Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sermaye Piyasası Kanununda Pay Sahibinin Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılması PROF.DR. TEK İ N MEM İ Ş YRD.DOÇ.DR. EMRULLAH KERVANKIRAN.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sermaye Piyasası Kanununda Pay Sahibinin Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılması PROF.DR. TEK İ N MEM İ Ş YRD.DOÇ.DR. EMRULLAH KERVANKIRAN."— Sunum transkripti:

1 Sermaye Piyasası Kanununda Pay Sahibinin Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılması PROF.DR. TEK İ N MEM İ Ş YRD.DOÇ.DR. EMRULLAH KERVANKIRAN

2 TTK ve SPK Öncesi Kural olarak 6762 sayılı Kanun’da ve SPK’da ortaklıktan çıkma kurumuna yer verilmemişti. Ancak eSPK. m.22/i, azınlı ğ ın, kontrolü ele geçiren kişi veya gruba paylarını satma hakkına ilişkin düzenlemeleri yapmayı Kurulun görev ve yetkileri arasında saymıştır) Ortaklıktan çıkma, sadece orta ğ ın şirketle ilgisini kesme anlamına gelmemekte ayrıca şirketin sermayesinin iadesi anlamına da gelmektedir. Bu nedenle aslında bu yönde gerek TTK’da gerekse SPK’da yapılan de ğ işiklikler, köklü bir zihniyet de ğ işimi olarak da kabul edilmelidir.

3 SPK’da önemli karar kavramı Ortaklıkların önemli nitelikteki işlemleri MADDE 23 – (1) Halka açık ortaklıkların; a) Birleşme, bölünme işlemlerine taraf olması, tür de ğ iştirme veya sona erme kararı alması, b) Mal varlı ğ ının tümünü veya önemli bir bölümünü devretmesi veya üzerinde bir ayni hak tesis etmesi veya kiralaması, c) Faaliyet konusunu tümüyle veya önemli ölçüde de ğ iştirmesi, ç) İ mtiyaz öngörmesi veya mevcut imtiyazların kapsam veya konusunu de ğ iştirmesi, d) Borsa kotundan çıkması, gibi hususlar bu Kanunun uygulanmasında önemli nitelikte işlem sayılır. Kurul, önemli nitelikteki işlemleri, önemlilik ölçüsü de dâhil olmak üzere bu nitelikteki işlemlerde bulunulabilmesi veya kararların alınabilmesi için uyulması zorunlu usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (2) Kurul, birinci fıkra çerçevesinde düzenlenen zorunluluklara uyulmaksızın gerçekleştirilen işlemlerin ortadan kaldırılmasına yönelik Kurul kararının tebli ğ i tarihinden itibaren otuz gün içinde işlem öncesi durumun aynen sa ğ lanmaması hâlinde idari para cezası verebilir ve bu işlemlerin iptali için 6102 sayılı Kanunun genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde dava açabilir.

4 Burada madde metninden önemli nitelikteki işlemlerin sadece burada sayılanlarla sınırlı olmadı ğ ı, buradaki sayımın örnek kabilinden sayım oldu ğ u anlaşılmaktadır. Nitekim, ‘Kurul, önemli nitelikteki işlemleri, önemlilik ölçüsü de dâhil olmak üzere bu nitelikteki işlemlerde bulunulabilmesi veya kararların alınabilmesi için uyulması zorunlu usul ve esasları belirlemeye yetkilidir’ cümlesi de kurulun önemli nitelikteki işlemleri belirleyebilece ğ ini öngörmektedir.

5 İ ster kurul isterse Kanunda öngörülen önemli işlemlerin, mutlaka Genel Kurul Kararı ile olması gerekir. Zira madde metninde bunların genel kurul kararı olabilece ğ ini ve buna yönelik iptal davası açılabilece ğ ini öngörmektedir (m.23/2). Bu çerçevede Yönetim Kurulunun ya da bir yöneticinin tek başına tasarrufları, önemli işlem olarak sayılamaz ve bu madde metnindeki yaptırımlara tabi de olmaz.

6 Hemen belirtilmelidir ki, Kurulun çıkaraca ğ ı usule uygun olmayan Genel Kurul kararları da geçerlidir. Kurulun bu işlemleri ortadan kaldırmak için verdi ğ i süre olan 30 gün içinde e ğ er işlemler ortadan kaldırılmaz ise bu halde idari para cezası verilir.

7 Burada önemli bir sorunlar karşımıza çıkmaktadır: günlük süre, TTK bakımından yeni bir GK kararının alınabilmesi için uygun bir süre midir? Örne ğ in işletme konusu de ğ işti, yeni de ğ işiklik münhasıran GK’un yetkisi dahilindedir. Bu halde GK’un 30 gün içinde toplanma imkanı yTTK’ya göre mümkün de ğ ildir. Bu halde... bütün şirketlere idari para cezası gelebilecektir. TTk.m.428/II (Kurumsal Temsilci) burada uygulanmaz ama SPK.m.29/I’e göre zaten en az 3 haftalık bir süre öngörülmüştür. Bunun için karar alınması da düşünüldü ğ ünde 30 gün içinde GK zor toplanacaktır.

8 2- YK, bu kararları uygulamamazlık yapabilir mi? Burada YK, kural olarak GK kararlarını tartışamaz, ancak e ğ er bunlar sorumluluklarını do ğ uracak ise GK kararları aleyhine dava açmalıdırlar (TTK.m. 446/1-c – d). SPK.m.23/2 ile GK, kararlarına karşı iptal davası açabilecek kimselere bir de Kurul eklenmiştir. Kurulun dava açma sebebi, ise kanun hükümlerine aykırılık olsa gerektir.

9 Ayrılma hakkı MADDE 24 – (1) 23 üncü maddede belirtilen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılıp da olumsuz oy kullanan ve muhalefet şerhini toplantı tutana ğ ına işleten pay sahipleri, paylarını halka açık ortaklı ğ a satarak ayrılma hakkına sahiptir. Halka açık ortaklık bu payları pay sahibinin talebi üzerine, söz konusu önemli nitelikteki işlemin kamuya açıklandı ğ ı tarihten önceki otuz gün içinde borsada oluşan a ğ ırlıklı ortalama fiyatların ortalamasından satın almakla yükümlüdür. (2) Pay sahibinin 23 üncü maddede belirtilen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılmasına haksız bir biçimde engel olunması, genel kurul toplantısına usulüne uygun davet yapılmaması veya gündemin usulüne uygun bir biçimde ilan edilmemesi hâllerinde, genel kurul kararlarına muhalif kalma ve muhalefet şerhini tutana ğ a kaydettirme şartı aranmaksızın birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Birinci fıkrada yer alan hususların görüşülece ğ i genel kurul toplantısının gündeminde, bu kararlara muhalefet oyu kullanacak pay sahiplerinin ortaklıktan ayrılma hakkının bulundu ğ u hususu ile bu hakkın kullanılması durumunda payların ortaklık tarafından satın alınaca ğ ı bedel yer alır. (4) Ayrılma hakkının do ğ madı ğ ı hâller ile bu hakkın kullanımına ve payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarda satım fiyatının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.

10 Önemli nitelikteki kararlara karşı muhalif kalan pay sahiplerinin TTK.m.446’ya göre iptal davası açma imkanları zaten mevcut. SPK.m.24 ise özel bir imkan daha tanımıştır. Buna göre, ayrılma hakkı pay sahibine tanınmıştır. Burada aslında açılan her iptal davasının mahkemelerce haklı görülmedi ğ i düşünüldü ğ ünde, pay sahibi için haklılık tartışmasından uzak bir çıkış yolu gösterilmiştir.

11 Kanaatimizce bu durum, çok da isabetli olmamıştır. Zira haklı-haksız ayrımı gözetilmeksizin şirketle ortak arasındaki ba ğ ın bu kadar gevşetilmesi do ğ ru de ğ ildir. Bu çerçevede anonim ortaklıktan çıkma ya da ayrılma dolayısıyla anonim ortaklı ğ ın zaafiyete u ğ raması söz konusu olabilecektir. Bu çerçevede SPK.m.24/4’de bu esasları belirleyecek olan Kurul’un bu hususları dikkate alaca ğ ını ümit ediyoruz.

12 Pay sahibinin muhalif kaldı ğ ı önemli karar için dikkat edece ğ i bir başka husus da payın alım de ğ eridir (SPK.m.24/1 ve 3). Böylece pay sahibi, iptal davası mı yoksa ayrılma hakkını mı kullanaca ğ ına serbestçe karar verebilir. Soru: Bu bedel belirtilmeksizin ya da yanlış belirtilerek Genel Kurul yapılır ise bu durumda ne olacaktır? *Yanlış bedel belirtilmesinde pay sahibi, şirketten dilerse yanlış gösterilen bedeli isterse gerçek bedeli talep ederek ayrılma hakkını kullanabilmeli, şirketin zararına ise bu yanlışlı ğ a neden olanlar katlanmalıdır. * Bedelin hiç belirtilmemesi halinde ayrılma talebinin aynı zamanda bedelin belirlenmesine ilişkin bir talebi de içermesi gerekir.

13 Ayrılma hakkından dönülebilir mi? Kural olarak ayrılma hakkını kullanan kimsenin yenilik do ğ urucu bir hakkı kullandı ğ ı için geri dönüşü mümkün olmamalıdır. Zira taraflar arasındaki ilişki, tek taraflı beyanla bitirilmektedir. Ancak bedelin yanlış belirtildi ğ i ve pay sahibinin yanıltıldı ğ ı durumlarda pay sahibinin ayrılma hakkından dönebilmesini de savunmak gerekir.

14 TTK’daki sınırlar burada geçerli olacak mıdır? Bilindi ğ i üzere, bir şirketin kendi paylarını iktisap hali, TTK’da belirlenmiştir (TTK.m.379/1). Bu çerçevede getirilen sınır, %10’dur. Ayrılma hakkı, bu yönüyle TTK.m.379/1’de bulunan sınıra tabi olacak mıdır? Kanaatimizce e ğ er bu sınır geçerli olursa, bazı pay sahipleri için bu hak bir hak olmaktan çıkacaktır. Bu halde, yine SPK.m.22’nin TTK.m.379’a göre özel bir hüküm oldu ğ unun kabulü gerekir.

15 Ortaklıkların kendi paylarını satın ve rehin alması MADDE 22 – (1) Halka açık ortaklıklar, kendi paylarını, Kurul tarafından belirlenen şartlar çerçevesinde satın alabilir ve rehin olarak kabul edebilirler. Kurul, halka açık ortaklıkların kendi paylarını satın ve rehin almasına ilişkin şartlara, işlem sınırlarına, geri alınan payların elden çıkarılması veya itfası ve bu hususların kamuya açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler. (2) Halka açık ortaklık paylarının, söz konusu ortaklı ğ ın konsolide bilançosuna dâhil edilen ortaklıklar tarafından satın alınması da bu madde hükümlerine tabidir.

16 Yukarıda ele aldı ğ ımız sorun SPK.m.22 yardımı ile çözümlenmiş görünse de aslında sorun tamamen ortadan kalkmamıştır: TTK.m. 421/5: Pay senetleri menkul kıymet borsalarında işlem gören şirketlerde, aşa ğ ıdaki konularda karar alınabilmesi için, yapılacak genel kurul toplantılarında, esas sözleşmelerinde aksine hüküm yoksa, 418 inci maddedeki toplantı nisabı uygulanır: a) Sermayenin artırılması ve kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesine ilişkin esas sözleşme de ğ işiklikleri. b) Birleşmeye, bölünmeye ve tür de ğ iştirmeye ilişkin kararlar. TTK.m.418’deki nisap, basit nisaptır: Yani sermayenin en az ¼’ünü karşılayan pay sahiplerinin varlı ğ ı ve oyların çoklu ğ u...

17 Ancak TTK.m.418’deki bu nisaplar, SPK.m.29/6 hükmü ile ilga edilmiş durumdadır: Halka açık ortaklıklarda yeni pay alma haklarının kısıtlanmasına, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna yeni pay alma haklarını kısıtlama yetkisinin verilmesine, sermaye azaltımına ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin kararların genel kurulca kabul edilebilmesi için, esas sözleşmelerinde açıkça oran belirtilmek suretiyle daha a ğ ır nisaplar öngörülmedi ğ i takdirde, toplantı nisabı aranmaksızın, ortaklık genel kuruluna katılan oy hakkını haiz payların üçte ikisinin olumlu oy vermesi şartı aranır. Ancak, toplantıda sermayeyi temsil eden oy hakkını haiz payların en az yarısının hazır bulunması hâlinde, esas sözleşmede açıkça daha a ğ ır nisaplar öngörülmedikçe, toplantıya katılan oy hakkını haiz payların ço ğ unlu ğ u ile karar alınır. Bu işlemlerde, 6102 sayılı Kanunun 436 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre taraf olan ortaklar bu işlemlerin onaylanaca ğ ı genel kurul toplantılarında oy kullanamazlar. Bu fıkrada belirtilen nisapları hafifleten esas sözleşme hükümleri geçersizdir.

18 Şimdi burada daha da vahim durumların ortaya çıkması mümkündür. Zira toplantı nisabı da aranmamaktadır. Bu halde daha düşük bir nisapla kararların alınmasında bile ça ğ rıdaki usulsüzlük, şirketin sonunu getirebilecektir. Buna karşın belirli bir toplantı nisabı varsa, kararın alınabilmesi için daha büyük bir karar nisabı aranmıştır.

19 Şu ihtimali düşünmek gerekir: Birleşme ya da bölünme kararı basit nisaplarla alınırsa, toplantıya ça ğ rı da usulüne uygun yapılmaz ise, büyük ço ğ unluk şirketten ayrılma hakkını kullanabilecektir (SPK.m. 24/2). Bu ise yine şirketin yanlış bir hamle ile sonunun getirilmesi anlamına gelir.

20 Birleşme ile ilgili TTK’da yer alan hükümler burada uygulanır mı? b) Ayrılma akçesi MADDE 141- (1) Birleşmeye katılan şirketler, birleşme sözleşmesinde, ortaklara, devralan şirkette, pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek de ğ erine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim yapma hakkı tanıyabilirler. (2) Birleşmeye katılan şirketler birleşme sözleşmesinde, sadece ayrılma akçesinin verilmesini öngörebilirler.

21 SPK.m.23 vd. hükümlerinde TTK.m.141’in istisna edildi ğ ine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca halka açık bir anonim ortaklı ğ ın birleşme kararında da elbette ayrılma akçesinin (ihtiyari ya da zorunlu) öngörülmesi mümkün olmalıdır. Kurul, belki bu hallerde birleşmeye ilişkin denetimde bu hususları da ayrıca denetleyebilecektir.

22 Pay alım teklifi zorunlulu ğ u MADDE 26 – (1) Halka açık ortaklıklarda yönetim kontrolünü sa ğ layan payların veya oy haklarının iktisap edilmesi hâlinde di ğ er ortakların paylarını satın almak üzere teklif yapılması zorunludur. Pay alım teklifinde bulunulmasına ve pay alım teklifinde bulunma zorunlulu ğ undan muafiyete ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.

23 Oy haklarının %50’sinin elde edilmesi Yönetimde imtiyazlı paylara sahip olmak Kanaatimce SPK.m.26/3’de atıf yapılan 23/1 ve 29/6’a sanki sehven bir atıf yapılmış gibidir. Burada sadece TTK.m. 436/1e yapılan atıf bir anlam taşımaktadır. 3. Oydan yoksunluk MADDE 436- (1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların orta ğ ı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. *Burada dahi oydan yasaklılık vardır ve yaptırımı bellidir.

24 SPK.m.26’nın uygulanmasında özel bir sorun Burada bazı ortakların Kurulca belirlenecek esas ve usullere aykırı özel anlaşmaları ile yönetim kontrolünü eline geçirmelerine ilişkin düzenleme de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır (f.3). Şimdi bu özel anlaşmanın varlı ğ ı nasıl ispatlanacaktır? Bazı hallerde pay gruplarının aynı yönde oy kullanması bile bir anlaşma olarak de ğ erlendirilebilecek midir? Bütün bu soruların cevaplanması gerekir.

25 Burada elbette Kurul tarafından çıkarılacak esas ve usuller (?) beklenmekle birlikte bu anlaşmayı özel hukuk çerçevesinde bir pay sahipleri arasında bir sözleşme olarak kabul etmek mümkün olabilir. Ancak bunun tespiti oldukça zordur. Bu çerçevede belki Rekabet Hukukundaki anlaşma kavramına yaklaşan bir özel anlaşma yaklaşımı benimsenebilir.

26 Özel durumlara özgü pay alım teklifi zorunlulu ğ u (m. 26/4-5) Kurul, faaliyet konusu ruhsata tabi olan şirketlerde bu ruhsatın geri alınmasına sebep olan hakim ortaklara pay alım zorunlulu ğ u getirebilir. Kurul, yatırım ortaklıklarının yatırım ortaklı ğ ı niteliklerinin de ğ iştirilmesine veya yitirilmesine neden olacak esas sözleşme de ğ işikliklerine izin verilebilmesi için pay alım teklifi zorunlulu ğ u getirebilir.

27 Pay alım teklifi zorunlulu ğ una aykırılıkta yaptırım Pay alım teklifinde bulunma zorunlulu ğ u do ğ an gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket edenlerin sahip oldu ğ u oy hakları, Kurulca belirlenecek süre içinde bu zorunlulu ğ un yerine getirilmemesi hâlinde kendili ğ inden donar. Söz konusu paylar, genel kurul toplantı nisabında dikkate alınmaz. (SPK.m.26/6).

28 Burada bu kimselerin atamış oldu ğ u YK üyeleri ve yaptı ğ ı işlemler, geçerlidir. Oysa, pay alım teklifi zorunlulu ğ u Kurul’ca belirlenen süre içinde yerine getirilmedi ğ i takdirde paya ba ğ lı oylar donacaktır. Buna karşın işlemler geçerlili ğ ini koruyacaktır.

29 Ortaklıktan Çıkarma Hakkı ve Satma Hakkı SPK.m.27’de öngörülen çıkarma ve satma hakkı, Kanunun en kötü ifade edilmiş olan düzenlemelerinden biridir. Birinci fıkrada hakim ortaklar için m.26’daki durumlarda pay alım teklifi zorunlulu ğ u getirilmiş iken m.27/1’de ise hakim orta ğ a çıkarma hakkı tanınmıştır. Oysa 27/2’de ise azınlıkta kalanlar için ise satma hakkı düzenlenmiştir. Kimin için hak kimin için yükümlülük oldu ğ u belirsizdir.

30 Ortaklıktan çıkarma hakkı ve satma hakkı MADDE 27 – (1) Pay alım teklifi sonucunda veya birlikte hareket etmek de dâhil olmak üzere başka bir şekilde sahip olunan payların halka açık ortaklı ğ ın oy haklarının Kurulca belirlenen orana veya daha fazlasına ulaşması durumunda, paya sahip olan bu kişiler açısından azınlıkta kalan pay sahiplerini ortaklıktan çıkarma hakkı do ğ ar. Bu kişiler, Kurulca belirlenen süre içinde, azınlıkta kalan ortakların paylarının iptalini ve bunlar karşılı ğ ı çıkarılacak yeni payların kendilerine satılmasını ortaklıktan talep edebilirler. Satım bedeli, 24 üncü madde çerçevesinde belirlenir.

31 (2) Birinci fıkrada yer alan şartlar çerçevesinde ortaklıktan çıkarma hakkının do ğ du ğ u durumlarda, azınlıkta kalan pay sahipleri açısından satma hakkı do ğ ar. Bu pay sahipleri Kurulca belirlenen süre içinde, paylarının adil bir bedel karşılı ğ ında satın alınmasını oy haklarının Kurulca belirlenen orana veya daha fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişilerden ve bunlarla birlikte hareket edenlerden talep edebilirler. (3) 6102 sayılı Kanunun 208 inci maddesi halka açık ortaklıklara uygulanmaz. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.

32 TTK.m.208’den farkı SPK.m.27/3’te TTK’nun 208. maddesinin halka açık anonim şirketlere uygulanmayaca ğ ı belirtilmiştir. Burada SPK.m.27’nin TTK.m.208’den ayrılan önemli yanları bulunmaktadır. Bunlardan ilki, TTK.m.208’de çıkarma hakkı için sadece hakimiyetin kafi olmamasıdır. Burada ayrıca azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa çıkarma hakkı do ğ ar.

33 Bir di ğ er fark da TTK.m.208’de hakim şirketten bahsedilmekte, buna karşın SPK.m.27’de ise gerçek ve tüzel kişilerden bahsedilmekte ve hepsinden öte di ğ er bir şirketin hakim olmasına gerek kalmaksızın şirket içinde hakimiyet kafi görülmektedir. Bu yönleriyle TTK.m.208’den oldukça farklıdır. TTK.m.208, şirketler toplulu ğ u içinde ihtilafların çözüm mekanizması olarak öngörülmüş iken SPK.m.27, hakim pay grubunun kendi başına şirketi yönetmesi için öngörülmüş bir mekanizmadır.

34 Belirtelim ki, SPK.m.27’de TTK.m.208’in uygulanmayaca ğ ına ilişkin hüküm de tamamen hatalı bir düzenlemedir. Zira bir kere bu iki hüküm aynı alanı düzenlememektedir. Biri şirketler toplulu ğ una ilişkin düzenlemedir, di ğ eri ise tamamen şirket içi hakimiyete ilişkin bir düzenlemedir.

35 Burada TTK.m.208, sadece halka açık bir AŞ.de çıkarma halinde uygulanmaz. Buna karşın halka açık bir şirketin bir başka halka açık olmayan şirkette hakimiyet kurması halinde bu şirkette TTK.m.208’in uygulanaca ğ ında tereddüt etmemek gerekir.

36 AŞ.ler için di ğ er çıkma halleri Belirtmeliyiz ki, AŞ.ler için geçerli olan di ğ er çıkma halleri ya da çıkma neticesi do ğ acak olan ihtimaller halka açık şirket için de geçerlidir. Bunlar özellikle: 1- Haklı sebeple fesih davası neticesinde çıkma (TTK.m.531) 2- Hakimiyet halinde denkleştirme davasında ortaklıktan çıkarmaya karar verilmesi (TTK.m.202)

37 SONUÇ Bütün bu incelemelerimiz sonrasında SPK ve TTK bütünlü ğ ünün bir türlü sa ğ lanamadı ğ ı, SPK’da getirilen ayrılma hakkının şirketin sonunu getirebilece ğ i, Pay alım ve pay alım teklifi zorunlulu ğ unun kendi içinde tutarsızlıklar içerdi ğ i, Hukukun bütünlü ğ ünün sa ğ lanamadı ğ ı kanaatindeyiz.

38 Sabırla dinledi ğ iniz için teşekkür ediyoruz. Tekin Memiş-Emrullah Kervankıran


"Sermaye Piyasası Kanununda Pay Sahibinin Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılması PROF.DR. TEK İ N MEM İ Ş YRD.DOÇ.DR. EMRULLAH KERVANKIRAN." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları