Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

VERGİ (devam). Vergide Yararlanma ve Ödeme Gücü İlkesi Kamu maliyesi içerisinde bazı genellemeler yapılarak, eşit durumda olanların eşit işleme tabi tutulması,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "VERGİ (devam). Vergide Yararlanma ve Ödeme Gücü İlkesi Kamu maliyesi içerisinde bazı genellemeler yapılarak, eşit durumda olanların eşit işleme tabi tutulması,"— Sunum transkripti:

1 VERGİ (devam)

2 Vergide Yararlanma ve Ödeme Gücü İlkesi Kamu maliyesi içerisinde bazı genellemeler yapılarak, eşit durumda olanların eşit işleme tabi tutulması, yani “yatay eşitlik” şeklinde ifadesini bulan bir yaklaşım kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, sahip olunan iktisadi unsurların yapısı ve bileşiminin belirlenmesini öngörür. Feldstein ve Musgrave; iki kişinin refah düzeyi verginin konulmasından önce eşit idi ise, verginin konulmasından sonra da eşit refaha sahip olmaları gerektiği yönündedir.

3 Yararlanma ilkesi, vergilerin; kamu faaliyet ve hizmetlerinden sağlanan yararın göz önünde bulundurulmasını ya da alınmasını öngörmektedir. Yararlanma ilkesinde, kamu malları ve hizmetleri, özel mal ve hizmetlerdeki koşullara benzer şekilde piyasa talebi tarafından belirlenecek ve tüm maliyet, kullanıcılar veya yararlanıcılar üzerine yüklenecektir.

4 Mükelleflerin gelir ve servet düzeyleri biribirinden farklıdır. Vergilendirme sırasında bu farklılığın dikkate alınması, herkesin mali gücüne göre vergilendirilmesi, vergi adaletinin temel gereğidir. Kişinin yaşamını sürdürmeye ancak yetecek gelirinin vergilendirilmemesi ise şarttır. Aksi taktirde vergi sonucu mükellefler, vergi yükünü aşırı bir şekilde duyarlar ve yaşamlarından fedakarlık etmek zorunda kalırlar.

5 Vergi Ödeme Gücüne Ulaşma Yolları Pigou, Dalton gibi bazı bilim adamları, bir maldan fazla iktisab olunduğunda, eklenen fazla birime atfedilen faydanın azaldığını (azalan marjinal fayda) ve geliri düşük bir kimsenin bir lirasına atfettiği faydaya kıyasla daha fazla olduğunu göz önünde tutarak artan oranlı vergilemeyi destekleyici yönde akla yakın ve kabuledilebilir bir görüş ileri sürmüşlerdir.

6 Buna göre, fedakarlığın eşitlenmesi için, geliri üzerinden, yüksek gelirli düşük gelirliye kıyasla daha fazla vergi ödemelidir. Kişiler arasında karşılaştırma yapmak sorununu ortaya çıkaran bu görüş yüksek gelirlinin ne kadar fazla vergi ödemesi gerektiği sorusunu açıklığa kavuşturmuş değildir. Vergilemede potansiyel kazancın dikkate alınması doğru ve tarafsız bir yaklaşım değildir. Bir bina boş kalmış olsa bile tam gelir elde ettiği düşüncesi ortaya çıkar.Boş bir mülkün sahibi tamamen dolu olan bir binanın sahibi gibi vergi kapsamına girmiş olur.

7 Vergi Ödeme Gücü Açısından Konu ve Matrahın Seçimi Hobbes, Mill, Fischer ve Kaldor, ödeme gücünün belirlenmesinde harcamaların esas alınmasını ileri sürmüşlerdir. Hareket noktaları, vergileme açısından bireylerin katkıları (emek, sermaye arzı vb.) yerine, ekonomiden çektiği, mal ve hizmet tüketimi üzerinden vergilendirilmesinin daha doğru olacağıdır.

8 Kaldor’a göre, tüketim gelirden daha çok daha iyi bir vergi konusudur. Tüketim bir birey tarafından kişisel tüketim için ekonomiden çekilen kaynakları gösterir. Gelirin tüketilmeyen yani tasarruf edilen kısmı, ülkenin sermaye stokuna ve toplam üretim kapasitesine eklenir. Kişinin gelirinden daha fazlasını (borç sağlaması, eski tasarruflarını kullanması gibi) tüketimi halinde; ülkenin sermaye stokunu azaltacağından yüksek vergi ödemelidir.

9 Vergi Ödeme Gücüne Ulaşmak Açısından Teknikler Özellikle gelir vergisi açısından ödeme gücüne ulaşmada kullanılan araçlar; En az geçim indirimi Artan oranlı vergi tarifeleri Gelirin kaynağının göz önünde bulundurulması (ayırma ilkesi) Muafiyet ve İstisnalar

10 En az geçim indirimi, kişinin kendisinin ve ailesinin yaşamını asgari düzeyde sürdürmesi için gerekli gelirin vergilendirilmemesini ifade etmektedir. Uygulama Şekilleri 1. Matrahtan İndirim Sistemi 2. Vergiden İndirim (Dekot) Sistemi 3. Bölme (Katsayı) Sistemi

11 Matrahtan indirim sistemi, mükellefin gelirinden en az geçim indirimi tutarının düşülmesi ve kalan kısmın vergilendirilmesi şeklinde gerçekleştirilen uygulamadır. Buna göre örneğin bir mükellefin yıllık toplam geliri 30 YTL. Ve yararlanacağı yasalarla öngörülmüş en az geçim indirimi tutarı 5 YTL. ise, başkaca indirim bulunmadığı varsayımı altında 25 YTL. üzerinden vergi hesaplanacak değeri oluşturacaktır. V = O v (G t -I t )

12 Önce mükellefin vergilendirilmesi söz konusu geliri, vergi tarifesine göre vergilendirilmekte,; daha sonra; en az geçim indiriminin tarifeye göre bulunan vergisi toplam vergiden düşülmektedir. Buna Vergiden indirim ya da dekot sistemi denilmektedir. V = (G t -O v1 )-(İ t -O v2 )

13 Bölme (Katsayı) Sistemi, Aile gelirinin aile bireyleri sayısında bölümlenmesinden sonra vergilendirilmesini öngören sistemdir. V = (O vt.G t /k).k


"VERGİ (devam). Vergide Yararlanma ve Ödeme Gücü İlkesi Kamu maliyesi içerisinde bazı genellemeler yapılarak, eşit durumda olanların eşit işleme tabi tutulması," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları