Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Şirketlerin Vergilendirilmesi Şirketler aslında hiçbir şart altında gelir vergisinin mükellefi olamazlar. Zira gelir vergisinin mükellefi gerçek kişilerdir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Şirketlerin Vergilendirilmesi Şirketler aslında hiçbir şart altında gelir vergisinin mükellefi olamazlar. Zira gelir vergisinin mükellefi gerçek kişilerdir."— Sunum transkripti:

1 Şirketlerin Vergilendirilmesi Şirketler aslında hiçbir şart altında gelir vergisinin mükellefi olamazlar. Zira gelir vergisinin mükellefi gerçek kişilerdir. Ancak gelir vergisi açısından şirketler olmasa da şirket ortaklarının bazı yükümlülükleri söz konusudur.

2 Sermaye Şirketleri Sermaye şirketi grubuna giren (anonim şirket, limited şirket ve hisseli komandit şirket) şirketler açısından gelir vergisi yönüyle incelenmesi gereken bir konu yoktur. Çünkü sermaye şirketleri kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmıştır. Şahıs şirketleri açısından ise durum biraz farklıdır. Adi şirket, adi komandit şirket ve kollektif şirket şahıs şirketi niteliğindedir Çünkü bu şirketler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmadıkları gibi gelir vergisi de ödemezler.

3 Adi Şirket Adi şirketin niteliği borçlar kanununda düzenlenmiştir(m. 520) ve ticaret şirketi olarak kabul edilmez. Adi şirket, ortak bir amaca ulaşmak üzere, iki ya da daha fazla kişinin emek ya da sermayesini birleştirmesinden oluşan şirkettir. Buna karşın, TTK’da düzenlenmiş olan diğer bütün şirketler, şahıs ya da sermaye şirketi olup olmamasına bakılmaksızın ticaret şirketi olarak kabul edilir

4 Adi Şirket Devam… Tüzel kişiliği yoktur ve gelir ya da kurumlar vergisi mükellefi olarak belirlenmemiştir Adi şirkette vergi ortaklar adına hesaplanmaktadır. Bir başka deyişle adi şirket ortakları ortaklıkları nispetinde vergiyi şahsi ticari kazanç olarak beyan etmek zorundadırlar. zirai kazanç hükümlerine göre Adi ortaklıklarda ticaret şirketlerinin aksine zirai faaliyet bulunduklarında vergilendirme ticari kazanç hükümlerine göre değil, zirai kazanç hükümlerine göre yapılır.

5 Örnek… A, B ve C arasında kurulmuş olan arasında kurulmuş olan bir adi oraklıkta % 40 A, % 30’ar da B ve C ortaktır. Tarım makineleri satan adi ortaklıktan elde edilen gelir YTL’dir. Yine ortaklık adına işletilen borsaya kayıtlı ve gerçek usule tabi olmayan 300 dönüm araziden YTL gelir elde edilmiştir. Vergilendirme nasıl yapılır.

6 Cevap… Öncelikle vergilendirme her bir ortak için ayrı ayrı yapılır. Ayrıca sadece ticari kazanç beyana tabidir. Buna göre; Bay A % 40 hisseye sahip Yani TL geliri söz konusu tarifesine göre ödemesi gereken vergi şöyledir TL'nin TL'si için TL, fazlası% 20 Fazları = x0.20=660 Hesaplanan ve ödenmesi gereken vergi= =1.965 TL

7 Örnek devam Diğerlerinin geliri ise % 30’dan TL’dir. Bu miktara isabet eden vergi ise yukarıdaki gibi hesaplanacaktır ve B ve C ortakları için hesaplanan ve ödenmesi gereken vergi x0.20=60=1365 TL TL isabet eden zirai kazanç ise gerçek usule tabi olmadığından yukarıdaki kazanca dâhil edilmez. Bu kazanç tevkifâta tabidir ve borsaya kayıtlı olduğu için % 2 tevkifât ödenir x2/102=294.1 TL’dir.

8 Kollektif Şirket Adi şirketin aksine kollektif şirketin tüzel kişiliği vardır. Ancak kollektif şirket kurumlar vergisi mükellefi değildir. Tüzel kişilik olarak gelir vergisi mükellefi de olamaz. Bu yüzden adi şirkette olduğu gibi burada da ortakların şirketteki payları nispetinde ayrı ayrı şahsi ticari kazanç elde ettikleri kabul edilir. zirai kazanç elde edemezler Adi şirketin aksine kollektif şirketler zirai kazanç elde edemezler. Zirai faaliyetten elde ettikleri kazanç ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirilir.

9 Kollektif Şirket devam… Örnek Çiftlik sahibi Ahmet Bey daha avantajlı gördüğü için zirai faaliyetini kolektif şirket olara örgütlemiş olsun. Bu şahıs kendisine ait dönüm arazide tahıl üretimi yapmaktadır. Cevap Aslında zirai faaliyetle iştigal ettiği halde kollektif şirket olarak örgütlendiğinden elde ettiği kazanç ticari kazanç esaslarına göre vergilendirilir.

10 Komandit Şirket. Komandit şirketler adi ve hisseli komandit şirket olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki tür şirketin de birisi sınırsız (komandite), diğeri sınırlı (komanditer) olmak üzere iki ortak türüne sahiptir. Hem adi hem de hisseli komandit şirketin sınırsız sorumlu ortakları yani komandite ortaklar şahsi ticari kazanç elde etmiş sayılır ve bu kapsamda (gelir vergisi esaslarına göre) vergilendirilir. Adi komandit şirketin komanditer ortağının geliri ise menkul sermaye iradı kabul edilmektedir. Adi komandit şirketlerin zirai faaliyetle iştigal etmeleri karşılığı elde ettikleri gelir kollektif şirkette olduğu gibi ticari kazanç olarak vergilendirilir.

11 Örnek… Yukarıda adi şirketin elde ettiği gelir bir kollektif şirket veya adi komandit şirket (komandite) ortakları tarafından elde edilse idi ödenmesi gereken vergi farklılaşırdı. Zira bu şirketler zirai faaliyetten elde ettikleri kazancı ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirmek zorundadırlar. Vergiyi hesaplamak gerekirse;

12 = TL Ortaklık nisbetleri % 40 ve % 30, % 30 idi Bu kapsamda A B ve C TL 2009 tarifesi gereği, TL'nin TL’si için için % 20 = =3.165 TL vergi hesaplanır. Diğer ortaklar için; TL'nin TL'si için TL, fazlası % = x0.20= =2.145 TL

13 Şahıs şirketlerinin serbest meslek kazancı ile iştigali Şahıs şirketlerinin (yani kollektif ve adi şirket ile adi komandit şirketlerin komandite ortaklarının) serbest meslek faaliyeti ile uğraşmaları halinde elde edilen kazanç ticari kazanç hükümlerine göre değil, serbest meslek faaliyeti hükümlerine göre vergilendirilir. Örneğin iki diş hekimi bir araya gelerek kollektif şirket şeklinde örgütlenmeleri halinde, faaliyet konusu serbest meslek olduğundan, serbest meslek kazancı olarak vergilendirilir şirket olmasına rağmen ticari kazanç olarak değil, serbest meslek kazancı olarak vergilendirilir

14 Adi şirket ortalar ayrı ayrı şahsi ticari kazanç Kollektif şirket ortakları şahsi ticari kazanç Hisseli komandit şirketin komandite ortağı şahsi ticari kazanç Adi komandit şirketin komandite ortağı şahsi ticari kazanç Adi komandit şirketin komanditer ortağı menkul sermaye iradı Sermaye şirketleri kurumlar vergisi Toplu Bakış

15 Kooperatiflerde Muafiyet Kooperatifler aslında kurumlar vergisinin mükellefidir. Esas amacı karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma olan kooperatifler bu amacın dışına çıkabilirler. Bu yüzden aşağıdaki şartları yerine getiren kooperatifler kurumlar vergisinden muaf olur. Kooperatifler bu şartları taşımadıklarında ticaret şirketi gibi değerlendirilir ve kurumlar vergisine tabi olur.

16 Devam… tüketim ve taşımacılık kooperatifleri dışındaki kooperatiflerin muafiyetten yararlanabilir yapı kooperatifleri ile ilgili de farklı düzenlemelere yer verilmiştir. Muafiyetten yararlanabilmek için kooperatifler aşağıdaki şartları bütün olarak sağlamaları bunları ana sözleşmeye koymaları ve fiilen buna uymaları zorunludur. Bu şartlar aşağıdaki gibidir.

17 1.Yalnızca Ortaklarla İş Görmesi Kooperatiflerin ortaklar dışındaki kişilerle ticari ilişkide bulunabilirler. Buna bir engel yoktur. Ancak bu durumda muafiyetten yararlanamaz. kooperatifler ortak dışı iş görür, bu da bir fonda toplanırsa bu yedek akçe sayılır ve muafiyetten yararlanmaya devam eder. Matraha dahil olan ve ortak dışı ilişkiler nedeniyle bir fonda toplanan yedek akçelerin dağıtılması muafiyeti engeller. Yapı kooperatiflerinde kooperatiflerin yapı karşılığında konut ya da işyeri almaları ortak dışı işlem sayılır ve muafiyetten yararlanmayı engeller.

18 2. Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması Sermaye üzerinden kazanç dağıtılması durumunda sermaye şirketlerinin kar payı dağıtımından bir farkı kalmaz. Bu kooperatiflerin temel (karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma) amacı ile çelişir. Bununla birlikte ortaklarla yapılan faaliyetten elde edilen gelir belirli şartlar altında dağıtılabilir. Bu şartların en önemlisi ortakların kooperatifle yaptıkları alışveriş nispetinde olmalıdır. Buna risturn denir. Bu şartlar dışında kazanç dağıtımı muafiyeti ortadan kaldırır.

19 3. Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerine Kazanç Üzerinden Pay Verilmemesi Bu uygulama da kooperatiflerdeki asıl amaca (kar elde etmeme) uygundur. Bu şart sadece yönetim kurulu üyelerini içeriyor gibi gözükse de sermaye üzerinden kazanç dağıtılamayacağı için başkalarına da verilemez. Bunun dışında ödemeni belli aralıklarla ya da yıl sonunda verilmiş olması veya teşvik amaçlı (ödül gibi) verilmiş olması sonucu değiştirmez.

20 4.Yedek Akçelerin Dağıtılmaması Bu şartın da ana sözleşmede yer alması ve fiilen uyulması gerekir. Yedek akçeler risklere karşı ayrılan bir fondur. Örneğin, kooperatif zarar ettiğinde bunu kapatmak için kullanılır. Yedek akçeler muafiyetten yararlanamaz. Yani matraha dahildir.

21 Yapı kooperatifleri Yapı kooperatiflerine ilişkin özel durum ise aşağıda açıklanmıştır. Bu kapsamda yapı kooperatifleri yukarıdaki genel şartları taşımasının yanında aşağıdaki özel şartları da taşıması gerekir. Özel şartlar getirilmesinin nedeni, kooperatif şeklinde örgütlenmiş bazı kooperatiflerin ticari faaliyet yürütmesidir. Bu şekilde haksız kazanç sağlanmakta ve vergi ödememektedir.

22 Devam… yapı kooperatiflerine aşağıdaki yükümlülükler de getirilmiştir. I- Kuruluşlarından sona erinceye kadar yapı kooperatiflerin yönetim ve denetim kurullarında inşaat işini üslenen gerçek ya da tüzel kişilere ve bunların temsilcilerine yer verilmesi II- Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescili, gerekir

23 Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflar 03 Nisan 2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile vakıflara tanınan muafiyetin şartları yeniden belirlenmiştir. Getirilen yeni düzenleme aşağıda açıklanmıştır.

24 Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınmasının Şartları Vergi muafiyeti tanınması talebinde bulunacak vakıfların başvuru tarihi itibarı ile aşağıda belirtilen şartların hepsini bir arada taşıması gerekmektedir. -Faaliyet konusu Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınacak vakfın; sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme, kültür ve çevre koruma ile ağaçlandırma konularında faaliyette bulunmayı amaç edinmiş olması gerekir. Vakfın faaliyet konusu bu sayılanlardan birisi veya birden fazlası ile ilgili olabilir.

25 Devam… Vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakfın bu faaliyetlerinin kamuya açık ve Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı etki yapacak düzeyde olması gerekir. Belli bir yöre veya belli bir kitleye hizmeti amaçlayan vakıflara vergi muafiyeti tanınması mümkün değildir. -Faaliyet süresi Vakıfların, vergi muafiyeti talebinde bulunmadan önce kuruldukları tarihten itibaren en az bir yıl süre ile faaliyette bulunuyor olması gerekmektedir.

26 Devam… -Defter tutma Vergi muafiyeti tanınacak vakıfların bilanço esasına göre defter tutmaları gerekir. Bu vakıfların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre birinci sınıf tüccarlar tarafından tutulması gereken defterleri; aynı Kanunda belirtilen süreler içinde tasdik ettirerek kullanmaları ve vakfa ait iktisadi işletmeler bulunması halinde bunlar için de ayrıca defter tasdik ettirmeleri gerekir. Bu kurumlar vakfın muhasebe kayıtları ile iktisadi işletmesinin muhasebe kayıtlarını birbiriyle karışmasını önleyecek şekilde ayrı ayrı izlemeleri gerekmektedir.

27 Devam… -Mal varlığı ve yıllık gelir Vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıfların vergi muafiyeti talebinde bulundukları tarihte en az YTL (beşyüz beşbin Yeni Türk Lirası) gelir getirici mal varlığına ve en az YTL (kırkdokuz bin Yeni Türk Lirası) yıllık gelire sahip olmaları gerekir. Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz.

28 Devam… -Gelirin harcanma şekli: Vakıf resmi senedinde, elde edilen brüt gelirlerin en az üçte ikisinin sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme, kültür ve çevre koruma ile ağaçlandırma faaliyetlerinden oluşan amaçlara harcanacağının yazılı olması ve son bir yılda bu koşulu fiilen yerine getirmiş olması ve vergi muafiyetinin devamı süresince de bu şarta uyulması gerekir.

29 Devam… -İlgili kuruluşların görüşünün alınması: Vakıfların vergi muafiyetleri taleplerinin Maliye Bakanlığınca ilk değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, vakfa vergi muafiyeti tanınıp tanınmayacağı konusunda Vakıflar Genel Müdürlüğünün ve vakıf resmi senedinde amaç edinilen konulara göre ilgili diğer kuruluşların görüşleri alınır.

30 Devam… -Maliye Bakanlığı merkezi denetim elemanlarınca yapılacak inceleme Yukarıda sayılan şartların yerine getirilmesi halinde, vergi muafiyeti talebinde bulunan vakfın, kurulduğu tarihten inceleme tarihine kadar olan faaliyet ve çalışmaları, görevlendirilecek Bakanlık merkezi denetim elemanınca incelenir.

31 Devam… -Vergi muafiyetinin kaldırılması Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıfların, Bakanlıkta oluşan dosyalarının incelenmesi veya olağan denetimler ya da yaptırılacak özel denetimler sonucunda; - Yasal yükümlülüklere uymadıklarının, - Resmi senetlerinde yazılı sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme, kültür ve çevre koruma ile ağaçlandırmaya yönelik amaçları dışında faaliyette bulunduklarının, - Son yıllardaki faaliyetleri dikkate alındığında resmi senette yazılı amaçlarını gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığının, - diğer yükümlülükleri yerine getirmediklerinin, tespiti halinde, tespit edilen hususlar hakkında ilgili vakıftan açıklama istenir.

32 Devam… Vakıf yönetimince Bakanlıkça verilen süre içinde açıklama yapılmaz veya yapılan açıklamalar yeterli görülmezse veya açıklamalar yeterli görülmekle beraber vakıf Bakanlıkça yapılan uyarıya rağmen benzeri ihlalleri tekrarlarsa, Maliye Bakanlığınca Vakıflar Genel Müdürlüğünün de görüşü alınarak Bakanlar Kurulundan vakfın vergi muafiyetinin kaldırılması istenir. Vergi muafiyeti kaldırılan vakıflar, muafiyetin kaldırıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe yeniden vergi muafiyeti talebinde bulunamazlar. Bu sürenin bitiminden sonra vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıflara bu Genel Tebliğde yazılı şartları taşımaları koşulu ile yeniden vergi muafiyeti tanınabilir.

33 Vergisel Avantajlar Vakıflar tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi kapsamına girmediklerinden, vergiden muaf vakıf statüsü kazanan vakıfların kurumlar vergisinden muafiyetleri de söz konusu olmamaktadır. Vergiden muaf vakıf statüsünü kazanan vakıflar halen mevcut düzenlemelere göre, sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinin 1 ve 2 numaralı fıkraları kapsamına giren teslim ve hizmetleri için katma değer vergisi istisnasından, sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4. maddesinin (k) bendine göre, bu vakıflara kuruluşu için veya kurulduktan sonra tahsis olunan malların intikalinde veraset ve intikal vergisi istisnasından,

34 Devam… sayılı Harçlar Kanununun 59. maddesinin (b) bendine göre, bu vakıflar tarafından iktisap edilecek gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ile bunlara ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinlerinde harç istisnasından, sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4. maddesinin (m) fıkrasına göre, resmi senedinde yazılı amaçlara tahsis edilmek şartıyla vakfa ait binalar için emlak vergisi muafiyetinden yararlanmaktadır. Diğer taraftan, yukarıda sayılan muafiyet ve istisnalar vakfın tüzel kişiliğine yönelik olup vakfa ait iktisadi işletmelerin bu muafiyet ve istisnalardan yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

35 muafiyetler Bilimsel AR-GE yapan kurum ve kuruluşlarda muafiyet Bunlar için muafiyet yine Bakanlar Kurulu tarafından tanınır. AŞ ve vakıf şeklinde örgütlenebilirler. Yatırım teşvik veya indirim belgesi alınmalıdır. Diğer kanunlarla tanınan muafiyetleri Kurumlar vergisi kanunu dışında başka bir kanunla veya uluslar arası bir anlaşmayla muafiyet getirilebilir. (Merkez Bankası Kanunu, Serbest Bölgeler Kanunu gibi..)

36 Risturn İstisnası Bu istisna kooperatiflere ilişkindir. Risturn; geri verme anlamına gelir ve kooperatiflerin ortaklarıyla yaptıkları işler sonucu sağladıkları kazançların kooperatifle yaptıkları işlem hacmi oranında ortaklara geri verilmesi demektir. Bu işlem kooperatif ortaklarının kooperatifle yaptığı alışverişin maliyetini azaltıcı bir nitelik taşır. Risturn istisnası dışında kalan miktar kurumlar vergisine tabidir.

37 Devam… Bu istisnadan sadece kurumlar vergisine tabi olan kooperatifler yararlanabilir. Bir başka deyişle vergiden muaf kurumlar yararlanamaz. Risturn geliri üzerinden tevkifat yapılamaz. Risturn dağıtımının ne kadar olacağına yönetim kurulu karar verir. Risturn istisnası dışındaki gelirler kurumlar vergisine tabidir.

38 örnek % 40 risturn dağıtmayı kararlaştıran yönetim kurulu YTL safi kazanç elde etmişse: 10 x = YTL risturn istisnasıdır. Dolayısıyla geriye kalan YTL üzerinden kurumlar vergisi ödenir. Ancak bu YTL safi kazanç ortaklar arası kazanılmış olmalıdır. Eğer bunun dışında (ortak dışı alışverişlerden de bir miktar varsa) bunlar kurumlar vergisine tabidir YTL de bu kazançtan olduğunu varsaydığımızda kooperatif, = YTL üzerinden vergi ödenir.

39 Devam… İstisna kooperatiften alış veriş yapmayı özendiricidir. Yani ortak olup da kooperatifle iş yapmayanlar veya ortak olmadığı halde kooperatifle iş yapanlar risturnden yararlanamaz. Bu yüzden risturn istisnasına tekabül eden kısım ve her bir ortağa tekabül eden kısım bilinmelidir. Risturn istisnası, dağıtılacak kazançlar için söz konusudur. Dolayısıyla ortak içi bir kazanç elde edilmemişse risturn de yoktur.

40 Devam… Risturn istisnasından sadece tüketim, üretim, kredi kooperatifleri yararlanır. Bunun dışındakiler yararlanamaz. Tüketim kooperatiflerinde; risturnden sadece, şahsi ve aileleri olan “giyecek ve gıda” harcamaları faydalanabilir. Bu yüzden şahsi ve ailevi olmayan yani 3. kişilere yönelik giyecek ve gıda harcamaları ile şahsi-ailevi olarak yapılan (elektrikli ev aletleri, mobilya) alışverişler; ortak dışı yapılan işlem gibi kurumlar vergisine tabidir. Kanuni yedek akçe ve fonlar ayrılmadan risturn dağıtılamaz.


"Şirketlerin Vergilendirilmesi Şirketler aslında hiçbir şart altında gelir vergisinin mükellefi olamazlar. Zira gelir vergisinin mükellefi gerçek kişilerdir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları