Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1/25 KHO – UA HUKUKTA KUVVET KULLANMA DERSİ P.Bnb. Levent DEMİRCİ KIBRIS’DAKİ MEVCUT HUKUKİ DURUMUN İNCELEMESİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1/25 KHO – UA HUKUKTA KUVVET KULLANMA DERSİ P.Bnb. Levent DEMİRCİ KIBRIS’DAKİ MEVCUT HUKUKİ DURUMUN İNCELEMESİ."— Sunum transkripti:

1 1/25 KHO – UA HUKUKTA KUVVET KULLANMA DERSİ P.Bnb. Levent DEMİRCİ KIBRIS’DAKİ MEVCUT HUKUKİ DURUMUN İNCELEMESİ

2 2/25 ANA SORU : Mevcut durumda Türkiye’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” (KC) ve KKTC ile ilgili tezi nedir? Zürih ve Londra Anlaşmaları 2.Garanti Anlaşması 3.KC’nin Resmi Devlet Olarak Tanınması 4.Türkiye’nin 1974 Müdahalesi 5.KTFD ve KKTC’nin İlanı 6.Antlaşmaların Hukuki Geçerliliğine Yönelik İddialar 7.GKRY’nin AB’ye Girişi 8.Sonuç

3 3/25 11 Şubat 1958:Zürih Anlaşması 19 Şubat 1959:Londra Anlaşması 16 Ağustos 1960:Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ile buna bağlı Kuruluş, İttifak ve Garanti Anlaşmaları Egemenlik ve bağımsızlığın iki ulusal topluma ortaklaşa verilmesi ve bir ulusal toplumun diğerine hükmedememesi Zürih ve Londra Anlaşmaları

4 4/25  Cumhurbaşkanı Rum, Yardımcısı Türk  Bakanlar Kurulu 7 Rum 3 Türk üye  Temsilciler Meclisi 35 Rum 15 Türk üye  Cumhuriyet Ordusu ve memur kadroları oranı  Her toplumun iç işlerine bakacak Cemaat Meclisi  Ceza davalarında mahkeme heyeti suçlunun ait olduğu toplumun yargıçlarından oluşacak  Beş büyük şehirde ayrı belediyeler  Resmi dil Türkçe ve Rumca  Cumhurbaşkan yardımcısı veto yetkisine sahip Zürih ve Londra Anlaşmaları Fonksiyonel federatif devlet Türkler için azınlık haklarından öte haklar Garantör devletlerin garantisi

5 5/25 Garanti Anlaşması Md 1: "Kıbrıs Cumhuriyeti herhangi bir devletle tamamen veya kısmen herhangi bir siyasi veya iktisadi birliğe katılmamayı taahhüt eder. Bu itibarla herhangi bir diğer devletle birleşmeyi veya adanın taksimini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak teşvik edecek her nevi hareketi yasak ve ilan eder“ Md 2: "Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu anlaşmanın birinci maddesinde gösterilen yükümlülüklerini göz önüne alarak, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve aynı zamanda Anayasanın temel maddeleriyle kurulan düzenini tanırlar ve garanti ederler". Md 4: "Ortak veya anlaşarak hareket olası olmadığı taktirde garanti veren her üç devletten herbiri, bu anlaşma ile kurulan düzeni tekrar kurmak amacı ile harekete geçmek hakkını saklı tutarlar.” 2. Garanti Anlaşması

6 6/25 Rum tezine göre 1964 yılında Türklerin Adayı taksim etmek amacıyla devlete karşı silahlı mücadeleye başlamaları ve devlet fonksiyonlarını ifadan kaçınmaları nedeniyle salus populi est supreme lex (Zaruret durumu) prensibi uyarınca Anayasanın bazı hükümlerinde ayrılınmak zorunda kalınmıştır. Zaruret prensibi hukuka aykırı bir eyleme, tek başına, hukuka uygunluk kazandıran bir durumdur. 1964’de Kıbrıs Yüksek Mahkemesi kararı ile bu durum Kıbrıs Anayasasına girmiştir. (TOLUNER, 1977: 388) 3. KC’nin Resmi Devlet Olarak Tanınması

7 7/25 Ada'da BM Barış Gücü'nün görevlendirilmesine ilişkin 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı Rum Yönetimi, bu kararda GKRY'den “Kıbrıs'ın meşru hükümeti” olarak söz edildiği gerekçesiyle, tüm Kıbrıs'ı temsile yetkili bir tutum içinde olmuş, Kıbrıs Türklerine siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve sportif yasaklamalar başlatmış, 1974 sonrasında ise uluslararası destek bulmuştur. (Sezer, 2007: 87 aktaran DURAN, 2008: 124) 3. KC’nin Resmi Devlet Olarak Tanınması

8 8/25 20 Temmuz 1974’de Garanti anlaşmasının 4. maddesinde öngörülen şartlara uyulmak suretiyle Türkiye “Tecavüzü Durdurma” harekatı gerçekleştirmiştir. Harekatın dayanağı 15 Temmuz öncesi Status quo’ya dönmek değil “anlaşma ile kurulan Düzeni yeniden kurmak” olarak açıklamıştır. Düzenin yeninden kurulması 1960 Kurumlarının yeniden canlandırılmasından öte, Türk Toplumunun güvenliği ve Devlet idaresindeki eşitliğini sağlayan, Kıbrıs Cumhuriyetinin Kuruluşu ideallerine olanak tanıyan düzendir. (TOLUNER, 1977: 271) 4. Türkiye’nin 1974 Müdahalesi

9 9/25 Rum tarafı ise Türkiye’nin müdahalesinin Garanti Anlaşması ve BM Şartı’na aykırı olduğunu, Garanti Anlaşmasının ilgili taraflara Kıbrıs Cumhuriyetine dışarından gelecek saldırılar karşısında müdahale hakkı tanıdığını savunmuştur. (TOLUNER, 1977: 273) 4. Türkiye’nin 1974 Müdahalesi

10 10/25 Diğer yandan Yunanistan kuvvet kullanma izni veren bir antlaşmanın hukuka uygun olup olmayacağı konusunu gündeme getirmiştir. Nitekim Yunanistan kuvvet kullanmama ilkesinin jus cogens bir kural olduğunu ve buna aykırı olarak yapılan antlaşmaların geçerli olamayacağı ileri sürülmüştür. (TOLUNER, 1977: ) 4. Türkiye’nin 1974 Müdahalesi

11 11/25 Avrupa Konseyi 573 sayılı kararı (29 Temmuz 1974 tarih)nın 3. maddesinde; “... Adada diplomatik yollardan bir anlaşmaya varılamamasından dolayı, Türk Hükümeti 1960 Garanti Antlaşması’nın 4. maddesine göre müdahale hakkını kullandı” denmektedir. Atina Temyiz Mahkemesi’nin 21 Mart 1979 tarihinde aldığı 2658/79 sayılı kararla ; “Türkiye’nin Zürih ve Londra Anlaşması çerçevesinde garantör devlet olarak Kıbrıs’a müdahalesi yasaldır. Asıl sorumlu, haklarında dava açılan Yunanlı Subaylardır” demektedir. (KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı Tanıtma Dairesi [web2]) 4. Türkiye’nin 1974 Müdahalesi

12 12/25 Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Kıbrıs Türk Federe Devleti 1974’te kurulan Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, Kıbrıs Türklerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli değildi. Bunun üzerine Kıbrıs’ta ileride kurulacak iki kesimli federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti’ne zemin hazırlamak için Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti olarak yeniden düzenledi. “ 5. KTFD ve KKTC’nin İlanı

13 13/25 12 Mart 1975’te 367 sayılı kararıyla BM Güvenlik Konseyi, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir bölümünün Kıbrıs Türk Federe Devleti olacağını ilan eden tek taraflı alınmış kararı esefle karşılıyoruz” diyerek “adanın bölünmesini amaçlayan tüm eylemlerden kaçınılması” isteğini yinelemiş ve böylece KTFD’nin ölü doğmasına neden olmuştur. 5. KTFD ve KKTC’nin İlanı

14 14/25  Rumların Kıbrıs Sorununu BM’ye taşıma gayretleri  Resmi KC olarak tanınmaları; hiçbir anlaşmaya yanaşmamaları  BM Genel Kurul’unun 13 Mayıs 1983 tarihli 37/253 nolu kararı: Türkiye işgalci kuvvet – KC adanın tamamı üzerinde egemen 15 Kasım 1983 KKTC’nin Bağımsızlık Deklarasyonu, Madde 22/b: “KKTC’nin ilan edilmesi, iki eşit halkın ve kendi idarelerinin gerçek bir federasyon temelinde yeni bir ortaklık kurmalarına engel teşkil etmeyecek, aksine bu tür bir federasyonun oluşması için gerekli koşulların oluşumuna katkıda bulunacaktır. KKTC bu yönde çaba sarf edecek ve başka hiçbir devletle birleşmeyecektir.” 5. KTFD ve KKTC’nin İlanı

15 15/25 18 Kasım 1983 tarihinde aldığı 541 sayılı kararla BM Güvenlik Konseyi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının “hukuken geçersiz” olduğunu söylemiş, “Kıbrıslı Türk makamlarının adanın bir kısmını bölme anlamına gelen bu ilanını esefle karşıladığını” belirtmiş ve bütün devletlere çağrıda bulunarak adada “Kıbrıs Cumhuriyeti dışında herhangi bir devletin tanınmamasını” istemiştir. 5. KTFD ve KKTC’nin İlanı

16 16/25 “15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının "self-determinasyon" (kendi kaderini tayin etme) hakkına dayanılarak ve siyasi eşitliği vurgulanarak ilan edilmiştir. Bu yola gidilirken federasyon tezi muhafaza edilmiş ve Rum tarafına barış ve çözüm çağrısında bulunulmuştur.” (Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, [web]) Diğer bir yorum: 1983'te KKTC’nin kurulması, Garanti Antlaşması'nda böyle bir müdahalenin meşru amacı olarak belirlenen önceki statükoyu yeniden kurmak amacının da terk edildiğinin göstergesi ve kuvvet kullanma yasağına aykırı bir eylem sonucu sömürgelikten kurtulmuş bir devletin parçalanması olarak değerlendirilmiştir. (KESKİN, 1998: ) 5. KTFD ve KKTC’nin İlanı

17 17/25  Antlaşmalarının Zor Kullanılarak Kabul Ettirildiği İddiası  İttifak Antlaşması’nın Esaslı İhlâl Sebebiyle Feshi  Antlaşmalarının Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 2/1. Maddesine Aykırılığı  Antlaşmalarının Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 2/4. Maddesine Aykırılığı  Emredici Hukuk Kurallarına (Jus Cogens) Aykırılık  Diğer Geçersizlik ve Sona Erdirme Nedenleri Bağlamında Anlaşmaları 6. Antlaşmaların Hukuki Geçerliliğine Yönelik İddialar

18 18/25  Antlaşmalarının Zor Kullanılarak Kabul Ettirildiği İddiası  Temsilciye Baskı Yapılarak Akdedilen Anlaşma  Devlete Yöneltilen Baskıyla Akdedilen Anlaşma 6. Antlaşmaların Hukuki Geçerliliğine Yönelik İddialar

19 19/25  İttifak Antlaşması’nın Esaslı İhlâl Sebebiyle Feshi 6. Antlaşmaların Hukuki Geçerliliğine Yönelik İddialar

20 20/25  Antlaşmalarının Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 2/1. Maddesine Aykırılığı BM Anlaşması 2/1 Madde: BM örgütü ve üyeleri, 1. Maddede belirtilen amaçlara ulaşmak üzere aşağıdaki ilkelere uygun biçimde hareket edeceklerdir : 1) Örgüt, tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesi üzerine kurulmuştur. 6. Antlaşmaların Hukuki Geçerliliğine Yönelik İddialar

21 21/25  Diğer Geçersizlik ve Sona Erdirme Nedenleri Bağlamında Anlaşmaları  Rebus Sic Stantibus İlkesi ve Anlaşmaları  Sonraki imkansızlık ve Anlaşmaları 6. Antlaşmaların Hukuki Geçerliliğine Yönelik İddialar

22 22/25 Kıbrıs Türk Tarafının Tezi: MENDELSON Raporu Kıbrıs Rum tarafının, Türkiye’nin üye olmadığı AB’ye katılmak için müracaat etmeye veya katılmaya hakkı olmadığı Kıbrıs Rum Tarafının Tezi: CRAWFORD/HAFNER/PELLET Raporu  “KC”nin AB tarafından bağımsız bir devlet olarak tanındığını  GKRY’nin devleti temsil etmeye yetkili olduğu  KC dısında herhangi bir otoritenin kabul edilmediği  KKTC’nin sadece Türkiye tarafından tanındığını 7. GKRY’nin AB’ye Girişi

23 23/25 Ada’da birbirlerini temsile yetkili olmayan GKRY ve KKTC yönetimleri mevcut. Türk tarafı, gerek KTFD gerekse KKTC’nin ilanında Rumlarla ortak bir devlet kurulması hedefini dışlamayan bir tutum içinde: “gerçek bir ayrılma”dan öte soruna BM çerçevesinde adil, kalıcı, kapsamlı bir çözüm iradesini sergilemiştir. Rum tarafının son olarak 2004’te Annan Planı’nda olduğu gibi, tüm çözüm girişimlerine karşı çıkmaları ve “üniter devlet” yapısı altında osmosis’i, yani Kıbrıs Türklerini azınlık konumunda Rumlar içinde eritme hedeflerini ortaya koymaları, giderek Ada’da bölünmeyi kalıcı ve meşru hale getirmektedir. (SEZER, 2007: ) 8. Sonuç

24 24/25 65 KM 112 KM 162 KM 267 KM 418 KM 965 KM ETİK GÜÇ DENGESİ NORM Türkiye’nin istediği, 1960 yılında kurulmuş olan düzenin yeniden tesisidir. YUNANİSTAN ?

25 25/25 KHO – UA HUKUKTA KUVVET KULLANMA DERSİ P.Bnb. Levent DEMİRCİ KIBRIS’DAKİ MEVCUT DURUMUN İNCELEMESİ


"1/25 KHO – UA HUKUKTA KUVVET KULLANMA DERSİ P.Bnb. Levent DEMİRCİ KIBRIS’DAKİ MEVCUT HUKUKİ DURUMUN İNCELEMESİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları