Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Çankırı, 2014.   Dilbilimcilerin görüşüne göre, yeryüzünde ilkel dil yoktur; her toplumun dili, fertlerinin düşüncelerini, duygularını, hayallerini.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Çankırı, 2014.   Dilbilimcilerin görüşüne göre, yeryüzünde ilkel dil yoktur; her toplumun dili, fertlerinin düşüncelerini, duygularını, hayallerini."— Sunum transkripti:

1 Çankırı, 2014

2   Dilbilimcilerin görüşüne göre, yeryüzünde ilkel dil yoktur; her toplumun dili, fertlerinin düşüncelerini, duygularını, hayallerini anlatmaya, başkalarına iletmeye imkan verir. Bu anlatım, dilden dile değişen farklı biçimlerde ve birbirinden ayrılan kurallarla gerçekleşebilir. Ancak, günümüz medeniyetinden uzak kalmış, yazısı bulunmayan, yazılı ürünleri olmayan insan topluluklarının, dünyadaki ilerlemelere, yeni yeni beliren kavramlara, bilim ve sanat kavramlarına yabancı kalan ilkel kavimlerin dilleri yoksul, kısıtlı sayılabilir. İlkel dil yok, ama…

3   Bir dilin zenginliği ne sözcük sayısının çokluğuyla, ne o dili konuşan insan sayısının fazlalığıyla, ne de dilin konuşulduğu coğrafyanın genişliğiyle ilgilidir. Dillerin zenginliğinin başta gelen ölçüsü çeşitli duygu, düşünce ve kavramları anlatabilme gücüdür. Duygu, düşünce ve kavramları dile getirebilmek için sözcük sayısının çok olması önemli olmakla birlikte, bundan daha önemlisi dilin sözcük türetme ve soyutlama gücüdür.  Bir dilin zenginliğinin en önemli kanıtları arasında, o dilin anlatım gücünün yüksekliği, değişik kavramları ayrı ayrı karşılayabilmesi, tarihi boyunca geniş bir sözvarlığı ortaya koyması gibi nitelikler de vardır. Eğer bir dil, kendi kök ve ekleriyle her türlü kavramın anlatımı bakımından gücünü gösterebilmiş, geçmişinden bugüne, geniş bir sözvarlığına sahip olmuşsa; bir konuyu, bir durumu, bir davranışı değişik yollardan, farklı biçimlerde söze dönüştürebiliyorsa, o dile “zengin bir dil” diyebiliriz. Hangi dil zengindir?

4   Sözvarlığı denince, ilk akla gelen, insanın vücudundan, organlarından başlayarak onun en önemli ihtiyaçlarını oluşturan yiyecek ve içeceklerin adlarına, akrabalık ilişkilerini gösteren kavramlara, ona yakın olan tarım hayvanlarına, bitkilere, renklere, tabiat olaylarına ait kelimeler ve almak, vermek, yemek… gibi fiillerdir. Bunlar, sözvarlığının temel sözvarlığı adı verilen bölümünü oluşturur. Bugün, dünyadaki gelişmeler ve insan yaşamında yeni yeni önem taşıyan kavramların meydana gelmesi, buzdolabı, televizyon gibi cihazların günlük yaşamda vazgeçilmez parçalara dönüşmesi nedeniyle temel sözvarlığının çerçevesi, özellikle, yabancı dil öğretiminde 2000 sözcüğe çıkarılmıştır. Sözvarlığı, Temel Sözvarlığı

5   Sözvarlığı içinde, bilim, teknik, sanat, zanaat, spor gibi değişik alanların özel kavramları olan terimler de vardır. Geometrideki dik açıdan kimyadaki çökeltiye, dişçilikteki köprüden hekimlikteki anjiyoya, futboldaki ofsayta kadar, içinde yabancı dilden gelenleri de olan bu unsurlar terim olarak nitelenir. Terimlerin ancak çeşitli alanların uzmanlarınca bilinenleri özel terim sözlüklerinde yer alırken telefon, röntgen, enflasyon gibi yaygınlaşan, halkça bilinenleri, günlük kullanımda geçenleri genel sözlüklere girer. Terimler

6   Sözvarlığını oluşturan öğeler arasında, deyimler, atasözleri ve özellikle Türkçede önemli bir yer turan ikilemeler de bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, günlük hayatta kullanılması adet olmuş «ilişki sözleri» veya «kalıp sözler» adı verilen «geçmiş olsun», «kolay gelsin» gibi sözler de vardır. Herhangi bir dilin sözvarlığı, içerdiği somut ve soyut kavramlarla ilgili sözcükler ve yukarıda saydığımız öteki unsurlarıyla, o dili konuşan toplumun maddi ve manevi kültürünü yansıtır. Deyim, Atasözü, İkileme

7   Türkçe, yapısındaki türetme ve birleştirme gücüyle, bilinen en eski dönemlerinden bugüne, her türlü somut ve soyut kavramın anlatımını kolaylıkla sağlayabilmiştir. Kimi kavram alanlarında olağanüstü zengindir.  Aynı nitelik, her dönemde olduğu gibi bugün de halkın bölgesel dili olan ağızlarda da kendini göstermektedir. Bugünkü ortak yazı dilimiz olan Türkiye Türkçesinin yanı sıra Anadolu ağızlarımız kendine özgü türetmeler, somut ve soyut kavramları karşılayan, yabancı kavramlara karşılıklar bulan sözcüklerle bize dolayında bir sözvarlığı sunmaktadır.  Anadilimizde, Hint-Avrupa dillerinde çok az örneği olan ikilemeler çok güçlü anlatım imkanları sağlamaktadır. Türkçe zengin bir dil midir?

8   Ortak yazın dilimizde ve Anadolu ağızlarımızda yaşayan deyimlerimiz, olayları, durumları, insan davranışları ve karakterlerini çoğu kez, başka dillerin deyimlerinden çok daha ince ve güçlü bir biçimde, somut anlatımla dile getirmekte, bütünüyle, zengin bir deyim varlığı ortaya koymaktadır.  Her dilde bulunan atasözleri, tarih boyunca, bugünkü Türkiye Türkçesinde ve ağızlarda, gerçekleri kısa ve güçlü bir anlatımla, çok özgün bir biçimde söze dönüştüren zengin bir varlık oluşturmaktadır.  Anadilimiz, bir olayı, bir durumu, belli bir gerçekliği dile getirmede çok değişik, birbirinden farklı anlatım yollarına sahiptir.  Kalıp sözler ya da ilişki sözleri, başka dillerden çok daha büyük bir zenginlik göstermektedir.  Tarihi altyapısı (daha önce değinildi)  Coğrafi genişliği (daha önce değinildi) Türkçe zengin bir dil midir?

9   Türkçe, kimi kavram alanlarında (birbirine yakın, birbiriyle ilgili kavramların oluşturduğu alanlarda) olağanüstü bir zenginlik göstermektedir. Türklerde aile bağlarının akrabalık ilişkilerinin sıkı oluşuyla açıklanabileceğini düşündüğümüz bir gerçek, anadilimizde bu bağ ve ilişkilerin ayrı ayrı kavramlaştırılarak değişik sözcüklere dönüştürülmesine yol açmış, bu konuda belirgin bir zenginlik meydana getirmiştir.  Hint-Avrupa dilleri adını alan dillerde aile bağlarını anlatan sözcüklerde, Türkçeye oranla önemli bir kısıtlılık görülür.  Öte yandan, anadilimizin doğaya bağlı anlatım eğilimi, doğayla ilgili kavramlarda ve daha başka alanlarda ayrıntıya inen bir sözvarlığı oluşturmuştur. Akrabalık İlişkilerinin Dile Yansıması

10   Tabiattaki renklerin anlatımında da Türkçe, bambaşka bir zenginlik sergilemektedir. Tabiatta bulunan nesnelerin adından ve görünümünden yararlanan kelimeler, özellikle renk tonlarında güçlü görüntüleme gücüne sahiptir. Birçok dilde tam karşılığı bulunmayan bu adlandırmalar arasında kavuniçi, camgöbeği, vişneçürüğü, soğankabuğu, ördekgagası, yavruağzı, gülkurusu, devetüyü, limonküfü… gibileri özellikle ilgi çekicidir. Anadolu ağızlarında, bunlara eklenecek daha pek çok örnek vardır. Ayrıca hayvanların renklerini belirleyen çok değişik sözcükler kullanılmıştır. Türkçede Renk Bolluğu

11   Anadolu ağızlarında, tabiat olaylarını anlatan örnekler arasında, mesela yağan karın niteliklerini belirleyen sepen “yağmurla gelen kar”, sepinti “yeri örtecek kadar yağan kar”, sazak “hafif yağan kar”, dövülcek “rüzgarla karışık, bulgur iriliğinde kar”, bulgurcuk ve burçak “küçük taneli kar”, öğsüzyamalığı “lapa lapa yağan kar” ifadeleri vardır. Kışın, yürünemeyecek kadar kaygan, buzlu yer için de tavukkaydıran denmektedir. Güneşin battığı anı gösteren ve edebi dilde Arapça gurup sözcüğüyle karşılanan kavram, ağızlarda günindi, güninimi, günini adlarıyla anlatılmaktadır. Yine Arapça kökenli ufuk yerine gözerimi, gözyayılımı karşılıkları vardır. Farsçadan gelerek dilimize yerleşen havuç, Anadolunun çeşitli yerlerinde 40 kadar adla anılmakta, bunlar arasında pürçüklü, yerebatan, yeregeçen, yerekaçan, yerkökü, gelinparmağı, kızılot gibileri de bulunmaktadır. Ağızların Zenginliği

12   Türkçenin çok özgün ve dünya dillerinde aynı ölçüde görülmeyen bir özelliği, ikilemelerin çok sık kullanılmasıdır. En eski kaynaklarımızdan bugüne kadar hiç değişmeden gelen bu eğilim dilin anlatım gücünü yükselttiği gibi ona, sözvarlığı, sözdizimi ve anlambilim açısından da çok önemli bir nitelik kazandırmaktadır. Bugün, Türkiye Türkçesinde köşe bucak, bölük pörçük, içli dışlı, bulup buluşturmak… gibi pek çok ikileme kullanılmaktadır. İkilemeler

13   Türkçe, çok zengin bir deyim varlığına sahiptir. Türkiye dışındaki lehçelerde olduğu gibi, bugünkü ortak yazın dilimizde ve Anadolu ağızlarında bir davranışı, bir olayı, bir durumu çok canlı ve özgün bir biçimde dile getirmek üzere, birden çok sözcüğün kalıplaşmasıyla oluşan ve içindeki sözcüklerin dışında yeni bir anlam yansıtan deyimler kullanılmaktadır. Zengin Deyim Varlığımız

14   Her toplumun dilinde, hayat boyunca edinilen tecrübeleri, ortaya çıkan gerçekleri, sonu iyi ya da kötü çıkacak olayları dile getiren ve öğüt veren atasözleri bulunur. Anadilimiz de atasözleri açısından çok zengin ve güçlü bir dil olarak karşımıza çıkmaktadır. Elimizde bulunan en eski dil ürünlerinden bugüne kadar gelen atasözlerimiz bulunduğu gibi, zaman içinde unutulan ve içerdikleri sözcükler değişen örnekler de vardır. Atasözlerimizin Zenginliği ve Gücü

15   Dünyadaki her toplumun dilinde, belli durumlarda söylenmesi gereken ya da gelenek haline gelmiş olan sözler vardır. Teşekkür ederim, güle güle, hoş geldiniz, iyi yolculuklar, geçmiş olsun… gibi bu sözlere dilbilimde ilişki sözleri ya da kalıp sözler denmektedir. Bunlar, aynı zamanda bir dili konuşan toplumun kültür çerçevesi içinde düşünülmekte, o toplumdaki görgü kurallarıyla da örtüşmektedir.  İlişki sözleri bakımından incelendiğinde Türkçe, birçok dile göre çok daha zengin bir söz varlığına sahip bulunmaktadır. Bir yardımı, bir iyiliği dokunan kimseye, minnettarlığı belirtmek üzere (çok) teşekkür ederim’den başka ömrün(üz)e bereket, sağ ol(un), Allah razı olsun, eksik olmayın, çok yaşa(yın), (çok) zahmet oldu, zahmet ettiniz gibi sözler söylenmekte, bir hastaya, bir yaşlıya, özellikle fiziksel yardımda bulunan kimse, ondan ellerin(iz) dert görmesin sözünü duymaktadır. Türkçede, su verildiğinde söylenen su gibi aziz ol, su verenlerin çok olsun da ilginç örnekler oluşturmaktadır. İlişki Sözlerinin ( Kalıp Sözler) Zenginliği

16   Hele, güle güle sözünün, veda edenlere söylenmesi yanında, ayrıca, yeni bir eve geçenlere güle güle oturun, yeni bir giysi giyenlere güle güle giy, eline para geçenlere güle güle harca biçiminde kullanılması bu sözlerin değişik işlevlerinin olması bakımından dikkati çekmektedir.  İlişki sözleri içinde, yalnızca belli durumlarda kullanılması gerekenler de vardır. Örneğin, okunan duadan sonra ya da bir hayır işleyen kimseye söylenen Allah kabul etsin, bunlardan biridir. Balık avlayanlara söylenen rast gele, pazarda alışverişte karşılaşılanlara söylenen pazar ola, iş üzerinde olan, çalışmakta olanlara yaklaşıldığında kullanılması adet olan kolay gelsin bunlar arasındadır. İlişki Sözlerinin Zenginliği

17   Genellikle konuşulan bir dilde bir şeyi anımsamak üzere zaman kazanma, söyleneni pekiştirip kesinleştirme gibi amaçlarla konuşan kimsenin kullandığı, çoğu kez gereksiz olan sözcüklere ve anlatım kalıplarına doldurma sözler adını veriyoruz.  Konuşma sırasında sık rastlanan bu öğelerden biri, Arapça kökenli şeydir. Çoğunlukla anımsanmak istenen sözcük bulunamadığı zaman kullanılır. Bir olayın aktarımı sırasında öteden beri başvurulan ve yine hatırlamak için zaman kazanmayı amaçlayan efendime söyleyeyim de tür unsurlardandır.  Özellikle sözvarlığı dar ve kültür düzeyi sınırlı kimselerde bu gibi doldurma sözlere daha sık rastlanır. Yerli yersiz söylenen anladın mı?, tamam mı? yine bu arada sayılabilir. Doldurma Sözler

18   Bir toplumun, bir milletin öteki toplumlarla hiçbir ilişki kurmadan yaşamasına imkan yoktur. Böyle bir toplumun tüm dünya ile iletişiminin kapalı olması gerekir. Bu nedenle sözvarlığı tamamen yerli olan bir dilden söz etmek imkansızdır. Uluslararasındaki ticaret, siyaset, kültür ve sanat ilişkileri, hemen dile yansımakta ve yeryüzündeki bütün dillerde başka dillerden alınma unsurlar bulunmaktadır.  Bir yabancı dilden alınma öğeleri iki bölümde incelemek doğru olur: a) Yerleşmiş yabancı sözcükler: Bir dilin ses eğilim ve kurallarına uymuş, yabancılığı artık belli olmayan öğeler. b) Yerleşmemiş yabancı sözcükler: Dilin ses eğilim ve kurallarına uymayan, yabancılığını hemen belli eden sözcüklerdir.  Dünya dillerinin Türk diline, Türk dilinin dünya dillerine tesiri… Yabancı Sözcükler

19   Şu an için, Türkiye Türkçesinin en gelişmiş sözlüğü Büyük Türkçe Sözlük’te söz, deyim, terim ve isim olmak üzere toplam söz varlığı bulunmaktadır. Türkiye Türkçesinin bütün söz varlığını bir araya getiren ve ortak bir veri tabanında kullanıma sunulan Büyük Türkçe Sözlük (TDK), yazı dilinin söz varlığının yanı sıra bütün bilim, sanat ve spor terimlerini, yer adlarını, kişi adlarını, Türkiye bölge ağızlarındaki ve kaynaklardaki sözcükleri, deyimleri içermektedir.  2005'te yayınlanan Güncel Türkçe Sözlük sözcük içerir. Sonraki yeni çalışmalarla söz kapsar duruma gelen sözcük ile birlikte yabancı söz oranı da değişmiştir. Bu sözcüklerin %14'ünün yabancı kökenli olduğu TDK tarafından tespit edilmiştir. Ötüken Neşriyat'ın hazırladığı Türkçe Sözlük'te kelime bulunmaktadır. Sözcük Sayısı

20  Türkçeden diğer dillere geçen sözcük sayısı  Sırpça: 8995  Bulgarca: 3490  Yunanca: 2984  Farsça: 2969  Arnavutça: 2622  Rumence: 2780  Rusça: 2476  Arapça: 1990  Macarca: 1982  Ukraynaca: 800  İngilizce: 470  Çince:289  Çekçe :248  Urduca:227  Almanca :166  İtalyanca:146  Fince:115  ?

21

22

23

24  Sunumlara bu adresten ulaşabilirsiniz.


"Çankırı, 2014.   Dilbilimcilerin görüşüne göre, yeryüzünde ilkel dil yoktur; her toplumun dili, fertlerinin düşüncelerini, duygularını, hayallerini." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları