyare adı verilir. Diyareye yol açan etkenler; çeşitli bakteriler, besinler içinde oluşan zehirler, ilaçlar, barsakta sindirim enzimlerinin azalması ve safra asidlerinin çoğalması olabilir. Diyareye karşı nedene yönelik tedavi uygulanır. Bu imkan bulunmayan durumlarda ise antidiyareik ilaç kullanılır. 54Öğr. Gör Pınar Irmak

55 Opioidler ■ Opyum tentürü. ■ Kodein. ■ Difenoksilat (Lomotil). ■ Loperamid (İmodium). 55Öğr. Gör Pınar Irmak

56 Parasempatolitik İlaçlar Atropin v.b. parasempatolitik ilaçlar zayıf antidiyareik, fakat güçlü antispazmodik etki yaparak diyareye eşlik eden spazm ve kolik hallerinin giderilmesi için kullanılırlar. 56Öğr. Gör Pınar Irmak

57 Oral Rehidratasyon Sıvısı Uzun süre devam eden diyare, vücutta elektrolit ve su kaybına neden olur ve dehidratasyon, metabolik asidoz ve K+ eksikliği gelişir. Bu bozuklukların düzeltilmesi için i.v. Veya oral elektrolit solüsyonları verilerek rehidratasyon yapılmalıdır. DSÖ'nün tavsiye ettiği oral rehidratasyon sıvısı şu şekildedir: 3,5 g NaCl 2,5 g NaHCO3 1,5 g KCl 20 g glukoz 1 l su Hazırlanan oral rehidratasyon sıvısı 50 ml/kg dozunda 4 saat içinde hastaya içirilmelidir. 57Öğr. Gör Pınar Irmak

58 EMETİK İLAÇLAR Ağızdan alınan maddelerle oluşan akut zehirlenmelerin tedavisinde hastayı kusturmak için kullanılan ilaçlardır. 58Öğr. Gör Pınar Irmak

59 Apomorfin Kusma merkezini uyararak 5-10 dakika içinde kusmaya neden olur. S.K. 0,1 mg/kg dozunda kullanılır. Morfin gibi SSS'ni deprese ettiğinden alkol ve uyku ilaçları gibi SSS depresanları ile olan zehirlenmelerde kullanılmamalıdır. 59Öğr. Gör Pınar Irmak

60 İpeka Şurubu Ağızdan 20 ml dozda verilir.Bu doz 1-1,5 bardak su ile alınmalıdır. 20 dakika içinde kusma meydana gelir. 60Öğr. Gör Pınar Irmak

61 ANTİEMETİK İLAÇLAR Taşıt tutması, bazı hastalıklar ve gebelik sırasında oluşan devamlı emezis (kusma) hallerinin önlenmesi için kullanılırlar. 61Öğr. Gör Pınar Irmak

62 Antihistaminikler Taşıt tutması, gebelik kusmaları ve vestibüler kaynaklı bazı hastalıklarda oluşan kusmalarda kullanılırlar. 62Öğr. Gör Pınar Irmak

63 Nöroleptik İlaçlar Klorpromazin (Largactil), Haloperidol (Haldol), Tietilperazin (Torecan), özellikle metabolik veya ekzojen toksinlerin yaptığı emeziste, radyasyon hastalığında, antineoplastik ilaçlarla veya postoperatif dönemde ortaya çıkan bulantı ve kusmalara karşı kullanılırlar. Kusma merkezini inhibe ederek etki gösterirler. 63Öğr. Gör Pınar Irmak

64 64Öğr. Gör Pınar Irmak


"1Öğr. Gör Pınar Irmak. Gastrointestinal (mide-barsak) kanalını etkileyen ilaçlara sindirim sistemi ilaçları adı verilir. 2Öğr. Gör Pınar Irmak." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları