Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 EDEBÎ SANATLAR KIZILCAHAMAM ANADOLU LİSESİ M. ALİ OKCU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ www.edebiyatdersi.net.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 EDEBÎ SANATLAR KIZILCAHAMAM ANADOLU LİSESİ M. ALİ OKCU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ www.edebiyatdersi.net."— Sunum transkripti:

1 1 EDEBÎ SANATLAR KIZILCAHAMAM ANADOLU LİSESİ M. ALİ OKCU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ

2 2 EDEBÎ SANATLAR Edebi metinlerin anlaşılmasında ve yorumlanmasında edebi sanatların önemli bir yeri vardır. Özellikle Divan edebiyatının anlaşılabilmesi için edebi sanatların çok iyi bilinmesi gerekir. Divan şiirinde sanatsız bir beyit hemen hemen yok gibidir. Divan şairleri sanat yapmaya düşkün olduklarından, bir beyit içinde birkaç sanatı iç içe kullanmışlardır.

3 3 EDEBÎ SANATLAR Söz sanatı çoğunlukla nazımda ve nesirde ortaktır. Nazımda yapılan sanatların birçoğu nesirde de yer almıştır. Edebî sanatlar söze güzellik, canlılık vermek ve sözü daha etkili kılmak için yapılır. Edebiyatımızda kullanılan belli başlı sanatlar şunlardır:

4 4 TEŞBİH(BENZETME) Ahmet boğa gibi kuvvetlidir. Benzeyenkendinebenzetme benzetme yönü benzetilenedatı *Bileği çelik gibi kuvvetli adam. *Nur topu gibi çocuk *Gül yüzünde güller açar. *O adam tilkinin biridir. *İnsan gibi hayaletler *Yolcuyum bir kuru yaprak misali *Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik.

5 ÖRNEK SORU 5

6 6

7 7 İSTİARE Teşbihin ana unsurlarından biriyle yapılan benzetme sanatıdır. a. Açık istiare: Benzeyen yok, kendisine benzetilen var. *Aslanım, koçum, aslansın… *İki kapılı bir handayım *Semanın kandilleri yanıyor. *Yüce dağ başında siyah tül vardır. *Havada bir dost eli başımızı okşuyor.

8 8 İSTİARE b. Kapalı istiare: Benzeyen var, kendisine benzetilen yok. Kişileştirme(teşhis) olan yerde kapalı istiare vardır. *Ağlıyordu ırmaklar *Tekerlekler yola bir şeyler anlatıyor. *Sanatçılar gülerken perde ağlıyordu. *Ay, zeytin ağaçlarından yere damlıyordu. *Yedi yüz yıl süren hikayemizi Dinlemiş ihtiyar çınarlardan * Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal

9 TEMSİLİ İSTİARE 9

10 10

11 ÖRNEK SORU 11

12 ÖRNEK SORU 12

13 13 MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI) Benzetme amacı olmadan bir sözün başka bir sözün yerine kullanılmasına denir. *Tabağını bitir. *Sobayı yak. * Ankara, savaşta tarafsız kalmayı düşünüyor. *Ahmet Haşim, edebiyatımızın güçlü kalemlerindendir. *Ayağını çıkar, odaya öyle gir. *Ersin’le Tahir sınıfa haber versinler.

14 14 ÖRNEK SORU Anadolu kelimesinin “Anadolu, hepimize hınç, şüphe ve ehemmiyetsizlikle bakıyordu.” cümlesindeki kullanılışına benzer bir kullanım aşağıdakilerden hangisinde vardır? A)Ankara, bütün Orta Anadolu’ya bir iç kale vazifesini görmüştür. B)Erzurum, Türkiye coğrafyasına 1890 metreden bakar. C)O günlerde Konya’nın nasıl yaşadığını ve ne düşündüğünü bilmiyoruz. D)İstanbul’un asıl iç manzarasını, bu sivil mimari oluşturmuştur. E)Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başka şehir bilmiyorum. ( ÖYS)

15 ÖRNEK SORU 15

16 ÖRNEK SORU 16

17 17 KİNAYE Bir sözün gerçek anlamının söylenip, mecaz anlamının kastedilmesidir. *Bulamadım dünya da gönüle bir mekan Nerede gül bitse etrafı diken (iyilik) (kötülük) * Dursun, gözü açık çocuktur. İçinizden en yürekli olan gelsin. Hatasını söyleyince yüzü kıpkırmızı oldu. Ey benim sarı tamburam/Sen ne için inilersin içim oyuk derdim büyük/Ben onun çün inilerim

18 18 Aşağıdakilerin hangisinde bir kinaye vardır? A)Gönül sevdiğinden soğur Görülmeyi görülmeyi B)Gölgesinde dinlendiğim Koca çamlar yerinde mi C)Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın D)Elbet bir devasız dertten Doğan göz bir zaman ağlar E)Uçtu kuşların kervanı Her biri bir dala gider ( ÖYS)

19 ÖRNEK SORU 19

20 20 TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME) Kişileştirme demektir. Teşhis, insan dışındaki canlı ve cansız varlıkları düşünen, duyan ve hareket eden bir insan kişiliğinde göstermek, kişileştirmektir. * Toros dağlarının üstüne Ay un eledi bütün gece * Öldüğü gün gök ağlamıştı. * Atıyor her tepe gül-deste

21 21 ÖRNEK SORU “Menekşeler külahını kaldırır.” dizesindeki edebi sanat, aşağıdaki dizelerin hangisinde vardır? A) Güzel gitti diye pınar ağladı. B) Ak kuğular sökün etti yurdundan C) Gül budanmış dal dal olmuş D) Kara yerde mor menekşe biter mi? E) Gözlerim kapıda, kulağım seste ÖYS

22 ÖRNEK SORU 22

23 23 İNTAK(KONUŞTURMA) İnsan kişiliğinde canlandırılan bu varlıkları konuşturmaya intak denir. İntakta kesinlikle teşhis vardır. Çünkü konuşan tek canlı varlık insandır. Fakat, teşhiste her zaman intak olmayabilir. Teşhis ve intak sanatına en çok masallarda ve fabllarda başvurulur. Adam, tam koparacağı sırada menekşe: ” Bana dokunma!” diye bağırdı. Leylek Tilki’ye:”Merhaba” dedi.

24 24 ÖRNEK SORU Kütüphanede bir gürültü koptu. Şiir kitapları orada bulunanlara: “Niye bize bakmıyorsunuz?” diye bağırdı. Bu cümledeki en belirgin söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? A) Teşbih (benzetme) B) Tezat C) İstiare D) Kinaye E) İntak (konuşturma)

25 ÖRNEK SORU 25

26 26 TECAHÜL-İ ARİF Bir anlam inceliği oluşturmak için bildiğini bilmezlikten gelmeye denir. * Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz? (C. Sıtkı) * Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer

27 ÖRNEK SORU 27

28 ÖRNEK SORU 28

29 29 HÜSN-İ TÂLİL Güzel bir nedene bağlama demektir. Edebiyatta, herhangi bir gerçek olayın meydana gelmesini, hayali ve daha güzel bir nedene bağlama sanatıdır. Ateşten kızaran gül arar da Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi F.N.Çamlıbel *Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgarına Y. Kemal * Hâk-i payine yetem der ömürlerdir mutttasıl Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su Fuzuli

30 ÖRNEK SORU 30

31 ÖRNEK SORU 31

32 32 TEVRİYE Tevriye; örtmek, meramı gizlemek demektir. Edebiyatta, nükte yapmak amacıyla iki anlamı bulunan sözcüğün uzak anlamını kastederek kullanma sanatıdır. *Beyefendi grubumuzun güneşi, sen de ayısın. *Tahir Efendi bana kelp demiş İltifatı bu sözde zahirdir Mâlîki mezhebim zira benim İtikadımca kelp Tahirdir (Nef’i)

33 ÖRNEK SORU 33

34 ÖRNEK SORU 34

35 35 MÜBALAĞA(ABARTMA) Edebiyatta sözün etkisini artırmak için bir şeyi olamayacağı biçimde yahut olduğundan çok az gösterme sanatıdır. Ancak bu aşırı anlatma soğuk olmamalı, nükteli ve zarif olmalıdır. Divan şairlerinin daha çok medhiye, fahriye ve hicviyelerde başvurdukları bir sanattır. *Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle (Y. Kemal) *Akdeniz’in dalgası gönlüm kadar taşmadı. *Ateş kesilir geçse saba gülşenimizde *Alem sele gitti gözüm yaşından *Merkez-i hâke atsalar da bizi Küre-i arzı patlatır çıkarız (N. Kemal)

36 36 ÖRNEK SORU Aşağıdaki dizelerin özellikle hangisinde bir abartma vardır? A)Bir ah çeksem dağı taşı eritir Gözüm yaşı değirmeni yürütür B)Bu topraklar ecdadımın ocağı Evim, köyüm hep bu yerin bucağı C)Ne doğan güne hükmüm geçer Ne halden anlayan bulunur D)Derdim çoktur hangisine yanayım Yine tazelendi yürek yarası E)Yükseğinde büyük namlı karın var Alçağında mor sümbüllü bağın var ( ÖYS)

37 ÖRNEK SORU 37

38 38 TEZAT Edebiyatta iki düşünce, duygu ve hayâl arasında birbirine karşıt olan nitelikleri bir arada söyleme sanatı. *Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz *Âdular kahkaha eyler, güruh-ı dostan ağlar *Gerçek mi yalan mı duyduğum haber *Neden böyle düşman görünürsünüz Yıllar yılı dost bildiğim aynalar *Ağzı yok dediler Dediklerince var imiş

39 ÖRNEK SORU 39

40 ÖRNEK SORU 40

41 41

42 42

43 ÖRNEK SORU 43

44 İRSAL-İ MESEL 44

45 ÖRNEK SORU 45

46 46 TENASÜP Bir konu üzerinde, aralarında türlü ilgiler bulanan en az iki sözcük, terim ve deyimi bir dize ya da beyit içinde rast gele, sıralama amacı gütmeden kullanmaktır. Ancak bu sözcükler arasında karşıtlık ilgisi bulunmaması gerekir. *Aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabip Kılma derman kim, helakim zehr-i dermanımdadır *Gonca gülsün gül açılsın cûy feryâd eylesin Sen sus ey bülbül biraz gül-şende yârim söylesin(Nabi)

47 47

48 ÖRNEK SORU 48

49 NİDA 49

50 ÖRNEK SORU 50

51 ÖRNEK SORU 51

52 52 TEKRİR(YİNELEME) Sözün etkisini güçlendirmek için bir sözcüğü ya da söz kümesini art arda tekrar etme sanatıdır. * Ey varlığı varı var eden var Yok yok sana yok demek ne düşvâr (Z. Paşa) * Büyüksün İlahi büyüksün büyük Büyüklük yanında kalır pek küçük (Ali Haydar Bey) *Senin şem’-i cemâlinde vücûdum Münevverdir münevverdir münevver (Nesimi)

53 ÖRNEK SORU 53

54 ÖRNEK SORU 54

55 55

56 ÖRNEK SORU 56

57 ÖRNEK SORU 57

58 58 CİNAS Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı olan kelimeleri bir arada kullanma sanatıdır. *Kısmetindir gezdiren yer yer seni Göğe çıksan âkıbet yer yer seni (İbni Kemal) *Bülbül eder güle naz/ Gül eder bülbüle naz Bugün bir şehre vardım/Ağlayan çok gülen az *Eyleme vaktini zâyi’ deme kış yaz oku yaz (Sünbülzâde Vehbi) *Bağda meyler içilir nâleler eyler neyler Sesi çıkmaz acaba bülbül uyur mu neyler

59 ÖRNEK SORU 59

60 ÖRNEK SORU 60

61 61 LEFF Ü NEŞR Genellikle bir beyit içinde, birinci dizede en az iki şeyi söyleyip, ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşılıkları verme sanatıdır. Divan şiirinde çok sevilmiş ve kullanılmış bir sanattır. *Bakıp ol şûh ile nâz ü niyâze meşkederiz Gülün tebessümüne bülbülün temanesine (Nedim) *Yâkût-sirişkiz yerimiz dîde vü dildir Ateşle sudan hâsıl olur bir güheriz biz (Ş. Galip)

62 62

63 ÖRNEK SORU 63

64 64 TELMİH Söz arasında, geçmişteki herkesçe bilinen bir olaya, ünlü bir kişiye, bir inanca ya da yaygın bir atasözüne işaret etmek, onu hatırlatmaktır. Telmih edilen şey uzun uzadıya açıklanmaz, bir iki sözcükle anımsatılır. *Gökyüzünde İsa ile Tûr dağında Musa ile Elindeki âsâ ile Çağırayım Mevlam seni (Yunus Emre) Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi (M. Akif)

65 65

66 66

67 ÖRNEK SORU 67

68 68 ALLİTERASYON Bir ahenk meydana getirmek amacıyla bir dizede aynı sessiz harfin tekrar edilmesine aliterasyon denir. * Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hâle (Edip Ayel) *Dost-bûsi arzusuyla ger ölürsem dostlar Kûze eylen toprağım sunun ânınla yâre su (Fuzuli)

69 ÖRNEK SORU 69

70 ÖRNEK SORU 70

71 71 SECİ Divan edebiyatında nesirdeki(düzyazı) kafiyeye denir. *Dost yolunda nistlik gerek, yâr önünde pestlik gerek, ten cübbesi çâk gerek, gönül evi pâk gerek.

72 ÖRNEK SORU 72

73 ÖRNEK SORU 73

74 ÖRNEK SORU 74

75 ÇALIŞMA SORULARI 75

76 76 ÖRNEK SORULAR Nedir can kim anı sen nâzenin cânâne vermezler Sana âşık olanlar yoluna cânâ ne vermezler Bu dizelerde olduğu gibi, söylenişleri bir, anlamları ayrı iki sözü bir arada bulundurma sanatı aşağıdakilerden hangisidir? A) CinasB) Hüsn-i tâlilC) Teşhis D) TevriyeE) İntak

77 77 ÖRNEK SORULAR İlahi, kabul senden ret senden; şifa senden, dert senden… İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle. Bu parçada altı çizili sözcükler aşağıdakilerden hangisine örnektir? A) İmaleB) SeciC) Alliterasyon D) RedifE) Cinas 1987-ÖYS

78 78 ÖRNEK SORULAR Kalem böyle çalınmıştır yazıma Yazım kışa uymaz, kışım yazıma Bu iki dizedeki söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir? A) Benzetme(teşbih)B) Cinas C) Kişileştirme(teşhis)D) Abartma(mübalağa) E) İstiare 1986-ÖYS

79 79 ÖRNEK SORULAR Yapıtlarında daha çok kırsal kesim insanlarını anlatan birkaç yazar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’yla görüşmeye gider. Bu ilgiden çok hoşnut olan Yakup Kadri, bir ara merakla konuk yazarlara, nerelerden geldiklerini sorar.Yazarlardan biri gülerek: “Yaban’dan geliyoruz üstat, Yaban’dan!” der. Bu parçada geçen “Yaban’dan geliyoruz!” sözünde, aşağıdaki açıklamaların hangisinde uygun bir söz sanatı vardır? A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiğini bilmezlikten gelme B) Bir sözcüğü alışılmış anlamının dışında bir anlamda kullanma C) Söylenmek isteneni en az sözcükle anlatma D) Bir gerçeği sezdirmek için bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlamıyla kullanma E) Söz arasında, bilinen bir duruma işaret etme 1990-ÖYS

80 80 ÖRNEK SORULAR Anavarza at oynağı/ Kana bulanmış gömleği/ Kıyman a zalimler kıyman/ Koca karının bir değneği Yaşlı bir kadının öldürülen tek oğlu için duyduğu acıyı dile getiren bu dörtlükte, aşağıdaki açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır? A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiği şeyi bilmez görünme B) Bir sözcüğü, iki anlamını birden sezdirecek biçimde kullanma C) Bir sözcüğü, gerçek anlamı dışında başka bir sözcük yerine kullanma D) Bir olgunun gerçek etkenini bir yana bırakarak olguyu başka bir nedene bağlama E) Birkaç şeyi söyledikten sonra onlarla ilgili başka şeyleri bir sıra gözeterek anlatma 1988-ÖYS

81 81

82 82

83 83

84 84

85 85

86 86

87 87

88 88

89 89

90 90

91 91

92 92

93 93


"1 EDEBÎ SANATLAR KIZILCAHAMAM ANADOLU LİSESİ M. ALİ OKCU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ www.edebiyatdersi.net." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları