Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

“EYVAH ÇOCUĞUM OKULA BAŞLADI” Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi VELİ SEMİNERİ Ekim, 2014 www.gunescocuk.com.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "“EYVAH ÇOCUĞUM OKULA BAŞLADI” Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi VELİ SEMİNERİ Ekim, 2014 www.gunescocuk.com."— Sunum transkripti:

1 “EYVAH ÇOCUĞUM OKULA BAŞLADI” Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi VELİ SEMİNERİ Ekim, 2014

2 Heyecan Merak Şaşkınlık Coşku Endişe Mutluluk Huzursuzluk

3 İnsan yavrusu, Yaşamını sürdürebilmek için diğer tüm canlılara oranla çok daha uzun süre anne babasının doğrudan yardımına muhtaçtır. Bir arada yaşama gereksinimi Bağlanma

4 Anne babanın bebekle erken dönemdeki etkileşimi Bağlanma İlk temel ilişkidir. Sonraki yaşam dönemlerindeki ilişkilerde temel teşkil eder.

5 BEBEK Doğuştan gelen emme, izleme, gülümseme, ağlama, dokunma davranışları aracılığı ile (DOĞUMDAN SONRAKİ İLK SAATLERDE BAŞLAR) ANNE ile ilk etkileşim

6 Güvenli bağlanma Güvenli Üs Çevreyi keşif

7 Bebeklik dönemindeki güvenli bağlanma, gelecekteki yıllarda daha iyi bir psikososyal işlevselliğe temel oluşturmakta ve sevilmeye değer bir kendilik algısı ile ötekileri de güvenilir algılayabilmeyi sağlamaktadır (Bowlby).

8 Büyümekte olan çocuğun en temel ruhsal ihtiyacı “Ben başarılıyım, arkadaşlarım tarafından seviliyorum, öğretmenlerim beni değerli buluyor ve onaylıyor, annem babamın beklentilerini karşılıyorum” “Ben yeterliyim”

9 Ruhsal ve Gelişimsel Açıdan Okul Öncesi Dönem

10 Erken Çocukluk Döneminin Gelişim Görevleri Nelerdir? - El-göz koordinasyonunu sağlama - Kendi başına giyinme-soyunma, yemek yeme gibi öz-bakım becerilerini kazanma - Cinsel kimliğini kazanma ve cinsiyet farklılığını öğrenme - Sosyal kuralları ve sosyal rolleri öğrenmeye başlama - Ailesiyle ve yakın çevresiyle ilişki kurabilmeyi öğrenme

11 Psiko-motor gelişim Büyüme ve olgunlaşmaya paralel olarak, bireyin bedensel faaliyetlerde vücut organlarını kullanabilmedeki becerisine psiko-motor beceri adı verilir. Bu becerilerin ne zaman ve hangi ölçüde kazanıldığı gelişim açısından önemlidir. Dikkat, hız, güç, vücudunun dengesi ve el-göz-kol kordinasyonu ile belirlenir.

12 Okul öncesi dönemdeki bir çocuk; iki tekerlikli bisiklete binme, küçük düğmelerini ilikleyebilme, tek ayağı üzerinde zıplama, kendi başına giyinip soyunma, ayakkabı bağcıklarını bağlama, kalemi düzgün olarak tutma, hızlı koşabilme, makas kullanarak bir kağıdı çizilmiş yerlerinden kesme gibi “kaba motor hareketler “ yapabilir.

13 Bilişsel (zihinsel) gelişim Bireyin doğumdan sonraki ilk refleks tepkileri aracılığıyla çevresini keşfetmeye başlamasından, bir yetişkin gibi düşünebilir hale gelmesine kadar geçirdiği zihinsel aşamaları kapsayan bir gelişim alanıdır.

14 Piaget, kesin yaş sınırları olmamakla birlikte, bireyin düşünme biçiminin belirli dönemlerde benzer özellikler gösterdiğini ve bilişsel gelişimin basitten karmaşığa doğru giden hiyerarşik bir örgütlenme içinde devam ettiğini belirtmektedir. Bu hiyerarşik yapıda, bir bilişsel gelişim dönemi kendinden önceki dönemlerin özelliklerini de içinde taşımaktadır.

15 Dil gelişimi Sembolik oyun, Ben-merkezci (egosantrik) düşünce Sezgisel düşünme Nesneleri renk, biçim gibi bir tek özelliklerine göre sınıflayabilme

16 Dil Gelişimi Bireyin dil gelişimi, bilişsel gelişimine paralel olarak gerçekleşmektedir. Çocuklar genellikle 4-5 yaşlarında temel dil becerilerini kazanmakta ve hemen hemen bir yetişkin kadar konuşabilmektedirler.

17 Birey doğuştan dil öğrenme yeteneğine sahiptir. Çocuklar belli bir olgunluk düzeyine geldiklerinde, yürümeyi öğrendikleri gibi, bu biyolojik mekanizmayı kullanarak konuşmayı da öğrenmektedirler (Chomsky).

18 Çocuk diğer davranışları nasıl öğreniyorsa, konuşmayı da öyle öğrenir. Yani, çocuk diğer insanlarla iletişimini sağlayan sesleri çıkardıkça, uygun sözcükleri kullandıkça yetişkinler tarafından çeşitli biçimlerde pekiştirilir (davranışçı yaklaşım).

19 Çocuğun dil gelişimindeki bir başka faktör taklit yoluyla öğrenmedir. Çocuk, duyduğu sesleri taklit ederek çıkarmaya çalışır ve taklit yoluyla konuşmayı öğrenir.

20 Okul öncesi dönemde, Çocukların bildikleri kelime sayısında hızlı bir artış olur. 3-4 ya da daha fazla kelimeden uzun cümleler kurmaya başlarlar. Cümlelerinde dilbilgisi kurallarına uygun yapıları kullanabilirler. Fiillerin zamanlarında değişiklikler yapabilirler. Soru cümleleri, olumsuz cümleler, şart cümleleri kurabilirler. Çocuklar yaklaşık beş yaşlarında yetişkinlere benzer biçimde konuşabilmekte ve uzun cümleler kurarak kendilerini ifade edebilmektedirler.

21 Psikososyal Gelişim (Erikson) Gelişim çocuğun sosyal çevresi ile kurduğu ilişkilerin niteliğine bağlıdır doğuştan getirilen hiyerarşik bir yapı üzerinde gerçekleşir doğumdan yaşlılığa kadar olantüm yaşam evrelerini içerir. “Yaşamın sekiz evresi” (Ericson)

22 Her bir yaşam evresinde birey, bir karmaşa ya da çatışma yaşamakta ve bu karmaşanın yönü bir sonraki gelişim dönemine geçişin belirleyicisi olmaktadır. Ancak bu dönemler “geri dönülemez” bir nitelik taşımaz. Önceki dönemlerde olumsuz yaşantılar geçiren bir birey, çevresel uyarıcılara ve yaşantılarına bağlı olarak daha sonraki dönemleri olumlu yaşayabilir.

23 Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-6 yaş) (Ericson) Bu dönemde çocuğun en belirgin özelliklerinden birisi oldukça meraklı olmasıdır. Çevresindeki nesneleri ve kendi yeterliklerini keşfetme çabasına girer. Çevresinde olup bitenlere olan merakını gidermek için yetişkinlere “bitmez tükenmez” sorular sorar. Bu dönemde çocuk karşı cinsle olan farklılığını keşfetmesiyle birlikte yetişkinlere cinsel içerikli ve cinsiyet farklılıklarına ilişkin sorular da yöneltir.

24 Çocuğun “yaşamı keşfetmeye” yönelik girişimci davranışlarının yetişkinler tarafından azarlanması, ayıplanması, yasaklanması ya da cezalandırılması onun yetişkinlerin “yanlış” gördüğü bu davranışları için suçluluk yaşamasına, kendini suçlu hissetmesine neden olacaktır.

25 Cinsel gelişim (Freud), Haz bölgesi cinsel organ Çekirdek cinsel kimlik Karşı cinsle olan farklılıklarını keşfetmeye başlarlar Merak ve sorular Erkek çocuk anneye (odipus) Kız çocuk babaya ilgi duyar (elektra) Dönemin sonunda çatışmalarını çözer ve onları model alır. Çocuğun cinsellikle ilgili soruları sert bir şekilde cezalandırılırsa cinsel kimlik sorunları ve ya karşı cinsle ilişkilerde sorunlar gelişebilir.

26 Okul öncesi dönemdeki çocuğun psikososyal, motor, bilişsel, duygusal gelişiminde OYUN çok önemlidir.

27 Çocuk için oyun ciddi bir iş ile eş anlamlıdır En doğal öğrenme ortamıdır Duyguların dışa vurumunu sağlar Çocuğun korkutucu, karmaşık olaylarla baş etme becerisini artırır Dil gelişimini hızlandırır Kendi özgür dünyasıdır Gerçeği hayalden ayırt etmesini kolaylaştırır Empati kavramını geliştirir Lider olma özelliğini güçlendirir Çocukların ortak dili ve ilişki kurma yoludur Çocuğun sosyalleşmesini sağlar Çocuğun olumlu kişilik özelliklerini pekiştirir Kendi hakkını korurken başkalarının hakkına da saygı göstermeyi, işbirliği yapmayı, paylaşmayı kazandırır

28 Okul Dönemi Çocuklarda (7-11 yaş) Gelişimin Görevleri Akranlarıyla olumlu ilişkiler kurmayı öğrenme Kendisine ilişkin tutumlar geliştirme Okuma, yazma ve aritmetik olarak bilinen temel akademik becerileri kazanma Cinsiyetine uygun sosyal roller öğrenme Bağımsız davranışlar geliştirme Değerler ve vicdan anlayışı geliştirme

29 Okul Dönemi Çocuklarda Fiziksel ve Psikomotor Gelişim Bedensel gelişimdeki yavaşlık devam etmektedir. Erkeklerin boyu kızlardan biraz daha uzundur ama dönemin sonuna doğru kızların boyu hızla artar ve erkeklerden daha uzun olurlar. Erkekler bedensel güç gerektiren hareketleri daha kolay yaparlar ve kızlara göre daha hareketli olurlar. İnce motor becerileri ilerler. Dönemim özellikle başlarında ince motor becerilerde erkekler kızlara göre biraz daha güçlük yaşarlar.

30 İlköğretimin ileri sınıflarında çocuklarda boyun uzaması, tüylenme, cinsel organlarda değişmeler gibi gençlik döneminin tipik bedensel gelişim özellikleri görülmeye başlar. Gelişimin hızında bireysel farklılıklar vardır, temel kuralı çervesinde bazı çocuklar gençlik döneminin bedensel özelliklerini daha erken yaşlarda, bazıları ise daha ileri yaşlarda göstermeye başlar. Genellikle gözle görülen değişiklikler; kızlarda yaşlarında erkeklerde ise yaşlarında

31 Bilişsel Gelişim (PİAGET), Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş) Mantıklı zihinsel işlemler yapabildikleri dönemdir. Korunum ve tersine çevirebilirlik kavramlarını kazanırlar. Nesneleri ve olayları birden fazla özelliklerine göre sınıflayabilirler. Ben merkezci düşünce giderek azalır. Başkalarının kendilerinden farklı yaşantıları olduğunu anlamaya başlarlar (akran ilişkisi) Yürütücü işlevler soyut nesne ve olaylarla ilgilidir, henüz soyutlayamazlar (atasözleri). Adalet, özgürlük, toplumsal değerler ile ilgili kavramları henüz açıklayamazlar.

32 Ruhsal Gelişim, Latent (Örtük-Gizil) Dönem (6-11 yaş ) (freud) Bu dönemde çocuğun cinsel merakı azalmıştır ve cinsel dürtüleri örtük durumdadır. Çocukta okul, spor, sanat etkinliklerine yönelme başlar. Ama örtük oalark düşünülen bu dürtüler, geri planda devam etmektedir.

33 Başarılı Olmaya Karşı Yetersizlik (6-12 yaş) (Ericson) Çocukların temel sosyal ve akademik becerileri öğrendikleri bir dönemdir. Aile dışına çıkmıştır. Toplumun bir üyesi olmuştur. Artık ailesi dışında sorumlu olduğu bir okul çevresi vardır. İlköğretimin ilk kademesine başlar. Kendini gösterme, başarı kazanma, takdir edilme gibi sosyal ihtiyaçların oldukça önem kazandığı bir evredir.

34 Çocuk bu evrede bir işe dikkatini verme, çaba gösterme ve o işi başarıyla tamamlamanın hazzı arasındaki ilişkiyi farkına varmaya başlar. Bu dönem aynı zamanda çocuğun somut işlemlerle fiziksel çevreyi keşfetmeye başladığı dönemdir. Daha önceleri oyun oynamak onu haz mutlu ederken bu dönemde kendi başına bir işi başarmak ya da üstesinden gelmek ister. Zihinsel olarak buna hazırdır.

35 Çocuklar okul ve okul dışında yaptıkları faaliyetlerde başarılı olduklarında ya da başarıları ön plana çıkarılıp takdir edildiklerinde kendilerini başarılı, yeterli, yetenekli göreceklerdir.

36 Yetişkinlerin çocuğun derslerinde ve yaptığı diğer faaliyetlerde yaptıklarından çok yapamadıklarını; güçlü yönlerinden çok sınırlı yönlerini vurgulamaları ya da daha çok eksiklerine, hatalarına odaklanmaları onun kendi yeteneklerine, yeterliklerine karşı güvensizlik duymasına, dolayısıyla kendisini yetersiz görmesine yol açacaktır.

37 Bu konuda yapılan araştırmalar, bu evrede çalışkan ve başarılı olan, özgüveni iyi olan çocukların ileride yetişkinlik döneminde topluma daha iyi uyum sağladıklarını, sosyal ilişkilerde daha başarılı olduklarını ve gelir düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu dönemde sıkı çalışmaya istekli ve yetenekli olma, yaşamın ileriki yıllarında başarılı olmada, sosyal konum, ailedeki ilişkiler ya da zeka gibi geçmişe dayalı diğer etmenlerden daha önemli bulunmuştur.

38 Sosyal gelişim, Bu evrede çocuk yaşam alanını genişletir. Zamanının önemli bölümünü mahallesindeki ve okuldaki arkadaşlarıyla geçirir. Bu süreç içerisinde çocuğun yaşamında arkadaşları ve onlarla olan ilişkileri önem kazanmaya başlar. Bu ilişkilerdeki problemler çocuğun yaşamını alt üst edebilir. Öğretmenlerin öğrencilerinin arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin ne durumda olduğunu bilmesi gerekir.

39 Genellikle sempatik, kibar, saldırgan olmayan, başkalarının ilgi ve gereksinimlerine duyarlı, basit problemler karşısında sakin, gayretli özelliklere sahip çocuklar arkadaşları tarafından daha kabul görür. Bu özelliklere arkadaşca olma, derslerde başarılı olma, uygun fiziksel özelliklere sahip olma, spor ve diğer etkinliklerde iyi olma gibi özellikler de önemlidir.

40 Arkadaş edinme ve arkadaşlık ilişkilerini sürdürmek için birçok becerinin edinilmesini gerekmektedir. Öğrencilerin hepsi bu becerilerle donanmış değildir. Genelde okullarda akademik öğrenmelere ağırlık verilmekte sosyal becerilerin öğretimi göz ardı edilmektedir. Burada öğretmenin rolü birbiriyle içiçe olan bu iki öğrenme alanı arasında dengeyi kurmaktır. Bu dengenin kurulması özellikle ilköğretimin ilk yıllarında çok önemlidir.

41 İnsanın bilişsel, bedensel ve kişilik gelişiminde ilköğretim çağının, etkilere açık ve belirleyici olması yönlerinden önemli bir yeri vardır.

42 Biz Veliler neler yapmalıyız? Çocukluk dönemi henüz bitmemiştir. Oyun oynamasına izin vermeliyiz. Oyuncaklarının tamamını ortadan kaldırmamalıyız.

43 Evin biricik çocuğu toplumun üyesi olmuştur. İstek ve arzuları anında giderilemeyecek, diğerlerinin hak ve özgürlükleri ile sınırlanacaktır. Onlar için bebekliklerinden başlayan bu süreçte gerekli tedbirlerin alındığı, güvenli ortamlar hazırlamalıyız. Onu her zaman bir birey olarak kabul etmeli, bu şekilde davranmalıyız. Sınırları olan, net, kararlı bir yaklaşım ve sevgi dolu, anlayışlı bir tutum sergilemeliyiz. Onların arkadaşı değil ebeveyni olmalıyız.

44 Okula başlamak, çocuklar için çok heyecanlı bir dönemdir ve bir sürü belirsizlikler içerir. Onu anlamaya çalışmalıyız. Onu anladığımızı gösteren ifadeler kullanmalıyız. Sorgulamadan dinlemeliyiz.

45 “Evden uzak ne yapacak acaba?” Bu kaygımızı kontrol etmeliyiz. Çünkü kaygı bulaşıcıdır. Bizden ayrılmakta zorlandığında kararlı ve net bir tutumla destekleyici olmalıyız. Ayrılamayan çocuk değil çoğu kez ebeveynidir.

46 “Okuyup büyük adam olmalı, başarmalı. Doktor, mühendis… olmalı. Sınıfın en çalışkanı olmalı. Sınavlarda yüksek puanlar almalı”. Kapasitesini gösterebilen, ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, mutlu, kendiyle barışık, hayattan keyif alan bireyler olmalarını hedeflemeliyiz. Bizler de ancak bu şekilde mutlu olabiliriz.

47 “Ödevlerini en iyi şekilde yapmalı, yapmadan okula gitmemeli, mahçup oluruz”. Ödev çocuğa verilmiştir. Ebeveyne değil. Uygun ortam sağlamak, onu desteklemek, bilemediğini sorduğunda yol göstermek gerekir.

48 “En iyi ?, en başarılı? öğretmende okumalı. Öğretmen…şu şekilde davranmalı….şunlar ….öğretilmeli…..” Kuruma güvendikten sonra okul idaresinin ve öğretmenin inisiyatifine teslim olmalı, müdaheleci olmamalı, işgüzarlık yapmamalıyız. Uygun olmayan bir durum olduğunu düşünüyorsak çözüm üreten, işbirliği yapan bir yaklaşımla yapıcı olmayı amaçlamalıyız.

49 “Tembel bu çocuk!!!” Tembel çocuk yoktur, öğrenemeyen çocuk vardır. Biz ebeveynler bu konuda öğretmenleri ile işbirliği içinde olmalı, gerekiyorsa uzman görüşüne başvurmalıyız. Komuşudan, google taramalarından, forumlardaki bilgilerden, gazete haberlerinden, alanında uzman olmayan kişilerin değerlendirmelerinden uzak durmalıyız. Çocuklarımızı etiketlemeden kapasitesine uygun yaklaşımın çarelerini aramalıyız.

50 Yeni eğitim ve öğretim döneminde tüm çocuklara başarılar, velilere kolaylıklar dilerim.


"“EYVAH ÇOCUĞUM OKULA BAŞLADI” Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi VELİ SEMİNERİ Ekim, 2014 www.gunescocuk.com." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları