Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) Birinci Dünya Savaşı'nın Genel Sebepleri -Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik -Silahlanma Yarışı -Fransız İhtilâli -Devletlerin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) Birinci Dünya Savaşı'nın Genel Sebepleri -Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik -Silahlanma Yarışı -Fransız İhtilâli -Devletlerin."— Sunum transkripti:

1 Birinci Dünya Savaşı ( ) Birinci Dünya Savaşı'nın Genel Sebepleri -Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik -Silahlanma Yarışı -Fransız İhtilâli -Devletlerin Bloklaşması -Fransa'nın İntikam Politikası -Avusturya-Macaristan Veliahdının Saraybosna’da Öldürülmesi Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girişi Elde kalan mevcut toprakları korumak ama­cıyla bir müttefik bulma zorunluluğu açıkça gözükmektedir. Bu nedenle Os­manlı yönetimi ittifak arayışlarına girecek ve ilk olarak başvurulacak adres ise İtilaf devletleri olacaktır.

2 İtilaf Devletleri ile anlaşma mümkün olmayınca Osmanlı Devleti adeta Almanlarla ittifak yapmaya zorlanmıştır. 2 Ağustos 1914'te Sadrazam Said Halim Paşa ile Almanya'nın İstanbul Büyükelçisi Baron von Vangenheim arasında gizli bir antlaşma imzalandı. -Rusya Avusturya'ya savaş açar, Almanya da bu savaşa girerse Osmanlı Devleti de savaşa girecekti. -Almanya tehdit durumunda Osmanlı Devleti'ni koruyacaktı -Savaşa girilmesi durumunda Almanya askeri heyetini Osmanlı Devleti'nin emrine verecekti. Antlaşma 2 Ağustos'ta imzalanmış ancak Almanya zaten 1 Ağustos'ta Rusya'ya savaş ilan etmişti. Bu durumda Osmanlı Devleti'nin de savaşa girmesi gerekiyordu.

3 Almanya'nın Osmanlı Devleti'ni kendi yanında savaşa dâhil etme se­bepleri -Osmanlı Devleti'nin stratejik konumundan yararlanmak -Savaşı geniş cephelere yayarak İtilaf Devletleri'nin askeri gücünü dağıtmak -Savaşa cihat savaşı görü­nümü kazandırarak İslâmları bu savaşta Osmanlı Devleti'nin yanına çağırmak -Bir fetva yayınla­tıp İtilaf Devletleri'nin sömürgelerinde isyan çıkartarak onları zor du­rumda bırakmaktı. Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girme Sebepleri -Devletin varlığını devam ettirmek istemesi -Siyasi arenada yalnız kalınmak istenmemesi -Kaybedilen toprakların telafi edilme düşüncesi -Türk ve İslam dünyasının esaretten kurtarılmak istenmesi

4 -Kafkaslar ve İran üzerinden Orta Asya'ya ulaşarak Turan İmparatorluğu'nu kurmak Harbiye Nazırı Enver Paşa, Dâhiliye Nazırı Talat Paşa ve Sadrazam Sait Halim Paşa'nın Alman taraftarı olması Rus tehdidi Almanya'nın savaşı kazanacağına kesin gözüyle bakılması Almanya'nın Akdeniz'de bulunan iki gemisi (Goeben ve Breslau) Os­manlı Devleti'nin karasularına girdi (10 Ağustos 1914). Bu gemiler daha sonra Almanlar­dan 80 milyon Mark'a yani 5 milyon altın liraya satın alına­caktır. Daha son­ra Osmanlı donanması, Başko­mutan ve Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle Karadeniz'e açılmış Ekim 1914'te Rus limanlarını bombalamıştır.

5 Rusya başta olmak üzere İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmişlerdir. Osmanlı padişahı 14 Kasım 1914'te cihat fetva­sı yayınlayarak Müslümanları Osmanlı Devleti'nin yanında yer almaya çağırmıştır. Osmanlı Devleti’nin Savaştığı Cepheler Kafkas Cephesi Taarruz cephesidir. Almanya bu cephenin açılmasını ısrarla istiyordu. Çünkü bu durumda Rus kuvvetleri bölü­necek ve bir kısmı güneye gidecekti. Böylece Almanya Avrupa cephelerinde nefes alma imkânı bulacaktı. Ayrıca Hazar Denizi'nin kuzeyinden geçerek Orta Asya Türk Dünyası ile irtibat kurulabilirdi.

6 Ancak böyle büyük çaplı bir askeri harekât aynı zamanda büyük riskler de taşıyordu. Kış soğuğunun yoğun olarak yaşandığı Aralık ayında girişilecek bir hareketin neticesi ağır ola­bilirdi. III. Kolor­du Komutanı Hasan İzzet Paşa taarruz için bahar ayının bek­lenmesi gerektiğini savunmuştu. İsteği kabul edilmeyince de IX. ve X. Kolordu komutanları ile birlikte istifa etmişti. 22 Aralık 1914'te başlayan Sarıkamış harekâtıyla zor şartlarda Erzurum'a kadar ulaşan yaklaşık 115 bin kişilik ordu Allahuekber Dağları'nda soğuklara yenik düştü baharında Ruslar Van, Bitlis ve Muş'u ele geçirdi. Türk ordusu çekilirken Doğu Anadolu'da yaşayan Ermeniler arkadan saldırdılar.

7 Devlet, 1915'te bir karar alarak bölgede yaşayan Ermenileri savaş olmayan başka bölgelere nakletmeye başladı. Tarihte Tehcir Olayı olarak bilinen bu zorunlu göç olayı Ermeniler tarafından bir soykırım yalanına dönüştürüldü. Rusya, 1917 Ekiminde meydana gelen Bolşevik İhtilâli nedeniyle 3 Mart 1918'de İttifak devletleri ile Brest Litowsk Antlaşması‘nı imzalayarak savaştan çekildi. Osmanlı Devleti bu antlaşmayla Kars, Ardahan ve Batum'u Rusya'dan geri aldı. Rus ordusu çekilince Türk ordusu Bakü'ye kadar ilerledi. Kafkasya'nın önemli bir bölümü elimize geçti (1918). Mondros Ateşkes Antlaşması ile Türk ordusu Kafkasya'yı boşaltmak zorunda kaldı.

8 Kanal Cephesi İngiltere açısından Süveyş Kanalı hayati bir öneme sahipti. Asya'daki sömürgelerinden getirdiği asker ve malzemeleri buradan memleketine taşı­yordu. Almanya bu yolu kestiği takdirde İngiltere'nin perişan olacağını bili­yordu. Bu yüzden Osmanlı Devleti'ni kanal harekâtı için ikna etti. Bahriye nazırı Cemal Paşa bu cephedeki IV. Ordu'nun başına tayin edildi. Yak­laşık asker ve çok kısıtlı imkânlarla yapılan bu harekâtın hiçbir başarı şansı yoktu.

9 Kanalı geçmek için yapılan birkaç teşebbüs işe yaramadı. Ordumuz geri çekilmek zorunda kaldı. İngiltere bu teşebbüsler üzerine bölgeye çok sayıda asker yığdı. Gazze savaşlarında iki kez İngiliz ordusu mağlup edildi. Almanya yenilince Liman Von Sanders'i ülkesine çağırdı. Onun yerine Mustafa Kemal Paşa Yıldı­rım ordularının başına geçti. Mustafa Kemal orduyu teslim aldığında Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştı. Mus­tafa Kemal orduyu hızlı bir şekilde İskenderun'a çekti. Böylece as­ker teslim olmaktan kurtuldu. Çanakkale Cephesi İtilaf Devletleri açısından bu cephenin açılma gerekçe­leri şunlardı Çanakkale ve İstanbul boğazlarını ele geçirip aynı zamanda Osmanlı Dev­leti'nin siyasi varlığına son vermek. Osmanlı Devleti'ni saf dışı bırakarak Almanları zor duruma düşürmek ve bu şekilde savaşı daha kısa bir süre içerisinde bitirmek.

10 Rusya'ya silah ve cephane yardımı yapmak. Rusların elinde bulunan tahıl stoklarından yararlanmak ve bu şekilde Avru­pa'da baş gösteren erzak sıkıntısına çözüm bulmak. Orta Avrupa'ya ilerlemiş bulunan Alman-Avusturya ordularını arkadan çevirmek. Balkan devletlerinin İtilaf Devletleri safında savaşa girmesini sağlamak. Çanakkale Cephesi Deniz Savaşları İtilaf donanması 19 Şubat 1915'te Çanakkale’de Türk istihkâmlarını bombalamaya başladı. Yaklaşık bir ay süren bombardıman sonucu Türk tabyaları büyük tahribata uğramıştı. 18 Mart 1915'de Müttefik donanmasının boğazları zorlayarak geçmesi kararını almışlardı.

11 Nusret'in 8 Mart'ta kıyıya paralel döşediği mayınlar düşman gemilerine büyük zarar vermişlerdi. 18 büyük gemiden yedisi batırıldı geriye kalanlar ise büyük hasar görerek Ege Denizi'ne çekilmek zorunda kaldı. Yaklaşık 7 saat devam eden çok şiddetli ateş muharebesinde sadece İngiliz gemileri tara­fından toplam 3300 top mermisi atılmıştır. Çanakkale Cephesi Kara Savaşları 18 Mart yenilgisinden sonra müttefikler, karaya asker çıkarmak suretiyle Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirmeye karar verdiler. Müttefik çıkarması 25 Nisan 1915 sabahı başladı. Müttefiklerin esas çıkarma yaptıkları bölgeler, Seddülbahir ve Arı Burnu idi. Seddülbahir’e çıkarma yapan İngilizlere karşı, Türk taburu düşmanları iç kısımlara sokturmadılar. Arı Burnu'na çıkan Anzak Kolordusu'na karşı savaşan Türk piyade bölüğü, burayı kahramanca savundu ama kendisi de tamamen eridi.

12 Yarbay Mustafa Ke­mal kendi inisiyatifiyle, bir alayını (57. Alay) düşman üzerine göndererek Kocaçimen Tepesi’nde düşman saldırıları durdurulduğu gibi, geri çekilmeye de zorladı. Conkbayırı'nda Mustafa Kemal'den hücum emri alan bölük komutanı: "Cep­hane yok saldıramayız." deyince, Mustafa Kemal şu cevabı vermiştir: "Cephane yok­sa süngü takın. Ben size hücumu değil ölmeyi emrediyorum. Biz ölene kadar geçecek zaman içinde yeni birlikler gelecek ve yerimizi alacaktır." emri Türk ordusunun müdafaa kararlığını gösterir. 7-8 Ağustos 1915'de Müttefik Kuvvetler Kumandanı General Hamilton, 9. İngiliz Kolordusuyla Anafartalar bölgesine bir çıkarma yaptıysa da Anafartalar grup kumandanı Albay Mustafa Kemal'in komutasın­daki Türk birliklerinin 9 ve 10 Ağustos günleri yaptığı karşı taarruzlar sonucun­da bu çıkarma hareketi de durdurulmuştur.

13 İngilizler Türk kuvvetleri önünde duramayacaklarını anladıklarından işgallerini kaldırarak, müttefik kuvvetlerin tahliyelerine karar verdiler. Böylece 18 Mart Deniz Zaferi'nden sonra Çanakkale Cephesi'ndeki kara savaşları da Türklerin zaferiyle sona erdi. Çanakkale Savaşları'nınSonuçları - Savaş en az iki yıl uzamıştır. - Türk vatanı ve başkenti İstanbul, erken gelecek olan bir istila ve işgalden kurtulmuştu. - Müttefikler, Rusya'ya silah yardımında bulunamadık­ları gibi, Rusya'dan sağlayacakları tarım ürünlerini Avrupa'ya götürememişler 'de Rusya'da ihtilâl çıkınca, İngiltere ve Fransa müttefikleri Çar'a yardım yapamamışlar ve Çarlık Rusya devleti yıkıl­mıştır. - Çarlık Rusya'sının yıkılması ile yeni yönetimin yapılan gizli antlaşmaları açıklaması İtilaf Devlet­leri'nin işini zorlaştırmıştır.

14 - Osmanlı Devleti Trablusgarp ve Balkan savaşlarında kaybettiği itibarı ge­ri kazanmıştır. - Bulgaristan İttifak Devletleri safında savaşa girerken, bu durum Almanya'ya, Avusturya üzerinden Osmanlı Devleti'ne bağlantı kurma şansı verdi. - Osmanlı Devleti'nin vermiş olduğu kayıpların önemli bir kısmı toplumun aydın kesimini oluşturan yüksek tahsilli kimse­lerdi. - Buda daha sonraki eğitim ve kültür hayatının ge­lişmesini engelleyen önemli bir etken oluşturdu. - Çanakkale Cephesi’nin sona ermesinden sonra buradaki birlikler diğer cephelere kaydırılarak yeni savunma hatları oluşturulmuş. - Ça­nakkale'de Mehmetçiğin vermiş olduğu mücadele Çanakkale ruhunu yaratacak ve bu ruh Millî Mücadele ruhunun oluşmasını sağlayacaktır. - Sanayi veya teknik üstünlük, vatan aşkının ve sevgisinin kudreti karşısında aciz kalmıştır.

15 Irak Cephesi Basra Körfezi civarında bulunan petrol havzalarını kontrol etmek. Almanya ve Osmanlı Devleti'nin İngiliz sömürge yollarını kesme çabaları­na karşı bölgeye yerleşip yolların güvenliğini sağlamak. Çanakkale yenilgisinden dolayı Rusya'ya yardım götüremeyen İtilaf Dev­letleri, Basra üzerinden Rusya'ya ulaşmak istediler. 1 Kasım 1914'te Basra Körfezi'nden başlayan İngiliz çıkarması önce başarı ile neticelenmiş Basra düşmüştür. Irak Ordusu komutanı olan Halil Paşa Kutü'l-Amare'de İngilizleri yenerek General Townshend'i ve 20 bin İngiliz askerini esir aldı. Ancak bu başarı sürdü­rülmedi. Yeni kuvvetlerle ordusunu takviye eden İngilizler 11 Mart 1917'de Bağdat'ı ele geçirerek Irak'ta Osmanlı hâkimiyetine son verdiler.

16 Hicaz-Yemen Cephesi Birinci Dünya Savaşı boyunca Osmanlı Devleti 4 Tümenlik bir kuvvetle Ara­bistan'daki kutsal şehirleri korumaya çalıştı. Ancak 1916 yılında İngilizlerin kış­kırtmasıyla, Araplar kendilerini koruyan Osmanlı kuvvetlerine karşı ayaklandı. Mekke Şerifi Hüseyin, önce halkı kışkırtarak ayaklandırmış, bir süre sonra da bağımsızlığını ilan etmiştir. Yemen'de İmam Yahya Osmanlılara bağlı kalırken Asir'de Seyyid İdris de ayaklanmaya katıldı. Osmanlı Devleti, kendini arkadan vurmak isteyen Şerif Hüseyin'e karşı Hi­caz harekâtına girişti. 19l6’da Hicaz Kuvve-i Seferiye Komutanlığı kuruldu. Böl­gedeki birlikler bu komutanlığa bağlandı ve komutanlığına da 12. Kolordu Ko­mutanı Fahrettin Paşa atandı.

17 Şerif Hüseyin ilk etapta Cidde, Mekke ve Taif’i ele geçirmiştir. 1916'nın 26 Haziran‘ında bağımsızlık bildirisi yayınlayarak Osman­lı Devleti'ni "dinden çıkmakla" suçladı ve "Türkler, Kabe'yi bile bombaladılar" yalanını ortaya attı. İsyan sonucunda Hicaz bölgesini hâkimiyetine alan Şerif Hü­seyin 2 Kasım 1916'da kendisini Arap dünyasının kralı olarak ilan etti. İngiltere ve Fransa olaya tepki göstererek 3 Ocak 1917'de kendisini sadece Hicaz kralı olarak tanıdıklarını bildirdiler. Fahrettin Paşa ve kuvvetleri Medine'de mahsur kalmış bölgedeki Türk kuvvetleri ile irtibatının kesilmesine ve hiçbir İkmal desteği almamasına rağmen bir avuç kuvvetiyle Medine'yi kahramanca savunmuş ve Çöl Kaplanı unvanını alınıştır. Kuşatmadan önce, kutsal emanetlerin büyük kısmını, özel bir ekiple İstanbul'a ulaş­tıran Fahrettin Paşa, Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından sonra da Medi­ne'yi savunmuş ve 13 Ocak 1919'da Medine'yi teslim etmiş ve esir düşmüştür.

18 Sina-Filistin Cephesi Süveyş harekâtının başarı­sız olması üzerine İngilizler 1916 yılı sonunda Sina Yarımadası'nı geçip Suriye’ye ulaştılar. 1917’de İngilizler Gazze'ye saldırdı ve Birinci ve İkinci Gazze Savaşları’nda İngiliz kuvvetleri Osmanlı kuvvetlerinin kahramanca savunması karşısında çekilmek zorunda kaldılar. Ancak bir süre sonra mevcut kuvvetlerini takviye eden İngilizler, Ekim 1917'de asker­le taarruza başladılar. Kasım 1917'de Kudüs düştü. General Allenby komutasındaki İngiliz kuvvetlerinin 1918 taarruzları durdurulduysa da yığınaklarını artıran ve mevcu­du 'e yükselen İngiliz ordusunun 19 Eylül 1918'de Filistin'de başlattığı taarruz hızla gelişti ve Filistin tamamen İngilizlerin eline geçti. Bu gelişmeler üzerine Anadolu güneyden tehdit altına girmişti.

19 Galiçya, Romanya, Makedonya Cephesi Romanya'nın İtilaf Devletleri yanında savaşa katılması sonucunda Alman-Avusturya ve Türk kuvvetlerinin ortaklaşa açtıkları cephedir. Makedonya'da Bul­garlara yardım edilmiş, Galiçya'da da Romanya kuvvetleri imha edildikten sonra 1917 yılında cephe kapanmıştır. Bu cephe Osmanlı kuvvetlerinin müttefiklerine yardım amacıyla gittiği ve kendi topraklan dışında savaştığı bir cephedir. Birinci Dünya Savaşı İçinde İmzalanan Gizli Antlaşmalar İstanbul Antlaşması (Mart-Nisan 1915) Çanakkale Savaşı başlayınca Boğazlar konusunda tarihi emelleri olan Rusya telaşa kapılmış, büyük devletlerin boğazlara yerleşmesinden kaygı duymuş, bu sebeple konuyu görüşmek üzere bir görüşme trafiği başlatmıştır. Rusya, önce İngiltere'den sonra da Fransa'dan boğazlar ve çevresinin kendisine verileceğine dair garanti almıştır.

20 Londra Antlaşması (26 Nisan 1915) İtalya, savaş öncesinde İttifak Devletleri arasında yerini almış, ancak savaş başladıktan sonra İttifak Devletleri'nden ayrılarak, tarafsızlığını ilan etmiştir. İtilaf Devletleri de ittifaklarını güçlendirmek için İtalya'yı kendi yanların­da savaşa sokmak istiyorlardı. Görüşmeler sonucunda İtalya ile İngiltere, Fransa ve Rusya arasında Londra Antlaşması imzalandı. Buna göre, İtalya Trablusgarp Savaşı sırasında işgal ettiği On iki Ada'yı kesin ola­rak topraklarına katacaktır. Anadolu'nun işgali söz konusu olduğunda ise An­talya ve çevresi İtalya'ya verilecektir. Sykes- Picot Antlaşması (Ocak 1916) Osmanlı Devleti'nin Ortadoğu toprakları başta olmak üzere büyük bir kıs­mının paylaşıldığı en önemli gizli antlaşma Sykes-Picot Antlaşması'dır.

21 Bu antlaşma İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan bir antlaşmadır. Önce Fransa ve İngiltere arasında, 3 Ocak 1916'da İngiltere'den Sir Mark Sykes ile Fransa'dan François Picot arasında yapılan görüşmeler sonu­cunda Arap vilayetlerinin paylaşılması konusunda uzlaşmaya varılarak antlaşma imzalanmıştır. Antlaşma Ekim 1916 arasında son halini almıştır. Buna göre, Ortadoğu’da, Kayseri, Harput, Çukurova, Suriye ve Musul Fransızlara verilecek, İngiltere'ye ise Mezopotamya'nın ta­mamı, Hayfa ve Akka limanları ve Fransız bölgesinin güneyi bırakı­lacaktır. İngiliz ve Fransız nüfuz bölgelerinde bir Arap devleti kurulacak, Filistin milletlerarası bir idareye tabi olacaktı.

22 Petrograt Protokolü (Mart 1916) İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır. Rusya'nın Sykes-Picot Antlaşması‘nı tanıması için Rusya'ya Boğazlar'a ek olarak Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon'a kadar olan Doğu Karadeniz Bölgesi bırakılmıştır. Mc Mahon Antlaşması (Nisan 1916) İngiliz valisi Mc Mahon ile Hicaz Emiri Hüseyin tarafından imzalanan ant­laşmaya göre; Araplar Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanacak, karşılığında ba­ğımsızlıkları tanınacaktı. Saint Jean de Maurienne Antlaşması (19 Nisan 1917) Sykes-Picot Antlaşması'mn İtalya tarafından öğrenilmesi üzerine İtalya, İzmir ve Mersin bölgelerini talep etti. Buna karşılık olarak kendisine Mersin hariç Antalya, Konya, Aydın ve İzmir veriliyordu.

23 I. Dünya Savaşının Sona Ermesi Rusya’nın Savaştan Çekilmesi Çanakkale savaşla­rından dolayı yardım alamayan Rusya zayıf düşmüş ve iç karışıklık baş gös­termişti. Sonunda harekete geçerek Çarlık yönetimine karşı isyan başlatan Bolşevikler yönetimi ele geçirdiler. Rusya'daki yeni yönetim ateşkes ilan edip Brest Litowsk Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildiğini açıkladı. Bununla da kalmayarak eski ortakla­rının emperyalist politikalarını ortaya koymak için gizli antlaşmaları da deşifre etti. ABD'nin Savaşa Girmesi ABD, İtilaf Devletleri'ne silah satarak ekonomisini ol­dukça güçlendirmişti. ABD'nin bu tutumu Almanya'yı oldukça rahatsız etmişti.

24 ABD, Almanya'nın uyarılarını dikkate almayınca Alman denizaltıları ABD yük gemilerini vurmaya başladı. İtilaf devletleri de ABD'yi kışkırtıyor­lardı. Sonunda ABD savaşa girmeye karar verdi ve Nisan ayında Almanya'ya karşı savaş ilan etti. ABD'nin yıpranmamış ordusu batı cephesine ağırlığını koyunca Almanlar daha fazla dayanamadılar. Batıdan başlayan çözülme diğer cephelere de sirayet etti. Böylece 1918 yılı içinde savaşın gidişatı belli olmaya başlamıştı. Wilson Prensipleri (8 Ocak 1918) ABD Başkanı Wilson, barış antlaşmalarının hangi esaslarla yapılması gerektiğine dair bir takım açık­lamalar yaptı. Wilson'un muhtelif konferanslarda dile getirdiği bu görüşler 8 Ocak 1918'de Wilson Prensipleri adıyla yayınlandı. Antlaşmalar gizli değil açık olacak.

25 Yenilen devletlere ekonomik kısıtlamalar getirilmeyecek. Sadece iç güvenliği sağlayacak kadar asker olacak. Sömürgeciliğe son verilmeli ve bunu gerçekleştirmek için yeni bir süreç başlatılmalı. Osmanlı Devleti'nde Türklerin yaşadığı bölgelerin bağımsızlığı tanınmalı diğer bölgelerdeki uluslara kesin bir hayat güveni, özgür ve engelsiz tam geliş­me imkânları sağlanmalıdır. Boğazlar bütün devletlerin gemilerine açık olmalıdır. Devletlerarasında denge kurmak için bir Milletler Teşkilâtı kurulmalıdır. Bu prensipler galip devletlerin işine gelmemekle beraber ABD'yi de küs­türmemek için dikkate alınacakmış gibi bir tavır takındılar. Wilson Prensipleri Osmanlı Devleti için de bir umut oldu. Uygu­landığı takdirde bize bağımsızlık öngören hükümler sebebiyle Osmanlı Devleti barış konusunda istekli davrandı.

26 Ateşkes Antlaşmaları Savaştan ilk çekilen devlet Bulgaristan’la Eylül 1918'de Selanik Mütarekesi Osmanlı Devleti ile 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması 3 Kasım 1918'de Avusturya-Macaristan ile Vıllaqıuste 11 Kasım 1918'de de Almanya ile müttefikler arasında Rethandes Mütarekesi yapılmış ve Almanya teslim olmuştur. Böylece Birinci Dünya Savaşı, İttifak Devletleri'nin yenilgiyi kabul ederek savaştan çekilmeleriyle, Kasım 1918'de, fiilen sona ermiş oldu. Barış Antlaşmaları Ateşkes antlaşmaları imzalandıktan sonra sıra nihai barış antlaşmaları­nı imzalamaya gelmişti.

27 Galip devletler mağlup olanlarla imzalayacakları antlaşmaların ana hatlarını tayin etmek için 18 Ocak 1919 yılında Paris'te toplandılar. Konu 32 devlet burada temsil edildi. Ancak konferans­ta Amerika İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya etkiliydi. Bu devletlerin Başba­kan ve dışişleri bakanlarından oluşan "Onlar Konseyi" kuruldu. Her devlet kendi çıkarlarını kollamak için çok yoğun bir diplomasi mücadelesi vermiştir. Almanya ile Versay Antlaşması (28 Hazira 1919) Almanya Alsace-Lorainne’i Fransaya verecek, 33 milyar dolar savaş tazminatı ödeyecek, bütün sömürgelerinden vaz geçecek, Avusturya ile ilişkisini kesecek, Çekoslovakya ve Polonyayı tanıyacaktır.

28 Avusturya İle Saint Germain Antlaşması (10 Eylül 1919) Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavya tanınacak, Almanya ile birleşmeyecek, savaş tazminatı ödeyecek, Yugoslavya, Romanya', İtalya ve Polonya'ya toprak verecek. Bu antlaşma ile Avusturya-Macaristan imparatorluğu parçalanarak kuçuk bir devlet haline getirilmiştir. Bulgaristan İle Neullly Antlaşması (27 Kasım 1919) Yunanistan'a Batı Trakya topraklarını, Romanya'ya Dobruca'yı, Yugos­lavya'ya da bir kısım batı topraklarını verecek, zorunlu askerlik olmayacak, hava ve deniz kuvveti bulundurmayacak, asker sayısı 25 bini geçmeyecek, savaş tazminatı ödeyecekti. Bulgaristan bu antlaşma ile Balkan Savaşı sırasında ele geçirdiği bazı toprakları kaybetmiş, Batı Trakya'nın kaybı ile de Ege Denizi ile bağlantısı kesilmiştir.

29 Macaristan ile Trianon Antlaşması (4 Haziran 1920) Slovakya'yı Çekoslovakya'ya, Hırvatistan'ı Yugoslavya'yaya Transilvanya'yı (Erdel) Romanya'ya verecek, zorunlu askerlik kalkacak, Tuna donanması teslim edilecek ve asker sayısı "i geçmeyecek, savaş tazminatı ödeyecek. Antlaşma şartları ağır olsa da Macaristan halinden memnundu. Zira neredeyse bir asır boyu mü­cadele verdiği bağımsızlığına nihayet kavuşmuştu. Osmanlı Devleti İle Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) İtilaf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan ancak geçerliliği olmayan Sevr Antlaşması'na sonraki konularda değinilecektir.

30 Birinci Dünya Savaşı'nın Sonuçları Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Rusya Çarlığı ve Osmanlı İmparatorluğu parçalandı. Türkiye, Çekoslovakya, Yugoslavya, Macaristan, Arabistan, Suriye, Irak gibi yeni devletler ortaya çıktı. Monarşilerin yerini cumhuriyetler aldı. Bu rejim değişikliği özellikle yenilen devletlerin bünyesinde meydana geldi. Kalıcı bir dünya barışı sağlamak için Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) adı ile bir örgüt kuruldu. Sömürgecilik, manda ve himaye adı altında devam ettirilmeye çalışıldı. Savaş sonunda sınırlar çizilirken milliyetçilik ilkesi dikkate alınmamış azınlıklarla ilgili sorunlar ortaya çıkmıştır. Savaştan en kârlı çıkan devlet İngiltere oldu.

31 Kârlı çıkan devletlerden biri de ABD idi. ABD savaş sırasında İtilaf devletlerine sattığı silahlar sebebiyle ekonomisini çok güçlendirdi. Savaştan sonra yeniden içe kapanma, yalnızlık politikasına çekildi. Zehirli gazlar savaş uçakları ve tanklar ilk kez bu savaşta kullanıldı. Bu savaşta teknoloji kullanmanın avantajları net bir şekilde görüldü. Birinci Dünya Savaşı çok sayıda sivil insan kay­bının yaşanmasına neden olmuş, bu da ilk kez sivil sa­vunma kurumlarının oluşmasını sağlamıştır. Savaş sonunda imzalanan antlaşmalar çok kısıtlayıcı hükümler taşıdığı için yenilen devletlerde diktatörlükler ortaya çıktı. Bu yönetimler, gerilimi tırmandırdı ve İkinci Dünya Savaşı'na sebep oldu.

32 Osmanlı Devleti'nin Savaştan Çekilmesi ve Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ABD'nin savaşa girmesi diğer devletler gibi Osmanlı Devle­tini de etkiledi. Almanya ve Bulgaristan savaştan çekilince Osmanlı Devleti de mütareke istemek zorunda kalmıştır. Mütarekenin yapılabilmesi için hükümet değişikli­ği yapılmış, İzzet Paşa Hükümeti kurulmuştur. Bahriye Nazırı Rauf Bey‘in başkanlığında Dışişleri Müsteşarı Reşat Hikmet ve Kurmay Yarbay Sadullah Beylerden oluşan bir heyet Mondros‘ta Os­manlı Devleti'nin varlığını ortadan kaldırıcı nitelikler taşıyan mütareke metnini 30 Ekim 1918'de imzaladılar.

33 Mondros Ateşkes Antlaşması'nın Sebepleri Cephelerden gelen kötü haberler Bulgaristan'ın savaştan çekilmesi Wilson ilkelerine duyulan güven Fransa'nın Trakya'ya yığınak yapması Mondros Ateşkes Antlaşması'nın İmzalanması 1. Madde: Çanakkale ve İstanbul boğazlarının açılması, Karadeniz'e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz'in İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır. 4. Madde: İtilaf Devletleri'nin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul'da teslim olunacaktır. 5. Madde: Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir. 6. Madde: Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı liman­larında gözaltında bulundurulacaktır.

34 7. Madde: İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun orta­ya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır. 11. Madde: İran içlerinde ve Kafkasya'da bulunan Osmanlı kuvvetleri iş­gal ettikleri yerlerden geri çekilecekler. 12. Madde: Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletleri'ne geçecektir. 14. Madde: İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye'den temin edeceklerdir. 15. Madde: Bütün demiryolları, İtilaf Devletleri'nin zabıtası tarafından kontrol altına alınacaktır. 16. Madde: Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak'taki kuvvetler en yakın İti­laf Devletleri’nin kumandanlarına teslim olunacaktır.

35 17. Madde: Trablus ve Bingazi'deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır. 20. Madde: Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletleri'ne teslimine dair verile­cek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir. 22. Madde: Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletleri'nin nezdinde kalacaktır. 24. Madde: Vilayet-ı sitte (Altı vilayet; Erzurum, Van, Harput, Diyarba­kır, Sivas, Bitlis)'de bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgal hakkı bulunacaktır. (Antlaşmanın 24. maddesi İngi­lizce metinde "Sıx Armenian Vilayets" şeklinde geçmektedir. Bu ise açık bir şekilde altı vilayetin Ermenilere verileceğinin bir göstergesidir.)

36 Mondros Ateşkes Antlaşması'nın Sonuçları Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir. Bu antlaşma Anadolu'nun işgaline ortam hazırlamıştır. Antlaşmanın muğlâk maddeleri İngilizlere duyulan güven sebebiyle aley­himize yorumlanmaz diye düşünülmüş ancak böyle olmamıştır. Altı vilayet ile ilgili özel bir hüküm konulması burada kurulması düşünülen Ermenistan için hazırlık anlamına gelmektedir. Antlaşmanın maddeleri uluslar arası eşitlik kurallarına aykırı olup, Os­manlı ülkesini tamamen işgale açık hale getirmiştir. Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri kurularak bulundukları bölgede çoğunluk olduklarını ispatlamaya çalışmışlardır. Bunlar işgaller başladıktan sonra özellikle de İzmir'in işgalinden sonra yerini silahlı direnişe bırakacaktır.


"Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) Birinci Dünya Savaşı'nın Genel Sebepleri -Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik -Silahlanma Yarışı -Fransız İhtilâli -Devletlerin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları