Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SOLUNUM SİSTEMİ. Solunum Sistemi çocuk ve yetişkinde benzerlikler göstermektedir. Fakat bazı gelişimsel farklılıklar çocukların solunum sisteminin kolay.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SOLUNUM SİSTEMİ. Solunum Sistemi çocuk ve yetişkinde benzerlikler göstermektedir. Fakat bazı gelişimsel farklılıklar çocukların solunum sisteminin kolay."— Sunum transkripti:

1 SOLUNUM SİSTEMİ

2 Solunum Sistemi çocuk ve yetişkinde benzerlikler göstermektedir. Fakat bazı gelişimsel farklılıklar çocukların solunum sisteminin kolay etkilenmesine yol açmaktadır.

3 Çocuklarda Solunum Sisteminin Farklılıkları Kostalar yatay ve esnektir İnterkostal kaslar gelişmemiştir (Negatif intraplevral basınç arttığında kolayca retraksiyonlar görülür) Yaşamın ilk aylarında burun solunumu vardır, dil geniştir, epiglotis U şeklindedir, larenks daha yukarıdadır

4 Hava yollarının çapı yetişkine oranla daha dardır (Tıkanıklık riski artar). Trakea bronşial kartilaj yumuşaktır. (Küçük çocuklarda ekspirasyon sırasında kollaps olasılığını arttırır) Hava yollarındaki kaslar gelişmemiştir (Kuvvetli öksüremez).

5 Mükoz membranların damarsallaşması yoğundur (Travma, ödem spazmı arttırabilir). Hava yolları daha düzdür ve sağ bronşun trakeadan ayrılma açısı dardır (aspirasyon ve yabancı cisim). Alveollerin sayısı ve hacmi azdır (Solunum sayısını arttırır).

6 Prematüre bebeklerde sürfaktan azdır. Isı kontrolü yetersizdir ve vücut yüzey alanları daha geniştir. Solunuma yardımcı kaslar az gelişmiştir. Bebeklerde solunum için karın kasları kullanılır. Torasik solunum 2-3 yaşında başlar ve 7 yaşında tamamlanır.

7 Solunum Sisteminin Değerlendirilmesi Mevcut hastalık öyküsü, Geçmiş sağlık öyküsü, Sosyo-ekonomik ve ailevi faktörler, Fiziksel çevre, Sağlık uygulamaları, Sistemlerin incelenmesi, Aile öyküsü ( kalıtsal hastalıklarda).

8 Göğüs ve Akciğerlerin Değerlendirilmesi İnspeksiyon Göğüs şekil ve yapı bakımından incelenir. Kuş Göğsü: Sternumun öne doğru çıkarak göğsün ön-arka kuturunun genişlemesidir. Fıçı Göğüs: Göğüs kafesinin yuvarlak şekilde olmasıdır.

9

10 Kunduracı Göğsü: Sternumun alt kısmı içeriye doğru çöküktür. Kongenital bir bozukluktur, kalbe ve büyük damarlara bası yapabilir. Harrıson Oluğu: Hasta yatar pozisyonda iken 8 ve 10. kosta bölgesinde çöküntü olmasıdır. Raşitizm ve akciğer hastalıklarında olabilir.

11

12 Göğsün simetrik olup olmadığı incelenir. Göğüs inspirasyon ve ekspirasyon sürecinde havalanması açısından gözlemlenmelidir. Çomak parmak olup olmadığı değerlendirilir. Solunum şekli değerlendirilir

13 Palpasyon Göğüs herhangi bir kist, yumuşama, hassasiyet, tümör ya da anormal bir büyüme olup olmadığı yönünden incelenir. Raşitik tespih olup olmadığına bakılır. Klavikuların her iki tarafı palpe edilerek kırığa işaret edecek hassasiyet, yumuşama ve kıtırtı sesi yönünden değerlendirilir.

14 Servikal, subraklavikular ve aksiller lenf bezleri incelenir. Lenf bezlerinin yeri, sayısı kıvamı ve büyüklüğü değerlendirilir. Genellikle 3 mm olmaları normaldir. Trekeanın şekli ve yeri palpe edilir.

15 Perküsyon Oskültasyon Steteskop kullanılarak yapılır. Çocuk nefes alıp verirken ya da küçükse ağlıyorsa ağlama boyunca dinlenir.

16 Ronküs: Daralmış hava yollarından kaynaklanan müzikal ve devamlı seslerdir. Raller: Seslerin süre ve frekansına bağlı olarak ince ve kaba diye sınıflandırılan, müzikal olmayan ve devamlı olmayan akciğer sesleridir. Kaba raller artmış solunum yolu sekresyonları nedeniyle meydana gelir.

17 Krepitasyon: Ardarda çıtırtı şeklinde duyulur. Ayrıca balgam incelemesi yapılır. Rengi, bulanık olup olmadığı, miktarı, yoğunluğu ve kan olup olmadığına bakılır. Öksürük Prodüktif Öksürük: Salgılı, balgamlı

18 Nonprodüktif Öksürük: Kurudur. Tiz seslidir. Larenjit, trekea ve glottal irritasyon, larenks paralizisi, solunum yoluna tümör basısı, yabancı cisim, tbc ve bazı pnömonilerde görülür. Öksürük ile birlikte hemoptizi: Yabancı cisim aspirasyonu, tbc, akciğer ödemi, damar anomolileri ve bazı akciğer enfeksiyonlarında görülür.

19 Solunum Sisteminin Doğal Korunma Mekanizmaları Burunda dışarıdan gelen parçacıkların tutulması, Epiglot refleksi ile aspirasyon engellenmesi, Adenoidlerin, tonsillerin ve faringeal dokuların mikroorganizmaları tutması,

20 Solunum sistemi tarafından salgılanan yapışkan materyal, Siliar hareketler, Öksürük, Trekea-bronşial dinamizm; soluk alırken genişler, soluk verirken daralır, Pozisyon değişimi: trekea-bronşialın drene olasına izin verir,

21 Lenfatikler: Terminal bronş ve bronşiollerden organizmaları lenf nodlarına taşır, Hümoral savunma mekanizması: makrofajlar, enzimler ve immünglobülinler (IgA) mikroorganizmaları ve yabancı cisimleri yok eder.

22 Doğal Savunmayı Bozan Durumlar Kronik astım, Kistik fibrozis, İmmün yetmezlik, İrritan maddelerle sık karşılaşma, Organizmalarla sık karşılaşma, Malnütrisyon, Yorgunluk,

23 ÜST SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI

24 Çocuklarda sık görülür. Soğuk algınlığının şiddeti sıklıkları kadar önemli değildir. Etken; % 90 Rhinovirüs ve serotipleri. Bulaşma; Burun-boğaz sekresyonları ile direk veya indirek temas ile bulaşır. İnkübasyon süresi; 2-5 gündür. SOĞUK ALGINLIĞI

25 Belirti ve Bulgular Nazal akıntıda artma, sulu pürülan akıntı Bebeklerde ve küçük çocuklarda ateş Burun müköz membranında ödem ve eritem Boğaz ağrısı, hapşırma, Faringeal drenajın artması nedeni ile öksürük Servikal lenf nodlarında şişme, Bebeklerde sekonder semptomlar olarak kusma ve diyare

26 Tanı Akut nazofarenjit ya da diğer bilinen adıyla “soğuk algınlığı”, etiyolojinin %90- 95’ini viral etkenlerin (rinovirüs, adenovirüs, influanza ve parainfluanza virüsleri) oluşturduğu, çocukluk döneminin en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonudur.

27 27 Soğukalgınlığında Doktora Başvurmalı mı?… Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin görülmesi halinde ve belirtilerin geçmemesi durumunda mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir. 39 C'yi geçen ateş Yutkunurken zorlanma Devamlı kulak ağrısı Nefes alırken ağrı ve Sürekli yada çok kıvamlı balgam üreten öksürük Şişmiş lenf bezleri

28 Tedavi ve Bakım En etkili tedavi eğitimdir. Spesifik tedavisi yoktur, semptomatik tedavi uygulanır. Nemlendirme, hidrasyon, burna serum fizyolojik, Ateş varsa antipretik verilir,

29 Tedavi ve Bakım Viral enfeksiyonlar 3-7 günde iyileşir. İstirahat, Sulu gıda, Antienflamatuar-analjezik verilmesi yeterlidir.

30 Şişen nazal pasajı rahatlatmak için 6 aydan büyük bebek ve çocuklarda dekonjestanlar kullanılabilir. Vazokonstrüksiyon yaparak etki eden dekonjestanlar, oral olarak alındıklarında genellikle burun damlalarına göre daha az etki ederler. Bu ilaçlar tüm damar yataklarını etkilediklerinden diyabeti olan çocuklara verilirken dikkatli olunması gerekir.

31 Öksürük kesiciler kuru öksürükte kullanılabilir. Ancak bazı öksürük ilaçları %22 alkol içermektedir. Bu nedenle çocuklara düzenli olarak verilmemeli ve çocukların ulaşamayacağı güvenli bir yerde muhafaza edilmelidir.

32 Nazofarenjit, antibiyotiklerin gereksizce kullanıldığı bir hastalıktır. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı direnç gelişmesine ve maddi kayıplara yol açar. Antibiyotikler sekonder bakteriyel enfeksiyon gelişimini de engellemez.

33 Hemşirelik girişimleri Küçük bebeklerde en rahatsız edici durum burun tıkanıklığıdır. Bebeğin başının yükseltilmesi ya da yatağın baş kısmının kaldırılması sekresyonların drenajını sağlar. Aspirasyon ve buhar uygulaması da rahatlamada etkilidir. Serum fizyolojik damlatılması da bebeği rahatlatır.

34 Bebek ve çocuklarda yeterli sıvı alımı sürdürülmelidir. Hastalık boyunca çocuk iştahsız olabilir, ancak dehidratasyonu önlemek için hoşlandığı sıvıları alması sağlanmalıdır. Nazofarenjit sekrasyonlarla yayıldığı için en iyi korunma yolu, enfeksiyonu olan kişilerden uzak durmaktır.

35 Enfeksiyonların sık görülmesinin çocukluk çağının bir parçası olduğu ve 5 yaşından sonra çocukların birçok virüse karşı bağışıklık geliştirecekleri açıklanmalıdır. Kreşe giden çocuklarda enfeksiyon daha sıktır.

36 Tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları konusunda aile bilgilendirilmelidir. 3 yaşından küçük çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları sık görüldüğü için, ebeveynler çocuklarının sürekli enfeksiyon geçirmesinden tedirginlik duyabilirler.

37 Gerekli ise antibiyotik, Dispnesi olan vakalar hastanede gözlem altında tutulmalı, Ciddi solunum problemi olduğunda endotrakeal entübasyon yapılır, trakeotomi bazen gerekli olabilir.

38

39 AKUT FARENJİT Farenjit, faringeal tonsilleri de içine alan farenksin inflamasyonudur. Farenjite neden olan bakterilerin başında A Grubu Beta Hemolitik Streptekoklar (GABHS) gelmektedir.

40 40

41 A Grubu Beta Hemolitik Streptekok enfeksiyonu geçiren çocuklar, akut romatizmal ateş (ARA), kalp, eklem ve santral sinir sistemi inflamasyonu, akut glomerulonefrit ve akut böbrek enfeksiyonu oluşması yönünden risk taşırlar.

42 Farenjite en sık 4-7 yaşları arasında rastlanır. Tonsillerin olup olmaması farenjitin sıklığını, seyrini ve komplikasyonların gelişimini etkilemez.

43 Belirti ve Bulgular (Hafif) Özellikle yutarken olan boğaz ağrısı, Bazen kulak ağrısı, Servikal lenf nodlarında büyüme ve hassasiyet, Hafif (subfebril) ateş, °C, Farenks mukozasında belirgin enflamasyon, hiperemi, ödem, Komplikasyon enderdir.

44 Belirti ve Bulgular (Ciddi) Yüksek ateş °C, Göreceli olarak yavaş nabız, Yumuşak damak ve uvulada ödem, Mükopürülan eksuda, Soluk bir yüz ifadesi, Komplikasyon daha sık.

45 NAZOFARENJİTFARENJİT Küçük Çocuklar Ateş Huzursuzluk Hapşırma Kusma ya da diyare Küçük Çocuklar Ateş Huzursuzluk İştahsızlık Orta düzeyde boğaz ağrısı Baş ağrısı Küçük Çocuklar Ateş Huzursuzluk Hapşırma Kusma ya da diyare Küçük Çocuklar Ateş Huzursuzluk İştahsızlık Orta düzeyde boğaz ağrısı Baş ağrısı

46 Fiziksel Belirtiler Bölgede mukozanın ödemi ve vazodilatasyonu Fiziksel Belirtiler Küçük Çocuklar Bölgede hafiften orta düzeye kadar hiperemi Büyük Çocuklar Farenkste orta düzey kırmızı, ödemli yapı Farenks ve tonsillerde hiperemi Genellikle tonsillerde psödomembran oluşturacak kadar bol foliküler eksuda Servikal bezlerde büyüme ve hassasiyet

47 Genellikle viral enfeksiyonlarda enkübasyon süresi 3-4 gün, Streptokokkal enfeksiyonda ise 2 gündür. 5 yaşın altındaki çocuklarda viral olma olasılığı daha yüksektir.

48 Bakteriyel olarak başlayan veya sekonder bakteriyel enfeksiyon gelişen olgularda iyileşme süresi uzar ve 10 günü aşar. Her iki durumda da tedaviye antibiyotik eklenmelidir. İlk tercih edilecek olan grup penisilinlerdir.

49 İki günden uzun süren ya da tekrarlayan öksürük Wheezing (solunum seslerinde değişim) Devamlı ağlama Yemeyi reddetme Uyku düzeninde değişim, uyuyamama

50 Tanı Tanı için boğaz kültürü alınmalıdır. Bazı çocukların boğazında streptekoklar normalde de olabileceği için (çocuklardaki streptekok taşıyıcılığı), kültür sonucunun pozitif olması aktif hastalığı göstermeyebilir.

51 Tedavi Viral farenjitte antibiyotik kullanmaya gerek yoktur. Akut dönemde çocuğun dinlenmesi sağlanır, bol hidrate edilir, ateş ve ağrı için antipiretikler ve analjezikler verilebilir. Streptekoka bağlı farenjit ise 10 gün süreli oral penisilin ile tedavi edilir.

52 Çocuk akut evrede yatak istirahatine alınır. Boyuna soğuk ya da ılık kompresler rahatlamayı sağlayabilir. Büyük çocuklarda, boğazdaki rahatsızlığı azaltmak için ılık tuzlu su ile gargara yapılabilir. Ağrı nedeniyle çocuklar oral almak istemeyebilirler. Bu durumda, çocuk yemek yemesi için zorlanmamalıdır. Bol sıvı alması desteklenmelidir.

53 Tedavide önemli olan nokta, antibiyotiklerin doğru kullanımı ve tedavi süresinin tamamlanmasıdır. Eğer enjeksiyon gerekiyorsa derin kas içi dokuya yapılması gerekir.

54 TONSİLİT Tonsiller faringeal kavitede yer alan lenfoid dokulardır. Patojen mikroorganizmalara karşı filtre görevi görürler. Ayrıca antikor üretiminde de rol oynarlar. Çocuklarda tonsiller erişkinlerden daha büyüktür. Bu farklılığın, çocuğun koruyucu bir mekanizmaya sahip olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

55 Tonsillit genellikle farenjitle beraber görülür. Etken viral ya da bakteriyel olabilir. Küçük çocuklarda lenfoid dokunun fazla olması ve sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle sık morbiditeye neden olur.

56 Palatina tonsiller ödem nedeniyle büyüdüğünde, solunum yolunda obstrüksiyona neden olurlar ve beslenmeyi zorlaştırırlar. Çocuklar yutkunmada ve soluk alıp vermede güçlük çekerler. Adenoidlerde büyüme oluştuğunda, burnun arka kısmındaki boşluk bloke olacağı için, burundan boğaza hava geçişi bozulur ve çocuk ağız solunumu yapar.

57

58 Palatin tonsiller farinksin iki yanında, adenoid tonsiller ise farinkste yer alır. Tonsiller lenf dokularına mikroorganizmaların geçişini engeller. Tonsiller çocuklarda daha büyüktür.

59

60 Belirti ve Bulgular Palatin tonsillit Yüksek ateş ve laterji, Lökosit sayısında artma, Tonsiller iltihaplı ve kripli, Tonsiller parlak kırmızı ve geniş, Boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü.

61 Adenoid tonsillerin bulguları; Ağız solunumu, Halüsinasyonlar, Ateş, laterji, faringeal ağrı ve ödem, İşitme güçlüğü, konuşma güçlüğü Östaki borusunun obstüriksiyonu işitme güçlüğüne neden olur, Genişlemiş adenoid doku uykuda apneye neden olabilir.

62 Tedavi ve Bakım Etken viral ise semptomatik tedavi, Bakteriyel ise antibiyotik ( penisilin ), Yüksek ateş için antipiretik, Ağrı için aneljezik verilir.

63 Tonsillektomi Palatin tonsillerin çıkarılması tonsillektomi, faringeal tonsillerin çıkarılması ise adenoidektomi olarak adlandırılır.

64 Adenoidektomi Endikasyonlar Kronik obstrüktif hipertrofi Obstrüktif uyku apnesi sendromu Üst solunum yolu direnç artış sendromu Disfaji ve konuşma bozukluğu Anormal dentofasiyal gelişime neden olma (ortodontist tarafından saptanmış ) Horlama ve devamlı zor solunum

65 Adenoidektomi ise adenoidlerin cerrahi olarak çıkarılmasıdır; adenoidlerde hipertrofi olduğunda, nazal solunumun tıkanması durumunda uygulanır. Yılda 3 defadan fazla tonsillit ya da adenomlarda inflamasyon görülürse, tonsillektomi ya da adenotonsillektomi yapılabileceği belirtilmektedir.

66 Rekürrent enfeksiyon Rekürrent adenoidit Rekürrent akut süpüratif otitis media veya effüzyonlu otitis media, kronik effüzyonlu otitis media Rekürrent, kronik rinosinüzit

67 ORTAKULAK İLTİHABI (Otitis media) Otitis media, ortakulak boşluğunun enflamasyonudur. Çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonlarını izleyerek ortaya çıkar.

68 AOM Tanısı  Ateş + kulak ağrısı (aşırı ağlama) : %90 ÜSYE semptomları ile gelen (AOM hariç) olguların %72’sinde aynı bulgular  Öykü, tek başına yeterli değil Pnömatik otoskopi altın standarttır.

69 Çoğunda effüzyon (sıvı) gelişir. Toplanan sıvının özelliğine göre effüzyonlu otitis media (süpüratif otit) Pürülan otitis medialı hastanın ilk yakınması genellikle kulak ağrısıdır. Kulakta uğultu, tıkanıklık hissi, işitme azlığı diğer belirtilerdir.

70 ya da seröz otitis media olarak adlandırılır. Seröz otitis media (SOM) lokal ya da genel enfeksiyon bulguları olmaksızın sağlam kulak zarı arkasında sıvı toplanmasıyla karakterizedir. Otitis media akut ya da kronik olabilir. Akut Otitis Media (AOM)'nın yinelemesi durumunda hastalık kronikleşir.

71 AOM'da kulak zarının hiperemik, bombe görünümü

72 Kronik otitis mediada kulak zarında perforasyonun görünümü. Orta kulakta pürülan materyal izleniyor

73 Üç yaşına kadar, çocukların yaklaşık % 80'i bir kez, aynı grubun %50'si ise üç kez ya da daha fazla otitis media enfeksiyonu geçirmiştir. En sık 6-36 ay arasındaki çocuklarda görülür. Bir yaşından önce otitis media atağı geçirenlerde yineleme riski daha fazladır.

74 Etken Sıklıkla virüsler etkendir. Streptekokkus pnömonia, Hemophilus influenza ve Moraxella catarrhalis neden olmaktadır.

75 Hazırlayıcı Faktörler Östaki tüpünün kısa olması nedeni ile nazofarengeal sekresyon ve bakterilerin orta kulağa kolayca geçmesi, Adenoid dokunun östaki ağzını kapatması, Sık geçirilen viral enfeksiyonlar.

76 Cinsiyetin erkek olması, Kalabalık yerlerde yaşam, Biberonla beslenme, Sigara (pasif), İlk atağın erken yaşta geçirilmesi, Kardeş ya da anne babada AOM öyküsü,

77

78 Seröz (İrinsiz) Otitis Media Seröz otitis media sıklıkla östaki borusunun çeşitli nedenlerle tıkanarak orta kulakta seröz bir sıvının birikmesi sonucu oluşur. 6 yaşın altındaki çocuklarda sıktır. Akut pürülan otitis media öncesinde veya hemen sonrasında meydana gelebilir.

79 Klinik Bulgular Genellikle asemptomatiktir. İşitme kaybı vardır. İşitme kaybı dil ve zihinsel gelişimi olumsuz yönde etkiler. Kulakta tıkanıklık ve su hissi olabilir.

80

81 Tanı Kulak zarının otoskopik muayenesi ile konur. İşitme kaybının belirlenmesi açısından odiyometrik inceleme yapılır.

82 Tedavi Nedene yönelik olarak yapılmaktadır. Sıvı seröz olmasına karşın bakterilerin de bulunabileceği düşüncesi ile antibiyotik tedavisi, Burna serum fizyolojik, Antimikrobiyal tedavi ile düzelmeyenlere cerrahi olarak ventilasyon tüpü (östaki borusunun havalanmasını sağlamak amacı ile) yerleştirilmektedir.

83 Pürülan Otitis Media Çoğunlukla viral ya da bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu geçirilmesinin ardından komplikasyon olarak gelişir.

84 Klinik Bulgular Çoğunlukla geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonundan ortalama 1 hafta sonra; Yüksek ateş, Letarji, irritabilite, Kulak ağrısı, kulak akıntısı, Büyük çocuklarda işitme kaybı, Bebeklerde kusma ve karın ağrısı olabilir.

85

86 Tedavi Antibiyotik, antipiretik ve analjezikler, serum fizyolojikli burun damlaları uygulanır. Çocuğun durumu kötüleşiyor ise ya da altta yatan bir immun yetmezlik söz konusu ise timpanosentez yapılıp etkene göre antibiyotik kullanılmalıdır. Timpanoplasti ve gerekli durumlarda adenoidektomi önerilmektedir.

87 Komplikasyonlar Orta kulak iltihabının tekrarlaması. İşitme kaybı, Perforasyon, Fasiyal paralizi, Menenjit ve intrakraniyal komplikasyonlara rastlanır.

88 Bakım Önerilen ilaçlar uygulanır. Çocuk yarı oturur veya dik pozisyonda beslenir. Ateş izlemi yapılır. Ağrılı dönemde lokal sıcak uygulama yararlıdır. Çocuğun başı, ağrıyan kulak üstüne çevrilerek yatırılır. Burun tıkalı ise açılmalıdır.

89 Aile aşağıda belirtilen konularda bilgilendirilir; AOM'nin kronikleşmesini önlemek için önerilen antibiyotiklerin kullanım şekli ve önerilen sürede uygulanması, Banyo sırasında kulağa su kaçırılmaması, İşitme kaybı söz konusu olacağından ailenin bu konuda uyanık olması,

90 Beslenmenin dik pozisyonda yapılması, Seröz otit'e neden olan alerjik nedenlerin ortadan kaldırılması, Okulda öğrenme güçlüğü olan çocukların özellikle seröz otit açısından incelenmesi,

91 Timpanoplasti ameliyatı olan çocukların su içi aktivitelerinin (dalma, zıplama) kısıtlanması gerektiği, Kronikleşen durumlarda kontrollere gidilmesinin önemi.

92 KRUP SENDROMLARI Krup, larinks ve trakeanın inflamatuar reaksiyonları için kullanılan bir terimdir. Bu tablo başta enfeksiyonlar olmak üzere, mekanik ve allerjik nedenlerle meydana gelebilir.

93 Akut Epiglotit Larenks girişinin sıklıkla hiperakut seyreden, ödemli, iltihaplı enfeksiyonudur. Daha çok Haemophilus influenza Tip B, Streptococcus pneumonia gibi etkenlerle oluşur. Erkeklerde hafif fazlalıkla birlikte vakaların çoğu 1-5 yaşındadır.

94 Çocukluk çağında dar anatomik oranlar nedeni ile çok tehlikeli, hayatı tehdit eden hastalık tablosudur. Bundan dolayı acil olarak tedavisinin yapılması gerekmektedir.

95 Klinik Bulgular Ateş, Epiglot şiş, kırmızı ve ödemli, Genel durumda bozulma Dispne

96

97 Tedavi ve Bakım Hava yolu açıklığını sağlanmalı, hasta rahat bir pozisyonda oturmalı, Hastayı ajite edecek işlemlerden kaçınılmalı, Rahatsızlık yaratacak ve tedaviyi geciktirecek işlemler ertelenmeli, Soğuk buhar inhalasyonu,

98 Bronkodilatatörler, Parenteral sistemik antibiyotikler Sistemik kortikosteroid, Ciddi solunum problemi olduğunda endotrakeal entübasyon yapılır, trakeotomi bazen gerekli olabilir. Önlemede hemofiliz infulenza aşısı önerilmektedir.

99 Akut Laringo-Trakeit Enflamatuar ödem ve şişlik ile trakeanın çapının daralmasına neden olan bir enfeksiyondur. Okul öncesi çocuklarda daha sıktır. Erkekler kızlardan daha çok etkilenir. Sonbahar ve kış aylarında sık görülür. Genellikle ÜSYE’ larını izler.

100 Belirti ve Bulgular Boğuk ses, Giderek şiddetlenen havlar tarzda öksürük, İnspiratuar stridor Dispne, Sub ve subrasternal çekilmeler, Solukluk ya da siyanoz, Huzursuzluk,

101 Tedavi ve Bakım Nemli ve sakin ortam, Sıvı gereksiniminin karşılanması, Ciddi vakalarda kortikostreoidler, Nebülizatörle epinefrin uygulama (etken viral ise),

102

103 Akut Spazmotik Krup Geceleri nefes alırken stridor ile karekterizedir. Daha çok 1-3 yaşta görülür. Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Allerjik durumların ve psikolojik faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir.

104 Belirti ve Bulgular Boğulur gibi metalik öksürük, Şiddetli inspiratuar stridor, Ses kısıklığı ve huzursuzluk,

105 Tedavi ve Bakım Semptomatiktir, Buhar uygulaması, Nebülizatör ile epinefrin uygulama,

106 Ebeveynler aşağıdakilerden herhangi biri oluştuğunda sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiği konusunda bilgilendirilmelidirler: Kulak ağrısı Solunum sayısının dakikada 50-60’dan fazla olması 38.3° C’nin üzerindeki ateş Halsizlik Ateşle beraber ya da ateş olmaksızın irritabilite

107 Bronşiolit Bronşiollerin enfeksiyon ve inflamasyon sonucu tıkanmasıdır. Bronşial duvar boyunca müköz membranda ödem olur, lümen müküs ve eksuda ile dolarak tıkanır. 2-6 aylık bebeklerde hastaneye yatırılma nedenlerinden en önemlisidir.

108 Hastalık genellikle sonbaharın sonları ve kışın görülür. Etken genellikle virüstür. Respiratuvar sinsityal virus en sık saptanan ajandır. Vakaların en az dörtte üçünden sorumludur. Enfeksiyon oldukça bulaşıcıdır.

109 Belirti ve Bulgular Burun akıntısı, Düşük derecede ateş, Öksürük, Hızlı ve yüzeysel solunum, Burun kanadı solunumu, İnterkostal ve subkostal çekilmeler, Wheezing,

110 Bebek irritabl olabilir, Beslenmesi kötüdür ve kusar, Konjunktivit, otitis media ve farenjite ilişkin diğer ÜSYE bulguları olabilir, Respiratuar distres sıvı alımını engeller ve dehidratasyona yol açabilir.

111 Tedavi ve Bakım IV hidrasyon, Oksijen tedavisi, Kan gazları, Nemli, sessiz ve sakin ortam, Aldığı-çıkardığı izlemi, Solunum izolasyonu, Baş yükseltilir, gerektiğinde aspirasyon ve postural drenaj, Vital bulguların sık değerlendirilmesi, Sık ağız bakımı.

112 Bronşıyal Astım Bronşiyal astım genellikle geri dönebilen (reversibl) hava yolu obstrüksiyonu ile sonuçlanan hava yollarının kronik enflamatuar bir hastalığıdır. Solunum yolu aşırı cevabı astımın değişmeyen bir parçasıdır. Hastalığın şiddeti aşırı cevabın derecesi ile ilgilidir.

113 Hastalığın görülme sıklığının yaş ve cins ile ilişkisi Çocuklarda en sık görülen kronik akciğer hastalığıdır. Çocukluk çağında ilk yaşta hastalığın başlaması nadirdir. Genellikle başlangıç yaşı 3-8 yaşlar arasındadır. Çocukluk çağında erkeklerde kızlara oranla 2 kat daha fazla görülmektedir.

114 Ergenlik döneminde ise hastalık erkek ve kız çocukları eşit oranda etkilemektedir. Kentte yaşayanlar kırsal kesimde yaşayanlara oranla bronşiyal astıma daha eğilimlidirler. Genetik eğilim önemlidir.

115 Astım Nöbetinin Oluşumu Bronş ve bronşiollerin düz kaslarında spazm, Bronş ve bronşiollerde ödem, Bronş ve bronşiollerin mukoza altı salgı bezlerinden aşırı sekresyon salgılanması, Sekresyonun hava yolunu tıkaması.

116 Bronşiyal astım oluşumunda rol oynayan etmenler Biyokimyasal etmenler; Duyarlı çocuklarda antijenik maddeler akciğer dokusundaki çeşitli hücreleri (mast hücreleri, bazofiller vb.) uyarırlar.

117 İmmunolojik etmenler; Çocukluk çağı astımlarda allerjik oluşum oldukça büyük bir yer tutmaktadır. Dış çevredeki çok sayıda madde astmatik krize neden olmaktadır. Ev tozu, küf mantarları, hayvan tüyleri, idrar, dışkı, epitel hücreleri, polenler, besinler en çok astım krizini başlatan allerjenlerdir.

118 Enfeksiyöz etmenler; Rinit, sinüzit ve solunum yollarının viral enfeksiyonları sıklıkla astım krizlerine neden olabilir. Endokrin etmenler; Bazı çocuklarda premenstrüel dönemde astım şiddetlenirken, bazı çocuklarda puberte döneminde iyileşebilir.

119 Psikolojik etmenler; Endişe, korku, stres, heyecan gibi duyguların da astımda görülen belirtilerin ortaya çıkmasında rolü olduğu kabul edilmektedir.

120

121

122 Bronşiyal Astımın Sınıflandırılması Bronşiyal astımda değişik sınıflandırmalar yapılmıştır. Bronşiyal astım allerjik ve nonallerjik olmak üzere ikiye ayrılır. Çocuklarda görülen astımın büyük bir kısmı allerjiktir.

123 Belirti ve Bulgular Çocukta solunum süresinin kısalması, akut solunum zorluğu ile başlayarak wheezing ile birlikte gittikçe ağırlaşan kronik semptomlar görülebilir. Kriz başlangıcı yavaş yavaş olabileceği gibi ani de olabilir.

124 Yaygın küçük hava yolu obstrüksiyonu sonucunda; Hışıltı, Dispne, Tekrar eden öksürük, Yardımcı solunum kaslarının kullanımını içerir.

125 Hava yolu daralması; bronkospazm ve mukozal ödemi takiben koyu yapışkan mukus ile tıkanma sonucu ortaya çıkar. Astımın epizodik özelliği, ataklar arasında hastanın normal solumasına izin vermesidir.

126

127 Genellikle çocuğun rengi soluk, kulakları ve yanakları kızarıktır. Dudakları koyu kırmızıdır, zaman ilerledikçe siyanoz olabilir. Çocuk yorgun, huzursuz ve endişelidir. Kriz ilerledikçe terleme gözle görülebilir. Büyük çocuklar solunumlarını rahatlatmak amacıyla oturur pozisyonda ve hafif öne doğru eğilerek otururlar.

128 Ağır spazm ve obstrüksiyonlarda solunum sesleri hızlı ve kabadır. Yüzeyel, düzensiz solunum ve aniden solunum sayısında artış hastalığın ilerlediğini, ventilasyonun bozulduğunu ve asfiksi varlığını gösterir.

129 Status Astmatikus Astımlı çocukta ciddi respiratuar distres ve bronkospazmın, özellikle sempatomimetik ilaç tedavisinden sonra da devam etmesi durumudur. Solunum yetmezliği, acil müdahale edilmesi gereken bir durumdur ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanır.

130 Çocuğun yoğun bakıma alınma kriterleri şunlardır: Ciddi hipoksi (Arteriyal oksijen satürasyonu oksijen bağlanmasına karşın <%90) Zirve ekspiratuar akım hızı <%25 Arteriyal karbondioksit düzeyinde artma

131 Status Astmatikus Tedavi Status astmatikusta tedavinin amacı; ventilasyonun sağlanması, dehidratasyon ve asidozun düzeltilmesi ve var olan enfeksiyonun tedavisidir. Çocuk monitörize edilir. Pulse oksimetre takılır. Devamlı nebülize albuterol ve IV kortikosteroidler, aminophylline gibi ilaçlar verilir.

132 Tanıya Yardımcı Yöntemler Öykü, Klinik belirtiler, Fizik muayene, Laboratuvar incelemeleri.

133 Astım tanısı; Rekürrent semptom hikayesi, Spirometre ile gösterilen reversibl hava yolu obstrüksiyonu, Diğer hışıltı nedenlerinin ayırt edilmesi

134 Astımda başarılı tedavi için; Eğitim, Semptomları tetikleyen maddelerin tanınması, Hava yolu enflamasyonunu azaltmak için farmakolojik girişim, Programın uygulanması, Alevlenmelerde hemen müdahale.

135 Tedavi Astımda koruyucu, destekleyici ve ilaçla tedavi yapılmaktadır. İmmünoterapi (sorumlu antijen solüsyonlarının derialtı enjeksiyonu), Fizik tedavi (solunum kaslarını geliştirerek balgamın dışarı atılması), Psikolojik tedavi,

136 Oksijenle birlikte bronkodilatatörler, Antienflamatuar ilaçlar (steroidal ya da nonsteroidal), Antihistaminikler, Ekspektoranlar, sedatifler, Hidrasyon, Gerekirse antibiyotik.

137 137

138 Astımı olan çocukta bazı hemşirelik tanıları Havayolunu Temizlemede Etkisizlik (Yoğun mukuslu sekresyonlar, öksürük ve havayolundaki değişikliğe bağlı) Gaz Değişiminde Bozulma (Havayolu obstrüksiyonuna, olası ek solunum hastalığı ve ilaca olan yanıtın az olmasına bağlı)

139 Sıvı-Volüm Dengesizliği Riski (Solunum distresi nedeniyle yeterli sıvı alımında zorluğa bağlı) Korku (Aile ve Çocukta) (Sağlık durumunda değişme ve zor soluk almaya bağlı) Terapötik Rejimi Etkisiz Yönetme: Aile (Kronik bir hastalığın günlük yönetimi konusunda yetersiz eğitime bağlı)

140 Bakım Çocuk sessiz, sakin, allerjenlerden ve enfekte kişilerden uzak temiz bir odaya yerleştirilmeli, Yatakta yarı fowler veya fowler pozisyonda oturtulur. Sıkı giysileri gevşetilir. Gerekirse oksijen verilebilir.

141 Rengi, kan gazları takip edilmelidir. Wheezingde azalma olup olmadığı gözlenmelidir. En az 1 saat süre ile, 15 dakika aralarla yaşam belirtileri alınmalı ve kaydedilmelidir.

142 Aldığı-çıkardığı ve sıvı izlem yapılmalıdır. Postural drenaj, solunum egzersizleri yapılabilir. Soğuk içecekler bronkospazma neden olacağından kaçınılmalıdır. Dinlenmesi sağlanmalıdır.

143 Aile Başetmesi – Güçlendirilmeye Hazır Oluş (Günlük ilaç alımı nedeniyle astım kontrolünün artması) AMAÇGİRİŞİM BEKLENEN SONUÇ Çocuk ve ailenin hemşire ile birlikte çalışarak, çocuktaki astım yönetiminin geliştirilmesi Astımın yönetimi konusunda ailenin endişeleri dinlenir ve yanlış anlaşılmaları düzeltmek için bilgilendirilir Çocuğun astım yönetimine yönelik aileye gerekli beceriler (değerlendirme, malzemeyi kullanma, ilaçları uygulama) öğretilir İlk birkaç astım atağının yönetimi konusunda aileye telefonla danışmanlık yapılır Acil servise ya da sağlık kuruluşuna başvurması gereken bulgular konusunda aileye bilgi verilir Çocuğun astım ataklarını yönetme konusunda ailenin yeterli olduğunu ifade etmesi

144 Sağlığı Sürdürmede Etkisizlik (Okulda astım yönetim planının olmaması ile ilişkili olarak) AMAÇGİRİŞİMBEKLENEN SONUÇ Çocuğun okuldaki astım bulgularını kontrol altına almasına ve yönetmesine yardımcı olacak bireysel sağlık planı geliştirmesi Aileye, okul hemşiresine ve yönetimine iletmek üzere eğitim materyalleri verilir Bütün çocukların astım yönetim planını oluşturulmasında yer alması desteklenir Çocukta astım atağı geliştiğinde yapılması gerekenlerın (talimatlar) yazılı olarak oluşturulması ve bunun okul sağlık planında yer alması sağlanır Okulda kullanılacak ilaç ve malzemeler okul revirine bırakılır Okul hemşiresinin olmadığı durumlarda spesifik astım girişimleri konusunda öğretmen bilgilendirilir Astım ataklarına bağlı olarak okula devamsızlık sayısının azaltılmasına yönelik okul sağlık planının uygulanması

145


"SOLUNUM SİSTEMİ. Solunum Sistemi çocuk ve yetişkinde benzerlikler göstermektedir. Fakat bazı gelişimsel farklılıklar çocukların solunum sisteminin kolay." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları